logo
06 EKİM 2026

Fetih hutbeleri

Fethin ikinci günüydü. Resulullah Efendimiz, Kâbe kapısının eşiğinde ayakta duruyordu. Üç defa tekbir getirdikten sonra cemaate hitaben şöyle buyurdu

05.10.2026 00:11:00
Haber Merkezi
 
Fetih hutbeleri
Fetih hutbeleri
Fethin ikinci günüydü. Resulullah Efendimiz, Kâbe kapısının eşiğinde ayakta duruyordu. Üç defa tekbir getirdikten sonra cemaate hitaben şöyle buyurdu: 

"Hamd Allah'a yaraşır. Allah'tan başka ilah yoktur. Yalnız O vardır. O'nun eşi ve ortağı yoktur. O, vaadini yerine getirdi. Kuluna yardım etti. Toplanan düşmanları tek başına bozguna uğrattı.

İyi biliniz ki, cahiliye çağına ait olup, övünme vesilesi edinilegelen her şey, kan, mal davaları, bunların hepsi, bugün şu ayaklarımın altında kalmış, kaldırılmıştır. Ancak, Beytullah perdedarlığı hizmeti ile hacılara su dağıtma hizmeti bunun dışındadır.

İyi biliniz ki, cahiliye çağına ait olup, övünme vesilesi edinilegelen her şey kaldırılmıştır. Eski kan davaları kaldırılmış olmakla beraber, bundan sonra bir cinayet vuku bulacak olursa, bilesiniz ki; kamçı ve sopa ile yapılan ve yarı kasıtlı sayılan hata cinayetlerine ağır diyet ödenmesi gerekir ki; bu da, içlerinden kırkının karınlarında yavruları bulunmak şartı ile yüz devedir.







Ey Kureyş cemaati!

Muhakkak ki Allah, cahiliyet gururunuzu, cahiliyet atalarıyla övünüp büyüklenmeyi sizden kaldırmıştır.

Bütün insanlar Âdem'den, Âdem ise topraktan yaratılmıştır. İnsanlar iki kısım, iki sınıftır. Bir kısmı mü'min ve muttakidir. Allah katında değerli ve şereflidir. Diğer kısmı ise azgın ve yaramazdır. Allah katında da değersiz ve şerefsizdir.

Nitekim yüce Allah buyurur: 'Ey insanlar! Gerçekten biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Birbirinizle tanışasınız diye sizi büyük büyük topluluklara, küçük küçük kabilelere ayırdık. Şüphe yok ki, sizin, Allah katında en şerefliniz, Allah'tan en çok sakınanınızdır. Allah, her şeyi hakkıyla bilen, her şeyden haberdar olandır.'

'Ey Kureyş cemaati! Ey Mekkeliler! Ne dersiniz? Şimdi hakkınızda Benim ne yapacağımı sanırsınız?' diye sordu.

Kureyşliler; 'Biz, Senin hayır ve iyilik yapacağını sanır ve hayır yapacaksın deriz. Sen kerem ve iyilik sahibi bir kardeşsin. Kerem ve iyilik sahibi seven bir kardeş oğlusun. Gücün yetti. İyi davran' dediler.

Bunun üzerine Peygamberimiz: "Benim halimle sizin haliniz Yusuf'un kardeşlerine dediği gibi olacaktır. Yusuf'un (a.s.) kardeşlerine dediği gibi, ben de; "Size bugün hiçbir başa kakma ve ayıplama yok. Allah, sizi yarlığasın. O, esirgeyicilerin en esirgeyicisidir"   diyorum. Gidiniz, sizler azat ve serbestsiniz" buyurdu.







Peygamberimiz, fethin ikinci günü, öğle namazı kılındıktan sonra, Kâbe'ye dayalı olarak halka şöyle buyurdu:

"Ey insanlar! Şüphe yok ki Allah göklerle yeri, güneş ile Ay'ı yarattığı gün Mekke'yi de haram ve dokunulmaz kılmıştır.

