logo
12 EYLÜL 2026

Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutma

Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutmak, inancı öldürür; Tevhit nurunu söndürür; tevekkül ve ihlâsı yok eder

12.09.2026 00:54:00
Haber Merkezi
 
Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutma
Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutma
Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutmak, inancı öldürür; Tevhit nurunu söndürür; tevekkül ve ihlâsı yok eder.

Allah'ım, Sana hakkıyla hamd edemem, çaresizim; bu halim Sana malûm. İstiyorum ki: Sana en güzel, en iyi hamdi yapan var ya! Hani ona esma ve sıfatın özünü açmıştın, işte onun hakkı için Sana yalvarıyorum. Tecellinin inceliğini ona göstermiştin. O da, Seni kemâline lâyık olarak bilmişti… İşte onun hürmetine Senden diliyorum.

Bu ilhamı, ona sen vermiştin, Ona hamdı, Sen ilham etmiştin. Başkası bu tecelliye erememişti. O, tek olarak zuhur ettiği gün, Zatını tezahür ettiriyordu. Senin varlığını ilân ediyordu, beyan ediyordu. İşte bu büyük insanın hakkı için istiyorum. Ona salât eyle; bizden bol bol selâm eyle. Bu salât ve selâm onun şanına lâyık olsun. Bu saygı duygumuzu, Onun enfes varlığına ilet, Allah'ım.







Allah'ım, salât ve selam'ın şümulünü arttır. His ve mana duvarlarını aşırt. Alemlerin, emir ve halk kısmına da kavuştur. Hatta bu salât ve selâmdan faydalanmayan ne bir peygamber kalsın ne de bir melek… Salih kullar da bundan faydalansın.

Hamdımız Sana, salât ve selâmımız onlara olsun. Bunu bize Sen nasip ettin. Büyük fazlındır; anlıyoruz, biliyoruz; işte yolundayız.

Kader başa geldiği zaman gönderene kafa tutmak, inancı öldürür; Tevhit nurunu söndürür; tevekkül ve ihlâsı yok eder.

İman sahibinin kalbi, niçin ve neden oldu, gibi sözleri bilmez. Belki 'şundan veya bundan oldu', gibi yersiz lâfları da dile getirmez. Bildiği tek şey vardır, oda: 'Baş üstüne, hoş geldi; safalar getirdi' diye karşılamaktır.

Nefis, tümüyle muhalefet safında durur. Durmadan niza çıkarır; daima karışıklık ister. Onun ıslahını dileyen, cihat ehli olsun. Ta şerrinden emin oluncaya kadar.







O nefis, şer içinde şerdir. Onunla cihat edersen emin olabilirsin. Neticede göreceksin ki, hayır içinde hayır oluyor. Cihat devam ettiği müddetçe onu her iyiliğe uyar bulursun. İbadetleri hoşlukla yapmaya koyulur ve bu uyarlık mükâfatı olarak şu İlâhî hitap ona gelir:

"Ey mutmein olmuş nefis, Rabbine dön. O, senden razı; sen de O'ndan hoşnut olarak…» (Fecr/27, 28, 29)

Bu cihat sonunda, nefse itimat caiz olur. Çünkü şerli yönü ıslah olmuştur. Nefsi halkın eline bırakma… Ta ki, manevi pederi İbrahim'e (a s.) nispeti yerinde olsun…

O ki, nefsi bir yana atmıştı ve herkesten ayrı tutmuştu. Şahsî hevesini söndürmüştü. Boşlukta uçuyordu. Bütün varlığı ile sakindi. Her şey onu ateşten korumaya geliyordu. Ama onun bunlara aldırış ettiği yoktu. Allah'tan başka kimseden talebi yoktu.







Onun hâlimi bilmesi, bana yeter, diyordu. Çünkü tam teslim olmuştu. Hakkı ile tevekkül etmiş, Rabbin zatına sığınmıştı. İşte bu sığınmadır ki.

"Biz ateşe: İbrahim'e yakıcı olma, serin ve selâmet üzere ol dedik." (Enbiya/69) mealinde gelen İlâhî fermanın inzaline sebep oldu.

