logo
24 EYLÜL 2026

‘Kafalarına Ekrem kadar taş düşsün diyeceğim ama diyemiyorum’

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu kendisi hakkında çıkan karalama haberlerine tepki gösterdi.

22.09.2023 14:19:00
Haber Merkezi
 
‘Kafalarına Ekrem kadar taş düşsün diyeceğim ama diyemiyorum’
‘Kafalarına Ekrem kadar taş düşsün diyeceğim ama diyemiyorum’
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), önceki dönemde sıfır (0) olan kreş sayısını, 65'e çıkardı. Avrupa yakasında 3 (Beylikdüzü-Yakuplu, Bahçelievler-Yenibosna Merkez, Bayrampaşa-Yıldırım), Anadolu yakasında ise 5 (Pendik- Çamlık, Tuzla-Aydınlı, Ümraniye-Aşağı Dudullu, Sultanbeyli-Adil, Ataşehir-Kayışdağı) Yuvamız İstanbul Kreşi, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun katılımıyla açıldı. Eski devlet bakanlarından Önay Alpago, CHP milletvekilleri Ali Gökçek, Suat Özçağdaş, CHP PM üyesi Onursal Adıgüzel Mehmet ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık da toplu açılış töreninde İmamoğlu'nu yalnız bırakmadı. Toplu açılış töreninde konuşan İmamoğlu, gündeme dair de önemli açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

"Çocuklarımız hayata yenik değil, eşitlenerek başlayacak"


"Yaptığımız 8 kreşle, 823 ailenin hayatı kolaylaşacak aynı zamanda. Bu kreşlerde çocuklarımız en modern, en sağlıklı koşullarda yetenekler kazanacak ve hayata yenik değil, eşitlenerek başlayacak. Kreşlerin, böylesi bir tarihi bir dönemde, her yönüyle Cumhuriyet fikrine ve Cumhuriyet'imizin yüzüncü yılına çok yakışan bir hizmet olduğunun, çok simgesel değeri olduğunun altını çizmek isterim. İBB kreşleri, Cumhuriyet'in çocuklarının eşit ve adil bir biçimde, Cumhuriyet'in çocukları olduğunu onlara hissettirecek şekliyle hazırlanmalarının ana merkezi haline dönüşüyor. Çünkü Cumhuriyet, aslında ilk olarak çocuklara eşitlik ve adalet getiren bir sistemdir. Cumhuriyet, her şeyden önce, imkan ve fırsat eşitliği sağlayan bir yönetim biçimidir. Bu şehrin bütün çocukları, Cumhuriyet'in çocuklarıdır. Her biri için hak ettikleri değeri onları verme konusunda biz de sorumlu Cumhuriyet yöneticileriyiz. Bunun hakkını vereceğiz. Sonuna kadar da bunun mücadelesini vereceğiz. Bize eşitlik ve toplumsal adalet duygusunu, Cumhuriyet'in kazandırdığını aslında hepimiz biliyoruz. Cumhuriyet'in değerini bilen, Cumhuriyet'in ilke ve ideallerine sahip çıkan kuşaklar yetiştirmekle de yükümlüyüz."

"Çocuklarımıza, gençlerimize, annelerimize bu fırsatı  tanıyan, eşitlikçi bir yönetim olmaktan vazgeçmeyeceğiz"


