logo
17 ŞUBAT 2026


Kaynaklar değil ihtiyaçlar sınırlı

28.11.2005 00:00:00


"Milli Ekonomi Modeli, insanın sınırlı ihtiyaçlarının sınırsız kaynaklardan karşılanması ilmi; ve yine ülkelerin gerektiğinde her türlü mal ve hizmeti üretebilme gücüne sahip olmasının yanı sıra iç ve dış harcamalarını borçlanmadan temin edebilmesinin formülüdür. Bu yönüyle Milli Ekonomi Modeli, ülkelerin ve milletlerin kalkınmasının ve ekonomik bağımsızlığının tek yoludur." diyen Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi:

"Batının insana bakışı ile şekillenen iktisat sistemleri ekonominin konusunu 'insanın ihtiyaçlarının sınırsız olduğu yanlışı' üzerine bina etmişlerdir. Tezimize göre; kaynakların, insanların ihtiyaçlarına yetmeyeceği yönündeki iddia yanlıştır. Tam tersine insanoğlunun her bir ihtiyacı için, uzayda ve dünyada, 'hem sınırsız, hem de sürekli yenilenen' binlerce kaynak mevcuttur. Buna karşılık sınırlı olan ise insanın ihtiyaçlarıdır. Şayet bir sınırsızlıktan bahsedilecek ise bu 'onun ihtirasları'dır. Yoksa insanın yemek, içmek, ısınmak, giyinmek, barınmak vb. çok karmaşık olmayan sınırlı ihtiyaç kalıpları varken, bu ihtiyaçlarını karşılamak üzere yüzlerce hatta binlerce kaynak saymak mümkündür." Para üretimi tahrik unsurudur"Kapitalist anlayışa göre para, sadece mübadele ve tasarruf aracıdır. Bu anlayışta paranın 'tahrik unsuru olması' ve 'emek ve üretimin karşılığı olması' özelliği yok sayılmaktadır. Milli Ekonomi Modeline göre paranın 4 temel özelliği vardır.1-Modelimizde para, emeği tahrik ederek mal ve hizmet üretimini sağlayan bir araçtır.Yani para, diğer iktisat ekollerinin iddia ettiği gibi ekonomiler üzerinde 'etkisiz eleman' değildir. Bilakis,  işlemci olarak, üretim ve tüketimle ilgili niyetlerin açığa ve ortaya çıkmasına vesile olmaktadır. Bu özellik yalnızca Milli Ekonomi Modeli ile iktisat literatürüne girmiştir.2- Emeğin ve üretimin karşılığıdır. Para, harekete geçirdiği emeğin ürettiği mal ve hizmetin karşılığıdır. Üretimi devreye koyacak paranın başlangıçta karşılığı olmayabilir. Ama üretimle beraber para, kendi karşılığını hatta daha fazlasını oluşturma kabiliyetindedir. Paranın bu vasfı da yalnızca Milli Ekonomi Modeli ile ortaya çıkmıştır. Milli Ekonomi anlayışında piyasalarda dolaşan para maliyetsiz olduğu için, emeği tahrik edecek ve üretim faktörlerini devreye koyacak para da maliyetsizdir. Başlangıçta zati değeri olmayan para, emeği tahrik etmek ve devreye koymak suretiyle, mal ve hizmet üretimini sağlayarak kendine karşılık bulur. Emeğin ve üretimin karşılığı olarak devreye girecek olan para, atıl duran insanların emeğini harekete geçirir. 3-Para bir değişim (mübadele) aracıdır. Değişimin tam olarak yapılabilmesi için piyasada yeterli miktarda paranın bulunması gerekmektedir. Liberal ekonomilerde tedavüldeki bu para maliyetlidir. Maliyetli para üretimde kısıntıya neden olur. Talep daralması da görülür. Liberal anlayışta temel yöntem olan paranın faizle piyasadan çekilmesi, mübadelenin sağlıklı yapılmasını engeller. Paraya olan ihtiyacın emisyonla piyasalara iadesi engellenerek piyasalara para satanların önü açılmış olur. Neticede toplum, tüketim kabiliyetini kaybeder ve en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz olur. Artan dünya nüfusunun tüketim yapamaması, üretim miktarının yetersizliğinden değil, insanların o tüketimi yapacak paradan mahrum olmalarından kaynaklanmaktadır. Milli Ekonomi Modeli'nde mübadele için piyasada olması gereken para maliyetsizdir. Bu sayede paranın piyasalarda dönmesi, serbestçe dolaşımı, reel ekonomiye katkısı sağlanmaktadır. Mübadelenin yaygın şekilde yapılmasını sağlayan Milli Ekonomi Modeli, üretilen mal ve hizmetin değerinde mübadele yapılabilmesi için arz ve talebin dengede olmasını şart koşar. Milli Ekonomi Modeli'nde denge, belirli bir matematik ölçüsü içerisinde, arz ve talebin bazen ayrı ayrı, bazen de aynı anda emisyonla desteklenmesiyle sağlanır. Bu yaklaşım sürekli büyümenin de formülüdür.4- Paranın tasarruf özelliği vardır. Liberal ekonomilerde paranın tasarruf edilmesindeki amaç faizle para kazanmaktır. Liberal anlayışın değer saklama aracı olarak paraya yüklediği fonksiyonlar:a- Paranın üretimden çıkıp, reel ekonominin dışına kaymasına, b- Paranın tekelleşmesine, c- Dünyada üretilen mal ve hizmetin global güçlerin eline verilmesine, d- Üretim maliyetlerinin artmasına,e- Talebin daralmasına, f- İşçi ücretlerinin ve verimliliğin düşmesine neden olur.Milli Ekonomi Modeli'nde piyasadaki para maliyetsiz olduğu için değer saklama aracı olarak para, a- Mal ve hizmet üretimi, b- Günlük tüketim ihtiyacının karşılanması, c- Düğün, seyahat, hastalık gibi ileriye dönük ihtiyacın karşılanması için tasarruf edilir.Tasarruf aracı olarak paraya yüklenen fonksiyon a- Paranın serbest dolaşımına, b- Üretim ve talebin artmasına, c- Gelir dağılımının düzelmesine neden olur."

Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Türkiye genelinde perşembe günü hava sıcaklıkları 8 ila 10 derece düşecek, hafta sonu sıcaklıklar yeniden artarak mevsim normallerinin üzerine çıkacak

17.02.2026 15:44:00
Anadolu Ajansı
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak
Ramazanın ilk günü havalar soğuyacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmede bulundu.

Yurdun batısında Orta Akdeniz kaynaklı sistemin etkili olduğunu dile getiren Çelik, bu sistemin yarın ülke genelinde yağışa sebep olacağını belirtti.

Çelik, çoğunlukla sağanak şeklindeki yağışların, Toroslar'ın yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülebileceğini söyledi.

Ülke genelinde bu hafta başında etkili olan toz taşınımının yurdun doğu bölgelerinde devam ettiğini anlatan Çelik, "Doğu Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde toz taşınımı hala mevcut. Yarın ve perşembe günü de yine özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yine toz taşınımını göreceğiz. Yağışlar da bu bölgede çamur şeklinde gerçekleşebilir. Bir de hava kirliliğine olumsuz etkisi olacak. Bunlara karşı dikkatli olmak gerekiyor." dedi.

Yarın 3 büyükşehirde de yağış bekleniyor

Yurdun güneyinde kuvvetli yağışların devam ettiğini hatırlatan Çelik, özellikle yarın güney bölgelerde görülecek yağışlara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Çelik, perşembe günü batı bölgelerinde havanın açacağını belirterek, şunları kaydetti:

"Perşembe sadece doğu bölgelerimizde yağış var ama batı bölgelerimizde de sıcaklık düşüşlerini göreceğiz. Perşembe sabahına dikkat çekiyoruz, çünkü sıcaklıklar mevsim normalleri civarına kadar düşüyor. 2 gün içinde yaklaşık 8-10 derecelik sıcaklık düşüşü var. Ancak sıcaklıklar hafta sonu tekrar mevsim normallerinin üzerine çıkacak."

