logo
28 EKİM 2026

Kira tespit davalarında sürpriz sonuç

Kira tespiti davalarında yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden kiracıya mı kiraya verenin mi sorumlu olduğuna dair mahkemeler arasındaki uyuşmazlığa son noktayı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi koydu

28.10.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kira tespit davalarında sürpriz sonuç
Kira tespit davalarında sürpriz sonuç
Kira tespiti davalarında yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden kiracıya mı kiraya verenin mi sorumlu olduğuna dair mahkemeler arasındaki uyuşmazlığa son noktayı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi koydu. Daire kararında; 'Kira tespit davası yeni kira dönemi başlamadan önce açılabilir. Ancak kiracı, yeni kira dönemi başlamadan kiralananı tahliye eder ve dava bu nedenle konusuz kalırsa, kiracının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemez' denildi.

Son yıllarda kiracıyla mülk sahipleri arasında tartışmalara yol açan kira tespit davalarında mahkemeler arasında yaşanılan görüş ayrılığına Yargıtay müdahil oldu. Davanın tespiti istenen yeni dönemden önce, yasal süresinde açılmasına rağmen, yargılama sürerken kiracının mecuru (kiralananı) tahliye etmesi halinde davanın konusuz kalması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin kimin üzerinde kalacağına dair İstanbul, Bursa, Antalya, Sakarya bölge adliye mahkemeleri hukuk daireleri farklı kararlar verdi.

Konuyla alakalı yargı camiasında tartışmaların uzaması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu, Yargıtay'a görüş sordu. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira tespit davalarının her zaman açılabileceğine, yeni kira döneminden otuz gün önce açılması halinde belirlenecek kira bedelinin, yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlayacağını hatırlattı.

Buna göre kiraya verenin, yenilenen kira dönemi başlamadan önce kira bedelinin tespiti davası açmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı vurgulandı. Ancak bu durumda, kiracının kira sözleşmesinin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmak suretiyle sözleşmeyi yenilemeyebileceği dile getirildi. Yeni kira dönemi başlamadan önce kira sözleşmesi sonlandırılarak kiralananın tahliye edilmesi halinde kira bedelinin tespiti davası konusuz kaldığına dikkat çekildi.

Kira bedelinin tespiti davası açıldıktan sonra, kiracının Kanunda belirlenen yasal süreye uygun olarak sözleşmeyi sona erdirmesi, kendisine tanınan yasal bir hak olup bu halde kira bedelinin tespiti davası açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilerek yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olacağı ifade edildi. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu maddesi uyarınca, kiraya verenin kira bedelinin tespitine ilişkin davayı her zaman açabileceğinin düzenlenmesi, kiracının yasal hakkını kullanmasına engel oluşturmayacağı gibi açılan davanın haklı olduğu sonucuna da doğurmayacağı belirtildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira bedelinin tespiti davalarında, davanın, kira bedelinin tespiti istenen dönemden önce açılması ancak kiracının yeni kira dönemi başlamadan kiralananı tahliye etmesi ile davanın konusuz kalması halinde, kiracının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinin altı çizildi. Kiracının yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağına, bu itibarla yargılama giderlerinin kiraya veren üzerinde bırakılmasına hükmedildi. Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairelerinin kesin nitelikteki kararlar arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu'na gönderilmesine karar verildi.

Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı

Balıkesir'in Gönen ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda, evinde uyuşturucu madde ve kenevir bitkisi ele geçirilen YouTube yayıncısı Ahmet Çakır (46) tutuklandı

28.10.2026 11:18:00 / Güncelleme: 28.10.2026 11:20:52
İHA
 
Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı
Gönen'de uyuşturucu operasyonu: YouTube yayıncısı tutuklandı
Gönen ilçesine bağlı Şaroluk Mahallesi'nde, Ahmet Çakır'ın arazisindeki ahşap evde kenevir yetiştirdiği bilgisi üzerine jandarma ekipleri harekete geçti.

Sarıköy Jandarma Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından 26 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda, 620 gram skunk uyuşturucu maddesi, 6 kök skunk bitkisi, 50 gram kenevir tohumu, hassas terazi, iklimlendirme ve aydınlatma sistemi, ruhsatsız av tüfeği, cep telefonu ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 34 bin lira ele geçirildi.



Operasyonda gözaltına alınan ve YouTube üzerinden yayınlar yaptığı öğrenilen Ahmet Çakır, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Olayla ilgili uyuşturucu madde imal ve ticareti, yasa dışı ekim ile uyuşturucu madde kullanma veya bulundurma suçları kapsamında işlem yapıldı.

YKS'nin yapılacağı tarih belli oldu

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2027 Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (2027-YKS) 19-20 Haziran'da yapılacağını, sınava başvuruların 4 Şubat-2 Mart'ta alınacağını bildirdi

 

28.10.2026 10:30:00
Anadolu Ajansı
 
YKS'nin yapılacağı tarih belli oldu
YKS'nin yapılacağı tarih belli oldu

ÖSYM Başkanı Ersoy, yaptığı yazılı açıklamada, ÖSYM'nin 2027 yılı sınav takviminin açıklandığını, adayların sınav, başvuru ve sonuç açıklama tarihlerini ÖSYM'nin internet adresinden takip edebileceğini belirtti.

YKS'nin 2027'de de üniversite eğitimi almak isteyen milyonlarca adayın katılımıyla yapılacağını aktaran Ersoy, "2027-YKS, 19-20 Haziran'da yapılacak. Temel Yeterlilik Testi (TYT) 19 Haziran Cumartesi, Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile Yabancı Dil Testi (YDT) 20 Haziran Pazar günü düzenlenecek. 2027-YKS başvuruları, 4 Şubat-2 Mart tarihlerinde alınacak, sınav sonuçları ise 21 Temmuz tarihinde açıklanacak." ifadelerini kullandı.