"Hemşehrilerimizin çok zor bir ekonomik dönemde aile yaşamlarını sürdürdüklerinin farkındayız. Attığımız her adımın, ortaya koyduğumuz her hizmetin, bir yanıyla da bu ekonomik zorlukları ortadan kaldıran, hafifleten çalışmalar olduğunu söylemek isterim. Biz, örneğin burada, KDV dahil aylık 1200 lira ücret alıyoruz. Bu, bugünün ekonomik koşullarına göre çok düşük bir ücrettir. Ama biz bunu nasıl yapıyoruz? İşte bugünün ekonomik koşullarında ihtiyacı olan ailelerimizin bu desteği almalarıyla, çocuklarını kreşlere vermelerini sağlama amacıyla yapıyoruz. Ama bu tam da aslında iktisadı önde tutan, tasarruflu ve bereketli bir bütçeyi yönetme kabiliyetini ortaya koymanın karşılığı. İşte bu sebeple biz, binlerce çocuğumuza bu şekilde, bu mali düzenle eğitim veren bir kurum oluyoruz. Yine 5000'in üzerinde gencimizi yurtlarında barındıran bir kurum oluyoruz. Yine çok düşük bir ücretle, 8-10 ayda milyona yakın insanı misafir eden Kent Lokantaları'nı açıyoruz. Yine 500 bine yakın annenin, 0-4 yaş arası çocuğunu kucağına alıp, kartıyla beraber bu şehri ücretsiz dolaşmalarını sağlıyoruz. Yine daha önce hiç yokken, -kreş hiç yoktu, burs hiç yoktu, yurt hiç yoktu- şimdi 75 bin gencimize burs dağıtacağız. Ve bunların hiçbirisine dışarıdan bir el girmeyecek. Tamamen adil bir sistem içerisinde çocuklarımıza, gençlerimize, annelerimize bu fırsatı tanıyan, eşitlikçi bir yönetim olacağız. Bu karakterden ve kimlikten asla vazgeçmeyeceğiz."

"Bugünün zor ekonomik koşullarını 'ben bilirim' diyen akıl getirdi"


"Bugünün zor ekonomik koşullarını, 'Ben bilirim' diyen aklın izinden giden bir kamu yönetimi düzeninin bizi ne yazık ki bugünlere getirdiğini unutmayalım. Ama kötü yönetilen ekonomik düzenin altında ezilen bizler, toplumun her ferdi, bu konuda bir dayanışma içerisinde oluyor. Yine özellikle belediyelerimiz, bizler, bu konuda, bu zor ekonomik koşullarda vatandaşlarımızın yanında duruyoruz. Kurumumuzdaki israf düzenine son vererek, İstanbul'u, adaletli ve bereketli bir bütçe yönetimine kavuşturarak, bu hizmetleri veriyoruz. Ve daha fazla vermeye devam edeceğiz. Bundan sonraki kalan bu dönemle ilgili, kalan süre içerisinde, göreceksiniz ki her günümüz, her haftamız yeni açılışlarımızla, yeni temel atmalarımızla devam edecek. Her birisi aslında çözüme kavuşturulan bir sorunun ortadan kalktığını size gösterecek. Yani bir bölgede, sadece bir avuç insan siyasi sebeplerden dolayı mutlu olsun diye değil, toplumun ihtiyaç duyduğu, sorunların çözüme kavuştuğu projeleri harekete geçireceğiz. Talan dönemi böyle geçirdikten sonra, Cumhuriyet'imizin ikinci yüzyılına adım atarken, göreceksiniz İstanbul'un bu modeliyle beraber, çok daha özel, çok daha kudretli, çok daha halkla iç içe bir başka yılını da hep birlikte başlatıyor olacağız. Bundan en ufak bir şüphe duymuyorum."

"Öyle laflar işittik, öyle şeyler yaşadık ki…"


