HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Kılavuzu Fehmi olanın

27.08.2001 00:00:00
Tayyip Erdoğan'ın "kesin inançlara" sahip, bir "lider" hatta bir "kadro adamı" değil, "inançlarını" tartışmaya açan, bir "fenomen=vakıa" olduğunu akıldanelerinden biri olan Fehmi Koru'dan öğreniyoruz.

Tayyip Erdoğan'ın bugünlerde yaşadığı "dönüşüm"ü yıllar önce yaşayan ve bu konuda ondan daha tecrübeli olan Fehmi Koru, Tayyip Erdoğan'ın "geçirdiği değişimi" kartel medyasının tam kavrayamamasından şikayetçi.

Batıcı Medyanın "Tayyip Erdoğan fenomenine, kitleleri aleyhine harekete geçiren kampanyalar açmak yerine bu sancılı gelişmeye destek çıkmamasına" sızlanıyor.

Türkçesi "aptallık etmeyin, Tayyip Erdoğan tam sizin istediğiniz kıvama gelmişken tutacağınıza itmeyin" demeye getiriyor.

Sn Koru, Tayyip Erdoğan'ın sıkıntısının yeni konumunu benimseyememek değil, bilakis kişiliklerini yıllar içinde yoğuran "ideolojik kavramlarını (milli görüş demek istiyor) bir çırpıda terkettiğini" ifade ediyor. Evet yanlış duymadınız insanları peşlerinden sürükledikleri fikirlerinden bir çırpıda vazgeçmiş Sn Erdoğan.

Peki Fehmi Koru'ya göre Erdoğan'ın zorluğu neymiş? "Erdoğan, yeni koordinatlarını ifşa etmekte epey zorlanıyor"muş. Değişimini daha açık ifade edemeyince "ne İsa'ya ne Musa'ya yaranamamasına" dikkat çekiyor.

Yani Erdoğan'ın bu utangaç, müphem yeni söyleminin ne halkı ne de medyayı ikna edemememesinden korkuyor.

Sn Koru'nun şu cümleleri enteresan: "Bu eski Erdoğan'ın fikri dönüşümden geçmediğini değil, henüz dönüştüğünü itirafa hazır olmadığını gösteriyor... Bir Marksist'in "Ben değiştim" demesiyle, din eksenli bir siyasi geleneğin önemli bir ferdinin aynı cümleyi sarf etmesi arasında çok büyük fark var."

Enteresan değil mi? Koru, günahkar bir Hıristiyan'ın papaz huzurunda günah çıkarmasına yardımcı olan papaz çömezi misyonuna soyunmuş.

Günah çıkarılan merci Batıcı medyaya, "akıllı olun, Tayyip'in zorluğunu anlayın. Erdoğan'ın dini kimliğinden vazgeçmesi, "sizin ben artık Marksist değilim demeniz gibi kolay değil.Siz Marksistleri kandırabilirsiniz ancak Erdoğan'ın hitap ettiği dindar taban bunu anlamaz. Din eksenli siyasi gelenek bunu kabul etmez" demek istiyor.

Türkçesi, medyaya beyinsizlik yapmayın böyle hızlı değişen adamı değil lider yapmak, dindar millet "dönme/dönek" ilan eder diyor.

Koru, medyaya bir müjde daha veriyor: "Bu değişimin öznesi Tayyip Erdoğan'dan ibaret değil. Aynı süreçten geçen onun gibi binlercesi var."

Koru, içerden bilgi veriyor. Kendisi bu değişim sürecinin ilk kurbanlarından olduğu için iyi biliyor olmalı.

Koru, kişisel değişimlerin mazereti olarak gülünç bir biçimde Tayyip Erdoğan'ın söylemine sarılıyor; mazeret aynı "soğuk savaş".

Koru, bugün değişen Erdoğan gibilerinin zihniyet dünyasında "soğuk savaşın kavgacı ortamında oluşmuş, sadece o dönemin deyimi ile, "Allah'sız marksizme" karşı konuşlanmakla kalmamış, karşı olduğu marksizmin "Anti-Batı" söyleminden de derinlemesine etkilenmiş bir kesiminden söz ediyoruz" diyor.

