logo
12 HAZİRAN 2026

Meclis yine AB için çalışacak

29.11.2004 00:00:00
Avrupa Birliği uyum yasalarına ağırlık veren TBMM Genel Kurulu, bu hafta da yoğun çalışma temposu uçune girecek. Meclis'in Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri de mesai yapması planlanıyor.

Avrupa Birliği uyum yasalarına ağırlık veren TBMM Genel Kurulu, bu hafta da yoğun çalışma temposu uçune girecek. Meclis'in Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri de mesai yapması planlanıyor. TBMM Genel Kurulu'nda geçtiğimiz hafta tümü üzerindeki görüşmeleri tamamlanan, 1980'li yıllarda ihracata dönük olarak yapılmaya başlanan organik tarımı yasal düzenlemeye kavuşturacak olan Organik Tarım Yasa Tasarısı'nın görüşmelerine devam edilecek. AB'ye uyum kapsamında hazırlanan Organik Tarım Yasa Tasarısı, tüketiciye güvenilir, kaliteli ürün sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak amacıyla gerekli önlemlerin alınmasına ilişkin usul ve esasları belirliyor.

Genel Kurul'da yine AB çerçevesinde ele alınacak Tohumculuk Yasa Tasarısı ise bitkisel üretimde verim ve kaliteyi yükseltmeyi, tohumluklara kalite güvencesi sağlamayı, tohumluk üretim ve ticareti ile ilgili gerekli düzenlemeleri öngörüyor.

6 Aralık Pazartesi günü Maliye Bakanlığı'nın bütçesini görüşecek olan Komisyon, bütçe üzerindeki son çalışmasını 7 Aralık Salı günü gerçekleştirecek. Komisyon, 7 Aralık Salı günü Genel ve Katma Bütçe Kanunu Tasarıları ile Genel ve Katma Bütçe Kesin Hesap Kanunu tasarılarının maddelerini görüşecek.

Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar

Diyarbakır’da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 20:08:00
Haber Merkezi
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Türkiye’yi sarsan suikastta skandal karar
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001 tarihinde düzenlenen hain pusuda şehit edilen Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ve 5 polis memurunun suikastına ilişkin davada skandal bir hukuki gelişme yaşandı.

Yaklaşık çeyrek asırdır kırmızı bültenle aranan terör örgütü Hizbullah mensubu firari iki sanık hakkındaki kamu davası, yasal zaman aşımı süresinin dolması gerekçesiyle tamamen düşürüldü.

Kırmızı bültenler kaldırıldı, dosya kapatıldı



Saldırının ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında, suikastın asli faillerinden oldukları gerekçesiyle 25 yıldır gıyaplarında yargılanan firari sanıklar Haşim Alabalık ve Murat Aktaş hakkındaki hukuki süreç son buldu.

Mahkeme, mevzuatta öngörülen zaman aşımı süresinin dolduğuna hükmederek sanıklar hakkındaki davayı düşürdü. Bu kararla birlikte, çeyrek asırdır yürürlükte olan yakalama emirleri ve uluslararası kırmızı bülten kararları da iptal edildi.

Hapiste tek bir sanık bile kalmadı



Diyarbakır Emniyet Müdürü Ali Gaffar Okkan ile birlikte polis memurları Mehmet Kamalı, Sabri Kün, Mehmet Sepetçi, Atilla Durmuş ve Selahattin Baysoy'un şehit edildiği pusu, Türkiye tarihinin en karanlık suikastlarından biri olarak kayıtlara geçmişti.

Olayın ardından yakalanan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Hizbullah hükümlüleri, ilerleyen yıllarda "yeniden yargılama" talebinde bulunmuştu.

Mahkemelerin bu talepleri kabul etmesi üzerine, infazı durdurulan son sanıklar da Ocak 2019'da tahliye edilmişti. Cezaevinde hiçbir tutuklu veya hükümlünün kalmadığı dosyada, son firari iki sanığın davasının da zaman aşımıyla düşmesiyle birlikte, 6 şehidin verildiği Gaffar Okkan suikastı davası hukuken tamamen kapanmış oldu. Karar, kamuoyunda ve şehit ailelerinde büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı.

‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma

İBB davası tutuklularından eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkemedeki "çıplak arama ve kötü muamele" beyanlarının ardından İçişleri Bakanlığı harekete geçti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin talimatıyla iddiaların tüm yönleriyle araştırılması için Mülkiye ve Polis Müfettişleri görevlendirildi

12.06.2026 15:40:00
Haber Merkezi
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
‘Çıplak arama’ iddiasına soruşturma
Kamuoyunun yakından takip ettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davası kapsamında 15 aydır tutuklu yargılanan eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, Silivri'de görülen duruşmadaki savunmasında sarsıcı iddialarda bulundu. Türker, gözaltına alındığı süreçte İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesinde "çıplak arama" adı altında insan onuruna aykırı uygulamalara maruz kaldığını ve bir savcı tarafından çocuklarının velayetiyle tehdit edildiğini öne sürdü. Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından İçişleri Bakanlığı, iddialarla ilgili idari soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Bakan Çiftçi'den şeffaf soruşturma talimatı

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, isim verilmeden bir ceza davası kapsamında tutuklu yargılanan bir şahsın gözaltı sürecindeki usulsüzlük iddialarına değinildi. Açıklamada, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin doğrudan talimatıyla konunun hukuki, teknik ve idari açıdan tam bir şeffaflıkla incelenmesi amacıyla Mülkiye Müfettişi ve Polis Müfettişi görevlendirildiği belirtildi.

Duruşma salonundaki savunma gündem yarattı

İBB davasının 47. gününde hakim karşısına çıkan Fatoş Pınar Türker, Vatan Emniyet Müdürlüğü'ndeki kamerasız bir arşiv odasında bir kadın polis memuru tarafından kıyafetlerini ve iç çamaşırını çıkarmaya zorlandığını detaylarıyla anlattı. Türker, savunmasında, "Bana 'Cinsel organını aç, arkanı dön ve eğil' dendi. Bunu insanların onurunu kırmak için yapıyorlar. Yapan utansın, ben utanmıyorum" ifadelerini kullandı. Ayrıca, soruşturma savcısının kendisini "Bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin, onları Sosyal Hizmetler alır" diyerek itirafçılığa zorladığını da iddia etti.

Emniyet ve Başsavcılık iddiaları yalanlamıştı

Türker'in mahkemedeki yankı uyandıran bu ifadelerinin ardından ilk olarak İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yayınlayarak iddiaları "asılsız" olarak nitelendirmiş, tüm işlemlerin insan hakları ilkelerine uygun yapıldığını savunmuştu. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da Türker'in Marmara Cezaevi'ne girişte çıplak aranmadığını beyan ederek iddiaları reddetmişti. Ancak Türker'in avukatları, kötü muamele şikayetinin cezaevi girişine değil, emniyetteki ilk gözaltı anına ait olduğunu belirterek şeffaf bir soruşturma yürütülmesi çağrısını yinelemişti.

Siyaset ve hukuk dünyasında geniş yankı bulan olayla ilgili görevlendirilen müfettişlerin, emniyetteki kamera kayıtlarını inceleyerek ve ilgili personelin ifadelerine başvurarak hazırlayacağı rapor doğrultusunda adli sürecin seyrinin netleşmesi bekleniyor.

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Kahramanmaraş'ta yürütülen ana soruşturma dosyası, "yetkisizlik" kararı verilerek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Bu kritik kararla birlikte, yıllardır aydınlatılamayan karanlık noktalar başkentte yeniden mercek altına alınacak

12.06.2026 15:10:00
Haber Merkezi
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni gelişme
Türk siyasi tarihinin en tartışmalı olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında bugün çok önemli bir hukuki kırılma noktası yaşandı. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde meydana gelen ve BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan helikopter kazasına dair yürütülen ana soruşturmada yetkisizlik kararı çıktı.

Dosyadaki tüm deliller başkente taşınıyor

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından uzun yıllardır sürdürülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyası, alınan yetkisizlik kararının ardından resmi olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Kararla birlikte; olay gününe ait tüm radar kayıtları, teknik raporlar, tanık ifadeleri, dijital materyaller ve bugüne kadar toplanan tüm deliller Ankara'ya ulaştırılacak.