Burası, Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı bölgedir. Kıyamet gününe kadar da haram ve dokunulmaz olarak kalacaktır. Mekke'yi haram ve dokunulmaz kılan Allah'tır.

Onu, insanlar haram kılmamışlardır. Mekke'nin ganimetlerinden hiçbir şey size helal olmamıştır. Allah'a ve ahiret gününe inanan bir kimse için Mekke hareminde kan dökmek, ağaç kesmek helal olmaz.

Mekke'de kan dökmek, Benden önce hiçbir kimse için helal olmadığı gibi, Benden sonra da hiçbir kimse için helal olmayacaktır. Bana da ancak gündüzün belli vaktinde helal kılınmıştır. Ki, bu da, Mekkelilerin İlahî bir gazabı hak etmiş olmalarından ileri gelmiştir." 

"Şüphe yok ki; 'fil'i Mekke'ye girmekten alıkoyan, tutan Allah'tır. Mekkeliler üzerine, Resulullah ile mü'minler de, ancak bir kez salınmışlardır.

İyi biliniz ki, şu saatte Mekke, Benim için de haramdır. Mekke'nin bugünkü haramlığı dünkü haramlığı haline dönüşmüştür.

Bu söylediklerimi burada bulunanlar, burada bulunmayanlara ulaştırsın. Şayet size biri çıkıp da; 'Resulullah burada çarpışma yapmıştır' diyerek, ruhsat yoluna kaçacak olursa; 'Yüce Allah, ancak Resulü'ne helal kılmış, izin vermişti. Size helal kılmamış, izin vermemiştir'   deyiniz.







Mekke'nin av hayvanları ürkütülemez, kaçırılamaz. Mekke'nin dikeni bile kesilemez. Mekke'nin ağacına balta vurulamaz. Yitiği uzanılıp alınamaz. Meğerki sahibini aramak için olsun. Mekke'nin yeşil otları biçilemez."

Hz. Abbas, 'Ya Resulullah! Izhır'dan (Mekke ayrığından) başka. Çünkü o, evlerimiz için ve kabirlerimiz için gereklidir' dedi. Peygamberimiz bir müddet sustuktan sonra: Izhır'dan başka. Çünkü onu biçmek helaldir.

Ey Huzâa cemaati! Artık adam öldürmekten ellerinizi çekiniz. Ne yararı varsa, pek çok adam öldürülmüştür.

Üstelik Huzeyllerin adamını da siz öldürdünüz. Vallahi, onun diyetini siz ödemezseniz Ben ödeyeceğim.

Şu bulunduğum yerdeki andan sonra kim öldürülürse, öldürülenin ailesi için iki şeyden birini seçmek vardır: Ya öldürenin kısas olarak öldürülmesini, ya da öldürülenin diyetini, kan bedelini ister. 

Hiç şüphesiz; insanların Allah'a karşı en saygısızı, en taşkını Allah'ın hareminde adam öldüren yahut kendi katilinden başkasını öldüren, ya da cahiliyet öcünü almak için adam öldürendir.

O sırada, adamın birisi ayağa kalktı, 'Filan, benim oğlumdur. Cahiliye çağında onun anasıyla yatıp kalkmıştım' dedi. Peygamberimiz hutbesine şöyle devam etti: "İslamiyet'te insanın, babasından veya baba tarafından akrabasından başkasına intisap etmesi diye bir şey yoktur. Cahiliye çağının kötü işleri silinip gitmiştir. Doğan çocuk döşek sahibine aittir. Zâniye ise esleb vardır. 







'Esleb nedir?' diye sordular. Peygamberimiz: 'Mahrumluk demektir' buyurdular. Hutbelerine şöyle devam ettiler:

'İddiasını ispatlamak için delil getirmek davacıya, yemin de inkâr edene düşer. Ey insanlar! Her andlaşma cahiliye çağında yapılırdı. Cahiliye çağında yapılmış andlaşmalara riayet ediniz.

