AKP hükümetinin limanlarımızı karşılıksız olarak açmasını teklif etmesiyle başlayan kendi kalemize altın gol atma süreci bütün hızıyla devam ediyor.Dost üzgün, düşman bayram ediyor.Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın "Bize bilgi verilmedi. Hükümetin Kıbrıs'la ilgili attığı adım, devlet politikasından sapmadır" ifadesinin ardından Dışişleri Bakanlığı'nın özrü kabahatinden büyük cevap niteliğindeki açıklamaları oldukça dikkat çekiyor.Dışişleri'nin açıklamasını belki basından takip ettiniz ama önemine binaen yeniden tekrar edelim: "Kıbrıs Türklerinin geleceğinin kurtarılması ve Türkiye'nin yarım asırlık AB ilişkilerinin rayından çıkarılması çabalarının boşa çıkarılması hamlelerimizin 'bilgi verildi-verilmedi' tartışmalarıyla gölgelenmesi çok acıdır. Milli çıkar ve menfaatlerimizin korunmasının bu kadar önemli olduğu bir dönemde devlet kurumları arasında güven bunalımı çıkartma gayretleri ülkemizin yüksek çıkarlarına hizmet etmemektedir." Şu garipliğe bakın. Kıbrıs Türklerinin geleceğinin kurtarılmasından bahsediliyor, ama limanlar Rumlara açılarak KKTC'nin sonu hazırlanıyor.Diyorlar ki, Rumlar'a limanların açılması Rum Kesimini tanımak mıdır?Elbetteki. Rum gemileri hangi bayrakla, hangi izinle limanımıza girecek, resmi evraklarında hangi devletin logosu, imzası olacak?Tabii ki Kıbrıs Cumhuriyeti'nin. Kıbrıs Cumhuriyeti nedir? Rum Kesimi'nin kurduğu, AB'ye üye olan ve bizim "tanımayacağız" dediğimiz sözde devlet. Peki, bu Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'nin de tanıdığı resmi sınırları nedir? Bütün Kıbrıs Adası, hem de KKTC toprakları da dahil.Peki, buradaki Türkler? Rumlara göre işgalci, hatta azınlık bile kabul edilmiyorlar.Peki, buradaki Türk askeri? Yine işgalci. Zaten bu sebeple durmadan dava açıp tazminat ödettirmiyorlar mı? Türk askerini, buranın yerli Türklerini bırak, Kuzey Kıbrıs'ta bir İngiliz veya başka bir ülke vatandaşı dahi Rumlara ait bir yeri alsa, Rum kesimi tarafından mahkum ediliyor.Yani anlayacağınız, AB sürecinde Kıbrıs Rum Kesimi olayı çoktan bitirmiş.Sen resmi evraklarla limanına yanaşan Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağını taşıyan Rum gemilerinin evraklarına kendi imzanı ve kaşeni vurmayacak mısın? Böyle ilişkilerin sıcak olduğu, pratik olduğu Rum Kesimini bundan sonra hala "Ben Rumları tanımıyorum" diyebilecek misin?BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, AKP iktidarının Türk limanlarını Rum kesimi bandıralı gemilere açması girişiminin Türkiye'nin Rum kesimini Kıbrıs'ın tek hakimi olarak tanıması anlamına geleceğine işaret ederek, "Türkiye, Kıbrıs Rum kesimini fiilen tanımış olur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilga edilir" ifadelerini kullanmıştı. KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın da bu noktadaki ifadeleri önemli.Talat, Milliyet gazetesinin yaptığı bir röportajda, önce kamuoyunun gözünü boyayan şu bildik "Limanların açılması Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımak anlamına gelmez" sözlerini sarfediyor, ardından da ağzından baklayı çıkarıyor: "Ama buna rağmen o yolda bir adım teşkil eder"Talat bakla çıkarmaya devam ediyor: "Kıbrıs Rum tarafı bunun arkasından ticaret yapıyoruz niye o zaman Ankara'da havaalanının olduğu yerde veya Mersin'de deniz limanının olduğu yerde bir temsilciliğimiz yok diyebilir. Kıbrıs Rum tarafının ve Yunanistan'ın taktiklerini yakından izleyenler bilirler. Böyle işler adım adım olur. Limanla başlar sonra niye tanımıyorsunuza kadar gelir. Diplomatik temsilcilik açma noktasına gider." (Milliyet 11.12.2006)Bu ifadeleri mutlaka bir yere not edin, bu baklalar her zaman çıkmaz.Dışişlerinin yaptığı açıklamaya yeniden dönersek, Kıbrıs Türklerinin hangi geleceğinden bahsediliyor?Büyükanıt'ın yaptığı uyarı, bir güven bunalımı çıkarma amaçlı mıdır, yoksa yapılan tarihi bir hatayı düzeltme amaçlı mı?AB'ye, KKTC'nin sonunu hazırlayan bir teklif veriliyor ve bundan orada 40 bin askerimizi barındıran, oranın güvenliğini sağlayan güvenlik güçlerimizin basından sonra haberi olabiliyor.Bu nasıl iştir?Üstelik askeri yetkililer böyle bir konuda "bize niye haber verilmedi" deyince de bu, devletin zirvesinde polemik olarak lanse ediliyor.Hayır. Burada bir polemik yok. Burada siyasilerin tamamen yanlış bir adımı, askerin ise millet adına bir uyarısı ve ikazı var.AB, IMF ya da ABD uyardığı zaman paçası tutuşanlar, deliğe süpürülmemek için taviz üstüne taviz verenler, verilen son derece önemli bir taviz konusunda asker uyardığı zaman niçin bu bir "güven bunalımı çıkartma gayreti" olarak tanımlanıyor?Kıbrıs konusunda her ne kadar asker kendi görüşünü beyan etmiş olsa da esasen bu görüş aynı zamanda aziz Türk milletinin görüşüdür.Yapılması gereken KKTC'nin ve buradaki Türk askeri varlığının devamıdır. KKTC'nin bir yavru vatan değil, ana vatan olarak görülmesidir. Kıbrıs Rum Kesimini adanın tek hakimi olarak, Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanımamaktır.Bu manada da buna kapı açabilecek hiçbir tavizi de -Rumlara limanları açmak da dahil- vermemektir. Kıbrıs'ı versen de AB süreci değişmeyecek, vermesen de. AB'nin tek talebi Kıbrıs değil ki. Daha sırada yüzlercesi var. O halde Kıbrıs'ı niye verelim?Bir Kıbrıs'ı vermeyi bırak binlercesini versek Türkiye AB'ye girebilecek mi?O halde yanlışta ısrar etmenin, kolu kanadı kırmanın anlamı nedir?
Murat Çabas / diğer yazıları
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
























































