logo
28 NİSAN 2026

Kilo vermede doğru bilinen yanlışlar

Beslenme ve Diyet Uzmanı Klinik Diyetisyen Melisa Kara, diyet yaparken kulaktan dolma, yalan yanlış bilgilerin fit ve sağlıklı olma hedefine ulaşmanın önündeki en büyük engel olduğunu söyledi

14.10.2021 11:58:00
Kilo vermede doğru bilinen yanlışlar
Kilo vermede doğru bilinen yanlışlar
Klinik Diyetisyen Melisa Kara, günümüzde hemen herkesin fit ve sağlıklı bir görünüme sahip olmak istediğini ancak bazen diyet yaparken kulaktan dolma, yalan yanlış bilgilerin belirlenen hedefin gerçekleşmesine mani olduğunu ifade etti. Kara, "Sonrasında kimimiz istediği sürede kilo veremezken, kimimiz ise bu isteğine hiç ulaşamıyor" dedi.

Yaşanan zorlukların büyük bir kısmının diyet sırasında yapılan yanlışlardan kaynaklandığını söyleyen Kara, diyet hakkındaki doğru bilinen yanlışları şöyle sıraladı:

"- 'Kahvaltıyı atlamak sorun olmaz.' Yanlış. Kahvaltının iştah yönetiminde ve kilo kontrolündeki önemi büyüktür. Klasik peynir, ekmek, zeytin ve yumurtalı kahvaltı yapmak zorunda değilsiniz. Bir bardak süt veya sütlü kahve ve yanında bir porsiyon meyveyle de kahvaltı yapabilirsiniz. Önemli olan kahvaltınızın içeriğinden çok uyandığınız andan itibaren metabolizmanızın harekete geçmesidir.

- 'Öğün atlamak daha çabuk kilo verdirir.' Yanlış. Günde iki öğün beslenmek aç kalmak anlamına geldiğinden metabolizmanızın yavaşlamasına sebep olur. Vücudunuzu bir odun sobası gibi düşünün, öğünlerinizi atlarsanız metabolizmanız kendini yavaşlatır ve kilo veremezsiniz.

- 'Aç kalarak kilo verilebilir.' Yanlış. Vücudu aç bırakarak zayıflamaya çalışmak en sık görülen hatalardandır. Aç kalarak yapılan diyetlerde zayıflama gerçekleştiği doğrudur. Ancak bu zayıflama yöntemi sağlıklı değildir ve aç kalmayı bıraktığınız zaman tekrar verdiğiniz kiloları alırsınız. Bu şekilde verilen kilolar vücudun yağ kütlesinden verilmez. Genellikle vücutta su ve kas kaybı oluşur, bu da zayıflama olarak düşünülür. Oysa metabolizmanın hızlanması için kendinizi aç bırakmamanız gerekir. Diyet esnasında sağlıklı ara öğünler yapmanız ve öğün atlamamanız önemlidir.

- 'Esmer ekmek kilo aldırmaz.' Yanlış. Kilo vermeyi hedefleyen neredeyse herkes öncelikle beyaz ekmek yerine esmer ekmek tüketmeye yönelir. Ama esmer ekmeğin de kalorisi vardır ve hatta beyaz ekmekle aynıdır. Buradaki en önemli fark esmer ekmek beyaz ekmeğe göre posa içerdiğinden daha fazla tokluk hissi vermesidir.

- 'Zeytinyağı kalorisiz olduğundan sınırsız tüketilebilir.' Yanlış. Bütün yağlarda olduğu gibi zeytinyağında da kalori vardır ve 1 tatlı kaşığı yaklaşık 45 kalori içerir. Bu nedenle zeytinyağı fazla tüketildiğinde kilo alımına yol açar.

- 'Light (diyet) ürünlerin kalorisi yoktur.' Yanlış. Light ürünler kalorisi sıfır değil, kalorisi azaltılmış ürünlerdir. Bazı diyet ürünlerin kalorisi fazla, tuzu kısıtlanmış olabilir. Bazı diyet ürünlerde de şeker yerine tatlandırıcı kullanılmış ancak yağ ve un oranı artırılmış olabilir. Bu ürünler diyete sadece yardımcıdır, önerildiği kadar tüketilmelidir.