İslamiyet, ona kuvvetten başka bir şey eklemez. İslamiyet'te ne cahiliye andlaşması vardır, ne de fetihten sonra hicret. Fakat cihad ve cihada niyet vardır.

Seferber edilmek istendiğiniz vakit hemen seferber olunuz. İslamiyet'e, cahiliye andlaşması icad ve ihdas etmeyiniz.

Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Bütün Müslümanlar kardeştirler. Müslümanlar, kendilerinden olmayanlara karşı bir eldirler. Elbirliği ile topluca hareket ederler. Müslümanların kanları birbirine eşittir. Zimmetlerini onların en hafifleri, en uzaktakileri bile yerine getirmeye gayret ederler.

İyi biliniz ki, ne bir kâfir için mü'min ve Müslüman öldürülür, ne de onlardan teahhüd sahibi olanlar, teahhüdlerinden dolayı harbi olan kâfirler için öldürürler. Kâfirin diyeti Müslümanın diyetinin yarısıdır. İyi biliniz ki, İslamiyet'te değiş tokuş yoluyla mehirsiz evlenme yoktur. 

Kadın, ne halasının, ne de teyzesinin üzerine nikâhlanıp bir araya getirilebilir. Kocasının izni olmadıkça malından bir şey vermesi kadın için helal ve câiz değildir.  

Kadın, yanında bir mahremi bulunmadıkça üç günlük yola gidemez. İyi bilesiniz ki, vâris için vasiyete gerek yoktur.

Ayrı din sahipleri birbirlerine vâris olamazlar. Parmakların her birisinde diyet, onar devedir. Kemiği görünen derin yaralardan her birisinde diyet, beşer devedir.

Sabah namazından güneş doğuncaya kadar namaz yoktur. İkindi namazından güneş batıncaya kadar da namaz yoktur.

Zekât ve sadakaları teslim almak için hayvanlar, bir yerden bir yere sürdürüp, götürmek de yoktur. Zekât ve sadakalar ancak, mal sahiplerinin yurtlarında teslim alınacaktır.

Sizi iki günün orucundan nehyederim: Biri Kurban Bayramı günü, diğeri de Fıtır (Ramazan) Bayramı günü orucudur.

Sizi iki biçim giyimden de nehyederim: Hiç biriniz, ne ud, ne edep yerlerini açılacak biçimde sırt ve baldırlarını sarık ve benzeri bir bez parçası ile sarsın; ne de iki yanı kaldırılıp omuzlara atılınca ud ve edep yerleri açılacak biçimde tek bir atkıya bürünsün. Ben size ancak anlayacağınız, tutacağınız yolu gösterdim."

Yemen halkından Ebu Şah adındaki kişi, "Bunları benim için yazınız" deyince, hutbe, olduğu gibi yazıldı." (Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el lil Alemin 2. Ciltten)

Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler

Trabzon'un Maçka ilçesinde bulunan T2 Tüneli'nde bugün öğle saatlerinde beton mikseri ile bir otomobilin çarpışması sonrasında otomobil alev aldı 

05.10.2026 15:02:00
İHA
 
Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler
Trabzon'un Maçka ilçesindeki T2 Tüneli'nde tehlikeli saatler
Kaza sonrası Trabzon'dan Gümüşhane istikametine ulaşım dururken, tünel içinde yangın söndürme çalışması başlatıldı.






Alınan bilgiye göre, bugün saat 14.00 sıralarında Maçka ilçesi T2 Tüneli Gümüşhane istikametinde bir beton mikseri ile otomobilin çarpışması sonrasında kaza meydana geldi. 






Kaza nedeniyle otomobil alev alırken, tünelde ulaşım durdu. Yapılan ihbar üzerine bölgeye jandarma trafik ve itfaiye ekipleri sevk edilirken, yolda uzun araç kuyrukları oluştu. 






Yanan otomobilde bir kişinin bulunduğu öğrenilirken, yangın söndürme çalışmaları sürüyor.













Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı

Antalya'nın Manavgat ilçesinde 5 katlı binada çıkan yangında mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı

05.10.2026 14:49:00
İHA
 
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Antalya'da 5 katlı binada yangın: Mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişiyi itfaiye kurtardı
Edinilen bilgiye göre yangın, Durmuş Özen'e ait 10 dairelik 5 katlı binanın 3. katında çıktı. Alevler kısa sürede büyüyerek üst katlara ulaştı. İhbar üzerinde adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, 112 Sağlık ve Manavgat Emniyet Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.






Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri yangına müdahalede bulunurken, apartmanda mahsur kalan 2'si çocuk 4 kişi balkon ve pencerelerden itfaiye merdiveniyle kurtarıldı.






Ambulansta sağlık ekiplerince kontrolden geçirilen 4 kişiden dumandan etkilenenlere oksijen tedavisi uygulandı. 






Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürülürken, dairelerde büyük çapta hasar oluştu.




















Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt

Bursa'da mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi

05.10.2026 10:31:00
İhlas Haber Ajansı
 
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'da fabrika yangınının bilançosu ortaya çıkt
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde mobilya üretimi yapılan fabrikada çıkan yangının ardından ekiplerin bölgedeki çalışmaları sürerken, fabrikanın yangın sonrası son hali havadan görüntülendi.






Bursa-İzmir kara yolu Başköy mevkisinde mobilya üretimi yapılan fabrikada saat 06.05'te yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığına bağlı 20 itfaiye aracı ile BUSKİ, Park ve Bahçeler, Tarım A.Ş. ve Nilüfer Belediyesine ait 10 su tankeri ile 1 kepçe sevk edildi. AFAD'a bağlı KBRN ekibi de tedbir amacıyla olay yerine gönderildi.







Ekiplerin yaklaşık 2,5 saat süren müdahalesinin ardından alevler kontrol altına alınırken, yangının ardından fabrikada büyük çapta hasar meydana geldi. Yangının bilançosu dron görüntülerine de yansıdı. Fabrikanın çatısının ve bazı bölümlerinin yangından zarar gördüğü görülürken, ekiplerin bölgede soğutma çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.







Öte yandan, yangın sırasında yükselen yoğun siyah dumanlar Bursa-İzmir kara yolunun birçok noktasından görüldü. Yangının çıkış sebebinin belirlenmesi için başlatılan soruşturma sürüyor.

Siirt'te terör örgütü PKK'nın katlettiği 37 kişi törenle anıldı

Siirt'in Şirvan ilçesine bağlı Daltepe ve Kalkancık köylerinde 33 yıl önce bölücü terör örgütü PKK mensuplarınca katledilen, çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 37 vatandaş törenle anıldı

05.10.2026 03:00:00 / Güncelleme: 05.10.2026 05:25:30
Haber Merkezi
 
Siirt'te terör örgütü PKK'nın katlettiği 37 kişi törenle anıldı
Siirt'te terör örgütü PKK'nın katlettiği 37 kişi törenle anıldı
Valilik himayesinde Şirvan Kaymakamlığı tarafından Daltepe ve Kalkancık şehitliklerinde düzenlenen anma programı, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve şehitler için yapılan dualarla başladı.








Törende konuşan Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, 1993 yılında terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda hayatını kaybeden 37 vatandaşın hatırasını yaşatmak üzere bir araya geldiklerini ifade etti.









Aradan geçen yıllara rağmen acının yüreklerdeki tazeliğini koruduğunu belirten Vali Kızılkaya, "Bölücü terör örgütü mensupları tarafından gerçekleştirilen hain saldırıda kadınlar, yaşlılar ve çocukların da aralarında bulunduğu 37 masum şehit edilmiştir. Aralarında henüz adı dahi konulmamış bebeklerin ve yalnızca 8 aylık Gülcan bebeğin de bulunması, yaşanan vahşetin ve insanlık dışı saldırının acısını daha da derinleştirmektedir. Onlar bu toprakların evlatları, anneleri, babaları, kardeşleri ve çocuklarıydı. Onların acısı yalnızca ailelerinin değil, milletimizin ortak acısıdır" dedi.
 







