logo
13 AĞUSTOS 2026

Libya kan gölü

22.02.2011 00:00:00
 
Libya'da Bingazi'deki çatışmalarda ordunun silahlarını ele geçiren göstericilerin başkent Trablus'a yaklaştığı savunulurken, ülkede ölenlerin sayısı 300'ü aştı. 42 yıldır ülkesini yöneten Kaddafi, "Ölmek ya da öldürmekten başka seçenek olmadığı" mesajını verdi

Bingazi'deki gösteriler sırasında keskin nişancıların kalabalığa ateş açtığı Libya'da ölenlerin sayısı 300'ü aştı. Ülkede istikrarı bozmayı hedefleyen bir 'şebeke' üyesi onlarca Arap kökenlinin tutuklandığı, bu kişile arasında Türk uyruklu kişi veya kişilerin de bulunduğu iddia edildi. Türkiye'nin Trablus Büyükelçiliği, Libyalı makamlara bu Türklerin kimler olduğunu sordu.

'İç savaş' tehdidi

Libya lideri Muammer Kaddafi'nin 'ılımlı' olarak nitelenen oğlu Seyfülislam Kaddafi, ülkesinin dış güçlerin komplosunun hedefi olduğunu ve içsavaşın eşiğine geldiğini savundu. Seyfülislam Kaddafi, televizyondan yayınlanan konuşmasında, isyancıların silah ele geçirdiklerini ve onbinlerce kişinin Trablus'a gelmekte olduğunu belirterek, "Şu anda Bingazi'de sivillerin kullandığı tanklar dolaşıyor. El Bayda'da insanların tüfekleri var ve birçok silah deposu yağmalandı. Bizim silahlarımız var, ordunun silahları var, Libya'yı yıkmak isteyenlerin silahları var" dedi. Libya ordusunun şimdi asayişi sağlamak için temel bir rolü bulunduğunu, çünkü sözkonusu olanın Libya'nın birliği ve istikrarı olduğunu söyleyen Kaddafi, "Libya bir yol ayrımında. İster bugün reformlar konusunda anlaşalım, ister binlere değil, ölen 84 kişiye ağlamayalım, tüm Libya kan gölüne döner. Libya, Mısır veya Tunus değil. Libya ordusu büyük rol oynayacak, Tunus veya Mısır ordusu değil. Muammer Kaddafi, Zeynelabidin Bin Ali değil, Mübarek değil. Libya'dan bir parmak yer vermeyiz. Libya'da yaşayacak, Libya'da öleceğiz" diye konuştu. Yeni bir anayasa ve liberal kanunları çıkarılacağı sözü veren Kaddafi, halkın "yeni bir Libya" ile içsavaş arasında seçim yapması gerektiğini söyledi. Seyfülislam Kaddafi, "babası Muammer Kaddafi'nin Trablus'taki savaşı yönettiğini ve kazanacaklarını, ayrılıkçı unsurları yok edeceklerini" belirterek, onbinlerce kişinin Trablus'a doğru geldiğini ve tüm Libyalıların silahlı olduğunu ifade etti.

ABD ve AB'den baskı

Bu arada New York Times'in haberine göre, Obama yönetimi Libya'daki gelişmelerden kaygılı olduğunu ifade eden bir bildiri yayınladı. AB adına açıklama yapan Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, "Libya yönetimi reform için halkın meşru talep ve isteklerine açık bir diyalogla cevap vermeli" dedi. Öte yandan, ülkenin ikinci büyük kenti Bingazi'de bir doktor, kentte pazar günü öğleden sonra çıkan olaylarda en az 50 kişinin öldüğünü, 100 kişinin yaralandığını söyledi.

Bingaz'de meydan savaşı

Libya'nın Bingazi kentindeki protestocularla güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmalarda, göstericilerin güvenlik güçlerini püskürterek kontrolü ele geçirdikleri bildirildi. El Cezire'nin internet sitesi ve görgü tanıkları, Bingazi kentindeki gösterilerde, protestocuların güvenlik güçlerini ve paralı askerleri püskürttüğünü belirtti. Göstericilerin orduya ait araçları ve silahları da ele geçirdiği kaydedildi. Bir görgü tanığı, bir grup askerin protestoculara katıldığını söyledi. Bingazi'de keskin nişancıların önceki gün göstericilere makineli silahlarla ateş açtığı, çok sayıda kişinin öldüğü bildirilmişti.

Ayaklanma ülke çapında değil

Öte yandan, bazı uzmanlar Libya'da Mısır tarzı bir ulusal çapta ayaklanmanın olası gözükmediğini çünkü ülkenin büyük kesiminde hala saygı gören Kaddafi'nin, sosyal sorunları hafifletebilecek petrol geliri olduğu değerlendirmesini yapıyor.

AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Ahbap Derneği soruşturmasında akılalmaz bir detay ortaya çıktı. "Gazze'ye yardım" açıklamasıyla önce dolara, ardından 44 milyon liralık fiziki altına çevrilerek banka kasasına konduğu iddia edilen servetin yerinde yeller esiyor. Tek yetkilisi Haluk Levent olan o gizemli kasa açıldığında içinden sadece ilaç kutuları ve bir kitap çıktı

12.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
AHBAP’ın 'altın' kasasından çıkanlar şoke etti
Türkiye gündemini sarsan Ahbap Derneği soruşturmasında adli makamları ve emniyet güçlerini hayrete düşüren yeni bir skandal patlak verdi. Derneğin mal varlıklarını yönetmek üzere atanan kayyum heyeti, polis memurları ve bir kuyumcu bilirkişisi eşliğinde, derneğe ait kiralık bir banka kasasını mercek altına aldı. VakıfBank Feriköy Şubesi'nde bulunan kasanın açılmasıyla, 44 milyon lira değerindeki fiziki altınların ortada olmadığı görüldü.

"Gazze için ödeme" notuyla trafik başladı

Soruşturma dosyasındaki banka kayıtlarına ve yönetim kurulu kararlarına göre şüpheli para trafiği Ocak 2026'da başladı. Ahbap Derneği Yönetim Kurulu, 14 Ocak 2026 tarihinde dernek hesabındaki 44 milyon TL'nin enflasyona karşı korunması amacıyla altına çevrilmesi yönünde bir karar aldı.

Ancak paranın doğrudan altına çevrilmesi yerine dikkat çekici bir yöntem izlendi.

14 Ocak 2026'da dernek hesabından bir döviz bürosuna 44 milyon TL havale edildi. Transfer açıklama kısmına ise "Gazze için elden alınan 1 milyon USD ödemesi" notu düşüldü.

Döviz bürosundan sağlanan 1 milyon dolar nakit olarak, yönetim kurulu kararıyla doğrudan Haluk Levent tarafından fiziken teslim alındı.

İki gün sonra toplanan yönetim kurulu, bu kez teslim alınan 1 milyon dolar ile bir kuyumcudan fiziki altın satın alınmasını kararlaştırdı. Altınları teslim alma yetkisi yine münhasıran Haluk Levent'e verildi.

Tek yetkili Haluk Levent'ti, kasa boş çıktı

Satın alınan fiziki altınların güvenle muhafaza edilmesi amacıyla bankada bir kiralık kasa tutuldu ve kasanın tek anahtarı ile işlem yetkisi Haluk Levent'e devredildi.

Soruşturmayı derinleştiren savcılık talimatıyla, 6 Ağustos tarihinde kiralık kasa; polis, kuyumcu bilirkişisi ve kayyum avukatları huzurunda, video kaydı eşliğinde açıldı. 44 milyon liralık altın zincirinin son halkası olan kasada hiçbir değerli madene rastlanmadı. Kasanın içerisinden yalnızca bir kutu Tylolhot, vitamin hapları, iki kutu ilaç ve bir adet kitap çıktı.

Milyonlarca liralık varlık nerede?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu, "Gazze" açıklamasıyla çekilen, ardından altına dönüştürüldüğü iddia edilen 1 milyon doların ve fiziki altınların akıbetini çözmek için incelemeyi yoğunlaştırdı.

MASAK raporları ve teknik takip çalışmalarında; şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz para hareketleri, şans oyunları ve yasal bahis hesaplarına aktarılan ve kaybedilen yüz milyonlarca liralık tutarlar ile şüpheli tapu devirleri tespit edilmişti. Soruşturma kapsamında aralarında dernek kurucusu Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur'un da bulunduğu çok sayıda zanlı tutuklu bulunurken, adli makamlar bu 44 milyon liralık sırrın kimlerin tasarrufuna geçtiğini belirlemek üzere çalışmalarına devam ediyor.

Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu

Trabzon’da 9 yıl önce şehit düşen Eren Bülbül’ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve yeni yasa tartışmalarına sert tepki gösterdi. Ayşe Bülbül, "Evimin kapısını 9 yıldır kilitlemiyorum, teröristlerin serbest kalma ihtimalini asla kabul etmiyorum" dedi

12.08.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Ayşe Bülbül şehit annelerinin sesi oldu
Trabzon'un Maçka ilçesinde 11 Ağustos 2017'de terör saldırısında şehit düşen 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, "Terörsüz Türkiye" süreci ve TBMM'de kabul edilen Çerçeve Yasa tartışmalarına ilişkin duygusal bir açıklama yaptı. Acılı anne, 9 yıldır kapısını kilitlemediğini belirterek teröristlerin serbest bırakılması ihtimaline sert tepki gösterdi

Trabzon'un Maçka ilçesinde oğlunun şehit edildiği bölgede basın mensuplarına konuşan Ayşe Bülbül, gözyaşları içinde şunları söyledi:

"9 yıldır kapı kilitlemiyorum. Benim yavrum gelecek diyorum. Yaralıdır, kollarını kaldırıp kapıyı açamaz diyorum. Hâlâ yavrumun geleceğini hissediyorum. Gece hava güzel olduğunda gelip kabrinde oturuyorum. Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın.

