logo
11 MAYIS 2026

İsrail amacına ulaşıyor

23.06.2007 00:00:00
İsrail, yerleşimler ve duvar sayesinde Gazze'yi Batı Şeria'dan tümüyle ayırma planını, Fetih'i Hamas'a karşı destekleyerek uygulamayı başardı. Mısır gazetesi El Ahram'da Selame Ahmed Selame yazıyor Filistin'de Fetih'le Hamas üyelerinin birbirlerini öldürdüğü, Fetih yanlısı savaşçıların Mısır'a sığındığı bir iç savaşla son bulan nihai durum, haftalar öncesinden öngörülüyordu. Herkes bu sonucun gerçekleşeceğini tahmin ediyor, hatta hazırlık yapıyordu. Hamas savaşçıları bütün güvenlik karargâhlarını istila edip Gazze'deki kontrollerini genişletir genişletmez planın ikinci aşaması uygulamaya konuldu. Plan başından beri Hamas'ı Filistin denkleminden tamamen çıkarmayı, Başkan Mahmud Abbas ve Fetih'in Gazze ve Batı Şeria'da yönetimi ele almasını hedefliyordu. Tabii bu sürecin, İsrail'le anlaşma yapılmasını amaçlayan 'hayali müzakereler'in başlangıcı olması umuduyla... Gazze'ye uluslararası güç gönderilmesi yönünde hazırlığın başlamasıyla birlikte Abbas'ın, Hamas lideri Haniye'nin birlik hükümetini feshedip olağanüstü hükümet kurulması yönünde attığı adım, Filistin'deki şiddetin duracağı, Filistinli grupların akıllarını başlarına toplayacağı müjdesi vermiyor. Fetih'i ABD silahlandırıyor Bu durum tam tersine, siyasi ve yasal bir boşluk oluşturacak ve Abbas'ın seçilmiş Hamas hükümetini devirme kararı üzerine bir çekişme yaratacak. Tüm bunların sonucunda, Hamas'ın reddettiği yeni hükümet sorunlar yaşayacak. Filistinliler Abbas ve Fetih'in yönettiği Batı Şeria'yla, Haniye ve Hamas'ın yönettiği Gazze'de olmak üzere iki oluşuma bölünürken, bu, İsrail'in başından beri Filistin topraklarını Yahudi yerleşimleri ve tecrit duvarı sayesinde kantonlara bölerek gerçekleştirmeye çalıştığı hedefti. Bu gerçekleşirse, hiç kimse görüşmelere ihtiyaç duymayacak. Çünkü şartlar zaten kendisini dayatacak. Washington da, Batı Şeria'daki Abbas hükümetini Filistin'in meşru temsilcisi olarak tanırken, Hamas yönetimindeki Gazze'deki diğer oluşumu Kaide yandaşlarını ve teröristleri barındıran isyancı bir rejim sayacak. Böylelikle çokuluslu güç, ABD'nin silahlandırılması için 68 milyon dolar ayırdığı Fetih taraftarı başkanlık muhafızlarının yardımıyla Gazze'deki oluşumu abluka altına alma ve tasfiye etme görevini yerine getirecek. Hamas iki yıl önceki seçimleri kazandıktan sonra, İsrail, ABD ve Arap çevreleri İslami akımın yükselmesinden rahatsızlık duydukları için kabul görmemişti. Bu yüzden ulusal birlik hükümeti kurma girişimleri, hem başlarda hem de Mekke zirvesi sonrası başarı elde edemedi. Fetih içindeki aşırılık yanlısı kanat, güvenlik karmaşasının beslenmesinde ve Muhammed Dahlan'ın ulusal güvenlik kuvvetleri başkanı olarak atanmasında kendini gösteren bir çifte standart uygulayarak Hamas'ın başarısızlığında rol oynadı. Bu durum Hamas'la Fetih arasındaki çekişmenin dozunu artırdı. Peki bundan sonra ne olacak? Ulusal birlik hükümetine ablukayı kaldırma sözü veren Arap ülkeleri vaatlerini gerçekleştirmedi; Avrupa ABD ve İsrail'in tutumlarına bağlı kalmayı sürdürdü. İsrail Gazze'yi vurmaya, Filistinlileri kaçırmaya ve tutuklamaya son vermedi. İsrail Başbakanı Olmert'le Abbas'ın görüşmeleri bir oyun olarak kaldı. Peki sonuç ne olacak? Senaryo hazır, bölünme gerçekleşiyor, Arapların acizliği açık ve yaz ayları birçok yanılgıya nokta koyacak!

İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk ve dolandırıcılık soruşturması kapsamında, aralarında İzmir Büyükşehir Belediyesi eski üst düzey bürokratlarının da bulunduğu 5 şüpheli, jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonla gözaltına alındı

11.05.2026 14:09:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
İzmir Büyükşehir iştiraklerine yönelik operasyonda flaş gelişme
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "Nitelikli Dolandırıcılık" (TCK Md.158) ve "Güveni Kötüye Kullanma" (TCK Md.155) suçları çerçevesinde yürüttüğü soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri; Güzelbahçe, Seferihisar, Karşıyaka ve Menemen ilçelerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirdi.

Eski bürokratlar gözaltında

Operasyon kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON'un eski genel müdür yardımcısı, İZDOĞA A.Ş.'nin eski yönetim kurulu başkanı ve eski genel müdürü ile Kırveli Makine Mühendislik A.Ş. yönetim kurulu başkanı ve temsilcisi yakalanarak gözaltına alındı. Dosya kapsamında halihazırda tutuklu bulunan İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya hakkında da gözaltı işlemi uygulandığı bildirildi.

Soruşturmanın odağı: Teftiş Kurulu raporları

Soruşturmanın, İzmir Büyükşehir Belediyesi iç denetim birimi tarafından hazırlanan teftiş kurulu raporları ve Sayıştay raporlarına yansıyan usulsüz işlemler üzerine derinleştirildiği öğrenildi. Gözaltına alınan isimler arasında eski Belediye Başkanı Tunç Soyer'in danışmanlarından Güven Eken ve eski genel müdür Özkan Baturu'nun da bulunduğu belirtildi.

Suçlamaları kabul etmemişlerdi

Daha önce savcılık tarafından ifadeleri alınmak üzere çağrılan şüphelilerin, yöneltilen suçlamaları reddettikleri bilgisine ulaşıldı. Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri sürüyor.

Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı

Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Eğitim ve Tanıtım Şube Müdürü Üsteğmen Ceren Sancak, "Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz" dedi

11.05.2026 13:41:00
AA
Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı
Jandarmadan ailelere "dijital ayak izi" uyarısı
Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Eğitim ve Tanıtım Şube Müdürü Üsteğmen Ceren Sancak, "Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz" dedi.

Sancak, AA muhabirine dijital ortamlarda güvenlik ve öz denetimin bilinçlenmeyle başladığını söyledi.

Suçun önlenmesi kapsamında en çok önem verdikleri alanların bilinçlendirme ve farkındalık faaliyetleri olduğunu ifade eden Sancak, 2025'te 1 milyon 142 bin 274 vatandaşa ve 19 bin 360 personele yüz yüze ulaştıklarını dile getirdi.

Sancak, yüz yüze etkileşimlerin yanı sıra resmi sosyal medya hesabından da kamu spotları ve farkındalık materyallerini yayımladıklarını belirterek, "Vatandaşlarımız, sosyal medyada rastladıkları, yüksek kazanç vaadiyle hazırlanmış sponsorlu yatırım reklamlarına itibar etmemeli, bu tür reklamlara yönelik anket ve formları doldurmamalıdır" diye konuştu.

Vatandaşların, tanımadıkları kişiler tarafından gönderilen bağlantıları telefonlarına yüklememeleri gerektiğine dikkati çeken Sancak, bu tür durumlarda "ihbarweb.org.tr" ve "usom.gov.tr/ihbar" adreslerine ihbarda bulunmaları halinde gerekli önlemlerin alınarak mağduriyetlerin önüne geçilebildiğini anlattı.

Sancak, telefonlara yüklenen uygulamaların erişim izni istedikleri ayarlara dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Fener uygulaması yüklüyoruz ama sizden mikrofona erişim izni istiyor, buna gerçekten erişmesi gerekiyor mu? Bu şekilde karar vermemiz gerekiyor." dedi.

