İsrail'in Gazze katliamı acilen durdurulmalı!
Dünyanın derin sessizliğinden istifade eden İsrail, Gazze'de sivilleri katletmeye devam ediyor. İsrail, Gazze'deki Cibaliya Mülteci Kampı'nı da tekrar tekrar vurarak yüzlerce sivilin daha ölümüne neden oldu. Gazze'de tam bir soykırıma girişen Netanyahu "Savaş uzun sürecek" derken, Gazze'deki hastanelerde çocuklar da dahil ameliyatlar 'anestezisiz' bir şekilde, hastane koridorlarında yapılıyor
AHMET HAYDAR TARHANLI





Uzmanlar İsrail'in asıl hedefinin Gazze'yi ve Batı Şeria'yı tamamen boşaltıp ele geçirmek olduğunu belirtiyor. Yani İsrail, hayalini kurduğu Arz-ı Mev'ud projesini adım adım hayata geçiriyor. Gazze'de hastaneleri, okulları, camileri, kiliseleri hedef alan İsrail, binlerce sivilin sığındığı mülteci kamplarına da peş peşe saldırılar düzenliyor.
İsrail, Cibaliya Mülteci Kampı'nı defalarca vurdu
Dün akşam Cibaliya Mülteci Kampı'na saldırıda bulunan İsrail, bu kampa yönelik saldırılarına bugün de devam etti. Düzenlenen saldırılarda 100'ü aşkın Filistinli hayatını kaybetti. Çok sayıda yaralının ise Endonezya Hastanesine nakledildiği bildirildi. Bölgeden yapılan açıklamalarda, kampta bulunan sivil yerleşim yerlerinden 6 Blok Mahallesi'nin tamamen yerle bir olduğu kaydedildi.
İsrail ordusu özellikle Gazze ve Kuzey Gazze'deki saldırıları yoğunlaştırmış durumda. Bölgede kara operasyonları da başladı. İsrail, yaptığı bütün saldırıları ve sivil katliamlarını Hamas'ı gerekçe göstererek yapıyor ama saldırılar, çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan sivillerin katliamıyla sonuçlanıyor.
BM'de istifa: Yaşananlar soykırımdır
Birleşmiş Milletler'de (BM) üst düzey bir diplomat olan Craig Mokhiber, "Filistinlilerin soykırıma uğradığını" söyleyerek istifa etti. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği New York Ofisi Direktörü olarak görev yapan Mokhiber, yazdığı istifa mektubunda BM, ABD ve Avrupa'yı da eleştirdi. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından, BM'nin etkisiz kaldığını ve başarısız olduğunu söyleyen Mokhiber, BM, İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'e istifasını verdi.
Mokhiber istifa mektubunda şunları yazdı: "Bir kez daha gözlerimiz önünde bir soykırım yaşanıyor ve bizim BM olarak bunu durdurabilecek gücümüz yok. Yaşananlar tam anlamıyla bir soykırımdır. ABD, İngiltere ve Avrupa'nın büyük bir bölümü bu dehşet verici saldırılarda suç ortağıdır. Bu hükümetler yalnızca Cenevre Sözleşmelerindeki yükümlülüklerini yerine getirmeyi reddetmiyor, aynı zamanda İsrail'e silah temin ediyor, istihbarat sağlıyor, siyasi ve diplomatik destek sağlıyor."
Netanyahu'nun gözünü kan bürüdü
7 Ekim'den bu yana Gazze'de sivil yerleşim birimlerine 18 bin tondan fazla bomba atarak taş üstüne taş bırakmayan İsrail'in başbakanı Netanyahu, yaptığı açıklamalarla bu katliamların devam edeceğini ilan ediyor. Netanyahu, zor bir savaşın içinde olduklarını ve bunun uzun süreceğini belirtti. İsrail Başbakanı, konuşmasında, Gazze'de "çok önemli kazanımlar(!) elde ettiklerini ancak acı verici kayıplar da yaşadıklarını" ifade etti. Gazze'deki savaşı "zafer kazanıncaya" kadar sürdüreceklerini söyleyen Netanyahu, "Zor bir savaşın içindeyiz. Bu uzun bir savaş olacak" yorumunda bulundu.
İsrail ordusundan dün yapılan açıklamada, Gazze'nin kuzeyindeki çatışmalarda 2 İsrail askerinin öldürüldüğü duyurulmuştu. Bugün sabah yapılan açıklamada ise 9 İsrail askerinin daha Gazze Şeridi'nde öldürüldüğü belirtilmişti.
İsrail'de 43 hahamdan 'katliam' fetvası
İsrail'in Kanal 14 televizyonunun haberine göre, Şifa Hastanesinin bombalanabileceğinin dini açıdan caiz olduğunu içeren ve 43 haham tarafından imzalanan yazı Netanyahu'ya gönderildi. Haberde, hahamlarca imzalanan, "sivillerin arkasına saklanılması ve onların kalkan olarak kullanılması durumunda buranın vurulmasında dini ve ahlaki hiçbir engelin olmadığı" ifade edilen bu mesajın, orduya ait birimlere, Başbakan'a ve bakanlara iletildiği kaydedildi.
İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, daha önce yaptığı açıklamada, "Hamas, Şifa Hastanesini terör altyapısına kalkan olarak kullanıyor. Hamas hastanelerden saldırı düzenliyor" iddiasında bulunmuştu. Gazze'de binlerce yaralı ve sivilin sığındığı Şifa Hastanesinin hedef alınma ihtimaline ilişkin Hagari, "Bu savaşta tüm seçenekler masada" demişti.
Ameliyatlar koridorda, anestezisiz yapılıyor
İsrail'in hava ve kara saldırıları devam ederken, Gazze'de yaşam koşulları dip noktaya gelmiş durumda. Refah Sınır Kapısı'ndan sağlanan sınırlı yardımlar ise hiçbir yaraya merhem olmuyor. Gazze'deki en büyük sağlık merkezi olan Şifa Hastanesinin tüm oda ve bölümleri tam kapasite dolduğu için hastalar, koridorlarda ameliyat edilip tedavi ediliyor. Sağlık personelinin tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle çocukları bile "anestezisiz" ameliyat etmek zorunda kaldığı hastanede, acil yaralılar kanaması olmasına rağmen sıraya alınıyor.
Filistin Sağlık Bakanlığı Uluslararası İşbirliği Birimi Müdürü Mervan Ebu Sade, Gazze'de yaralıların ve hastaların artık hastanelerin koridorlarında tedavi edildiğini söyleyerek, "Gazze Şeridi'ndeki hastanelerde, Şifa Hastanesindeki bu manzaralar gibi görüntüler normal artık. Gördüğünüz gibi burası (hastane koridoru) artık hastaların tedavi edildiği bir oda haline geldi" ifadelerini kullandı. Yakıtın tükenmesinin özellikle yoğun bakım, diyaliz ve ameliyathanelerdeki hastalar için büyük risk oluşturduğunu belirten Ebu Sade, "Şifa Hastanesindeki yakıtın son damlaları da tükenecek, yakıt getirilmezse Filistin'in en büyük hastanesinin sağlık sistemi çökecek ve hastalarımızı yavaş yavaş ölüme mahkum olacak" ifadelerini kullandı.
Bu arada, Gazze sınırındaki Refah Sınır Kapısı, bölgedeki ağır yaralıların Mısır'a geçişi için açıldı. Mısır'dan yaklaşık 40 ambulansın, Gazze'deki ağır yaralı 80 kişinin, Mısır'da tedavi edilmek üzere hastanelere taşınması için Refah Sınır Kapısı'ndan geçiş yaptığını duyuruldu.














































































