logo
25 HAZİRAN 2026

'İsveç ve Finlandiya beklentilerimizi karşılamaktan uzak'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği için Türkiye'ye gönderdikleri belgelerin beklentileri karşılamaktan çok uzak olduğunu kendilerine ve NATO'ya ilettiklerini söyledi

15.06.2022 22:59:00
'İsveç ve Finlandiya beklentilerimizi karşılamaktan uzak'
'İsveç ve Finlandiya beklentilerimizi karşılamaktan uzak'

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Norveç Dışişleri Bakanı Anniken Huitfeldt ile İrlanda Dışişleri ve Savunma Bakanı Simon Coveney ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Türkiye'nin İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine ne zamana kadar karşı çıkmaya devam edeceğine ilişkin soru üzerine Çavuşoğlu, bunun söz konusu iki ülkenin Türkiye'ye vereceği cevaba bağlı olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin bu konudaki beklentileri ve endişelerini hem NATO'ya hem de İsveç ve Finlandiya'ya net ve yazılı şekilde ilettiğini dile getirdi.

Türkiye'nin NATO'nun açık kapı politikasını en güçlü şekilde destekleyen ülkelerden biri olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, "Şimdi bu iki ülke bizim bu beklentilerimizi nasıl karşılayacak, ne zaman karşılayacak, bu konuda bir mutabakata varmamız lazım." dedi.

Çavuşoğlu, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve NATO Genel Sekterliğinin de devrede olduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün, kendisinin de dün Stoltenberg ile telefon görüşmesi yaptığını anımsattı.

NATO'dan Türkiye'ye ortak bir uzlaşı belgesi gönderildiğini, İsveç Başbakanı Magdalena Andersson'un danışmanının da Ankara'ya belge ilettiğini aktaran Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Bize gönderilen bu belgelerin beklentilerimizi karşılamaktan çok uzak olduğunu hem NATO'ya hem de bu ülkelere söyledik. Şimdi bunlara karşı bunları derleyip, toplayıp kendi cevabımızı göndereceğiz. Eğer bir müzakere zemini olacaksa bizim gönderdiğimiz belge üzerinden olması gerektiğini dün de bugün de Genel Sekreter'e de (Stoltenberg) söyledik.

Ne zaman sorusunu cevaplamak doğru olmaz. Çünkü bu ülkeler, ne zaman ve nasıl endişelerimizi karşılayacaklar. Top şu anda onların tarafında. Onlardan da ayrıca bir mektup değil de yazılı şekilde cevapları beklediğimizi bir kez daha hatırlatmak isterim."

"BM Güvenlik Konseyi'nin 2585 sayılı kararı yenilenmeli"
Kuzey Batı Suriye'de yaklaşık 4,4 milyon kişinin yaşadığını belirten Çavuşoğlu, bunların 4,1 milyonunun insani yardıma muhtaç olduğunu ifade etti.

Çavuşoğlu, söz konusu bölgede insani yardıma muhtaç kişi sayının geçen yıl 3,4 milyon civarında olduğuna ve 1 yılda 700 bin kişinin daha insani yardıma muhtaç hale geldiğine dikkati çekti.

BM İnsani Yardım Mekanizması'nın İdlib başta olmak üzere bölgedeki 2,4 milyon kişiye her ay insani yardım ulaştırdığını dile getiren Çavuşoğlu, Cilvegözü Sınır Kapısı'ndan aylık ortalama 800 tır yardımın sevk edildiğini kaydetti.

Bu yardımların devamı için BM Güvenlik Konseyi'nin 2585 sayılı kararının yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, Huitfeldt ve Coveney ile yaptıkları üçlü görüşmede bu konuda neler yapabileceklerini konuştuklarını dile getirdi.

Çavuşoğlu, geçen hafta Türkiye'yi ziyaret eden Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile de bu konuları görüştüklerini ifade etti.

