Milletçe devletçe bu günlerde neyi kutluyoruz?Çanakkale zaferinin 93. Yıl dönümünü.Çanakkale cephesinde neler olduğunu binlerce belge, kitap ve canlı şahitlerin, bizzat gazilerin anlattıklarından öğreniyoruz.Ama bunlardan biri var ki, derli-toplu, herkesin ezberleye bileceği bir eser; Mehmet Akif'in "Şu boğaz harbi nedir var mı ki dünyada eşi?" diye başlayan eşsiz şiiri.Çanakkale cephesinde dersini alan, boğazı geçemeyen ve İstanbul'a ulaşamayan Haçlılar bilindiği gibi üç-beş sene sonra intikam hırsı ile güzel Anadolu'muza saldırmışlardır.Çanakkale cephesinden yaralı, gazi olarak dönen kahraman ecdadımız aynı haçlılara karşı cennet vatanın değişik köşelerinde Milli Mücadele vermişlerdir.Şimdi o illerimizin ve ilçelerimizin kurtuluş yıl dönümlerinde yapılan törenlerden, gözü dönmüş haçlıların dedelerimize yaptıkları vahşetlerin sergilenmesinden ve sahnelenmesinden bazıları rahatsız oluyor. Sivri dillerine ve kırılası kalemlerine dolayıp duruyorlar.Kurtuluş savaşı yıllarını bir an için unutalım ve Çanakkale cephesine gidelim, Mehmet Akif'e kulak verelim. Bakalım buna ne diyecekler?Akif fazla abartmış mı diyecekler?Haçlı sürüleri aynı haçlı sürüleri, yer yine bizim vatan topraklarımız ve karşılarında da yine Müslüman Türk milleti var.Doksan sene sonra, Ermeni'yi, Rum'u, Rus'u Yunan'ı, İngiliz'i Fransız'ı temize çıkarmaya çalışan, onların cinayetlerini yeni nesillere unutturmaya çalışan kalleş kalemler ne dersiniz?Bunlar da mı abartılı anlatımlar:"Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'yaKaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!"Yalan mı?"Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz."Yalan mı?"Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yerO ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller."Yalan mı?
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Sen yorulma diye… / 21.05.2026
- “Dur bakalım ne olacak” devri bitti / 20.05.2026
- Sen göremedin / 19.05.2026
- Ekmek kalmadı dedikodu verelim! / 18.05.2026
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- “Dur bakalım ne olacak” devri bitti / 20.05.2026
- Sen göremedin / 19.05.2026
- Ekmek kalmadı dedikodu verelim! / 18.05.2026
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026


























