Üç oturumdan oluşacak 2027-YKS'de adayların farklı alanlardaki bilgi ve becerilerinin ölçüleceğinin altını çizen Ersoy, sınavın uygulanmasına ilişkin süreçlerin ilgili kılavuz ve duyurularla kamuoyuna bildirileceğini ifade etti.

KPSS başvuruları 8-19 Temmuz'da

ÖSYM Başkanı Ersoy, adayların kariyer ve eğitimleri için önemli bir aşama olan Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı'nın 20 Mart'ta yapılacağını bildirdi.

Sınava ilişkin başvuruların 13 Ocak-10 Şubat'ta alınacağını, sonuçların ise 15 Nisan'da açıklanacağının bilgisini paylaşan Ersoy, 2 yıllık meslek yüksekokulu eğitimlerini, 4 yıllık lisans programlarında devam ettirmek isteyenler için düzenlenen Dikey Geçiş Sınavı'nın (DGS) ise 18 Temmuz'da yapılacağını, sonuçların ise 12 Ağustos'ta duyurulacağını belirtti.

Ersoy, açıklamasında şunları kaydetti:

"Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) başvuruları, 8-19 Temmuz'da yapılacak. KPSS A Grubu Genel Yetenek-Genel Kültür oturumları 12 Eylül'de, Alan Bilgisi 1. gün oturumları 18 Eylül'de, 2. gün oturumları ise 19 Eylül'de düzenlenecek. Kamu görevlerinde kariyer hedefleyen adayların katılacağı sınavlar, adayların alanlarına ilişkin birikimlerinin ölçülmesine yönelik uygulanacak. KPSS sonuçları 13 Ekim tarihinde duyurulacak."

MEB-AGS 8-9 Mayıs'ta düzenlenecek

Milli Eğitim Bakanlığı Akademi Giriş Sınavı (MEB-AGS) kapsamındaki Akademi Giriş Sınavı'nın (AGS) 8 Mayıs'ta, Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi (ÖABT) oturumları 9 Mayıs tarihinde gerçekleştirileceğini belirten Ersoy, sınava başvuruların 19-29 Mart'ta alınacağını, sınav sonuçlarının 11 Haziran'da açıklanacağını bildirdi.

Gelecek yıl üç Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavının (ALES) düzenleneceğini aktaran Ersoy, "ALES/1 18 Nisan'da, ALES/2 11 Temmuz'da, ALES/3 28 Kasım'da uygulanacak. 2027-2028 öğretim yılı için yükseköğretim kurumlarının spor programlarına alınacak öğrencilerin seçimi ve tercihlerine göre yerleştirilebilmeleri amacıyla merkezi Özel Yetenek Sınavı (2027-ÖZYES) 21-24 Temmuz'da yapılacak. Sınavın başvuruları 1-10 Haziran'da alınacak. Sonuçlar 18 Ağustos'ta açıklanacak." ifadelerini kullandı.

ÖSYM'nin elektronik ortamda gerçekleştirdiği sınavların sayısının her geçen yıl arttığını ve Dört Becerili Dil Sınavlarının yaygınlaştığının altını çizen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, şöyle devam etti:

"Elektronik sınav merkezleri ile yılda ortalama 60 bin adaya sınav hizmeti veriyoruz. Bu merkezlerde düzenlenen elektronik sınavlar, değerlendirme ve sonuç açıklama süreçlerinde klasik sınav yöntemlerine alternatif sunmaktadır. 10 farklı yabancı dilde (Almanca, Arapça, Bulgarca, Farsça, Fransızca, İtalyanca, İngilizce, İspanyolca, Rusça ve Yunanca) ve uluslararası ölçekte dört becerili (okuma, dinleme, konuşma ve yazma) dil sınavlarının yanı sıra kurumların ihtiyaçlarına yönelik sınavlar da e-sınav merkezlerinde uygulanmaktadır.

Açıklanan 2027 Sınav Takvimi'nde 12 Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDS), 3 Elektronik Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (e-YÖKDİL), 4 Elektronik İngilizce Yeterlik Sınavı/Electronic-Test of English Proficiency (e-TEP), 2 Elektronik Yabancı Dil Olarak Türkçe Sınavı (e-YDTS) bulunuyor. Kurumların ihtiyaçları ve ÖSYM planlamaları doğrultusunda farklı sınavlar da elektronik ortamda düzenlenecek."

"Eğitim camiasına hayırlı olsun"

Ersoy, 2027'de gerçekleştirilecek sınavların adaylar, aileleri ve eğitim camiası için hayırlı olmasını dileyerek, tüm adaylara sınavlarda başarı temennisinde bulundu.

ÖSYM'nin, ölçme ve değerlendirme süreçlerinde güvenilirlik, erişilebilirlik ve aday odaklılık ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü ve sınav uygulamalarında teknolojik imkanlardan daha fazla yararlanarak süreçleri geliştirmeye devam ettiğini ifade eden Ersoy, ÖSYM'nin vizyonu ve misyonu doğrultusunda, sınavların uluslararası standartlara uygun, güvenli, şeffaf ve etkin şekilde gerçekleştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı.

Beyoğlu'nda 4 katlı metruk bina çöktü

Beyoğlu'nda çöken 4 katlı metruk binanın enkazında tedbir amaçlı başlatılan arama ve inceleme çalışmaları tamamlandı

28.10.2026 04:54:00
AA
 
Beyoğlu'nda 4 katlı metruk bina çöktü
Beyoğlu'nda 4 katlı metruk bina çöktü

Kalyoncu Kulluğu Mahallesi Kurdela Sokak'ta daha önceden boşaltıldığı belirtilen 4 katlı bina henüz bilinmeyen nedenle çöktü.

İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye, UMKE, AFAD ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Çevrede güvenlik önlemi alan ekipler, enkazda tedbir amaçlı arama ve inceleme çalışması başlattı.

Arama kurtarma ekipleri, çalışmalar sırasında zaman zaman çevredekilerden sessiz olmalarını isteyerek "Sesimi duyan var mı'", "Arama kurtarma ekipleri burada, sesimi duyuyorsan ses ver." şeklinde seslendi.

Ekiplerin bölgedeki çalışmalarında dedektör köpeklerden de yararlanıldı.

Çöken binanın karşısındaki bir apartman da tedbiren tahliye edildi.

Yaklaşık 3 saat süren arama ve inceleme çalışmalarının tamamlanmasının ardından ekipler enkazdan ayrıldı.

Binanın enkazında sabah saatlerinden itibaren kontrollü hafriyat alımı yapılacak. 

TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içinde 625 organize suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı

27.10.2026 21:30:00
Haber Merkezi
 
TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!
TÜRKİYE’DE MAFYA ALARMI!
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, yıl içinde 625 organize suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını açıkladı. Suç örgütlerine yönelik operasyonlar güvenlik açısından önem taşırken, ortaya çıkan rakamlar Türkiye'de organize suç tehdidinin boyutuna ilişkin soruları da gündeme getiriyor: Sevinelim mi, bu tabloya mı üzülelim?

Türkiye'de organize suç örgütlerine yönelik operasyonlar sürüyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kaçakçılık, organize suçlar ve mali suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen Güvenlik Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, yıl içinde 625 suç örgütüne yönelik 1.741 operasyon düzenlendiğini ve 8 bini aşkın şüphelinin tutuklandığını bildirdi.

625 SUÇ ÖRGÜTÜ, 1.741 OPERASYON

Çiftçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yeni nesil organize suç çeteleriyle mücadelenin öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Yurt dışından gerçekleştirilen iadelerde de son beş yılın ortalamasının 5-6 katını aşan seviyelere ulaşıldığını ifade etti.

Suç örgütlerine gözdağı veren Çiftçi, "Bu ülkede kimse kendini hukukun üstünde göremez, hiçbir suç örgütü devlete meydan okuyamaz" dedi. Bakan, kaçan ve saklanan şüphelilerin bulunarak adalete teslim edileceğini de vurguladı.

OPERASYONLARA SEVİNELİM, TABLOYA MI ÜZÜLELİM?

Suç örgütlerine yönelik operasyonlar, vatandaşın can ve mal güvenliği açısından kuşkusuz önem taşıyor. Tehdit, haraç, uyuşturucu ticareti ve benzeri suçlarla mücadelede etkin adımlar atılması, toplumun güvenlik beklentisinin de bir gereği.

Ancak açıklanan rakamlar, başka bir soruyu da beraberinde getiriyor: Bir yıl içinde yüzlerce organize suç örgütünün hedef alınması ve binlerce şüphelinin tutuklanması, Türkiye'de organize suç tehdidinin ne kadar geniş bir alanı kapsadığını gösteriyor?

Burada asıl mesele yalnızca operasyon sayısını artırmak değil; suç örgütlerinin nasıl ortaya çıktığını, nasıl insan kaynağı ve finansman bulduğunu, vatandaşın hayatına nasıl sızabildiğini anlamak ve bu yapıların yeniden oluşmasını önlemek.

ASIL BAŞARI, SUÇ ÖRGÜTLERİNİN YENİDEN KURULAMAMASI

Güvenlik politikalarının başarısı yalnızca operasyon ve tutuklama rakamlarıyla ölçülemez. Suç gelirlerinin kesilmesi, örgütlerin finansman kanallarının kapatılması, mağdurların korunması ve suçun tekrarını önleyen mekanizmaların güçlendirilmesi de belirleyici.

Türkiye'nin ihtiyacı, suç örgütlerine karşı kararlı ve kesintisiz mücadele yürütülmesi kadar, vatandaşın kendisini sokakta, iş yerinde ve evinde güvende hissetmesidir.

625 suç örgütüne yönelik operasyon ve 8 bini aşkın tutuklama, güvenlik mücadelesinin boyutunu ortaya koyuyor. Şimdi yanıt bekleyen soru şu: Bu operasyonlar suç örgütlerini kalıcı biçimde tasfiye edecek mi, yoksa Türkiye aynı tehditle yeniden mi karşılaşacak?

Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar

Diyarbakır'da kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcılar, 70 yaşındaki kadını ailesinin şeceresine kadar söyleyip ikna ederek 1 kilo 200 gram altını elden alıp kayıplara karıştı. Şahıslar, polisin çalışması sonucu yakalanıp tutuklanırken altınların akıbetine ilişkin süreç devam ediyor

27.10.2026 13:52:00 / Güncelleme: 27.10.2026 13:55:43
İHA
 
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Aile fertlerinin şeceresine kadar söyleyip 1.2 kilo altını aldılar
Diyarbakır'da yaşayan 70 yaşındaki yaşlı kadın, kendilerini polis olarak tanıtan dolandırıcıların hedefi oldu. Dolandırıcılar, kadını ikna etmek için aileye dair bilgileri sıraladı. Yaşlı kadın, dolandırıcılardan ailesine dair detaylı bilgileri duyunca ikna oldu. Evde bulunan 1 kilo 200 gram altından haberi olmayan yaşlı kadın, o bilgiye ulaşan dolandırıcıların yönlendirmesiyle altınları şahıslara eliyle teslim etti.