- 'Diyet yaparken bol meyve tüketilmelidir.' Yanlış. Diyet yaparken en çok tüketmeniz gereken gıdaların başında ilk olarak sebzeler, sonra da meyveler gelir. Diyetteyken meyve tüketimi belirli ölçüde şarttır. Meyvenin şekeri sizin düşündüğünüz gibi diyetinizi bozmaz. Burada önemli olan meyveyi porsiyon kontrolü yaparak tüketmektir. Aksi halde gerekli vitamin ve minerallerden yoksun kalan vücudunuz bu diyet döneminde zarar görecektir.

- 'Karbonhidrat diyetten tamamen çıkartılmalıdır.' Yanlış. İnsan vücudunun ana enerji kaynağı karbonhidratlardır. Zayıflamak için karbonhidratı tamamen kesmek vücuda doğru enerjiyi vermemek anlamına gelir. Bu durumda vücut, enerji elde edebilmek için kas ve karaciğerdeki glikojen depolarını kullanılır. Yani şişmanlığın nedeni olan yağ dokusu olduğu gibi yerinde kalır. Üstelik normal beslenmeye geçtiğinizde iki kat daha fazla kilo alırsınız.

- 'Protein ağırlıklı beslenmek sağlıklı kilo kaybı sağlar.' Yanlış. Protein ağırlıklı beslenmede, vücut proteinleri sindirmek için çok fazla enerji harcar ve zayıflama olabilir. Ancak proteinlerle birlikte çok fazla yağda metabolizmaya gireceği için, kan yağlarında yükselme ve koroner kalp hastalıkları ortaya çıkabilir, gut hastalığı gelişebilir. Ayrıca fazla protein tüketimi idrarla kalsiyum atımını da artırarak ve kemik erimesine sebep olabilir.

- 'Bitki çayları zayıflatır.' Yanlış. Bitki çaylarının sadece metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı etkisi vardır. Hiçbir bitki çayı, sağlıklı bir diyet ve fiziksel aktivite olmadan kilo vermeyi sağlamaz.

- 'Açken spor yapmak daha hızlı kilo verdirir.' Yanlış. Spor esnasında insülin salınımı artacağından aç karnına spor yapıldığında kan şekeri düşecek ve rahatsızlık hissi oluşacaktır. Doğru olan ise yemeklerden en geç 2 saat, en erken ise yarım saat sonra spor yapılmasıdır.

- 'Akşam 6'dan sonra atıştırmak kilo aldırır.' Yanlış. Gece ile sabah arası en uzun öğün aralığıdır. Akşam 6'dan sonra bir şey tüketmemek bu süreyi daha da uzatacağından kan şekerinin düşmesine ve metabolizmanın yavaşlamasına yol açar. Bu nedenle kahvaltı da dahil öğünler arasında en az 3 ila 5 saat boşluk bırakmak gerekir. Böylece en son öğünün ne zaman yendiğinin bir önemi kalmaz.'İHA

Sarıyer'de karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başlatıldı


 
 
İstanbul Yeniköy'de ünlülerin yalıları önünde karaya oturan konteyner gemisinin kurtarılması için çalışma başlatıldı.
 

28.04.2026 06:01:00 / Güncelleme: 28.04.2026 06:10:21
HABER MERKEZİ/AA
Sarıyer'de karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başlatıldı
Sarıyer'de karaya oturan gemi için kurtarma çalışması başlatıldı

İstanbul Boğazı'nda seyreden "KAPPA" isimli 148 metre uzunluğundaki Türk bayraklı konteyner gemisi, gece saatlerinde Yeniköy önlerinde karaya oturdu. İhbar üzerine olay yerine polis ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri sevk edildi.
Ekipler, konteyner gemisinin kurtarılması için çalışma başlattı.



İstanbul Boğazı gemi trafiği askıya alındı

KEGM'den konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Rusya'dan Kocaeli'ye kılavuz kaptan alarak seyir halindeyken İstanbul Boğazı Yeniköy önlerinde karaya oturan KAPPA isimli 148 metre boyundaki konteyner gemisi için KURTARMA-5 ve KURTARMA-6 römorkörlerimiz ile balık adam ekibimiz ve KEGM-5 hızlı tahlisiye botumuz olay yerine ivedilikle yönlendirilmiş olup kurtarma çalışmalarına başlanmıştır. İstanbul Boğazı gemi trafiği çift yönde ve geçici olarak askıya alındı" ifadeleri kullanıldı.

