İnsanın yaradılış gayesi Allah'a olan kulluğudur, Allah'a kulluğunu ispat etmesidir. Bu gayeyi unutan insan hiç ölmeyecekmiş ve hiç Allah'a hesap vermeyecekmiş gibi hayat yaşar. Bu tür insanların idealleri genelde dünyada, makam sahibi, mal ve mülk sahibi olmak olur. Bu ideal uğruna önlerine gelen her engeli aşmak için sınır tanımaz olurlar.
Milli, dini ve ahlaki bütün ölçüler tamamen hiçe sayılır bu tip insanların ölçüsü, nefsi arzu ve istekleridir. Nefsi arzu ve istekleri doğrultusunda ilerlerken hiçbir kuralı tanımaz hale gelirler ve yanlışını fark etse bile ısrarla aynı yanlışı savunmaya devam eder. Hataları onlara söylediği zaman asla kabul etmeyerek, yalanı başka bir yalan bahane ile kapatmaya çalışırlar. Bu tür insanlar yanlışından dönecek cesareti ve erdemi kendinde bulamayan insanlardır.
Allah'tan (c.c) çok ihanete uğrayan yoktur. İnsanları da en çok Allah'ın adını kullanarak aldatırlar. O insan eğer Allah'a değil menfaate, inandığı lidere kul olmuşsa vay onun haline hakkı batıl, batılıda hak görür ama sorarsan ondan daha takva Müslüman yoktur.
Dinim, imanım, vatanım der iktidar olurlar, bunlara inanıp iman eden zümreler bunların hükümlerini Allah'ın hükümleriyle ters düşse dahi yahu vardır onun bildiği diyecek kadar ahmak ve cahildirler. Allah (c.c) haram der bunların taptıkları lider o haram işlensin diye önünü açacak kanunu getirince, yahu haram ama vardır bir bildiği derler. Liderleri hırsızlık yapar, hırsızlık haram ama o Allah için çalıyor derler. Zinayı, domuzu serbest bırakan, Müslümanları katledip ırzlarına geçen kâfir (ABD) ordularına dua eden yandaşlarına ülkeyi talan ettirerek milyonların hakkına giren adama mehdi diyecek kadar yoz, bağnaz ve maalesef dinden bihaber insanlar haline gelen bir toplumu Allah (c.c) asla doğru yola iletmez.
Nerede İslam'a Allah'a saldıran bir ülke olsa önce onlara milletin gözünü boyamak için feryat-ı figan eder kınıyoruz derler peşinden onlara eğilerek önlerini açan liderlerine inatla teslim olan sürüleri Allah (c.c) doğru yola iletmez.
Cübbeli sarıklısı, hocası, imamı vs. ne kadar ajan varsa Müslümanın kanını içen tüm İslam âlemini yok etmeyi gaye edinen ABD ve İsrail ile Müslüman İran savaşırken bu benim savaşım değil diyecek kadar dinsiz ve imansız oldukları kimin elamanı olduklarını açıkça ortaya koydular.
Kendine Müslüman diyenlerin Yahudi'yle iş birliği yapması onun Müslüman olmadığının en büyük kanıtıdır. Allah'a savaş açanlarla Müslümanın ne işi var! Âl-i İmran suresi 19. ayeti kerimede, "Allah indinde tek din İslam'dır" buyurulmaktadır. Demek ki başka din yoktur. Dinin sahibi kim? Elbette Allah (c.c). Peki, kime göre hareket edeceğiz? Kendimize göre mi, Allah'a göre mi? Elbette Allah'a göre. O halde Allah (c.c) ne buyuruyor; "Benim indimde tek din İslam'dır." Demek ki başka din yok. Âl-i İmran suresi 85. ayet-i kerimede: "Kim İslam'dan başka bir din seçerse, bilsin ki o din ondan asla kabul edilmeyecektir ve o ahirette hüsrana uğrayacaktır" buyurulmaktadır.
"Ey iman edenler, Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden her kim ki, onları dost edinirse; o da, onlardandır. Şüphesiz ki Allah, zalimler güruhunu hidayete erdirmez.'' (maide 51)
Kafirler ile Müslüman savaşıyorken sen tarafsız kalabiliyorsan ve hatta kafir tarafında yer alıyorsan vallahi, billahi sen Müslüman değilsin, yalandan kendini kandırma. Hangi bahane Allah'ın emrinden, kelamından daha geçerlidir. Kimin söyle, kimin sözü seni yoktan var eden yüce Allah'ın sözünden daha geçerlidir. Kur'an-ı Kerim'de "Ancak müminler kardeştir" diyor. Âl-i İmran suresi 28. ayet-i kerimede "Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kafirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah'tan ilişiği kesilmiş olur."
Kur'an-ı Kerim'de mezhep diye bir şey yok. Mezhepleri bahane ederek Müslümanları kafire değişmek münafıklara has bir özelliktir.
Bir dediği diğer dediğini tutmayan, bir saat önce dediğinin tam tersini söyleyen, az önce dediği söz için yok ben öyle bir şey demedim diyen sözünde durmayan, yalan konuşan adama ne denir?
