logo
18 HAZİRAN 2026

Kızılırmak Deltası'nda görsel şölen

Türkiye'nin en önemli sulak alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası'nda açan su papatyaları, özgürce dolaşan develer, atlar, mandalar ile yuvalarına dönen leylekler havadan görüntülendi

31.05.2025 17:36:00 / Güncelleme: 31.05.2025 17:40:38
İHA
Kızılırmak Deltası'nda görsel şölen
Kızılırmak Deltası'nda görsel şölen
Samsun'da bulunan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan ve zengin biyolojik çeşitliliğiyle öne çıkan Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti görsel şölen sunuyor.



Bölgedeki doğal yaşamın bir parçası olan yılkı atları ve develer, geniş çayırlarda serbestçe dolaşırken, leylekler yuvalarında gözlemlenebiliyor.



Mandalar ve su papatyalarıyla kartpostallık kareler sunan delta, doğal dokusunu koruyarak hem ekolojik hem kültürel zenginliğiyle ön plana çıkıyor.



Görsel çeşitliliğin yanı sıra sessizliğin ve huzurun hakim olduğu alan, şehir hayatından uzaklaşmak isteyenler için de ideal bir destinasyon olarak öne çıkıyor.

MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"

Milli Savunma Bakanlığı, "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmekte, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünü desteklemektedir" dedi

18.06.2026 12:39:00 / Güncelleme: 18.06.2026 12:43:30
İHA
MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"
MSB: "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"
Milli Savunma Bakanlığının haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ'nin (TUSAŞ) Kahramankazan yerleşkesinde gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, 6 Temmuz 2023'te başlatılan düzenli basın bilgilendirme toplantılarının bugün 150'ncisinin gerçekleştirildiğini belirterek, basın mensuplarına teşekkür etti.

Aktürk, 28 Haziran'da 53'üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayacak TUSAŞ'ın geliştirdiği özgün platformlar ve ileri teknoloji ürünleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin harekat kabiliyetine önemli katkılar sunduğunu söyledi. TUSAŞ'ta KAAN, HÜRJET, HÜRKUŞ, ANKA, AKSUNGUR, Süper Şimşek, GÖKBEY ve ATAK helikopterleri ile uydu ve uzay sistemleri başta olmak üzere çok sayıda stratejik projenin geliştirildiğini ifade eden Aktürk, "Temel eğitim uçağımız HÜRKUŞ ile ilk milli genel maksat helikopterimiz GÖKBEY'in bu yıl içerisinde Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterine alınması planlanmaktadır" dedi.



MKE'nin yeni sistemleri Eurosatory'de tanıtıldı

Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ'nin (MKE) geliştirdiği sistemlerin de uluslararası platformda sergilendiğini belirten Aktürk, Tolga Yakın Hava Savunma Sistemi'nde yer alan 20 milimetrelik silah sisteminin Macaristan'ın insansız kara aracına, 81 milimetre havan namlu grubunun ise Slovenya'nın paletli insansız kara aracına entegre edilerek, Paris'teki Eurosatory 2026 Fuarı'nda ilk kez tanıtıldığını bildirdi. Aktürk ayrıca, Mobil Araç Platformu (MAP) DUAL'in PMT-76 platform makineli tüfek ile entegre edilerek, test atışlarının başarıyla tamamlandığını kaydetti.

Deniz Kuvvetlerine yeni platformlar teslim edilecek

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayii ürünlerinin envantere kazandırılmasının sürdüğünü vurgulayan Aktürk, 20 Haziran'da İstanbul Tersanesi Komutanlığında gemi teslim ve hizmete giriş törenleri düzenleneceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleri ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in katılımıyla gerçekleştirilecek törene ilişkin bilgi veren Aktürk, Contraamiral Roman (261) Korveti'nin Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim edileceğini ifade etti.

Aktürk, TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi, TCG Ç-161 Yeni Tip Çıkarma Gemisi, TCG Gökırmak Kıyı Römorkörü ile milli sistemlerle modernize edilen TCG 18 Mart Denizaltısı'nın da hizmete alınacağını söyledi. Aktürk, ayrıca 4'üncü istif sınıfı fırkateyn İçel'e bayrak çekileceğini, Kocatepe Hava Savunma Harbi Muhribi'nin üst bina bloğunun kızağa konulacağını, Pirana Kamikaze İnsansız Deniz Aracı ile Baykar Kalkan İHA'nın da envantere alınacağını açıkladı.