"Çocukları dijital dünyada yalnız bırakmamalıyız"
Üsteğmen Ceren Sancak, çocukların dijital dünyanın içinde doğduklarını, onları korumanın yolunun bilinçlendirmekten geçtiğini vurguladı.

Ailelerin çocuklarına internet ortamında tanımadıkları kişilerle konuşmamaları, her bağlantıya tıklamamaları gerektiğini öğretmeleri tavsiyesinde bulunan Sancak, "Ayrıca ebeveyn denetimi araçları ve güvenli internet ayarlarını kullanmak ve ekran sürelerini kısıtlamak da önemli adımlardan. Çocuğumuzun dijitalde yaşadıklarını konuşabileceği güvenli bir aile ortamı oluşturmalıyız. Bizler, ebeveyn olarak çocuklarımızı nasıl ki belli bir yaşa gelene kadar dışarıya yalnız göndermiyorsak dijital dünyada da yalnız bırakmamalıyız." ifadelerini kullandı.

Sancak, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda yaşanan olayların ilk bakışta münferit güvenlik sorunları şeklinde değerlendirilebilecek nitelikte olsalar da arka planlarında dijital platformlarda maruz kalınan içeriklerin bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu platformlarda şiddetin normalleştirilmesi, akran zorbalığının çevrim içi platformlara taşınması ve bu içeriklere maruz kalan çocukların psikolojilerinin olumsuz şekilde etkilenmesi gibi daha derin ve yapısal sorun alanlarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Özellikle sosyal medya, video paylaşım platformları ve çevrim içi oyunlar aracılığıyla yayılan şiddet içerikleri, çocukların algı dünyasını doğrudan etkiliyor. Dijital mecralarda karşılaşılan siber zorbalık, dışlanma ve manipülasyon gibi unsurlar, çocukların psikolojik dayanıklılığını zayıflatıyor ve bazı durumlarda saldırgan davranışlara zemin hazırlanmasına neden oluyor. Bu yönüyle dijital riskler çevrim içi alanla sınırlı kalmamakta, fiziksel dünyada da somut ve ciddi sonuçlar doğurabilmektedir."

"Bazen risk, bağıran çocukta değil tamamen sessizleşen çocukta görülür"
Ebeveyn ve eğitimcilerin dijital dünyaya ilişkin bilgi ve farkındalık düzeylerinin sınırlı olduğu değerlendirmesinde bulunan Sancak, "Bu durum, çocukların maruz kaldığı risklerin zamanında tespit edilmesini ve gerekli önleyici mekanizmaların devreye alınmasını zorlaştırmaktadır. Aile tarafından çocukların dijital platformlarda karşılaştığı içeriklerin denetlenmemesi ve algoritmaların kullanıcıyı benzer içeriklere yönlendirme eğilimi, çocukların zararlı içerik döngüsüne daha kolay sürüklenmesine neden oluyor." diye konuştu.

Sancak, çocuklarda şiddet eğiliminin bir anda ortaya çıkmadığını, öncesinde çeşitli sinyaller verdiğini, ailelerin bunları "ergenlik dönemi", "geçici öfke" ya da "Çocuk işte" diyerek göz ardı ettiklerini söyledi.

Ceren Sancak, çocuktaki empati kaybının şiddet eğilimi için önemli bir işaret olduğunu belirterek, şu uyarılarda bulundu:

"Başkasının acısına gülmek, zarar vermeyi normal görmek ya da sürekli aşağılayıcı bir dil kullanmak, dikkat edilmesi gereken davranış çeşidi. Bazen risk, bağıran çocukta değil tamamen sessizleşen çocukta görülür. İçine kapanma, yoğun yalnızlık hissi, herkesi kendine karşı görme, sürekli intikam söylemleri kullanma da dikkatle takip edilmelidir. Burada önemli olan tek bir davranış değil bu davranışların süreklilik göstermesi ve çocuğun duygu dünyasını değiştirmeye başlamasıdır. Birçok çocuk aslında önce yardım çağrısı verir, biz yetişkinlerin görevi de o çağrıyı olayı büyümeden fark edebilmek."

