logo
05 EKİM 2026

İran'dan gövde gösterisi

06.04.2006 00:00:00
 
Deniz füzesi denedikten sonra, uçan bot da deneyen İran yönetimi, kendisine yöneltilen eleştirilere kulağını kapamış durumda.  İran, Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde süren "Büyük Peygamber" adlı deniz tatbikatında denizden karaya füze ile radara yakalanmayan 'uçan bot' denemesi yaptı. İran, Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde süren 'Büyük Peygamber' adlı deniz tatbikatında, karadan denize bir orta menzilli füze ile radara yakalanmayan 'uçan botu' başarıyla denediğini açıkladı.İran'ın, batının yakından izlediği askeri tatbikatı gövde gösterisine dönüştü.Tatbikatta, son olarak suyun altı ve yüzeyindeki hedefleri vurabildiği iddia edilen 'Misak-1' füzesi ile radara yakalanmayan 'uçan bot' denendi.Denemelerin başarılı olduğunu dile getiren İran Devrim Muhafızları Komutanı, "ordumuz, her türlü işgal girişimine karşılık vermeye hazırdır" dedi.İran ordusunun 'süper modern uçan bot' adını verdiği son silah, bottan çok, küçük bir uçağa benziyor.Uçan bottan, Basra Körfezi ve Umman Denizi'nin bütün bölgelerinde yararlanabileceklerini belirten askeri yetkililer, dünyada az sayıda ülkede uçan bot bulunduğunu, İran'ın da bu az sayıdaki ülkelerden biri olduğunu söyledi.Mutteki: "Nükleer enerji konusunda işbirliğinden yanayız"İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki de, "nükleer enerji konusunda, işbirliği ve çatışma gibi iki seçenek var. Biz işbirliğini tercih ediyoruz. Askeri doktrinimiz, savunmadır'' dedi.İran, geçtiğimiz cuma günü, Basra Körfezi ve Umman Denizi'nde 17 binden fazla asker ve 500 geminin katıldığı bir haftalık askeri tatbikat başlatmıştı.700 kilometre menzilli Şahab-2 füzesinin fırlatılmasıyla başlayan tatbikatın ilk iki gününde İran, 'radara yakalanmayan ve savaş başlığı taşıyan Fecr-3 adlı füze ile büyük savaş gemileri ve denizaltıları vurma kapasitesine sahip, yüksek hızdaki bir sualtı füzesinin denemesini başarıyla yaptığını' açıklamıştı.Tatbikat, 6 nisan perşembe gününe kadar sürecek.

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak

04.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
TBMM, 6 Ekim Salı günü çalışmalarına başlayacak. Genel Kurul’da Türk Kızılay Kanunu Teklifi ele alınırken, TCMB Başkanı Fatih Karahan da Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sunum yapacak
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), haftalık çalışmalarına 6 Ekim Salı günü başlayacak. Genel Kurul'un gündeminde, Türk Kızılay Derneğinin görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerini düzenleyen Türk Kızılay Kanunu Teklifi bulunuyor.

Teklifin yasalaşması halinde Türk Kızılay; Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve diğer ülkelerin ulusal Kızılay ve Kızılhaç derneklerinden Türkiye'ye gönderilen olağan ve olağanüstü dönem yardımlarının alınması ve kullanılmasında tek yetkili kuruluş olacak.

Düzenlemeyle, afet, savaş ve çatışma gibi olağanüstü dönemlerde görev bölgelerinde fiilen çalışan Kızılay personeline nakdi tazminat ödenmesi de öngörülüyor. Ayrıca Kızılay şube ve temsilciliklerinin bulunduğu il ve ilçelerde, şube başkanları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının mütevelli heyetlerinde yer alacak.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 6 Ekim'de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda sunum gerçekleştirecek. Karahan'ın küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon ve para politikası başlıklarında değerlendirmelerde bulunması bekleniyor.

TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu da Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi'ni görüşmek üzere toplanacak.

Meclis'te salı ve çarşamba günleri ise grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları yapılacak.

Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi; Kızıldeniz'deki Husi tehdidi ve İsrail'in saldırgan politikalarının gölgesinde yarın Riyad'da kritik bir zirve gerçekleştirecek. Toplantıya Türkiye'den üst düzey askeri ve siyasi liderler katılıyor

04.10.2026 14:40:00
Haber Merkezi
 
Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın
Mekke Savunma Paktı’nda ikinci buluşma yarın
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmek amacıyla 7 Ağustos 2026 tarihinde imzaladığı "Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması" kapsamında kurumsal adımlar hız kazandı. İlk toplantısı 31 Ağustos'ta İstanbul'da gerçekleştirilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi, ikinci büyük buluşması için Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bir araya geliyor.

Ankara, bu kritik zirveye üst düzey diplomatik ve askeri bir heyetle çıkarma yapıyor. Toplantıda Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil edecek.

Ankara'nın masadaki stratejik öncelikleri

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bakan Hakan Fidan toplantıda paktın kurumsallaşma sürecine ve gelecekteki operasyonel adımlarına dair Türkiye'nin vizyonunu aktaracak.

Fidan'ın masaya getireceği temel başlıklar şunlar:

• Yemen'deki Husi güçlerinin Suudi Arabistan'ın sivil ve ekonomik altyapısına yönelik gerçekleştirdiği saldırılar karşısında Türkiye'nin güçlü desteği ve dayanışması yeniden teyit edilecek.

• İslam dünyasının kutsal mekanlarına yönelik her türlü provokatif eylemin kabul edilemez olduğu vurgulanacak.

• Kızıldeniz ve küresel ticaret yollarındaki seyrüsefer serbestisinin ve deniz güvenliğinin korunmasının altı çizilecek.

• İsrail'in Orta Doğu genelinde barış ve istikrar çabalarını baltalayan saldırgan politikalarına karşı ortak bir duruş sergilenmesi istenecek.

İttifak kağıt üzerinden sahaya iniyor

Üç ülkenin devlet başkanları düzeyinde imzalanan Mekke Anlaşması, müttefiklerden herhangi birine yapılan askeri saldırıyı tüm taraflara yapılmış sayan tarihi bir kolektif caydırıcılık maddesi içeriyor.

Zirvede, paktın idari yapısını yürütecek olan ve ilk 3 yıl için Pakistanlı emekli Korgeneral Nauman Mahmood'un genel sekreterliğe aday gösterildiği Kalıcı Sekretarya'nın Riyad'da kurulması resmiyete dökülecek. Askeri kanatta ise savunma sanayisinde ortak teknoloji geliştirme, silahlı kuvvetlerin uyumu ve ortak üretim modelleri masaya yatırılacak.

Altıdan fazla ülke ittifaka katılmak için sırada

Tamamen savunma odaklı ve bölgesel çözümleri merkezine alan bu yeni pakt, uluslararası arenada da büyük bir çekim merkezi haline geldi.

Pakistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamalara göre, Orta Doğu ve Asya dengelerini değiştiren bu ittifaka katılmak amacıyla 6'dan fazla ülke resmi ilgi gösterdi. İttifakın genişleme stratejileri de Riyad'daki komite toplantısında ilk kez kapsamlı şekilde değerlendirilecek.

Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…

Erdoğan: “Eylül ayında sorun ortaya çıktı” dedi… Ancak soruşturmanın izi ağustosa, düzenleyici kurumların çalışmaları ise 2025’e uzanıyor

04.10.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Erdoğan “Eylül’de ortaya çıktı” dedi…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada fon piyasasındaki gelişmelere ilişkin, "Eylül ayında fon piyasasının belli bir alanında bir sorun ortaya çıktı" dedi. Erdoğan, devletin ilgili kurumlarıyla harekete geçtiğini belirterek, haksız kazanç elde edenlerin adalete hesap vereceğini söyledi.

Ancak soruşturmanın resmi kronolojisi, sorunun yalnızca eylül ayında ortaya çıktığı şeklindeki anlatımın sorgulanmasına yol açıyor.