Törende konuşan Şirvan Kaymakamı Ertuğrul Bayram ise aziz şehitlerin emanetlerine her zaman sahip çıkacaklarını kaydederek, tüm şehitlere Allah'tan rahmet diledi.
Konuşmaların ardından protokolden isimler ve vatandaşlar şehit kabirlerini ziyaret ederek dualar okudu ve kabirlere kırmızı güller bıraktı.
 







Anma programına Siirt Valisi Kemal Kızılkaya, Şirvan Kaymakamı Ertuğrul Bayram, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ceylan Yaman, İl Emniyet Müdürü Mehmet Özdemir, kurum müdürleri, şehit yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.






33 yıl önce ne yaşanmıştı?

4 Ekim 1993 tarihinde gerçekleşen Daltepe ve Kalkancık katliamı, bölücü terör örgütü PKK'nın sivil halka yönelik gerçekleştirdiği en acımasız ve vahşi saldırılardan biridir. 
 
Siirt'in Şirvan ilçesine bağlı bu iki komşu köyde gerçekleşen hain gece baskınında, 27 sivil vatandaş ve 10 güvenlik korucusu olmak üzere toplam 37 vatandaşımız şehit edilmiştir. 
 
Katliama dair öne çıkan tarihi detaylar ve yaşananlar şu şekildedir:






Yaklaşık 70 kişiden oluşan ağır silahlı bir PKK'lı terörist grubu, gece saatlerinde Daltepe köyüne baskın düzenlemiştir. Teröristler ilk olarak köydeki geçici köy korucularından silahlarını bırakıp teslim olmalarını istemiştir. 
 
Korucuların vatanı savunmak adına ateşle karşılık vermesi üzerine çatışma çıkmıştır. Ağır silahlar kullanan teröristler korucuları etkisiz hale getirdikten sonra, korucu ailelerini ve baskından kaçmaya çalışan masum köylüleri köy camisinde toplamıştır. 
 
Katledilen 37 kişinin büyük çoğunluğunu kadınlar, yaşlılar ve kundaktaki bebekler oluşturmaktadır. Şehitler arasında henüz 8 aylık olan Gülcan bebek ve nüfusa kaydı dahi yapılamamış, adı konulmamış birkaç aylık bebekler bulunmaktadır. Teröristler, annelerinin kucağındaki bebekleri dahi ateşe atarak veya kurşunlayarak katletmiştir. 
 
Katliam sırasında köy meydanında ve camide yapılan infazların yanı sıra, köylülerin sığındığı evler el bombaları ile havaya uçurulmuş ve ateşe verilmiştir.
 
Tarihe kara bir leke olarak geçen bu insanlık dışı katliamın kurbanları, her yıl 4-5 Ekim tarihlerinde Siirt Valiliği ve Şirvan Kaymakamlığı tarafından Daltepe ve Kalkancık şehitliklerinde düzenlenen resmi törenlerle dualarla anılmaktadır. 

Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı

Konya merkezli 8 ilde FETÖ'nün askeri mahrem yapılanmasına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 20 şüpheliden 5'i tutuklandı, 15'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

03.10.2026 12:09:00
İHA
 
Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı
Konya merkezli 8 ilde FETÖ operasyonu: 5 şüpheli tutuklandı
Edinilen bilgiye göre, Konya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanmasına yönelik çalışma başlattı.






Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen şüphelilerin bulunduğu belirlendi. Konya merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonlarda 20 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 






Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 5'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer 15 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.








Konya Emniyet Müdürlüğü tarafından, suç ve suçluyla mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceği bildirildi.

Konya'da yeni obruk oluştu

Konya'nın Karapınar ilçesinde pancar ekili tarlada yeni bir obruk oluştu

02.10.2026 14:04:00
İHA
 
Konya'da yeni obruk oluştu
Konya'da yeni obruk oluştu
Obruk, Fevzipaşa Mahallesi'nde pancar ekili bir tarlada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, obruk bölgede çalışma yapan bir işçi tarafından fark edildi.






