logo
11 HAZİRAN 2026

Melek İpek'e tahliye çıkmadı

Birleşmiş Milletler (BM), Myanmar'da askeri darbe karşıtı gösterilerde 1 Şubat'tan bu yana en az 138 kişinin öldüğünü açıkladı

15.03.2021 23:31:00
Melek İpek'e tahliye çıkmadı
Melek İpek'e tahliye çıkmadı
Geçtiğimiz 7 Ocak tarihinde Döşemealtı ilçesi Ilıca Mahallesi'ndeki iki katlı müstakil evde meydana gelen olayda, servis şoförlüğü yapan Ramazan İpek (36) ile 12 yıllık eşi Melek İpek (31) arasında tartışma çıktı. Ramazan İpek, ellerine kelepçe taktığı eşi Melek İpek'i saatlerce darp etti. Gördüğü şiddetten dolayı gözlerinde şişlik ve morluk oluşan Melek İpek, eşinin kendisini ve çocuklarını öldüreceği tehditlerine maruz kaldı. Ramazan İpek, sabah servis dönüşü geldiği evinde elleri kelepçeli olan Melek İpek'in av tüfeği ile beklediğini gördü. Yaşanan arbedede Melek İpek'in elindeki tüfek ateş aldı. İpek'in durumu bildirmesiyle eve gelen sağlık ekipleri Ramazan İpek'in hayatını kaybettiğini belirledi. Elleri kelepçeli ve çıplak şekilde bulunan Melek İpek'e de sağlık ekipleri müdahale etti. Melek İpek, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Melek İpek hakkında hazırlanan iddianamede "haksız tahrik" indirimi uygulanarak, sanığın 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Melek İpek, 66 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıktı.

Antalya Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya SEGBİS bağlantısı ile katılan Melek İpek'in savunmasının ardından duruşmaya ara verildi.



'Taziyesini kabul etmiyorum'

Duruşmanın devamında Ramazan İpek'in annesi Esma İpek, Melek İpek'in savunmasını kabul etmediğini belirterek, 'Ben olayı görmedim. Melek'in taziyesini kabul etmiyorum. Soy ismimi kullanmasını istemiyorum. Kendisini Allah'a havale ediyorum. Şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Ona yaptığım iyilikler gözüne dizine dursun. 8 yıl önce bir oğlumu kaybetmiştim, şimdi de Ramazan'ın acısını yaşıyorum' dedi.

Oğlunun kendisine Melek İpek'in iç çamaşırlarını göstermediğini anlatan Esma İpek, 'Bilmiyorum ben görmedim. Melek 6 Haziran 2017'de geldiğinde sırtındaki yaraları görmedim, krem de sürmedim' diye konuştu.



'Kızım demeyeyim'

İfade arasında Melek İpek'e 'Kızım' kelimesini kullanan Esma İpek, 'Kızım demeyeyim. Öküz öldü, ortaklık bitti derler ya misal. Ramazan'a küs kaldığımız doğrudur. Melek'e eğlenceli nişan yaptık. Nişanlılarken Ramazan, Melek'e tokat vurmuş, kötü söz söylemiş. Ramazan'ın babası bunu duydu ve kızdı. Bu nedenle düğüne gitmedik. Düğünü de karşı taraf yapmış. Oğlum kredi kullanmış. Sonra barıştık ama biz evlerine çok sık gitmezdik' dedi.



'Ne yaptılarsa bizden gizli yaptılar'

Ramazan İpek'in babası Murat İpek ise, 'Ben olayı görmedim. Şikayetçiyim. Karşılıklı olarak kavgalarını görmedim, duymadım. Bana şikayette bulunmazlardı. Hanımla görüşürlerdi. Karı koca bize pek ziyarete gelmezlerdi. Genelde ben giderdim. Ben gittiğimde anormal bir durum görmedim. Çocuklar anneciğim, babacığım diyerek sakin olurlardı. Bunlar ne yaptılarsa bizden gizli olarak yaptılar. Ben daha da fazla konuşmak istemiyorum. Suç işleyen cezasını çeksin. Bana gelip baba bizim halimiz şu deseydi onları çözerdim. Servise gidip, ekmeğinin peşinde giden eşe silah sıkılır mı hakim bey'' ifadelerini kullandı.

Müştekilerin ifadesi sonrasında duruşma tanıkların dinlenmesiyle devam etti. Tanık sıfatıyla ifade veren anne, baba, kardeşlerini gören Melek İpek gözyaşlarına boğuldu.