Terör olayları bitsin. Kimse neden bitiyor diyemez ama ne şekilde ve nasıl bitecek? Cezaevinde salınacaklar salınırsa benim kırgınlıklarım hayatta bitmez. Bir şehit annesi olarak başka duyumlar alıyorum. İçerdekiler çıkarsa ben bir anne olarak yıkılırım, yıkıldığım yerden kalkamam. Teröristler bırakılırsa ben bir şehit annesi olarak bir daha ayağa kalkamam.

Yavrum, babasının yerine geçti. Kimseyi incitmezdi. Kimseye bir şey yapmadı. 17 kurşuna evladımı şehit verdim. Terör normal şekilde bitsin. Salınmasınlar, yıkılırım. Şehit annesi olarak içerdekiler çıkarsa yıkıldığım yerden, düştüğüm yerden kalkamam."

Ayşe Bülbül, konuşmasında terörün sona ermesini istediğini ancak bunun cezaevindeki terör örgütü mensuplarının salıverilmesi yoluyla gerçekleşmesi halinde acısının asla dinmeyeceğini vurguladı. 9 yıldır kapısını kilitlememesinin nedenini ise oğlunun "yaralı olduğu ve kapıyı açamayacağı" inancına bağladı.


Dinmeyecek bir acı


11 Ağustos 2017'de PKK'lı teröristlerin erzak çaldığı bir evi güvenlik güçlerine gösterirken çıkan çatışmada Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit olan Eren Bülbül'ün annesi, yıllardır aynı acıyla yaşadığını her fırsatta dile getiriyor. Açıklaması, TBMM Genel Kurulu'nda 11 Ağustos 2026 gecesi 467 oyla kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" (kamuoyunda Çerçeve Yasa) tartışmalarının gölgesinde yapıldı. Yasa, PKK/KCK'nın silah bırakması ve örgütün fiili varlığına son verildiğinin tespiti halinde bazı soruşturma, kovuşturma ve cezaların ertelenmesini öngörüyor.

Ayşe Bülbül'ün bu sözleri, sosyal medyada hızla yayıldı ve birçok kullanıcı tarafından "şehit ailelerinin sesi" olarak paylaşıldı. Acılı anne, daha önce de benzer açıklamalarında terörün gerçekten bitmesi halinde süreci destekleyebileceğini, ancak aldatmaca olması durumunda şehit ailelerinin daha fazla acı çekeceğini belirtmişti.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi

12.08.2026 14:00:00
AA
 
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasada ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime olmadığını belirtip "Bu yasa genel af değildir." dedi
Kamuoyunda çerçeve yasa olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Meclis'te rekor oyla yasalaştı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kanunun 467 oy ile yasalaşmasına dikkat çeken Kurtulmuş, "Ulus devlet yapısını bozacak tek bir kelime yok." dedi. Yasanın yeni bir kapı açtığına da işaret eden Kurtulmuş, bu süreçte dış tehditlere karşı uyardı.

Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Türkiye tarihi bakımından en önemli süreçlerini yaşıyoruz. İlk asrının yarısı terör meselesiyle Türkiye'nin ayaklarına pranga vuruldu. Türkiye'de Türk ve Kürt toplumunun arasına husumet sokulmaya çalışıldı.

"467 OY MİLLETİN SÜRECE YANSIMASI"

5 Ağustos 2025'te komisyon toplantısını yaptık. Bütün siyasi partilerin katılması çok değerliydi. Türk toplumunun farklı kesimlerinin temsilcilerinin 21 toplantı boyunca buraya geldi. Görüşlerini ortaya koydu. Hiç kimse komisyonda konuşandan sonra aleyhine söz almadı. Bütün partiler uzlaştı ve bir rapor ortaya çıktı. Komisyon toplumsal desteğe vesile oldu.

467 kabul oyu milletin sürece desteğinin yansımasıdır. Süreç tamamen açık ve şeffaf bir şekilde ilerleyecek. Yasaya herkes destek verdi. Başından itibaren söylediğimiz bir şey vardı. Kürt'ün onuru, Türk'ün gururunu koruyarak bir çalışmanın yapılması.

Devletin temel nitelikleriyle ilgili tartışma olmamıştır. Öneri de bulunulmamıştır. Ortak bir kararlılıkla yürütülmüştür.

"YASA KAPIYI AÇTI"

Bu noktaya gelmemizin en önemli hususiyetlerden bir tanesi bölgedeki risklerdir. Türkiye olarak bizim baştan beri tezimiz, biz daha fazla bölünmenin değil daha fazla derlenip toparlamanın merkezi olmalıyız.

