logo
09 EYLÜL 2026

İstanbul İttifakı'yla yola devam!

 
 
CHP'deki değişim hareketinin lideri İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Mart 2024'te düzenlenecek yerel seçimlerde İBB başkanlığına yeniden aday olacağının sinyalini verdi. Millet İttifakı kavramına konuşmasında yer vermeyen İmamoğlu, "Ben, 2019 seçimlerindeki gibi, partiler ötesi İstanbul İttifakı’nı kurmak için elimden geleni yapacağım" dedi. İmamoğlu, “Adaylığınızı ilan ettiniz. Adaysanız diğer ilçelerdeki adaylarla ilgili düşünceleriniz nelerdir?” şeklindeki soruya “Adayım demedim, yola çıkıyorum” cevabını verdi.

15.08.2023 16:38:00
Haber Merkezi
 
İstanbul İttifakı'yla yola devam!
İstanbul İttifakı'yla yola devam!

YENİMESAJ.COM.TR / İSTANBUL

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, kamuoyunun merakla beklediği yol haritasını Haliç Kongre Merkezi'ndeki basın toplantısıyla açıkladı. İmamoğlu, Mart 2024'de yapılacak yerel seçimlerde yeniden İBB başkanlığına adaylığını koyacağının işaretini verdi. İmamoğlu, "Şehrimizin yağmalanmasına, adaletsizlik ve çevre katliamına karşı İstanbul'u bir kez daha savunmak için yola çıkıyorum. Dört sene boyunca olduğu gibi, 16 milyona eşit hizmet götürmek için yola çıkıyorum. Yoksulluğu söküp atan refah içinde bir şehir oluşturmak için yola çıkıyorum; Katılımı ve ortaklaşan aklı merkeze almak için, dünyanın tüm teknolojik yeniliklerine ve gelişimine ev sahibi olmak için yola çıkıyorum. Bu anlayışla 2019'da olduğu gibi CHP'li yol arkadaşlarımla, farklı partilere gönül veren İstanbullularla, kentine sahip çıkan, oyuna sahip çıkan İstanbul gönüllüleriyle tekrar İstanbul ittifakını kurmaya geliyorum. İstanbulluları ve tüm yurttaşlarımı da bu yürüyüşe davet ediyorum" diye konuştu. Basın toplantısından anladığımız İmamoğlu, önce 2024'teki seçimlerde İBB Başkanlığını, 2028'de ise cumhurbaşkanlığını hedefliyor. 

Hem hükümete, hem de CHP yönetimine de yüklendi


İmamoğlu, 14 Mayıs Genel Seçimleri'nin üzerinden üç ayın geçtiğini hatırlatarak, şunları söyledi: "Fatura her zaman olduğu gibi yine vatandaşımıza çıktı. Ama Sayın Cumhurbaşkanı, hala tek haneli enflasyon masalıyla halkımızı oyalamaya devam ediyor. Yıllık TÜFE oranı TÜİK'in verilerine göre Temmuz itibariyle yüzde 48, gıda enflasyonu ise yüzde 60'ın üzerinde. Bırakın tek haneyi, bu gidişle üç haneli enflasyon yaşanacak endişesi hepimizi kaplamış durumda. Aslında vatandaşın mutfağının gerçek enflasyonu, uzun süredir zaten üç haneli yaşadığı da bir gerçek. Seçim sonrasında sadece Temmuz ayında 30 yılın en yüksek aylık enflasyon artışını yaşattılar. İktidar enflasyonla mücadele edemiyor. Bu enflasyon canavarını da bu iktidar yarattı. 14 Mayıs seçimlerinden bugüne kadar geçen 3 ayda, iktidar motorine yüzde 105 zam yaptı. Dana eti, 7 ayda yüzde 107 arttı. Savaş halindeki Ukrayna'da enflasyon yıllık yüzde 11. Rusya'da ise yıllık yüzde 4. Türkiye'nin sadece Temmuz ayı enflasyonu yani 1 aylık enflasyonu yüzde 9.5. Yani Rusya'nın yıllık enflasyonun iki katından fazlasını biz bir ayda milletimizle yaşamış olduk. Durumun vahameti için başka söze gerek yok."

Bu kadar reklama gerek var mı?