Bakan Çavuşoğlu, Huitfeldt ve Coveney ile yaptığı ayrı ayrı görüşmelerde tahıl ihracatı başta olmak üzere Ukrayna'daki gelişmeler, Filistin, Avrupa Birliği ve diğer bölgesel konuları ele aldıklarını belirtti.

İrlanda ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştiğini söyleyen Çavuşoğlu, Coveney ile yaptığı görüşmede iki ülke arasındaki ticaretin artırılması ve Türkiye-Avrupa ilişkilerini de değerlendiklerini bildirdi.

"Türkiye ile Norveç arasındaki ticaret geçen sene yüzde 30 arttı"
Coveney ile yaptığı görüşmenin ardından Norveçli mevkidaşı Huitfeldt ile bir araya geldiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Geçen sene (Türkiye-Norveç) ticaret hacmimiz yüzde 30 artmış, bunun daha da artabileceğine inanıyoruz. Özellikle gemicilik ve denizcilik alanındaki iş birliğimiz ikili ilişkilerimizin itici gücü olmaya devam ediyor, bunu daha da artırmak istiyoruz. Anniken ile ayrıca savunma sanayi iş birliğimizden, terörle mücadeleye kadar ve NATO genişlemesine kadar birçok konuyu ele aldık." dedi.

BMGK'nin 2585 sayılı kararının gelecek ay yenilenmesine ilişkin soruya Çavuşoğlu, "Cilvegözü'nden Suriye'nin değişik bölgelerine gönderilen sınır ötesi BM yardımları, uluslararası yardımlar, aynı şekilde son Güvenlik Konseyi kararında olduğu gibi çizgi ötesi yardımlara da Suriyelilerin ihtiyacı var. (Suriye'de) Her bakımdan insani yardıma muhtaç kişi sayısı da artıyor. Güvenlik Konseyi kararının uzatılması gerekiyor. Birbirine alternatif değil." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin özellikle çizgi ötesi yardımların sorunsuz şekilde insanlara ulaştırılması konusunda yardımcı olduğuna vurgu yaptı.

Sahadaki zorluklara rağmen 5 adet çizgi ötesi yardım yapıldığını dile getiren Çavuşoğlu, "Altıncısı 9 Temmuz'da gerçekleştirilecek. Yani Güvenlik Konseyi kararının sona erdiği 10 Temmuz'dan bir gün öncesi tevafuk. Biz Ruslara da bunu söyledik. Her ikisinin de devam etmesinden yanayız. Çizgi ötesini de kolaylaştırmaya devam edeceğiz. Rus tarafını da ikna etmek için gerekli çabalarımızı önümüzdeki süreçte sürdüreceğiz. Tüm bunları Lavrov ile paylaştım." şeklinde konuştu.

Basın toplantısında, Ankara'nın Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğini veto etmesi durumunda İskandinav ülkelerinin Türkiye'ye karşı yaptırım uygulayıp uygulamayacağına ilişkin soru üzerine Norveç Dışişleri Bakanı Huitfeldt, daha önce NATO içerisinde pek çok anlaşmazlığı çözüme kavuşturduklarını ve bu anlaşmazlıkların yaptırım uygulayarak çözülmediğini kaydetti.

Çavuşoğlu, Huitfeldt'in cevabına ilişkin değerlendirmesinde, "Yaptırımlarla bu işler çözülmez. Endişelerimizin karşılanması lazım. Biz onların neden NATO üyesi olmak istediğini anlıyoruz, endişeleri var, meşru endişelerdir. Birbirimizi iyi anlayıp, birbirimize destek olmamız lazım çünkü NATO, güvenlik teşkilatı. Problemlerden bir tanesi de zaten bu iki ülkenin savunma sanayisi konusunda (Türkiye'ye) kısıtlamalar getirmesi. Bunların da kaldırılması lazım, bizim de beklentimiz bu." ifadelerini kullandı.