SORUŞTURMANIN TARİHİ: 19 AĞUSTOS

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturmasına ilişkin yayımlanan kronolojiye göre dosyanın başlangıcı 19 Ağustos 2026 tarihli müzekkereye dayanıyor.

Soruşturmanın odağında bazı Borsa İstanbul hisselerindeki olağan dışı fiyat hareketleri ve yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler bulunuyordu.

Yani adli soruşturmanın başlangıç tarihi, Erdoğan'ın işaret ettiği eylül ayından yaklaşık bir ay öncesine denk geliyor.

DAHA DA GERİSİ VAR: ARALIK 2025

Dosyanın geçmişi ise yalnızca ağustosla sınırlı değil.

SPK'nın 18 Eylül 2026 tarihli resmi açıklamasına göre, 2 Aralık 2025'te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi'nde yatırım fonlarıyla ilgili gelişmeler gündeme geldi.

SPK, bazı portföy yönetim şirketlerinin fonlarının, fiili dolaşımı düşük paylarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine neden olduğunun gözlemlendiğini açıkladı.

FİK toplantısının ardından 3 Aralık 2025'te SPK bünyesinde bir çalışma grubu kuruldu.

Üstelik dönemin SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, 5 Aralık 2025'te yaptığı açıklamada fonlar konusunda yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığını söylemişti.

Gönül, "kötü niyetli kullanımların önüne geçeceğiz" ifadesini kullanarak fonlarla ilgili tedbir ve değişiklik çalışmalarının sürdüğünü belirtmişti.

Bugün ise aynı Gönül, fon soruşturması kapsamında "şüpheli" sıfatıyla savcılıkta ifade verdi.

AĞUSTOSTA SPK HAREKETE GEÇTİ

Soruşturmanın kamuoyuna geniş biçimde yansımasından önce de piyasada önemli gelişmeler yaşandı.

SPK'nın aldığı kararların ardından 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması, bazı fonların TEFAS'ta işlemden kaldırılması ve yatırımcıların durumunun gündeme gelmesi eylül ayındaki büyük krizin öncesine dayanıyordu. SPK'nın açıklamasına göre tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu.

23 Eylül'de yayımlanan kapsamlı soruşturma kronolojisinde de SPK'nın 17 Eylül'de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy şirketlerinin kurduğu bazı fonlar hakkında işleme kapatma ve tasfiye kararları aldığı aktarılıyor.

9 EYLÜL'DE KAMUOYUNA YANSIDI

Fon krizinin kamuoyunda görünür hale geldiği tarih ise 9 Eylül.

Tera Yatırım'ın Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerini devralmak üzere görüşmelere başladığını açıklamasıyla konu daha geniş biçimde gündeme geldi. 13 Eylül'de Pusula Finans Holding yöneticilerinin istifaları kabul edildi; 14 Eylül'de Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız tutuklandı.

Ardından operasyonlar hızlandı.

18 Eylül'de Adalet Bakanı Akın Gürlek, sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemler kapsamında 4 kişinin tutuklandığını, 51 kişi hakkında adli kontrol uygulandığını ve 246 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildiğini açıkladı.

19 Eylül'de Tera ve Pusula yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi gözaltına alındı.

"EYLÜLDE ORTAYA ÇIKTI" MI, YOKSA EYLÜLDE PATLADI MI?

Ortaya çıkan kronoloji önemli bir ayrım gösteriyor:

Aralık 2025: Finansal İstikrar Komitesi fon piyasasındaki gelişmeleri gündeme aldı.

3 Aralık 2025: SPK çalışma grubu oluşturdu.

18 Aralık 2025: Nitelikli yatırımcı kriterindeki finansal varlık sınırı 1 milyon TL'den 10 milyon TL'ye çıkarıldı.

19 Ağustos 2026: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasının müzekkere tarihi.

9 Eylül 2026: Tera-Pusula görüşmeleriyle kriz kamuoyunda görünür hale geldi.

14-19 Eylül: Tutuklama ve gözaltı dalgası başladı.

