logo
07 KASIM 2026

Medeniyet insan olmaktır

İnsan olmakla, meslek sahibi ya da makam sahibi olmak meselesi genelde birbirine karıştırılır

07.11.2026 00:52:00
Haber Merkezi
 
Medeniyet insan olmaktır
Medeniyet insan olmaktır
İnsan olmakla, meslek sahibi ya da makam sahibi olmak meselesi genelde birbirine karıştırılır. Hâlbuki öyle değildir. İnsan olmanın gerekleri var. İnsanı insan yapacak bir takım hasletler var, vasıflar var, vazifeler var. Meslek sahibi olmanın da ayrı vazifeleri, ayrı sıfatları var.

Basit bir misalle konumuzu açalım. Mesela doktorluk bir meslektir. Hâkimlik bir meslektir. Hamallık bir meslektir. Çöpçülük bir meslektir. Çiftçilik bir meslektir. Öğretmenlik bir meslektir. Bunları çoğaltabilirsiniz.

Şimdi insan olmakla hâkim olmak ayrı şeylerdir. Günlük hayatta çok duyarız, "Sanatının ehli ama adam değil" ya da "İyi bir doktor ama adam değil" diye... Burada "adam değil" ifadesinden kastedilen, "ahlak-ı hamide sahibi değil"dir. Bizim ifade etmeye çalıştığımız "insan olmak"tan uzaktır.

Peki, ne olması lazım ki bu, insan olsun, adam olsun? Ne yok onda ki adam olmasın? Onda noksan olan nedir?







Halk arasında şöyle bir hikâye nakledilir: Adamın bir tanesi oğluna, "Oğlum! Senden, adam olmaz!" der dururmuş. O da babasına inatla, "Benden mi adam olmaz?" diyerek zamanın tedrisatını tamamlamış, bürokratik kademelerden geçmiş, neticede bir mülki amir, bir beldenin valisi olmuş.

İşbu ya, "Senden adam olmaz!" diyen babasını da huzuruna çağırtmış. "Baba bak! 'Senden adam olmaz!' derdin. Gördün mü ben vali oldum" demiş.

Bunun üzerine babası şu anlamlı karşılığı vermiş: "Oğlum! Ben sana 'vali olamazsın' demedim ki. 'Adam olamazsın' dedim. Adam olan babasını ayağına çağırır mı?" Bu, işin nüktesini en güzel anlatan örneklerden biridir.







Tekniği yakaladın ama ahlak nerede?

Birçok vesileyle şunu anlatmaya çalışıyoruz: Din, meslek sahibi yetiştirmez. Bizde bazı arkadaşlar, Batı dünyasının teknolojik ilerlemesine bakarak nerede ise dinini değiştirecekler. Sanki onları bu noktaya getiren dinleri imiş gibi...

Doğru, batılı, sanatında, teknolojisinde ileri gitti. Bir noktaya geldi ve bunu değerlendirdi. Diyorlar ki: "Bak! Hıristiyanlar ilerledi." Öyle değil o. Hıristiyan olduğu için ilerlemedi. Tabir-i caizse biz, ona, "tekniği yapamazsın" demedik. "Adam olamazsın" dedik.

Bunu anlamak için; tekniği elinde bulunduran Batı'nın İslam coğrafyasında estirdiği teröre bakmak yeterlidir. Gittikleri her coğrafyaya zulmü taşıyan bir zihniyetten medeni diye söz etmek imkânsızdır. Teknik yakalanmış ama ahlak yakalanamamış.







Medeniyet ahlaklı olmaktır

Medeniyet; adam olmaktır, insan olmaktır. Medeniyet hâli, insanın insan olması hâlidir. İnsanın insan olması, gerçekten insanları sevmesidir, yol yapması değil...

"Ben onları seviyorum." "Nasıl seviyorsun?" İspatı yok. İnsanlara haksızlık etmemek, zulmetmemek, iftira etmemek, koğuculuk-dedikodu yapmamak, hırsızlık yapmamak, insanlarla iyi geçinmektir medeniyet...

