logo
20 EYLÜL 2026

Kudüs Valiliği, İsrail Başbakanı Netanyahu ve binlerce İsraillinin Burak Duvarı'na baskın yaptığını duyurdu

Filistin'in Kudüs Valiliği, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, hükümetinden bazı bakanlar ve Filistin topraklarını gasbeden binlerce İsraillinin işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Burak (Ağlama) Duvarı'na baskın düzenlediğini açıkladı

20.09.2026 07:00:00
AA
 
Kudüs Valiliği, İsrail Başbakanı Netanyahu ve binlerce İsraillinin Burak Duvarı'na baskın yaptığını duyurdu
Kudüs Valiliği, İsrail Başbakanı Netanyahu ve binlerce İsraillinin Burak Duvarı'na baskın yaptığını duyurdu

Filistin'in Kudüs Valiliğinden yapılan açıklamada, Netanyahu ve hükümetindeki bazı bakanların Burak Duvarı'na baskın yaptığı, İsrail güçlerinin de Burak Duvarı'nın çevresinde oldukça yoğun güvenlik önlemleri aldığı aktarıldı.

Açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden binlerce İsraillinin Kudüs'ün Eski Şehir bölgesindeki Vadi Caddesi'nden geçerek Burak Duvarı Meydanı'na girdiği belirtildi.

Gaspçı İsraillilerin baskınının Mescid-i Aksa'nın Rahmet Kapısı'nda dua ve dini ritüeller yapma çağrısının ardından yaşandığına dikkati çekilen açıklamada, çok sayıda Filistinlinin de hem Mescid-i Aksa'da namaz kılmak hem de Eski Şehir bölgesinde alışveriş yapmak için bölgeye geldiğine işaret edildi.

Açıklamada, Yahudilerin önemli dini günlerinden Yom Kippur'un yaklaşmasıyla birlikte gaspçı İsrailli grupların baskınlarına karşı koymak ve "işgal planlarını boşa çıkarmak" amacıyla Filistinlilere Mescid-i Aksa'ya gelme çağrısı yapıldı.

İsrail, Yahudiler için kutsal bir yer olduğu iddiasıyla Burak Duvarı'nı kontrol ediyor. Kudüs İslami Vakıflar İdaresi ile Kudüs Valiliği ise duvarın İslam mukaddesatının bir parçası olduğunu belirtiyor.

İsrail makamlarının günün her saati açık tuttuğu Burak Duvarı Meydanı'nda dini törenler, dualar ve İsrail'in resmi merasimleri düzenlenirken, girişlerde güvenlik kontrolü ve arama yapılıyor.

İsrailli gruplar, 21 Eylül'de başlayacak Yom Kippur'dan önce "Selihot" adı verdikleri duaları etmek için Aksa'nın Rahmet Kapısı dışında toplanma çağrısı yapmıştı.

Yahudi bayramları 12-13 Eylül'deki İbrani yeni yılı ile başladı. Bayram dönemi 21 Eylül'de Yom Kippur (Kefaret Günü), 26 Eylül-2 Ekim tarihlerinde Sukot (Çardaklar) Bayramı ve 3 Ekim'de Simhat Tora (Tevrat'ın Hatmi) Bayramı ile devam ediyor.

İsrail polisi, 2003'ten bu yana tek taraflı kararıyla Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemesine izin veriyor. 

201 gözaltıyla büyüyen dosya!

İsrail bağlantılı uluslararası dolandırıcılık şebekesine operasyon: Forex, sahte yatırım ve kara para iddiası

19.09.2026 23:18:00
Haber Merkezi
 
201 gözaltıyla büyüyen dosya!
201 gözaltıyla büyüyen dosya!
İstanbul'da MİT, emniyet ve savcılığın ortak operasyonunda 248 kişi hakkında çalışma yürütülürken 201 şüpheli gözaltına alındı. Dosyanın merkezinde ise sosyal medya üzerinden yüksek kazanç vaadiyle yabancı yatırımcıların hedef alındığı uluslararası bir forex yapılanması bulunuyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT İstanbul Bölge Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmada önemli bir aşamaya gelindi. İsrail bağlantılı olduğu değerlendirilen uluslararası dolandırıcılık yapılanmasına yönelik çalışmalarda 248 şüpheliden 201'i gözaltına alındı.