Siber zorbalık, çevrim içi istismar ve yasa dışı içeriklere erişim gibi risklerde kolluk kuvvetlerinin rolünün kritik hale geldiğini vurgulayan Sancak, tehditlerin artık sokakta değil çocukların odasında ve telefonlarda olduğu uyarısında bulundu.

Ceren Sancak, bu kapsamda siber zorbalık ve dijital mahremiyet tehditleriyle karşılaştıklarını ifade ederek, "Dijital dünya bize büyük fırsatlar sunuyor ama aynı zamanda görünmeyen riskleri de beraberinde getiriyor. Bugün birçok kişi, farkında olmadan kişisel verilerini dijital ortamlarda paylaşıyor. Çocuğumuz daha adını söyleyemezken bizler, onun adına bir dijital geçmiş oluşturuyoruz. Bu durum sadece anlık bir risk değil geleceği etkileyebilecek ciddi bir güvenlik zafiyetidir. Çocuk fotoğrafları karanlık ağlarda en değerli içerikler arasında yer alıyor." dedi.

Kolluk kuvvetleri olarak bu konudaki mücadelelerinin kararlılıkla sürdürüldüğünün altını çizen Sancak, vatandaşlara Jandarma Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının, "Oyuna gelmeyelim, tuzağa düşmeyelim, hedef ve dijital dünyanın esiri olmayalım." kamu spotu mesajını iletti.

Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı

Elazığ'ın Keban ilçesinde bulunan Keban Barajı'nın 6 tahliye kapağı 7 yıl aradan sonra açıldı

11.05.2026 13:00:00
AA
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Fırat Nehri üzerinde 9 Eylül 1974'te işletmeye alınan Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES), elektrik enerjisi üretiminin yanı sıra su ürünlerinin yetiştirilmesine ve tarımsal sulamaya da katkı sunuyor.

Toplam 8 ünitesi ile 1330 megavat kurulu güce sahip Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde (HES) bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve kar erimeleri nedeniyle rezervuarlarda yüksek debili su girişi yaşandı.

Su kotunun maksimum seviyeye yaklaşması nedeniyle olası bir taşkın riskine karşın barajın 6 tahliye kapağı açıldı.

İlk olarak 1993'te, ardından 2004 ve 2019 yıllarında bol yağışlar nedeniyle baraj kapakları açılmıştı. 7 yıl sonra 4. kez tahliye kapakları açılarak saniyede 361 metreküp su çıkışı sağlanıyor.

Baraj kapaklarının açılmasıyla oluşan su akışını izlemek için bölgeye gelen ilgililer ve vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi.

Vatandaşlardan Özcan Karadere, gazetecilere, Gaziantep'ten memleketi Giresun'a giderken Keban ilçesinden geçtiklerini, baraj kapaklarının açılacağını duyduğu için bölgede mola verdiğini söyledi.

Kurak geçen yıllardan sonra bu yıl bereketli yağışlarla barajların dolmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Karadere, "Yağışlardan dolayı kapakları açma kararı almışlar. Biz de bekledik. Bizim için güzel bir an oldu. Kapaklar açıldı, suyun akışını izledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz." dedi.

Ercan Tuncel de Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin ülkenin gurur kaynağı olduğunu, 7 yıl aradan sonra su kotunun maksimum seviyeye ulaşmasından dolayı mutlu olduklarını belirtti.

Kapakların açılışını, DSİ 9. Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Keban Belediye Başkan Vekili Abdullah Demir, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Bekir Kaya ve bazı kurumların yetkilileri de izledi.

Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

11.05.2026 09:11:00
İHA
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
İBB'ye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti.

Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı.

Şüphelilerden 7'si serbest bırakılmıştı. Diğer 23 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde götürüldü.

Sağlık kontrolünün geçirilen şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.

İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor

Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’ün iddiaları sonrası açılan davada, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılama süreci Silivri’de başlayacak

10.05.2026 22:13:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor
İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor
Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün iddiaları sonrası açılan davada, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılama süreci Silivri'de başlayacak.

Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün iddiaları üzerine başlatılan süreçte hazırlanan iddianame kapsamında önemli bir dava başlıyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve danışman Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, Silivri'de görülecek.

Davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ele alınacağı belirtilirken, duruşma öncesinde açıklama yapan Merdan Yanardağ, basın kuruluşlarına çağrıda bulundu. Yanardağ, "Basın örgütlerini, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi adına duruşmayı izlemeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Söz konusu dava, siyasi ve medya çevrelerinde yakından takip edilirken, yargılama sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.

İYİ Partili Uğur Poyraz'dan Mansur Yavaş'a yeşil ışık

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Adayı olmasına sıcak olduğunu belirterek, "Partim Mansur beyin Cumhurbaşkanı adaylığını destekleme yönünde bir karar alırsa bu Türkiye'nin lehine olur" dedi

10.05.2026 19:52:00
Haber Merkezi
İYİ Partili Uğur Poyraz'dan Mansur Yavaş'a yeşil ışık
İYİ Partili Uğur Poyraz'dan Mansur Yavaş'a yeşil ışık
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Adayı olmasına sıcak olduğunu belirterek, "Partim Mansur beyin Cumhurbaşkanı adaylığını destekleme yönünde bir karar alırsa bu Türkiye'nin lehine olur" dedi.

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, katıldığı bir programda sorularını yanıtladı. "Mansur Yavaş sizin cumhurbaşkanı adayınız olabilir mi" sorusuna, "Sayın Mansur Yavaş'a abi derim. Mansur Beyle bireysel ve hukuksal hukukumuz paralellik arz eder. Partim Mansur beyin Cumhurbaşkanı adaylığını destekleme yönünde bir karar alırsa bu Türkiye'nin lehine olur" diye yanıt verdi.

İstanbul'da güneşi gören sahile koştu

İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti

10.05.2026 15:40:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da güneşi gören sahile koştu
İstanbul'da etkili olan güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, kentin gözde sahil noktalarından biri olan Emirgan'da yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 20 dereceyi aşmasıyla birlikte hafta sonunu dışarıda değerlendirmek isteyen İstanbullular, Boğaz manzarası eşliğinde sahile adeta akın etti.
Sabahın erken saatlerinden itibaren Emirgan sahiline gelen vatandaşlardan kimileri balık tutarken, kimileri yürüyüş yapmayı tercih etti. Sahil hattında yoğunluk yaşanırken, aileler ise ağaç gölgelerinde piknik yaptı. Öte yandan sıcak havanın tadını çıkarmak isteyen çok sayıda vatandaş, Boğaz manzarasına karşı vakit geçirip bol bol fotoğraf çektirdi. Sahilde oluşan yoğunluk havadan da görüntülendi.
Ailesi ile birlikte sahile yürüyüşe gelen Taşın Özdemir, "Havalar güzel, biz de değerlendirmek için ailecek Emirgan sahile geldik. Geziyoruz, dolaşıyoruz. Havaların daha da ısınmasını bekliyoruz" dedi.
"Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık"
Güzel hava nedeniyle sahile balık tutmaya geldiğini belirten Sinan Kaya, "Havayı güzel bulduk, kendimizi sahile attık. Uzun zamandır boğazda balık yoktu. Balık tutmaya geldik. Havaların güzelleşmesiyle birlikte balık bollaşmaya başladı. Balık tutuyoruz, piknik yapıyoruz. Havayı güzel bulan insanlar kendilerini sahile atmışlar" diye konuştu.İHA

659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak, Kapıkule, Kapıköy, İpsala Gümrük Kapıları ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda, toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

10.05.2026 10:41:00
İhlas Haber Ajansı
659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak, Kapıkule, Kapıköy, İpsala Gümrük Kapıları ve İstanbul Havalimanı'nda gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda, toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde; son bir hafta içerisinde gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda uyuşturucu kaçakçılığına ağır darbe vuruldu.