Asla duyguları incitmeyecek şekilde hareket ettik. Bu yasa her şeyin bittiği anlamına gelmiyor. Raporun kapıyı araladığını, yasanın da kapıyı tamamen açtığını görüyoruz. Bu yol Türkiye'de birliğin, kardeşliğin yoludur.

Eski dönemin alışkanlıkları üzerinden siyaseti konuşma devri artık geride kalmalıdır. Herkes yeni dönemin hassasiyetine uygun barış ve kardeşlik diliyle konuşmalıdır. Bu vatanın tamamı bizimdir. Terörden hep beraber kurtulacağız. Dış tehditlere ve provokasyonlara karşı tedbirli olmalıyız.

"GEÇİCİ VE MÜSTAKİL BİR YASADIR"

Bu yasanın af yasası söylemlerine katılmıyorum. Bu eleştirileri haksız buluyorum ancak saygıyla karşılıyorum. Raporda milli egemenliğimizi, milli birliğimizi, bütünlüğümüzü, ulus devlet yapımızı bozacak bir tek cümle yoktur. Geçici ve müstakil bir yasadır. PKK/KCK terör örgütünün kendi tasfiye süreciyle ilgilidir. Hazırlanan yasada 3 tane emniyet sibobu yerleştirilmiştir.

"GENEL BİR AF DEĞİL"

Bu yasa genel bir af değil. TBMM her safhayı kontrol edecek ve komisyon oluşturulacak. Bu kadar nitelikli bir şekilde hazırlanmış bir yasa teklifi, nasıl bölücü bir yasa teklifi değil.

Bu yasayla birlikte terörsüz Türkiye'ye, bölgeye kapı açılmıştır. Yasa çıkarmak işin en kolayı. Mühim olan zihniyetlerin, siyaset bakışların değişmesi. Hepimiz bu topraklara bağlıyız. Yılların verdiği tahribatlar var. Bunların da süratle giderilmesi lazım.

Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı

Ticaret Bakanlığı, bu yılın ilk 7 ayında dış ticaret işlemleri kapsamında yapılan sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiğini bildirdi

12.08.2026 11:10:00
Anadolu Ajansı
 
Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı
Dış ticaret mevzuatına aykırı davranan firmalara ceza yağdı

Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, dış ticaret işlemlerinde vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, kamu gelirlerinin korunması ve gümrük işlemlerini mevzuata uygun şekilde gerçekleştiren dış ticaret erbabının haklarının gözetilmesinin amaçlandığı belirtildi.

Bu kapsamda geçmiş dönemlere ilişkin gümrük ve dış ticaret işlemlerinin denetiminin etkin ve kararlı şekilde sürdürüldüğüne işaret edilen açıklamada, Ticaret Araştırmaları ve Risk Değerlendirme Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, risk analizleri ve kontrol çalışmaları yapıldığına değinildi.

Açıklamada, söz konusu çalışmalarda ileri veri analitiği tekniklerinden yararlanıldığı da vurgulandı.

Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesindeki kontrol şubelerince, ikincil kontrol beyanname incelemeleri yapıldığı bildirilen açıklamada, 3 bin 223 firma tarafından tescil edilen 19 bin 638 gümrük beyannamesinin kontrol edildiği belirtildi.

Açıklamada, bu incelemeler sonucunda 7,2 milyar liralık ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendiği bilgisi verildi.

"Tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 arttı"

Bakanlık müfettişlerince yapılan sonradan kontrol firma denetimleri kapsamında ise 145 firmanın denetlendiğine dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi:

"Söz konusu denetimler sonucunda 1,7 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlendi. Böylece, bu yılın ilk 7 ayında gerçekleştirilen sonradan ve ikincil kontrol denetimleri sonucunda toplam 8,9 milyar lira ek tahakkuk ve ceza kararı düzenlenmiş oldu. Söz konusu tutar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 artış gösterdi. Bakanlık, dış ticaret işlemlerinin mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak, vergi kayıp ve kaçağını önlemek ve kurallara uygun faaliyet gösteren firmaların haklarını korumak amacıyla geçmiş dönem gümrük ve dış ticaret işlemlerine yönelik kontrollerini etkin şekilde sürdürecektir." 

Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verildi

12.08.2026 00:34:00
AA
 
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı
Taraftar grubu lideri Muzaffer Şirin hakkında adli kontrol kararı

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na getirildi.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından şüpheli Şirin, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "ruhsatsız silah ve mermi bulundurma" suçları ile 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un "sosyal medyadaki beyanları ile müsabaka düzeninin bozulması" ve "müsabaka ve seyir alanlarına usulsüz seyirci girişi"ni düzenleyen maddeleri kapsamında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, şüpheli Şirin hakkında "ev hapsi" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol hükümleri uygulanmasına karar verdi.