Kadının sağlık personeli kızı Esma Aslan ise, teyzesinin uzun süre ablasına telefonla ulaşamadığını ve sürekli meşgul olduğunu söylemesi üzerine olaydan haberdar oldu. Şahıslar, şikayet üzerine tespit edilip yakalanarak tutuklandı. Altınların akıbetine ilişkin ise çalışma devam ediyor.

Esma Aslan, olayın 14 Ekim sabahında olduğunu, evde annesinin yalnız olduğunu bilen biri veya birilerinin annesini aradığını söyledi. O sırada işte olduğunu belirten Aslan, "Kamu sağlık çalışanıyım. Annemi arıyorlar, Kayapınar Emniyetinden polis olduklarını belirtiyorlar. Annem başta inanmıyor. İnandırmak için bir takım şeyler söylüyorlar, aile hüviyetlerimizi söylüyorlar, tek tek anlatıyorlar, annem doğru diyor. 'İnan biz polis memuruyuz teyzeciğim, polis olduğumuza inanmıyorsun. 2017'de sen bir kere dolandırıcılık olayına maruz kalmışsın. 2017'de İstanbul'da kimliğini kaybetmişsin. Öyle değil mi' diyor. Annem tabii her birini teyit ettiriyor. Annem doğrudur diyor. 'Bir kızın öğretmen ismi şu, bir kızın Esma Aslan, kamu kurumunda Sağlık Bakanlığında şu katta, şu birimde çalışıyor.' Çalıştığım kat ve birime kadar söylüyor. Bu kimse, bizi tanıyan, beni özellikle tanıyan biridir. Annem teyit edince, 'bak teyzeciğim bize güvenebilirsin, polis memurlarıyız.' Annem, 'peki benden ne istiyorsunuz' deyince, diyor ki 'biz şu an emniyet olarak operasyon halindeyiz. Sitenin etrafını sarmışız. Senin 2017'de kaybolan kimliğinle dolandırıcılar, karı koca bir dolandırıcı, Zeynep adında bir kadın. Karı koca gitmişler kuyumcuları dolandırmışlar. Kimliğini düşürmüşler. İşte bakmışız o kimlik sana ait bilgiler. Ancak fotoğraf biliyoruz sana ait değil. Kesinlikle seni zan altında bırakmıyoruz teyzeciğim. Sen masumsun.' Annem tabii sesi değişiyor. Haliyle bir şekilde korkutuyorlar" dedi.



"Esma'nın aldığı altınlar o kutular"

Dolandırıcıların, annesinin kendisini aramasına izin vermediğini söyleyen Aslan, "Kızın Esma Aslan hastanede, şu an çalışıyor diyorlar. Annem doğru diyor. Bak teyzem, biz şu an emniyet olarak etrafı sardığımız için senin masumiyetini kanıtlayacağız. Bu kimliğin sana ait olmadığını, bu şahısların sen olmadığını biliyoruz. Annem diyor, benden ne istiyorsunuz' Teyzeciğim yakın zamanda senin kızın yüklü miktarda altın almış, evini satmış. Hatta evi 5,5 milyona sattığımı bile söylüyordu kendisine. Annem doğrudur diyor. İşte kız tüm birikimiyle evini satmış, arabasını satmış tüm birikimiyle. Bu üç dört ay içerisinde kuyumculara gidip gelip yüklü miktarda altın almış. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Diyor, var var teyzeciğim. Biz onun banka hesaplarına da bakmışız.

Bankada hiç altın hesabı yok. Esma da yüklü miktarda altın almış. Muhtemelen casus yazılımlarla telefonu teknik takibe alan veyahut da beni bilen birileridir yani bu. Altın alıp, fiziki altın alıp eve koymuş. Annem diyor, benim altın aldığımdan haberim yok. Tamam teyzeciğim, sen bizim dediğimizi bizzat yap, talimatlar veriyorlar, yönlendiriyorlar bir bir. En son anneme diyorlar ki Esma'nın yattığı odaya bir bak. Annem diyor, kendine ait özel bir odası yok. Sen geç geç diyor. Peki nerede yatıyor' Annem diyor, kızım böyle bildiğin yer yatağında yatıyor. O zaman kızının elbise dolabına bir git. Bak hangi odadaysa. Annemi o odaya yönlendiriyorlar. Teyzeciğim Esma'nın bir dolabına bak, bir karıştır ortayı kurcala, çekmecelerine bak. Ve gerçekten önceki gün biz tiyatroya gitmiştik. Elimde onar gramlık bileziklerim vardı, künyem vardı. O sabah ben çekmecenin içine bırakıp evden ayrıldım gittim. Allah'a inancınız olsun. Onar gramlık bilezikleri o sabah, o akşamdan da bıraktıklarım oldu.

Sabah da künyemi bıraktım. Dedim hastanede çalışıyorum, enfeksiyon sebebidir, çıkarayım en iyisi dedim. Anneme onu teyit ettiriyorlar. Başka ne var odada diyorlar' Baza. Annem diyor yüklük, diyor bir bazanın altına bak, bir yukarı bak ama özellikle bir yeleğe bir yukarıya bak diyorlar. Anneme yüklüğe baktırıyorlar. Evet annem diyor bir poşet var. Poşeti bir indir teyzeciğim aşağıya. Poşette ne var' Annem diyor poşette kutular var. 'Tamam teyze işte o kutulardır. Esma'nın aldığı altınlar o kutular. Bir aç o kutuları. İçlerinde ne var'' Neler olduğunu daha bilmedikleri için annem diyor ki içlerinde işte bilezikler vesaire var. 'Tamam teyzem, o bilezikleri şu an tek tek kutularından çıkar.

