logo
25 ŞUBAT 2026


İran'da Cumhurbaşkanlığı seçimine teveccüh yok

Yaklaşık 83 milyon nüfuslu ülkede oy kullanma hakkına sahip 59 milyon 310 bin 307 seçmenden Cumhurbaşkanlığı seçimleri için gereken katılım rekor seviyede az çıktı

20.06.2021 15:30:00
İran'da Cumhurbaşkanlığı seçimine teveccüh yok
İran'da Cumhurbaşkanlığı seçimine teveccüh yok
İran Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tahran'daki seçmenlerin yüzde 26'sı sandığa gitti
 
İran'ın başkenti Tahran'da 18 Haziran Cuma günü yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılım oranı yüzde 26 seviyesinde kaldı.
 
İranlı İşçiler Haber Ajansına (ILNA) göre, Tahran Seçim Kurulu Başkanı Şükrullah Hasan Beygi, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için başkentte sandığa giden seçmen sayısını açıkladı.
 
Hasan Beygi, "Tahran (kırsal bölgeler dahil) eyaletinde, oy kullanma hakkına sahip, 9 milyon 815 bin 77 kişiden 3 milyon 346 bin 580'i oy kullandı. Bu rakamlara göre Tahran eyaleti genelinde oy kullanma oranı yüzde 36,38, Tahran merkezde ise yüzde 26 oldu." dedi.
 
Ülke genelinde en çok oyu alarak Cumhurbaşkanı seçilen muhafazakar aday İbrahim Reisi'nin Tahran eyaletinde de 2 milyon 156 bin 504 oyla oyların yüzde 64,26'sını aldığını aktaran Hasan Beygi, bir diğer muhafazakar aday Muhsin Rızayi'nin 314 bin 772 oyla yüzde 9,36, reformist aday Abdunnasır Himmeti'nin 295 bin 211 oyla yüzde 8,78 ve bir diğer muhafazakar aday Emir Hüseyin Kadızade'nin de 178 bin 252 oyla yüzde 5,3 oranında oy aldığını ifade etti.
 
Hasan Beygi, Tahran eyaletinde 412 bin 612 geçersiz oy tespit edildiğini ve bu rakamın eyalet genelinde kullanılan oyların yüzde 12,26'sına tekabül ettiğini kaydetti.
 
İran'da son 42 yılın en düşük katılımlı Cumhurbaşkanlığı seçimi
 
İran'da 18 Haziran'da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yüzde 62'sini alan Reisi ülkenin 8. Cumhurbaşkanı olmuştu.
 
Yaklaşık 83 milyon nüfuslu ülkede oy kullanma hakkına sahip 59 milyon 310 bin 307 seçmenden 28 milyon 933 bin 4'ünün sandığa gittiği ve seçimlere katılımın yüzde 48,8 olduğu duyurulmuştu.
 
Seçimlere katılım oranı, 2017'de Hasan Ruhani'nin kazandığı ve yüzde 73 olarak gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerine göre yaklaşık yüzde 24 düşmüş ve 1979'daki devrimden bu yana yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri arasında en düşük seviyede kalmıştı.

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi

Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
 

25.02.2026 00:19:00
Ahmet Turan Yiğit
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Çöküşe geçen ABD'nin gücünü korumak için daha da saldırganlaştığına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "ABD için en büyük tehdit doların dünyada dolaşım parası olmaktan çıkması" dedi
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, ABD-İran gerilimini değerlendirirken meselenin yalnızca İran-İsrail ekseninde okunamayacağını, asıl mücadelenin küresel güç dengesi üzerinden şekillendiğini ifade etti. Yavuz'a göre Amerika Birleşik Devletleri'nin son dönemde artan sert söylem ve askeri hazırlıkları, yalnızca ABD Başkanı Donald Trump'ın kişisel tutumundan kaynaklanmıyor. ABD'nin içinde bulunduğu yapısal kriz ve küresel güç kaybı endişesi, Washington yönetimini daha agresif bir stratejiye yöneltiyor. ABD Ulusal Güvenlik Strateji belgelerinde Çin'in açık biçimde "rakip" olarak tanımlandığını hatırlatan Yavuz, Washington'un dünyayı yeni jeopolitik etki alanlarına ayırarak Avrupa ve Ortadoğu'da yük paylaşımına yöneldiğini belirtti.
İran'ın nükleer programının ABD tarafından bir tehdit unsuru olarak gösterildiğini söyleyen Yavuz, Washington'un bunu aynı zamanda müdahale gerekçesi olarak kullandığını dile getirdi. İran ise nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu savunuyor.
Yavuz'a göre İran'a yönelik baskının arkasında asıl olarak ABD-Çin rekabeti bulunuyor. İran'ın Çin için önemli bir enerji tedarikçisi olduğuna dikkat çeken Yavuz, "İran'a yönelik hamle, dolaylı olarak Çin'e yöneliktir" değerlendirmesinde bulundu.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi

"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi

25.02.2026 00:12:00
Ahmet Turan Yiğit
"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi
"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi
Emin Şirin'den ABD, Avrupa, Çin ve Ortadoğu Üzerine Çarpıcı Analiz geldi. Emin Şirin, küresel güç dengeleri üzerinden Türkiye'nin ekonomi ve savunma alanında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini kapsamlı şekilde değerlendirdi.
Dünya ekonomisinin yaklaşık 110 trilyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Şirin; %24 ile Amerika Birleşik Devletleri'nin, %18 ile Avrupa Birliği'nin, %17 ile Çin'in payına dikkat çekti.
Emin Şirin, askeri açıdan büyük güç olarak görülen Rusya'nın ise dünya ekonomisindeki payının yalnızca %2 civarında olduğunu vurguladı.

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor


 
Robot süpürgesini oyun kumandasına bağlamak isteyen yazılım mühendisi, yanlışlıkla binlerce cihaza erişim sağladı.
 

24.02.2026 22:33:00
Haber Merkezi/AA
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor
Robot süpürgeler 'casus' cihaza dönüşüyor

Türkiye'de de ürünleri satılan Çinli sivil dron üreticisi DJI tarafından üretilen robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek amacıyla uygulama geliştiren bir yazılım mühendisi, güvenlik açığı nedeniyle dünya genelinde binlerce kullanıcının kamera görüntülerine ve cihaz bilgilerine yanlışlıkla erişim sağladı.

The Verge internet sitesinde yer alan habere göre, yazılım mühendisi Sammy Azdoufal, yeni satın aldığı robot süpürgesini oyun kumandasıyla kontrol etmek için yapay zeka kodlama asistanı aracılığıyla bir uygulama geliştirdi. Robotun DJI sunucularıyla nasıl iletişim kurduğunu inceleyen Azdoufal, bağlantı sırasında sistemdeki bir yetkilendirme açığı nedeniyle 24 ülkeden 7 bin civarı süpürgeye istemeden erişim sağladı.

Azdoufal, bağlandığı cihazların gerçek zamanlı kamera ve ses kayıtlarına, seri numaralarına, batarya durumlarına, kullanıldıkları evlerin detaylı kat planlarına ve IP adresleri üzerinden yaklaşık konum bilgilerine ulaşılabildiğini gördü.
Şirketin sunucularından kendi cihazı için aldığı erişim anahtarının, diğer tüm kullanıcıların verilerine de erişim sağladığını tespit eden Azdoufal, cihazın güvenlik kodunun tamamen atlanabildiğini ve eşleştirme yapmadan bile kameraya ulaşılabildiğini belirledi. Azdoufal, herhangi bir sisteme izinsiz girmediğini savundu.

Şirket, güvenlik açığının giderildiğini savundu

DJI sözcüsü tarafından olayın ardından yapılan açıklamada, robot süpürgelerde "arka uç yetkilendirme doğrulama sorunu" bulunduğu kabul edildi.
Açıklamada, Ocak ayının sonunda tespit edilen güvenlik açığının 8 ve 10 Şubat'ta yapılan iki güncellemeyle giderildiği belirtilerek, düzenlemenin otomatik olarak uygulandığı ve kullanıcıların ek işlem yapmasının gerekmediği ifade edildi.
Söz konusu açığın MQTT tabanlı cihaz-sunucu iletişimini etkilediği ve teorik olarak yetkisiz erişime yol açabileceği kaydedilen açıklamada, tespit edilen vakaların büyük bölümünün güvenlik araştırmacılarının kendi cihazları üzerinde yaptığı testlerden kaynaklandığı savunuldu.

Olay, kameralı ve mikrofonlu robot süpürgelerde veri güvenliği ve kişisel mahremiyet konusunu yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, yeterli güvenlik önlemleri alınmaması halinde bu tür cihazların ciddi gizlilik riskleri oluşturabileceğine dikkati çekti.

Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu kırılmış, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatlamıştı. Olay günüyle ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

24.02.2026 13:11:00
İhlas Haber Ajansı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Çınarcık'a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.'nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra'nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi.
Güvenlik kamerası görüntüsü çıktı
Öte yandan, güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, jandarma geldikten sonra taraflar arasında tartışma çıkıyor. Selvet E.'nin yumruk salladığı baba, sonrasında yukarı sokağa çıkıyor. Yukarı sokakta ise kadınlar arasında arbede yaşanıyor. Bu sırada Şener E. ise kamera açısında olmayan anda iddiaya göre baba ve kızını yaralıyor.

Bursa'nın barajlarından güzel haber

Bursa'da yağışlar ve zirvedeki karların erimeye başlamasının etkisiyle Uludağ'ın eteklerindeki kuruyan dereler yeniden akmaya başladı. Su seviyesi '0'a kadar düşen Nilüfer ve Doğancı barajının yeniden yükseldiğinin görülmesi yüzleri güldürdü. Son gelişmelere göre, Çınarcık'ta yüzde 77, Nilüfer'de yüzde 72, Doğancı'da yüzde 52 doluluk oranlarına ulaşıldı

24.02.2026 12:33:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:01:41
İHA
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa'nın barajlarından güzel haber
Bursa merkez ile özellikle tarımsal üretimin yapıldığı ilçelerde mevsim normallerinin üzerinde yağış gerçekleşti. Uzun yıllar şubat ayı ortalaması metrekareye yaklaşık 75 kilogram olan kaydedilen Bursa'da ayın ilk 23 günü 105 kilogram yağış düştü. İlçeler de benzer şekilde iyi yağış aldı. Evliya Çelebi'nin, "Su ve havasının güzelliğinden Bursalının yüzü kırmızıdır. Velhasıl Bursa, sudan ibarettir" diyerek bahsettiği Bursa'da yağışlar ve Uludağ'da eriyen karların etkisiyle baraj ve göletler yeniden doldu.



Geçen yıl eylül ve ekim ayında 12 saatlik kesintiyle tarihinin en büyük su kriziyle karşı karşıya kalan Bursa'da barajlardaki su seviyesinin ortalama yüzde 60'ların üzerinde olması sevindirdi.



Bursa Ovası'nın sulanmasında değerlendirilen Gölbaşı Göleti de yağışlardan nasibini aldı. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, maksimum hacmi 14,24 milyon metreküp olan Gölbaşı Göleti'nin aktif hacmi 16 Şubat'ta 6,4 milyon metreküp olarak ölçüldü. Göldeki doluluk oranı yüzde 46,3'e ulaşırken, yağışların sürmesiyle bu oranın önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor.



Öte yandan, Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Uludağ'da kar yağışı hız kesmeden devam ederken, kar kalınlığı 145 santimetreye ulaştı. Hava sıcaklığının eksi 2 derece olarak ölçüldüğü bölgede, gece saatlerinde sıcaklığın eksi 6 dereceye kadar düşeceği tahmin ediliyor.

MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon

Milli İstihbarat Teşkilatı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) yönelik yürütülen operasyonda, örgütün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasındaki kritik ismi yakalandı. Hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan arama kararı bulunan ve İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Terörden Arananlar listesinde yer alan FETÖ'nün sözde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın "müdürü" Bedrettin Günebakmaz sorguya alındı

24.02.2026 12:19:00 / Güncelleme: 24.02.2026 12:59:05
İHA
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
MİT ve Emniyetten FETÖ'nün kritik ismine operasyon
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı yapılanmasına yönelik soruşturmada çok önemli bir operasyona imza atıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstihbarat Şube Müdürlüğü koordinesinde, Fetullahçı Terör Örgütü'nden (FETÖ) arananların yakalanmasına yönelik çalışma yürütüldü.

Örgüte yönelik yürütülen çalışmalarda, FETÖ/PDY kapsamında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan aranması olan ve İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Terör Arananlar Listesinde Sarı kategoride yer alan Bedrettin Günebakmaz'ın İstanbul'da saklandığı bilgisine ulaşıldı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanmasında sözde "müdür" konumunda bulunan Günebakmaz hakkında yapılan teknik, fiziki takibin sonunda FETÖ üyelerince kullanılan kripto haberleşme uygulaması Bylock kullanan, Bank Asya'da hesap artışı ile örgütün yurt dışı yapılanmasında kaydı olduğu belirlenen ve hakkında Gölcük'te askerlerle ilgilenen kimya öğretmeni olduğu şeklinde beyanlar bulunan Günebakmaz, Üsküdar'da düzenlenen operasyonda gözaltına alındı.