Sabırlı kullara, Allah'ın bu dünyada hesapsız yardımı olur. Ahirette ise sayısız nimetleri… Şu Âyet-i Kerime sözümüze şahittir: "Sabırlı kulların mükâfatı bol ve hesapsız verilir." (Zümer 10)

Sabırlı kulların bu âlemde çektiği cefa, onun gözünden kaçmaz. Siz, bir an olsun O'nun uğruna sabır yolunu tutun; yıllarca ecrini alırsınız. Zaten ömür boyunca 'kahraman' lakabıyla gezen, onu, bir anlık cesaret sonunda almıştır.

"Allah sabırlı kişilerle olur". (Bakara 153). Bu oluş, maddî bir terim değildir, manevîdir. Sabırlıyı Allah zafere ulaştırır, yardımını bol eder.

Siz sabra devam ettikçe her an yardımcınız O olur. Yeter ki, O'na bağlanmayı ve O'nun varlığına sığınmayı bilesiniz. O'nunla sabredin, O'nunla ayık olun; gaflet uykusundan uyanın." (Abdülkadir Geylani (k.s) Hazretleri İlahi Armağan eserinden)

Kurumsal güvenin çöküşü: Polise, yargıya ve meclise inanmamak

Bir ülkede vatandaş polise güvenmiyor, yargının adalet dağıttığına inanmıyor, Meclis’in kendi iradesini temsil ettiğini düşünmüyorsa sorun artık yalnızca tek tek kurumların değil, devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin sorunudur

11.09.2026 00:20:00
Yaşar Cebesoy
 
Kurumsal güvenin çöküşü: Polise, yargıya ve meclise inanmamak
Kurumsal güvenin çöküşü: Polise, yargıya ve meclise inanmamak
Bir ülkede vatandaş polise güvenmiyor, yargının adalet dağıttığına inanmıyor, Meclis'in kendi iradesini temsil ettiğini düşünmüyorsa sorun artık yalnızca tek tek kurumların değil, devlet ile toplum arasındaki güven ilişkisinin sorunudur.

Toplumların ayakta kalmasını sağlayan yalnızca yasalar, kurumlar ve devlet mekanizmaları değildir. Bunların üzerinde daha önemli bir unsur vardır: güven.

Vatandaşın polise başvurduğunda korunacağına, mahkemeye gittiğinde hakkını arayabileceğine, Meclis'e baktığında kendi iradesinin temsil edildiğine inanması gerekir.

Bu güven zedelendiğinde ise ortaya çok daha derin bir toplumsal kriz çıkar.







Polise güven azalırsa ne olur?

Polis, vatandaşın güvenliğinin en temel güvencelerinden biridir. Ancak vatandaşın kolluk kuvvetlerinin herkese eşit davrandığına ilişkin inancı zayıflarsa, insanlar sorunlarını devlet mekanizmaları yerine farklı yollarla çözmeye yönelebilir.

Devletin otoritesi korkuyla değil, hukuka ve adalete dayalı güvenle güçlenir.







Yargıya güven sarsılırsa hukuk yara alır

Bir toplum için en tehlikeli eşiklerden biri yargıya olan güvenin kaybolmasıdır.

Vatandaş "Haklı olsam bile hakkımı alamam" düşüncesine kapılırsa hukuk düzeninin en önemli dayanağı ortadan kalkmaya başlar.

Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve bütün vatandaşlara eşit mesafede olduğu algısı yalnızca hukukçular için değil, toplumun tamamı için hayati önem taşır.

Çünkü adalet duygusu kaybolduğunda, hukuka bağlılık da zayıflar.







Meclis temsil makamıdır

Demokrasinin temel kurumlarından biri olan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin toplumdaki karşılığı da büyük önem taşır.

Vatandaş, seçtiği milletvekilinin kendi sorunlarını gündeme getirdiğine, Meclis'in ülkenin gerçek meselelerini tartıştığına ve millet iradesinin burada etkili olduğuna inanmalıdır.

Meclis'in etkisiz olduğu düşüncesinin yaygınlaşması ise seçmenin siyasete ve demokratik süreçlere olan ilgisini ve güvenini aşındırabilir.







Asıl tehlike: "Hiçbir kuruma güvenmiyorum"

Polise, yargıya veya Meclis'e yönelik eleştiriler tek başına demokratik bir sorun değildir. Aksine, demokratik toplumlarda kurumların eleştirilmesi doğaldır.

Asıl tehlike, kurumların tamamına yönelik ortak bir güvensizlik duygusunun yerleşmesidir.

Vatandaşın zihninde "Polise güvenemem, mahkemeden adalet bekleyemem, Meclis de beni temsil etmiyor" düşüncesi kökleşirse, devlet ile vatandaş arasındaki bağ zayıflar.