"Terör tehdidine karşı gerekli tedbiri almamız lazım"
Türkiye'nin, Suriye'nin komşu ülkesi olarak çok önemli sorumluluklar üstlendiğini anlatan Çavuşoğlu, Türkiye'de 3,7 milyon civarında Suriyelinin bulunduğunu, 500 bin civarının ise döndüğünü belirtti.

Suriyelilerin ülkelerine gönüllü dönüşü için çalıştıklarını ve Türkiye'nin İdlib'de sığınma yerleri yaptığını anımsatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Tüm bunları yaparken bir taraftan yalnız kalıyoruz bir taraftan da PKK/YPG terör örgütü hem oradaki insanlara saldırıyor, dönen insanları engelliyor, insani yardımların önünde engel, askerlerimize saldırıyor. Türkiye topraklarına oradan saldırı düzenliyor. ABD ve Rusya bu bölgeden bu teröristleri temizleyeceğine dair söz vermişti, anlaşmıştık ama yerine getiremediler. Elbette Türkiye'ye ve sahadaki çalışmalara yönelik terör tehdidine karşı, bu DEAŞ olabilir, PKK olabilir fark etmez, gerekli tedbiri almamız lazım."

Ukrayna tahıl ihracı koridoru konusu
Ukrayna tahılının ihracı için açılması planlanan koridora ilişkin değerlendirmesinde ise Çavuşoğlu, bu konuda bir BM planı olduğunu belirtti.

Türkiye'nin söz konusu koridor için BM planını desteklediğini vurgulayan Çavuşoğlu, "BM planının uygulanabilir bir plan olduğunu görüyoruz. Ayrıca yapılacak çalışmanın meşruiyeti bakımından da BM çatısı altında yapmamızda fayda var." dedi.

Çavuşoğlu, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Ankara'da yaptığı görüşmede bunları izah ettiğini ve ikili düzeyde veya tek taraflı bir çalışmanın olmaması gerektiğini söylediğini aktardı.

Söz konusu koridor için Rusya'nın cevabını beklediklerini ifade eden Çavuşoğlu, "Dörtlü bir toplantı olursa kurulacak mekanizma, bunun işleyişi, denetimi dahil tüm konular burada detaylı bir biçimde ele alınacak. Burada BM ve Türkiye'nin yanı sıra Rusya ile Ukrayna'da olacak. Dolayısıyla herkesin endişelerinin giderilmesi lazım. Mekanizmanın da bunu temin etmesi gerekiyor." diye konuştu.

Çavuşoğlu, Ukrayna ve Rusya'nın söz konusu koridora ilişkin endişelerine değinerek, "Bu endişelerin giderilmesi lazım. Herkesin bunun sorunsuz şekilde işlediğinden emin olması lazım. Mayınlardan temizlemek yerine güvenli hatlar, transit hat, güvenli hat ve güvenli bölge. Güvenli bölgede gemilerle ilgili gerekli denetimler yapılacak." dedi.

Ukrayna kıyılarındaki mayınların temizlenmesinin çok uzun zaman alabileceğini bu nedenle güvenli hatlara ilişkin detayları görüştüklerini dile getiren Çavuşoğlu, "Rusya'dan da olumlu cevap gelirse dörtlü toplantıyı İstanbul'da gerçekleştireceğiz. Buradan bir anlaşma çıkarsa BM planına göre bu işlerin denetimlerini yapması için İstanbul'da bir merkez kurulması planlanıyor. " ifadelerini kullandı.

İrlanda Dışişleri ve Savunma Bakanı Simon Coveney
İrlanda Dışişleri ve Savunma Bakanı Simon Coveney konuşmasında, Türkiye'ye Norveçli mevkidaşıyla gelmesinin özel bir amaç taşıdığını belirterek, BMGK'de Suriye insani dosyasıyla ilgili sorumluluk görevini üstlendiğini hatırlattı.