40'TAN FAZLA OFİS, ÇOK SAYIDA ŞİRKET

Soruşturmanın önceki aşamasında Türkiye'de faaliyet gösteren 31 firmaya bağlı 40'tan fazla çağrı merkezi ve finans ofisi mercek altına alındı. Bu şirketlerin sosyal medya üzerinden forex ve kripto yatırım reklamları yayınladığı, reklamlar aracılığıyla sisteme ulaşan kişilere yüksek kazanç vaadinde bulunulduğu tespit edildi.

Savcılık açıklamasına göre mesele tek tek şirketlerin gerçekleştirdiği münferit dolandırıcılık olaylarından ibaret değildi. Yapılan incelemelerde daha geniş bir organizasyon bulunduğu değerlendirilerek bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık, Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet, suç örgütü kurma ve üyelik ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden soruşturma yürütüldü.

YÜZLERCE MAĞDURUN BAŞVURUSU İNCELENDİ

Soruşturmada MASAK analizleri, emniyetin mali incelemeleri ve MİT çalışmalarıyla birlikte Interpol üzerinden ulaşılan yüzlerce mağdur başvurusunun da incelendiği bildirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, şirketlerin sahiplik ve nihai faydalanıcı yapılarında İsrail bağlantılı kişilerin ağırlıkta olduğunun tespit edildiğini açıkladı. Ancak bu ifade, soruşturmada adı geçen bütün kişilerin veya şirketlerin İsrail bağlantılı olduğu anlamına gelmiyor; bağlantının niteliği ve sorumluluklar yargı sürecinde ortaya konulacak.

201 ŞÜPHELİNİN 45'İ YABANCI

Gözaltına alınan 201 kişi içerisinde 45 yabancı uyruklu şüpheli bulunuyor. Bu kişilerin 20 farklı ülkenin vatandaşı olduğu bildirildi.

Gözaltı listesinde 9 İsrail, 11 Pakistan vatandaşı bulunurken; Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya ve Fas uyruklu ikişer kişi yer aldı. Diğer bazı ülkelerden de birer şüphelinin gözaltında olduğu bildirildi.

ASIL SORU: TÜRKİYE'DE NASIL BU KADAR BÜYÜDÜLER?

Dosyanın dikkat çeken tarafı yalnızca gözaltı sayısının yüksekliği değil. Çok sayıda şirket, çağrı merkezi ve finans ofisinin aynı sistem içerisinde çalıştığı iddiası, soruşturmanın Türkiye'deki yapılanmanın nasıl kurulduğu ve nasıl yıllarca faaliyet gösterdiği sorularını da gündeme getiriyor.

Önümüzdeki süreçte şüphelilerin kimlerle bağlantılı olduğu, para trafiğinin hangi hesaplar üzerinden yürütüldüğü, mağdurlardan ne kadar para toplandığı, elde edilen paranın nasıl aklandığı ve Türkiye'deki organizasyonun uluslararası yapıdaki konumunun ne olduğu soruşturmanın en kritik başlıkları olacak.

201 gözaltı, 248 şüpheli ve 40'tan fazla ofis… İstanbul'daki operasyon, uluslararası bir dolandırıcılık ağının Türkiye ayağına ilişkin şimdiye kadarki en kapsamlı soruşturmalardan biri olarak dikkat çekiyor.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verilirken, Ali İşgören ve Necip Doğan ise tutuklandı

19.09.2026 12:14:00 / Güncelleme: 19.09.2026 12:50:26
AA
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 4 şüpheliden, olay tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan, savcılıktaki ifadelerinin ardından "suç örgütüne üye olma" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ise sağlık durumları ve yaşları göz önüne alınarak "kasten öldürme" suçundan ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderildi.