Eskiden, komşu tuz almaya gelir, şeker almaya gelir, gaz almaya gelirdi. Sen de verirdin, o da verirdi. Bu bir güzelliktir. Bir maneviyattır. Bir alış-veriştir.

Günümüz dünyasında ise kapı komşumuzu tanımaz hâle geldik. "Selamün aleyküm" diyorsun, sana böyle bakıyor. Değerlerimizden öyle koptuk ki. Herkes birbirine sui- zanla bakıyor.

İşte bu suizanın kalkmasıdır insanlık. Açın karnını doyurmaktır. Çıplağı giydirmektir. Kamunun yararına, menfaatine davranışlarda bulunmaktır. Her şeyin üstünde bütün bunları Allah için yapmaktır. Allah'ın rızasını gözeterek, "Allah, beni sevsin" diyerek yapmaktır. Ahiret hesabını önüne koymaktır.

Kısacası, bunun adı insanlıktır. Bu hasletlere sahip olan insan bir de mükemmel mânâda meslek sahibi kılarsanız; o, hem mükemmel insan olur, hem de mükemmel meslek sahibi olur.







Toplumun örnek insana ihtiyacı var

Bugün toplumun ihtiyacı örnek insan modelidir. Mesela kanaatimizi kaybettik. Niye? Bu model önümüzde yok da ondan. Beş alan da memnun değil, bin beş yüz alan da memnun değil, milyon alan da memnun değil, trilyon alan da memnun değil. Kimse memnun değil.

Sanki toplum ruhani bir açlık dönemine girmiş durumda. Niye? Örnek insan modelinden uzağa düştük. Artık örneklerimizi seçemiyoruz. Çocukluk yaşımızda bize yakınlarımız, "Filancı gibi ol! Filan ağabeyin gibi olacaksın! Filan amcan gibi olacaksın!" derlerdi.

Şimdi öyle mi? Ya böyle bir örneğe yönlendirme yok ya da yanlış örneklere yönlendirme var. İkisi de Türk toplumu için tehlikeli.

Öyleyse yapılacak şey çok net ve basittir. İslam'ın bize kazandırdığı, Resûlullah'ın (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt'in ortaya koyduğu ahlak-ı hamideyle fert fert donanmak zarureti vardır. Bu mânâda örnek olan insanlarla hemhâl olmak şarttır. İnşaallah bu gerçekleşir ve özümüze döneriz. Çünkü buna toplum olarak çok ihtiyacımız var." (Prof. Dr. Haydar Baş, İcmal Dergisi Nisan 2014)

Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi

Afyonkarahisar'da dün silahlı saldırı sonucu öldürülen 8 kişi bugün gözyaşları arasında toprağa verildi. Hayatını kaybedenlerden ikisi öğretmendi. 2 yaşında çocuk annesi olan öğretmen Hilal Mete Afyonkarahisar'da, diğer öğretmen Ayşe Sena Demir Antalya'da son yolculuklarına uğurlandı

06.11.2026 16:10:00
AA
 
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda yaşamını yitiren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete, son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesine bağlı Yukarıtandır köyündeki ortaokulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi  Öğretmeni olarak görev yapan Hilal Mete'nin Türk bayrağına sarılı cenazesi, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi morgundan alınarak kent merkezindeki Paşa Camisi'ne getirildi.

Tabutun yanına gelen Hilal Mete'nin eşi ve yakınları, gözyaşı döktü. Aile üyeleri, burada taziyeleri kabul etti.

Mete'nin cenazesi, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazını müteakip, Afyonkarahisar Bayraktepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze törenine, Mete'nin yakınları, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Vali Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Öte yandan Yukarıtandır Köyü Ortaokulu'nda bugün eğitime ara verildiği öğrenildi.

Hilal Mete'nin kuzeni Veysel Erbay, Hilal Mete'nin 2 yaşında çocuğunun olduğunu söyledi.

Erbay, katil zanlısının en ağır cezayla cezalandırılmasını istediklerini belirterek "Başka bir isteğimiz yok, devlet zaten yapması gereken her şeyi yapıyor" dedi.