Pancar ekili tarlada oluşan obruğun yakın zamanda meydana geldiği tahmin edilirken, yaklaşık 15 metre çapında ve 8 metre derinliğinde olduğu belirtildi. Obruğu fark eden işçi, durumu vakit kaybetmeden belediye ekiplerine bildirdi. 






İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, obruk çevresinde incelemelerde bulundu. Obruğun tarla yollarına yakın olması nedeniyle çevrede güvenlik tedbirleri alındı. Ekiplerin bölgede gerekli kontrolleri sürdürdüğü öğrenildi.








Karapınar'da son yıllarda farklı bölgelerde meydana gelen obruklar, tarım arazileri ve ulaşım güzergahları açısından da dikkat çekmeye devam ediyor.

Mersin'deki mobilya mağazası küle döndü

4 katlı mobilya imalat ve satış mağazasında çıkan yangın çok sayıda ekibin yaklaşık 2,5 saatlik müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürülmesinin ardından soğutma çalışması sabaha kadar sürdü

30.09.2026 11:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'deki mobilya mağazası küle döndü
Mersin'deki mobilya mağazası küle döndü
Mersin'in Mezitli ilçesinde 4 katlı mobilya imalat ve satış mağazasında çıkan yangın çok sayıda ekibin yaklaşık 2,5 saatlik müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürülmesinin ardından soğutma çalışması sabaha kadar sürdü. Tedbir amaçlı itfaiye ekibinin bulunduğu alanda yangından geriye küle dönen mağazanın inşaatı kaldı.






Yangın, dün akşam saatlerinde merkez Mezitli ilçesi Kuyuluk Mahallesi Fındıkpınarı Caddesi üzerindeki mobilya imalat ve satış mağazasında henüz bilinmeyen bir nedenle çıktı. İş yerindeki mobilya ve diğer yanıcı malzemelerin tutuşmasıyla yangın kısa sürede büyüyerek mağazayı sardı. 






Haber verilmesi üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler, alevlere farklı noktalardan müdahale ederek yangını kontrol altına almaya çalıştı. AFAD koordinesinde Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Orman Müdürlüğü, OSB'den 15 itfaiye, 6 TOMA, 12 su ikmal aracı, 7 arozöz ile müdahale edilen yangın yaklaşık 2,5 saatlik çalışmasıyla söndürüldü.







Soğutma çalışmaları ise sabaha kadar sürdü. Sabah olmasıyla birlikte yangının enkazı tamamen ortaya çıktı. 4 katlı mağaza küle dönerken geriye inşaatı andıran bina kaldı.

Bölgede itfaiye ekibi tedbir amaçlı bekletilirken, zaman zaman çıkan dumanların olduğu bölgelere de müdahale ediliyor.

Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Beykoz Acarkent'te bulunan, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu belirlenen, üçüncü kişiler adına kayıtlı 5 lüks villaya el konuldu

30.09.2026 02:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu tespit edilen ancak üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunan, toplam piyasa değeri yaklaşık 1,2 milyar TL olan 5 lüks villaya el konuldu. Soruşturma dosyasında yer alan taşınmazlara yönelik incelemelerde, villaların güncel piyasa değerlerinin toplamının yaklaşık 23 ila 24,5 milyon dolar arasında olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında villaların yalnızca mevcut mülkiyet durumları değil, geçmiş yıllardaki devir ve satış işlemleri de araştırmaya dahil edildi. Taşınmazların kimler tarafından ve hangi süreçlerle edinildiği incelenirken, mülkiyet değişiklikleri ile soruşturma konusu mali hareketler arasındaki bağlantılar da inceleme altına alındı.