17 Eylül: Çok sayıda fon için işlemden kaldırma ve tasfiye kararları gündeme geldi.

26 Eylül: Fatma Betül Sayan Kaya hakkında borsa işlemlerine ilişkin iddialar kamuoyuna taşındı.

29 Eylül: Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın tüm mal varlıklarının dondurulmasına ilişkin yazının ilgili kurumlara gönderildiği açıklandı.

30 Eylül: Eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

04.10.2026 06:00:00
AA
 
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, görevinden istifa etti

Gündoğdu'nun avukatlarından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturma kapsamında İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliğince, görevi kötüye kullanma ve tehdit suçları yönünden savcılığın tutuklama talebi reddedilmiş, kişisel verilerin kaydedilmesi suçu yönünden ise tutuklama tedbirine başvurulmuştur.

Adli süreç, vekilleri olarak tarafımızca titizlikle takip edilmekte olup, müvekkilin masumiyetine ve yakın zamanda özgürlüğüne kavuşacağına inancımız tamdır.

Bununla birlikte; Türkiye Futbol Federasyonunun devam eden soruşturma sürecinde yıpratılmaması, adli sürecin işleyişine zarar gelmemesi adına, müvekkilimiz Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı görevinden 03.10.2026 tarihi itibarı ile istifa etmiş ve istifa dilekçesi tarafımızca Türkiye Futbol Federasyonuna iletilmiştir." 

‘Herkes bedel ödeyecek’ denildi…

Fon soruşturması büyürken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “manipülatif işlere bulaşanlardan hesap sorulacağı” yönündeki açıklamaları kamuoyunun gündeminde. Erdoğan, 28 Eylül’de yaptığı açıklamada gerekli soruşturmaların yürütüldüğünü ve haksız kazanç sağlayanların hesap vereceğini söyledi

03.10.2026 17:47:00
Haber Merkezi
 
‘Herkes bedel ödeyecek’ denildi…
‘Herkes bedel ödeyecek’ denildi…
Fon soruşturması büyürken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "manipülatif işlere bulaşanlardan hesap sorulacağı" yönündeki açıklamaları kamuoyunun gündeminde. Erdoğan, 28 Eylül'de yaptığı açıklamada gerekli soruşturmaların yürütüldüğünü ve haksız kazanç sağlayanların hesap vereceğini söyledi.

Ancak soruşturmanın siyasi ayağı açısından dikkat çeken bir soru hâlâ yanıt bekliyor:

FATMA BETÜL SAYAN KAYA NEDEN HALA İFADE VERMEDİ?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada 1 Ekim itibarıyla 217 şüpheli ve 56 tutuklu bulunurken, eski AKP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya hakkında henüz ifade alma işlemi gerçekleştirilmediği bildirildi. Savcılık bunun yerine Kaya ailesinin malvarlığına tedbir uygulanmasını istedi.

Ortaya atılan iddiaların merkezinde ise Özata Denizcilik hisseleri bulunuyor.

DW'nin aktardığı bilgilere göre Kaya çifti yaklaşık 163 milyon TL'lik hisse alımının ardından yaklaşık 2,17 milyar TL'lik satış gerçekleştirdi. Hisselerin yaklaşık dört ay içerisinde yaklaşık 13 kat değerlenmesi soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

ERDOĞAN: "HESAP SORULACAK"

Erdoğan'ın mesajı netti: Manipülatif işlemlerle haksız kazanç sağlayanlar hakkında gerekli soruşturmalar yürütülecek.

Ancak ortaya çıkan tablo, özellikle Kaya dosyasında "soruşturma kime kadar uzanacak?" sorusunu gündeme getiriyor.

Çünkü Kaya yalnızca sıradan bir yatırımcı değil; daha önce bakanlık yapmış ve AKP yönetiminde Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş bir isim.

Kaya, hakkındaki iddiaların aydınlatılması ve soruşturmanın bağımsız yürütülmesi gerekçesiyle siyasi görevlerinden istifa etti. Fakat istifanın ardından savcılık ifadesinin alındığına dair doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.