Öğretmen Demir'in cenazesi Antalya'da toprağa verildi

Afyonkarahisar'da düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 8 kişiden biri olan öğretmen Ayşe Sena Demir'in cenazesi ise Antalya'da toprağa verildi.

Saldırıda yaşamını yitiren öğretmen Demir'in Türk bayrağına sarılı cenazesi Antalya'ya getirildi.

Demir için Muratpaşa Camisi'nde cuma namazının ardından cenaze töreni düzenlendi.

Törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Hüseyin Bekmez, öğretmenin babası Ahmet ve annesi Hayrünisa Demir, öğretmenler, yakınları ve vatandaşlar katıldı.

İl Müftüsü Aydın Yığman, törende yaptığı konuşmada, insanlığını, İslam'ını ve ahlakını kaybetmiş bir kişinin yaptığı zulme şahit olduklarını belirterek, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Cenaze namazının kılınmasının ve helallik alınmasının ardından Demir'in cenazesi, Aksu ilçesindeki Kurşunluğu Mezarlığı'nda defnedildi.






3 kişinin cenazesi Kırşehir'de defnedildi

Aynı saldırıda öldürülen 3 kişinin cenazesi de Kırşehir'de toprağa verildi.

Ahmet Uzel (57), Noman Toprak (56) ve Bekir Toprak'ın (50) cenazeleri, Afyonkarahisar'daki otopsi işlemlerinin ardından öğle saatlerinde Kırşehir'e getirildi.

Cenazeler için Medrese Mahallesi'ndeki Kümbetaltı Camisi'nde tören düzenlendi.

Burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından 3 kişinin naaşı, Kümbetaltı Mezarlığı'nda defnedildi.

Cenaze törenine, Toprak ve Uzel ailelerinin yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Kentte esnaf olan Uzel ve Toprak ailelerinin 20 yılı aşkın süredir biçerdöver alım satımı yaptıkları öğrenildi.

Yabanlılar Köyleri Derneği Başkanı İdris Durmuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, menfur bir saldırıda iki aileden 3 kişiyi kaybettiklerini söyledi.

Allah'tan rahmet dileyen Durmuş, "Kendileri şehrimizde tanınan, toplumda sevilen, ticaretle uğraşan insanlardı. Maalesef saldırıya kurban gittiler" dedi.






Hayatını kaybeden çiftin cenazesi de defnedildi

Afyonkarahisar'daki silahlı saldırıda hayatını kaybeden çift de son yolculuğuna uğurlandı.

Saldırıda yaşamını yitiren Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ve eşi Satı Aydoğmuş'un (69) cenazeleri, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

İhsaniye ilçesine bağlı Kıyır köyünde cuma vakti kılınan cenaze namazının ardından çiftin naaşı, köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenazeye çiftin yakınları ile Kaymakam Koray Yanıktepe, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Lütfullah Göktaş ve vatandaşlar katıldı.






İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı

Aynı silahlı saldırıda hayatını kaybeden İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesinde yaşamını yitirenlerden İsmail Şen'in cenazesi, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

Cenaze aracıyla İscehisar ilçesi Olukpınar köyüne getirilen Şen'in cenazesi, Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze törenine Şen'in yakınlarının yanı sıra İscehisar Kaymakamı Enis Akdağoğlu ve Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.






Olay

Afyonkarahisar'da dün düzenlenen silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin yaralanması üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmasıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edilmişti.

Ayazini köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır köyü mevkisinde de 3 kişinin silahla öldürüldüğü belirlenmişti.

Yukarıtandır köyünde ise yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Yaralı bulunan başka bir kişi de tedavi altına alınmıştı.

Olayda hayatını kaybedenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu öğrenilmişti.

Eskişehir'e kaçan şüpheli, Seyitgazi ilçesi kırsal Kırka Mahallesi'nde bir aracı gasbetmiş, vatandaşlar, şüphelinin ilçeye bağlı kırsal Taşlık Mahallesi'nde olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuştu.

