Kozan depremi unutturmadı
Türkiye 6 Şubat'ta Kahramanmaraş'ta meydana gelen iki şiddetli depremin yaralarını sarmaya çalışırken bu defa Adana'nın Kozan ilçesi bugün şiddetli bir depremle sarsıldı. Can kaybının yaşanmadığı deprem, Türkiye'nin depreme hazırlık konusunda boşa harcayacak tek bir gününün bile olmadığı gerçeğini bir kez yüzümüze vurdu
YENAL ARMAN





Faylarda stres alanları değişti
Kozan'daki depremin ardından Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Adana Kozan'da meydana gelen 5.5 büyüklüğündeki depremin Saimbeyli ve Savrun Faylarının yakınlaşma bölgesinde, muhtemelen Savrun zonunda olduğuna dikkat çekti. Görür, "6 Şubat depremlerinden sonra bölgede fay kuşakları üzerindeki stres alanlarında değişim var" ifadelerini kullandı.
6 Şubat depremleri tetikledi
İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir ise Kozan'da meydana gelen depremin Savrun ile Saimbeyli faylarının Güney ucunda gerçekleştiğini belirtip, "Her iki fay da 6 Şubat 2023'taki Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında tetiklendi" dedi. Sözbilir, "Her iki fay da 6 Şubat 2023'taki Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında tetiklendi. O günden beri özellikle Savrun Fayı'nın Kuzey segmenti üzerinde 4 büyüklüğü civarında çok sayıda deprem gerçekleşti. Bu fayların maksimum deprem üretme potansiyeli 7.1 ve 7.2 olarak biliniyor. Fakat bu fayların deprem tehlike kaynakları açısından ne anlam ifade ettikleri konusunda henüz bilimsel bir çalışma bulunmuyor. Bu fayların kayma hızı, deprem tekrarlama periyotları, tarihsel dönemdeki hangi depremlerden sorumlu oldukları, son yıkıcı depremlerini ne zaman yaptıkları, dolayısıyla fayların geçmişi bilinmiyor. Bu nedenle Adana ve civarı için önemli bir sismik tehlike kaynağı oldukları söylenebilir. Bu kapsamda her iki fay üzerinde gerekli olan çalışmaların bir an önce yapılması ve yakın gelecekte 7 civarında bir deprem üretmeleri durumunda can ve mal kaybı açısından ne tür riskler taşıyacağının önceden bilinmesi ve buna göre Adana ve yakın civarındaki yerleşimlerde önlem alınması hayati derecede önem taşımaktadır" dedi.
Deprem 'geliyorum' diyor
Kozan'da meydana gelen depremi uyarıcı olarak görmek gerektiğine dikkati çeken uzmanlar, Türkiye coğrafyasının hiçbir noktasında depremden kaçışın mümkün olmadığını söylüyor. Bu yüzden Türkiye için yegane seçenek en hızlı şekilde depreme dirençli yapılar ve kentler inşa etmek. Türkiye topraklarının tamamında şiddetli bir depremde yıkılabilecek yüz binlerce yapının bulunduğuna vurgu yapan uzmanlar, Marmara bölgesinin ve özellikle de İstanbul'un durumuna dikkati çekiyor. Aşırı büyümüş ve kapasitesine çoktan dolmuş bir kent olan İstanbul'da depremin yaratacağı enkaza dair yapılan araştırmalar, olası bir büyük depremde korkunç bir yıkım yaşanabileceğini gösteriyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) yaptığı bir çalışmaya göre, 7.5 büyüklüğünde gerçekleşecek bir depremde İstanbul'da 250 bin bina hasar alacak. Öte yandan İstanbul'da bulunan 1 milyon 166 bin binanın yüzde 73'ü Gölcük depreminden önce inşa edildi ve en iyi ihtimalle beklenen depremde her 5 binadan 1'i hasar alacak.












































