İslam dininde Münafık: Yalan söyler, sözünde durmaz ve emanete hıyanet eder. (Buhari)
"Onlar, mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost ve sırdaş ediniyorlar. Yoksa onlar kâfirlerin yanında izzet, şeref ve kuvvet mi arıyorlar? Boşuna aramasınlar. Çünkü izzet, şeref ve kuvvet tamamiyle Allah'a aittir." (Nisâ 139)
Dünyalık çıkarları için insanlara batılı hak, hakkı batıl olarak göstererek, onlara bu yanlışın doğru olduğu hususunda çeşitli oyunlarla, bahanelerle süsleyerek insanları aldatmak ancak şeytanın işidir veya şeytanlaşmış insanın işidir. Bu ahlaktaki insanlara uyan ve onlara gerçekler anlatıldığı zaman, anladıkları halde inatla yanlış yapan insanı, savunmak için aynen onun kullandığı metotla yanlışın üzerini örtmeye çalışmaları onlarında aynı ahlakta olduklarını göstermektedir.
"Ey iman edenler! Kendi din kardeşlerinizden başkasını dost ve sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size ellerinden gelen kötülüğü yapmaktan geri durmaz; her zaman sıkıntıya düşmenizi isterler. Baksanıza, size olan şiddetli öfkeleri ağızlarından taşıyor. Kalplerinde gizledikleri kin ve düşmanlık ise daha korkunçtur. Eğer aklınızı kullanıp gereğince davranırsanız, size ayetlerimizi kesin bir şekilde açıklamış bulunuyoruz." (Âl-i İmrân 118)
'Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah'tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.' (Hud113)
"Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar." (Bakara, 9).
"Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azap vardır." (Bakara, 10).
Milli, dini ve ahlaki bütün ölçüler tamamen hiçe sayılır bu tip insanların ölçüsü, nefsi arzu ve istekleridir. Nefsi arzu ve istekleri doğrultusunda ilerlerken hiçbir kuralı tanımaz hale gelirler ve yanlışını fark etse bile ısrarla aynı yanlışı savunmaya devam eder. Hataları onlara söylediği zaman asla kabul etmeyerek, yalanı başka bir yalan bahane ile kapatmaya çalışırlar. Bu tür insanlar yanlışından dönecek cesareti ve erdemi kendinde bulamayan insanlardır.
Allah'tan (c.c) çok ihanete uğrayan yoktur. İnsanları da en çok Allah'ın adını kullanarak aldatırlar. O insan eğer Allah'a değil menfaate, inandığı lidere kul olmuşsa vay onun haline hakkı batıl, batılıda hak görür ama sorarsan ondan daha takva Müslüman yoktur.
Dinim, imanım, vatanım der iktidar olurlar, bunlara inanıp iman eden zümreler bunların hükümlerini Allah'ın hükümleriyle ters düşse dahi yahu vardır onun bildiği diyecek kadar ahmak ve cahildirler. Allah (c.c) haram der bunların taptıkları lider o haram işlensin diye önünü açacak kanunu getirince, yahu haram ama vardır bir bildiği derler. Liderleri hırsızlık yapar, hırsızlık haram ama o Allah için çalıyor derler. Zinayı, domuzu serbest bırakan, Müslümanları katledip ırzlarına geçen kâfir (ABD) ordularına dua eden yandaşlarına ülkeyi talan ettirerek milyonların hakkına giren adama mehdi diyecek kadar yoz, bağnaz ve maalesef dinden bihaber insanlar haline gelen bir toplumu Allah (c.c) asla doğru yola iletmez.
Nerede İslam'a Allah'a saldıran bir ülke olsa önce onlara milletin gözünü boyamak için feryat-ı figan eder kınıyoruz derler peşinden onlara eğilerek önlerini açan liderlerine inatla teslim olan sürüleri Allah (c.c) doğru yola iletmez.
Cübbeli sarıklısı, hocası, imamı vs. ne kadar ajan varsa Müslümanın kanını içen tüm İslam âlemini yok etmeyi gaye edinen ABD ve İsrail ile Müslüman İran savaşırken bu benim savaşım değil diyecek kadar dinsiz ve imansız oldukları kimin elamanı olduklarını açıkça ortaya koydular.
Kendine Müslüman diyenlerin Yahudi'yle iş birliği yapması onun Müslüman olmadığının en büyük kanıtıdır. Allah'a savaş açanlarla Müslümanın ne işi var! Âl-i İmran suresi 19. ayeti kerimede, "Allah indinde tek din İslam'dır" buyurulmaktadır. Demek ki başka din yoktur. Dinin sahibi kim? Elbette Allah (c.c). Peki, kime göre hareket edeceğiz? Kendimize göre mi, Allah'a göre mi? Elbette Allah'a göre. O halde Allah (c.c) ne buyuruyor; "Benim indimde tek din İslam'dır." Demek ki başka din yok. Âl-i İmran suresi 85. ayet-i kerimede: "Kim İslam'dan başka bir din seçerse, bilsin ki o din ondan asla kabul edilmeyecektir ve o ahirette hüsrana uğrayacaktır" buyurulmaktadır.