'Sizle tehdit ediyordu'

Babasının salona girmesiyle gözyaşlarına boğulan Melek İpek'in babası Menderes Çelik, 'Lisedeyken tanışmışlar. Evlendirmek istemedik ama kızım istedi. Düğünü ben yaptım, evlerini tuttum. Çalıştıkları şantiyede kızımı dövmüş, kızım ilaçla intihar etmeye çalışmış. Ben çobanım, köydeyken haberim oldu. Damat kızımı hastaneye götüren taksiciyi bile dövmüş. Kızım korkuyordu, ben de korkuyordum. Sürekli büyük silah ve bıçak taşıyan biriydi. Sürekli tehdit, sürekli tehdit. Kızım için hep sustum. Kızım 'İki çocuğum var baba' dedi. Kızımın yüzü gözü şiş geldiği oluyordu. Damadın babasını aradım, böyle olmaz dedim. Ama oralı olmadılar. Defalarca kızıma yalvardım, ayrıl bu şekilde olmaz diye uyardım. Ama kendisi 'Baba ben sakin sakin ayrılmayı düşünüyorum. İki çocuğum var, sizle tehdit ediyor' diye söylüyordu' dedi.



'Çocukları da dövüyormuş'

Melek İpek'in annesi Hatice Çelik, 'Bunlar lisedeyken tanıştılar anlaştılar. Melek'in dersleri çok iyiydi. Biz seviyoruz, evleneceğiz dediler. Biz vermek istemedik ama kızım ısrarcı oldu. Daha nişanda tartıştılar. Kızıma vazgeç dedim ama dinlemedi. Eşyalarını aldık, evini tuttuk, düğünlerini yaptık. Anlaşamamışlar, 2-3 ay sonra kızım ilaç içmiş, Ramazan bizi arayarak kızımın gebermek üzere olduğunu söyledi. Bizim oradan Karataş'a taşındılar. Orada kavga ediyorlarmış. Bana sürekli kavga ettiklerine dair şikayet geliyordu. Bir gün kızıma sordum 'Niye dövdü'' diye, gece bakkala gitmediği için dövdüğünü söyledi. Kızımı yine gördüm gözü mordu. Sordum kızıma, kafasını çarptığını söyledi. İnanmadım, 'Kızım olmuyorsa boşanın' dedim. Dünürler boşanmaya razı gelmedi. Ramazan bir şey demiyordu ama biz yokken kızımı tehdit ediyordu. Çocuklar bize geldiğinde eve gitmek istemiyordu. Çocukları da dövüyormuş' dedi.



'Ablamın yüzü ve gözünü mor gördüm'

Melek İpek'in kardeşi Göksel Çelik, "Bu olaydan 4-5 gün önce ailecek bize gelmişlerdi, yufka yapıyorlardı. Eniştemle konuşmuyordum. Başka bir şeyle ilgilenmek için evden çıktım. Dolandı geldi yanıma, yine üzerinde bıçak vardı. 'Sana bir şey soracağım, sen nişan attın, bu süreci psikolojik olarak nasıl atlattın' dedi. 'Benim diğer avrat tartışıp benden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenmiş, ben üzerimden bunu atamıyorum, nasıl atacağım, psikolojik destek aldın mı' diye bana sordu. Bende 'Bunu bana niye soruyorsun, git kime sorarsan sor' dedim, sonra yanımdan ayrıldı. Bir kere ablamın yüzünü mor gördüm, kapıya çarptığını söyledi. Bir kez de kendisiyle mangal yakarken kavga ettik. Melek ablam Nimet'e mesaj atmış, 'Göksel'i vurmaya geliyor' diye mesaj atmış. Bende bunun üzerine babamın arkadaşıyla oradan ayrıldım' diye konuştu.



'Melek kavga ettiklerini, dayak yediğini anlatırdı'