Soruşturma

Başsavcılığın Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca sosyal medya paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında "UltraAslan taraftar grubu lideri Sebahattin Şirin" olarak bilinen Muzaffer Şirin hakkında, 6222 sayılı Kanun'un 14 ve 15. maddelerinde düzenlenen "spor alanlarında yasaklı eylemler ve spor müsabakalarıyla bağlantılı suçlar" ile "uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak veya bulundurmak", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından gözaltı kararı verilmişti.

Şirin, polis ekiplerince gözaltına alınmıştı. 

MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı

Yasa dışı bahis ve spor suçları soruşturması kapsamında gözaltına alınan Galatasaray taraftar grubu ultrAslan'ın lideri Sebahattin (Muzaffer) Şirin emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan detaylı inceleme raporu finansal hareketlerdeki devasa boyutu gözler önüne serdi

11.08.2026 16:56:00 / Güncelleme: 11.08.2026 17:01:08
Haber Merkezi
 
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
MASAK raporundan milyonluk para trafiği çıktı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturmada, "Sebahattin Şirin" ismiyle tanınan tribün lideri Muzaffer Şirin'in emniyetteki sorgusu tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen Şirin, ifadesi alınmak üzere Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Soruşturma dosyasına giren ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran MASAK raporunda, Şirin ve 26 yaşındaki oğlu İbrahim Şamil Şirin'in banka hesaplarında toplam 51 milyon TL'ye yakın bir işlem hacmi belirlendi.

Şoför kadrosundaki oğulun hesabından milyonlar geçti

MASAK raporunun en dikkat çekici detaylarından biri, Sebahattin Şirin'in oğlu İbrahim Şamil Şirin'in hesaplarındaki hareketlilik oldu. İncelemelere göre, bir medya kuruluşunda aylık ortalama 39 bin 358 TL maaşla şoför olarak çalışan ve bu iş yerinden toplamda 275 bin 509 TL resmi gelir elde eden Şamil Şirin'in banka hesaplarındaki toplam işlem hacmi 38 milyon 440 bin TL olarak kayıtlara geçti.

Oğul Şirin'in hesaplarındaki yıllara göre parasal artış şu şekilde raporlandı:

• 2022 Yılı: 2 milyon TL işlem hacmi

• 2023 Yılı: 9 milyon 325 bin TL işlem hacmi

• 2024 Yılı: 11 milyon 331 bin TL işlem hacmi

• 2025 Yılı: 7 milyon 951 bin TL işlem hacmi

• 2026 Yılı (7 Ağustos'a kadar): 7 milyon 487 bin TL işlem hacmi

Raporda ayrıca İbrahim Şamil Şirin'in, babasının haricinde 1.282 farklı kişiyle toplamda 12,3 milyon TL'yi bulan yüksek tutarlı ve karmaşık para transferleri gerçekleştirdiği, Papara ve PayFix gibi elektronik ödeme platformları üzerinden milyonlarca liralık girdi-çıktı sağladığı saptandı. Şamil Şirin'in üzerine kayıtlı İstanbul Çatalca'da 5 dönümlük bir tarla ile Güngören'de bir daire bulunduğu da tespitler arasında yer aldı.

Baba Sebahattin Şirin'in 12,5 milyonluk hesabı ve gayrimenkulleri

Soruşturmanın odağındaki ultrAslan lideri Sebahattin Şirin'in 2011-2026 yıllarını kapsayan banka hesaplarında ise 12 milyon 558 bin TL'lik işlem hacmi saptandı. Bu tutarın 6 milyon 36 bin TL'sini hesaba gelen, 3 milyon 642 bin TL'sini hesaptan çıkan transferler oluştururken; 2 milyon 580 bin TL'yi aşan kısmın ise nakit olarak çekildiği belirlendi.

Raporda Şirin'in en yoğun finansal ilişkisinin, 2017 yılından bu yana bünyesinde çalıştığı görünen bir gayrimenkul şirketiyle olduğu ve bu şirketten hesabına 6 ayrı işlemle 4 milyon 350 bin TL aktarıldığı yazıldı. Baba ile oğul arasındaki karşılıklı doğrudan para transferinin ise 1 milyon 521 bin TL olduğu hesaplandı. Sebahattin Şirin'in üzerine kayıtlı taşınmazlar arasında İstanbul Güngören ve Balıkesir Ayvalık'ta gayrimenkuller ile 2023 model lüks bir araç bulunuyor.

Evinden adeta servet çıkmıştı

Soruşturma kapsamında polis ekiplerinin Şirin'in ikametinde gerçekleştirdiği ve yaklaşık 8,5 saat süren aramalarda ele geçirilenler de rapordaki mali tabloyu destekler nitelikte. Evde yapılan aramalarda; 841 bin 895 Euro, 51 bin 953 Dolar, 18 bin 865 Sterlin ve 795 bin 825 TL nakit paranın yanı sıra 13,3 milyon TL değerinde altın ve mücevherat ele geçirilmişti. Evdeki gizli bölmelerden çıkan nakit ve ziynet eşyalarının toplam piyasa değerinin 65 milyon TL olduğu aktarılmıştı. Maddi varlıkların yanında evde 1 adet ruhsatsız tabanca, mühimmat ve 4 adet balistik çelik yelek bulunması da dikkat çekmişti.

