(dünden devam…)
"5 Kasım 1919'da İngilizler, Suriye toprakları gibi, Urfa, Maraş ve Antep'i Fransızlara bıraktılar. Bu işgal sürecinde düzenli ordu dağıtılmış olmakla beraber, dinini, namusunu ve vatanını düşünen Türkler, bölgesel ve birbirinden bağımsız olarak Kuvva hareketine başlamışlardı ve bölgesel kongreler ile vatan müdafaasına ilk adımı atmışlardı. Mustafa Kemal'in başlattığı Kurtuluş Savaşı'nın temellerini halk hareketi ve işgal tepkisi olarak aşağıdaki gelişmelerde görüyoruz.
Hocalar, din adamları, müftüler, Müslüman Türk'ün ruhunda mevcut olan, işgale karşı koyma gücünü ortaya çıkarmış; adeta Mustafa Kemal'e ve Kurtuluş Savaşı'na zemin hazırlamışlardır.
İlk direniş Dörtyol'da Fransızlara karşı gerçekleşti. 15 Mayıs 1919'da, İzmir'in işgalinden sonra resmen başladı. Yoksa, bazılarının iddia ettiği gibi, Kuvva hareketi, Mustafa Kemal'in dini istismar ederek halkı galeyana getirdiği bir vaka değildir. Tamamen tabandan; halkın içinden, zaten milletin sinesinde meknuz millî ve dinî hassasiyetlerle doğmuş ve gelişmiştir. Kısaca, Mustafa Kemal'in kalbindeki iman nuru, Müslüman Türk'ün göğsündeki imanla birleşmiştir.
"Mesela Balıkesir Cephesi ilk kumandanı olan Kazım Paşa (Millet Meclisi Başkanı ve Millî Müdafaa Vekili Orgeneral Kazım Özalp) hatıralarında şöyle demektedir: "Aynı muhit içinde birbiriyle tezat halinde neticeler alıyorduk. Bunun başlıca sebebi; bazı yerlerde halka hakikatleri açıkça anlatacak vatanperver, cesur şahsiyetler bulabildiğimiz halde, bazı yerlerde gaflet, tereddüt, hatta ihanetle karşılaşmamız idi.
En mükemmel ve emin neticeleri, halkın üzerine büyük tesir saihibi din adamlarımızın Millî Mücdeele'yi en geniş mânâ ve şümulü ile almalarıyla temin ediyorduk. Bu meyanda vereceğim gurur verici misaller vardır. Mesela, Burhaniye kazasında Şükrü ve Mehmet Hoca'lar, Müdafaa-i Hukuk Teşkilatı'nda evvel şahsî teşebbüsleriyle mukavemet teşkilatı kurmuşlardı. Bu mübarek insanlar, hayatlarını istihkar (hiçe sayarak) ederek vatan kurtuluşu için her türlü fedakârlığı kendi irade ve kararlarıyla yerine getirmişlerdir." (Sarıkoyuncu, 2002, s.285-286).
Genelkurmay yayınlarında, "Mustafa Kemal kurtuluş mücadelerine başlamadan evvel, Cebel-i Bereket Kuvay-i Milliye kumandanlığına Yörük Selim Beyi (süvari binbaşısıdır), Kozan, Kadirli, Kilikya, şark mıntıkası kumandanlığına Aydınoğlu Tufan Beyi (General Osman Tufan) Kilikya Kuvva-yi Milliye kumandanlığına Kozanoğlu Binbaşı Doğan Kemal Beyi görevlendirdi" şeklinde yazar." (Prof. Dr. Haydar Baş, Hoş Geldin Atatürk).
- ‘Beni seveni sevdin mi, düşmanıma düşman oldun mu?’ / 04.06.2026
- Sabretmek ibadet, günahtır isyanım / 27.05.2026
- Günümüzdeki Yahudiler ve Hıristiyanların ehl-i kitap vasfı / 26.05.2026
- Geviş getirerek Büyük İsrail projesini seyre dalanlar / 24.05.2026
- Misyonerliğin Türk milleti üzerindeki hesapları / 23.05.2026
- ‘Ahir zamanda ümmetim bölük bölük Hıristiyan olacak…’ / 20.05.2026
- Dinlerarası Diyalog ve FETÖ hareketi bitti mi? / 14.05.2026
- Gurur / 13.05.2026
- Yazıklar olsun kendini kandıranlara… / 11.05.2026


























































