logo
27 OCAK 2026

Kulluk gerçeği ve insan-I

17.10.2019 00:00:00

Prof. Dr. Haydar Baş Hocamızın, 'Veda Hutbesinde İnsan Hakları' eserinde kulluk gerçeği ve insan konusunda şu bilgilere yer veriliyor:

"Vedâ Hutbesi'nin girişinde vurgulanan vasıflı insan unsurunun yetişmesinde Tevhid inancının önemi anlaşılmış olmaktadır. Fakat bu imanın tabiî gereği olarak bir diğer önemli gerçek ise ubûdiyettir. Ubûdiyet gerçeği, ulûhiyet gerçeği ile bütünleşince, âleme mesaj verecek kâmil insanın en büyük özelliği ortaya çıkmış olmaktadır.

Kulluk (ubûdiyet), yaradılış gayesi doğrultusunda Allah'a bağlılığı ifade eder. Mahlukâtın en anlamlı işi ubûdiyettir. Bu kulluk görevi, insan ve cinler dışındaki mahlûkatta cebrî, insanda ve cinlerde ise ihtiyârîdir. Resûl-i Ekrem'in (s.a.v), Vedâ Hutbesi'nin girişinde, "Allah'a hamd ü sena ederiz. O'na döneriz" diye başlaması, ubûdiyet gerçeğinin en öz ve en anlamlı tarzda vurgulanışıdır. Zira hamd, kulluğun özünü; Allah'a dönüş ise gayesini ifade etmektedir. 

Kulluğun iki temel esası mevcuttur: Birincisi marifet, yani Allah'ı bilmek; ikincisi de, O'na layık şekilde ibadet etmektir. Bu husus da Vedâ Hutbesi'nde şu cümle ile vurgulanmıştır: "Ey Allah'ın kulları! Allah'tan korkmanızı, O'na itaat etmenizi vasiyet ederim." Allah korkusu takvaya, takva ise ma'rifete (Allah'ı bilmeye) götürür.

Kulluk, Allah-ü Teâlâ'ya teslimiyet ve itaat olduğuna göre, mahlûkat; her cinsi, her şekli ve her haliyle kuldur. Mühim olan, insanın bu teslimiyetin şuurunda olarak fâni varlıklara değil, ibadet edilmeye layık olana kul olmasıdır İbadete layık olan şüphesiz ki, Allah'tır. Bu sebeple, bütün peygamberler, Allah'a davet etmiş ve kul olmanın örneğini göstermişlerdir. Dikkat edilirse, "Kelime-i Şehadet"in ikinci rüknünde Hz. Resûl-i Ekrem'in (s.a.v) kul ve resul olduğu ifade edilir. Kulluk öyle bir gerçek ki, peygamberlik sıfatıyla beraber zikrediliyor ve imanın ikinci rüknünde yer alıyor.

Kulluk mantığı, Allah'a iman ve hesap verme gerçeği üzerine oturtulmuştur. Kulluk, Allah'a yönelmenin, itaat edip teslimiyet göstermenin ve bu hususta bütün görevleri yerine getirmenin genel adıdır.

Kelime olarak 'kulluk', esir olmak demektir. İnsan her halü-kârda mutlaka esirdir. İnsan zayıf ve acizdir. Mutlaka bir şeye yönelecek ve bel bağlayacaktır. Neticede insan, duygularının esiridir; ya iyi duygularının ya da kötü duygularının esiridir. İnsanın duyguları, yaratılış gayesine mutabık olarak Allah'ın istediği istikamette olmalıdır. Allah'a yönelen insan O'nun iradesinde fânî ve O'nun tecellisinde yok olur. Cenab-ı Hakk'ın tecellisine ermek, asıl hürriyettir. 

Cenab-ı Hakk'ın tecellisinde asıl zevk ve hürriyetin nasıl tadıldığına dair bir haber rivayet ediliyor: 

"Resûlullah (s.a.v) bir akşam ibadete dalıp, huzur-u ilâhîde zevke, muhabbete gark olmuştu. O zevk-i mânevî içerisinde iken yanına yaklaştım; benden haberi yoktu. Kendimi tanıttım, 'Sen kimsin?' diye sordu. 'Aişe'yim' dedim. 'Aişe kimdir?' diye sordu. 'Hanımın Aişe' diye cevap verdiğimde kendine gelmişti."