Şüpheliler Doğan ve İşgören'in tutuklanmasına karar veren hakimlik, şüpheliler Ataman ve Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Ne olmuştu?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.

Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:

"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."

Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edilmişti.

Savcılıkça ifadeleri alınan, muhabirin de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.

Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 4, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 13 olmuştu.

Bu arada Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.

Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.

Başsavcılık soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildiğini bildirmişti.

Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Silivri Adliyesi'ne sevk edilmişti. 

Şişli'de 297 kilogram uyuşturucu ele geçirildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Şişli'de bir ikamete düzenlenen operasyonda 297 kilogram uyuşturucu madde ile 520 kilogram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi

19.09.2026 12:12:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şişli'de 297 kilogram uyuşturucu ele geçirildi
Şişli'de 297 kilogram uyuşturucu ele geçirildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Şişli'de bir ikamete düzenlenen operasyonda 297 kilogram uyuşturucu madde ile 520 kilogram kimyasal katkı maddesi ele geçirildi. Operasyonda 2 şüpheli gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık ve Narkotik Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince Şişli'de bir ikamete operasyon düzenlendi.

Operasyonda yapılan aramalarda 297 kilogram uyuşturucu madde, 520 kilogram kimyasal katkı maddesi, 1 adet karıştırıcı makine, 1 adet uyuşturucu imalatında kullanılan makine ve 2 adet hassas terazi ele geçirildi. Operasyon kapsamında yakalanan İ.A. ve K.İ. isimli 2 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında uyuşturucu madde imal ve ticareti suçu kapsamında soruşturma başlatıldı.

Alzheimer hastalarının umudu artıyor


 
İstanbul'da 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı. 

19.09.2026 01:30:00
Murat Çorbacı
 
 Alzheimer hastalarının umudu artıyor
 Alzheimer hastalarının umudu artıyor

İstanbul'da 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı. Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü ile Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa'nın katıldığı toplantıda güncel gelişmeler ile yürütülen kampanyalara dikkat çekildi. 

Yenilikler olsa da zorluklar kendini gösteriyor

Dünyada Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatan yeni ilaçların kullanıma girmesi, zona aşısının demans riskini düşürdüğünü gösteren veriler, hastalarda ajitasyon (hırçınlık) belirtilerine yönelik onaylı tedaviler ve erken tanıyı kolaylaştıran kan testleri Alzheimer hastalığının geleceğine ilişkin umut verici gelişmeler arasında yer alıyor. Bu güncel gelişmeler heyecan yaratırken, hastalar ve hasta yakınları hâlâ birçok zorluk ve engelle çoğu kez tek başlarına mücadele etmek zorunda kalıyor; Türkiye'de ise bu önemli yeniliklere erişimin artırılması önem taşıyor.

Yeni Alzheimer tedavilerine erişim önemli

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Alzheimer hastalığında beyinde biriken 'amiloid' adlı maddeyi temizleyen ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ve günümüzde dünya çapında kullanılmaya başlandığını belirtti.
Bu ilaçların Türkiye'de hâlâ erişilebilir olmadığına dikkat çeken Şahinöz, yeni tedavilere adil ve zamanında erişimin sağlanabilmesi için ilgili tüm paydaşların katkısının önem taşıdığını belirtti. Şahinöz, bununla birlikte ilacın uzun dönem etkilerini izleyecek sistemlerin kurulması, geri ödeme düzenlemelerinin yapılması ve uygulama için gerekli sağlık altyapısının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni kan testleri ile Alzheimer tanısı mümkün ama kimlere, nasıl yapılmalı?

Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç de son dönemde Türkiye'de çeşitli klinik laboratuvarlarda, kandan Alzheimer tanısı için bakılan "pTau-217" isimli testin uygulanmaya başlandığını belirterek, gelişmiş ülkelerle aynı dönemde bu testlerin Türkiye'de hizmete girmesinin sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etti.
'pTau-217'nin Alzheimer hastalığı ile ilişkili erken beyin değişikliklerini yansıtan bir biyobelirteç olduğunu ve uygun bağlamda kullanıldığında tanısal değerlendirmeye çok değerli bir katkı sağladığını belirten Bilgiç, bu yeni olanağa ilişkin önemli uyarılarda da bulundu. Bilgiç, ölçümün hedef kitlesinin şimdilik zihinsel şikâyet bildiren kişilerle ve hekim isteği dahilinde sınırlı olması gerektiğini; hiç şikâyeti olmayan sağlıklı bireylerde ise günümüzde henüz yeterli veri birikmediğinden yaygın tarama aracı olarak uygulanmasının önerilmediğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemde 'pTau-217'ye ek olarak hastalığın ilerlemesini ve şiddetlenmesini öngören başka kan testlerinin de devreye girmesinin beklendiğini belirten Bilgiç, biyobelirteçlerin kullanımı, güvenilir platform seçimi ve sonuçların yorumlanması konusunda ulusal kılavuz ve kalite standartlarının hızla oluşturulmasının önem taşıdığını vurguladı.
Son yıllarda yapılan güçlü çalışmalar ve büyük veri analizlerinin zona (herpes zoster) aşılarının sadece zona hastalığını önlemekle kalmayıp demans riskini yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceğini ve demansı olanlarda da hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Başar Bilgiç, Galler ve Avustralya'daki çalışmalarda aşıya erişimi olan gruplarda daha az demans tanısı konduğunu ifade etti. Bilgiç, bu çalışmalara ek olarak geniş sağlık sistemi verilerinin de aşı olanlarda demans riskini daha düşük bulduğuna dikkat çekti.

Alzheimer'da ortaya çıkan hırçınlıklarla mücadele mümkün

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü, Alzheimer hastalarında görülen hırçınlık ve huzursuzluğun hem hasta hem de bakım verenler için yıpratıcı bir sorun olduğunu; günlük yaşamı, uyku düzenini ve sosyal ilişkileri bozduğunu, bakım yükünü ve sağlık harcamalarını artırdığını ve hastalığın seyrini olumsuz etkilediğini belirtti. Süslü, son yıllarda Alzheimer hastalığında görülen bu hırçınlıklara özel olarak iki onaylı ilaç geliştirildiğini ve bunlardan birinin Türkiye'de mevcut olduğunu belirtti.
Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa da Türkiye'de Alzheimer hasta sayısının 700 bine ulaştığını kaydetti. 

Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı

Manisa'nın Akhisar ilçesinde polisin iki ayrı ikamete düzenlediği operasyonda 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı

18.09.2026 21:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı
Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı
Manisa'nın Akhisar ilçesinde polisin iki ayrı ikamete düzenlediği operasyonda 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı.

Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekipleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan şahıslara yönelik sokak çalışmalarını sürdürüyor.

Edinilen bilgiye göre, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda 17 Eylül tarihinde A.Y. (42), Y.G. (41) ve S.N.Y. (21) isimli şahıslara ait iki farklı ikamete operasyon düzenlendi. Adreslerde yapılan aramalarda tam 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirildi.

Emniyetteki sorgularının ardından "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen şüphelilerden A.Y. ve S.N.Y. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Y.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Diyarbakır'da 14 bin kök kenevir, 129 kilo esrar ele geçirildi

Diyarbakır'da jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonlarda,14 bin 92 kök kenevir ve 129 kilo 400 gram esrar ele geçirildi

18.09.2026 18:24:00 / Güncelleme: 18.09.2026 18:26:51
İHA
 
Diyarbakır'da 14 bin kök kenevir, 129 kilo esrar ele geçirildi
Diyarbakır'da 14 bin kök kenevir, 129 kilo esrar ele geçirildi
Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde il merkezi ve ilçelerinde uyuşturucu madde ticareti yapan, nakleden ve kullanan kişilere yönelik jandarma sorumluluk sahasında operasyon düzenlendi.