Melek İpek'in kardeşi Nimet Çelik, '2008 yılında Melek, Ramazan'la tanıştı. Ramazan'la tanıştıktan sonra dersleri kötüleşti. Israrla evlenmek istedi. Melek, evlenmeden önce Ramazan'ın kendisine tecavüz ettiğini söyledi. Ben kimseye söylemedim. Melek benim için kardeşten daha öteydi. Aynı oyunlar oynuyor, aynı yatakta yatıyorduk. Ben o tarihte liseye başlamıştım, ne yapacağımı bilmiyordum. Amcamlar, babamlar, köyü düşününce bu durumu yok saymaya karar verdim ve öyle devam ettim. Sonra isteme oldu, nişan yapıldı. Nişandan sonra Ramazan ailesi ile tartışarak bize geldi. 3-4 ay sonra ailem düğünlerini yaptı. Evde yatarken telefonlarım kayboldu. Kaybolduktan sonra ablam 'Nimet senin telefonlarını Ramazan aldı' dedi. Sen erkeklerle konuşmayacakmışsın, bu nedenle aldığını söylemiş, ablam bunu bana söyledi. Ramazan'la fazla konuşmazdım. Üniversiteye gittikten sonra boşanması gerektiği konusunda telkinlerde bulunuyordum. Melek'te kavga ettiklerini ve dayak yediğini anlatıyordu. Ramazan, 2012 yılında beni görüntülü arayarak ablamı dövdüğünü gösterdi. Melek'in yüzü mor şekilde, 'Bak bunların hepsi senin yüzünden oldu. Sen boşan demeye devam edersen onu öldüreceğim' dedi. Bundan sonra Ramazan'la görüşmedim ama ablamla görüşmeye devam ettim. Ablam bana yaşadıklarını anlatıyordu' ifadelerini kullandı.



'Yüzü gözü morluk içinde görmedim'

Ramazan İpek'in kız kardeşi Dudu İnce, 'Olaydan bir gün önce ağabeyimle yazıştık. Ne Melek, ne ağabeyim bana sıkıntılarıyla ilgili hiçbir şey anlatmadı. Benim yanımda asla tartışmaları olmadı. Melek'i yüzü gözü morluk içinde görmedim. Melek, zaman zaman tartıştıklarını beyan ederdi. Ağabeyimin Melek'i aldattığını biliyordum, bunu en başından beri Melek'te kendisi biliyordu. Artık kabullendi mi yoksa aşık olduğu için görmezden mi geldi bilmiyorum" dedi.



'Gece silah sesi duydum'

Komşu Turgut Yaraşçı, Ramazan'la arkadaşlıklarının olduğunu belirterek, 'Ailecek birbirimize gidip geliriz. Melek'in eve geldiğini duydum ama kendisini görmedim. Zil çaldı kapıya eşim baktı. Ramazan'ın silahı bizde mi değil mi diye onu sorduğunu söyledi. Bende 'Bizde silah ya da başka bir şey yok' dedim. Sabah silah sesi duymadım. Akşam 22.00, 22.40 sıralarında silah sesi duydum. Ramazan'la ava gittiğimiz oldu. Ramazan'ın bizim eve silah bırakma gibi bir alışkanlığı yoktu. Köpekleri korkutmak için silah sıktığını söylemişti. Ara ara tartışmaları oluyordu. Eşim Melek'i yüzünü mor şekilde gördüğünü söylemişti. Eşim Melek'le görüştüğünde ne olduğunu sordum ve şaşırmış şekildeydi. Akşam kavga etmişler boşanacaklarmış, Ramazan'ın işe gittiğini söyledi. Melek'in silah istemesi bize de garip geldi, Ramazan evde değil deyince çokta üzerinde durmadık. Eşim de Melek'in üzerinde bir polar gibi bir şey örtülü olduğunu ve çıplak şekilde olduğundan bahsetti. Eşim yüzünde morluk olduğunu söylediğini söyledi' dedi.



'Daha önce bize karışma demişti'

Melek İpek'in komşusu Semra Yaraşcı, akşam sadece tüfek sesi duyduğunu anlatarak, 'Nerden geldiğini bilmiyoruz. Saat 24.00 gibi ışıkları yanmıyordu. Biz evimize gittik yattık, komşu ziyaretinden geliyorduk. O gün akşam gürültü kavga duymadık. Sabah 07.15-07.30 gibi o aralarda Melek geldi. Ramazan'ın tüfeği sizde mi diye sordu. Bizde olmadığını söyledik. Bu konuşmayı pencereden yaptık. Daha sonra dayak yediğini görünce kapıyı açtım. Üzerinde polar battaniye vardı. Çocuklar da yanındaydı. Ne olduğunu sorduğumda kocasının boşanmak istediğini ve kendisinin de kabul ettiğini ve anlaşmalı şekilde boşanmalarını tavsiye ettim. Kaşı üzerinde kesik vardı. Ne yaptın bu kadar kavga edilir mi, bir şey olursa bize haber ver dedik. Kendisi 'Telefonumu kırdı' dedi. Ben kesik zannetmiştim ama alnındaki çizgi kan lekesiymiş. Yine bir şey olursa çocuklardan birini gönder biz yine gelelim dedim. Kocasını sorduğumda servise gittiğini söyleyince o yüzden biz de müdahale etmedik. Sorduğum sorulara kısa cevaplar verdi. Kelepçeli şekilde ellerini görmedim. Battaniye aşağı kadar sarkıktı. Bir çıplaklığını görmedim, hava da alacakaranlıktı. Boynundan aşağısı fermuarla kapalı gibi düzgün şekilde duruyordu, o yüzden dikkatimi çekmedi. Ağlamaklı değildi. Eli yüzü kanlı şekilde görmesine rağmen polise ya da ambulansa haber verilmedi, bu yönde bir talepte bulunmadı. Daha önce bize 'Kavga edersem bize müdahale etme, bize karışma' demişti. Bende bu yönde kendisine müdahil olmadım. Daha önce kavgalarına şahit olmadım. Melek'in gözünü mor şekilde bir kez gördüm. Daha önce o bölgeden silah sesleri geliyordu ama kimin attığını bilmiyorduk. Melek İpek'i bir kez elinde silahla tavukların yanında görmüştüm' dedi.