"Türkiye, NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan ilk beş müttefik arasında"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in Brüksel'de gerçekleştirilen Ukrayna Savunma Temas Grubu ile NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na katıldığını belirten Aktürk, şu ifadeleri kullandı:

"NATO Savunma Bakanları Toplantısı için Brüksel'e giden ve NATO Daimî Temsilciliğimiz ile Türk Askerî Temsil Heyeti Başkanlığımızı ziyaret eden sayın bakanımız, bugün (18 Haziran) Brüksel'de icra edilen 'Ukrayna Savunma Temas Grubu Toplantısı' ile 'NATO Savunma Bakanları Toplantısı'na iştirak etmektedir. NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşu, Ukrayna'ya sağlanacak destek ile bölgesel ve küresel güvenlik konularının ele alındığı toplantılar kapsamında sayın bakanımız tarafından NATO'ya kuvvet katkısı sağlayan müttefikler arasında daima ilk beş içerisinde yer alan Türkiye'nin başta NATO harekât ve misyonları olmak üzere İttifak'ın savunma ve caydırıcılık duruşuna sağladığı katkılar, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin modernizasyon sürecinde kaydedilen ilerlemeler ile yüzde 5 savunma harcaması hedefine yönelik çalışmalarımız ve bu konudaki kararlılığımız, Ukrayna'ya ikili düzeyde ve NATO çerçevesinde sağladığımız destek ve katkılar ile bölgede adil, kalıcı ve sürdürülebilir barışın tesisine yönelik diplomatik girişimlere verdiğimiz destek, Ankara'da gerçekleştirilmesi planlanan NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne yönelik hazırlıklarımız ve beklentilerimiz ile İran-ABD Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla varılan mutabakattan duyduğumuz memnuniyet vurgulanacaktır. Sayın bakanımız toplantılar vesilesiyle Fransa ve Hollandalı mevkidaşlarıyla gerçekleştireceği ikili görüşmelerde savunma ve güvenlik gündemini, ikili ve çok taraflı ilişkileri ve iş birliğini geliştirme imkânlarını ele alacaktır."

6 terörist teslim oldu, 778 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin de bilgi veren Aktürk, "Hafta içerisinde 6 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmaları etkin şekilde icra edilmiştir" şeklinde konuştu.

Hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında ise son bir haftada yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 376 kişinin yakalandığını, 2 bin 112 kişinin ise engellendiğini belirten Aktürk, "1 Ocak'tan bugüne kadar yakalananların sayısı 4 bin 534'e, engellenen kişi sayısı ise 38 bin 305'e ulaşmıştır" dedi.

Aktürk ayrıca, Van ve Hakkari hudut hattında gerçekleştirilen arama tarama faaliyetlerinde toplam 778 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini bildirdi.

Yangın sezonu hazırlıkları tamamlandı

Bakanlığın insani yardım faaliyetleri ile afetlerle mücadele çalışmalarına da değinen Aktürk, "Yeşil vatanımızın korunmasına destek sağlamak amacıyla 2026 yılı yangın sezonu için Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığı arasında bulunan 'Tahsis ve Rezerv Güç Protokolü' kapsamında planlanan hava araçları konuş yeri intikalleri tamamlanmıştır" ifadelerini kullandı.

"ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz"

Öte yandan Milli Savunma Bakanlığı, ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla mutabakata varılmasının memnuniyetle karşılandığını belirterek, anlaşmanın bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamasını temenni ettiklerini bildirdi. Bakanlık, ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin, "ABD ile İran arasında çatışmaların sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyor, söz konusu mutabakatın bölgede kalıcı barış, güvenlik ve istikrara katkı sağlamasını temenni ediyoruz. Ülkemiz, bölgesel barış ve istikrarın korunmasını önceleyen yaklaşımını sürdürmekte, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözümünü desteklemektedir. Bu kapsamda mutabakatın korunması ve sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi bakımından ilgili tüm tarafların sağduyulu, itidalli ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler de yakından takip edilmektedir. Enerji arz güvenliği, deniz ticareti ve seyrüsefer emniyetinin korunması küresel istikrar açısından büyük önem taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası hukuk çerçevesinde bu alanlarda yürütülecek çalışmalara katkı sağlamaya hazırdır" ifadeleri kullanıldı.