Ağır suçlamalar karşısında adli süreç başladı

Tribün lideri hakkında yürütülen soruşturmada suçlamalar oldukça geniş kapsamlı tutuluyor. Şirin; 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, karaborsada örgütlü bilet dolandırıcılığı, uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma/kullanma suçlamalarıyla hakim karşısına çıkacak. Şirin'in savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilmesi bekleniyor.

Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!

11 Ağustos 2017'de şehit düşen Eren Bülbül için iktidardan kararlılık açıklamaları peş peşe gelirken, dün gece yasalaşan PKK'lılara yönelik ceza erteleme adımları, evladını vatan uğruna toprağa veren aileleri ve gazileri derin bir üzüntüye sevk etti

11.08.2026 14:50:00 / Güncelleme: 11.08.2026 14:52:11
Haber Merkezi
 
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Eren Bülbül'ü şehit edenleri unutmadık!
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda dün yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" kabul edilerek yasalaştı. 12 maddelik düzenleme, 467 "evet", 87 "ret" ve birkaç çekimser oyla geçti. Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye yasası" veya "çerçeve yasa" olarak bilinen teklif, PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silah ile mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti, bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilip Resmi Gazete'de yayımlanması şartına bağlanıyor.

Yasa; PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma, örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ile terörün finansmanı suçlarını kapsıyor. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infaz 5 yıl; daha ağır olanlarda 10 yıl ertelenebiliyor. Erteleme süresinde yeni terör suçu işlenmezse soruşturmalar düşebiliyor, cezalar infaz edilmiş sayılıyor. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 öncesi müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar (Abdullah Öcalan ve bazı üst düzey isimler dahil) kapsam dışında tutuluyor. Başvuru süresi ve izleme kurulları gibi mekanizmalar da öngörülüyor. Hükümet yetkilileri, düzenlemenin genel af olmadığını, yalnızca şartların oluşması halinde uygulanacak geçici bir çerçeve olduğunu vurguluyor.

Şehit aileleri ve gaziler tepkili

Ancak yasanın Meclis'ten geçmesi, şehit yakınları, gaziler ve bazı muhalefet çevrelerinde derin rahatsızlık yarattı. Düzenlemenin, terör örgütü mensuplarına yönelik ceza ertelemeleri öngörmesi nedeniyle şehitlerin, yakınlarının ve gazilerin onurunu ve acısını incittiği ifade ediliyor.

Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği gibi kuruluşlar ile İYİ Parti gibi muhalefet partileri, sürecin mağdur-fail dengesini bozduğunu, şehit ailelerinin ve gazilerin yeterince dinlenmediğini savundu. Bazı gaziler ve şehit yakınları, özlük hakları talepleriyle eylemlerini sürdürürken, çerçeve yasayı "ihanet metni" olarak nitelendiren eleştiriler yükseldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek gibi yetkililer, şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin temel ölçü olacağını, onların onurunu incitecek hiçbir tasarrufa izin verilmeyeceğini belirtse de, eleştiriler dinmedi.

Eren Bülbül ve Ferhat Gedik 9 yıl önce şehit edilmişti

Bu tartışmalar, 11 Ağustos 2017'de Trabzon'un Maçka ilçesi kırsalında PKK'lı teröristlerin saldırısında şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül ve Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'in şehadetlerinin 9. yılında daha da belirginleşti.

İktidar kanadı, Eren Bülbül'ün şehadetine ilişkin açıklamalarında her zaman "kanının yerde bırakılmayacağı" vurgusunu yapmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehadetlerinin 9. yılında sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştı: "Vatan için, bayrak için toprağa düşen iki kahramanımızı; Eren Bülbül evladımız ile Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i şehadetlerinin 9'uncu yılında rahmetle yâd ediyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun."

Erdoğan daha önceki yıllarda da benzer anma mesajları yayımlamış, "Eren yavrumuzun kanını yerde bırakmadık ama acısı hala yüreğimizde" gibi ifadeler kullanmıştı. İçişleri Bakanı gibi yetkililer de "Eren Bülbül evladımız gibi başka hiçbir evladımızı teröre kurban vermek istemiyoruz" demişti. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül'ün bazı açıklamalarında sürece destek verdiği yönünde haberler yer alırken, genel olarak şehit yakınları ve gaziler cephesinde yasanın yarattığı incinme hissi güçlü şekilde dile getiriliyor.

Buna karşın, dün yasalaşan teklifle birlikte yürütülen "terörün tasfiyesi" süreçlerinin, iktidarın geçmişteki kararlı söylemleriyle ne derece uyuştuğu siyasetin ve halkın ana tartışma maddesi olmaya devam ediyor. Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül ise evladının acısını ilk günkü gibi yaşadığını belirterek, adaletin ve hainlere karşı duruşun hiçbir zaman sarsılmaması gerektiğini yineliyor.

Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da



 
Bursa'daki Safa Camisi açılıp kapanabilen kubbesiyle dikkati çekiyor.

11.08.2026 11:16:00
AA
 
Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da
Türkiye'nin en ilginç kubbeli camisi Bursa'da

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde 2013 yılında ibadete açılan Safa Camisi, açılıp kapanan kubbesiyle ilgi çekiyor. Beşevler Mahallesi'nde bin 250 metrekarelik alanda, mini bir külliye olarak inşa edilen ve konferans salonu ile sportif alanlara da sahip 900 kişilik cami, Bursa'nın yanı sıra farklı kentlerden gelen ziyaretçileri ağırlıyor.



Kubbe kısmının 120 metrekarelik bölümü uzaktan kumanda sistemiyle açılıp kapanan camide avize bulunmuyor, cami içi led ampullerle aydınlatılıyor.

İşte madde madde yeni takvim

Kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen ve "Terörsüz Türkiye" hedefiyle hazırlanan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", TBMM Genel Kurulunda yapılan 12 saatlik tarihi mesainin ardından 467 kabul oyuyla yasalaştı. Geniş bir siyasi mutabakatla kabul edilen bu dönüm noktası niteliğindeki kanunun ardından, uygulamanın hayata geçirilmesi için bürokratik ve hukuki takvim işlemeye başlıyor

11.08.2026 10:50:00
Haber Merkezi
 
İşte madde madde yeni takvim
İşte madde madde yeni takvim
Meclis Genel Kurulundaki oylama sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, Türkiye'nin terör unsurlarından tamamen arındırılmasını hedefleyen yasanın yürürlük ve uygulama aşamaları netleşti. Yasama sürecinin tamamlanmasının ardından hem Ankara bürokrasisinde hem de yargı mekanizmasında kritik adımlar atılacak. İşte Resmi Gazete yayımından başvuru sürelerine kadar adım adım işleyecek o takvim:

1. Cumhurbaşkanı onayı ve Resmi Gazete yayımı

TBMM Genel Kurulunda kabul edilen 12 maddelik kanun metni, ilk olarak Meclis Başkanlığı tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulacak. Cumhurbaşkanı'nın anayasal inceleme ve onay sürecinin ardından kanun, yürürlüğe girmek üzere Resmi Gazete'de yayımlanacak.

2. Üst kurulun oluşturulması ve takip süreci

Yasanın Resmi Gazete'de yayımlanmasının hemen ardından, yasa kapsamındaki faaliyetlerin uygulanmasını takip edecek koordinasyon kurulu kurulacak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında toplanacak bu kurulda; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alacak. Eş zamanlı olarak Meclis bünyesinde bir İzleme Komisyonu hayata geçirilecek.

3. Silah teslimi ve MGK teyit kararı

Yasadaki yargısal kolaylıklar ve erteleme mekanizmalarının devreye girebilmesi için en kritik aşamayı Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararı oluşturuyor. PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son verdiğinin ve tüm silah ile mühimmatını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi gerekiyor. Bu tespitin ardından MGK'nın teyit kararı Resmi Gazete'de yayımlanacak ve takvimin hukuki uygulama aşaması resmen tetiklenecek.

4. 6 aylık başvuru süresi başlayacak

MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben, kanundan yararlanmak isteyen örgüt üyeleri için 6 aylık başvuru süresi işlemeye başlayacak. Şartları taşıyan kişiler, bu süre zarfında bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya kurulan özel mercilere yazılı başvuru yapmak zorunda olacak.

5. Silah ve envanter kayıt dönemi

Süreç içinde teslim olan ya da getirilen örgüt mensuplarının beraberinde bulundurdukları veya beyan ettikleri tüm silah, mühimmat, patlayıcı madde ve araç-gereçler güvenlik birimlerince kayıt altına alınacak.

6. Yargısal erteleme ve tedbirlerin değerlendirilmesi

MGK kararının ilanından sonraki dönemde, kanun kapsamına giren suçlarla ilgili yargı takvimi şu şekilde ilerleyecek:

• Kapsama giren suçlara yönelik soruşturma ve kovuşturmalar ertelenecek.

• Devam eden tutuklama ve adli kontrol tedbirleri ilgili mahkemeler, bölge adliye mahkemeleri veya Yargıtay tarafından hızla değerlendirilerek koşulları uyanların tedbirleri kaldırılacak.

• Üst mahkemelerde incelemede olan dosyalar hakkında erteleme hükümleri gereğince bozma kararları verilecek.

7. 5 ve 10 yıllık denetim ve erteleme süreci

Haklarında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunan ve kapsam dahilinde yer alan kişilerin cezalarının infazı, infaz hakimliği kararıyla ertelenecek. Bu noktada ceza miktarına göre ikili bir takvim uygulanacak:

• 15 yıl veya daha az hapis cezası alanların infazı 5 yıl süreyle ertelenecek.