Mahkeme heyeti Melek İpek'in tutukluluk halinin devamına karar verdi. 2 Nisan tarihine ertelenen duruşmada Melek İpek'in çocukları ve diğer sanıklar dinlenecek. 

Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarına çok sert tepki göstererek, "Soykırımcı ve çocuk katili Netanyahu'nun ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir" dedi

10.06.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
 Hüseyin Baş'tan Netanyahu'ya sert tepki
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye'ye yönelik sarf ettiği sözleri sert bir dille eleştirdi.

Baş, Netanyahu'nun adalet ve vicdan gibi kavramlar üzerinden konuşmasını "dünya kamuoyunun aklıyla alay etmek" olarak nitelendirdi.

"Kendi sicili ağır suçlarla dolu"

BTP lideri Hüseyin Baş, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Soykırımcı ve çocuk katili İsrail Başbakanı Netanyahu'nun, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanına ahlak dersi vermeye kalkışması ibret verici bir pişkinliktir. Kendi sicili, ağır insan hakları ihlalleri, savaş suçları ve masum sivillere yönelik saldırılarla dolu bir kişinin adalet, vicdan ve ahlak üzerine konuşması, dünya kamuoyunun aklıyla alay etmektir."

Ankara-Tel Aviv hattında "ahlak dersi" gerilimi tırmanıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, uluslararası arenada ve sosyal medyada Türkiye ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan suçlamalarına Türkiye'deki siyasi partilerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

Türkiye, Gazze'deki askeri operasyonlar ve sivil ölümleri nedeniyle İsrail yönetimini uluslararası mahkemelerde savaş suçu işlemekle suçluyor. Ankara'nın sert yaptırım ve kınama mesajlarına, Netanyahu hükümeti "ahlak dersi almayacağız" savunmasıyla karşılık verdi. Muhalefet partileri de dahil olmak üzere Türkiye'deki siyasi liderler, dış politikada Netanyahu'nun haddi aşan beyanatlarına karşı ortak bir refleks gösteriyor.

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın bu çıkışı, İsrail'in Gazze ve Orta Doğu politikalarına karşı Türkiye'deki toplumsal ve siyasi mutabakatın bir parçası olarak değerlendirildi.


Irmak öğretmenin sır ölümünde soruşturma derinleşti

Ağrı'da evinde ölü bulunan 24 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan'ın şüpheli vefatıyla ilgili adli süreç genişletildi. Genç öğretmenin maruz kaldığı darp ve baskıyı anlattığı ses kaydı ile sümen altı edilen dilekçeleri sonrası okul müdürü gözaltına alınırken, kamu görevlileri hakkında da inceleme başlatıldı

10.06.2026 15:00:00
Haber Merkezi
Irmak öğretmenin sır ölümünde soruşturma derinleşti
Irmak öğretmenin sır ölümünde soruşturma derinleşti
Ağrı'nın Hamur ilçesine bağlı Soğanlıtepe İlkokulu'nda görev yapan anasınıfı öğretmeni Irmak Ayşe Koparan, 7 Haziran 2026 tarihinde il merkezindeki evinde asılı halde ölü bulundu. İlk bulguların intihar ihtimaline işaret ettiği olay, genç kadının ardında bıraktığı şikayet dilekçeleri ve ses kayıtlarının ortaya çıkmasıyla "şüpheli ölüm" kapsamında geniş çaplı bir cezai soruşturmaya dönüştü.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Koparan'ın daha önce defalarca şikayet ettiği Karakazan İlkokulu-Ortaokulu Müdürü Melahat İleri gözaltına alındı.