Soruşturma sil baştan incelenecek

Kamuoyunda suikast şüphelerinin ve ihmal iddialarının hiçbir zaman dinmediği olayla ilgili soruşturmanın yeni aşamasının başkentte yürütülecek olması, davanın seyri açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, özellikle geçmiş dönemde dosyaya yön veren şüpheli yapıların ve FETÖ müdahalesi iddialarının üzerine giderek soruşturmayı sil baştan, derinlemesine ele alması bekleniyor.

Yazıcıoğlu ailesi ve kamuoyu adalet bekliyor

Aradan geçen 17 yıla rağmen maddi gerçeğin gizlendiğini ve delillerin karartıldığını savunan Yazıcıoğlu ailesi ile BBP camiası, bu gelişmenin ardından hukuki sürecin hızlanmasını umut ediyor. Ankara'daki özel birimlerin koordinasyonunda yürütülecek yeni soruşturma sürecinde, helikopterin düşüş nedeninden arama-kurtarma faaliyetlerindeki gecikmelere kadar karanlıkta kalan tüm soru işaretleri tek tek masaya yatırılacak.

Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı

12.06.2026 14:56:00
Haber Merkezi
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Adalet arayışı bürokrasiye mi takıldı?
Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen ana soruşturmada önemli bir hukuki gelişme yaşandı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, dosya hakkında "yetkisizlik" kararı vererek soruşturmayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretti.

Yetkisizlik kararı verildi



25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesindeki Keş Dağı'na düşen helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu, pilot Kaya İstektepe, gazeteci İsmail Güneş, BBP yöneticileri Erhan Üstündağ, Yüksel Yancı ve Murat Çetinkaya hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde başlatılan ve yıllardır titizlikle yürütülen geniş kapsamlı ana soruşturma dosyasında yeni bir hukuki safhaya geçildi. Başsavcılık, yaptığı son incelemelerin ardından dosya üzerinde yetkisizlik kararı aldı.

Soruşturma başkentte devam edecek



Alınan yetkisizlik kararının ardından Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüne ilişkin tüm evrak ve delillerden oluşan ana soruşturma dosyası, resmi işlemlerin sürdürülmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.

Türkiye siyaset tarihinin en çok tartışılan adli süreçlerinden biri olan bu soruşturma, bundan sonraki aşamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek ve başkent merkezli olarak derinleştirilecek.

Ege Üniversitesi'nde 3 milyarlık kamu zararı

İzmir merkezli 6 ilde, Ege Üniversitesi (EÜ) Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerindeki ihalelerde usulsüzlük yaparak yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararına neden oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 47 şüpheliden 41'i adliyeye sevk edildi.

12.06.2026 11:47:00
İhlas Haber Ajansı
Ege Üniversitesi'nde 3 milyarlık kamu zararı
Ege Üniversitesi'nde 3 milyarlık kamu zararı
İzmir merkezli 6 ilde, Ege Üniversitesi (EÜ) Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerindeki ihalelerde usulsüzlük yaparak yaklaşık 3 milyar 100 milyon lira kamu zararına neden oldukları iddiasıyla gözaltına alınan 47 şüpheliden 41'i adliyeye sevk edildi.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, EÜ Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ve satın alma birimlerinde görev yapan kamu görevlileri ile çeşitli firma yetkililerine yönelik yolsuzluk soruşturması başlatıldı. Şüphelilerin, örgütlü şekilde hareket ederek kamu ihaleleri ile doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlük yaptıkları, rekabet şartlarını ortadan kaldırarak belirli firmalara menfaat sağladıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından ekipler, 9 Haziran'da İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı operasyon düğmesine bastı.