İcra edilen operasyonlarda 42 olay meydana gelirken 35 şüpheli hakkında yasal işlem yapıldı.

Operasyonlar neticesinde 14 bin 92 kök kenevir/skunk, 129.4 kilo esrar maddesi, 11 gr. metamfetamin, 9 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.

Ünlüler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ünlülere yönelik 'uyuşturucu madde kullanma ve temini', 'fuhşa aracılık etme', 'şantaj' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal etme' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheli, işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildi

18.09.2026 17:30:00 / Güncelleme: 18.09.2026 21:25:49
İhlas Haber Ajansı
 
Ünlüler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi
Ünlüler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması başlatılmıştı. Sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, aralarında oyuncu Aras Bulut İynemli, "Sefo" lakaplı şarkıcı Seyfullah Sağır, oyuncu Melis Sezen'in de bulunduğu bazı ünlü isimler gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi

'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında gözaltına alınan oyuncu Aras Bulut İyinemli, "Sefo" lakaplı şarkıcı Seyfullah Sağır, oyuncu Melis Sezen, oyuncu Nilperi Şahinkaya, Hande Demir, futbolcu antrenörü Hasan Şaş, Melis İşiten, Yeşim Yeşilçimen, Anıl Durmuş, Sayat Zurnacı, Yağız Sabuncuoğlu, Aytaç Kart, Muhammet Kahyaoğlu, Aydan Osmanoğlu ile Melisa Şenolsun, işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildi.

Öte yandan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'uyuşturucu madde kullanma ve temini', 'fuhuşa aracılık etme', 'şantaj' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal etme' suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada ise 6 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüpheliler, Volkan Akçıray, Zeynep Akçıray, Eda Güzelcik, Sezer Çakır, Hazal Filiz Küçükköse ile Yeliz Tuba da işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildi.

Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı

İstanbul merkezli dev uyuşturucu operasyonunda aralarında oyuncu, şarkıcı, iş insanı ve sosyal medya fenomenlerinin de bulunduğu 24 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasına göre şafak vakti düzenlenen baskınlarda birçok isim gözaltına alındı

18.09.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
 
Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı
Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı
İstanbul bugün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen büyük bir operasyon haberiyle sarsıldı. Toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucu madde ticareti ve kullanımıyla mücadele kapsamında, kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda ünlü isme yönelik eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Makul şüphe ve deliller düğmeye bastırdı

Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, kullanımını kolaylaştırdığı ya da yer temin ettiğine dair makul şüpheyi destekleyen somut delillere ulaşıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine verilen talimatla 24 şüpheli için arama, gözaltı ve biyolojik inceleme işlemleri başlatıldı.

Popüler isimler mercek altında

Operasyonun düzenlendiği adreslerde aralarında popüler oyuncular, ekran yüzleri, iş dünyasından isimler ve milyonlarca takipçisi bulunan sosyal medya fenomenlerinin yer aldığı öğrenildi. Şafak vakti gerçekleştirilen baskınlarda ev ve iş yerlerinde arama faaliyetleri yürütülürken, gözaltına alınan şüpheliler biyolojik inceleme ve ifadelerinin alınması amacıyla jandarma komutanlığına götürüldü.

İşlemleri tamamlanan şüphelilerin gün içinde adliyeye sevk edilerek Cumhuriyet Başsavcılığı'nda hazır edilmeleri bekleniyor. Genişletilerek devam eden soruşturmada yeni gözaltıların olabileceği belirtiliyor.