"SAMP/T bugün Konya'da konuşlandırıldı"

Konya'da konuşlandırılan İtalyan SAMP/T Hava Savunma Sistemi ile Çelik Kubbe Projesi'ne ilişkin soruları da yanıtlayan Bakanlık, "NATO Daimi Savunma Planı kapsamında ittifakın hava savunmasının güçlendirilmesi amacıyla İtalya'ya ait bir adet SAMP/T Hava Savunma Sistemi, bugün 3'üncü Ana Jet Üs Komutanlığında konuşlandırılmıştır" açıklamasını yaptı.
Türkiye'nin yerli ve milli hava savunma sistemlerini geliştirmeye devam ettiğini belirten Bakanlık, "Bu kapsamda Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın envanterindeki Siper Hava Savunma Silah Sistemi, 12 Haziran'da Sinop Atış Alanı'nda gerçekleştirilen test kapsamında yüksek süratli ve manevra kabiliyetine sahip Süper Şimşek hava hedefini başarıyla imha ederek, tam harekat kabiliyetine ulaşmıştır. Çelik Kubbe Projesi'yle yürütülen tüm çalışmaların temel amacı, ülkemizin çok katmanlı hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmek, caydırıcılığını artırmak ve milli güvenliğini en üst seviyede teminat altına almaktır" ifadelerini kullandı.

5 ülkeden 503 personele komando eğitimi

Türkiye'nin dost ve müttefik ülkelere yönelik eğitim faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Bakanlık, "Bakanlığımız tarafından birçok dost ve müttefik ülke ile imzalanan ikili anlaşmalar kapsamında eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütülmektedir. Hâlihazırda Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı'nda Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mali, Libya'nın her iki tarafı ve Somali olmak üzere 5 dost ve müttefik ülkeden toplam 503 misafir askeri personele eğitim verilmektedir. Ayrıca 2026-2027 Misafir Askeri Personel Kontenjan Planı kapsamında 16 ülkeden (Azerbaycan, Burundi, Bangladeş, Gine, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kuzey Makedonya, Libya, Macaristan, Mali, Moğolistan, Özbekistan, Senegal, Somali, Türkmenistan) toplam 448 personele eğitim kontenjanı tahsis edilmiştir. Yıl içerisinde dost ve müttefik ülkelerden iletilen ilave kontenjan talepleri doğrultusunda bu sayıda artış meydana gelmesi öngörülmektedir" dedi.

NATO Ankara Zirvesi hazırlıkları sürüyor

NATO Ankara Zirvesi hazırlıklarının Cumhurbaşkanlığı koordinasyonunda devam ettiğini belirten kaynaklar, "Bakanlığımızın sorumluluğunda yürütülen faaliyetler kapsamında tüm güvenlik tedbirleri alınmış olup, ilgili bakanlıklar ve kurumlarla koordinasyon içerisinde gerekli çalışmalar sürdürülmektedir" ifadelerini kullandı.

Kaynaklar ayrıca, zirve kapsamında Ay-Yıldız Karargâhı'nda konuk savunma bakanları ve beraberlerindeki heyetler onuruna Karargâhın Yıldız bölümünde resepsiyon düzenleneceğini bildirdi.

Trump, İran mutabakatını övdü


 
ABD Başkanı Trump, İran'la mutabakatı övdü, Lübnan konusunda İsrail'i eleştirdi. Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut’taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" dedi. Trump'ın flaş ifadesi ise "
İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!" oldu

18.06.2026 04:11:00
HABER MERKEZİ/AA
Trump, İran mutabakatını övdü
Trump, İran mutabakatını övdü

İran ile vardıkları mutabakat kapsamında Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağını belirten ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'a yönelik çok sayıda saldırı düzenleyerek "kötü bir iş çıkardığını" söyledi.
Trump, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi'nden ayrılmadan önce yaptığı basın toplantısında, İran ile varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran ile varılan mutabakatın kendileri açısından iyi bir anlaşma olduğunu kaydeden Trump, "Anlaşma kısa süre içinde, yarın (19 Haziran) ya da belki ertesi gün imzalanacak" dedi.