Hepsini ıslak mendille sil. Amaç operasyon halinde olduğumuz için senin parmak izin de çıkmasın. Emniyetten iki mensup yukarıya göndereceğiz. Özellikle bir sivil polis yukarıya kapıya geliyor. Sessiz bir şekilde bir çantaya bırak, sesini çıkarma, sakın kimseyi de arama, telefon da açıkta kalsın. Hep seninle iletişim içinde olacağız.' Kapıya gelen zanlı, polis olduğunu söylüyor. 'Polis memuru kapıya geldi, sen kapıyı aç teyzem' diyor. O kapıyı çalmayacak, sen kapıyı açacaksın. Uyanıklar çünkü kapıyı çaldı mı parmak izi de çıkıyor" diye konuştu.

"3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor"

Bunların çok uyanık, çok profesyonel dolandırıcılar olduğunu kaydeden Aslan, "Annem kapıyı açıyor. Annem diyor önce dürbünden bakıyorum. Diyor baktım sıfatı pek bana böyle polis olduğu imajı oluşturmadı. Diyor ben telefondaki şahsa diyorum ki, bu polis memuru değil yani çok affedersin bizim Diyarbakır'da sokak züppesi diye tabir ettiğimiz tiptendir. Polisler bu kılıkta olmaz ki demiş. Teyzeciğim biz emniyet mensubuyuz. Zaten biz o kılıklara giriyoruz ki zanlıları, suçlusu falan yakalayalım. Kimse şüphelenmesin, halk şüphelenmesin diye biz o kılığa giriyoruz. Annem de kapıya gelene olduğu gibi çanta dolu, 1 kilo 200 gram 22 ayar değerinde altını eline tutuşturuyor. Biri de gözcülük yapıyor apartmanın içinde. Annem onu da fark ediyor. Gözcülük yapıyor, elini kolunu sallayarak salarak apartmandan dışarıya çıkıyor. Ve annem altınları verdikten sonra da iletişim içinde olun diyor. Saat 12'de annem 09.36 civarında annemi arıyorlar. Telefon zaten savcılığın kontrolünde. Savcılık takip ediyor onları.

O saatte annemi arıyor, 3-4 saatlik telefon trafiği devam ediyor. Altınları annem diyor saat 12 civarında almış. Demiş ki teyzeciğim biz şu an altınları götürürüz aşağıda zanlılar sözde karı koca zanlı ya. Onlar aracın içinde. Teyzeciğim biz götüreceğiz, bakalım. Onların çaldığı altınlar olup olmadığını tespit edeceğiz. Annem diyor altınlar gittikten sonra da diyor beni aramışlar. Demişler teyzeciğim, bu gerçekten kızına alın teri, helal parasıymış. Bu altınlar o altınlar değil, bu hırsızların çaldığı altınlar değil. Ben bizzat teyzeme getirip teslim edeceğim demiş. Telefonunu kapatma demiş. İş yerindeydim.

Teyzem, Kocaeli'nden beni aradı saat 12.00 civarlarıydı. Kızım dedi, saatlerdir anneni arıyorum telefona cevap veren yok. Hep meşgul, sürekli meşgul çalıyor dedi. Sen bir bak dedi. Zekiye abla, o kadar kişiyle görüşmüyor, konuşmuyor senin annen. Annenin konuşması 1-2 dakikadır. Gerçekten annemi bilenler iyi biliyor. Kapattım, dedim teyzeciğim yoğunum, hastalarla ilgileniyorum. Bugün çarşamba günü, bugün çok yoğun bir gün. İlerleyen saatte tekrar seni arayacağım dedim. Derken saat 13.38 sıraları teyzem tekrar beni aradı. Kızım dedi, vallahi dedi bu durum farklı bir durum sanki dedi. Anneni beşer onar dakika arayla arıyorum. Tekrar hep meşgul, hep meşgul. Aklıma kötü şeyler geliyor. Sakın o 2017'de başına gelen şey gelmiş olmasın dedi. Tamam hemen kapat dedim teyze.

Tabii kurum idari amirim, hemşire arkadaşlarla beraber oturuyoruz. Hemen telefona sarıldım, aradım annemi. Arar aramaz düştü. Teyzem bir dakika önce arıyor, meşgul çalıyor. Demek hattın öbür ucunda şebeke elebaşları var. Çünkü demişler saat 14.00-16.00'ya kadar iletişim içinde olacağız seninle. Annem alo der demez baktım sesi kötü geliyor. Anne dedim, sen kiminle konuşuyorsun saatlerdir dedim. Teyzem seni arıyormuş dedim, ulaşamıyormuş sana. Bir baktım ağlamaklı sesi geliyor. Ben önce dedim ki Allah korusun, son yıllarda çok kardeş ölümleri haberini alıyoruz. Ya da benim abim hasta cezaevinde.

Acaba onunla ilgili kötü şey mi aldı, haber mi aldı diye. Hayır, hayır dedi, kötü haber değil. Dedim sen şimdi evde misin' Evet dedi. Eee dedim peki teyze neden sana ulaşamıyor' Bak ben hemen aradım, pat diye cevap verdin. Dedi hiç sorma, hiç sorma. Tabii ağlamaklı, kötü bir ses tonu ve psikolojiyle. Kızım senin 14 yıllık emeğini, o alın terini, o helal kazancını ben bizzat kendi ellerimle gelen kapıdaki dolandırıcılara teslim ettim deyip zaten ben sinirlendim. Telefonu suratına kapattım. Teyzeme, kız kardeşime haber verdim. Dedim siz ulaşmaya çalışın. Emniyet yetkililerine ben hastaneden çıkana kadar" şeklinde konuştu.

