HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 HAZİRAN 2021, PAZAR

Korkmalı mıyız?

17.05.2021 00:00:00
'Korkmalı mıyız?' seslendirme dosyası:

Uzun zamandan bu tarafa küresel ölçekte likitide (para) bolluğuna şahit oluyoruz. Covid 19'da bunun tuzu biberi oldu. Ülkeler, salgının ekonomik etkisini azaltmak adına vatandaşlarına ve firmalarına ciddi destekler veriyorlar.

Olması gerekenin bu olduğunu, yani devletlerin özellikle bu süreçte vatandaşlarına ve firmalarına doğrudan veya dolaylı destek vermeleri gerektiğini savunuyorum. Ancak gelin görün ki, söz konusu destekler, tam anlamı ile amacına ulaşmamış olacak ki, bu para bolluğu varlık fiyatlarının şişmesine neden olmuş-olacak gibi duruyor.

Verilen desteklerin ne kadarı, doğrudan ne kadarı dolaylı bunu araştırmadım. Yani, desteklerin bir kısmı, amacına hizmet etmenin dışında yatırım enstrümanlarında değerlendirilmiş olacak ki, yatırım araçlarının fiyatlarında bir balon görme olasılığı söz konusu. Yatırım araçlarının fiyatlarındaki bu balon, beraberinde enflasyonu da doğurabilir. Geçenlerde bunu Türkiye olarak yaşadık. Enflasyon oranımızı beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

Enflasyon sorununu sadece bizim gibi gelişmekte olan ülkeler değil, gelişmiş ülkeler de yaşayacağa benzer. Bu yazıyı kaleme aldığım günlerde ABD enflasyon rakamları bekleniyordu, açıklanmamıştı. Tabii ki beklentiler artacağı yönünde.

Dünyanın ekonomisine şöyle veya böyle yön veren ekonomilerden birinde yaşanacak olası enflasyon, faiz oranlarının artmasına ve paranın anavatanına dönmesine neden olabilir. İşte bizi ve bizim gibileri ilgilendiren kısım da tam burası. Eğer beklentiler gerçekleşir ve ABD Dolar'ı, daha güvenilir ve eskilere kıyasla görece yüksek faiz nedeni ile anavatanına dönerse, bu bizi etkiler mi?

Diyeceksiniz ki; ABD'de birileri hapşırsa (tabirimi maruz görün) etkilenebiliyoruz da bunda mı etkilenmeyeceğiz? Yani, etkiler etkilemesine de, ne kadar ve nereye kadar etkiler? Daha da Türkçesi ABD Doları -olası bir harekette- nereye kadar çıkabilir? 

Dolar'ın anavatanına dönmesi, bizim gibi dış finansman ihtiyacı olan (!) ülkelerin para birimlerinin değer kaybetmesine neden olabilir. Takdir edersiniz, kurları belirleyen birçok faktör var. Benimki sadece bir senaryo. Ancak olası başka senaryolara da hazırlıklı olmakta yarar var.

Diğer taraftan salgının seyri, aşılama hızı ve adaleti de diğer bir cephe. Eğer, salgın hızında yavaşlama ve aşılanan kişi sayısı artarsa, ekonomilerde iyileşme adımları hız kazanacak. Bu durumda da başta petrol olmak üzere emtia fiyatları da yerinde durmayacak. Bizim gibi enerji ve emtia da, kısmen de olsa dışa bağımlı ülkeler, hem olası kur artışı ile hem de yine olası emtia fiyat artışları ile çifte gol yiyebilir.

Diğer taraftan önemli bir emtia ve yatırım aracı olan altın da bu gelişmelerden nasibini alacaktır. Bu ve benzeri olası senaryolara hazırlıklı olup, gardımızı almalıyız.

Şunu da son söz olarak ifade edelim, bu senaryolar ve olasılıklar, çok da uzun vadeli değil. Belki yaz mevsimine giriş (turizm gelirleri ve tarımsal üretim açısından), bu senaryoların konuşulmasını veya yaşanma olasılığını azaltsa veya ertelese de, sonbahar da tekrar konuşacağız gibi duruyor.  

 
Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.