Ankara, İstanbul ve İzmir'de yarın yağış beklendiğini aktaran Çelik, perşembe günü 3 büyükşehirde de parçalı bulutlu havanın hakim olacağını söyledi.

Çelik, kuzeyden esen rüzgarların etkisiyle düşen sıcaklıkların hafta sonuna doğru Ankara'da 13, İstanbul'da 16 ve İzmir'de 17 dereceye kadar yükseleceğini kaydetti. 

Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü

Kurak geçen mevsimler ve deprem sonrası kuruyan ya da su hacmi azalan kaynaklar, yağışlar sonrası yeniden eski günlerine döndü

17.02.2026 14:16:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:19:04
İHA
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Kurumak üzere olan su kaynağı çağlayana dönüştü
Küresel ısınma ve sıcaklıkların yanı sıra 6 Şubat depremlerinde yeraltı su kaynaklarının yönünün değişmesi ve seviyesinin azalması nedeniyle birçok doğal su kaynağı kurumuştu. Özellikle 6 Şubat depremleri yer üstünde yıkımlara neden olurken, yeraltında da değişime neden oldu.



Adıyaman merkeze bağlı Bahçe köyü sınırları içerisinde bulunan su kaynağı deprem ile birlikte neredeyse kuruma seviyesine geldi. Çok az miktarda suyun çıktığı kaynak, son bir ayda etkili olan kar yağışı ve yağmurlar sonrasında yeniden canlandı.



Kayaların arasından çıkan su adeta çağlayana dönüştü. Deprem sonrası neredeyse kuruma seviyesine gelen su kaynağı, son yağışlarla birlikte 20-30 yıl önceki haline dönüştü.



Çağlayana dönüşen suyu gören vatandaşlar, burada fotoğraf çektirdi.

Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon

Konya'da 15 günde gerçekleştirilen 30 operasyonda çok sayıda uyuşturucu madde ele geçirildi, 6 şüpheli tutuklandı

17.02.2026 14:07:00 / Güncelleme: 17.02.2026 14:10:56
İHA
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Konya'da uyuşturucu tacirlerine 15 günde 30 operasyon
Edinilen bilgiye göre, İl Jandarma Komutanlığı ekipleri uyuşturucu madde kullanımı ve satışına yönelik son 15 günlük çalışmalarında 30 operasyon gerçekleştirdi.



Operasyonlarda 791 adet sentetik ecza, 374 gram bonzai, 780 gram kubar esrar, 32 gram metamfetamin, 1 gram eroin, 24 adet uyuşturucu içme aparatı ele geçirildi.



Yakalanan 34 şüpheliden 28'i ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, 6'sı sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı dava 3'üncü haftasında tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam ediyor. Duruşmada savunma yapan Aziz İhsan Aktaş'ın büyük oğlu tutuksuz sanık Metin Aktaş, "Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur" dedi

17.02.2026 13:42:00
İHA
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Suç örgütü davasında Aziz İhsan Aktaş'ın oğlu savunma yaptı
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanıklı davada tutuksuz sanıklar savunmalarını sürdürdü.

"İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir"

Duruşmada, Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük oğlu olan tutuksuz sanık Metin Aktaş savunma yaptı. Aktaş hakkında iddianamede, suç örgütüne ait Aktaş Bilgi Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin sahibi olduğu, şirketin kurulduktan birkaç ay sonra Beşiktaş Belediyesi'nden yüksek bedelle aldığı ihalede usulsüzlükler tespit edildiği, kurulan şirkete hisselerin edinimi hususunda örgüt lideri tarafından organizasyonun ve finans desteğinin sağlandığı, şüphelinin örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, kendisine duyulan güvenden dolayı adına firma kurulduğu bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu öne sürülmüştü.