"Zanlılar tutuklandılar"

Hemen kız kardeşine haber verdiğini aktaran Aslan, "O da öğretmen. Ona haber verir vermez hemen gidip annemi arıyor. Emniyet yetkililerini arıyor. Annemi alıyor ve beraber Kayapınar'daki Alişan Polis Karakolu'na gidiyorlar. Annemin ifadesini alıyorlar. Asayiş polisindeki, Asayiş Büro Amirliğindeki görevli yetkililerimiz hemen çalışmaya başlıyorlar. Sağ olsunlar, gerçekten çok güzel çalıştılar. Allah razı olsun. 24 saat geçmeden, civardaki kameralardan tespit ettikleri iki zanlının görüntülerine ulaşıyorlar. Zanlıların, apartmanın içinden ellerini kollarını sallaya sallaya çıktıkları ve altın dolu çantayı birbirlerine verdikleri zaten görülüyor.

Ardından çantayı sallayarak arka tarafa gidiyorlar. O gün şikâyetçi olduk. Ben de avukat tuttum. Durum savcılığa intikal etti. O zanlılar zaten tutuklandılar. Birinin daha tutuklandığını sonradan öğrendim. Üçüncü zanlının da tutuklandığını Asayiş Büro Amirliğindeki yetkililer bize söylediler. Yani bunların büyük bir şebeke olduğu belli. Altınlar hakkında emniyet yetkilileri şu anda hiç konuşmuyorlar, bize bir şey söylemiyorlar. Takdir edersiniz ki bu işler gizlilik çerçevesinde yürütülüyor. Soruşturma, savcılığın izniyle devam ediyor. Bakalım, bekliyorum. Bence bu, üç beş kişiyle olacak bir şey değil. Bana göre bu, büyük bir şebeke" ifadelerini kullandı.

Annesinin ilk dolandırılma öyküsünün 2017 yılında yaşandığına değinen Aslan, "O zaman da telefon dolandırıcılığı söz konusuydu. Annemi arayıp ikna edebilmek için yine benim hangi kamu kurumunda çalıştığımı biliyorlardı. O dönem Dicle Üniversitesi'nde çalışıyordum. Atanıncaya kadar hizmet alımına bağlı olarak hemşirelik yapıyordum. Bunu bile söylüyorlardı. Kız kardeşimin öğretmen olduğunu da söylüyorlardı. İki oğlunun cezaevinde olduğuna kadar her şeyi biliyorlardı. Gayet ikna edici bilgiler veriyorlardı. Nüfustaki bütün bilgilerimizi de tek tek söyleyince annem inanıyor. Ardından anneme, 'senin oğlun suçsuzdur. Masum yere cezaevine atılmış. Biz onu kurtarmak istiyoruz. Dosyasını temyize götüreceğiz, Yargıtay'a götüreceğiz. Onun için bize güvenebilirsin' diyorlar.

Annemin hesabında 21 bin tam hatırlamıyorum, öyle bir miktar para vardı. Bu, kredi parasıydı. Sözde annem o krediyi kapatacaktı. Dolandırıcılar annemi arayıp durumu anlatıyorlar. 'Sen hesabındaki parayı bize aktar teyzeciğim. Biz oğlun için avukat tutacağız, dosyasını Yargıtaya, temyize göndereceğiz. Oğlunun masumiyetini kanıtlayacağız.' diyorlar. Annem de o gün Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde sağlık kurulunda heyete girecek. Bu kişiler annemi epey yoruyorlar. Hatta bir ara anneme, 'Teyzeciğim, sen şeker hastasısın. Ağacın altına gir, güneş sana çarpmasın' diyorlar. Çünkü bu olay 26 veya 27 Haziran 2017 tarihinde yaşanıyor. Yani annemin hastalığını bile biliyorlar. Bu nedenle, kesinlikle bu işin içinde bir tanıdık olduğunu düşünüyorum. Annem şu anda 70 yaşında.

Ben o dönem Müge Anlı'ya da ulaştım. 2017 yılında bir türlü sıra bana gelmedi. Müge Anlı hanımefendi, altı yedi ay sonra beni aradığında artık zanlıları yakalamış ve parayı ele geçirmiştik. Kendisine, 'Biz parayı ele geçirdik, zanlılar yakalandı' dedim. Hatta şaşkınlık yaşadı. 'Nasıl' diye sordu. 'Diyarbakır Asayiş mi' dedi. Ben de, 'Yok, buna Esma Asayişi desek daha doğru olur' dedim. Çünkü ben internet üzerinden, o çok affedersiniz, adi ve alçak insanların telefon numaralarını, Facebook adreslerini, internet adreslerini ve fotoğraflarını bulmuştum. Şüphelilerden biri Bakırköy'de bir internet barda çalışıyordu.

Diğeri ise taksicilik yapıyordu. Bulduğum bilgileri, Müge Anlı'yla olan iletişimim üzerinden sürekli onlara gönderiyordum. Boyuna bu bilgileri gönderince, anlaşılan şebeke elemanları telaşlanmaya başladılar. Muhtemelen, 'Eyvah, bu kadın Müge Anlı'ya çıkarsa ne olacak' Müge Anlı'nın programını izleyen emniyet yetkilileri iğne deliğine girseler bunları yakalayacaklar' diye düşündüler. İlk olayda oldukları için bizi aradılar ve parayı geri göndereceklerini söylediler. Sonunda para da hesabımıza geri geldi" dedi.