Kalmam gerekmiyor

İsviçre'de gerçekleştirilecek imza töreni için neden Avrupa'da birkaç gün daha kalmadığı sorulan Trump, önce kalabileceğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında bunun sadece bir mutabakat zaptı olduğunu ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılmasının yeterli olacağını düşündüğünü söyledi.
Bu mutabakatla 60 günlük müzakere sürecinde tüm detayların ele alınarak çözüme bağlanacağını vurgulayan Trump, "Eğer 60 gün içinde sonuç alınmazsa, sorun değil, (İran'ı) bombalamaya geri döneriz. Bunu yapmak istemiyorum çünkü bu çok iyi bir anlaşma, ama mecbur kalabiliriz" değerlendirmesinde bulundu.

İki konuda başarılı olduk

Anlaşmanın özünün "Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmak" ve "İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak" olduğunun altını çizen Trump, her iki konuda da başarılı olduklarını savundu. Trump, İran ile anlaşma sağlanamaması halinde bu ülkenin uzun süre daha bombalanabileceğini belirterek, mutabakatın başarıyla uygulanmasını umduğunu söyledi.

Trump'tan Netanyahu'ya Lübnan eleştirisi

Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetini Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle eleştirerek, bu konudaki tutumu doğru bulmadığını ifade etti. Netanyahu'nun "aslında iyi bir adam" olduğunu savunan Trump, "Ancak bazen biraz heyecanlanıyor. Lübnan konusunda ufak anlaşmazlıklarımız var. Bibi, biraz daha yumuşak davranabilirsin diyorum. Hizbullah'tan biri bir binaya girdi diye her seferinde o binayı yıkmana gerek yok" şeklinde konuştu.

ABD 'büyük', İsrail 'çok küçük ortak'

ABD'yi "büyük ortak" olarak tanımlayan Trump, İsrail için "çok küçük bir ortak" ifadesini kullandı.
İsrail'in kendini savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, "İsrail, Hizbullah konusunda daha iyi davranabilirdi. İki insansız hava aracı çöle doğru vurulup zararsız bir şekilde yere düştüğünde, Beyrut'taki binaları yıkmaya gerek yok. Lübnan konusunda iyi bir iş çıkarmıyorlar ve Lübnan için üzülüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına dikkati çeken Trump, "Bu çok haksızlık, özellikle de Beyrut'a bakınca... Önceki gün oradaki manzaraya baktım, oraya yapılan saldırı… Bana göre gereksiz olan büyük bir saldırıydı" dedi.

Zenginleştirilmiş uranyumla ilgili müzakerelere derhal başlanacak

Trump ayrıca, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun imha edilmesine ilişkin teknik görüşmelerin derhal başlayacağının altını çizdi. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kademeli olarak artmaya başladığını belirten Trump, birkaç hafta içinde geçişlerin normal seyrine dönmesini beklediklerini ifade etti.
Söz konusu sürecin Orta Doğu'da daha kapsamlı bir "barışın" başlangıcı olmasını umduğunu ifade eden ABD Başkanı, "Gazze'de yaptığımız işe bir bakın, Hamas'a bir bakın. Hamas son derece sessiz. Biz de onları silahsızlandırmaya çalışıyoruz" yorumunu yaptı.
Abraham Anlaşmaları'nın genişletilmesi konusunun kendileri için önemli bir başlık olduğunu vurgulayan Trump, özellikle Suudi Arabistan'ın anlaşmaya katılmasını umduklarını ve bunun gerçekleşmesi halinde bölgedeki diğer ülkeleri de teşvik edeceğini söyledi.

İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş parasını vereceğiz yoksa kimse ABD Doları'na yatırım yapmaz!