Suçlamalara ilişkin savunma yapan Metin Aktaş, "Örgüt lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş'ın en büyük çocuğuyum. Bugüne kadar ki çalışma hayatım boyunca sahibi olduğum şirkette otorite sahibi olmadım. Alın teriyle ve hakka girmeden ticaret yaptık. Babam Aziz İhsan Aktaş'ın tutuklanmasıyla omuzlarıma büyük bir yük bindi. Babam, amcam ve birçok akrabam hapse girdi. Bize, aileme çok fazla iftira atıldı. Aktaş Bilişim Teknolojileri şirketini ben kurdum. Mağdur edildiğim bu olayda, sanık olarak yargılanıyorum. İhaleleri organize eden ben değil, şirket yetkilileridir. Benim şirkette böyle bir yetkim yoktur. Üzerime atılı tüm suçlamaları reddediyorum, şirketimize konulan tüm tedbirlerin kaldırılmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.

Duruşmaya yaklaşık 1 saatlik ara verildi. Aranın ardından duruşma, Aziz İhsan Aktaş'ın erkek kardeşi Ramazan Murat Aktaş'ın savunması ile devam edecek.

İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı

İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

17.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İZBETON davasında karar: 22 şüpheli serbest bırakıldı
İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi'ndeki 'zimmet' ve 'dolandırıcılık' iddialarına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 22 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde dün gerçekleştirilen operasyonda 22 zanlı yakalanarak gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, dün adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen zanlılar hakkında, 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık' ve 'tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık' suçlamaları yöneltildi.

Savcılık sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan 22 şüphelinin tamamı, yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Hakkında gözaltı kararı bulunan ancak yakalanamayan 1 şüphelinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi

Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde 19 Kasım 2023 tarihinde yaşanan şiddetli fırtınada askeri mendireğe çarparak batan "Kafkametler" adlı kuru yük gemisiyle ilgili davanın görülmesine devam edildi. Facia sonrası 3 gemi sahibinin yargılanmasına devam edildi. Gemi kaptanının kızı babasına yönelik suçlamalara sert tepki gösterdi

17.02.2026 02:37:00 / Güncelleme: 17.02.2026 07:41:49
İHA
Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi
Kafkametler Gemisi faciasında yargılama sürüyor: Acılı ailelerden iftira tepkisi
Kdz. Ereğli Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, haklarında "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istenen gemi sahipleri S.Ö., G.Ö. ve K.Ö. katılmazken, mağdur aileleri ve sanık avukatları hazır bulundu.



Duruşmada söz alan gemi kaptanı Cemal Turan'ın kızı Meltem Turan, hazırlanan bilirkişi raporunda babasının kusurlu gösterilmesine isyan etti. Turan, gemideki teknik yetersizliklere dikkat çekerek, "Geminin elektrik sisteminin çöktüğü ve ciddi eksiklikler olduğu biliniyor. Babam yardım çağrısında bulunmuştur. Ancak bilirkişi raporu babamı suçlu gibi gösteriyor. Bu bize yönelik ağır bir iftiradır ve haksız bir ithamdır. Biz bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.



Ayrıca, geminin 3. kaptanı Berke Çamurtaş'ın babası Güngör Çamurtaş da mahkemeden, olay günü izinli olan diğer personelin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Mahkeme heyeti, Karadeniz Ereğli ve Karasu limanlarından gelen ses ile görüntü kayıtlarının dökümlerinin yapılmasına, dosyadaki eksik noktaların tamamlanmasına karar verdi. Sanıkların adli kontrol şartlarının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



Olay



Rusya'dan yüklediği yükü İzmir'e götürmek üzere yola çıkan Türk bayraklı "Kafkametler" gemisi, fırtına nedeniyle sığındığı Ereğli Limanı'ndan ayrıldığı sırada kontrolden çıkarak mendireğe çarpmış ve kısa sürede batmıştı. Olayda 12 kişilik mürettebattan bugüne kadar sadece 5 işçinin naaşına ulaşılabildi; aralarında Kaptan Cemal Turan'ın da bulunduğu 7 denizciyi arama çalışmaları ise sonuçsuz kaldı.

Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş


 
 
Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. 

17.02.2026 00:44:00
Haber Merkezi
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş
Türkiye'de kumar bağımlılığı almış başını gitmiş

Türkiye'de kumar bağımlılığında son yıllarda büyük artış görüldü. Öyle ki, Yeşilay'a kumar bağımlılığı tedavisi için yapılan başvurular 2024'te ilk defa alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle yapılan başvuruların toplamını geçti. Kumar bağımlılığının yaygınlığını sosyal medyada da görmek mümkün.

Dünyada da yaygın

Çok sayıda kişi ailelerinin, arkadaşlarının ve hatta kendilerinin kumar bağımlılığı nedeniyle yaşadıkları sorunları anlatıyor. Peki Türkiye'de kumar bağımlılığı neden bu kadar hızlı artıyor? Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre günümüzde dünyadaki yetişkinlerin yüzde 1.2'sinin 'kumar bozukluğu' olduğu tahmin ediliyor. Yeşilay'ın Eylül 2025'te yayımladığı Türkiye Kumar Raporu'na göre insanların kumar oynamasındaki "en temel unsur para kazanma olasılığı, hayatlarını değiştirebilecek büyük bir ikramiye kazanma hayali." Fakat kumar bağımlılığı bunun tam tersiyle sonuçlanıyor: Birikim kaybı, borçlanma, iflas ve sağlık harcamalarını bile karşılayamaz hale gelme. Kumar bağımlılığı yalnızca bunu yaşayan bireyleri değil, borçlanma ve benzeri nedenlerle aileleri ve çevrelerini de etkiliyor.

Bir aile hastalığı

Yeşilay'ın bağımlılık tedavisi verdiği Yeşilay Danışmanlık Merkezi'nin (YEDAM) Müdür Yardımcısı Klinik Psikolog Mert Şerbetçi bu yüzden buna 'bir aile hastalığı' diyor ve tedavisinde ailenin vereceği desteğin önemli olduğunu söylüyor. Bilim dergisi Lancet, kumarın kamu sağlığına etkisini ölçmek için bir komisyon oluşturdu. Bu komisyonun Kasım 2024'te yayımladığı bir rapora göre dünyada yetişkinlerin yarıya yakını ve 13-19 yaş arası ergenlerin altıda biri kumar oynuyor. Bu grubun "kumar bozukluğu" gösterme oranı yetişkinlerin yaklaşık iki katı.

Kadınlar da oynuyor!

Çocuk ve ergen psikiyatristi Prof. Şaziye Senem Başgül, Türkiye'de kumar bağımlılığının 14-15 yaşa kadar düştüğünü ve en riskli grubun gençler olduğunu söylüyor. Yeşilay verilerine göre kumar oynayanların yüzde 71'i, buna 15-24 yaş arasında başlıyor. Yeşilay'a göre kumar oynayan kadınların sayısı, erkeklerin yaklaşık yarısı kadar. Fakat YEDAM'a kumar bağımlılığı tedavisi için başvuranların yalnızca yüzde 2'si kadın. Yeşilay'ın raporunda bu durum 'önemli bir sorun' olarak niteleniyor. DSÖ'nün paylaştığı endüstri analizine göre küresel kumar sektörünün büyüyerek 2028'de 700 milyar dolara ulaşması bekleniyor.
Bunun büyük bir kısmının düşük ve orta gelirli ülkelerde akıllı telefonların yaygınlaşması sayesinde olacağı öngörülüyor.

Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!


 
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Geçen ay  en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi. 