İstanbul'da sağanak su baskınlarına neden oldu

Pendik ve Tuzla'da etkili olan sağanak nedeniyle bazı noktalarda su baskını yaşanırken, sürücüler zor anlar yaşadı

27.10.2026 12:50:00
Anadolu Ajansı
 
İstanbul'da sağanak su baskınlarına neden oldu
İstanbul'da sağanak su baskınlarına neden oldu

İstanbul'da gece saatlerinden beri etkili olan sağanak sonucu Pendik ilçesinin bazı caddelerinde su birikintileri oluştu.

Sahil yolunun Kartal istikametinde su birikintisi sonucu 2 şerit trafiğe kapanırken, ekipler temizlik çalışması başlattı.

Sağanak sonucu Kaynarca Mahallesi'ndeki bir alt geçit de suyla doldu. Yağmur sularının bir caddeden alt geçide şelale gibi aktığı anlar bir vatandaşın cep telefonu kamerasınca kaydedildi.

Alt geçitte bir otomobilde mahsur kalan sürücü ve yanındaki çocuk ekiplerce kurtarıldı.

Yağış nedeniyle ilçedeki pek çok cadde su altında kaldı, sürücüler su dolu yollarda ilerlemekte güçlük çekti.

İlçedeki Kemiklidere'nin debisi yağışla yükseldi. Kaynarca'daki İstanbul Tersane Komutanlığının girişindeki yolda da su birikintisi yaşandı.

Sabiha Gökçen Havalimanı'ndaki kargo terminalinde bulunan tünelin bir kısmı yağmur nedeniyle suyla doldu.

Tuzla Aydınlı Mahallesi'nde de yağış nedeniyle yollarda su birikintileri oluştu. Su seviyesinin araçların tekerleklerine kadar yükseldiği yolda sürücüler ilerlemekte güçlük çekti.

Sabah saatlerinde olumsuz hava koşulları nedeniyle bir süre ulaşıma kapanan D-100 kara yolunun Tuzla-Pendik yönündeki ana yol ve yan yol, suların çekilmesiyle trafiğe açıldı.

18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 gözaltı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, yasa dışı bahis sitelerini işlettiği, bu sitelerin altyapı, yazılım ve çağrı merkezi faaliyetlerini yürüttüğü belirlenen şüphelilere yönelik Ankara merkezli 18 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi

27.10.2026 11:27:00
İhlas Haber Ajansı
 
18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 gözaltı
18 ilde yasa dışı bahis operasyonu: 55 gözaltı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, yasa dışı bahis sitelerini işlettiği, bu sitelerin altyapı, yazılım ve çağrı merkezi faaliyetlerini yürüttüğü belirlenen şüphelilere yönelik Ankara merkezli 18 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Haklarında gözaltı kararı verilen 79 şüpheliden 55'i yakalanarak gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında 23 şirkette arama yapılarak kayyım atanırken, şüphelilerin ve şirketlerin toplam şüpheli işlem hacminin yaklaşık 21 milyar 319 milyon lira olduğu tespit edildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, şüphelilerin yasa dışı bahis sitelerini işlettikleri, söz konusu sitelerin altyapı, yazılım ve çağrı merkezi faaliyetlerini yürüttükleri teknik dinleme ve çalışmalar sonucunda belirlendi.

Şirketler üzerinden yasa dışı bahis ağı kurmuşlar



Soruşturma dosyası kapsamında örgüt faaliyetlerinde bulunan şüphelilerin, kurdukları şirketler aracılığıyla yasal ticari faaliyetlerinin yanı sıra yasa dışı bahis işleriyle de uğraştıkları tespit edildi. Örgüt liderinin kurduğu şirketlerden gelen paraları kendi kişisel hesaplarına aktardığı, şirketlerde çalışan kişiler aracılığıyla kripto varlık borsaları üzerinden yasa dışı bahis sitelerinde çalışanların maaşlarının ödendiği anlaşıldı.

18 ilde eş zamanlı operasyon

Bu kapsamda 27 Ekim 2026 tarihinde Ankara merkezli olmak üzere Adana, Aydın, Batman, Eskişehir, Şanlıurfa, Mersin, Yalova, Kahramanmaraş, İzmir, Sivas, Diyarbakır, Siirt, İstanbul, Antalya, Hatay, Erzurum ve Edirne'nin de aralarında bulunduğu toplam 18 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Belirlenen adreslerde arama ve el koyma işlemleri yapılırken, haklarında gözaltı kararı bulunan 79 şüpheliden 55'i yakalanarak gözaltına alındı.

23 şirkete kayyım atandı

Soruşturma kapsamında 23 şirkette arama yapılarak kayyım atanırken, adreslerde çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Şüphelilerin ve şirketlerin toplam şüpheli işlem hacminin yaklaşık 21 milyar 319 milyon lira olduğu tespit edildi.
Öte yandan şüphelilerin kullandığı yasa dışı bahis sitelerine erişim engeli getirildi. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi.

Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Antalya'nın Kepez ilçesinde etkili olan hortumda parçalanan iki konteynerde bulunan 4 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi yaralandı

27.10.2026 02:11:00 / Güncelleme: 27.10.2026 02:16:48
AA
 
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı
Antalya'da hortum nedeniyle parçalanan konteynerlerdeki 4 işçi öldü, 1 işçi yaralandı

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün sarı kodlu sağanak yağış uyarısında bulunduğu kentte, Kepez ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'ndeki bir inşaat alanında hortum oluştu.

Hortum, inşaat işçilerinin kaldığı iki konteyneri parçaladı. Konteynerlerde bulunan 5 işçi savruldu.

İhbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

İşçilerden 2'sinin olay yerinde, 2'sinin ise kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaralanan işçinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Vali Şahin bölgede incelemelerde bulundu

Bölgede, incelemelerde bulunan Antalya Valisi Hulusi Şahin, gazetecilere yaptığı açıklamada, hortum nedeniyle aynı şantiyedeki bir vincin de devrildiğini ancak bu olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını söyledi.

Hortumda iki konteynerin parçalandığını ve içlerinde bulunan 5 işçinin savrulduğunu belirten Vali Şahin, şöyle konuştu:

"Maalesef 2 işçimiz olay yerinde 2 işçimiz de kaldırıldıkları hastanede vefat ettiler. Bir işçimiz yaralı durumu hafif. Çok enteresan bir doğa olayı ile karşı karşıyayız. Çünkü şehrin herhangi başka bir yerinde fırtına, hortum ihbar edilmedi. Civarındaki binalarda bir şey yok ama sadece bu alanda iki konteyneri paramparça eden bir hortumla karşı karşıyayız."

Vali Şahin vefat edenlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dilerken, yaralı işçiye de geçmiş olsun dileklerini iletti.

Şantiye sahasındaki ölüm ve yaralanmaların vincin devrilmesi nedeniyle olmadığını vurgulayan Şahin, bölgede incelemelerin devam ettiğini ve ekiplerin alanda yaralı veya ölü olup olmadığına dair çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
 

Elektrik faturalarında yeni dönem

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Türkiye genelinde elektrik dağıtım altyapısını tamamen dijitalleştirecek Milli Akıllı Sayaç Sistemi (MASS) projesinin yeni hedeflerini duyurdu. 2027 yılı sonuna kadar 7 milyon abonenin sayacı uzaktan okuma kapsamına alınırken, tüketiciler elektrik üretim ve tüketim verilerini cep telefonlarına yükleyecekleri mobil uygulama üzerinden anlık olarak takip edebilecek

26.10.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Elektrik faturalarında yeni dönem
Elektrik faturalarında yeni dönem
EPDK ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte konuşan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, akıllı sayaç dönüşümünün vatandaşın hayatını kolaylaştıracak adımlarını paylaştı. Dönüşümle eş zamanlı olarak MASS kullanıcı mobil uygulamasının test sürümü de resmen hizmete sunuldu.

Bu uygulama sayesinde aboneler, ev ya da iş yerlerinin elektrik tüketim ve üretim verilerini, planlı kesinti bildirimlerini, anlık kesinti kayıtlarını ve olası tazminat bilgilerini doğrudan cep telefonları ekranından anlık olarak kontrol edebilecek. Böylece fatura şeffaflığı en üst düzeye çıkarken, manuel sayaç okuma hataları da tamamen tarihe karışacak.


2027 sonuna kadar hedef 7 milyon akıllı sayaç


1 Mart 2026 tarihi itibarıyla sahada fiilen başlayan akıllı sayaç dönüşümünde eylül ayına kadar olan süreçte 4 milyon Akıllı Sayaç EKO ile 70 bin Akıllı Sayaç PRO modelinin kurulumu tamamlandı.

Yeni açıklanan yol haritasına göre, enerji yönetimi şu takvimi işletecek:

• 2027 yılı sonuna kadar 2,7 milyon adet "Akıllı Sayaç PRO" modelinin daha montajı gerçekleştirilecek.

• İki yıllık bu sürecin sonunda toplamda 7 milyon abonenin şebeke bağlantısı uzaktan okunabilir hale gelecek.

• Şebeke izleme altyapısı genişletilerek toplamda 15 milyon abonenin bağlantı noktasındaki elektrik kesintileri ve teknik kalite verileri anlık olarak merkezden izlenecek.


Planlamanın gerisinde kalan şirketlere yaptırım geliyor


Projenin yerli AR-GE çalışmalarıyla desteklendiğini belirten Yılmaz, sistemin arıza tahmini, risk bazlı bakım, kayıp-kaçakla kararlı mücadele ve afetlere karşı şebeke dayanıklılığı gibi operasyonel avantajlar sunduğunu aktardı. Dönüşüm sürecinin en düşük maliyetle maksimum verimi sağlama prensibiyle yürütüldüğünü söyleyen EPDK Başkanı, sayaç değişimlerinin kurum tarafından çok sıkı denetleneceğini vurguladı. Yılmaz, "Akıllı sayaç dönüşümünde planlamanın gerisinde kalan dağıtım şirketleri ile ilgili gerekli tedbirlerin ve yaptırımların uygulanacağını özellikle vurgulamak isterim" uyarısında bulundu.

Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı

Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin "Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır" dedi

26.10.2026 10:36:00
Haber Merkezi
 
Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı
Bakan Tekin'i protesto eden 2 genç tutuklandı
Ankara Baro Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan, İstanbul'da Yusuf Tekin'i protesto için pankart asan 2 gencin tutuklanmasına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Çağlayan, "Protesto bir haktır ve anayasal güvence altındadır. Tıpkı ifade özgürlüğü gibi, basın özgürlüğü gibi, adil yargılanma hakkı gibi… Bugün temel haklarını kullanan iki genç ne yazık ki tutuklandı. Bu tutuklama, anayasal güvencelerin her geçen gün biraz daha aşındırıldığının ve insan onurunu esas alan hukuk devleti ilkesinin nasıl yok sayıldığının bir başka göstergesi.. Nevin ve Nehir serbest bırakılmalıdır. Aksi halde gençlerin yarına dair avuçlarında kalan son umudu da koruyamazsınız..." ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.