Fehmi Koru, alemi kör kendini çok akıllı sanıyor.

Değişimin çok bilmiş feylosofuna minik bir kaç soru...

Batı, komünizm çöktükten sosyalizm tehdit olmaktan çıktıktan sonra düşman olarak neyi ilan etti?

Hadi biz yardımcı olalım. İslam'ı ve Müslümanları...

NATO konsepti ile ilgili 1992'lerde yazdığınız yazıları suratınıza çarpalım mı?

Ya Huntington'un "Medeniyetler Çatışması mı?" tezinde hedef olarak ne gösteriliyor? Yine İslam...

Peki, çatışma noktası, hedef tahtası neresi... Avrasya... Hıristiyan Misyoner örgütlerin hedefi neresi? Türkiye ve Türk dünyası...

Ermeni soykırımı iddialarının hedefi kim? Türkiye...

Kıbrıs, Ege, Güneydoğu, K. Irak'ta Türkiye'yi köşeye sıkıştıran kim? ABD ve Avrupa...

Hani soğuk savaş bitmişti.

Soğuk savaş bitmedi, hedef değiştirdi sadece...

O halde niçin bu gerçekleri milletten saklıyorsunuz?

Yoksa siz de tatlısu dönmeleri gibi, birer soğuk savaş ajanı mı oldunuz? Demek ki düşüp kalktığınız tipler de tesadüf değilmiş.

Soğuk savaş döneminde Müslümanların Batı'dan etkilendiğini ama etkileyemediğini ifade ediyorsunuz. Dinime dahleden bari Müslüman olsa. A kuzum, Amerikancı, AB'ci, globalci, diyalogcu, liberal yeni kimliğinizde bu kültüre, bu millete ait bir renk kaldı mı?

Erdoğan'ın değişim korosu konuştukçu pandoranın kutusu açılıyor. Ağızlarındaki baklayı çıkardıkça değişim ile neyi kastettikleri daha iyi anlaşılıyor.

Koru, Erdoğan'daki değişimin üniversite çevrelerinde "Müslüman aydınlarca (!) ortaya konan birikimin ürünü olduğunu" söylüyor.

Bu birikimin ne olduğunu, kimlerin ilk mayasını attığını iyi biliyoruz.

Bunlar yeni değil. İngiliz Sömürgeler Bakanlığının dün Hicaz bölgesini Osmanlı Devleti'nden koparmak için gerçekleştirdiği senaryo bugün Ege'yi, Kıbrıs'ı, G. Doğu'yu Türkiye'den koparmak, Müslüman Türk kimliğini dejenere etmek için Batı tarafından yürürlüğe konuyor.

Bu değişimci koro, sadece bu senaryonun zavallı figüranları.

Ne hikmetse bu değişimin figüranlarının ana dili Türkçe değil ve dini kimlikleri de üzerlerine tam oturmuyor.

Onun için de kendi deyimleriyle kimliklerini bir çırpıda atıveriyorlar...

Yüreklice ben şuyum, dini görüşüm bu, kimliğim bu diyerek ortaya çıksalar saygı duyacağız. Ama hep maskeli kimliklerle arzı endam ediyorlar.

1880'lerde adları Seyyid Ahmed Han, 1900'larda Cemaleddin Efgani, Muhammed Abduh, Abdulvehhab şimdilerde ise Fehmi Koru, Tayyip Erdoğan...

Ortak özellikleri yaban ellerde süt emmiş olmaları... Fikir mamaları hep Batı'dan. Bakmayın siz medyanın tatlı savaşına. Bu göstermelik kavga, onların ifade etmekte güçlük çektikleri değişimi dindar kitlelerin anlayışla karşılaması için. Yani takiyyeyi millete yapıyorlar. Değişimin akıldanesinin bu itiraflarından sonra her şey yerli yerine oturmuyor mu?
 
İbrahim Berk / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.