Tokat attı, darp raporu aldı, sürgün etti

Edinilen bilgilere göre olaylar silsilesi, İzmir nüfusuna kayıtlı Irmak Ayşe Koparan'ın elverişsiz yaşam koşulları ve ulaşım zorlukları nedeniyle geçici olarak Karakazan İlkokulu'nda görevlendirilmesiyle başladı. Koparan, bu okulda müdür Melahat İleri tarafından sistematik psikolojik tacize (mobbing) maruz bırakıldı.

İddialara göre okul servisinde yaşanan bir tartışma sırasında okul müdürü İleri, genç öğretmene hakaret ederek tokat attı. Skandalın ardından okul müdürünün asıl darp raporunu alan taraf olduğu, bunun üzerine başlatılan idari işlemle mağdur olan Irmak Ayşe Koparan'ın cezalandırılarak yeniden ilçenin en uzak noktalarından Soğanlıtepe İlkokulu'na gönderildiği öğrenildi.

9 dakikalık çığlık: "Sözleşmeli olduğum için ses çıkaramadım"

Koparan'ın ölümünün ardından sosyal medyada ve kamuoyunda infial yaratan 9 dakikalık bir ses kaydı ortaya çıktı. Parçalar halinde yayımlanan kayıtta Irmak öğretmenin hıçkırıklar içinde, "Müdür bana tokat attı. Sözleşmeli öğretmen olduğum için sesimi çıkaramadım, üzerime baskı kuruyorlar" diyerek maruz kaldığı şiddeti ve çaresizliği anlattığı duyuluyor.

Ayrıca genç öğretmenin, müdür hakkında resmi makamlara hakaret ve darp gerekçesiyle tutanak sunduğu, ancak bu idari başvuruların hiçbirinin işleme alınmadığı belirlendi.

Koparan'ın zorlu coğrafi şartlar, fahiş ulaşım masrafları ve can güvenliği riskleri nedeniyle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Kaymakamlığa yaptığı yer değişikliği taleplerinin de görmezden gelindiği belgelendi.

Soruşturma kamu görevlilerine uzanıyor

Ağrı Valiliği yaptığı açıklamada, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için adli sürecin titizlikle sürdüğünü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde müfettiş görevlendirildiğini duyurdu.

Başsavcılığın, genç öğretmenin dilekçelerini sümen altı eden ve görevini ihmal eden dönemin Kaymakamı, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve ilgili idari personel hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "ölüme sebebiyet verme" suçlarından soruşturmayı genişletmesi bekleniyor.

Eğitim sendikaları ve kadın hakları savunucuları da konuyu yakından takip ettiklerini belirterek "Irmak Öğretmen için Adalet" çağrısında bulundu. Genç öğretmenin kesin ölüm nedeni yapılacak otopsi raporunun ardından netleşecek olup, cenazesinin ailesinin yaşadığı İzmir'de toprağa verilmesi bekleniyor.

Bakan Yusuf Tekin'den açıklama
 
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
 
Ağrı'da, öğretmenlik yapan Irmak Ayşe Koparan'ın ölümüne ilişkin soru üzerine Tekin, olayla ilgili soruşturma açıldığını bildirdi.

Tekin, Koparan'ın ölümüyle ilgili mobbing ve şiddet iddialarının sorulması üzerine, şunları söyledi:
 
"Gazetelerin ve işin detayını bilmeyen insanların yaptığı yorumlara itibar etmeden hareket etmek lazım. Nihayetinde her bir sözümüzle bir temel hak ve hürriyeti ihlal ediyor, masum insanları lekeliyor olabiliriz. O yüzden Milli Eğitim Bakanlığı olarak temkinli konuşmayı tercih ediyoruz. Olayla ilgili hem adli makamlarla hem emniyet ile koordineli bir biçimde Teftiş Kurulumuz gerekli süreci başlattı. Bizim derdimiz, işimiz öğretmen arkadaşlarımızın hukukunu korumak, güvenli, sağlıklı, huzurlu ortamda çalışmasını sağlamak. Bunu temin edecek bütün tedbirleri alacağız. Orada da eğer öyle bir ihmali olan arkadaşımız varsa kim olursa olsun gözünün yaşına bakmadan gerekli işlem yapılacaktır."

Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek

Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak

10.06.2026 14:01:00
Haber Merkezi
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Dışişleri Bakanı Fidan, haftaya Rusya'ya gidecek
Nisan ayında Lavrov'u Antalya'da ağırlayan Fidan, Moskova'ya giderek Rus mevkidaşıyla bir kez daha durum değerlendirmesi yapacak.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın önümüzdeki hafta Moskova'yı ziyaret edeceği açıklandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Fidan'ın 15-17 Haziran tarihlerinde Moskova'yı ziyaret edeceğini bildirdi.