Hükümet yetkilerinin vatandaşı sık sık tasarrufa davet ettiğine işaret eden İBB Başkanı, şunları söyledi: "İki kamu bankasının 3 yılda reklam harcaması 2 milyar lira. Bu arada yeri gelmişken belirtelim; kamu bankalarının İBB'ye 4.5 yıldır tek bir kuruş krediyi İBB'ye vermediğinin de altını çizelim. Tasarruf, sadece vatandaştan istenmez. 2023'de hedeflenen toplam vergi, ek vergilerle birlikte ülkemizde 4 trilyon 270 milyar liraya yükseltildi. Bu kadar verginin toplandığı bir coğrafyada açlık, yokluk ve yoksulluk olmamalıdır. Şayet oluyorsa, orada çok büyük bir israf, adaletsizlik ve paylaşım sorunu vardır. İktidarın ekonomik tercihlerinin sonunda, toplumun en zengin yüzde 20'sinin toplam gelirden aldığı pay artarak, bir yılda yüzde 48'e ulaştı. Buna karşın en yoksul yüzde 20'nin aldığı pay ise ne yazık ki yüzde 6'ya gerilemiş durumda. Zenginle yoksul arasındaki fark, ülkemizde 8 katına çıktı. Özetle; bu iktidar zenginin cebini tıka basa doldururken, halkımızı, açlığa ve çaresizliğe mahkûm etmeye devam ediyor."


Ve adaylık sinyali

"İstanbul'un sorunlarını çözmek, Türkiye'nin sorunlarını çözmektir" diyen İmamoğlu, şu ifadeleriyle yeniden İBB adayı olduğunu ortaya koydu: "Kuşkusuz İstanbul, uzun süre ihmal edilmiş devasa sorunlarla iç içe bir şehirdir. Şehrimizde, tahammülü imkânsız hale gelen bir nüfus yoğunlaşması vardır. Özellikle iktidarın teşvik ettiği sığınmacı ve mülteci akını, trafik ve güvenlikten konut krizine kadar, farklı boyutlarıyla kentimizi boğmaktadır. Cumhur İttifakı'nın icra ettiği ekonomi anlayışı, Mayıs 2023 seçimlerinden sonra iyice fütursuzlaştı. Vatandaşın yoksulluğu hızlandı ve derinleşti. İşte tüm bunlardan dolayıdır ki, Mart 2024'de yapılacak olan yerel seçimler, bu fütursuzluğa 'dur' deme seçimi olacaktır. İstanbul'un bu devasa sorunlarını çözmek, aynı zamanda Türkiye'nin sorunlarının nasıl çözüleceğinin bir sınav yeridir, bir laboratuvardır. Tam da bu nedenle, evet, İstanbul'u kazanmak Türkiye'yi kazanmaktır. Biz, 'İstanbul'u kalkındırmak, Türkiye'yi kalkındırmaktır. İstanbul'u güçlendirmek Türkiye'yi güçlendirmektir' şiarıyla iş yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Bizim yönetimimizdeki İstanbul, Türkiye'nin mutlu geleceğinin teminatı olmuştur. Demem o ki; İstanbul ve Türkiye'nin kaderleri, biliyorum mühürlüdür. Bu nedenle ben de kaderimi İstanbul'la mühürlü kabul ediyorum. Hayatımı adadığım bu mukaddes şehre ve 16 milyon hemşerime en üst düzeyde hizmet etmeyi, Türkiye'ye hizmet etmek ve alternatif bir Türkiye vizyonu ortaya koymak olarak görüyorum. Sevgili yurttaşlarım; İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni hep birlikte korumalıyız. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bu iktidarın eline geçmesinin maliyetinin idrakine hep birlikte varmalıyız. Geçen sürede gördük ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni gayri hukuki yollardan elde etmek için birçok yol denendi ve denemeye de devam edecekler. Bundan vazgeçmeyecekler. Bunu şimdiye kadar, halkımızın feraseti sonucu başaramadılar. Şimdi seçimlerde İstanbul'u tekrar kazanmak için bir araya gelmeliyiz, aramızdaki tartışmaları bir kenara bırakıp, milletçe bu sürece odaklanmalıyız. Bu büyük başarı için, parti ayrımı yapmadan, beraberce hareket etmemiz gerekiyor. Ben, 2019 seçimlerindeki gibi, partiler ötesi İstanbul İttifakı'nı kurmak için elimden geleni yapacağım. Şehrimizin yağmalanmasına, adaletsizlik ve çevre katliamına karşı, İstanbul'u bir kez daha savunmak için yola çıkıyorum. 4 sene boyunca olduğu gibi, 16 milyona eşit hizmet götürmek için yola çıkıyorum. Yoksulluğu söküp atan, refah içinde bir şehir oluşturmak için yola çıkıyorum."

