Sevgili Hüseyin Baş liderliğinde çalışmalarını sürdüren Bağımsız Türkiye Partisi'nde (BTP) ilginç gelişmeler oluyor.
Partinin içinde olanlar pek farkında değiller ama muhalefettekilerin istikrarlı bir tutum sergileyememeleri, çizgisini hiç bozmayan; söylemlerinden ödün vermeyen; özellikle bağımsızlık konusunda istikrarlı; Atatürk'ü bayrak edinmiş kadroların varlığı BTP'de hem katılımı çoğaltıyor hem de partiye olan sempatiyi arttırıyor.
Türkiye ne çekti ise mantar gibi büyüyen; iktidara hazır olmayan veya hazırlık yapmadan iktidar olan fırsatçı kadroların iş başına gelmesinden çekti. İktidar partisinin başarısızlığında da yorgunluk ve sorunları görme körlüğünün başlaması; yeterli kadroların yetiştirilememesi; tek adama dayalı bir rejimin yürürlükte olması; çağımızın getirdiği istikrarsızlık; ekonomik krizlere hazır olamamak; ustaların işten uzaklaşması gibi nedenlerin rolü var elbette. Birbirini anlamakta zorlanan; eşgüdüm halinde hareket edemeyen; halktan uzaklaşmış; kendini saray rejimine mahkûm etmiş bir anlayışın yerleşmesi başarılı olmalarını mümkün kılmıyor.
Haydar hocadan bu yana gözlemlediğim kadarı ile BTP istikrarlı bir kadrolaşma ve program ile gündemde kalmayı başardı. Diğer küçük partiler birer birer açmaza girerken Hüseyin Baş'ın mirasçısı olduğu bağımsızlık hareketi ilk günkü hedeflerinden sapmadan yoluna devam ediyor.
Ankara'da genel kurul için toplanan kadrolar arasında kavga, gürültü, çekişme ve rekabet yaşanmadı. Kimse kimseyi itip kakmadı. Kafasını gözünü patlatmadı. Kongrenin küçük bir salona tıkıştırılması ise, kadroların ve katılımcıların neşesini, şenlik havasını bozamadı. Oysa daha geniş bir salonu çoktan hak etmişlerdi. Genel kurul öncesi illerin hazırlıkları ve dayanışması da örnek alınacak nitelikte idi.
Benim tek üzüntüm geçirdiğim operasyon nedeni ile şenlikli kadroların arasında olamamak, özlediğimiz arkadaşlarımız ile kucaklaşamamak, diğer illerdeki dostlar ile buluşamamanın burukluğu oldu.
Her şey BTP kadrolarının oturmaya başladığının; parti ideallerinin benimsendiğinin; parti içi demokrasi kültürünün yerleştiğinin bir göstergesi oldu. Genel kurul sonrası BTP'den korkan kadroların gerek haberlerde ve gerekse yorumlarda kongre sonuçlarından bahsetmemeleri son derece ilginçti. Yok farz ederek, görmemezlikten gelmeye çalışarak her geçen gün büyüyen ve pek çok emsalini geride bırakan BTP hareketinin gücünü engelleyebileceklerini zannedenler ne kadar büyük bir yanılgı içinde olduklarını önümüzdeki seçimlerde anlayacaklar.
Seçim denince, bana göre baskın bir seçim kapıda. Nasıl olur, nasıl gündeme gelir bilemem. Bunun önüne ancak Türkiye'de yaşanacak olağanüstü bir durum geçebilir. BTP kadrolarının bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ince ince ipek kilim dokumaları, görmezden gelen veya aklında şüphe olanlara kendilerini anlatmaları gerekiyor. Şimdiden yapılacak bir hazırlık geleceği garanti altına alacaktır.
Her parti elbette iktidar olmak için yola çıkar ve seçmenine vaatlerde bulunur. Neyse ki sevgili Hüseyin Baş'ın programı da, hedefleri de, seçmene vaatleri de belli. Önemli olan bunların nasıl gerçekleşeceğini halka anlatmak. Bir de partiyi trollere karşı güçlendirmek, korumaya almak olmalı.
BTP'nin en büyük avantajı gençlerin partisi olması. Bu gelecek için hem bir güvence hem de garanti.
Bunun da kıymetini bilmek lazım.
- Donald amca… / 10.02.2026
- Ahir zaman yolculuğu… / 14.01.2026
- Milliyetçilik ve din / 03.01.2026
- Değişen numaratör mü? / 01.01.2026
- Dolandırıcılık… / 25.12.2025
- İstikrarlı büyüme / 21.12.2025
- Geçmişin gözyaşları / 20.12.2025
- PAPA l. EFTİM ERENEROL / 01.12.2025
- Para mı sağlık mı? / 05.11.2025
























































