Alçaklığı meslek edinmiş, hatta alçaklıktan takdirname almış, boynuzları öyle dar sokaklara sığmayacak kadar dallı-budaklı, çocuklardan mutlaka uzak tutulması gerekecek kadar itici, dürüstlükten tek damla düşmemiş payına, "emanet, emniyet, edep, edebiyat" gibi kelimelerden habersiz, fitnenin, fesadın, fıskın, fücurun üstatlığına yükselmiş, gamsız, gayesiz, huysuz, hayasız, ipsiz-sapsız, kimliksiz, kalitesiz, karaktersiz, kabiliyetsiz, manasız-mantıksız, nasipsiz, nisbetsiz, nizamsız, niyazsız?Kuzu postuna bürünmüş olduğu için rahatlıkla sürünün içine dalabiliyor, kuzu rolüne yatıp koyunlardan süt dahi emebiliyor, hatta fırsat bulup koyunlardan birini mideye indirdikten sonra kuzularla ses sese verip yana yana melemesini bile becerebiliyor.İçinde rahatlıkla saklanabildiği kuzu postunu her çeşit melanet fikirleri için, fitne-fesat planları ve çevirmeyi düşündüğü fırıldakları için bir siper olarak,bir kamuflaj aracı olarak kullanmakta da üstüne yoktur.Bu uçsuz-bucaksız yaylalarda, yemyeşil ovalar ve vadilerde çok basit kaya aralıkları da olsa, çeşitli mağaralar da olsa kurtlara-çakallara da yer ayrılması gerektiğini ara-sıra fısıldayıp dalıyor sürünün arasına.Sürüyü tam ortadan ikiye bölüp "olur" diyenlerle "olmaz" diyenleri tartışma ortamına soktuktan sonra fısıltı haberlerinden birini daha atıyor ortaya:"Tarihimizle yüzleşmek gerek".Bu sefer "elbette canım ne var bunda " diyenlerle "olur mu öyle şey" diyenler kavgaya tutuşuyor, tartışılan konuların biri bitmeden diğeri başlıyor, bu arada sürüye dalmış bulunan kuzu postundaki kurtların sayıları da günden güne artıyor.Gün geçtikçe, aylar yıllar ilerledikçe; "uçsuz-bucaksız yaylaların kuytu köşelerinde kurtlar da, çakallar da barınsa ne zararı var" diyenlerin sayıları artıyor, buna paralel olarak kuzu potuna bürünmüş olan kurt ve çakalların sayıları da artmış oluyor. İçlerinde kurt ve çakalları barındıran postların asıl sahiplerinin, yani kuzuların başlarına ne geldiğini, sayılarının günden güne neden azaldığını soranlara da yaftalar yapıştırılıyor."Fitneci-fesatçı, düzen bozucu" gibi paçavralarla ağızları kapatılıyor, sesleri kısılıyor. İlerde, koyun-kuzu postunda saklanan kurt ve çakallar hedefledikleri sayıya ulaşınca, yurtlar elde edilmiş olacak. Böyle bir durumda "kuzulara da mağaralarda barınma yerleri verelim" diyenler çıkar mı?Elleri ile koymuş gibi bulmak için belki de çıkar, kim bilir?Medya dünyasında o kadar çok ki bu alçaklardan, sayabilene aşk olsun.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026





























