Gerçekleştirilen operasyonlarda; Gürbulak Gümrük Kapısı'nda 286 kilogram metamfetamin, İstanbul Havalimanı'nda 173 kilogram esrar, Kapıkule Gümrük Kapısı'nda 153 kilogram esrar, Kapıköy Gümrük Kapısı'nda 25 kilogram esrar, İpsala Gümrük Kapısı'nda 22 kilogram esrar olmak olmak üzere toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddeler imha edildi.



Konuya ilişkin bakanlıktan yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin gelişmiş risk analiz sistemleri, teknik kontrol altyapısı ve sahadaki etkin operasyon kabiliyetiyle tüm kara, hava ve sınır kapılarında kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğü ifade edildi.

Öte yandan, uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere, terörizmin finansmanı ve kara para aklama suçlarına kaynak sağlayan her türlü kaçakçılık faaliyetinin önlenmesine yönelik çalışmalarının aynı kararlılıkla devam edildiği aktarıldı.

Ayrıca, kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları ile koordinasyon içerisinde yürütülen soruşturmaların Edirne, Saray, Doğubayazıt ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde devam ettiği kaydedildi.

Sessiz kalp krizi kolay fark edilmiyor


 
 
Kalp krizi çoğu zaman göğüs ağrısı ile ilişkilendirilse de bazı durumlarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. “Sessiz kalp krizi” olarak tanımlanan bu tablo, kişinin kriz geçirdiğini fark etmeden günlük yaşamına devam etmesine neden olabiliyor. Bu durum özellikle risk grubundaki bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. 

09.05.2026 14:30:00
MURAT ÇORBACI
 Sessiz kalp krizi kolay fark edilmiyor
 Sessiz kalp krizi kolay fark edilmiyor

Kalp krizi çoğu zaman göğüs ağrısı ile ilişkilendirilse de bazı durumlarda hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. "Sessiz kalp krizi" olarak tanımlanan bu tablo, kişinin kriz geçirdiğini fark etmeden günlük yaşamına devam etmesine neden olabiliyor. Bu durum özellikle risk grubundaki bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.


Kardiyoloji Hekimi Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, sessiz kalp krizinin sinsi bir şekilde ilerlediğini belirterek, "Hastalar çoğu zaman ciddi bir sorun yaşadıklarının farkına varmıyor. Hafif yorgunluk, mide rahatsızlığı ya da kısa süreli nefes darlığı gibi belirtiler göz ardı edilebiliyor" dedi.

Sessiz kalp krizinin en tehlikeli yönü, kalp kasında hasar oluşturmasına rağmen kişinin bunu fark etmemesi oluyor. Bu durum ilerleyen süreçte kalp yetmezliği gibi ciddi tablolara zemin hazırlayabiliyor. Sessiz kalp krizi bazı gruplarda daha sık görülüyor. Uzm. Dr. Solakoğlu'na göre risk grubunda yer alan kişiler şöyle sıralanıyor: Diyabet hastaları, kadınlar, ileri yaş bireyler, yüksek tansiyon hastaları, kolesterol düzeyi yüksek olan kişiler... Sessiz kalp krizinde görülen belirtiler çoğu zaman günlük yorgunlukla karıştırılabiliyor. Bu durum erken müdahale şansını azaltıyor.

Uzm. Dr. Solakoğlu, dikkat edilmesi gereken belirtileri şöyle sıraladı: Nedensiz yorgunluk, hafif göğüs sıkışması, nefes darlığı, mide bulantısı veya hazımsızlık hissi, soğuk terleme... Sessiz kalp krizlerinin tanısında bazı testler kritik rol oynuyor. Bu testler şunlar: EKG (Elektrokardiyografi), kan testleri (troponin düzeyi), efor testi, BT, kalp, kalsiyum kkorlama, BT anjiyografi, koroner arter, 3 boyutlu görüntüleme, koroner anjiyografi...
"Daha önce fark edilmemiş bir kalp krizi, rutin kontroller sırasında ortaya çıkabiliyor" diyen Uzm. Dr. Şenay Solakoğlu, düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti.

Sessiz kalp krizi riskini azaltmak ve erken fark etmek için şu adımlar öne çıkıyor:
1. Düzenli kalp kontrollerini ihmal etmemek
2. Tansiyon ve kolesterol seviyelerini takip etmek
3. Diyabet kontrolünü sağlamak
4. Ani ve açıklanamayan şikayetlerde doktora başvurmak
5. Sağlıklı beslenme ve aktif yaşam tarzını benimsemek.

Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?


 
Yaşla ilgili yorgunluk, tıptaki en az tartışılan durumlardan biri olabilir. Evde buna kötü tavır denir. Doktorlar için ise sadece yaşlılık! Ve bunu yaşayan insanlar için ise tam bir yenilgi. Ama kimse bunun vücudun içinde nasıl gerçekleştiğini sormayı aklından bile geçirmez.

09.05.2026 11:48:00
MURAT ÇORBACI
Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?
Yaşlı insanlar neden kolay yorulur?

Mitokondri meselesi

Hücrelerin içinde enerji üretmekten sorumlu küçük organlar olan mitokondrilerin 60 yaşından sonra sayıları azalır ve verimlilikleri düşer. Gençliğinizde üstesinden rahat egldiğiniz yürüyüş, aniden çok daha küçük bir kaynaktan çok daha fazla enerji çekmeye başlar. Bu yorgunluk hissi, hayal gücünün değil, fizyolojinin doğrudan bir fonksiyonudur. Vücudunuzda işleyen temel hücresel aritmetiktir yani!







Kas atrofisi durumu daha da kötüleştirir

30 yaşından sonra, düzenli kuvvet antrenmanı yapılmadığı takdirde, vücudumuz her on yılda bir yüzde 3 ila yüzde 5 arasında kas kütlesi kaybeder. Kas dokusu yüksek metabolik potansiyele sahiptir, yani enerjiyi verimli bir şekilde yakar ve hareketi etkili bir şekilde üretir. Kas dokusu azaldıkça, normal aktiviteler genel enerji kapasitenizin daha büyük bir bölümünü gerektirmeye başlar. 75 yaşında, 35 yaşına kıyasla yüzde 40 daha az kas kütlesiyle merdiven çıkmak, biyomekanik olarak 35 yaşında sırt çantasıyla merdiven çıkmaya eşdeğerdir. Ve evet, yorgunluk hissi gerçekten daha güçlüdür. Hayal ürünü değil. Ve bir zayıflık belirtisi de değil.







Uyku kalitesi 60 yaşından sonra önemli ölçüde değişir.

Hücre yenilenmesinin gerçekleştiği derin, dinlendirici uyku 60 yaşından sonra çok daha nadir hale gelir. Yatakta sekiz saat geçirmek ama sadece altı saat etkili uyku almak, kaç saat uyuduğunuzdan bağımsız olarak vücudunuzun yetersiz bir iyileşme ile çalıştığı anlamına gelir. Sekiz saatlik uykudan sonra yorgunluk bir gizem değil. Sadece yanlış ölçüm. Saatler harcandı. İyileşme olmadı.







Hipotiroidizm, yaşlı yetişkinler arasında en sık gözden kaçan tanıdır

Metabolik hormonların yetersiz üretimi sonucu ortaya çıkan ve genellikle normal yaşlılık belirtileriyle karıştırılan, önemli yorgunluk, ısı intoleransı ve bilişsel bozukluklar, aslında basit kan testleri kullanılarak tiroid hormonu replasman tedavisiyle kolayca tedavi edilebilir. Bununla birlikte, dünya genelinde yaşlı nüfusta en sık yanlış teşhis edilen durumdur.
Düşük seviyeli kronik enflamasyon (günümüzde enflamasyonla yaşlanma olarak adlandırılan durum) sürekli arka plan seviyesinde enflamasyon cevabını sürdürmek için büyük enerji harcamasına neden olur, yorgunluk ve genel olarak bitkinlik hissi dışında hiçbir belirti göstermez. Hemen hemen her dejeneratif yaşa bağlı duruma katkıda bulunur ve beslenmeden büyük ölçüde etkilenir.







Peki yorgunluğu azaltmak için ne yapılabilir?

1. Akdeniz tipi beslenme
2. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları tedavi ettirmek
3. Elbette egzersiz... Kuvvet antrenmanı, mobilite, tempolu yürüyüş ve koşu gibi aerobik egzersizler elzem...
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.