İktidar çevrelerinin şımarık çocukları yüksek perdeden; "kapat gözlerini kimse görmesin" şarkısını seslendiriyorlar, kalabalık kitleler de kemali memnuniyetle sessiz sedasız dinleyip katılıyorlar bu yutturmaca sözlere.Hep bir ağızdan yandaş kanallar, yandaş gazeteler, yandaş yorumcu baylar ve bayanlar "kapat gözlerini kimse görmesin" sözlerinin yanı sıra, "kapatın gözleri kimseleri, olayları, gelişmeleri, tuzakları, tuzakçıları, kazıkları kazıkçıları, kumpasları kumpasçıları görmeyin" telkinleri de dört bir yana bağırıp duruyorlar.Gözleri kapatın ve gerçekleri görmeyin ki; kumpasçılar her zaman ve zeminde kurtarıcı rollerini rahat oynasınlar, küresel programcılar tarafından yazılan senaryodaki rollerine iyi çalışsınlar.İktidar çevrelerinin şımarık çocukları ve şımarık kalemleri şimdilerde hem "kapat gözlerini kimse görmesin" şarkı sözlerini hem de "kapatın gözlerinizi kimseleri görmeyin" dayatmasını seksen milyonluk koca ülkeye zorla dinletme gayretindeler.Bu kadar basiretsizlik fazla değil mi?Kumpasçıları hala kurtarıcı görecek kadar feraset yoksunluğu nasipsizliğin en büyüğü değil mi?Bu kara günleri, bu kanlı günleri bu ülkeye, bu millete kimler hazırladı?Edirne'den Ardahan'a Sinop'tan Anamur'a kadarBütün bir ülke cephanelik haline getirilirken iktidarda kimler vardı?Cennet vatanın dört bir yanına uzun namlulu silahlar, roket atarlar, uçak savarlar taşınırken emniyet birimlerine; "görmeyin duymayın" talimatlarını yağdıran hükümet acaba hangi hükümet idi?Ar damarları çatlamadı ise eğer, seksen milyona bu kanlı kumpası kuranlar bundan böyle toplum içine çıkmaması, çıkamaması lazım.İnsanlıktan zerre kadar nasipleri kaldı ise eğer, şehit ailelerinin, şehit eşlerinin ve yetimlerinin yüzlerine bakmaması, göz göze gelmemesi, gelememesi gerekir.Bu cennet vatanı, bu güzelim ülkeyi küresel eşkıyaların oyun alanı, her çeşit terör guruplarının bilek güreşi yaptığı bir meydan haline getiren bu iktidar kadrosunu bir insanın hala savunabilmesi için aklını peynir ekmekle yemiş olması lazım.Basiret gibi, feraset gibi, insaf ve izan gibi insani melekelere "elveda" demiş olması lazım.Hayret ki ne hayret?Fesüphanellah?Kumpasçılar hala kurtarıcı olarak takdim ediliyorlar.Sanki ülke bir baştan bir başa terör örgütleri tarafından cephanelik haline getirilirken askerin ve polisin elini, kolunu ve gözlerini bağlayanlar bunlar değilmiş gibi.Koca bir ülkeye, seksen milyona bile bile, göre göre kumpas kuranlar bunlar değimli gibi.En tepedekilerin ağzından sadır olan itiraf cümleleri bile gaflet balonunuzu patlatamıyorsa ne diyelim, iyi uykular.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Bahar gelsin şu dağlara çıkalım belki derdimize çare bir çiçek / 14.04.2026
- Vurguncu keyif çatıyor yoksul yokluk içinde / 13.04.2026
- Türkiye yüz yılında dert denizinde yüzer olduk / 11.04.2026
- Bu savaş ortamında Kur’an’ı tekrar tekrar okumak / 10.04.2026
- Dur bakalım hesap vermeden nereye? / 09.04.2026




























