Adres içerisinde yapılan arama ve incelemelerde ise şüphelinin kendini farklı biri olarak tanıtarak kira kontratı yaptığı, elektrik, su, doğal gaz abonelikleri başkaları adına açtırdığı ortaya çıkarılırken dışarı çıkması gerektiğinde kendini gizlemek ve kameralara yakalanmamak için çok sayıda şapka, bere ve gözlük bulundurduğu tespit edildi.

Örgütün sözde müdürü konumundaki kritik ismi, işlemleri için İstanbul TEM Şubeye götürüldü.

Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı, 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi

Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 72 şüpheli için gözaltı kararı verilirken, şahısların hesaplarında 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi

24.02.2026 11:39:00
İhlas Haber Ajansı
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı,  3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi
Bugünkü yasa dışı bahis operasyonunda 72 gözaltı,  3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi
Antalya merkezli 8 ilde düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 72 şüpheli için gözaltı kararı verilirken, şahısların hesaplarında 3 milyar 400 milyon TL'lik işlem hacmi tespit edildi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yasa dışı bahis oynatılmasına yönelik çalışmalar soncu 3 adet yasa dışı bahis ofisi tespit edildi.

Yapılan teknik ve fiziki çalışmalar sonucu Antalya'da 56 ve diğer 7 ilde ise 16 olmak üzere toplam 72 şüphelinin yasa dışı bahis oynadıkları tespit edildi.

Şüpheli şahısların hesaplarında yapılan incelemede toplam 3 milyar 400 milyon TL hacim olduğu belirlendi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı doğrultusunda 72 şüphelinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye'de geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 552 bin 237 olurken boşanan çiftlerin sayısı 193 bin 793 olarak kayıtlara geçti.  Geçen yıl evlenen çiftlerin sayısı 569 bin 983 iken, boşanan çiftlerin sayısı 188 bin 963'tü 

24.02.2026 11:04:00
Anadolu Ajansı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı
Evlenme ve boşanma istatistikleri açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin evlenme ve boşanma istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, evlenen çiftlerin sayısı 2024 yılında 569 bin 983 iken 2025 yılında 552 bin 237 oldu. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı, 2025'te binde 6,43 olarak belirlendi.

Boşanan çiftlerin sayısı 2024 yılında 188 bin 963 olurken 2025'te 193 bin 793 olarak gerçekleşti. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı, geçen yıl binde 2,26 olarak hesaplandı.

Yıllara göre ortalama ilk evlenme yaşı incelendiğinde, her iki cinsiyette de bu yaş arttı. Ortalama ilk evlenme yaşının 2025'te erkeklerde 28,5, kadınlarda 26 olduğu görüldü. Erkek ile kadın arasındaki ortalama ilk evlenme yaş farkı ise 2,5 olarak kayıtlara geçti.

En yüksek kaba evlenme hızı Gaziantep oldu

Kaba evlenme hızının geçen yıl en yüksek olduğu il, binde 7,76 ile Gaziantep olurken, bu ili binde 7,68 ile Osmaniye, binde 7,5 ile Şanlıurfa izledi.

Kaba evlenme hızının en düşük olduğu il ise binde 4,18 ile Tunceli oldu. Bu ili binde 4,58 ile Gümüşhane, binde 4,67 ile Ardahan takip etti.

Toplam evlenmeler içinde yabancıların oranı da incelendi. Buna göre, yabancı damatların sayısı 2025'te 5 bin 347 olurken bu sayı toplam damatların yüzde 1'ini oluşturdu. Yabancı gelinlerin sayısı 28 bin 646 olurken bunların, toplam gelinlerin yüzde 5,2'sini oluşturduğu görüldü.

Suriyeli gelinler birinci sırada

Yabancı damatlar uyruklarına göre incelendiğinde, yüzde 20,9 ile Suriyeliler birinci sırada yer aldı. Suriyelileri yüzde 18,8 ile Alman ve yüzde 5 ile Afgan damatlar izledi.