2,2 MİLYAR TL "İADE EDİLDİ" DENİLDİ, ARDINDAN ÇELİŞKİ ÇIKTI

Dosyayı daha da tartışmalı hale getiren gelişme ise 2,2 milyar TL'nin Hazine'ye iade edildiği yönündeki haber oldu.

Ekonomim, Kaya çifti tarafından yaklaşık 2,2 milyar TL'nin Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bildirdiği hesaba aktarıldığını yazdı.

Ancak kısa süre sonra gazeteci İsmail Saymaz, Adalet Bakanlığı kaynaklarına dayandırdığı bilgilerde ödemenin yapılmadığının kendisine aktarıldığını söyledi. DW de iki farklı iddiayı aynı haberinde aktardı.

Yani kamuoyunun önünde hâlâ cevaplanmamış çok temel bir soru bulunuyor:

2,2 milyar TL gerçekten Hazine'ye yatırıldı mı, yatırılmadı mı?

PARA YATIRILDIYSA DEKONT NEREDE?

Eğer para gerçekten Hazine'ye yatırıldıysa, bunun resmi kayıtlarla ortaya konulması mümkün.

Yatırılmadıysa da "iade edildi" haberinin hangi bilgiye dayanarak yayıldığı açıklanmaya muhtaç.

Üstelik SPK mevzuatındaki etkin pişmanlık düzenlemesi de tartışmanın önemli bir parçası. DW'nin aktardığı hukuk değerlendirmesine göre, piyasa dolandırıcılığı kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için elde edilen menfaatin iki katının Hazine'ye ödenmesi gerekiyor. Bilgi suistimali bakımından ise hukuki durum farklı.

Dolayısıyla 2,2 milyar TL'nin ödenip ödenmediği yalnızca siyasi değil, hukuki açıdan da kritik.

Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


 
11. Cumhurbaşkanı Gül, Kayseri'de amcasının cenaze törenine katıldı.
 

03.10.2026 17:46:00
AA
 
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı
Abdullah Gül, amcasının cenazesine katıldı


11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, vefat eden amcası Mustafa Gül'ün memleketi Kayseri'de düzenlenen cenaze törenine katıldı. Rahatsızlığı nedeniyle 88 yaşında vefat eden Mustafa Gül'ün cenazesi, Orgeneral Hulusi Akar Camisi'ne getirildi.

Burada ikindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Gül'ün cenazesi, Kayseri Şehir Mezarlığı'na defnedildi.

Cenaze törenine Mustafa Gül'ün ailesi ve yakınları ile Vali Gökmen Çiçek, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, il protokolü, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. Abdullah Gül, 75 yaşında...

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen MHK soruşturması kapsamında "Hukuka Aykırı Olarak Kişiler Verileri Kaydetmek" suçundan tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, hakimlikteki savunmasında telefonunda bulunan ses kaydının farkında olmadığını belirterek, "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum" dedi. Gündoğdu, İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı

03.10.2026 11:59:00
İHA
 
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"
MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu hakimlikte savunma yaptı: "Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen MHK soruşturması kapsamında savunma yapan Gündoğdu, hakkındaki suçlamayı anladığını ve kollukta verdiği ifadesini aynen tekrar ettiğini söyledi. Telefonunda bulunan ses kaydının farkında olmadığını belirten Gündoğdu, "Ben o kaydın telefonumda olduğunun farkında bile değilim, bana gösterildiğinde hatırlamadım bu yüzden cevap da veremedim. Böyle bir kaydın kötü niyetle olmadığını düşünüyorum. Twitter'a düştükten sonra ben de öğrendim. Suçsuzum, serbest bırakılmamı talep ederim" dedi.

"Kişisel verilerin hakem atamalarında kullanıldığı" değerlendirmesi

Hakimlik kararında, Gündoğdu ve MHK üyesi Yunus Yıldırım hakkında tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için yeterli kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delil ve olguların bulunduğu belirtildi.