Eski Başhekim ve Genel Sekreter de gözaltında



Gerçekleştirilen operasyonlarda aralarında eski Ege Üniversitesi Hastanesi Başhekimi D.B. ve eski Ege Üniversitesi Hastanesi Genel Sekreteri M.A.'nın da bulunduğu 47 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, incelenmek üzere çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Sayıştay raporuna yansıyan 3.1 milyar TL'lik zarar

Yürütülen soruşturma kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; Sayıştay raporlarında da tespit edildiği üzere, kurum yöneticileri ile bazı şirket temsilcilerinin organize şekilde hareket ettiği ve gerçekleştirilen alım işlemleri nedeniyle yaklaşık 3 milyar 100 milyon Türk Lirası kamu zararının oluştuğu değerlendirildi.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 6'sı ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 41 şüpheli sabah saatlerinde geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin adliyedeki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Uyuşturucu soruşturmasında 10 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheliden 10'u tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Bir şüpheli hakkında ev hapsi, diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol uygulanması istendi

12.06.2026 06:00:00
İHA
Uyuşturucu soruşturmasında 10 şüpheliye tutuklama talebi
Uyuşturucu soruşturmasında 10 şüpheliye tutuklama talebi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan ve aralarında ünlü isimlerin de bulunduğu 23 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlanmıştı.

Sağlık kontrolünün ardından şüpheliler adliyeye sevk edilmişti. Savcılık ifadeleri tamamlanan şüphelilerden Tolga Çam, Ferhan Kaya, Murat Saygı, Enis Ahmet Onat, Emre Tari, Hasan Vatan, Reyhan Küçükyeğen, Mehmet Yıldız, Tessy Ramos Correira ve Rafet Eren Yorulmazer tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şüphelilerden Ali Efe Bezci hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talep edilirken, Ayşe Hatun Önal, Ahmet Karoğlu, Kerimcan Durmaz, Kenan Doğulu, Beren Saat, Mehmet Cem Karcı, Berdan Mardini, Ozan Doğulu, Yaşar İpek, Enis Arıkan ve Selin Ciğerci'nin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanması istendi.

Irmak öğretmene acı veda

Ağrı'da evinde ölü bulunan ve ardında bıraktığı mobbing şikayetleriyle yürekleri yakan 24 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Ayşe Irmak Koparan, gözyaşları eşliğinde toprağa verildi

11.06.2026 23:10:00
İhlas Haber Ajansı
Irmak öğretmene acı veda
Irmak öğretmene acı veda
Ağrı'da evinde ölü bulunan ve ardında bıraktığı mobbing şikayetleriyle yürekleri yakan 24 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Ayşe Irmak Koparan, memleketi İzmir'in Torbalı ilçesinde gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandı.






9 Haziran günü Ağrı'nın Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu'nda anasınıfı öğretmeni olarak görev yapan Ayşe Irmak Koparan'dan haber alamayan meslektaşlarının ihbarı üzerine polis ve sağlık ekipleri, genç öğretmenin Abide Mahallesi Bey Sitesi'ndeki evine girmiş ve Koparan'ın cansız bedeniyle karşılaşmıştı. İlk belirlemelere göre intihar şüphesi üzerinde durulan olayla ilgili Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı soruşturma, olayın seyrini değiştirmişti.









Ağrı'daki adli tıp ve otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailesine teslim edilen genç öğretmenin cenazesi, baba ocağı İzmir'e getirildi. Torbalı ilçesinde bulunan Sultan Abdülhamit Camii'nde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazında duygu dolu anlar yaşandı. Cenaze töreninde taziyeleri; genç öğretmenin babası Mustafa Ali Koparan, annesi Sultan Kocabıyık ve ikiz ablaları Raziye Türen ile Rabia Bayraklı güçlükle kabul etti. Ayşe Irmak öğretmenin ailesi ve yakınları, Türk bayrağına sarılı tabutun başında uzun süre gözyaşı döktü. Ailenin feryatları cenazeye katılanların yüreklerini dağladı.









Sevenleri ve meslektaşları yalnız bırakmadı

Genç yaşta hayata veda eden Ayşe Irmak Koparan'ın cenaze törenine acılı ailenin yanı sıra meslektaşları, öğrencileri, Torbalı İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadir Kadıoğlu, Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir ve mülki idare amirleri katılarak ailenin acısına ortak oldu. Kılınan cenaze namazı ve helallik alınmasının ardından dualar eşliğinde omuzlara alınan Koparan'ın cenazesi, Ayrancılar Yeni Mezarlığı'na götürülerek gözyaşları arasında toprağa verildi.