"Daha önce siyaseten ayrışmış, birbirinden uzaklaşmış, mesafe konmuş muhtarlarımız vardı. Şimdi ise biz, bu dönemde muhtarlarımızla dayanışmayı ön plana koyduk. Çünkü biz, insanları birbirinden ayır eden veya birbirinden taraf gibi sağa sola savuran insanlar olmadık. Onları da toplum seçti diyerek, saygı duyduk. Bugün biraz muhtarlara değindim; sebebi var. Biz, dönem başladı başlayalı, seçim ortamı da dahil, öyle laflar işittik, öyle şeyler yaşadık ki, bazen bu kötü aklın yaratıcılığıyla ilgili gerçekten ben bile şaşkınlığa uğruyorum her gün. Bu kadar kötülüğe dönük marifet üreten insanlara diyorum ki, 'Biraz da iyiliğe çalışsanız, bu ülke çok daha iyi olacak.' Yani gidip, ne bileyim, metronun merdivenlerine taş koyarak veya bir demir parçası koyarak, onları bozmaya çalışmak ya da yol güzergahı üzerinde bir işi, bir sistemi bozmaya çalışmak… Yani bir kurumu kirletmek; İETT, Halk Ekmek gibi… Saçma sapan girişimlerin içinde bulunmak… Koca koca televizyon kanallarını veya medya kuruluşlarını bu işe seferber etmek… Nedir tek dertleri? 'Ekrem'i kötü yapalım. Ekrem aşağı, Ekrem yukarı…' O kötü insanların kafasına Ekrem kadar taş düşsün diyeceğim ama diyemiyorum. Ben, öyle bir mizansen, kötülük bile olsa, onlar için düşünecek bir akla sahip değilim. Yine de öyle bir şey olmasın. Sadece, 'Allah akıl versin' diyorum onlara. Başka da bir şey demiyorum."

Yavuz Saltık tepkisi: "Ne Ekrem İmamoğlu'nu  ne yol arkadaşlarını terör örgütüyle yan yana koyabilecek akıl bu ülkede yok


"Benim ta Beylikdüzü'nden beri yol arkadaşım olan, Sosyal Hizmetler'de 5 katına çıkarttığımız yardımların başlangıcında onun da imzası olan, sonrasında bu muhtarlarımızın da kardeşliği ve birliği için çalışmaları adına yoğun bir çaba içerisinde olan bir arkadaşım (Yavuz Saltık), şimdi Muhtarlık Daire Başkanımız, bugün yargılandığı mahkemeden beraat aldı. Bir hafta önce ise bir savcı, 15 yıl hapis cezasıyla ilgili bir mütalaa verdi hakkında. Bir haftadır ben uyku uyuyamıyorum. Yargımız hakkında iyi şeyler düşünerek uykusuz kaldım. Yani ben, yargıya güvenerek, doğru karar alacağına olan inançla, tek cümle de etmemeye gayret ettim. Yoksa işim çok dolu. Ve sonuçta beraat etti arkadaşımız. Bir savcı, niye böyle yapabilir? Bilmiyorum. Ve temel şey ne? Efendim neymiş? Terör örgütüne yardım etmiş. Ya Allah aşkına; ne Ekrem İmamoğlu'nu, ne bir yol arkadaşını -Neymiş? FETÖ'cüymüş! Neymiş? PKK'ymış!- hiçbir terör örgütüyle yan yana koyabilecek akıl, bu ülkede yok. Ekrem İmamoğlu ne şahsı adına ne de yol arkadaşları adına, buna müsaade edecek bir kişilik değildir. Bazen yargısız infaz çabası içerisinde olan insanlara sesleniyorum: Neyle yargılandı bu kardeşimiz, Yavuz Bey biliyor musunuz? Bir derneğe verdiği 272 adet, 150 liralık yardım kartı dağıtmak üzerinden bu cezaya mahkum edilmeye çalışıldı."

"Seçime doğru atılan bu adımlar, seçime doğru neler yapacaklarının ön sinyalleri"