Bu nedenle mesele yalnızca kurumların itibarını korumak değildir.

Mesele, vatandaşın yeniden adalete, hukuka ve devletin kurumlarına güvenmesini sağlamaktır.

Çünkü devletin en güçlü dayanağı yalnızca sahip olduğu yetki değil, vatandaşının duyduğu güvendir.

Adana'daki orman yangını uydudan bile görünüyor

Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, Adana'nın üzerinde yangın nedeniyle yoğun bir şekilde bu hava kirliliği olduğunu belirterek, "Hava kirliliği çok geniş alanlara yayıldığı için uydu fotoğraflarından da görülebiliyor. Bu hava kirliliği hava kalitesini baştan sona son derece olumsuz bir hale getiriyor" dedi

10.09.2026 12:33:00
İHA
 
Adana'daki orman yangını uydudan bile görünüyor
Adana'daki orman yangını uydudan bile görünüyor
Adana'nın Kozan ilçesinde başlayarak Aladağ ve İmamoğlu ilçelerine yayılan orman yangını nedeniyle kent merkezinde de is kokusu ve hava kirliliği etkili oldu. Yangın çok geniş alanlara yayıldığı için felaketin boyutu uydudan da görülebiliyor. Çukurova Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, orman yangınları sonrasında oluşan hava kirliliği ve dumanın kent merkezlerine ulaşmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.






"Hava kalitesini baştan sona son derece olumsuz bir hale getiriyor"

Konuyla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mesut Başıbüyük, orman yangınları ciddi hava kirleticileri olduğunu söyleyerek, "Adana'nın üzerinde yangın nedeniyle yoğun bir şekilde bu hava kirliliği var. Hava kirliliğinin çok geniş alanlara yayıldığı uydu fotoğraflarından da görülebiliyor. Bu hava kirliliği hava kalitesini baştan sona son derece olumsuz bir hale getiriyor. Hava kirliliğinin özellikle çocuklar bebekler kronik hastalıkları olanlar ve yaşlılar üzerinde çok ciddi manada olumsuz etkileri var. Şehirler üzerinde hava kirliliği açısından çok ciddi olumsuz etkiler olduğunu söyleyebiliriz. Pencerelerin kapalı tutulması her zaman tavsiye ediliyor. Şu anda bizde pencereleri kapalı tutacak kadar yoğun bir hava kirliliği olduğunu söylemek doğru değil dedi.








"Orman yangınlarının yüzde doksanı insan kaynaklıdır"

Orman yangınlarının kendi içerisinde pek çok ciddi çevresel problemleri olduğunu dile getiren Başıbüyük, "Orman yangınlarının ekosisteme toprağa havaya su kaynaklarına ve hava üzerinden doğrudan insanlar üzerine verdiği zararlar var. Bunun dışında ormanda yaşayan hayvan ve bitki türleri gibi diğer canlılara olan olumsuz etkileri saymakla bitmez. Ülkemizde son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak artan sıcaklıklar ve meteorolojik şartlar orman yangınlarını daha zor kontrol edilebilir bir hale getirdi. Vatandaşlarımızdan sigara izmaritleri ve cam atıkları gibi konularda dikkatli olmalarını orman alanlarında piknik yapmamalarını ve orman alanlarına yakın tarım alanlarında anız yakmamalarını rica ediyoruz. Bu konularda belli bir hassasiyet oluştuğunu görsek de ülkemizde çıkan orman yangınlarının yüzde doksanı insan kaynaklıdır" ifadelerini kullandı.








"Yangın söndürülüyor ama çevreye olan zararı kalıyor"

Vatandaşlardan Savaş Sözcü ise yangın uzakta da olsa dumanını burada hissettiklerini ifade ederek, "Ormanların yanmasını istemiyoruz. Herkes dikkat etsin. Sigara izmaritini atarken ormanımıza zarar vermeyelim. Bu sıcakta çalışanlara ormanımıza ve insanlara yazık. Sigara izmaritini atarken söndürerek atalım. Piknik yaparken rastgele yerlerde ateş yakmayalım. Zaten bu sıcak geçmiyor bir de yangınla ve dumanla uğraşıyoruz. Yangın söndürülüyor ama çevreye olan zararı kalıyor. Buna dikkat etmeliyiz. Bunun zararını hepimiz görüyoruz. Yazık günahtır. Bu suçları işleyenlerin en ağır cezayı almalarını isterim" şeklinde konuştu.