Diğer yandan ABD Başkanı Trump, İran'ın 300 milyar dolarlık dondurulmuş fonları konusunda dikkat çeken ifadeler kullandı ve bu fonların bir şekilde serbest bırakılacağı mesajını verdi.
"Bu fonlar, ancak onlar doğru şekilde hareket ederlerse serbest bırakılacak" diyen Trump, bu paraların İran'a ait olduğunu ve bilinen sebeplerle bu fonları dondurduklarını belirtti.
Trump, "Onların parasının büyük bir kısmını aldık ve o para şu anda bizde. O para bizim değil, onların parası ve biz onu belirli bir zamanda dondurmuştuk. Sanırım parayı geri vermek zorunda kalacağız. Eğer geri vermezsek, kimse bir daha dolara yatırım yapmaz" değerlendirmesini yaptı.

İran'a yönelik yaptırımların da aynı şekilde "Tahran'ın anlaşmaya uygun şekilde" davranmasına bağlı olduğunu dile getiren Trump, İran'daki yeni yöneticilerin bunun farkında olduğunu ifade etti. İran'a yönelik deniz ablukasının bu ülkeye attıkları bombalardan çok daha etkili olduğunu savunan Trump, İran'a toplamda en az 1 milyar dolar değerinde bomba attıklarını aktardı.

Şi ile Putin'e teşekkür

ABD Başkanı, İran konusunda "tarafsız" davrandıklarını söylediği Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e ayrı ayrı teşekkür ettiğini vurguladı.
Özellikle Çin'in bu süreçte İran'a silah göndermediğini ifade eden Trump, bunu memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Diğer yandan Trump, konuşmasının bir bölümünde Suriye'de Ahmed Şara'nın cumhurbaşkanı olmasından memnuniyet duyduğunu ve Şara'nın "çok iyi bir iş çıkardığını" vurgulayarak, Lübnan konusunda da olumlu gelişmeler beklediğini dile getirdi.

Konuşmasında İranlı General Kasım Süleymani'nin ABD tarafından öldürülmesine de atıfta bulunan Trump, bunun, "ABD ile İsrail'in ortak işi" olduğunu ancak suikastı Amerikan ordusunun ve istihbaratının gerçekleştirdiğini anlattı.

Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu

17.06.2026 21:15:00
Haber Merkezi
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Ahmet Türk’ün ‘mağdurum’ çıkışına tokat gibi yanıt!
Gazeteci yazar Rıza Zelyut, DEM Partili Ahmet Türk'ün yaptığı "Geniş topraklarım var ama kimliğim yok, Kürt sorunu benim" açıklamalarına sert bir dille tepki göstererek tarihi açıklamalarda bulundu.

Zelyut, Ahmet Türk'ün ailesinin sahip olduğu Kasr-ı Kanco konağının ve geniş arazilerin geçmişine değinerek Türk'ün "mağduriyet" söylemlerini eleştirdi.

Gazeteci yazar Rıza Zelyut, Kürt siyasetinin önde gelen isimlerinden Ahmet Türk'ün bölgedeki köklü aile geçmişi ve toprak sahipliği üzerinden yaptığı mağduriyet vurgularını hedef aldı. Sosyal medyada ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamasında Zelyut, Ahmet Türk'ün dedesinin ve ailesinin sahip olduğu mülklerin kökenine dair ağır ithamlarda bulundu.

"Geniş arazilere el koydu"



Rıza Zelyut, Ahmet Türk'ün Mardin Derik'te bulunan ünlü Kasr-ı Kanco konağı ve çevresindeki geniş arazilerin iddia edildiği gibi adil yollarla edinilmediğini ileri sürdü.

Türk'e doğrudan seslenen Zelyut, "Ahmet bey! Deden Ermenileri keserek şu an oturduğun Kasr-ı Kanco köşküne ve geniş arazilere el koydu" ifadelerini kullandı.

"Benim gibi türklerden bin kat daha fazla yedin"



Cumhuriyet tarihi boyunca Kürt feodal yapısına ve ağalarına müsamaha gösterildiğini savunan Zelyut, Ahmet Türk'ün buna rağmen mağdur rolü oynamasını eleştirdi. Türkiye'deki sıradan vatandaşların ekonomik durumuna atıfta bulunan yazar, "Cumhuriyet Türkiye'si siz, Kürt derebeylerine bir fiske bile vurmadı. Benim gibi Türklerden bin kat daha fazla yedin Türkiye'yi. Yine de mağduru oynuyorsun. Keşke bütün Türkler senin gibi mağdur olsa…" dedi.