Yabancı gelinler içinde yüzde 13,8 ile Suriyeliler birinci sırada dikkati çekti. Bu gelinleri yüzde 13,7 ile Özbek ve yüzde 9,6 ile Faslılar takip etti.

En yüksek kaba boşanma hızı İzmir oldu

Kaba boşanma hızının 2025'te en yüksek olduğu il, binde 3,28 ile İzmir olarak kayıtlara geçti. Bu ilin ardından binde 3,21 ile Antalya, binde 3,14 ile Denizli geldi.

Kaba boşanma hızının en düşük olduğu il ise binde 0,51 ile Hakkari olarak belirlendi. Hakkari'yi binde 0,52 ile Şırnak, binde 0,63 ile Bitlis izledi.

Boşanmaların, yüzde 34'ü evliliğin ilk 5 yılı, yüzde 20,3'ü ise evliliğin 6-10 yılı içinde meydana geldi.

Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 191 bin 371 çocuk velayete verilirken velayetin çoğunlukla anneye geçtiği görüldü. Bu dönemde çocukların velayetinin yüzde 74,6'sı anneye, yüzde 25,4'ü babaya verildi. 

Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

Eyüpsultan'da 2024 yılında Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği kazayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu 5 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

24.02.2026 07:14:00
AA
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci'nin öldüğü kazaya ilişkin iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Özer Aci, Şükriye Aci, Pervin Aci ile Ezgi Hilal Büyük "müşteki", Hasan Topal, İbrahim Gümüş, Süleyman Keçici ve Tahsin Arslan "mağdur", Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Berna Öcalgiray ise "şüpheli" sıfatıyla yer aldı.

İddianamede, 1 Mart 2024'te şüpheliler Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un oğlu olan ve yaşı küçük olması nedeniyle cumhuriyet başsavcılığının 2024/56530 soruşturma numaralı dosyasında "hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan ayrı soruşturma yürütülen Timur Cihantimur'un, kullanımında olan araç ile trafik kazası yaptığı belirtildi.

Kaza sonucunda Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği aktarılan iddianamede, Süleyman Keçici, İbrahim Gümüş, Hasan Topal ve Tahsin Arslan'ın yaralandığı aktarıldı.

İddianamede, ifadeleri alınan bilgi sahiplerinin, olay günü Timur Cihantimur'un kullandığı araçla seyir halinde olduklarını, aracı hızlı kullandığını, kazanın ardından olay yerinden ayrıldıklarını, Timur'un sürekli telefonla konuştuğunu ve sonrasında yaşananları görmediklerini söyledikleri ifade edildi.

Şüpheli Cihantimur'un öncelikle şoförü olan şüpheli Adem Kızıltepe ile irtibata geçtiği, sonrasında annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu belirtilen iddianamede, şüpheli Tok'un kaza haberini aldığında yanında şüpheli Ayşe Ceren Saltoğlu'nun bulunduğu kaydedildi.

İddianamede, Tok'un eski eşi şüpheli Bülent Cihantimur'a haber verdiği, böylelikle şüphelilerin kaza gerçekleştikten sonra kazadan haberlerinin olduğu aktarıldı.

Şüpheliler fikir ve eylem birliği içinde hareket etti

İddianamede, şüpheli Tok ve şüpheli Saltoğlu'nun birlikte hareket ederek, Timur Cihantimur'u olay yerinden alarak Tok'a ait ikamete götürdükleri anlatıldı.

Kazada yaralanan İbrahim Gümüş'e ait cep telefonunun olay yerinde bilgi sahibi Z.H. tarafından alındığı, daha sonra K.A. aracılığıyla Kemer Country sitesinin duvarına bırakıldığı ve site güvenliği tarafından muhafaza altına alındığı, bu durumun kamera kayıtlarıyla sabit olduğu belirtilen iddianamede, şüpheliler Adem Kızıltepe, Eylem Tok ve Berna Öcalgiray'ın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunun delili niteliğindeki telefonu almak amacıyla siteye gittikleri aktarıldı.

İddianamede, güvenlik amiri tarafından telefonun Öcalgiray'a teslim edildiğinin kamera görüntüleri ve bilirkişi raporuyla doğrulandığı, her ne kadar Öcalgiray telefonu almadığını savunsa da mevcut delillerin bu beyanla çeliştiği, telefonun daha sonra şüpheli Adem Kızıltepe tarafından kolluk görevlilerine teslim edildiği, bu kapsamda şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek delili ele geçirdiklerinin değerlendirildiği ve savunmalarına itibar edilmediği ifade edildi.