CHP yönetimine mesajlar

İmamoğlu, konuşmasında CHP yönetimine şu mesajları verdi: "Özellikle Cumhuriyet Halk Partili yol arkadaşlarıma da tabii ki seslenmek istiyorum. Mayıs 2023 seçimlerinde yaşadığımız hayal kırıklığı, beni çok derinden üzmüştür. Bunu birçok vesileyle dile getirdim. Halkımızdan bu seçim mağlubiyetinden dolayı özür diledim. Bu hayal kırıklığının nedenlerinden biri de unutmayalım ki, yenilginin sorumluluğunu üstlenme, gerçekle yüzleşme konusunda gerekli duyarlılığın gösterilmemesidir, gösterilememesidir. 28 Mayıs gecesinden başlayarak ortaya konan tavır; partililerimizi, seçmenlerimizi anlamak ve hissetmek kaygısından ne yazı ki, maalesef ki, çok uzaktır. Ne var ki, benim dünyamda umutsuzluğa yer yoktur. Umudun önündeki bütün engelleri, hep birlikte kaldırmalıyız. Ben, bu mağlubiyetin partimizde köklü ve kapsayıcı bir tazelenme sürecinin başlamasına vesile olduğunu da görüyorum. Sevgili Cumhuriyet Halk Partili yol arkadaşlarım; artık CHP seçim kaybedemez. Kaybetmemeli. CHP, ikinci parti olmakla övünemez. Övünmemeli. Asla durum idare edemez. Etmemeli. CHP önderliğindeki toplumsal ve siyasal muhalefetin, aynı zamanda yerel seçimleri kazanması bir zorunluluktur. CHP'liler, bu yüksek kazanma arzusu, azmi ve bilinciyle hareket etmek mecburiyetindendir. Bu tarihi bir sorumluluktur. Önümüzdeki seçimlerde, sadece belediye başkanlıklarını değil, belediye meclislerini de hep birlikte kazanmalıyız. Unutmayınız ki; dünyada bağımsızlık savaşı örgütlemiş, ülke kurmuş çok az parti vardır. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, aynı zamanda ilk Genel Başkanımızdır. CHP, küçük iktidarların partisi olamaz. CHP, küçük iktidarlarla tatmin asla olamaz. Bu alışkanlık sona ermelidir. Yenilenme, değişim, dönüşüm tabi ki kolay değildir."

İmamoğlu'nun konuşmasındaki ana vurgular

• Geçen 4 yılda İBB, iktidarın baskılarına karşı, en üst seviyede direncin simgesi oldu. Saraçhane, hukuksuz seçim iptaline ve içi boş 'ahmak davası' benzeri siyasi davalara karşı, bir güçlü demokrasi meydanına dönüştü.
• Mayıs seçimlerinden sonra, iktidarın muhalefeti topyekûn tasfiye çabalarına en güçlü karşı koyuş, başta İBB olmak üzere, ülkemizin metropollerinde gerçekleşecek.
• Ben, hayatım boyunca bir koltuğa değil, bir misyona aday oldum. Bugün bu misyon Türkiye'nin yeni bir siyaset ve yeni bir yönetim anlayışına kavuşturulması misyonudur. Bu topraklarda cesur bir demokrasinin, adaletin, bölgemize ve dünyaya ilham kaynağı olacak özgürlüklerin, hukukun üstünlüğünün ve güçlü bir devletin yeniden tesisi benim öncelikli hedefimdir.

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı

Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece’de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı

08.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu yakalandı
Bu sabah yapılan operasyonlarda Esenyurt ve Küçükçekmece'de ele geçirilen 26 kilo 200 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Son 10 günde 71 ilde tonlarca uyuşturucu yakalandı.

Ortaya çıkan tablo şu soruyu büyütüyor: Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya girebilen miktar ne kadar?

Asıl tablo!

İstanbul'da narkotik ekiplerinin Esenyurt ve Küçükçekmece'de düzenlediği operasyon, Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadelesindeki çarpıcı tabloyu bir kez daha gündeme taşıdı.