"Muhtarlarım bilirler; her bir muhtarıma neredeyse her yıl o kadar kart veriyoruz yoksullara versin diye. İstanbul'da 1000'e yakın muhtar var. Bunu niye söylüyorum? Şundan: Ortada verdiği dernekle ilgili bir hüküm yok henüz. O dernekle ilgili hüküm olmadığı gibi, içeride tutuklu da kimse yok. Ama burada, birini 15 yılla tutuklamaya çalışıyorsunuz. Olacak iş değil. Yani bu ne biliyor musunuz? Seçime doğru atılan bu adımlar, seçime doğru daha neler yapacaklarının ön sinyalleri, fragmanları. Yani yarın Ekrem'e neler diyecekler? Ekrem'in bir kısım yol arkadaşlarına neler diyecekler? Neler yakıştıracaklar? İşinize bakın. Buradan sesleniyorum. Kameraya bakarak sesleniyorum. Bu işin içinde kim varsa, en tepesinden en aşağıya; bir avuç insan, işinize bakın. Bu vücuda leke yapışmaz. Yakınındaki hiçbirine de yapışmaz. Onu söyleyeyim. Bugünden bunu ifade ediyorum: İşinize bakın, iş üretin. Gelin bizimle marifetinizle, işinizle yarışın. 'Ben daha iyi yapacağım' deyin. Bunu anlarız. Ama bize leke atarak kazanacağınızı sanıyorsanız, 23 Haziran 2019'da yediğiniz o 806 bin farklılık demokrasi tokadının daha alası geliyor 2024'ün 31 Mart'ında. Bu kötü yoldan vazgeçin. Kararlı yolculuğumuz, sadece ve sadece 16 milyon insanına kararlı hizmet yolculuğudur. Ne bir kişiye tabiiyiz ne sadece bir partinin hükmü altındayız. Biz, milletimizin hizmetine koşan, mensubu olduğu partiye de layık bir birey olmaya çalışan ahlaklı, erdemli, iyi insan olmayı ilke edinmiş, devletine, milletine layık, Türkiye Cumhuriyeti'ne layık, Cumhuriyet'in kurucu değerlerini omuzlarının üstünde taşıyan, Mustafa Kemal Atatürk'e layık birer evlat olmaya devam edeceğiz. Bunun altını çizeyim. Her şeye rağmen, yargının bugün verdiği kararın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adaleti adına doğru bir karar olduğunu, mutluluğumu beyan ediyorum."

Fon soruşturmasında 2 özel jet ve 1 lüks yata el konuldu

Yürütülen fon soruşturması kapsamında tutuklanan Muhammed Yarız ve Emre Tezmen'e ait olduğu belirlenen 2 özel jet ile tutuklu Pusula Portföy Yönetimi patronu Serdar Turhan'a ait lüks yata el konuldu

24.09.2026 20:35:00 / Güncelleme: 24.09.2026 20:38:38
İhlas Haber Ajansı
 
Fon soruşturmasında 2 özel jet ve 1 lüks yata el konuldu
Fon soruşturmasında 2 özel jet ve 1 lüks yata el konuldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturması kapsamında tutuklanan Muhammed Yarız ve Emre Tezmen'e ait olduğu belirlenen 2 özel jet ile tutuklu Pusula Portföy Yönetimi patronu Serdar Turhan'a ait olduğu belirlenen lüks yata el konuldu.

Soruşturma kapsamında Muhammed Yarız ve Emre Tezmen'e ait olduğu belirlenen 2 özel jete el konuldu. Ayrıca Pusula patronu Serdar Turhan'a ait olduğu belirlenen "LORETA" isimli 2026 model lüks yata da el konuldu. El konulan 2 özel jet ile lüks yatın toplam piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar 800 milyon TL olduğu değerlendiriliyor.



Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi

Milyarlarca liralık fon skandalına ilişkin yürütülen soruşturmada dalga genişliyor. Son olarak, aralarında eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci'nin de bulunduğu 3 yeni isim tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

24.09.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi
Eski Merkez Bankası yöneticisine tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sermaye piyasalarındaki usulsüz işlemler ve milyarlarca liralık fon vurgununa yönelik yürütülen dev soruşturmada sıcak bir gelişme yaşandı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci, Ali Rıza İncekaya ve Haldun Saffet İnal, savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturma derinleşiyor, tutuklu sayısı artıyor

Piyasalarda yaşanan likidite ve temerrüt krizinin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 131 fonun tasfiyesine karar verilmesiyle başlayan süreç, adli makamların operasyonlarıyla derinleşiyor.