"Halkımızı bilinçsizlik konusunda uyarıyorum"

Mina Erdem ise Adana'nın Kozan ilçesinde oluşan yangın bütün Adana ilçelerini merkezlerini etkilediğini aktararak, "İnsanlar Adana'da hem Adana sıcağıyla hem de Adana yangınıyla uğraşmak zorunda kaldı. Halkımızı bilinçsizlik konusunda uyarıyorum. İnsanlarımız sigara izmaritini çöpleri yerlere attığı için yangınlar daha da çoğalıyor. Parklarımızı bahçelerimizi kirlettiği için yangınlarımız daha da çoğalıyor. İnsanlarımızı daha hijyene daha temiz sokaklara davet ediyorum" dedi.






7 kişinin öldüğü yangın davasında 2 zabıta müdür vekili tutuklandı, 4 kamu görevlisi tahliye edildi

Kocaeli'de kozmetik fabrikasında 7 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın 4'üncü duruşmasında ara karar verildi. Mahkeme heyeti, 2 zabıta müdür vekilinin tutuklanmasına, 4 kamu görevlisinin ise adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye edilmesine hükmetti. Diğer 6 tutuklu sanığın mevcut durumunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi

10.09.2026 12:03:00
İHA
 
7 kişinin öldüğü yangın davasında 2 zabıta müdür vekili tutuklandı, 4 kamu görevlisi tahliye edildi
7 kişinin öldüğü yangın davasında 2 zabıta müdür vekili tutuklandı, 4 kamu görevlisi tahliye edildi
Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 4'üncü celsesi, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde yapıldı. Şirket ve belediye yetkililerinin de aralarında bulunduğu 10'u tutuklu, 1'i firari toplam 23 sanığın yargılandığı duruşmaya tutuklu sanıkların yanı sıra bazı tutuksuz sanıklar, müştekiler ve taraf avukatları katıldı. Fabrika sahipleri ve yöneticilerinin de yargılandığı dosyada sanıkların savunmaları alındı. Yakınlarını kaybeden aileler, tüm sanıklardan şikayetçi oldu.






2 kişi tutuklandı, 4 kişi serbest kaldı

Alınan savunma ve ifadelerin ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. Mahkeme, Zabıta Müdür Vekili N.B. ile eski Zabıta Müdür Vekili C.T.'nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., eski Yapı Kontrol Müdür Vekili S.S., dönemin İmar ve Şehircilik Müdürü ve Belediye Başkan Yardımcısı H.S. ile Yapı Kontrol Müdürü M.T.'nin adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliye edilmesine hükmetti.

Diğer sanıklar; Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı N.T., İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Ali Osman Akat, Gökberk Güngör, Abdurrahman B.'nin tutukluluk hallerinin devamına karar veren mahkeme heyeti, duruşmayı 3 Kasım'a erteledi.









7 kamu görevlisine 22 yıl 6 aya kadar hapis talebi

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, eski İmar ve Şehircilik Müdürü H.Ö., eski Yapı Kontrol Müdürü C.S., Yapı Kontrol Müdürleri S.S. ve M.T., Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı N.T., eski Zabıta Müdürü C.T. ile Zabıta Müdür Vekili N.B. hakkında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edilmişti.








Olayın geçmişi

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025'te yangın çıkmıştı. Yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Gikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonrası kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.









İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE Kozmetik firmasının yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "nitelikli mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D. ile binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.'nin "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Ali Osman Akat, Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Kazaya sebebiyet verdi, yaralı sürücüyü bırakıp kaçtı

Dönüş yapmak isteyen otomobile çarpmamak için manevra yapan motosiklet sürücüsü devrilerek sürüklendi. Kazaya sebebiyet veren otomobil sürücüsü ise olay yerinden kaçtı

10.09.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kazaya sebebiyet verdi, yaralı sürücüyü bırakıp kaçtı
Kazaya sebebiyet verdi, yaralı sürücüyü bırakıp kaçtı
Antalya'nın Manavgat ilçesinde dönüş yapmak isteyen otomobile çarpmamak için manevra yapan motosiklet sürücüsü devrilerek sürüklendi. Kazaya sebebiyet veren otomobil sürücüsü ise yaralı sürücüye yardım etmek yerine olay yerinden uzaklaştı.