Zaharova, Fidan'ın Moskova'daki temasları sırasında Rus mevkidaşı Sergey Lavrov'la görüşeceğini kaydetti.

YKS giriş belgeleri erişime açıldı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı

10.06.2026 13:56:00 / Güncelleme: 10.06.2026 16:25:20
AA
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
YKS giriş belgeleri erişime açıldı
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığınca (ÖSYM), 20-21 Haziran'da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (2026-YKS) giriş belgeleri erişime açıldı.

ÖSYM'nin internet sitesindeki duyuruya göre, 20 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran'da uygulanacak 2026-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) ile 2026-YKS 3. Oturum Yabancı Dil Testi (YDT) adaylarının sınava girecekleri bina ve salonlara atanma işlemleri tamamlandı.

Adaylar, sınava girecekleri yer bilgisini gösteren sınava giriş belgesini ÖSYM'nin "ais.osym.gov.tr" adresinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleriyle edinebilecek.

İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na, "Saray kayyımı, bu vahim ifadeyi derhal oku!" çıkışı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, duruşmada çıplak armaya maruz kaldığını ve savcının çocuklarıyla tehdit ettiğini anlattı. CHP'nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Türker'in ifadelerine ilişkin olarak mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek; "Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve "arınma" ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan "saray kayyumu" da bu vahim ifadeleri derhal okusun!" dedi

10.06.2026 13:31:00 / Güncelleme: 10.06.2026 13:43:07
Haber Merkezi
İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na, "Saray kayyımı, bu vahim ifadeyi derhal oku!" çıkışı
İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu'na, "Saray kayyımı, bu vahim ifadeyi derhal oku!" çıkışı
İBB Davası'nda savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, "Vatan Emniyet'e girdiğimde ben buradan çıkamam diye düşündüm. Hatta ölüm düşüncesi de gelişti. Çok korkunç bir andı. Yani tam bir kabus gibiydi" dedi. Vatan'daki çıplak arama iddialarından bahseden Türker, "Eldiven giyen bir polis 'üstünü çıkar' dedi, çıkardım. Sonrasında gidip gidemeyeceğimi sorduğumda, altımı da indirip çamaşırımı da indirmemi söyledi. 'Cinsel organını aç' dedi, 'arkanı dön-eğil' dedi. (Kadın izleyicilere dönerek) Utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum" diye konuştu. Savcı iler arasında geçen diyaloğu anlatan Türker, "Savcıya ifade vermek için avukatımla görüşeceğimi söyledim. 'Senin çocukların reşit de değildi, değil mi?' dedi. 'Değil' dedim. 'Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını' dedi. Bir anneye böyle denir mi? Çocuklarımla tehdit ettiler" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, Türker'in yaşadıklarına tepki göstererek mahkeme kararıyla Genel Başkan olarak atanan Kılıçdaroğlu'na seslendi. "Saray kayyumu" ifadelerini kullanan İmamoğlu, şunları söyledi:

"Dün, adalet ve hukuk sistemi adına utanç verici bir gündü. Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker mahkemede, uğradığı şantajı, işkence ve taciz gibi zorbalıkları anlattı. Salondaki herkesin tüyleri diken diken oldu. Bu anlatımları ben de milletimizle paylaşmak istiyorum.

İBB kumpas davasının, 19 Mart darbesinin sahibi saraydaki zihniyetin nasıl metodlar kullandığını ibretle okuyacaksınız. Yargıyı yerle bir eden bu zihniyetin peşinden koşan ve "arınma" ifadesini dilinden düşürmeyen, pankartlar asan "saray kayyumu" da bu vahim ifadeleri derhal okusun!"

Esenyurt'ta Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı

İstanbul Esenyurt'ta bulunan Yapı Kredi Bankası şubesi, kimliği belirsiz kişilerce kurşunlandı. Polis ekipleri, zanlıların yakalanması için çalışma başlattı

10.06.2026 12:16:00
İHA
Esenyurt'ta Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı
Esenyurt'ta Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı
Edinilen bilgilere göre, Esenyurt Doğan Araslı Bulvarı'nda bulunan Yapı Kredi Bankası Şubesi'ne sabaha karşı gelen motosikletli şahıslar silahlı saldırı düzenledi. Sabah banka şubesini açan personel, camdaki kurşun izlerini görünce polise haber verdi.

Banka şubesi geçici olarak kapatılırken çevrede geniş güvenlik önlemleri alındı.

Banka şubesi ve çevredeki esnafın güvenlik kameralarını inceleyen polis, saldırganların yakalanması için çalışma başlattı.