Dün adliyeye sevk edilen ve aralarında holding yöneticilerinin de bulunduğu 20 şüpheliden 17'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmıştı. Son operasyonlar ve alınan kararlarla birlikte dosyadaki toplam tutuklu sayısı 26'ya yükselirken, gözaltına alınan yeni isimlerin de eklenmesiyle adli süreç hız kazandı.

Kritik isimler kıskaçta

Yürütülen soruşturmada daha önce finans ve sigorta dünyasından tanınan Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, akademisyen yazarlar Emre Alkin ve Kerem Alkin ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı gibi profili yüksek çok sayıda isim tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci ve beraberindeki iş insanlarının da dosyaya şüpheli olarak dahil edilmesi, soruşturmanın bürokrasi ve finans ayağında çok daha geniş bir etki yaratacağını gösteriyor. Savcılık, şüphelilerin yurt dışı para transferleri, kripto varlık hareketleri ve piyasa dolandırıcılığı iddiaları üzerindeki incelemelerini titizlikle sürdürüyor.

Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor

Adalet Bakanlığı tarafından 175 ağır ceza merkezi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilen yazıyla adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kurulacağı bildirildi

24.09.2026 14:17:00
İHA
 
Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor
Adliyelerde "Dijital Ortam Güvenliği ve Dezenformasyonla Mücadele Büroları" kuruluyor
Dijital suçlarla mücadelede yeni yapılanma

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, siber alanda suçla mücadelenin daha hızlı, etkin ve koordineli hale getirilmesi amacıyla adliyelerde yeni büroların kurulacağı belirtildi. Çocukları ve gençleri suça, şiddete ve istismara yönlendiren; vatandaşların özel hayatını, kişilik haklarını, can ve mal güvenliğini hedef alan dijital içeriklere karşı adli kapasitenin güçlendirileceği ifade edildi.

Suç içerikleri yakından izlenecek

Yeni yapılanmayla dijital mecralardaki suç içerikleri ve suça teşvik eden faaliyetlerin uzmanlaşmış Cumhuriyet savcılarınca yakından izleneceği bildiren Bakan Gürlek, bu kapsamda şüphelilerin tespiti, gerekli adli işlemlerin başlatılması ve hukuka aykırı içeriklere müdahale süreçlerinin daha hızlı yürütülmesinin amaçlandığını kaydetti.

Dezenformasyonla mücadelede koordinasyon güçlendirilecek

Gürlek, kamuoyunu kasıtlı şekilde yanıltan, toplum huzurunu ve kamu düzenini bozmaya yönelik suç niteliğindeki dezenformasyon faaliyetleriyle mücadelede kurumlar arası koordinasyonun güçlendirileceğini ifade etti. Adalet Bakanlığının, çocukları koruyan, vatandaşların haklarını güvence altına alan, kamu düzenini ve hukukun üstünlüğünü dijital alanda da hâkim kılan adalet anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceği ifade edildi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi

24.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi
 Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Manisa'daki silahlı saldırının yalnızca okul güvenliği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti, "Çocukların kiminle yazıştığı takip edilmeli" dedi.

Bakan Tekin, Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki silahlı saldırının İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde değil, lisenin yakınında gerçekleştiğini söyledi.

"Okullarda çok kapsamlı tedbirler alındı." diyen Tekin, saldırıyı gerçekleştiren H.O. isimli saldırganın evden aldığı silahla olayı gerçekleştirdiğini anımsatıp, "İlaçları nasıl çocukların erişemeyeceği yerlerde saklayın türünden uyarı varsa, bu silahların çocukların ulaşamayacağı yerlerde olması gerekiyor." diye konuştu.

Bakan Tekin, "Bu saldırıyı sadece ve sadece okul güvenliği, emniyet vb. üzerinden okumamak gerekiyor." ifadelerini kullandı.

Saldırgan H.O.'nun ilk ifadesinde akran zorbalığından bahsettiğini anlatan Tekin, "Çocuk henüz akran zorbalığı dediğimiz şeyi görebilecek kadar okula gitmemiş. Dokuzuncu sınıfa yeni kayıt olmuş. Devamsızlığından dolayı iki ya da üç gün gitmiş." bilgisini verdi.

Sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Tekin velilere çağrıda bulunup, "Çocuklarımızın oyun sitelerinin arka planındaki mesajlaşma ortamlarında, sosyal medya platformlarında kiminle yazıştığı takip edilmeli." dedi.

"BİR ANNE BABANIN BUNU TAKİP ETMESİ GEREKİR"

Turgutlu'daki saldırıyı gerçekleştiren şüphelinin sosyal medya platformu yazışmalarında çeşitli ipuçları olduğunu kaydeden Tekin, "Bir çocuk neden kendi profilinde ABD'deki bir okul saldırısındaki bir saldırganın profil resmini kendi resmi yapar? Bir anne babanın bunu takip etmesi ve görmesi gerekir." dedi.

"REHBER ÖĞRETMENLERİMİZ GEREKLİ ŞEYLERİ YAPACAK"

15 Nisan'dan bu yana rehber öğretmenlerle bu konuda çalışmalar yaptıklarını anlatan Tekin, "Velilerden istirhamım, bu türden bir sıkıntılı durum gördüklerinde bunları rehber öğretmenlerimizle paylaşsınlar. Öğretmenlerimiz bu çocuklarla ilgili gerekli şeyleri yapacaklar." ifadelerini kullandı.

OKULLARDA ALINAN FİZİKİ TEDBİRLER NELER?

Türkiye'deki okulların tamamında, okulun bulunduğu sosyo ekonomik koşullar, fiziki pozisyonları değerlendirilerek bir parametre listesi oluşturduklarını anlatan Tekin, "Okullarımızın durumlarına göre her bir okulumuzu kategorileştirdik." dedi. Tekin çalışma hakkında şu bilgileri verdi:

"- Her bir okulumuzda bina içi kamera sisteminden, bina çevresi kameralara kadar bağlantıları yapıldı. Turnikeler, bazı okullarımızda yüz tanıma sistemleri, görevliler için el dedektörleri, acil durum butonları gibi her okulun durumuna tedbirler silsilesini başlattık.

- Binamızın durumuna göre bahçe duvarlarının yükseltilmesinden, kapısına turnike koymamız gereken okullara kadar. Hepsi güvenlik güçlerinin tespitleri doğrultusunda aldığımız tedbirler."

12 YILLIK EĞİTİM KISALACAK MI?

Bakan Tekin, 12 yıllık eğitimin kısalmasına ilişkin çalışmanın tartışmaya açıldığını belirterek şunları kaydetti:
"Bu konuda yazılmış raporlara bakıyoruz. Buradaki derdimiz çocuklarımızın okuldan uzak kalması değil, daha etkili eğitim alması. 12 yıllık periyot içerisinde çocuklarımıza verdiğimiz şeyleri artık çocuklarımızın çok daha hızlı erişebilecekleri bir ortam mümkün."

ÖZEL OKUL ÜCRETLERİ

Bakan Tekin, özel okul ücretlerine ilişkin ise şunları kaydetti:

"- 12 bin 500 tane özel okulumuz var. Bu özel okulların içerisinde ücreti 1,5 milyon liranın üzerinde olan 84 adet okul var. Bunlardan 14 tanesi anaokulu. Biz bütün öğrencileri bir okulla ilişkilendiriyoruz. Vatandaşın çocuğunu özel okula göndermesi bir zorunluluk değil. Biz her çocuğu evine en yakın devlet okuluyla ilişkilendiriyoruz.

- Biz özel okul temsilcilerinin fiyatlarını takip ediyoruz. Ve fahiş ücrete kesinlikle müsaade etmiyoruz. Özel okul temsilcileri de bu konuda çok hassaslar." Kıyafet, yemek ve kırtasiye ile ilgili fahiş fiyat denetimimizi yapıyoruz.