Jandarma ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı kırsal Taşlık Mahallesi'nde çamura saplanmış şekilde bulmuştu. Araçta pompalı tüfek ile çok sayıda fişek ele geçirilmişti.
Şüpheli, dün Eskişehir'de güvenlik güçlerince yakalanmıştı.






Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı

Son dönemlerde ülkemizde kaygı verici bir hızla tırmanan şiddet sarmalı, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık, sosyo-ekonomik, psikolojik, kültürel ve hukuki dinamiklerin kesişiminden doğan yapısal bir krizdir

06.11.2026 14:15:00
Hasan Gündoğdu
 
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Sokakta, okulda, trafikte ve dijital mecralarda karşımıza çıkan bu kontrolsüz öfke, esasen toplumsal bağların ve kurumsal güvenin zayıfladığının en somut göstergesidir.

Toplumda derinleşen şiddet eğiliminin temel nedenleri ve bu kördüğümü çözecek bütüncül stratejiler şu şekildedir:






Şiddet eğiliminin temel nedenleri

Ekonomik Bunalım ve Gelecek Kaygısı: Enflasyon, geçim sıkıntısı ve gelir adaletsizliği bireyler üzerindeki kronik stres yükünü artırmaktadır. Ekonomik daralma, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlarda çaresizlik hissi yaratmakta, bu his ise tolerans eşiğini düşürerek en ufak bir kıvılcımda öfke patlamalarına yol açmaktadır.

Hukuki Cezasızlık Algısı ve Adalet Duygusunun Aşınması: Toplumda suç işleyenin hak ettiği cezayı almayacağına dair oluşan "cezasızlık algısı" en büyük tetikleyicilerden biridir. İnfaz yasalarındaki boşluklar, denetimli serbestlik uygulamalarının suistimali ve yargı süreçlerine duyulan güvenin zayıflaması, potansiyel suçluları cesaretlendirirken mağdurları savunmasız bırakmaktadır.

Dijital Deformasyon ve Şiddetin Normalleşmesi: Sosyal medya algoritmalarının linç kültürünü, nefreti ve agresif söylemleri öne çıkarması toplumsal empatiyi köreltmektedir. Özellikle kontrolsüz dijital oyunlar, mafya ve suç temalı popüler diziler, şiddeti bir "güç ve saygınlık kazanma aracı" olarak sunarak genç zihinlerde normalleştirmektedir.






Toplumsal Kutuplaşma ve Empati Kaybı: Siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik eksenlerde yaşanan keskin kutuplaşma, "biz ve onlar" ayrımını derinleştirmektedir. Kendisinden olmayanı düşmanlaştıran bu dil, diyalog zeminini yok etmekte ve farklılıklara karşı tahammülsüzlüğü körüklemektedir.

Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimsizlik: Yaşanan kolektif travmalar, stres ve gelecek kaygısı toplumsal ruh sağlığını bozmuştur. Buna karşın, nitelikli psikolojik destek ve psikiyatri hizmetlerine erişimin kısıtlı veya maliyetli olması, bireylerin öfke ve dürtü kontrol sorunlarıyla tek başlarına kalmalarına neden olmaktadır.






Yapısal ve bütüncül çözüm önerileri

Şiddeti azaltmak dönemsel operasyonlarla değil, devletin tüm kurumlarının ve sivil toplumun ortak iradesiyle hayata geçirilecek köklü reformlarla mümkündür.

Hukuki ve Cezai Reformlar (Caydırıcılık)

İnfaz Sisteminin Yeniden Yapılandırılması: Kamu düzenini bozan, kadına, çocuğa ve canlılara yönelik şiddet suçlarında "yatarı olmayan" cezalar tamamen kaldırılmalıdır. Suçluların denetimli serbestlik veya af benzeri düzenlemelerle kısa sürede sokağa dönmesi engellenmelidir.