BM'nin bu bağlamdaki kararı vesilesiyle çok büyük hacimlerdeki insani yardımı Suriye'ye taşıdığını belirten Coveney, bu rolleri vesilesiyle geçen temmuzda 2585 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararının yenilenmesini sağladıklarını, Türkiye'den sınır ötesi insani yardım operasyonlarını 12 ay boyunca devam edecek şekilde uzattıklarını dile getirdi.

Coveney, Norveçli mevkidaşı Huitfeldt ile bölgede BM'nin yürüttüğü operasyonların ölçeğini ve boyutunu gördüklerini, bu operasyon çerçevesinde çalışan herkesin çabalarına tanık olduklarını kaydetti.

BM'de Hatay'da görev yapan görevlilerle birlikte kırılgan topluluklarla çalışan STK temsilcilerinin de görüşlerini dinlediklerini aktaran Coveney, bu operasyon çerçevesinde Suriye'de 4 milyonun üzerinde insana yardımın taşındığını kaydetti.

Coveney, bu konunun Türkiye açısından çok hassas bir konu olduğunu bildiklerini vurgulayarak, ortaklığı ve iş birliği için Türkiye'ye teşekkür etti.

Bakan Çavuşoğlu ile bu konuda görüşmeye ve söz konusu operasyonun görev süresinin uzatılması için birlikte çalışmaya devam edeceklerini belirten Coveney, görev yönergesinin uzatılması bakımından Türkiye'nin rolünün önemine dikkati çekti.

Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirme çabalarına takdir
Coveney, Rusya-Ukrayna savaşının çözümü konusunda da "Türkiye'nin uluslararası camiada üstlendiği liderlik rolü için" teşekkür ederek, bu sorunun gıda fiyatları üzerinde büyük etkiye yol açtığını, bu sorunun ivedilikle kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

Coveney, "Türkiye'nin insanları bir araya getirerek, Birleşmiş Milletlerle Ukrayna hükümetiyle ve Rusya ile çalışarak bu soruna çözüm getirmek için gösterdiği çabaları takdirle karşılıyoruz." dedi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile ikili görüşmelerinde, Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerini de ele aldıklarını kaydeden Coveney, özellikle bu dönemde bu gündem maddesinin önemli olduğunu söyledi.

"BMGK üyelerine, özellikle daimi 5 üyesine çok büyük görev düşüyor"
Sınır ötesi yardımları düzenleyen BMGK kararlarının gelecek ay yenilenmesi konusunda BMGK içinde bir uyum olup olmadığına, İrlanda ve Norveç olarak bölgeye ne gibi yardım yapabileceklerine ilişkin sorular üzerine Coveney, söz konusu kararların "üzerinde mutabık kalınması çok kolay bir BMGK kararı olmadığını", bu kararın uzatılmasının geçen yıllarda da kolay olmadığını dile getirdi.

Coveney, büyük bir insani sınamayla karşı karşıya olduklarını ve siyasi açıdan da çok büyük güçlükler olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Suriye'nin geleceğiyle ilgili çok ciddi sorunlar var. Bu bölgede yaşayan 4-4,5 milyon insanın durumuna bakacak olursak, bu insanların pek çoğu birden fazla kez Suriye içerisinde yerinden edilmiş kişiler. Dolayısıyla BMGK üyelerine, özellikle daimi 5 üyesine çok büyük görev düşüyor. Suriye'de çıkarları olan 5 daimi üyenin, bu kararın yenilenmesinin doğru karar olduğu konusunda mutabık kalması gerekiyor."

"Tarafların bu mutabakatı sağlaması için elimizden geleni yapacağız"
Ortak bir çözüme ulaşılabilmesi için Rusya ve diğer taraflarla yürütülen görüşmelerin de önemli olduğunu belirten Coveney, insani yardımların ulaştırılması için Babül Hava Sınır Kapısı'nın açık tutulması gerekliliğinin altını çizdi.