Kaza, Manavgat ilçesi Örnek Mahallesi 1525 Sokak'ta meydana geldi.

Şükrü Sözen Köprüsü istikametine seyir halindeki Mesut K.'nın kullandığı 07 LJB 75 plakalı motosiklet yasak olmasına rağmen 1057 Sokak istikametine dönüş yapmak için sola manevra yapan sürücüsü tespit edilemeyen 07 JG 147 plakalı otomobile çarpmamak için manevra yaptı. Motosikletin kontrolünü kaybeden Mesut K. devrilerek sürüklenmeye başladı.







Yardım etmek yerine yoluna devam etti

Güvenlik kamerasına yansıyan kazanın ardından kazaya sebebiyet veren otomobil sürücüsü kısa süre duraklamanın ardından yaralı motosiklet sürücüsüne yardım etmek yerine ambulans ve trafik ekibini beklemeksizin olay yerinden ayrıldı. Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.








Kazanın ardından olay yerini terk eden otomobilin sürücüsünün belirlenmesi için emniyet güçleri tarafından çalışma başlatıldı.

Kocaeli'de 5,4 milyon liralık kaçakçılık operasyonu

Kocaeli'de jandarma ekiplerince Dilovası ve Gebze'de 3 araçta yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 5 milyon 400 bin TL olan kaçak ürünler ele geçirildi. Operasyonda 4 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı

09.09.2026 14:28:00
İHA
 
Kocaeli'de 5,4 milyon liralık kaçakçılık operasyonu
Kocaeli'de 5,4 milyon liralık kaçakçılık operasyonu
Kocaeli İl Jandarma Komutanlığınca kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar kapsamında, Dilovası ve Gebze ilçelerinde 3 araçta arama gerçekleştirildi. 6-7 Eylül tarihlerinde yapılan aramalarda piyasa değeri yaklaşık 5 milyon 400 bin lira olan çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi.






Ekiplerce yapılan aramalarda 500 paket ısıtılmış elektronik sigara tütünü, bin paket kaçak sigara, 238 elektronik sigara ve ünlü markalara ait bin 500 çift gümrük kaçağı terlik bulundu. 






Operasyon kapsamında 4 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.

Antalya'da 15 katlı binada can pazarı

Antalya'da 15 katlı binanın dış cephesini boyayan iki işçi, iskele halatının boşalması sonucu 13'üncü katta asılı kaldı. Emniyet halatları sayesinde ölümden dönen işçiler, kendi imkanlarıyla dairenin balkonuna girdi

09.09.2026 14:17:00
İHA
 
Antalya'da 15 katlı binada can pazarı
Antalya'da 15 katlı binada can pazarı
Olay, dün öğle saatlerinde Muratpaşa ilçesi Meltem Mahallesi Dumlupınar Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, isimleri öğrenilemeyen iki işçi 15 katlı binanın dış cephesinde boyama yaptığı sırada iskele henüz belirlenemeyen bir nedenle düşmeye başladı. Bu sırada iki işçi emniyet kemerlerinden halatlara tutulu vaziyette asılı kaldı. Büyük bir tehlike atlatan işçiler, kendi imkanlarıyla 13'üncü kattaki dairenin balkonuna girdiler. İskele ise apartmanın dördüncü katındaki klima ve balkon demirlerine takılı vaziyette durdu.






İhbar üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler, işçilerin güvenli bölgede olduğunu görünce, bina etrafında şeritlerle güvenli alan oluşturdu.

Dairede oturanların olmaması nedeniyle bir süre balkonda bekleyen işçiler, ardından ev sahibinin gelmesi sonrası aşağı indi. İşçilerin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.








"Çok korktum"

Olayın görgü tanıklarından Gülefer Anlak, "Yemek yemeye geliyordum. Karşı yoldan geçip kaldırımın dibine ulaştığımız sırada apartmandan iskeleler yuvarlandı. Bir baktım, iki beyefendi asılı halde kalmış. O anda çok korktum. Yanımdan geçen, yandaki inşaatta çalıştığını öğrendiğim beyefendiye, 'Lütfen hemen yardım çağırın' dedim. O da bana, 'Abla, bu iskelenin böyle olması ikinci kez oluyor' dedi. Ben de 'Neden aynı iskeleyi tekrar tekrar kullanıyorlar' İnsanların canı bu kadar mı değersiz' diye tepki gösterdim. Çok üzüldüm. Allah'tan canları kurtuldu. İtfaiye çağrıldı, şimdi müdahale ediliyor" dedi.




















Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı

Adana'da boşanma davasından çıkan iki aile arasında çıkan silahlı, sopalı ve döner bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybederken 5 kişi yaralandı

08.09.2026 13:49:00
İHA
 
Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı
Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı
Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Yüreğir ilçesi Mustafa Kemalpaşa Bulvarı'nda meydana geldi. İddiaya göre, henüz isimleri öğrenilemeyen iki aile, Adana Adliyesi'nde boşanma davasından çıktıktan sonra henüz belirlenemeyen nedenle tartışmaya başladı.






Adliye önünde başlayan tartışma bir süre sonra kavgaya dönüştü ve taraflar 2 otomobil, 1 motosikletle bölgeden uzaklaştı. Bulvar üzerinde tekrardan duran taraflar, bu seferde tabanca, döner bıçağı ve sopalarla birbirine girdi.








Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken kavgada Cebrail Timi tabancayla vurularak hayatını kaybederken 5 kişiyse vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı.








Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemi alırken, kavgaya karışan şüphelilerden 3'ü gözaltına alındı.









Bagajı açtılar, sopa ve bıçaklar çıktı

Öte yandan, araçlarda inceleme yapan polis ekipleri, 01 EK 022 plakalı otomobilin bagajını açtığında çok sayıda bıçak ve sopayla karşılaştı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi

Okula uyum süreci, çocukların aile ortamından çıkıp kurumsal bir sosyal yapıya geçiş yaptığı ilk kritik eşiktir

07.09.2026 13:11:00
Hasan Gündoğdu
 
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Anaokulu ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için düzenlenen bu süreç, akademik bir başlangıçtan ziyade psikolojik ve duygusal bir güven alanı inşa etme amacı taşır.






Ayrışma Kaygısını Güvenli Bağlanmaya Dönüştürme
 
Aileden İlk Kopuş: Özellikle anaokulu çağındaki çocuklar için okul, ebeveyn korumasından ilk kez uzun süreli uzaklaşma anlamına gelir. Uyum haftası, çocuğun "Ebeveynim beni buraya bırakıyor ama mutlaka geri alacak" algısını geliştirmesini sağlar.

Aşamalı Süreç: İlk günlerde ders saatlerinin kısa tutulması ve ebeveynlerin okul bahçesinde/bekleme alanlarında bulunması, çocuğun kaygı düzeyini kademeli olarak düşürür.







Güvenli Alan ve Fiziksel Mekânı Tanıma
 
Bilinmezliği Giderme: Çocukların tanımadıkları mekânlara karşı doğal bir çekincesi vardır. Uyum sürecinde sınıfın, tuvaletlerin, yemekhanenin ve oyun alanlarının gezilip tanıtılması, ortamı öngörülebilir kılar.
 
Öğretmenle İlk Temas: Birebir iletişim sayesinde öğretmen, otorite figüründen ziyade ihtiyaç anında sığınılacak güvenli bir rehber olarak algılanmaya başlar.







Sosyal Kurallar ve Akran İletişiminin Temelleri
 
Akran Etkileşimi: İlk kez kendi yaş grubuyla yoğun bir paylaşım alanına giren çocuklar; sırasını bekleme, paylaşma, dinleme ve ortak hareket etme gibi temel sosyal becerileri bu süreçte deneyimler.
 
Baskısız Rutin: Akademik yükün ve katı kural listelerinin bulunmadığı ilk günlerde oyun temelli etkinlikler kullanılarak okul rutinine yumuşak bir geçiş yapılır.







Uzun Vadeli Okul Algısı ve Akademik Başarıya Etkisi
 
Uyum süreci başarılı geçtiğinde ya da uyum süreci ihmal edildiğinde neler olur, karşılaştırmalı olarak değerlendirelim:
 
Okul Algısı: Okul, keşfedilecek ve eğlenilecek bir yer olarak görülür. Okul, ebeveynden ceza olarak ayırma mekânı gibi algılanabilir.
 
Duygusal Durum: Özgüven artar, okula gitme isteği (motivasyon) yüksek olur. Okul fobisi, somatik ağrılar (karın/baş ağrısı) ve ağlama krizleri görülebilir.
 