Bireysel Silahlanmaya Sıkı Denetim: İnternet üzerinden ruhsatsız silah, pompalı tüfek ve kesici alet satışına yönelik cezai yaptırımlar en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Bireysel silah edinme şartları ağırlaştırılmalıdır.






Eğitim ve Dijital Alanın Regülasyonu (Önleyicilik)

Okullarda Öfke Kontrolü ve Medya Okuryazarlığı: Müfredata erken yaşlardan itibaren empati, akran zorbalığı ile mücadele, öfke yönetimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri entegre edilmelidir.

Medya İçeriklerinin Sıkı Denetimi: Geleneksel televizyon dizilerinde ve dijital platformlarda suç örgütlerini, mafyatik ilişkileri ve kadına yönelik şiddeti estetize eden yapımlara yönelik yaptırımlar ekonomik cezaların ötesine geçmeli, lisans iptallerine kadar uzanmalıdır.






Sosyal Destek ve Sağlık Politikaları (Rehabilitasyon)

Ücretsiz Ruh Sağlığı Merkezleri: Her mahallede veya aile sağlığı merkezlerinde halkın ücretsiz yararlanabileceği Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) yaygınlaştırılmalıdır. Psikolojik destek almak bir lüks olmaktan çıkarılmalıdır.

Suçluların Rehabilitasyonu: Cezaevleri sadece tecrit alanları değil, mahkumların öfke kontrolü ve psikolojik rehabilitasyondan geçerek topluma kazandırıldığı merkezler haline getirilmelidir. Rehabilitasyon sürecini tamamlamayanların tahliyesi zorlaştırılmalıdır.

Her şeyden önemlisi, ülkemizde doğru ekonomi politikalarıyla gelir adaletsizliği çözüme kavuşmalı, insanların ekonomik, siyasi, hukuki, toplumsal her sahada yeniden güven duygusunu kazanabilmesi sağlanmalıdır.

Apartman dairesi alev alev yandı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde 4 katlı apartmanın son katında çıkan yangın korku dolu anlara neden oldu. Alevlerin sardığı daire kullanılamaz hale gelirken, dumandan etkilenen anne ve 2 çocuğu hastaneye kaldırıldı

06.11.2026 11:54:00
İHA
 
Apartman dairesi alev alev yandı
Apartman dairesi alev alev yandı
Yangın, saat 09.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kurtuluş Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın 4'üncü katındaki dairede meydana geldi.






Edinilen bilgilere göre, dairede henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri ve dumanları gören vatandaşlar durumu İnegöl İtfaiyesine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen ekipler, alevlere müdahale ederek yangını yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu kontrol altına alıp söndürdü. Yangın sonucunda daire kullanılamaz hale geldi.

Yangın sırasında dumandan etkilenen anne İsra A. (28) ile çocukları Muhammed E. (5) ve Reyyan E. (4), olay yerine sevk edilen ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.








Polis ekipleri yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.

Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili

Hava durumu tahminlerinde ve haber bültenlerinde sıkça karşımıza çıkan yeşil, sarı, turuncu ve kırmızı renkler, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün "MeteoUyarı" sistemi kapsamında kullandığı, yaklaşan ekstrem hava olaylarının şiddetini ve yaratabileceği risk derecesini gösteren evrensel erken uyarı kodlarıdır

05.11.2026 14:08:00
Hasan Gündoğdu
 
Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili
Gökyüzünün alarm tonları: Meteorolojik renklerin gizli dili
Avrupa Meteoroloji Servisleri Ağı (EUMETNET MeteoAlarm) standartlarına uyumlu olarak geliştirilen bu sistem, teknik meteoroloji verilerini halkın ve acil durum ekiplerinin saniyeler içinde anlayabileceği bir "eylem rehberine" dönüştürür. Her renk, potansiyel tehlikenin boyutunu ve alınması gereken önlemleri simgeler.






Meteorolojik uyarı renklerinin detaylı anlamları, risk seviyeleri ve bu renkler görüldüğünde yapılması gerekenler şu şekildedir:

Sarı Kod: Potansiyel Tehlike (Dikkatli Olun)

Sarı kod, yaklaşmakta olan hava olayının olağan dışı olmadığını ancak potansiyel bir risk barındırdığını ifade eder. Türkiye'de en sık ilan edilen uyarı seviyesidir.