Coveney, ayda 800 tır insani yardımı insanlara ulaştırdıklarını ve bu tırların bağımsız şekilde denetlendiğini söyleyerek, "Bu görev yönergesinin uzatılabilmesi için sayamayacak kadar çok sebep var ama tarafların bu mutabakatı sağlaması için elimizden geleni yapacağız." dedi.

Türkiye'nin güvenli bölge oluşturmak üzere Suriye'ye olası operasyonunu İrlanda'nın destekleyip desteklemeyeceği sorusu üzerine Coveney, burada insani yardım misyonuyla bulunduklarını belirtti.

Coveney, buradaki odak noktalarının ülkenin yürüteceği operasyonlar olmadığına işaret ederek, "Bizim odak noktamız, Birleşmiş Milletlerin görev yönergesi ve kararıdır. Dolayısıyla temel insani yardımların kuzeybatı Suriye'ye ulaşmasının devamını sağlamaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye ile harikulade ikili ilişkilerimiz var"
Norveç Dışişleri Bakanı Anniken Huitfeldt de "Türkiye ile harikulade ikili ilişkilerimiz var. Aynı zamanda çok yakın NATO müttefikleriyiz." dedi.

Çok büyük belirsizlikler içinde olduklarını, bu nedenle müttefik ve ortaklarla temasların sürmesinin hiç olmadığı kadar önemli olduğunu vurgulayan Huitfeldt, 4 milyon Suriyelinin gıdaya ve insani ihtiyaçlara erişebilmek için Türkiye'den kara yoluyla götürülen yardımlara muhtaç olduğunu söyledi.

Huitfeldt, Türkiye, BM ve insani yardım kuruluşlarınca bu bölgede yürütülen çalışmalara yakından tanık olduklarını vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

"Sınır ötesi insani yardım operasyonu görevinin uzatılması için elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde mevkidaşım Simon ile birlikte çalışıyoruz. Bu insani yardım operasyonlarının devam etmesi için elimizden geleni yapacağız. Çünkü Suriye'deki insani kriz kötüden daha kötüye gidiyor. Artan gıda fiyatları, bu yıl bu durumu daha da kötü bir noktaya getirecek gibi görünüyor."

Suriye'de siyasi bir çözüme ulaşılabilmesi için ilerleme kaydedilmesi gerekliliğini daha fazla hissettiklerini belirten Huitfeldt, insani krizin sona ermesinin tek yolunun siyasi çözüm olduğunu dile getirdi.

"Bu görev yönergesinin uzatılabileceğini düşünüyoruz"
Sınır ötesi yardımları düzenleyen BMGK kararlarının gelecek ay yenilenmesi konusunda BMGK içinde bir uyum olup olmadığına ilişkin soruya Huitfeldt, Ukrayna'daki savaş nedeniyle uluslararası durumun bu yıl çok daha fazla gerilimlerle dolu olduğu yanıtını verdi.

Huitfeldt, BM'nin Afganistan'daki görev yönergesini ve Gine Körfezi'ndeki güvenlikle ilgili kararları onaylatmayı başardıklarını söyleyerek, şunları kaydetti:

"Ümidim, Güvenlik Konseyinin bu fırsattan istifade ederek başka alanlarda, başka bölgelerde de bu görev yönergesini uzatması. Ukrayna'daki savaşla ilgili anlaşmazlıklar halen gündemde olsa dahi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin Suriye'deki insanların bu anlaşmazlıklar sebebiyle acı çekmeye devam etmesine göz yummayacağını umuyoruz. Bu görev yönergesinin uzatılabileceğini düşünüyoruz. Koordineli şekilde Türkiye ile çalışıyoruz. (Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'na) Siz şahsen ve çok önemli bir rol oynadınız bu gelişmelerle ilgili. Önümüzdeki haftalarda olumlu bir sonuca ulaşacağımızı umuyorum."