Genç öğretmenin, hayatına son vermeden önce resmi makamlara defalarca şikayet dilekçesi vererek görev yaptığı okulda ağır mobbing, hakaret ve fiziksel şiddete maruz kaldığını iddia ettiği ortaya çıkmıştı. Olayın ardından Okul Müdürü M.İ. savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakılmış ancak hakkındaki ağır iddialar nedeniyle görevinden uzaklaştırılmıştı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de olayla ilgili müfettiş görevlendirildiğini ve inceleme sürecinin titizlikle yürütüldüğünü açıklamıştı.
Genç öğretmenden geriye ise öğrencileriyle gülümsediği fotoğraflar ve o dilekçeler kaldı.









Ağrı Valiliğinden açıklama

Olayla ilgili Ağrı Valiliği yazılı basın açıklaması yapmıştı. Valilikten yapılan açıklamada, 7 Haziran 2026 tarihinde öğretmenden haber alınamadığı yönündeki ihbar üzerine ekipler tarafından gerekli inceleme ve araştırmaların yapıldığı, yürütülen çalışmalar sonucunda Koparan'ın hayatını kaybettiğinin tespit edildiği belirtildi. Açıklamada, olayın intihar olarak değerlendirildiği belirtilerek, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca adli soruşturma başlatıldığı ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla soruşturma sürecinin titizlikle sürdürüldüğü ifade edildi. Valilik talimatları doğrultusunda İl Milli Eğitim Müdürlüğünce konunun idari yönden incelenmesi amacıyla müfettiş görevlendirildiği kaydedilen açıklamada, soruşturma ve incelemeler sonucunda ortaya çıkacak tespitler doğrultusunda gerekli işlemlerin yapılacağı bildirildi. Öte yandan, olayla ilgili iddialarda adı geçen okul müdürü M.İ.'nin müdürlük görevinden alındığı, başka bir okulda öğretmen olarak görevlendirildiği öğrenildi.

Kayseri'deki kazada ölü sayısı 3'e yükseldi

Kayseri'nin Bünyan ilçesinde iki otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ölü sayısı 3'e yükselirken, yaralanan 5 kişinin tedavileri devam ediyor

11.06.2026 17:40:00
İhlas Haber Ajansı
Kayseri'deki kazada ölü sayısı 3'e yükseldi
Kayseri'deki kazada ölü sayısı 3'e yükseldi
Kaza, Bünyan ilçesine bağlı Gergeme Mahallesi kavşağında meydana geldi. 38 UV 784 plakalı otomobil ile 60 NK 447 plakalı otomobil kavşakta çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle araçlarda büyük hasar oluşurken, çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık, jandarma, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede kazada otomobilde bulunan 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlenirken, yaralanan 6 kişi hastaneye kaldırıldı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan 1'inin daha yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği öğrenilirken, 5 kişinin tedavileri devam ediyor.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Erden Timur için tahliye kararı

"Kara para aklama" suçlamasıyla tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur hakkında tahliye kararı verildi

11.06.2026 16:56:00
Haber Merkezi
Erden Timur için tahliye kararı
Erden Timur için tahliye kararı
26 Aralık 2025'te "Futbolda bahis" soruşturması kapsamında gözaltına alınan, 29 Aralık'ta "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan Galatasaray Sportif AŞ Başkan Vekili Erden Timur, "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan eski Galatasaray yöneticisi ve NEF Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur için tahliye kararı verildi.

Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor

Dünyanın giderek hızlanan şekilde ısı biriktirdiğini ve sıcaklık artışının 2025'te sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,37 dereceye ulaştığını tespit eden bilim insanları, bu seviyenin yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

11.06.2026 15:45:00
AA
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Küresel sıcaklık artışının 4 yıl içinde 1,5 derece eşiğini aşabileceği öngörülüyor
Dünya çapında 17 ülkedeki 56 kurumdan 70'in üzerinde bilim insanı tarafından hazırlanan ve Avrupa Komisyonu adına Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) bünyesindeki Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yürütülen Küresel İklim Değişikliği Göstergeleri raporunun temel bulguları Earth System Science Data dergisinde yayımlandı.