Anlamı: Hava durumu günlük yaşamı veya açık alan faaliyetlerini olumsuz etkileyebilecek niteliktedir. Şiddetli rüzgarlar, yoğun sis veya standart üzeri sağanak yağışlar bu kapsama girer.

Yaratabileceği Riskler: Görüş mesafesinde azalma, ulaşımda küçük aksamalar, hafif su baskınları veya çatılardan parça düşme riskleri oluşabilir.

Ne Yapılmalı? Günlük planlarınızı tamamen iptal etmeniz gerekmez ancak tedbirli olmalısınız. Dışarı çıkarken hava şartlarına uygun giyinmeli, trafikte takip mesafesini artırmalı ve güncel tahminleri takip etmelisiniz.






Turuncu Kod: Tehlike Durumu (Çok Tedbirli Olun)

Turuncu kod, havanın gerçek anlamda tehlikeli bir boyuta ulaştığını ve söz konusu meteorolojik olayın o bölgede sıklıkla görülmeyen bir şiddette olduğunu gösterir.

Anlamı: Hasar ve kayıpların oluşma ihtimali oldukça yüksektir. Çok kuvvetli fırtınalar, aşırı kar yağışları, yoğun sağanaklar veya dondurucu zirai don hadiselerinde bu koda geçilir.

Yaratabileceği Riskler: Sel ve ani su baskınları, ağaç devrilmeleri, çatı uçmaları, şehirler arası yolların kapanması ve altyapı (elektrik, su, internet) kesintileri muhtemeldir.

Ne Yapılmalı? Son derece dikkatli ve hazırlıklı olunmalıdır. Zorunlu olmayan seyahatler ve dış mekan aktiviteleri ertelenmelidir. Afet yönetim merkezlerinin (örneğin AFAD) ve yerel yönetimlerin anlık duyuruları yakından izlenmelidir.






Kırmızı Kod: Çok Tehlikeli Durum (Hayati Risk)

Kırmızı kod, sistemin en yüksek alarm seviyesidir ve hava durumunun "aşırı tehlikeli" veya "afet" boyutunda olduğunu ilan eder.

Anlamı: Son derece nadir görülen, çok kuvvetli ve yıkıcı bir meteorolojik hadise kapıdadır. Geniş alanları etkileyen tropikal fırtınalar, metrekareye ekstrem miktarda düşen yağışlar veya devasa kar fırtınaları kırmızı kodla duyurulur.

Yaratabileceği Riskler: Büyük çaplı can ve mal kayıpları riski mevcuttur. Hayatı doğrudan tehdit eden azgın seller, toprak kaymaları ve altyapının tamamen çökmesi gibi durumlar yaşanabilir.

Ne Yapılmalı? Tam bir alarm durumudur. Vatandaşların can güvenliğini korumak adına acil durum planlarını uygulaması gerekir. Mümkünse güvenli kapalı alanlarda kalınmalı, kesinlikle dışarı çıkılmamalı ve tahliye uyarıları varsa harfiyen uyulmalıdır.






Yeşil Kod Nedir?

Haritada hiçbir riskin bulunmadığı, havanın normal seyrinde ilerlediği bölgeler Yeşil Kod ile gösterilir. Bu renk, "Uyarı yapılmasını gerektiren herhangi bir meteorolojik hadise beklenmiyor" anlamına gelir ve güvenli koşulları simgeler.






Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı

Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine yönelik gerçekleştirilen ve şehit polis memurunun soyisminin verildiği "Şahan" operasyonunda 35 şüpheli yakalandı

05.11.2026 12:00:00
İHA
 
Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı
Kastamonu merkezli 3 ilde uyuşturucu tacirlerine "Şahan" operasyonu: 33 gözaltı
Edinilen bilgiye göre, Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince uyuşturucu madde kullanan ve satan şahıslara yönelik operasyon düğmesine basıldı. Operasyona, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevliyken, 1 Ağustos 2024 tarihinde bir şüphelinin silahlı saldırısı sonucu şehit düşen Polis Memuru Ahmet Şahan'ın soyadı verildi.