"Ey iman edenler, Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden her kim ki, onları dost edinirse; o da, onlardandır. Şüphesiz ki Allah, zalimler güruhunu hidayete erdirmez.'' (maide 51)
Kafirler ile Müslüman savaşıyorken sen tarafsız kalabiliyorsan ve hatta kafir tarafında yer alıyorsan vallahi, billahi sen Müslüman değilsin, yalandan kendini kandırma. Hangi bahane Allah'ın emrinden, kelamından daha geçerlidir. Kimin söyle, kimin sözü seni yoktan var eden yüce Allah'ın sözünden daha geçerlidir. Kur'an-ı Kerim'de "Ancak müminler kardeştir" diyor. Âl-i İmran suresi 28. ayet-i kerimede "Mü'minler, mü'minleri bırakıp da kafirleri dost edinmesin ve onu her kim yaparsa Allah'tan ilişiği kesilmiş olur."
Kur'an-ı Kerim'de mezhep diye bir şey yok. Mezhepleri bahane ederek Müslümanları kafire değişmek münafıklara has bir özelliktir.
Bir dediği diğer dediğini tutmayan, bir saat önce dediğinin tam tersini söyleyen, az önce dediği söz için yok ben öyle bir şey demedim diyen sözünde durmayan, yalan konuşan adama ne denir?
İslam dininde Münafık: Yalan söyler, sözünde durmaz ve emanete hıyanet eder. (Buhari)
"Onlar, mü'minleri bırakıp da kâfirleri dost ve sırdaş ediniyorlar. Yoksa onlar kâfirlerin yanında izzet, şeref ve kuvvet mi arıyorlar? Boşuna aramasınlar. Çünkü izzet, şeref ve kuvvet tamamiyle Allah'a aittir." (Nisâ 139)
Dünyalık çıkarları için insanlara batılı hak, hakkı batıl olarak göstererek, onlara bu yanlışın doğru olduğu hususunda çeşitli oyunlarla, bahanelerle süsleyerek insanları aldatmak ancak şeytanın işidir veya şeytanlaşmış insanın işidir. Bu ahlaktaki insanlara uyan ve onlara gerçekler anlatıldığı zaman, anladıkları halde inatla yanlış yapan insanı, savunmak için aynen onun kullandığı metotla yanlışın üzerini örtmeye çalışmaları onlarında aynı ahlakta olduklarını göstermektedir.
"Ey iman edenler! Kendi din kardeşlerinizden başkasını dost ve sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size ellerinden gelen kötülüğü yapmaktan geri durmaz; her zaman sıkıntıya düşmenizi isterler. Baksanıza, size olan şiddetli öfkeleri ağızlarından taşıyor. Kalplerinde gizledikleri kin ve düşmanlık ise daha korkunçtur. Eğer aklınızı kullanıp gereğince davranırsanız, size ayetlerimizi kesin bir şekilde açıklamış bulunuyoruz." (Âl-i İmrân 118)
'Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah'tan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.' (Hud113)
"Allah'ı ve mü'minleri aldatmaya çalışırlar. Hâlbuki sırf kendilerini aldatırlar da farkına varmazlar." (Bakara, 9).
"Kalplerinde hastalık vardır. Allah da onların hastalığını arttırmıştır. Yalan söylemelerine karşılık onlara elem verici bir azap vardır." (Bakara, 10).
Gökhan Demir / diğer yazıları
- Kafirlerle dost olmayı hüner sayanlar / 16.04.2026
- Gitti canımın cananı… / 15.04.2026
- BTP turnusol gibidir / 14.04.2026
- Dünyayı mikroptan kurtarmak şart oldu / 12.04.2026
- Kim kime, dum duma / 01.04.2026
- ‘İslamiyet’in edebi ve ahlâkı hayâdır’ / 29.03.2026
- Çanakkale zaferlerini kazandıran iman gücü / 20.03.2026
- Mezhepler mi, mü'minler mi kardeş? / 18.03.2026
- Kadir Gecesi namazı / 16.03.2026
- Müslüman kimin yanında olmalıdır / 14.03.2026
- Gitti canımın cananı… / 15.04.2026
- BTP turnusol gibidir / 14.04.2026
- Dünyayı mikroptan kurtarmak şart oldu / 12.04.2026
- Kim kime, dum duma / 01.04.2026
- ‘İslamiyet’in edebi ve ahlâkı hayâdır’ / 29.03.2026
- Çanakkale zaferlerini kazandıran iman gücü / 20.03.2026
- Mezhepler mi, mü'minler mi kardeş? / 18.03.2026
- Kadir Gecesi namazı / 16.03.2026
- Müslüman kimin yanında olmalıdır / 14.03.2026



























