17.02.2026 00:09:00
AA
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Ocak ayı böyle geçtiyse, varın Temmuzu düşünün!
Türkiye'de bu yıl Ocak ayı ortalama sıcaklığı 3.6 derece ile mevsim normallerine göre 0.7 derece arttı. Ay içinde sıcaklık Kahramanmaraş, Tunceli, Malatya, Siirt, Gaziantep, Kilis, Adıyaman, Şanlıurfa, Diyarbakır, Batman çevrelerinde mevsim normallerinin altında, Marmara Bölgesi'nin genelinde, Ege Bölgesi'nin kıyı kesimlerinde, Isparta, Eskişehir, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon çevrelerinde mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşirken, yurdun diğer bölgelerinde mevsim normalleri civarında ölçüldü.

Geçen ay en düşük sıcaklık sıfırın altında 33.1 dereceyle Erzurum'da, en yüksek sıcaklık ise 23.4 dereceyle Yalova'da kaydedildi.

Ege Bölgesi'nde ise en düşük sıcaklık sıfırın altında 13.9 dereceyle Kütahya'da, en yüksek sıcaklık 22.5 dereceyle Salihli'de gözlendi. Akdeniz Bölgesi'nde de en düşük sıcaklık sıfırın altında 27.8 dereceyle Göksun'da, en yüksek sıcaklık ise 22.2 dereceyle Fethiye'de kayıtlara geçti. Karadeniz Bölgesi'nde en düşük sıcaklık sıfırın altında 21.1 dereceyle İspir'de, en yüksek sıcaklık 23.3 dereceyle Trabzon'da gözlendi.

Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü

Alanya'da etkili olan aşırı yağışların ardından toprak kayması ve yol çökmesi meydana geldi. Toprak kayması ve yol çökmesi havadan görüntülenirken mahalle sakinleri Devlet Su İşleri ve belediyeye dilekçe verdiklerini, ancak istinat duvarı yapılmadığını söyledi. Olayda şans eseri yaralanan olmadı

16.02.2026 13:36:00 / Güncelleme: 16.02.2026 13:39:00
İHA
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Alanya'da şiddetli yağış sonrası heyelan oluştu, yol çöktü
Olay, Çıplaklı Mahallesi 70111. Sokak'ta çay kenarında bulunan yolda yaşandı. Bölgede etkisini artıran sağanak yağış sonrası dere kenarındaki toprak suya doyarak yumuşadı. Zeminin taşıma gücünü kaybetmesi sonucu yolun çay tarafında kayma meydana geldi. Kısa sürede asfalt kaplama çökerken, yolda derin yarıklar oluştu.



Dron görüntülendi

Meydana gelen toprak kayması ve yol çökmesi dron ile görüntülendi. Görüntülerde, yolun çay tarafındaki bölümünün tamamen çöktüğü, toprağın aşağı doğru kaydığı ve asfaltın askıda kaldığı net şekilde görüldü. Çökme nedeniyle yol trafiğe kapatılırken, çevrede güvenlik önlemleri alındı.



"Bina sakinleri korku içinde"

Bina yönetiminde olan Mehmet Altınışık, "Yolumuzda aşırı yağışlardan dolayı kayma meydana geldi. Daha öncede kaymıştı. DSİ ve belediyeye dilekçelerimizi verdik. Ama mağduruz. Buraya bir istinat duvarı yapılmadı. Aşırı yağışlardan dolayı bu duruma geldik. Binada 46 dairemiz var. Herkes mağdur durumda halen burası trafiğe açık. Bir önlem alınmadı. Bina sakinleri korku içinde evimiz kayacak mı diye. Trafiğe kapatılıp gerekli önlemlerin alınmasını istiyoruz" dedi.

TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti. Yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine 3 kişi yeniden tutuklandı

16.02.2026 12:52:00
İHA
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
TBMM stajyer davasında yeni gelişme: 3 tutuklama
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Tahliye kararına yapılan itirazın kabul edilmesi üzerine sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven yeniden tutuklandı, Halil İlker Güner hakkında ise yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedilmişti.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığın itirazı üzerine dosya bir üst sayılı mahkemece yeniden değerlendirildi ve sanıklar Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven hakkında tekrar tutuklama kararı verildi.

Sanık Halil İlker Güner'in yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.