3 ilde gerçekleştirildi

Kastamonu il merkezindeki 28, Hanönü, İnebolu, Daday, Çankırı ve Samsun'da ise birer adres olmak üzere toplam 33 adrese eş zamanlı yapılan "Şahan" operasyonunda, 4 narkotik madde arama köpeği, 3 özel harekat timi ve 337 personel görev aldı. Operasyon öncesinde İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, görevli personellere başarı dileklerini iletti. Gerçekleştirilen operasyonda 35 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin üzerlerinde, ikametlerinde ve araçlarında yapılan aramalarda 254,73 gram metamfetamin, 250,84 gram bonzai, 127 adet sentetik ecza hapı, 5,74 gram kokain, 2,85 gram esrar, 3 adet hassas terazi, suçtan elde edildiği değerlendirilen 68 bin 600 lira nakit para, 49 adet uyuşturucu kullanımına yarayan aparat, bonzai emdirilmiş peçete, 1 ruhsatsız tabanca, 1 şarjör, 52 adet 7,65 milimetre çapında fişek, 2 ruhsatsız tüfek ve 62 tüfek kartuşu ele geçirildi.








Yakalanan 35 şüphelinin işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.






Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi

Amasya'da bir kafede çıkan yangında içeride bulunan 3 kişi dumandan etkilendi

05.11.2026 11:56:00
İHA
 
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Edinilen bilgiye göre, Sultan II. Bayezid Camii yanındaki bir kafeden dumanların yükseldiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi






Yangının çıktığı alana itfaiye ekibi müdahale etti. İçerideki çalışan olduğu öğrenilen 2 kişi ve bitişikteki işyerindeki 1 kişi dumandan etkilendi. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan çalışanların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.








Söndürülen yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.






Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı

Adana'da 14 katlı apartmanın istinat duvarının temelinde toprağın kayması sonucu boşluk oluşması nedeniyle korku yaşayan vatandaşlar, "Önlem alınması için illa birilerinin ölmesi mi gerekiyor" diyerek yetkililere çağrıda bulundu

05.11.2026 11:47:00
İHA
 
Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı
Adana'da 14 katlı apartmanın sakinlerini istinat duvarı korkusu sardı
Merkez Sarıçam ilçesi Gültepe Mahallesi'nde bulunan 14 katlı Ataş Apartmanı'nın çevresindeki istinat duvarının temelinde, toprağın kayması nedeniyle büyük ölçüde boşluk oluştu. Apartman sakinleri, yan tarafta bulunan inşaat çalışması sırasında Sarıçam Belediyesi'ne ait araçların bölgede kazı çalışması yaptığını, ardından etkili olan yağışlarla birlikte toprağın kayarak duvar temelinin altının boşaldığını öne sürdü.






Duvarın alt kısmındaki toprağın tamamen çekilmesiyle temelinin büyük ölçüde desteksiz kaldığı görüldü. Söz konusu durumun hem apartman sakinleri hem de duvarın hemen altından geçen vatandaşlar açısından tehlike oluştururken, duvarın dibinden vatandaşların yürümeye devam ettiği de görüldü.








"Önlem alınması için illa birilerinin ölmesi mi gerek"

Apartman sakinlerinden Recep Demirboğa, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, duvarın durumunun kötü olduğunu söyleyerek, "Her yağmur yağdığında daha da aşınıyor. Burayı oymuşlar ve göçmeye başlamış. Burada bulunan istinat duvarı yıkılmak üzere. Duvarın arkasında 14 katlı bina bulunuyor. Bu çok büyük bir tehlike. Belediye gelmiş ama çözüm yok. Buna çok acil çözüm bulunması gerekiyor. Duvarın altından yol geçiyor, çok tehlikeli. Önlem alınması için illaki birilerinin ölmesi mi gerekiyor' Böyle olmaz. Arabalar, yayalar ve burada yaşayan insanlar için çok büyük bir tehlike" dedi.