Kararda, dosyada yer alan deliller kapsamında şüphelilerin hakem atamalarında kişisel gelişim ve liyakat esasını bir kenara bırakarak hakemlerle ilgili bazı kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydettikleri ve kaydedilen bu verilerin hakem atamalarında kullanıldığı kanaatine varıldığı ifade edildi.

Hakimlik, söz konusu verilerin kullanılmasının bazı hakemlerin kamu görevi yapmasının da önüne geçtiği değerlendirmesinde bulundu.

MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ve Yunus Yıldırım'ın ayrı ayrı tutuklanmasına karar verildi.

Maaş için numaradan boşananlara Yargıtay'dan kötü haber

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu (5510) kapsamında eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesiliyor. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında; boşanma tarihi itibarıyla gerçek-samimi boşanma iradelerine sahip olan veya olmayan (hileli boşanma) tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi durumunda gelirin-aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunduğuna dikkat çekti

03.10.2026 11:50:00 / Güncelleme: 03.10.2026 11:56:11
İHA
 
Maaş için numaradan boşananlara Yargıtay'dan kötü haber
Maaş için numaradan boşananlara Yargıtay'dan kötü haber
Son yıllarda sırf babadan kalma yetim maaşı almak için resmen boşanmalarına rağmen birlikte yaşayan çiftlere yönelik hem SGK hem de yargı yaptırımları hız kazandı. Yargıtay son kararında samimi ya da hileli boşanan çiftlerin birlikte yaşamalarına devam etmesinin af edilemez olduğuna hükmetti. İş Mahkemesi'nin yolunu tutan genç kadın, 2002 yılında vefat eden babası Kurum sigortalısı İlhan I.'ndan ötürü yetim aylığı aldığını, eşi Ahmet H.'dan 2001 tarihinde boşandığını, SGK'nın eski eşi ile fiilen birlikte yaşadığı gerekçesi ile 26.10.2008 tarihinde aylığını kestiğini ve yersiz ödemeleri borç kaydettiğini iddia edip İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu.

SGK işleminin iptali amacıyla açılan dava reddedildi. 2022 senesinde yeniden SGK kapısını çalan genç kadın, olumsuz cevap alınca İş Mahkemesi'ne müracaat etti. Ret işleminin iptali ve SGK'ya yapılan başvuru tarihi itibariyle ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı Kurum, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini, Kurum işleminin doğru olduğunu, davanın yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savundu.

İş Mahkemesi, davanın kabulüne, davacının babası üzerinden bağlanmasını talep ettiği yetim aylığı ödenmesi başvurusunun reddine dair 12.08.2022 tarihli Kurum işleminin iptaline, yetim aylığının 19.07.2022 olan başvuru tarihinden itibaren ödenmeye devam edilmesine hükmetti. Başvuru tarihinden itibaren ödenmeyen her ay için ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verildi.

Davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf isteminin esastan reddine karar verdi. SGK avukatı kararı temyiz edince dava dosyası Yargıtay 10. Hukuk Dairesi gündemine geldi.

Boşanmanın samimi olup olmadığını araştırmak yargının görevi değil

Adeta ültimatom niteliğindeki kararda eşlerin samimi olup olmadıklarını tespitinin yargı görevi olmadığı vurgulandı. Yasada; oldukça yalın olarak "eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen" ibareleri yer aldığı hatırlatıldı.