"Altyapıyı Barrack amcanız yapıyor"

Açıklamasının son bölümünde konuyu bölgedeki jeopolitik gelişmelere ve bağımsız devlet iddialarına getiren Zelyut, dış güçlerin bölgedeki planlarına dikkat çekti.

Ahmet Türk'ün siyasi çizgisini eleştiren yazar, "Haaa! Derebeyliğim yetmez ben buralarda devlet kuracağım dersen… Onun da altyapısını Barrack amcanız yapıyor. Biraz sabret, fazla ağlarsan oyun anlaşılır…" sözleriyle ABD'nin bölge politikalarına göndermede bulundu ve uyarılarda bulundu

BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, ABD ile İran arasında varılan anlaşmayı değerlendirirken, Trump yönetimine güvenilmeyeceğini vurguladı ve İsrail'in açıklamalarının yeni bir çatışma riskine işaret ettiğini belirtti

17.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
BTP lideri Hüseyin Baş: ‘Bu savaşı İran kazandı’
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Orta Doğu'daki son gelişmeleri ve ABD-İran arasındaki yeni uzlaşıyı analiz etti. Baş, bölgede uzun süredir Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) kapsamında kan döken ABD ve İsrail ikilisinin, ilk kez gerçek bir devlet iradesiyle karşı karşıya gelerek geri adım atmak zorunda kaldığını belirtti.

"Emperyalist ikili ilk kez gerçek bir devletle karşılaştı"

Açıklamasında Gazze'den Afganistan'a kadar uzanan kanlı sürece dikkat çeken Hüseyin Baş, İran halkının emperyalizme karşı gösterdiği duruşu tebrik etti. Savaşın kazananının net bir şekilde İran olduğunu savunan BTP lideri, şu ifadeleri kullandı:

"Şunu açıkça ifade edelim ki; bu savaşı İran kazandı, ABD-İsrail ikilisi kaybetti. Uzun yıllardır Gazze'den Afganistan'a kadar bölgemizde BOP kapsamında kan döken, sınırlar değiştiren kanlı ikili ilk kez gerçek bir devletle karşı karşıya geldiler ve gereken cevabı aldılar. İran halkını emperyalizm karşısındaki korkusuz duruşlarından dolayı tebrik ediyorum."

"Trump ve ABD olunca güvenmek mümkün değil"

Varılan anlaşmaya temkinli yaklaşılması gerektiğinin altını çizen Baş, Washington yönetiminin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın güvenilmez politikalarına işaret etti. İsrail cephesinden gelen "Bu anlaşma bizi bağlamaz" çıkışının bölgesel barış önündeki en büyük tehdit olduğunu belirten Baş, tehlikenin geçmediğini vurguladı:

"Evet... Bir anlaşma sağlandı ancak söz konusu ABD ve Trump olunca buna güvenmek asla mümkün değil. Özellikle İsrail'in 'bu anlaşma bizi bağlamaz' açıklaması bombaların her an yeniden patlayacağının açık bir göstergesi."

Tek çözüm: "Yurtta sulh cihanda sulh"

Mesajının son bölümünde Orta Doğu'ya kalıcı barışın gelmesi temennisinde bulunan Hüseyin Baş, küresel ve bölgesel huzurun şifresi olarak Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonunu adres gösterdi. Baş, "Bölgemize bir an önce barışın gelmesi, emperyalist planların boşa çıkması en büyük dileğimizdir. Mustafa Kemal Atatürk'ün, 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' sözü insanlığın aradığı huzuru getirecek anlayıştır" diyerek açıklamasını noktaladı.


Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!

Açlık grevinin 3. gününde Meclis’e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı

17.06.2026 14:35:00
Haber Merkezi
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde öğretmenlere, polis müdahalesi!
Açlık grevinin 3. gününde Meclis'e yürümek isteyen öğretmenlere polis sert müdahalede bulundu ve çok sayıda eğitimci ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Ankara'da taban maaş hakkı, güvencesiz çalışma koşullarının son bulması ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi talebiyle Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu çatısı altında bir araya gelen öğretmenlerin eylemleri kararlılıkla sürüyor.