Olay gecesi bahse konu telefon şüpheliler tarafından alındıktan sonra, Timur Cihantimur'un bulunduğu eve şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin gittiği aktarılan iddianamede, Timur Cihantimur'ın annesi ve babasının bir süre bu ev içerisinde kaldıkları, şüpheli Saltoğlu ve Kızıltepe'nin evin dışarısında bekledikleri daha sonra ise Bülent Cihantimur'a ait araç ile Timur Cihantimur ve babasının yola çıktıları belirtildi.

İddianamede, şüpheliler Tok ve Saltoğlu'nun bu aracı takip ettiği, bir süre sonra Bülent Cihantimur'un aracının yolda durduğu, kendilerini takip eden Ayşe Ceren Saltoğlu'nun kullanımındaki araca Timur Cihantimur'un bindiği, bu esnada valizin de şüpheli Bülent Cihantimur'un aracından Saltoğlu'nun aracına aktarıldığı anlatıldı.

Bülent Cihantimur'un aracının havalimanı istikametinde kaldığı aktarılan iddianamede, dosya içerisinde mevcut görüntü izleme tutanaklarında, havaalanına Timur Cihantimur, Eylem Tok ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun birlikte gittiklerinin görüldüğü kaydedildi.

İddianamede, Eylem Tok ile Timur Cihantimur'un havalimanı noktasından geçiş yaptıktan sonra Mısır'a uçtukları ve dönmedikleri ifade edildi.

Suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladılar

Somut olayda öncül suçun "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" olduğu belirtilen iddianamede, bu suçun trafik kazası sonucunda meydana geldiği, trafik kazalarında en önemli delillerden birinin alkol testi, birinin de şüpheli ifadesi olduğu, olayda yaralanan mağdurlardan bir tanesinin cep telefonunun da bu suçun delili olduğu kaydedildi.

İddianamede, şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin yaşı küçük Timur Cihantimur'u alkol testi yapılmadan ve ifadesi alınmadan yurt dışına çıkarttıkları, şüpheliler Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Berna Öcalgiray'ın, kazada yaralanan mağdur İbrahim Gümüş'e ait olan, kaza anında olay yerinde bulunan ve suçun delili olan telefonu gizledikleri, şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işledikleri vurgulandı.

Şüpheliler Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun, Timur Cihantimur'un kaza yaptığını ve yurt dışına çıkacağını en başından itibaren bildikleri vurgulanan iddianamede, ifadelerinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, böylelikle suç işleyen bir kişiyi yakalanmaktan kurtarmak için imkan sağladıkları ifade edildi.

İddianamede, yaşı küçük Timur Cihantimur ve şüpheli Eylem Tok'un olay gecesi uçak ile Mısır'a, Mısır'dan da Amerika Birleşik Devletleri'ne geçtikleri, olayın üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen dönmedikleri, böylelikle şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı "suçluyu kayırma" suçunu işledikleri belirtildi.

Şüpheli Eylem Tok hakkında İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliğinin kararı ile tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldığı ve henüz yakalanmadığının görüldüğü kaydedilen iddianamede, şüpheli Tok'un yurt dışında olması nedeniyle hakkında kırmızı bülten formu düzenlendiği bildirildi.

Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Bülent Cihantimur, Eylem Tok, Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun "suçluyu kayırma" ve "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlarından 10'ar yıla, Berna Öcalgiray'ın ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?


 
Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor.

24.02.2026 01:41:00
MURAT ÇORBACI
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?
 Akran zorbalığı neden yaygınlaşıyor?

Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1'inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, zorbalık karşısında uzun açıklama yapmanın ya da tartışmaya girmenin çoğu kez işe yaramadığına işaret ederek, "Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla 'Bunu istemiyorum', 'Dur' ya da 'Bana böyle seslenmeni istemiyorum' gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin 'şikayet' değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir" dedi. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak "Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır" derken, sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuğunuza şunu öğretin: "Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, "Bence sana yapılan bu davranış doğru değil" demek bile zorbalığı azaltabilir."

Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıraladı:
• Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış
• Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu
• Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi
• Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim
• Uyku düzeninde bozulma
• Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe
• Ders başarısında düşüş.


Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?

Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle dedi: "En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu 'kötü' olarak etiketlememektir. 'Sen kötüsün' değil, 'Bu yaptığın kabul edilemez' denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.