İki adres ve bir araca düzenlenen baskınlarda 26 kilo 200 gram metamfetamin ele geçirildi. 3 şüpheli gözaltına alındı. Ele geçirilen maddenin 4 kilo 950 gramı kristal, 4 kilo 600 gramı kristalleşmeye başlamış sıvı ve 16 kilo 650 gramı sıvı halde bulundu.

Ancak İstanbul'daki bu operasyonu asıl çarpıcı hale getiren, Türkiye genelindeki rakamlar.

10 günde 2 ton 367 kilo uyuşturucu!

İçişleri Bakanlığı'nın 7 Eylül'de açıkladığı bilançoya göre, son 10 günde 71 ilde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonlarda:

2 ton 367 kilo 634 gram uyuşturucu madde 4 milyon 34 bin 459 uyuşturucu hap ele geçirildi. Operasyonlarda 894 şüpheli yakalandı.

Bu 10 günlük tablo bile Türkiye'deki uyuşturucu piyasasının boyutunu tartışmaya açmaya yetiyor.

Üstelik bundan birkaç ay önce açıklanan başka bir haftalık bilançoda, 69 ilde sadece 7 günde 1 ton 916 kilo uyuşturucu ve 725 bin 312 uyuşturucu hap ele geçirilmiş; 974 şüpheli yakalanmış ve 381 kişi tutuklanmıştı.

Devlet bu kadar uyuşturucuyu yakalıyorsa, piyasaya ulaşabilen miktar ne kadar?

Bu sorunun cevabı ortaya konulmadan Türkiye'nin uyuşturucu sorununu gerçekten çözdüğümüzü söylemek mümkün değil.

26 kilo metamfetaminin yakalanması haberin sonu değil; Türkiye'nin uyuşturucu ekonomisinin büyüklüğünü sorgulamak için başlangıç noktasıdır.

Çünkü mesele artık sadece uyuşturucu yakalamak değil; Türkiye'nin neden uyuşturucu tacirleri için bu kadar büyük bir pazar haline gelebildiğini açıklamaktır.

Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!


 
 
Dünya genelinde yapılan araştırmada, 2023'te yaklaşık 1.7 milyon kişinin pasif içiciliğe maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.

08.09.2026 15:55:00
Haber Merkezi/AA
 
Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!
Sigara içmeyin, içenden de uzak durun!

Dünya genelinde yapılan araştırmada, 2023'te yaklaşık 1,7 milyon kişinin pasif içiciliğe maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.
Ünlü tıp dergisi 'The Lancet'te yayımlanan araştırmada, 204 ülke ve bölgedeki pasif içicilik yaygınlığı ile buna bağlı hastalık yükü incelendi.

Dünyadaki her 3 kişiden biri etkileniyor

Araştırmada, 2023'te dünya genelinde yaklaşık 767 milyonu çocuk olmak üzere 2.7 milyardan fazla kişinin pasif içiciliğe maruz kaldığı ve bu durumun yaklaşık 1.7 milyon kişinin ölümüne neden olduğu belirtildi. Yetişkin ölümlerinin en başta "iskemik kalp hastalığından", çocuk ölümlerinin ise "alt solunum yolu enfeksiyonundan" kaynaklandığı aktarıldı.

Kapalı mekanlarda ısrarla sigara içenler katilden farksız!

Araştırmada, pasif içiciliğin küresel ölçekte önemli bir sağlık riski olmaya devam ettiği belirtilerek özellikle kadın ve çocukların korunması için daha güçlü tütün kontrol önlemleri alınması çağrısında bulunuldu. Pasif içicilik, tütün ürünü kullanan kişilerin çevresindekilerin dumana istemeden maruz kalması olarak tanımlanıyor ve kalp hastalıkları, solunum yolu rahatsızlıkları ile kanser başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"

İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin görülecek dava öncesi açıklama yapan anne Gülhan Ünlü, "Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" dedi

08.09.2026 11:38:00 / Güncelleme: 08.09.2026 11:41:55
İHA
 
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin sanık E.Ç.'nin (14) yargılandığı dava öncesi müşteki anne Gülhan Ünlü Bakırköy Adalet Sarayı önünde açıklamalarda bulundu. Müşteki Gülhan Ünlü'ye çok sayıda vatandaş destek olmak için adliye önüne geldi.

"Verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"

Adliye önünde konuşan Gülhan Ünlü, sanığın en ağır cezayı almasını istediğini belirterek, "İlk duruşmada da söylediğimiz gibi, taleplerimizin hepsi reddedilmişti. Yine bugün aynı taleplerde bulunacağız. Görüntülerin izlenmesini istemiştik ilk duruşmada, maalesef ki reddedilmişti. Duruşmadan beklentim, iştirakçilerin de sanık olarak yargılanmasını istiyorum. Sadece dosyada tanık olarak varlar. Dosyada daha şimdiden çok açık olduğunu söyleyebilirim. Mesajlaşmalar var, katilin silahla fotoğrafları var, olaydan 4 gün öncesinde başkasını bıçakladığına dair mesajlaşması var, uyuşturucu var. İştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz. 8 ay geçti, ne gecemiz var, ne gündüzümüz var, ne uykumuz var. Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" şeklinde konuştu.



Açıklamasının devamında ceza miktarlarına da değinen anne Gülhan Ünlü, "Bu canilerin, katillerin cezaları, aldıkları ceza gibi olsun. 21 yıl diye ceza veriliyor fakat yatarı 5 yıl oluyor. Bu ceza, mağdur ailelere verilmiş gibi oluyor. Dosyamızda başından beri çok fazla açık var, delil karartma var. Hanginiz, cinayetin işlendiği aleti elinize alırsınız' Almak için bir sebebiniz olması gerekiyor. Biz bu sebebin peşinden koşturuyoruz. Buradan çıktığımda daha umutlu çıkmak istiyoruz" diye konuştu.

Açıklamanın ardından karar çıkması beklenen duruşmanın görülmesine başlandı.

İstanbul'da 3 farklı çeteye operasyon: 21 gözaltı

İstanbul'da işletmelere yönelik kurşunlama, tehdit ve yaralama olaylarına karıştıkları belirlenen 3 farklı yeni nesil suç örgütüne düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alındı

08.09.2026 10:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da 3 farklı çeteye operasyon: 21 gözaltı
İstanbul'da 3 farklı çeteye operasyon: 21 gözaltı
İstanbul'da işletmelere yönelik kurşunlama, tehdit ve yaralama olaylarına karıştıkları belirlenen 3 farklı yeni nesil suç örgütüne düzenlenen operasyonda 21 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüttü.

Yapılan çalışmalarda şüphelilerin Avcılar, Beylikdüzü, Küçükçekmece, Gaziosmanpaşa ve Kağıthane'de çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere yönelik 3 kurşunlama, 1 tehdit ve 1 kasten yaralama olayına karıştıkları belirlendi. Ayrıca planlanan bir kurşunlama eyleminin de gerçekleşmeden engellendiği bildirildi.

Polis ekiplerince 8 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen operasyonda 21 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüpheliler hakkındaki soruşturma devam ediyor.

Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

Vatandaşların kişisel verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada gözaltına alınan 27'si avukat 31 şüpheli adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı

08.09.2026 06:00:00
AA
 
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesine ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Bu kapsamda gözaltına alınan 31 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan 27'si avukat 31 şüpheli, adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik talep doğrultusunda tüm şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüphelinin ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Soruşturma

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır" başlığıyla yaptığı paylaşımda, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta haline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşların mağdur edilmesinin asla kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.

Bu kapsamda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce çalışma yürütüldüğünü belirten Gürlek, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek, "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığının tespit edildiğini aktarmıştı.

Gürlek, incelemeler sonucu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığının tespit edildiğini belirterek, "Bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşları, kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşarak 'borcunuz yasal takibe düştü', 'uzlaşma sürecini kaçırdınız', 'hakkınızda haciz işlemi başlatıldı' gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur ettiği anlaşılmıştır." ifadelerini kullanmıştı.

Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldıkları tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldığını, ardından soruşturmanın genişletildiğini belirten Gürlek, şunları kaydetmişti:

"Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kar kalmayacaktır."'''''''
 

Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Antalya'nın Serik ilçesinde ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına ekiplerin müdahalesi sürüyor

08.09.2026 02:00:00
AA
 
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Deniztepesi ve Sarıabalı mahallelerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi.

Bölgedeki evler tahliye edilirken, 5 ev ve bazı seralar yangında kullanılamaz hale geldi.

Yanan bir evde bulunan engelli 3 kişi dumandan etkilendi.