Taleplerine yanıt alamadıkları için süresiz açlık grevi başlatan öğretmenler, eylemlerinin 3. gününde seslerini duyurmak amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) doğru yürüyüşe geçti.

Meclis önünde barikat ve müdahale

Sendika binası önündeki bekleyişlerinin ardından, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileriyle birlikte TBMM Çankaya Kapısı önünde toplanan öğretmenlerin önü polis ekipleri tarafından kesildi. Basın açıklaması yapılmasına izin verilmeyeceğini belirten emniyet güçleri, öğretmenleri kalkanlarla duvara doğru sıkıştırdı. Yaşanan arbedede öğretmenlerden "Ankara'yı Kerbela'ya çevirdiniz" tepkisi yükseldi.

Çok sayıda gözaltı

Açlık grevi nedeniyle bitkin düştükleri gözlenen öğretmenlere yönelik müdahale sertleşirken, çok sayıda eğitimci ters kelepçe takılarak gözaltı araçlarına bindirildi. Eylemin ilk günlerinden bu yana devam eden polis ablukası ve müdahalelerine rağmen öğretmenler geri adım atmayacaklarını vurguladı.

Görüşme talepleri karşılıksız kaldı

Açlık grevindeki öğretmenlerin idari makamlar ve siyasi parti gruplarıyla temas kurma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Muhalefet partileriyle Meclis'te görüşme gerçekleştiren öğretmen heyetinin, AK Parti ve MHP grup başkanvekilliklerinden talep ettiği randevular karşılık bulmadı. Öğretmenler, taleplerini görüşmek üzere Milli Eğitim Komisyonu toplanana kadar Ankara'da ve Türkiye genelinde açlık grevi eylemlerine devam edeceklerini ilan etti.

Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı

Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem toprağa verildi

17.06.2026 14:14:00 / Güncelleme: 17.06.2026 14:17:46
İhlas Haber Ajansı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Oyuncu Ece İrtem son yolculuğuna uğurladı
Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem, sevenlerinin gözyaşları içerisinde Aydın'ın Kuşadası ilçesinde toprağa verildi.






Oyuncu Ece İrtem, 15 Haziran 2026 tarihinde rahatsızlanarak evinde hayatını kaybetti. Doğum gününden bir gün sonra hayatını kaybeden İrtem'in vefat haberi yakınları ve hayranlarında büyük üzüntüye neden oldu. Genç yaşta hayatını kaybeden oyuncu Ece İrtem'in cenazesi dün Adli Tıp Kurumu'ndan babası Vural İrtem tarafından alınmıştı.

Oyuncu İrtem'in cenazesi, bugün öğle namazını müteakip, Hanım Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Kuşadası Yeniköy Mezarlığı'nda sevenlerinin gözyaşları arasında toprağa verildi.








Aile yakınlarından Semra Karataş, genç oyuncunun ölümüyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Çok sevdiğimiz bir insandı. Bizim için çok değerliydi. Genç yaşta ölümü bize yasa boğdu, hepimiz çok üzgünüz" diye konuştu.








Cenazeye genç oyuncunun annesi Nuriye İrtem, babası Vural İrtem, aile yakınları, dizi ve sinema oyuncusu Gürkan Uygun, genç oyuncunun arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun tahliye edildi

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun, yaklaşık üç aylık tutukluluklarının ardından tahliye edildi

17.06.2026 12:30:00
Haber Merkezi
 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun tahliye edildi
 Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkında yürütülen soruşturma kapsamında mart ayında tutuklanan şoförler Aydın Günaydın ve Özer Uygun tahliye edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in şoförleri Aydın Günaydın ve Özer Uygun hakkında tahliye kararı verildi.

Soruşturma çerçevesinde 25 Mart tarihinde Antalya'da gözaltına alınan Günaydın ve Uygun, İstanbul'a getirildikten sonra işlemleri için İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesi'ne götürüldü. Şüpheliler daha sonra ifadeleri alınmak üzere İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

İfadeleri alınan iki şüpheli, savcılık işlemlerinin ardından "rüşvet" suçlamasıyla tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Hakimlik, 26 Mart tarihinde Aydın Günaydın ve Özer Uygun'un tutuklanmasına karar verdi. Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilen iki şüpheli hakkında yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Günaydın ve Uygun'un yapılan değerlendirmeler sonucunda tahliye edildiği öğrenildi.

Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı

Antalya'nın Korkuteli ilçesinde 3 kişinin yaşamını yitirdiği, 9 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin davanın 12'nci duruşmasında savcı, tutuksuz yargılanan sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" dedi

17.06.2026 12:01:00
İHA
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Emniyet şeridinde katliam gibi kazada iddianame hazırlandı
Kaza, 16 Haziran 2023 tarihinde Korkuteli-Elmalı yolu Beğiş Yaylası Öküzgözü mevkiinde meydana geldi. Erhan Deniz yönetimindeki 07 YBN 01 plakalı otomobil, emniyet şeridinde bulunan Muharrem Ertör yönetimindeki 07 L 9456 plakalı araca arkadan çarptı. Kazada Muharrem Ertör olay yerinde hayatını kaybetti.






Aynı araçta bulunan Gülten Ertör (59), Berra Türkmen (8), Kübra Türkmen (34), Beyza Türkmen (4), Abdullah Türkmen (34) ile 07 YBN 01 plakalı otomobilin sürücüsü Erhan Deniz ve araçta yolcu olarak bulunan Sudenaz Deniz (13), Dürdane Deniz (8), Veli Deniz (10), Emine Deniz (35) ve Hatice Nur Deniz yaralandı. Durumu ağır olan Gülten Ertör ile torunu Berra Türkmen, sevk edildikleri hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Yaralılar Elmalı Devlet Hastanesi ve Korkuteli Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınırken, yaşamını yitiren Muharrem Ertör'ün cenazesi otopsi işlemleri için Korkuteli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Tedavisinin ardından otomobil sürücüsü Erhan Deniz, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı.








Taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması talep edildi

Olayın ardından hakkında "taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma" suçundan iddianame hazırlanan Erhan Deniz'in yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 12'nci duruşmaya tutuksuz sanık Erhan Deniz, mağdurlar Abdullah Türkmen, Kübra Türkmen, Rasim Ertör ve taraf avukatları katıldı.








Müştekiler sanığın cezalandırılmasını talep ederken, Cumhuriyet savcısı ise sanığın "taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılması yönünde mütalaa verdi.

Sanık Erhan Deniz, mütalaaya karşı yaptığı savunmada suçlamaları kabul etmediğini belirterek, "Atılı suçları kabul etmiyorum. Kaza sırasında 4 evladım ve eşim vardı arabanın içinde, çok üzgünüm, keşke böyle bir kaza yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.








Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.






İBB Davası'nın 52. duruşması başladı

İBB Davası'na ilişkin, 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 52. duruşması başladı

 

17.06.2026 11:20:00
Anadolu Ajansı
İBB Davası'nın 52. duruşması başladı
İBB Davası'nın 52. duruşması başladı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda görülen duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile eski CHP milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkanı Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

Bir kısım tutuksuz sanıklarla avukatların da geldiği duruşmada, CHP'li bazı milletvekilleri ile tutuklu sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuklu sanık İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe'nin avukatının savunmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin ve Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 42 sanığın tahliyesiyle davada 68 tutuklu sanık bulunuyor. 

İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi

İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi

17.06.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi
 İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi
İzmir'de CHP'li Seferihisar Belediyesi'ne 'rüşvet' iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında, şafak operasyonu düzenlendi.

Operasyonda, aralarında başkan yardımcısının da bulunduğu altı kişi gözaltına alındı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, belediye ile bağlantılı bazı kişi ve kuruluşların "inşaat ve imar süreçlerine ilişkin işlemler karşılığında menfaat temin ettiklerine yönelik bulgulara ulaşıldığı" belirtildi.

Savcılık yaklaşık 6 milyon TL tutarında rüşvet alışverişi gerçekleştiğine dair deliller olduğunu söyledi.

31 Mart 2024 yerel seçimlerinden sonra aralarında İstanbul, Adana, Bursa ve Antalya'nın da bulunduğu 30'dan fazla il ve ilçede belediye başkanları tutuklandı veya görevden uzaklaştırıldı. Bazılarının yerine kayyum atandı.

El değiştiren belediyelerin büyük çoğunluğu CHP yönetimindeydi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.