"Daha önce bu anlaşmazlıkları birbirimize yaptırım uygulayarak çözmedik"
Türkiye'nin, İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya üyeliğini veto etmesi durumunda İskandinav ülkelerinin buna misillemede bulunup bulunmayacağına ilişkin soru üzerine Huitfeldt, "Daha önce NATO içerisinde pek çok anlaşmazlığı çözüme kavuşturduk. Daha önce bu anlaşmazlıkları birbirimize yaptırım uygulayarak çözmedik. Bu anlaşmazlıkları aynı masa etrafında bir araya gelerek konuştuk. Bu sefer de bu şekilde çözüm yoluna gideceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Açıklamalarını İngilizce yapan iki bakan da konuşmaları boyunca "Türkiye" ifadesini kullandı.

Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, sosyal medya üzerinden yaptığı Şeyh Said paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçundan adli para cezasına çarptırıldı. Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Özdağ'a 87 gün karşılığı toplam 8 bin 700 TL adli para cezası verilirken, hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelendi. Özdağ, kararın ardından sert açıklamalarda bulundu

24.06.2026 16:20:00
Haber Merkezi
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Mahkemeden Ümit Özdağ'a Şeyh Said cezası
Dava, Şeyh Said'in 3 yakınının şikayeti üzerine açılmıştı. Savunmasında "Vatan hainine vatan haini demenin hatıraya hakaret oluşturmayacağını" savunan Özdağ'ın bu talebi mahkeme heyeti tarafından kabul görmedi.

Erzurum Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi, paylaşımdaki ifadelerin kanunda yer alan "kişinin hatırasına alenen hakaret" suçunun unsurlarını oluşturduğuna hükmetti. Mahkeme, Özdağ'ı adli para cezasına çarptırırken sabıkasızlık durumunu gözeterek Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararı uyguladı. Kararın ardından  konuşan Özdağ, davayı tamamen "siyasi bir süreç" olarak nitelendirdi ve avukatları aracılığıyla üst mahkemeye (istinafa) taşıyacaklarını duyurdu.

"Bu ceza Türkiye Cumhuriyeti'ne verilmiştir"

Adliye çıkışında karara oldukça sert tepki gösteren Zafer Partisi lideri, cezanın hukuki değil ideolojik bir alt metni olduğunu iddia etti. Özdağ, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bu karar kabul edilebilir bir ceza değil. Çünkü mahkeme bu kararla Şeyh Said'in hakaret edilebilecek muteber bir hatırası olduğunu kabul ediyor. Biz bunu reddediyoruz. Bu ceza bana değil; esasen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve o dönem bu kanlı ayaklanmayı bastıran Türk Silahlı Kuvvetleri'ne verilmiştir. Bu karar, yarın bebek katili terörist elebaşı Öcalan'a da aynı hakkı vermek demektir. Biz teröriste terörist, haine hain, salağa salak demekten asla vazgeçmeyeceğiz!"

Şeyh Said'i tarihte ait olduğu vatan hainliği yerinde değerlendirmeye devam edeceklerini vurgulayan Özdağ, Cumhuriyet değerlerini savunmaktan geri adım atmayacaklarını yineledi.

Hukuk tarihsel gerçeklerin neresinde?

Ümit Özdağ'a verilen bu ceza, hukuk sistemi ile tarihi/siyasi gerçekliklerin çarpışmasını bir kez daha gündeme taşıdı.

Şeyh Said, 1925 yılında genç Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı silahlı isyan başlatmış ve Şark İstiklal Mahkemesi tarafından "vatan hainliği" suçundan idam edilmiştir. Devletin resmi mahkemelerince tescillenmiş bir isyancı liderin "korunmaya değer bir hatırası" olup olmadığı tartışması, yargının kendi geçmişiyle çelişmesi olarak yorumlanıyor.

Siyasi parti liderlerinin tarihi figürler ve terör eylemleri hakkında yaptıkları sert tanımlamaların "hakaret" potasında eritilmesi, siyaset yapma ve ifade özgürlüğünün alanını daraltıyor.