Resûl-i Ekrem öyle bir tecelli ve aşka dalmıştı ki, en yakını olan hanımım bile tanıyamaz hale gelmişti. İşte kulluk, bu zevki, bu muhabbeti yaşamaktır. İnsanın kendine ve etrafına faydalı olabilmesi, bu yüce hali, kulluk zevkini yaşamasına bağlıdır. Bu bir sevgi hazinesidir. Bu sevgi hazinesine kavuşmak, onu etrafa verebilmenin şartıdır. Sahabe, bu yüce hale erdikleri için cihad zamanı şehadet mertebesi için sıraya giriyorlar, "Ya Resûlallah! Dua et de, önce biz şehid olalım" diyorlardı. İşte bunlar, kulluk şuuruna ermiş ve ölümü yenmiş insanlardı.

Bu mantığı hak ve hürriyetlerin verilmesi ve teminat altına alınması açısından ele alırsak hemen şunu ifade edelim ki; hak ve hürriyetleri kendi nefsinde yaşamayan insan, onları başkalarına vaad edemez. İstese de veremez. Ancak kulluk yoluyla hürriyete kavuşan insan, hak ve hürriyetleri verme ve bunların emniyetini sağlama hususunda başarılı olabilir. Nefsine mağlup olmak suretiyle en büyük esaret içinde bulunan insan ne hak verebilir, ne de hürriyeti koruyabilir. Böylelerinin âdil davranması zaten mümkün olamaz. Zira, adâleti tesis edecek kişinin önce adâleti kendi nefis dünyasında hakim kılması gerekmektedir. Aksi halde başkalarına da veremez. Kulluktan uzak olup ahlâk-ı zemimede kalanlar, hasedçiler de merhametli ve âdil olamazlar. Kibir, gurur sahipleri de âdil olamazlar. Sonuç olarak diyebiliriz ki, gerçekte âdil olanlar, ubûdiyet şuuruna ermiş gerçek Müslümanlardır. Başta adâlet olmak üzere bütün mükemmel vasıfların sosyal bünyede de huzur ve sükun getirmesi, hep kâmil imanın ve bu imandan kaynaklanan kulluğun meyvesidir." (devam edecek…)

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Gökhan Demir / diğer yazıları
Beşiktaş dikiş tutturamıyor
Öne geçtiği maşta Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel:
"(İBB'ye bağlı) Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok"
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
YPG'den ateşkese rağmen saldırı
Ordu mevzilerini kamikaze dronlarla hedef aldı
İsrail rahat durmuyor
Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları düzenledi
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
Beşiktaş dikiş tutturamıyor
Öne geçtiği maşta Eyüpspor ile 2-2 berabere kaldı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel:
"(İBB'ye bağlı) Kreşteki görüntülerde hiçbir olumsuzluk yok"
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası yarın Silivri'de başlıyor
450 yıla kadar hapsi istenen Aktaş adli kontrolle tahliye edilmişti
BTP'liler Prof. Dr. Baş'ın kabrini ziyaret etti
Viyana'daki MEM Kongresi öncesi anlamlı ziyaret
Emekliler hayatta kalma mücadelesi veriyor
Türkiye'de emekli aç
Altın yükselmeye devam edecek mi?
Altın fiyatını etkileyen nedenler...
Çin ordusunda büyük ihanet
En kıdemli generalin, nükleer sırları ABD'ye verdiği iddiası
YPG'den ateşkese rağmen saldırı
Ordu mevzilerini kamikaze dronlarla hedef aldı
İsrail rahat durmuyor
Lübnan'ın güneyine yeni hava saldırıları düzenledi
Fenerbahçe-Göztepe: 1-1
Fenerbahçe'den zirve yarışında kritik puan kaybı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.