Engelliler İbrahim, Hatice ve Kiraz Karaca, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan yangına müdahale eden özel bir şirkete ait kepçe şarampole devrildi.

Kazada yaralanan sürücü, hastaneye götürüldü.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması devam ediyor.


 

Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması

Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi

07.09.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Yargıda bitmeyen ‘çifte standart’ tartışması
Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, davanın ilk duruşmasında tahliye edildi.

Karar, Türkiye'de gazetecilere ve kamuoyunca tartışmalı isimlere yönelik yargı uygulamalarında "çifte standart" eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.

Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş, 7 Eylül Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıktı. Ateş hakkında uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma ve uyuşturucu ticareti suçlarından 40 yıla kadar hapis cezası talep ediliyordu.

Mahkemenin ilk duruşmada tahliye kararı vermesi, kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Türkiye'de özellikle siyasi iktidarı eleştiren gazeteciler hakkında yürütülen soruşturma ve davalarda tutukluluk kararlarının uzun sürmesi, buna karşılık iktidara yakın olduğu değerlendirilen isimler açısından verilen daha hızlı tahliye kararları, uzun süredir muhalefet ve basın örgütleri tarafından eleştiriliyor.

"Aynı hukuk, farklı uygulama mı?"

Tartışmanın merkezinde ise aynı suçlama karşısında sanığın kimliği ve siyasi çevresi yargı kararlarının uygulanmasında etkili oluyor mu, sorusu var.

Bir tarafta yazdıkları, söyledikleri veya yaptıkları nedeniyle tutuklanan ve aylarca hatta yıllarca tutuklu kalan gazeteciler bulunurken, diğer tarafta siyasi iktidara yakınlığıyla bilinen bazı isimlerin daha kısa sürede tahliye edilmesi kamuoyunda "hukuk herkese eşit mi uygulanıyor?" sorusunu gündeme getiriyor.

Çünkü adalet yalnızca mahkeme salonunda verilen karardan ibaret değildir. Adalet, aynı durumda bulunan herkes için aynı ölçünün uygulanmasıdır.

Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde ölümüyle ilgili yıllardır kamuoyunun zihnindeki soru işaretleri yeniden masada. 2012’de verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, dosya yeniden açıldı

07.09.2026 20:00:00
Haber Merkezi
 
Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı
Tek parti iktidarı kendi dönemindeki sırları (!) araştırmaya başladı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüyle ilgili yıllardır kamuoyunun zihnindeki soru işaretleri yeniden masada. 2012'de verilen takipsizlik kararı kaldırıldı, dosya yeniden açıldı. Olay tarihinde cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. 10 şüpheli gözaltında, 1 şüpheli ise yurt dışında firari durumda.

15 yıl sonra perde yeniden açıldı

Türkiye'nin yakın tarihindeki en çok tartışılan cezaevi ölümlerinden biri yeniden soruşturuluyor.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda rahatsızlandı. Hastaneye sevk edilen Kozinoğlu'nun, Silivri Devlet Hastanesi'ne ulaştırıldığında hayatını kaybettiği tespit edildi.

O dönemde yürütülen soruşturmada kamera kayıtları, tıbbi belgeler ve tanık ifadeleri incelendi. Cezaevi personeli, jandarma ve sağlık görevlilerinin yanı sıra koğuş arkadaşlarının ve Kozinoğlu'nun eşinin ifadeleri alındı.

Ancak soruşturma 10 Nisan 2012'de takipsizlik kararıyla kapatıldı. Şimdi o dosya yeniden açılıyor.

"Kapandı" denilen dosya yeniden masada



Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden incelediğini açıkladı.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın değerlendirmesinin ardından Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos tarihli kararıyla takipsizlik kaldırıldı. Böylece 15 yıl önce kapatılan soruşturmanın kapısı yeniden aralandı.

Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınırken, olayın bütün yönleriyle araştırılması amacıyla özel bir ekip oluşturuldu.

11 şüpheli, 10 gözaltı



Soruşturmadaki en çarpıcı gelişme ise cezaevi personeline yönelik adli işlemler oldu. Olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldı. 10 kişi gözaltına alınırken, 1 kişinin FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu belirlendi.

Bu gelişme, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yıllardır cevapsız kalan soruların yeniden gündeme gelmesine neden oldu.

ŞİMDİ EN KRİTİK SORU: O GECE NE OLDU?