Villaların devir geçmişleri incelendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında MASAK tarafından hazırlanan raporların incelenmesi sonucunda, yüksek tutarlı üçüncü kişi transferleri, yurt dışına gönderimler, yatırım kuruluşları arasındaki mali hareketler ile yakın tarihli taşınır ve taşınmaz satışlarının, soruşturma konusu suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi ve malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler bakımından kuvvetli şüphe oluşturduğu değerlendirildi.









Bu kapsamda Beykoz Acarkent'te bulunan villaların tapu kayıtları araştırıldı

Yapılan incelemede bir villanın Muhammed Yarız tarafından 27 Şubat 2026 tarihinde Mehmet Bozdağ'dan devralındığı, 9 Eylül 2026 tarihinde ise Bolkan Bekçi'ye devredildiği ve halen Bolkan Bekçi adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
Başka bir villanın Enis Bulut tarafından 17 Aralık 2025 tarihinde Serdar Arslaner'den devralındığı ve halen Enis Bulut adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Bir diğer villanın Ömer Bedir Çetinel tarafından 25 Aralık 2025 tarihinde Efes Milletlerarası Nakliyat Anonim Şirketi'nden devralındığı ve halen Çetinel adına kayıtlı olduğu belirlendi. Söz konusu villalardan birinin ise Pusula İnvest Gayrimenkul Anonim Şirketi tarafından 6 Ağustos 2025 tarihinde Yeliz Işık'tan devralındığı ve halen şirket adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Ayrıca villanın da Esra Alkış tarafından 10 Şubat 2025 tarihinde Esra Özmen'den devralındığı, 17 Temmuz 2025 tarihinde ise KL Taahhüt İnşaat Anonim Şirketi'ne devredildiği ve halen şirket adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
 







Villalar boş ve tadilat halinde çıktı

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince villaların bulunduğu Acarkent Sitesi'nde de inceleme yapıldı.
 
Saat 16.08 sıralarında kontrol edilen villanın tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde herhangi bir kişinin ikamet etmediği belirlendi. Yine bir diğer villanın da tadilat aşamasında olduğu ve boş bulunduğu tespit edildi.
 
Aynı gün içinde kontrol edilen villanın dış kapısının tahta bir levhayla kapatıldığı, araç giriş kısmından yapılan incelemede tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde kimsenin bulunmadığı belirlendi. Kontrol edilen başka bir villanın ise boş olduğu, cam bölmelerden dışarıdan yapılan incelemede içerisinde herhangi bir eşya bulunmadığı görüldü. Villada herhangi bir kişinin ikamet etmediği tespit edildi.
 
 







Villalara yaklaşık 23-24,5 milyon dolar değer biçildi

Soruşturma kapsamında 5 villanın değerinin belirlenmesi için Acarkent Sitesi içerisindeki emlak satış ofislerinden bilgi alındı. Buna göre söz konusu villaların sırayla 8-8,5 milyon dolar, 3-3,5 milyon dolar, 5 milyon dolar, 4 milyon dolar, ise 3-3,5 milyon dolar değerinde olabileceği bilgisine ulaşıldı.
 
Bildirilen yaklaşık değerlerin toplamının 23-24,5 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Ancak söz konusu rakamların kesin değer olmadığı, villaların konumu, yüzölçümü, emsal satışları ve fiziki özelliklerinin tam olarak belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi gerektiği kaydedildi. Site yönetiminde villaların geçmiş satışlarına ilişkin emsal satış belgeleri ile kira bedellerini gösteren belgelerin bulunmadığı da bildirildi.
 
 







Savcılık el koyma talebinde bulundu

Savcılık, Muhammed Yarız'ın daha önce üzerine kayıtlı bulunan ve daha sonra Bolkan Bekçi'ye devredilen A2 numaralı villa ile Serdar Turhan ve Mehmet Salih Turhan'ın yetkilisi olduğu Bainbridge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki taşınmazın da aralarında bulunduğu malvarlığı değerlerine el konulmasını talep etti.
 
Soruşturma kapsamında taşınmazların suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi veya malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler kapsamında değerlendirilerek el koyma tedbirine konu edildiği belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.