Öğrenme Becerisi: Zihinsel enerji kaygıya değil, derse ve etkinliklere odaklanır. Kaygı seviyesi yüksek olduğu için odaklanma ve öğrenme güçleşir.
 
Ebeveynlerin bu dönemde sergileyeceği kararlı, sakin ve tutarlı tutum ile okulun esnek ve şefkatli yaklaşımı birleştiğinde; uyum haftası çocukların tüm eğitim hayatını olumlu etkileyecek sağlam bir temel oluşturur.

Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti

İstanbul'dan yola çıkarak Antalya'da 4 ve Çanakkale'de ise 1 kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek derecede benzerliğe sahip sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişi Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saatlik güvenlik kamerası incelemesi ile Denizli'de yakalandı. Şüphelilerin güzergah boyunca başka kuyumcuları da aynı yöntemle dolandırdığı değerlendiriliyor

06.09.2026 11:41:00
İHA
 
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
2 Eylül tarihinde Kepez ilçesinde bulunan bir kuyumcuya müşteri gibi gelen bir kadının gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde üretilmiş sahte altını satarak dolandırıcılık olayına karıştığı ihbarı üzerine Kepez Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Akşam saatlerinde Kepez ilçesi Güneş Mahallesi'nde bulunan iş yerine gelen ve 11 bin 500 TL değerinde aldatma kabiliyeti yüksek sahte altın verildiğini belirleyen ekipler şahsın kimliğinin tespit edilmesi amacıyla güvenlik kamerası incelemesi başlattı. Yapılan araştırmada kadın şahsın aynı gün içerisinde Kepez ilçesi Dokuma bölgesinde ve Konyaaltı ilçesi Molla Yusuf Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuyu daha aynı yöntemle dolandırdığı belirlendi.






100 saate yakın güvenlik kamerası incelendi

Araştırmalarını derinleştiren Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi sonucunda şahsın kimliğine ve bölgeden ayrıldığı araç plakasına ulaştı. Kadın şahsın ertesi gün Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuda daha aynı şekilde 13 bin TL dolandırıcılık olayına karıştığı tespit edildi. Kimlik bilgisinden kadın şahsın konyaaltı ilçesinde bir otelde konakladığının tespit edilmesi üzerine otele giden ekipler şahısla birlikte 2 kişinin daha olduğunu ve sabah saatlerinde çıkış yaptıklarını öğrendi. PTS kayıtlarını incelemeye alan polis ekipleri isimlerinin Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) olduğu tespit edilen 3 şahsın 34 NS 6942 plakalı araçla Antalya'dan Denizli istikametine ayrıldıkları belirledi.








Denizli girişinde yakalandılar

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü ile iletişime geçen ekipler Konyaaltı, Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin yanı sıra Çanakkale'de 5 farklı kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek aldatma değeri yüksek sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişiyi yakaladı. Şahısların yapılan üst ve araç aramasında suçtan elde edildiği değerlendirilen; 143 bin 700 TL nakit para, 2 bin Amerikan Doları, dolandırıcılık olaylarında kullanılan ve sahte olduğu değerlendirilen 61 gram altın, 2 adet çeyrek altın, 2 adet bileklik, 1 çift küpe, 1 kolye, 1 adet sim kart ve 3 adet cep telefonuna el konuldu.








Dolandırıcılık turuna çıkmışlar

Kepez Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi ve ısrarlı takibi ile Denizli'de yakalanarak Antalya'ya getirilen Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. İstanbul'dan yola çıktıkları ve güzergâh boyunca onlarca kuyumcuyu aynı yöntemle dolandırdıkları değerlendirilen şüpheliler nitelikli dolandırıcılık suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.













Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi

Kahramanmaraş'ta okul saldırganının annesine verilen tahliye kararına itiraz edildi. İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi anne Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi

05.09.2026 17:05:00
İHA
 
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği Ayser Çalık Ortaokulu saldırısına ilişkin davanın duruşması dün yaklaşık 16 saat sürdü. Davanın ilk duruşmasında saldırgan İsa Aras Mersinli'nin annesi Pınar Peyman Mersinli'nin oy çokluğuyla tahliye edildi.






Bu kararın ardından hayatını kaybeden 9 öğrenci ve 1 öğretmenin aileleri avukatları ile birlikte bugün Kahramanmaraş Adliyesi'ne gelerek Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak anne Pınar Peyman Mersinli hakkında verilen karara itiraz etti.








İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.