Kararın ardından sosyal medyada, iktidara yakın bazı gazetecilerin Şeyh Said hakkında benzer veya daha sert ifadeler kullanmasına rağmen takipsizlik kararı aldığı, buna karşın muhalif bir parti liderine ceza kesilmesinin "düşman ceza hukuku" izlenimi yarattığı eleştirileri yükseliyor.

Sonuç olarak Hınıs Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararı, teknik olarak hukuki bir sınır çizmiş gibi görünse de siyaset sahnesinde ve toplumsal hafızada Cumhuriyet'in kurucu değerleri üzerinden yeni bir kutuplaşma ve tartışma dalgası başlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi

24.06.2026 13:27:00
AA
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır" dedi
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 81 ilin yanı sıra, Avrupa'da ve dünyanın farklı yerlerinde milleti başarıyla temsil eden bütün vatandaşlara selamlarını gönderdi.

"Çeşitli zorlukları göğüsleme pahasına izzetli bir hayatın, haysiyetli bir duruşun mücadelesini veren tüm soydaşlarımıza, gönül coğrafyamızdaki her bir kardeşime aynı şekilde saygılarımı, sevgilerimi yolluyorum." diyen Erdoğan, grup toplantısını her zaman olduğu gibi yine büyük bir coşkuyla, tam bir kardeşlik atmosferi içinde gerçekleştirdiklerini söyledi.

"Partimizi yeni katılımlarla büyütmeye devam edeceğiz"
Kelimelerin tarif etmekte yetersiz kaldığı içten sevdaları dolayısıyla katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün bir kez daha AK Parti'nin millete hizmet davasını omuzlayan tüm yol ve dava arkadaşlarıma, partimize, hareketimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyor, Cenabıallah'a şahsıma böyle bir teşkilatla Türkiye'ye hizmet etme bahtiyarlığı bahşettiği için hamdediyorum. Kavganın, bel altı vuruşların, karşılıklı itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde, kardeşliği yücelten, tevazuyu büyüten, nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesiyle iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi inşallah yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz."

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesindeki imha sahasında, Assan Grup isimli firmanın patlatma faaliyeti sırasında meydana gelen patlamada özel şirket çalışanı 2 personelin hayatını kaybettiği açıklandı

23.06.2026 16:59:00
Anadolu Ajansı
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü
Kırıkkale'de mühimmat patlaması: 2 ölü

Kırıkkale'nin Yahşihan ilçesinde imha sahasında mühimmatın kazara patlaması sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, saat 14.00 sıralarında Yahşihan ilçesi Bedesten mevkisindeki imha sahasında, gerçekleştirilen AR-GE faaliyetleri esnasında mühimmatın kazara patlaması sonucu özel şirket çalışanı 2 personelin vefat ettiği belirtildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Olayın ardından AFAD başta olmak üzere ilgili kurumlar süratle bölgeye sevk edilmiş, bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınmıştır. Meydana gelen olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatılmış olup süreç ilgili makamlarca titizlikle takip edilmektedir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz."

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

AVM'de racon kesenler enselendi


 
Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

23.06.2026 10:54:00
HABER MERKEZİ/AA
AVM'de racon kesenler enselendi
AVM'de racon kesenler enselendi

Afyonkarahisar'da bir alışveriş merkezinde (AVM) kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtıp, denetim yaptığı görüntüler sosyal medyada yer alan şüpheli, beraberindeki 5 kişiyle yakalandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında hakkında soruşturma başlatılan Ferhat A. ve 5 şüpheliyle ilgili gözaltı kararı, arama ve el koyma talimatı vermişti.

Bugün düzenlenen operasyonla Ferhat A, Ergin V, Seyit Ahmet A, Mustafa G, Eyüp V. ve Yusuf Y. gözaltına alındı.

Zanlılar, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.