Madencilere bu yapılanlar reva mı?

Ankara'da hak arayan madenciler biber gazıyla, gözaltıyla bastırılmaya çalışılıyor. Açlık grevlerinin 8. gününde 'Son kuruşumuza kadar hakkımızı almadan gitmiyoruz' diye haykıran işçiler, “Ekmek isteyene biber gazı!” sloganlarıyla tepkilerini gösterdi 

27.04.2026 15:49:00
Haber Merkezi
Madencilere bu yapılanlar reva mı?
Madencilere bu yapılanlar reva mı?
Aylardır ödenmeyen maaşları, tazminatları ve özlük hakları için Eskişehir'den 190 kilometrelik yolu yürüyerek başkente gelen Doruk Madencilik işçileri, Kurtuluş Parkı'nda 16. gününde de direnişlerini kararlılıkla sürdürüyor. Açlık grevlerinin 8. gününde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen madenciler, polis barikatıyla karşılaştı. Barikatı aşmaya çalışan işçilere biber gazlı müdahale yapıldı, müdahale sırasında birden fazla madenci fenalaştı, 3'ü hastaneye kaldırıldı.

Gözaltılar var

Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu gözaltına alındı. Daha önce de benzer gözaltı operasyonlarıyla karşı karşıya kalan işçiler, "Ya hakkımızı verin ya bizi öldürün! Biz vatan haini değiliz, biz emekçiyiz, biz madenciyiz" diyerek seslerini yükseltti. Abluka altında kalan madenciler, baretlerini yere vurarak, "Ekmek isteyene biber gazı!" sloganlarıyla tepkilerini gösterdi. Bazı işçiler üstlerini çıkararak "açız, çıplağız, hakkımızı istiyoruz" diye haykırdı.

Eylemin başından beri büyük fedakârlık gösteren 110'a yakın Doruk Madencilik işçisi, Yıldızlar SSS Holding'e bağlı madende aylardır maaş alamadıklarını, ücretsiz izne çıkarıldıklarını ve tazminatlarının gasp edildiğini anlatıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın bugün 36 milyon TL'lik kısmi ödeme yaptığı açıklansa da işçiler, "Bu bizim toplam alacağımızın çok küçük bir kısmı. Son kuruşumuza kadar almadan buradan gitmiyoruz" diyor. "Ankara bize mezar olsa da alacaklarımızı almadan ayrılmayacağız" vurgusuyla kararlılıklarını ortaya koyuyorlar.

TİP Genel Başkanı polisin müdahalesine tepki gösterdi

Muhalefet partilerinden CHP ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş başta olmak üzere milletvekilleri, sendikalar ve Zonguldak'tan gelen dayanışma grupları madencilerin yanında yer aldı. Erkan Baş, polisin hedef alarak gaz sıktığı sırada elindeki kaskı fırlatarak tepkisini gösterdi. Emek ve özgürlük mücadelesi veren tüm kesimler, "Madenciler yalnız değildir" mesajı verdi.

Bu direniş, sadece bir maaş ve tazminat mücadelesi değil; alın terinin, emeğin ve insanca yaşamanın mücadelesidir. Yıllarca yerin yüzlerce metre altında canları pahasına çalışan madencilerimize biber gazı sıkmak, gözaltı uygulamak, barikat kurmak kabul edilemez. Haklarını arayan emekçilerin sesini bastırmaya çalışanlar değil, onların yanında duranlar tarihe geçecek.

Swiss Otel'de yangın paniği: Vatandaşlar tahliye edildi

Beşiktaş'ta bulunan Swissotel The Bosphorus'da henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın paniği yaşandı. Otelde konaklayan kişiler ve çalışanlar tahliye edildi. Ekiplerin çalışmaları sürüyor

27.04.2026 15:05:00
İhlas Haber Ajansı
Swiss Otel'de yangın paniği: Vatandaşlar tahliye edildi
Swiss Otel'de yangın paniği: Vatandaşlar tahliye edildi
Beşiktaş'ta bulunan Swissotel The Bosphorus'da henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın paniği yaşandı. Otelde konaklayan kişiler ve çalışanlar tahliye edildi. Ekiplerin çalışmaları sürüyor.
Beşiktaş'ta bulunan Swissotel The Bosphorus'da saat 13.30 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın paniği yaşandı. Yangının, otelin makine dairesinde çıktığı bildirildi. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Otelde konaklayanlar ve çalışanlar tahliye edildi. Ekiplerin otelde çalışmaları sürüyor.İHA

