HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 12 AĞUSTOS 2022, CUMA

Kendi elimizle kazandıklarımız

24.11.2014 00:00:00
Yaratılış gayesi sadece kulluk yapmak ve Allah'ı bilmek olan insan, bu yüce görevi unutmuş veya kendisine unutturulmuş bir halde yaşamak mecburiyetinde bırakılmıştır. Bu asıl gayeden uzak bir hayatı yaşamak durumunu tercih eden insan da ne huzuru,  ne mutluluğu ne de refahı elde edebilmiştir.Huzur, mutluluk ve refaha kavuşmanın yolunun dünyalık elde etmek ile mümkün olabileceğini zanneden insanlık, hayatının tamamını bunun için seferber etmiş olmasına rağmen bunu elde edememiştir. Büyüklerin ifadesi ile; "Dünyalık insanın gölgesi gibidir. Peşine düşerse yakalayamaz. Peşinden koşmayıp yoluna devam ederse dünyalık gölge gibi onu takip eder." Bu nükteyi kavrayamayan insan Allah'ın kendisine vermeyi garanti ettiği rızık endişesine düşmüş ve hayatını bunu elde edebilmek için seferber etmiştir. Bundan dolayı da gaye olan kulluk yapmak ve Allah (c.c.) bilmek görevi unutulmuş, onun yerini dünyalık elde etme sevdası almıştır. Dünyalık dediğimiz zaman; sadece mal ve mülkten ibaret olmayıp, şan ve şöhret de dünyalıktır. Bu ikisinin de sonu yoktur. Biri elde edilince bir üstü istenmektedir.  Mülkün sahibi Cenab-ı Hak olmasına rağmen, onu geçici olarak elinde bulunduranlar hiç kimseye hak ettiğini hak ettiği kadar vermemektedir. İnsanın dünyalık sevgisi zafiyetini fırsat bilen bu güruh, insanın onurunu, şahsiyetini, kişiliğini ve bazen de bütün kutsal değerlerini ayaklar altına almadan mal ve mülkten, şan ve şöhretten hiçbir payı insanlara vermemektedirler. İnsanlar bilmiyorlar ki, dünyalığı elde etseler bile yine huzur ve mutluluğu elde edemeyeceklerdir. Çünkü huzurun ve mutluluğun kaynağı dünyalık elde etmekte değil, kalbin mutmain olmasındadır. Gönüllerin huzurla dolabilmesi ve mutmain olabilmesi; O Yüce Yaratıcıya inanmak, inandığını yaşamak ve yaşadığını da sırf O'nun rızası için yaşamaktan geçer. Bunun böyle olduğunu bilen yöneticiler, asrın en büyük fitnesi olan "dinler arası diyalogl" ile maalesef insanlarımızın imanını çalmışlardır. İmandan mahrum olan insan da ibadetle mükellef değildir. Yöneticiler imanlarını çaldığı bu insanları kendi haline de bırakmayıp, neye inandığını ve neye ibadet ettiğini bilmez bir halde insanlığı bazen Hıristiyanlık, bazen de Yahudilik rıhtımına bağlamışlardır.İnsanlar Allah'a inandıklarını söylüyor ama Müslümanların inandığı Allah'a değil. İbadet ettiklerini zannediyor ama Allah'ın istediği şekilde değil. Dolayısıyla insanlar bir batıldan bir başka batıla sürüklenerek hayatını devam ettirmektedirler.Tabii ki bu durum sadece dünyalığı elinde bulunduran yöneticilerden kaynaklanmamaktadır. Onları oraya taşıyan, destekleyen, arkalarından koşan ve ne yaparlarsa hepsine evet diyen insanlardan da kaynaklanmaktadır. Yüce Allah Kur'an'da, "Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizin kazandığı (günahlar) yüzündendir?" (Şura, 30)  buyurmaktadır.
 
Hasan Aydın / diğer yazıları
- Haydar Baş hocamın arzusu / 19.04.2022
- Kadınlar Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden mi yaratıldı? / 12.03.2021
- Hasan Hüseyin Dede / 04.03.2021
- Gara Operasyonu ve 16 şehidimiz / 24.02.2021
- Hak davanın savunucuları / 18.02.2021
- Fıtratı bozulan hakikati anlayamaz / 10.02.2021
- İnananların şehidi Kasım Süleymani / 07.01.2020
- Hakikati ortaya koymayan zalimdir / 02.01.2020
- AB’nin işgal yöntemi / 28.12.2019
- ‘Babalar gibi satarım’ / 12.12.2019
- Ata'ya dizilerde de yer yok! / 17.03.2018
- İslam'ın güncellenmesi tesadüf mü? / 13.03.2018
- İslam neye göre güncellenecek? / 12.03.2018
- Doğruları konuşmak / 14.10.2017
- 2016'dan 2017'ye bakış / 04.01.2017
- Cihad ve Atatürk / 17.11.2015
- Geçmişteki kavimlere peygamberler; Muhammed ümmetine veliler / 25.08.2015
- İmandan sonra inkarın sonucu / 11.08.2015
- Nerede yanlış yaptık? / 02.07.2015
- Zina ve faiz helak sebebidir / 12.05.2015
- Hakikatin inkarı ve murad-ı İlahinin reddedilmesi / 15.01.2015
- 'Yazıklar olsun o namaz kılanlara!' / 25.12.2014
- Rızık / 13.12.2014
- Allah'tan başkalarını rab edinmek / 29.11.2014
- Kendi elimizle kazandıklarımız / 24.11.2014
- Emir ve yasaklara razı olmak / 20.11.2014
- Allah'ı sever gibi sevmek / 17.06.2014
- Adaletin tecellisi / 14.06.2014
- Emaneti ehline vermek / 29.05.2014
- Doğruya isabetin yolu / 10.04.2014
- Dünyalık için değmez / 21.02.2014
- En güzel vesile / 01.02.2014
- Müslümanın düşmanı şeytan / 11.01.2014
- Hayra dua eder gibi şerre dua eden insan / 03.01.2014
- İman ibadetsiz korunamaz / 28.12.2013
- 'Müslümanım' demek bir iddia / 19.12.2013
- Müslüman olmak ya da olduğunu sanmak / 14.12.2013
- Hidayet / 05.12.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

24.11.2013, 24.11.2012, 24.11.2011, 24.11.2010, 24.11.2009, 24.11.2008, 24.11.2007, 24.11.2006, 24.11.2005, 24.11.2004, 24.11.2003, 24.11.2002, 24.11.2001, 24.11.2000, 24.11.1999, 24.11.1998, 24.11.1997, 24.11.1996, 24.11.1995


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.