• 15 yıldan fazla, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı ise 10 yıl süreyle ertelenecek.

• (Kasten öldürme suçları ve 1 Haziran 2005 öncesi işlenen ağır müebbetlik suçlar bu takvimin tamamen dışındadır).

8. Dosyaların kapatılması veya iptal süreci

Erteleme süresi boyunca ceza zamanaşımı işlemeyecek ve süreç Cumhuriyet başsavcılıklarınca yakından takip edilecek. 5 veya 10 yıllık erteleme süreleri yeni bir terör suçu işlenmeksizin geçirildiği takdirde, dosyalar hakkında "kovuşturmaya yer olmadığı" ya da "düşme" kararı verilerek cezalar infaz edilmiş sayılacak. Ancak erteleme süresi içinde yeniden terör suçu işlenirse erteleme kararı kaldırılarak yargılamalara ve cezaların infazına kalındığı yerden devam edilecek.

Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor

Kanal İstanbul güzergahında inşa edilen ilk köprü olan Sazlıdere Köprüsü'nde çalışmalar gece saatlerinde de tüm hızıyla devam ediyor

11.08.2026 09:58:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor
Kanal İstanbul sessiz sessiz yapılıyor
Kanal İstanbul güzergahında inşa edilen ilk köprü olan Sazlıdere Köprüsü'nde çalışmalar gece saatlerinde de tüm hızıyla devam ediyor. Arnavutköy Sazlıbosna'da bulunan dev şantiye, gece karanlığında projektörlerle adeta gündüze dönerken, 196 metre yüksekliğindeki iki kulesi, yerleştirilen tabliyeleri ve gerilen eğik askı halatlarıyla köprü havadan görüntülendi.

Sazlıdere Barajı'nın güneyinde yükselen köprüde gece saatlerinde şantiyenin farklı noktalarındaki yoğun aydınlatma dikkat çekiyor. Havadan çekilen görüntülerde kulelerin çevresindeki çalışma platformları, vinçler, tabliye imalatları ve köprü güzergâhındaki şantiye faaliyetleri ışıklar altında net şekilde görülürken, köprünün çevresindeki karanlık arazi içerisinde yükselen aydınlık yapı İstanbul'un gece siluetine farklı bir görüntü kazandırıyor.



Kuzey Marmara Otoyolu'nun Başakşehir-Nakkaş kesiminin en önemli yapısı olan Sazlıdere Köprüsü'nde iki adet diamond yani elmas geometrisindeki kulenin imalatı tamamlandı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından 1 Temmuz 2026'da yapılan açıklamaya göre doğu ve batıdaki kuleler 196 metre yüksekliğe ulaştı ve proje genelindeki fiziksel ilerleme yüzde 80'in üzerine çıktı. Gece köprünün her iki tarafındaki çalışma ışıkları, beyaz renkteki eğik askı halatlarını ve betonarme kuleleri a daha belirgin hale getiriyor. Karanlıkta ışıklandırılan köprü, çevresindeki Sazlıdere havzası ve uzakta görülen İstanbul yerleşimleriyle birlikte dikkat çekici görüntüler oluşturuyor. Gece boyunca devam eden çalışmalar, dev köprünün gündüz olduğu kadar gece de ne kadar büyük bir şantiye alanına dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

440 metrelik ana açıklık

Sazlıdere Köprüsü, tamamlandığında ana açıklığı 440 metre olan gergin eğik askılı bir köprü olacak. Ana açıklığın iki yanında 210'ar metrelik yan açıklıklar bulunacak. Bu bölümlerle köprünün toplam uzunluğu 860 metreye ulaşacak. Yaklaşım viyadükleri de eklendiğinde toplam uzunluk 1 kilometre 618 metre olacak. Köprü 46 metre genişliğinde ve 4 gidiş, 4 geliş olmak üzere toplam 8 şeritli olarak tasarlandı. Köprüde toplam 136 eğik askı halatı ve bu halatların bağlanacağı 272 ankraj bulunacak. Elmas geometrisindeki kule tasarımı sayesinde köprü ayaklarının kanal kesitine etkisinin azaltılması hedefleniyor.

İstanbul'un en yüksek ikinci köprüsü

Sazlıdere Köprüsü, kule yüksekliği bakımından İstanbul'un en yüksek ikinci köprüsü olacak. Köprünün kuleleri 196 metreye ulaşırken, İstanbul'un mevcut en yüksek köprüsü Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün kule yüksekliği yaklaşık 330 metre. Diğer köprüler ile Karşılaştırıldığında Sazlıdere Köprüsü'nün 196 metrelik kuleleri, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün denizden 165 metre yüksekliğindeki kulelerini de geride bırakacak. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün kule yüksekliği ise yaklaşık 110 metre seviyesinde bulunuyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.