Rapora göre, tüm iklim sistemi hızla ısınmaya devam ediyor.

İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliği nedeniyle küresel sıcaklık artışı 2025'te sanayi öncesi dönem olan 1850-1900 yılları ortalamasının 1,37 derece üzerine çıktı. Geçen yılki ısınma hızı kayıtlardaki en yüksek seviye oldu.

Küresel sıcaklık artışı 2016-2025 döneminde ise 1,26 derece olarak ölçüldü.

Hızlanan ısınmada sera gazı emisyonlarındaki sert yükseliş etkili oluyor. Büyük ölçüde fosil yakıtların yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonları 2024'te 56,8 milyar ton karbondioksit eş değeriyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Rapordaki bulgular ayrıca 2025'in kayıtlardaki en sıcak üçüncü yıl olduğunu teyit etti.

Bilim insanları giderek hızlanan ısınma nedeniyle küresel sıcaklık artışının yaklaşık 4 yıl içinde 1,5 dereceyi aşabileceğini öngörüyor.

İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında 2015'te imzalanan Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonunda 1,5 dereceyle sınırlandırılması veya 2 derecenin altında tutulması hedefleniyor ancak bulgular bu eşiğin aşılma riskinin arttığını ortaya koyuyor.

Küresel sıcaklık artışını sınırlandırmak için ülkelerin 2030'a kadar karbonsuzlaşma çabalarını büyük ölçüde artırması gerekiyor.

Son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamı insan faaliyetlerinden kaynaklandı
ECMWF bünyesindeki C3S İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, rapora ilişkin değerlendirmesinde, son 10 yıldaki ısınmanın neredeyse tamamının insan faaliyetlerinden kaynaklandığını belirterek, "Bunun geçim kaynakları ve ekosistemler üzerindeki etkileri halihazırda dünyanın dört bir yanında hissediliyor ve sıcaklıklar yükselmeye devam ettikçe bu etkiler hızlanacak." ifadesini kullandı.

İngiltere Meteoroloji Ofisi (Met Office) Bilim Uzmanı Matt Palmer da dünyadaki sera gazı salımının her zamankinden daha yüksek olduğuna işaret ederek, "Bu da daha fazla ısının atmosferde hapsolmasına ve dünyanın enerji dengesinin giderek daha fazla bozulmasına yol açıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kore Pusan Ulusal Üniversitesi İklim Bilimleri Araştırma Merkezi Profesörü June-Yi Lee, denizel sıcak hava dalgalarının giderek daha sık görüldüğünü dile getirdi.

Bu durumun okyanus yüzeyindeki süregelen ısınmayla tutarlı olduğunu kaydeden Lee, "Denizel sıcak hava dalgalarının yaşandığı gün sayısı, 1991 ve 2025 yılları arasında dünya genelinde üç katından fazla arttı. Bu olaylar deniz ekosistemlerine zarar verirken gıda üretimini, ekonomileri ve kıyı koruma sistemlerini de tehdit ediyor. Bu durum ayrıca okyanus-atmosfer karbon alışverişini, okyanusların asitlik ve oksijen seviyelerini bozuyor ve karalarda görülen aşırı hava olaylarını daha da şiddetlendirebiliyor." ifadelerini kullandı.

Hollanda Kraliyet Deniz Araştırmaları Enstitüsü Araştırma Lideri Aimee Slangen deniz seviyesindeki rekor artışa dikkati çekerek, şu bilgileri paylaştı:

"2025'te küresel deniz seviyesi, 1901'den beri toplam 23 santimetrelik yükselişle yeni bir rekora ulaştı. Bu yükseliş yılda yaklaşık 1,8 milimetrelik bir hızla gerçekleşiyor ve bu hız giderek artıyor. Bu küçük bir değişim gibi görünebilir, ancak bu düzeydeki bir yükseliş bile dünyanın birçok alçak kıyı bölgesinde kıyı taşkınlarını artırıyor, geçim kaynaklarına ve ekosistemlere zarar veriyor."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.