2026-KPSS Ön Lisans Sınavı giriş belgeleri erişime açıldı

ÖSYM Başkanlığınca 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı Ön Lisans Sınavı'na giriş belgeleri erişime açıldı

 

24.09.2026 12:44:00
Anadolu Ajansı
 
2026-KPSS Ön Lisans Sınavı giriş belgeleri erişime açıldı
2026-KPSS Ön Lisans Sınavı giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca 2026 Kamu Personel Seçme Sınavı Ön Lisans Sınavı'na (2026-KPSS Ön Lisans) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 4 Ekim'de uygulanacak KPSS Ön Lisans Sınavı'na katılacak adayların, sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden TC kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

2026-KPSS Ön Lisans Sınavı için adaylar, 4 Ekim'de saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacak.

Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı kalp krizinden vefat etti

Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı, 57 yaşında kalp krizi geçirerek vefat etti. Emeklilik dilekçesi veren Balcı'nın izne ayrıldığı öğrenildi

24.09.2026 12:24:00 / Güncelleme: 24.09.2026 12:26:17
İHA
 
Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı kalp krizinden vefat etti
Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı kalp krizinden vefat etti
Zonguldak Vali Yardımcılığı görevini sürdüren Muammer Balcı, İstanbul'da sabaha karşı kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti.

Bir süre önce emeklilik dilekçesi vererek izne ayrıldığı öğrenilen Balcı, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, sosyal medya hesabından paylaştığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Zonguldak Vali Yardımcımız, kıymetli mesai arkadaşımız Muammer Balcı geçirdiği kalp krizi sonucu vefat etmiştir. Görev süresi boyunca ilimize ve hemşehrilerimize özveriyle hizmet eden merhum Vali Yardımcımız Muammer Balcı'ya Allah'tan rahmet, ailesine, yakınlarına, çalışma arkadaşlarımıza ve mülki idare camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet, makamı ali olsun."

Şanlıurfa'da eğitime 1 gün ara verildi

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi Pınarbaşı Mahallesi merkezli meydana gelen 5.4 büyüklüğündeki deprem dolayısıyla eğitime 1 gün ara verildi

24.09.2026 12:12:00
İHA
 
Şanlıurfa'da eğitime 1 gün ara verildi
Şanlıurfa'da eğitime 1 gün ara verildi
Şanlıurfa'da saat 10.40'ta 5.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem çevre illerden de hissedildi. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak herhangi bir olumsuz durum olmadığını açıkladı.

Eğitime 1 gün ara

Vali Hasan Şıldak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada tedbir amacıyla il genelinde okulların tatil edildiğini duyurdu. Şıldak şu ifadelere yer verdi:

"Deprem nedeniyle ilimizdeki bütün eğitim kurumları ile kreş ve gündüz bakımevlerinde eğitim öğretim faaliyetlerine 24.09.2026 Perşembe günü ara verilmiştir."

Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem

Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesinde, saat 10.40'da 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

24.09.2026 11:27:00 / Güncelleme: 24.09.2026 11:36:15
AA
 
Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem
Şanlıurfa'da 5.4 büyüklüğünde deprem

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Karaköprü olan 5,4 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin, yerin 7,39 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

Şanlıurfa merkezli deprem, kent merkezinin yanı sıra Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak, Batman, Gaziantep, Adıyaman, Şanlıurfa ve Malatya'da da hissedildi.

Depremin ardından vatandaşlar, cadde, sokak ve parklara çıkarak beklemeye başladı.

Vali Şıldak'tan ilk açıklama

Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, herkese geçmiş olsun dileklerini ileterek, "Sahada yapılan ilk incelemede, şu an için herhangi bir can kaybı ve yıkım söz konusu değil. Herkese geçmiş olsun. Sahadaki tarama çalışmalarımız sürüyor." diye konuştu. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan 20 şüpheliden 14'ü tutuklandı

 

24.09.2026 00:30:00 / Güncelleme: 24.09.2026 01:34:28
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 20 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen 20 zanlıdan 17'sinin sulh ceza hakimliğindeki işlemleri tamamlandı.