AYM Başkanı Özkaya: "Önemli bir aktör"

Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, "Anayasa Mahkemesi, 64 yıllık birikimiyle yalnızca Türk Hukuk sisteminin değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları hukukuyla etkileşim içinde gelişen çok katmanlı bir hak koruma mekanizmasının da önemli bir aktörü olarak faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmektedir" dedi.

27.04.2026 13:35:00 / Güncelleme: 27.04.2026 13:55:34
İhlas Haber Ajansı
AYM Başkanı Özkaya: "Önemli bir aktör"
AYM Başkanı Özkaya: "Önemli bir aktör"

Anayasa Mahkemesi'nin 64. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Yüce Divan Salonu'nda "Ne Bis İn İdem İlkesinin Farklı Yargı Alanlarındaki Etkileri" başlıklı sempozyum düzenlendi. Programda konuşan AYM Başkanı Özkaya, "Anayasa Mahkemesi, 1961 Anayasası ile kurulan ve Türk anayasal düzeninde ilk kez kurumsallaşan anayasa yargısının en somut tezahürüdür. Bu yönüyle Mahkeme, yalnızca yeni bir yargı organının ihdas edilmesini değil; aynı zamanda anayasanın üstünlüğü ilkesinin yargıce güvence altına alınmasını da ifade etmektedir. Bu da, Türk Anayasa Mahkemesinin hukuk devleti ilkesinin Türkiye'deki en güçlü güvencelerinden biri olduğunu göstermektedir. Mahkememiz görev ve sorumluluklarını bu bilinç ışığında yerine getirmektedir. Bu şekilde de devam edecektir" ifadelerini kullandı.

"AYM, çok katmanlı hak koruma mekanizmasının önemli bir aktörü"
AYM'nin kuruluşundan itibaren, norm denetimi yoluyla yasama organının işlemlerini anayasal sınırlar içinde tutan ve hukuk devletinin temel gereklerini hayata geçiren bir fonksiyon üstlendiğini belirten Özkaya, "1982 Anayasası ile birlikte yetkileri yeniden şekillenen Anayasa Mahkemesi, anayasal sistem içindeki merkezi konumunu korumuş ve geliştirmiştir. Özellikle 2010 anayasa değişikliği ile kabul edilen bireysel başvuru mekanizması ise, Anayasa Mahkemesinin tarihi gelişiminde en önemli noktalardan birini teşkil etmiştir. Bugün gelinen noktada Anayasa Mahkemesi, altmış dört yıllık birikimiyle yalnızca Türk Hukuk sisteminin değil, aynı zamanda uluslararası insan hakları hukukuyla etkileşim içinde gelişen çok katmanlı bir hak koruma mekanizmasının da önemli bir aktörü olarak faaliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürmektedir" dedi.
Anayasa yargısını ve onun fonksiyonunu doğru anlamak için öncelikle onun dayandığı temel ilkeleri hatırlamakta fayda bulunduğundan bahseden Özkaya, anayasa yargısının, yalnızca teknik bir denetim mekanizması değil; anayasanın üstünlüğünü ve bağlayıcılığını hayata geçiren kurumsal bir güvence olduğunu belirtti.
Özkaya konuşmasına şöyle devam:
"Anayasa, normlar hiyerarşisinin en üstünde yer alan temel hukuk normu olarak, yasama, yürütme ve yargı organları dahil olmak üzere tüm kamu gücünü bağlamaktadır. Bu yönüyle anayasa yargısı, demokratik hukuk devletinin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Zira anayasal denetimin bulunmadığı bir sistemde, anayasanın üstünlüğü ilkesinin pratik bir anlam ifade etmediğinin altını çizmek gerekir. Öte yandan anayasa yargısının günümüzde genişleyen rolü, onu yalnızca normları iptal eden bir yapının çok ötesine taşımaktadır. Anayasa yargısı demokratikleşme sürecinde aktif bir rol oynayan, hak ve özgürlüklerin korunmasının ötesine geçerek onların gelişimine katkı sunan bir mekanizma olarak değerlendirilebilir. Bu bağlamda anayasa yargısı, kanunların ve diğer normların anayasaya uygunluğunu denetleyerek, hukuk düzeni içinde bir uyum ve bütünlük mekanizması işlevi üstlenmektedir. Aynı zamanda anayasa yargısı, yalnızca normlar arasındaki hiyerarşik ilişkiyi korumakla kalmamakta; devlet iktidarının sınırlandırılması ve birey haklarının güvence altına alınması bakımından da temel bir fonksiyon üstlenmektedir."