Olay yeri inceleme ekipleri banka şubesinde delil topladı. Ekiplerin olay yerindeki çalışması sürüyor.

Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı

Antalya merkezli 27 ilde 84 şüpheliye yönelik düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda 79 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin banka hesaplarında yapılan incelemede, yıllık işlem hacminin 8 milyar lira olduğu tespit edildi

10.06.2026 07:00:00
İHA
Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı
Antalya merkezli 27 ilde eş zamanlı yasa dışı bahis operasyonu: 79 gözaltı
Serik Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda, Antalya İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya platformu üzerinden yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik inceleme başlatıldı.








Soruşturma kapsamında, 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin elde edilen dijital materyaller analiz edildi.








Analiz programları aracılığıyla para transferine aracılık ettiği değerlendirilen 84 şüphelinin banka hesaplarında yapılan incelemelerde, bir yıllık işlem hacminin yaklaşık 8 milyar lira olduğu belirlendi. Bu kapsamda Antalya merkezli 27 ilde 9 Haziran Salı saat 06.00'da 84 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda 79 şüpheli gözaltına alınırken, 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 64 cep telefonu, 65 SIM kart, 10 bilgisayar, 4 tablet, 2 USB bellek ve 1 hafıza kartı ele geçirildi.

BİK Analitik’te yeni dönem: Versiyon 2, Temmuz ayında devreye alınıyor

Basın İlan Kurumu tarafından internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiğinin ölçümlenmesi amacıyla geliştirilen BİK Analitik sistemi, dijital yayıncılık ekosisteminin değişen dinamikleri ve güncel ihtiyaçlar doğrultusunda güncelleniyor. Yeni versiyon, Temmuz ayı itibarıyla kademeli olarak uygulamaya alınacak

09.06.2026 17:23:00
Haber Merkezi
BİK Analitik’te yeni dönem: Versiyon 2, Temmuz ayında devreye alınıyor
BİK Analitik’te yeni dönem: Versiyon 2, Temmuz ayında devreye alınıyor
Basın İlan Kurumu görev alanındaki internet haber sitelerinin ziyaretçi trafiklerini ölçümleyen BİK Analitik sistemi; ziyaretçi davranışları, cihaz çeşitliliği ve erişim kanallarında yaşanan gelişmeler dikkate alınarak yeniden yapılandırıldı.

BİK Analitik Versiyon 2'de ölçümleme yöntemleri; yeni nesil cihaz ve uygulama mimarileri ile güncel izleme ve doğrulama ihtiyaçlarını kapsayacak şekilde revize edilirken, ziyaretçilerin haber okuma davranışlarını ve etkileşim düzeyini yansıtan parametreler ölçümleme kriterlerine dâhil edildi.

Yeni altyapının geliştirme ve test süreçleri, ölçümleme işleyişinde herhangi bir kesintiye yol açılmaması amacıyla mevcut sistemle eşgüdümlü şekilde yürütüldü. Bu kapsamda internet haber siteleri, eş zamanlı olarak Versiyon 2 altyapısı üzerinden de izlenerek sistemin işleyişi değerlendirildi.

Yeni versiyona ilişkin politika belgesi 6 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanacak. Geçiş süreci ise yayın kategorileri dikkate alınarak Temmuz ayı boyunca kademeli şekilde yürütülecek. Genel Kategoride yer alan internet haber sitelerinde Versiyon 2 ölçümleri 10 Temmuz'dan itibaren esas alınmaya başlanacak olup, diğer Kategorilerdeki geçişlerin ise ay sonuna kadar tamamlanması planlanıyor.

Teknik yönlendirmeler, uygulanacak işlemler ve geçiş takvimine ilişkin internet haber sitelerine ayrıca yazılı bildirim yapılacak.

Yağmur Ünal iddialara isyan etti

Ünlülere yönelik genişleyen soruşturmada adı geçen ve saç örneği testinin pozitif çıktığı öne sürülen yapımcı Yağmur Ünal, sessizliğini bozarak bir açıklama yaptı. Türkan Şoray'ın kızı Ünal, iddiaları kesin bir dille yalanladı

09.06.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
Yağmur Ünal iddialara isyan etti
Yağmur Ünal iddialara isyan etti
Magazin gündemini sarsan ünlülerin adli tıp test sonuçları tartışılmaya devam ederken, hakkında şok iddialar ortaya atılan yapımcı Yağmur Ünal'dan ilk resmi hamle geldi.