Kararda; "Kanun koyucu tarafından örneğin; 'sosyal güvenlik kanunları kapsamında ölüm aylığına hak kazanmak amacıyla eşinden boşanan', 'hak sahibi sıfatını haksız yere elde etme amacıyla eşinden boşanan', 'gerçek boşanma iradesi söz konusu olmaksızın (muvazaalı olarak) eşinden boşanan' veya bunlara benzer ifadelere yer verilmemiştir. Maddede boşanma amacına-saikine yönelik herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden, gerek Kurumca, gerekse yargı organlarınca uygulama yapılırken; eşlerin boşanma iradelerinin gerçekliğinin-samimiliğinin araştırılıp ortaya konulması söz konusu olmamalıdır. Boşanmanın muvazaalı olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırma-irdeleme ve boşanma yönündeki kesinleşmiş yargı kararının geçerliliğinin sorgulaması yapılmamalı, özellikle, kesinleşmiş yargı organının verdiği karara dayanan 'boşanma' hukuki durum ve sonucunun eşlerin gerçek iradelerine dayanıp dayanmadığının araştırılmasının bir başka organın yetki ve görevi içerisinde yer almadığı ortadadır. Şu durumda sonuç olarak vurgulanmalıdır ki, boşanma tarihi itibarıyla gerçek-samimi boşanma iradelerine sahip olan (evlilik birliği temelinden sarsılan) veya olmayan tüm eşlerin, maddenin yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden itibaren her ne sebeple olursa olsun eylemli olarak birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi durumunda gelirin-aylığın kesilmesi zorunluluğu bulunmaktadır'' denildi.

Karar bozuldu

Davacı tarafından davalı Kuruma 22.07.2022 tarihinde başvuru yaparak yeniden yetim aylığı bağlanmasını talep ettiğini ancak Kurumun 12.08.2022 tarihli işlemi ile önceki araştırmacı raporu esas alınarak talebini reddettiği hatırlatıldı. Kararda şu ifadelere yer verildi:

''Kurum işleminin iptali için eldeki davanın açıldığı, mahkemece yaptırılan emniyet araştırması ve dinlenen tanık anlatımları ile de davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, davacının ve boşandığı eşinin nüfus kayıt sistemindeki adres kayıtları getirtilerek, ihtilaf konusu dönem içerisinde davacının ve boşandığı eşine ait nüfusta kayıtlı adreslerinde birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Her bir adreste kimlerin yaşadığı kolluk vasıtasıyla araştırılarak ve muhtar, komşu, kapıcı, yönetici gibi kişiler dinlenerek tespit edilmeli, birlikte yaşama olgusu yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında da araştırılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmelidir. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.''

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheli tutuklandı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheli tutuklandı

03.10.2026 09:38:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheli tutuklandı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheli tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüphelinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.

Hakimlik, savcılığın talebi doğrultusunda Ali Serhat Tüzün, Ali Yöney, Alper Tunga Sagu Burak, Burak Sevindik, Fırat Kerim Ersoy, Gökhan Koçyiğit, Gürsel Akça, İdris Çakır, Jeremy Etienne Debost, Tahir Fatih Mutlu, Mücahit Acaralp, Nil Özalp, Tuncer Köklü, Yasemin Yavuz Koçyiğit, Ali Göl, Hüseyin Emre Güner, İhsan Çimen, Mesut Yalım, Osman Sungur ve Erol Demirbaş'ın tutuklanmasına karar verdi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi istenmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin belirlenmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi talep edilmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da tutuklanmıştı.

Soruşturmanın devamında Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in de arasında olduğu 53 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 65'e ulaşmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheli de dün İstanbul Adliyesine sevk edilmişti.

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheli tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi

03.10.2026 00:20:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Zanlılar sağlık kontrolünün ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesine getirildi.

Sevk edilen 20 şüphelinin isimleri şöyle:

"Ali Serhat Tüzün, Ali Yöney, Alper Tunga Sagu Burak, Burak Sevindik, Fırat Kerim Ersoy, Gökhan Koçyiğit, Gürsel Akça, İdris Çakır, Jeremy Etienne Debost, Tahir Fatih Mutlu, Mücahit Acaralp, Nil Özalp, Tuncer Köklü, Yasemin Yavuz Koçyiğit, Ali Göl, Hüseyin Emre Güner, İhsan Çimen, Mesut Yalım, Osman Sungur ve Erol Demirbaş"

Savcılıktaki ifadeleri tamamlanan şüphelilerin tamamı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da tutuklanmıştı.

Soruşturmanın devamında Tera Yatırım Üst Yöneticisi (CEO) Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel'in de arasında olduğu 53 şüphelinin daha tutuklanmasına karar verilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 65'e ulaşmıştı. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.