"AYM, ulusal hukuk ile uluslararası insan hakları hukuku arasında köprü kuran bir içtihat merciine dönüşmüştür"
Bireysel başvuru yolunun kabulüyle birlikte AYM'nin yalnızca ihlalleri gideren değil, aynı zamanda hukuk sisteminin bütününe yön veren bir içtihat üretim merkezi haline geldiğini ifade eden Özkaya, "Yine Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru mekanizmasıyla birlikte ulusal hukuk ile uluslararası insan hakları hukuku arasında köprü kuran bir içtihat merciine dönüşmüştür. Bu tarihi gelişim, yalnızca kurumsal bir sürekliliği değil; aynı zamanda Anayasa Mahkemesinin değişen toplumsal ihtiyaçlara uyum sağlama kapasitesini de ortaya koymaktadır. Nitekim Mahkememizin son yıllardaki faaliyetlerinde de açıkça görüldüğü üzere, bireysel başvuru mekanizmasının etkin şekilde işletilmesi, başvuru sayılarındaki artışa rağmen kararların makul sürede sonuçlandırılması ve ihlal kararlarının hukuk düzeni üzerindeki dönüştürücü etkisi, anayasa yargısının dinamik niteliğini somut biçimde ortaya koymaktadır" diye konuştu.
Başkan Özkaya, AYM'nin bir yandan bireysel başvurular yoluyla temel hak ve özgürlüklerin korunmasına katkı sağlarken, diğer yandan verdiği kararlarla kamu gücünün kullanımına yön veren ve benzer ihlallerin önlenmesine hizmet eden bir içtihat bütünlüğü oluşturduğundan bahsetti.

"Dijital imkânların genişletilmesi, başvurucuların mahkemeye erişimini önemli ölçüde artırmıştır"
AYM'nin, şeffaflık, erişilebilirlik ve etkinlik ilkeleri doğrultusunda sürekli bir gelişim ve dönüşüm içerisinde olduğunu vurgulayan Özkaya, "Bu kapsamda hayata geçirilen uygulamalar, anayasa yargısının yalnızca hukuki bir faaliyet alanı olmadığını, aynı zamanda toplumsal güveni güçlendiren bir kamusal hizmet niteliği taşıdığını da ortaya koymaktadır. Anayasa Mahkemesi bu bilinç altında hareket etmektedir. Özellikle bireysel başvuru süreçlerinin kolaylaştırılmasına yönelik dijital imkânların genişletilmesi, başvurucuların Mahkemeye erişimini önemli ölçüde artırmış, hak arama yollarının daha etkin ve ulaşılabilir hâle gelmesine katkı sağlamıştır. Bununla birlikte, Mahkeme kararlarının zamanında ve sistematik bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması, anayasa yargısının şeffaflık ilkesini somutlaştırmakta ve yargı faaliyetlerin daha geniş kesimler tarafından anlaşılabilir olmasına imkan tanımaktadır. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi, teknolojik imkânları etkin şekilde kullanarak, hem yargı süreçlerin hızlanmasını sağlamakta hem de anayasa yargısının toplumla olan bağını güçlendirmektedir. Bu durum, anayasa yargısının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda kurumsal güven ve demokratik meşruiyet üreten bir işlev üstlendiğini açıkça ortaya koymaktadır" ifadelerinde bulundu.
Özkaya, gerçekleştirilen toplantıların AYM'nin kurumsal hafızasını canlı tutmanın yanı sıra, anayasal düşüncenin gelişmesine katkı sunan, içtihat ile doktrin arasında verimli bir etkileşim zemini oluşturan önemli platformlar olarak öne çıktığını belirtti.
Özkaya, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerini ileterek, hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi ve temel hakların etkin korunması yönündeki ortak çabaların artarak devam etmesi temennisinde bulundu.
Sempozyuma, AYM Başkanı Kadir Özkaya'nın yanı sıra Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, yüksek mahkeme üyeleri, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye yargıcı Saadet Yüksel, Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin ve hukukçular katıldıİHA