Adli Tıp Kurumu'nun analiz raporunda yasaklı madde kullandığı öne sürülen Ünal, magazin basınında yer alan haberlerin ardından sessizliğini bozarak avukatı aracılığıyla basın açıklaması yayınladı.

"Büyük bir yanlışlık olduğunu umuyorum"

Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray ile Cihan Ünal'ın kızı olan Yağmur Ünal, adının böyle bir soruşturmada pozitif sonuçlarla anılmasından derin üzüntü duyduğunu belirtti. Dosyadaki verilerle ilgili konuşan ünlü yapımcı, "Hakkımda ortaya atılan bu iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Büyük bir yanlışlık olduğunu umuyorum. Temiz olduğumdan eminim ve bu yanlışlığın düzeltilmesi için gereken her şeyi yapacağım," diyerek iddialara sert tepki gösterdi.

Hukuki süreç başlatıldı

Yağmur Ünal, test sonuçlarına itiraz etmek ve sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına vakit kaybetmeden hukuki süreç başlattığını duyurdu. Avukatlarının adli tıp raporunun detaylarını incelediğini ve numunelerin karışma ihtimali dahil tüm seçeneklerin masada olduğunu belirten Ünal, asılsız karalama kampanyası yürüten mecralara karşı da tazminat davaları açacağını vurguladı.

Mabel Matiz de sessizliğini bozdu

Soruşturma dosyasında adı geçen bir diğer popüler isim olan şarkıcı Mabel Matiz de hakkındaki pozitif test iddialarının ardından bir açıklama yaptı. Sanatçı, adli tıp raporuna yansıyan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve yasal haklarını sonuna kadar arayacağını belirterek suçlamaları reddetti.

Ege Üniversitesi'nde milyarlık yolsuzluk operasyonu

İzmir merkezli 6 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı şafak operasyonunda, Ege Üniversitesi'ni organize şekilde 3 milyar 100 milyon lira kamu zararına uğrattıkları iddia edilen, aralarında eski başhekim ve hastane genel sekreterinin de bulunduğu 44 şüpheli yakalandı

09.06.2026 13:50:00
Haber Merkezi
Ege Üniversitesi'nde milyarlık yolsuzluk operasyonu
Ege Üniversitesi'nde milyarlık yolsuzluk operasyonu
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından bu sabah cumhuriyet tarihinin en büyük kamusal yolsuzluk operasyonlarından birine imza atıldı. Sayıştay raporlarındaki usulsüzlük tespitleri üzerine başlatılan geniş çaplı soruşturma kapsamında, Ege Üniversitesi bünyesinde milyarlarca liralık kamu zararı oluştuğu belirlendi.

Şafak vakti 6 ilde eş zamanlı baskın

Mali polis ekipleri, aylarca süren teknik ve fiziki takibin ardından İzmir merkezli olmak üzere toplam 6 ilde belirlenen adreslere eş zamanlı şafak baskınları düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı verilen 45 şüpheliden 44'ü yakalanarak emniyete götürüldü. Firari olan 1 şüphelinin yakalanması için ise çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Sağlık kıskacında tanıdık isimler

Operasyonun hedefindeki isimler ise kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yolsuzluk ağı içerisinde yer aldıkları gerekçesiyle gözaltına alınanlar arasında; eski Ege Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Devrim B. ile eski Hastane Genel Sekreteri Muhterem A. gibi dönemin en üst düzey idari yöneticilerinin yer aldığı öğrenildi.

3.1 milyar TL kamu zararı ve ihale usulsüzlükleri

Operasyonun temelini 3 milyar 100 milyon liralık devasa bir kamu zararı oluşturuyor. Soruşturma dosyasında yer alan iddialara göre; Ege Üniversitesi Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü ile satın alma birimlerindeki bazı kamu görevlileri, medikal ve hizmet sektöründeki çeşitli firma yetkilileriyle organize şekilde hareket etti.

Kamu ihalelerinde, doğrudan temin süreçlerinde ve malzeme alımlarında fiyat oyunları ve usulsüzlükler yapılarak belirli firmalara haksız kazanç sağlandı.

Emniyetteki işlemler devam ediyor

Gözaltına alınan eski yöneticiler, kamu personelleri ve firma yetkililerinin İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki sorgu işlemleri devam ediyor. Şüphelilerin, ifadelerinin tamamlanmasının ardından "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "ihalede usulsüzlük", "kamu zararına nitelikli dolandırıcılık" ve "rüşvet" suçlamalarıyla adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor.

Soruşturmanın genişletilerek devam edeceği ve operasyonun diğer ayaklarına ilişkin yeni gözaltıların da yaşanabileceği belirtiliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.