"Belediye bize geri dönüş yaptı fakat suçu bizde buldu"

Hakan Özbak ise istinat duvarının altında bulunan toprağın sel sonucu aktığını anlatarak, "Belediyeye başvurduk ve site avukatı aracılığıyla gerekli yerlere dava açtık. Belediye bize geri dönüş yaptı fakat suçu bizde buldu. Burada belediyenin araçları çalışma yaparak toprağı kazdılar. Fakat suçu bize attılar. Belediye bu duvarı bizim yaptırmamızı istedi. Burada çocuklar oynarken duvar yıkılsa ve birisine bir şey olsa hesabını kim verecek' Böyle bir durumda suç kime atılır bilmiyorum. Yetkilileri buraya davet ediyorum. Bir an önce burayı gelsinler ve görsünler. Bir an önce buranın yapılması lazım. Kendi imkanlarımızla istinat duvarının temelindeki açığı doldurduk. Önlemimizi almaya çalıştık ama nereye kadar" şeklinde konuştu.













Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı

Karaman'da yolcu minibüsü ile cipin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı

05.11.2026 11:45:00
İHA
 
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Karaman'da yolcu minibüsü ile cip çarpıştı: 4 yaralı
Kaza, Tabduk Emre Mahallesi Şehit Hakan Yılmaz Caddesi üzerinde bulunan üst geçidin altındaki kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, A.F. idaresindeki 70 M 0205 plakalı yolcu minibüsü ile A.G. yönetimindeki 70 ABP 578 plakalı cip kavşakta çarpıştı.






Çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkan minibüs savrularak kaldırıma çıktı. Kazada minibüs sürücüsü A.F. ile minibüste bulunan 2 yolcu ve cipteki 1 kişi olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. 






Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.






Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı

Sakarya'nın Adapazarı ilçesinde işçilerin konakladığı 64 yataklı konteynerde çıkan yangında yaralanan 12 kişiden 3'ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi

04.11.2026 13:59:00
İHA
 
Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı
Sakarya'da işçilerin kaldığı konteynerde yangın: 12 yaralı
Adapazarı ilçesi Korucuk Mahallesi'ndeki inşaat alanında dün akşam saat 19.27 sıralarında meydana gelen olayda, işçilerin konakladığı konteynerlerde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıkmış, Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekiplerinin 9 araç ve 21 personelle müdahale ettiği alevler kısa sürede söndürülmüştü.






64 yataklı konteynerin küle döndüğü yangının ardından yaralı sayısı da netleşti. Edinilen bilgilere göre, çıkan yangında 9'u hafif, 3'ü ağır olmak üzere toplam 12 kişi yaralandı. Olay yerinde sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla 






kaldırıldıkları hastanelerde tedavi altına alındı. Yaralıların tedavilerinin devam ediyor. Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.

Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor

Sivas'ta kaybolan 11 aylık Büşra bebeğin arama çalışmaları jandarma ve AFAD ekiplerince sürdürülürken aradan geçen 53 güne rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

02.11.2026 13:05:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta 10 Ekim 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine ekipler harekete geçmişti.






Olayla ilgili başlatılan soruşturma genişletilerek aile bireyleri gözaltına alınmış, verdikleri çelişkili ifadeler sonrası anne ve baba dahil toplam 6 kişi tutuklanmıştı. İhbarın ardından harekete geçen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile jandarma timleri, arazide Büşra bebeğe dair iz arama çalışmalarına başlamıştı.








Köyün çevresinde AFAD, UMKE, Jandarma ve diğer ekipler tarafından iz takip köpeği ve dron ile birlikte aralıksız sürdürülen çalışmalar, aradan geçen 53 güne rağmen sonuç vermedi. 






Kayıp Büşra bebeğe canlı veya ölü ulaşamayan ekipler çalışmalarını sürdürürken konuyla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.