Yalova Emniyet Müdürü ifadeye çağırıldı

Gülistan Doku soruşturmasında 6 yıl sonra kritik gelişme. Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nda tanık olarak ifade veriyor. Delen, halen Yalova İl Emniyet Müdürü görevini yürütüyor

27.04.2026 10:12:00
Haber Merkezi
Yalova Emniyet Müdürü ifadeye çağırıldı
Yalova Emniyet Müdürü ifadeye çağırıldı
Tunceli'de 5 Ocak 2020'de Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasıyla ilgili soruşturma, 6 yıl sonra cinayet şüphesiyle yeniden hareketlendi. Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli İl Emniyet Müdürü olan ve halen Yalova İl Emniyet Müdürü görevini yürüten Yılmaz Delen, tanık sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

Delen'in, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Yalova'dan Erzurum'a geçtiği ve bugün sabah saatlerinde savcılıkta ifade vermeye başladığı öğrenildi. İfade sürecinin tanık olarak başladığı, ancak soruşturmada ihmale ilişkin değerlendirme yapılması halinde Delen'in sıfatının değişebileceği belirtiliyor.

Başsavcı Ebru Cansu ile soruşturmanın seyri değişti

Gülistan Doku'nun kaybolması "kayıp şahıs" olarak ele alınırken, yeni Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun göreve gelmesiyle dosya yeniden incelendi. 700 saate yakın kamera görüntülerinin analizi, gizli tanık ifadeleri ve yeni delillerle soruşturma cinayet yönünde ilerliyor. Ceset hâlâ bulunamadı ancak Tunceli'nin çeşitli noktalarında Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve JASAT ekipleri, yeraltı görüntüleme cihazları ve helikopter destekli aramalarını sürdürüyor.

Soruşturmada daha önce dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Türkay Sonel, hastane başhekimi ve diğer şüpheliler tutuklandı. Engin Yücer gibi tanıkların ifadelerinde, dönemin emniyet yetkililerinin olaya ilişkin ihmalleri ve müdahaleleri iddiaları yer alıyor. Bu bağlamda Yılmaz Delen'in ifadesi, soruşturmanın seyrini önemli ölçüde etkileyebilir.

Rüşvet soruşturmasında yeni operasyon: 10 gözaltı

Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'na yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında yeni bir operasyon başlatıldı. İstanbul merkezli 4 ilde gerçekleşen baskınlarda 10 şüphelinin yakalandığı bildirildi

27.04.2026 10:03:00 / Güncelleme: 27.04.2026 10:07:53
İhlas Haber Ajansı
Rüşvet soruşturmasında yeni operasyon: 10 gözaltı
Rüşvet soruşturmasında yeni operasyon: 10 gözaltı
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen "rüşvet" soruşturmasında yeni bir operasyon başlatıldı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen geniş kapsamlı operasyonların ilki 26 Aralık 2024'te düzenlenmişti.

Soruşturma kapsamında düzenlenen 3. dalga operasyon sırasında şüphelilerden elde edilen telefonların bilirkişi incelemesi sırasında çok sayıda kişinin benzer eylemlere karıştıkları tespit edildi. Bu kapsamda imaj ve imaj inceleme tutanaklarında yer alan tespitlerde kimlikleri açığa çıkarılan şüphelilerin rüşvet suçuna karıştıkları, bu şahısların firma sahipleri ile ilişki kurarak cezai müeyyideden kaçınmaları karşılığında rüşvet talep ettikleri ve aldıkları belirlendi.

Yeni deliller ışığında harekete geçen Mali Suçlarla Mücadele Şubesine bağlı ekipler, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'na yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında bu sabah yeni bir operasyon başlattı. Uzun süre devam eden teknik ve fiziki çalışmaların sonucunda İstanbul merkezli 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda 10 şüphelinin yakalandığı belirtildi.

Yakalanan şüpheliler sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Soruşturma kapsamında yürütülen tahkikat işlemlerinin devam ettiği aktarıldı.

Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor

Beykoz'da, ormanlık alanda çıkan ve itfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu kontrol altına alındığı bildirilen yangında ormanın başka bir bölgesinde alevler yükseldi

26.04.2026 20:55:00 / Güncelleme: 26.04.2026 21:00:45
AA
Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor
Beykoz'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale sürüyor

Kılıçlı Mahallesi Karakiraz mevkisinde bulunan ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Kısa sürede büyüyen alevler geniş bir alana yayıldı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı arazözler ile çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

Söndürme çalışmalarına yangın söndürme helikopterleri de katıldı.

Yangın nedeniyle yükselen dumanlar Anadolu Yakası'nın farklı yerlerinden de görüldü.

İstanbul Valiliğinden konuya ilişkin yapılan açıklamada, "Beykoz ilçesi Kılıçlı Mahallesi'ndeki ormanlık alanda saat 15.50 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına 3 söndürme helikopteri, 17 arazöz ve 80 personel ile müdahale edilmiştir. Yangın saat 18.30 itibarıyla kontrol altına alınmış olup yangından 3 hektarlık ağaçlandırma sahası ve makilik alan zarar görmüştür." ifadelerine yer verildi.

Yangının itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alındığı kaydedilirken ormanın farklı bir bölgesinde yeniden alevlerin yükseldiği görüldü.

Ekiplerin yangına müdahalesi devam ediyor. 

Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret

Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48’e ziyarette bulundu

26.04.2026 15:31:00
Haber Merkezi
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV’den TV48’e ziyaret
Meltem TV ve Köy TV yöneticileri, TV48'e ziyarette bulundu. Ziyarete, Meltem TV ve Köy TV Yöneticisi Adem Birinci, Genel Müdür Mustafa Uğurlu ve yorumcu Hasan Hüseyin Tekin katıldı.

Heyet, ziyaret kapsamında Prof. Dr. Haydar Baş tarafından kaleme alınan Hoş Geldin Atatürk adlı kitabı TV48 ekibine hediye etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, medya alanında yapılabilecek iş birlikleri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

İlerleyen süreçte ortak projeler geliştirilmesi yönünde temenniler dile getirilirken, ziyaret, günün anısına çekilen fotoğrafların ardından sona erdi.

Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında kentteki 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

25.04.2026 05:02:00
AA
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Gülistan Doku olayıyla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında, Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E, gözaltına alındı.

Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

12 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. 

Diyabetin atlanmaması gereken 5 belirtisi


 
Tip 2 diyabet, Türkiye'de milyonlarca insanın kabusu durumunda. Diyabetin belirtileri de aslında çok net... İşte öne çıkan beş belirti..

25.04.2026 01:10:00
MURAT ÇORBACI
Diyabetin atlanmaması gereken 5 belirtisi
Diyabetin atlanmaması gereken 5 belirtisi

Tip 2 diyabet, Türkiye'de milyonlarca insanın kabusu durumunda. Diyabetin belirtileri de aslında çok net... İşte öne çıkan beş belirti...

1. Sürekli yorgunluk: Dinlendikten sonra bile kendinizi bitkin hissediyorsunuz. Vücudunuz glikozu doğru şekilde kullanmakta zorlanıyor, bu da mevcut enerjinizi azaltıyor.

2. Aşırı susuzluk ve ağız kuruluğu: Gerçekten susuzluğunuzu gidermekte zorlandığınız için sürekli su içiyorsunuz. Bu, yüksek kan şekeriyle ilgili bir durum.

3. Sık idrara çıkma: Özellikle de geceleri. Vücudunuz fazla şekeri idrar yoluyla atmaya çalışıyor.

4. Bulanık görme: Kan şekeri seviyelerindeki dalgalanmalar, göz merceğinin şeklini geçici olarak etkileyerek görmeyi istikrarsız hale getirebilir.

5. Yaraların yavaş iyileşmesi: Küçük kesikler veya sıyrıklar daha uzun sürede iyileşiyor; bu da dolaşım ve bağışıklık sisteminin etkilendiğinin bir işaretidir.
Bu belirtiler, özellikle tip 2 diyabet söz konusu olduğunda, başlangıçta belirsiz olabilir. Bunlardan birkaçını fark ederseniz, bir sağlık uzmanına danışmanız ve kan şekerinizin ölçülmesini sağlamanız önemlidir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.