Kozinoğlu'nun cezaevinde rahatsızlanmasından hastaneye ulaştırılmasına kadar geçen süreç yeniden mercek altında.

Kamera kayıtları, sağlık belgeleri, cezaevi uygulamaları, görevli personelin işlemleri ve daha önce alınan ifadelerin yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.

Soruşturmanın sonucunda, Kozinoğlu'nun ölümünde herhangi bir ihmal, kusur veya başka bir sorumluluk bulunup bulunmadığı ortaya konulmaya çalışılacak.

Şimdilik hiçbir şüpheli hakkında kesinleşmiş bir suçluluk hükmü bulunmuyor. Ancak 15 yıl sonra soruşturmanın yeniden açılması, dosyanın üzerindeki soru işaretlerini bir kez daha Türkiye'nin gündemine taşıdı.

Samsun'da 12 Afgan yakalandı

Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı

07.09.2026 15:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da 12 Afgan yakalandı
Samsun'da polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdikleri belirlenen 13 Afganistan uyruklu göçmen yakalanırken, göçmen kaçakçılığı yaptığı belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı.

Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttükleri çalışmalar doğrultusunda Ağrı'dan İstanbul'a gitmekte olan şüphelileri takibe aldı.



Öncü ve artçı araçlarla ilerledikleri tespit edilen şüphelilerin bulunduğu araçlar, Samsun girişinde durduruldu. Yapılan aramada, yurda yasa dışı yollarla Türkiye'ye girdiği belirlenen 13 Afganistan uyruklu kaçak göçmen yakalandı. Kaçak göçmenler hakkında sınır dışı işlemleri başlatıldı.

Operasyon kapsamında Samsun'da A.D., A.B. ve T.İ. gözaltına alınırken, olayla bağlantısı olduğu belirlenen A.E. ise Ağrı'da yakalandı. Ağrı'da yakalanan A.E.'nin de Samsun'a getirileceği öğrenildi.

Emniyetteki sorguları tamamlanan 3 şüpheli bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan A.D. ve A.B. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, T.İ. ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu

Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı

07.09.2026 14:54:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa'da tarihi uyuşturucu operasyonu
Manisa ve Mersin'de, milyonlarca sentetik ecza hap ile yaklaşık 2 ton uyuşturucu ham maddesinin ele geçirildiği dev operasyonun detayları ortaya çıktı. Operasyonda gözaltına alınan 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilirken, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenildi.

İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda, Manisa Valiliği Uyuşturucu ile Mücadele Eylem Planı çerçevesinde, uyuşturucu madde ticaretine yönelik çok yönlü istihbarat ve risk analiz çalışmaları gerçekleştirildi.



Elde edilen bulgular doğrultusunda, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının adli kararlarıyla Manisa Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu madde ticareti yapan ve uyuşturucu maddeleri Manisa ile Ege Bölgesi'ndeki illere sevk eden şahıslara yönelik projeli çalışma başlatıldı. Yürütülen çalışmalar kapsamında şüphelilerin faaliyetleri teknik ve fiziki takip altına alınırken, bağlantılı adresler de belirlendi.

Çalışmaların ardından Manisa merkezli olarak Manisa ve Mersin'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Mersin'de operasyon düzenlenen adreslerden birinde uyuşturucu imalatında kullanıldığı belirlenen bir tesis ortaya çıkarıldı. Tesiste sentetik hap basımında kullanılan makinelerin yanı sıra uyuşturucu imalatında kullanılmak üzere hazırlanan çok sayıda malzeme ele geçirildi.



Yapılan aramalarda 2 adet sentetik hap basma makinesi, 1 milyon 983 bin 540 adet sentetik ecza hapı, 1 ton 917 kilogram yeşil reçeteli ilaç ham maddesi, basıma hazır 2 milyon 486 bin adet boş kapsül ve 27 bin 290 adet boş blister ele geçirildi.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan Y.G., E.P., A.G., M.F. ve M.V. isimli şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu öğrenilirken, operasyonun Manisa tarihinin en büyük uyuşturucu operasyonu olduğu belirtildi.
Manisa İl Emniyet Müdürü Adnan Karayel öncülüğünde bugün, operasyon kapsamında ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve imalatta kullanılan malzemeler görüntülendi. Milyonlarca hapın yanı sıra tonlarca ham madde, boş kapsül ve blisterler ile hap basımında kullanılan makineler operasyonun boyutunu gözler önüne serdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.