Hakimlik, 14 şüphelinin tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Tutuklanan şüphelilerin isimleri şöyle:

"Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey."

Öte yandan haklarında tutuklama talep edilen Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Abdulkadir Özkan ve Bülent Uygun ile Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı'nın hakimlikteki işlemleri sürüyor.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temin edilmesi talep edilmişti.

Müzekkerede, şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024 yılından bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yapılan soruşturma kapsamında, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya ise savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Şüpheliler Emre Tezmen ve Alper Öztürk'e ait makam odalarında polis ekiplerince arama yapılmıştı.

Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun, Abdulkadir Özkan ve Selim Dağbaşı ile Hamza Kablan da gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında 14 zanlı daha yakalanmıştı. 

‘Fonlarda hareketliliği görüyorduk’

Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Biz takip ediyoruz ama başsavcılık resen soruşturma açamıyor”

23.09.2026 21:31:00
Haber Merkezi
 
‘Fonlarda hareketliliği görüyorduk’
‘Fonlarda hareketliliği görüyorduk’
Fon piyasasındaki soruşturmayla ilgili konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "Hareketlilik olduğunu gözlemliyorduk" sözleri tartışma yarattı. Gürlek, savcılığın neden daha önce doğrudan soruşturma başlatamadığı konusunda ise dikkat çeken bir açıklama yaptı.

Sermaye piyasalarındaki fon işlemlerine yönelik soruşturma genişlerken, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in "fonlarda hareketlilik olduğunu gözlemliyorduk" açıklaması yeni bir tartışmanın kapısını açtı.

Gürlek, ilgili kurumların piyasadaki hareketliliği takip ettiğini belirtirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının tek başına resen soruşturma başlatmasının mümkün olmadığını söyledi.

"TAKİP EDİYORDUK AMA…"

Gürlek'in açıklamasındaki kritik nokta, savcılığın önündeki hukuki mekanizmaya ilişkin sözleri oldu.

Bakanın anlatımına göre süreç, savcılığın "şüpheli hareketlilik var" diyerek doğrudan soruşturma başlatmasından ziyade, SPK'nın inceleme ve suç duyurusu mekanizması üzerinden ilerledi.

Nitekim Adalet Bakanlığının 18 Eylül tarihli açıklamasında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasalarındaki şüpheli işlemleri takip ettiği, SPK'ya soruşturma izni verilmesi amacıyla müzekkereler gönderildiği ve sonrasında SPK tarafından 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesi kapsamındaki manipülasyon iddiaları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

SONUÇ: PARA NEREYE GİTTİ?

Soruşturmanın bir diğer önemli boyutu ise yurt dışına çıkarıldığı belirtilen paralar.

Gürlek, amaçlarının bu paraların Türkiye'ye getirilmesi ve mağdur olmayan, yani "iyi niyetli" yatırımcıların paralarına ulaşabilmesini sağlamak olduğunu söyledi.

18 Eylül itibarıyla açıklanan soruşturmada 4 şüpheli tutuklanırken, 51 kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulanmış; malvarlıklarının kaçırılmasını önlemek amacıyla hesaplar ve malvarlığı değerleri hakkında tedbir kararları alınmıştı.

Soruşturma ise devam ediyor. 22 Eylül'de Gürlek, operasyonlar kapsamında toplam 60 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını, 4 kişinin tutuklandığını, 44 kişinin gözaltında olduğunu ve 12 kişi hakkında yakalama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.

ASIL SORU

Bakanın "hareketliliği gözlemliyorduk" sözleriyle birlikte şimdi kamuoyunun önündeki soru daha da belirginleşiyor:

Hareketlilik önceden görülüyorsa, savcılığın doğrudan harekete geçebilmesi için neden SPK sürecinin tamamlanması beklendi?

Bu sorunun yanıtı, soruşturmanın hukuki sürecinin nasıl işlediğinin yanı sıra, şüpheli para hareketlerinin ne zaman tespit edildiği ve hangi aşamada adli makamlara aktarıldığı açısından önem taşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.