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya’dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya’dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi. Güler, TSK’nın iç ve dış kaynaklardan temin ettiği sistem ve silahları “her an savaşa hazır halde bulundurmak” amacıyla gerekli tedbirleri aldığını bildirdi

18.09.2026 14:39:00
Haber Merkezi
 
 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya’dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi
 Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya’dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Rusya'dan alınan S-400 hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin soru önergesine yanıt verdi. Güler, TSK'nın iç ve dış kaynaklardan temin ettiği sistem ve silahları "her an savaşa hazır halde bulundurmak" amacıyla gerekli tedbirleri aldığını bildirdi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 uzun menzilli hava ve füze savunma sistemlerine ilişkin TBMM'de yöneltilen soruları yanıtladı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Milli Savunma Bakanı Güler'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na iki soru önergesi verdi. Çömez, önergelerden birinde S-400 sistemlerinin durumuna ilişkin sorular yöneltti.

S-400'lerin entegrasyonu soruldu
Çömez, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 sistemlerinin Türk Hava Kuvvetleri'nin mevcut radar, erken ihbar, komuta-kontrol ve hava savunma ağına entegre edilip edilmediğini sordu.
Bakan Güler, soruya şu yanıtı verdi:
"TSK, hava savunma ve savaş uçak kabiliyetleri de içerisinde olmak üzere iç ve dış kaynaklardan temin ettiği sistem ve silahları, sahadan elde ettiği tecrübelerle geliştirmekte ve her an savaşa hazır halde bulundurmak maksadıyla her türlü tedbiri almaktadır. Bu yetenekler, mevcut imkânlarla planlanırken bir yandan da süratle gelişen savunma sanayi ürünleri ile takviye edilmektedir. Bakanlığımız tarafından millî hak ve menfaatlerimiz doğrultusunda gerekli değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu hususta somut gelişmeler olduğunda resmî makamlar tarafından kamuoyu zamanında bilgilendirilecektir."

Suriye'deki hava üssüne ilişkin de yanıt verdi
Bakan Güler, Çömez'in bir diğer sorusu üzerine İsrail'in Suriye'deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'ne gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin de bilgi verdi.
Güler, saldırıdan önce veya saldırı sırasında Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü'nde herhangi bir Türk askerî heyetinin bulunmadığını kaydetti.

Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin yerine dikkat çeken Prof. Dr. Naci Görür, "Kuzey kol hem Marmara'da hem Yunanistan'da geriliyor" dedi

Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin yerine dikkat çeken Prof. Dr. Naci Görür, "Kuzey kol hem Marmara'da hem Yunanistan'da geriliyor" dedi

18.09.2026 14:34:00
Haber Merkezi
 
 Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin yerine dikkat çeken Prof. Dr. Naci Görür, "Kuzey kol hem Marmara'da hem Yunanistan'da geriliyor" dedi
 Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin yerine dikkat çeken Prof. Dr. Naci Görür, "Kuzey kol hem Marmara'da hem Yunanistan'da geriliyor" dedi
Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin yerine dikkat çeken Prof. Dr. Naci Görür, "Kuzey kol hem Marmara'da hem Yunanistan'da geriliyor" dedi.

Yunanistan'ın Eğriboz Adası'nda bu sabah TSİ 09.42'de 4,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, depremin 5,46 kilometre derinlikte gerçekleştiğini bildirdi.

Depremin ardından herhangi bir olumsuzluk bildirilmedi.

Prof. Dr. Naci Görür, komşu Yunanistan'daki depreme ilişkin değerlendirmede bulundu.

Görür, Eğriboz'daki depremin Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey kolu içerisinde meydana geldiğini söyledi.

Depremin meydana geldiği yere dikkat çeken Naci Görür, "Kuzey kol hem Marmara'da hem Yunanistan'da geriliyor." değerlendirmesini yaptı.

Uzmanlar, Adalar'da meydana gelen depremlerin bölgedeki gerilimin arttığına işaret ettiğini söylemişti.

Kuzey Anadolu Fay Hattı, son olarak İstanbul Adalar çevresindeki deprem hareketliliği ile gündeme gelmişti .

Fay hattının Adalar Segmenti çevresinde ağustos ayında mikro depremler gerçekleşmişti.

Depremlerin gerçekleştiği bölge, riskli gösterilmesi nedeniyle vatandaşlar arasında korkuya neden olmuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.