İslam Dini
Gavsu'l Azam, İslam'ı Resulullah (s.a.v.)'in şu hadisi ile anlatır: "Enes b. Malik (r.a.) Resulullah (s.a.v.) Efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı
Haber Merkezi





"İslam'ın misali, yerinde sabit duran bir ağacın misalidir. Allah'a iman, o ağacın gövdesidir. Beş vakit namaz, o ağacın kollarıdır. Ramazan orucu, o ağacın kabuğudur. Hac ve umre o ağacın taze meyveleridir. Namaz abdesti ve boy abdesti almak ise onun suyudur.
Ana babaya iyilik etmek, akraba ziyareti yapmak da o ağacın dallarıdır. Haram şeylerden sakınmak, o ağacın yapraklarıdır. Yararlı ameller, o ağacın meyveleridir. Allah zikri, o ağacın damarıdır."
Daha sonra, Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "Ağacın güzel olması ve yararlı hale gelmesi nasıl yeşil yaprakları ile olmakta ise; İslam'ın güzelliği de yararlı amelleri işlemekle olur."
Gunyetü't-Talibin eserinde İslam için şunları aktarır, Şah Abdülkadir Geylani:
"İslam'a gelince; bu da iman cümlesindendir. Her iman, İslam sayılır; ama her İslam, iman sayılmaz.
Çünkü İslam şu manayadır: Teslim olup boyun eğmek. Her mü'min olan da Allah'ın emrine boyun eğip teslim olmuştur. Ne var ki, her Müslüman, Allah'a tam inanan bir mü'min değildir.
Zira kılıç zoru ile İslâm olmuş olabilir. İman, birçok isimlerden alınıp bir araya gelmiştir. Mesela: Sözlerden, işlerden… Hatta tüm taatları özünde toplar.
İslâm kalben inandıktan sonra, kelime-i şehadet getirmek ve İslâm'ın şartı sayılan beş şeyi yapmaktır: Şehadet, namaz, oruç, hac, zekât…
Allah'ın kaza ve kaderine teslim olmak ve O'nun fiil tecellisi önünde sessiz durmaktır. Ayrıca kitabın hükm-ü hududunu aşmamak ve Peygamber'in (s.a.v.) adetlerine uymaktır.
Peygamberimize (s.a.a.v.) salat ve selam olsun. Kitab'a ve sünnete uyman sahih olduğu takdirde İslam kelimesi sana yakışır…
İslam dininin hoşnut olduğu bir işte nefse, hayvani arzulara, hevese ve şeytana yer yoktur. Bu sözle nefsin tamamen yok olacağını kast etmiyorum. Nefis ve diğer hayvani arzular baki kalır. Ancak kula bu uğurda yarım gelir; nefsini ve diğer iyi olmayan duygularını yener.
Hak Teâlâ'dan yardım gören kimsenin nefsi hak isteklere uyar olur. Tabiat ateşi söner…
Gerçek din, Allah katında İslam'dır
Allah katında makbul sayılan din İslam dinidir. Bunun için Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu: "Gerçek din, Allah katında İslam'dır." (Ali İmran 19)İslam'dan başka bir din isteyen kimseden, amel ve ibadet olarak hiçbir şey kabul edilemez.
İslam'ın şartları
Dinimiz İslam'a girmek isteyene, öncelikle şehadet cümlesini söylemek gerektir. Şehadet cümlesi şudur: La ilahe illallah Muhamedün Resulullah" Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah'ın Resulüdür.Resulullah (s.a.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: "İnsanlarla çarpışma emri aldım, ta tevhit cümlesi, 'La ilahe illallah' diyecekleri zamana kadar. Onu dedikleri zaman kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. Ancak alınması hak olan zekât hariç… Hesabını da Allah'a verirler." Tevhid inancı İslam'ın temeli.
Tevhit kelimesinden sonra gusül gerekir. "Resulullah (s.a.a.v.) Efendimizden gelen bir rivayette:
Semame b. Esal, Kays b. Asım, İslam dinine girdikleri zaman, her ikisine de gusül edip boy abdesti almaları için emir vermiştir.
İslam dinine giren kimseye, bundan sonra namaz kılmak gerekli olur. Zira iman, söz ve amelden ibarettir. Söz bir davadır; amel ise onun şahididir. Söz surettir; amel ise onun ruhudur."
Ahzab suresinin 14. ayetinde: "Araplar derler ki, 'biz iman' ettik. Onlara şöyle anlat: Hayır, siz iman etmediniz, şöyle deyiniz: Biz İslam olduk. Zira sizin kalplerinize iman hiç girmemiştir."
Resulullah Efendimize (s.a.a.v.) bir Arap köylüsü, bir şey dağıtma sırasında şöyle dedi: "Ya Resulullah (s.a.v.), ona verdin, bana vermedin."
Resulullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Ama o mü'mindir."
Arap köylüsü şöyle dedi: "Ama ben de mü'minim."
Resulullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Veya müslimsin." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)












































































