logo
15 EKİM 2026

MEM'le oyun bozuluyor

03.04.2006 00:00:00
 
Bağımsız Türkiye Partisi MYK üyesi Av. Fahri Gürgenburan, yaptığı açıklamada, Milli Ekonomi Modeli'nin sadece Türkiye'yi değil, dünyayı kurtaracak bir model olduğu belirtti.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Av. Fahri Gürgenburan, yaptığı açıklamada, Bakü'de düzenlenen 2. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ne katılan dünya çapında 100'ü aşkın bilim adamının, bu modelin sadece Türkiye'yi değil, dünyayı kurtaracak evrensel bir model olduğu konusunda ittifak ettiklerini belirtti.

Kongre'ye katılan bilimadamlarının Prof. Dr. Haydar Baş'ı Nobel Ekonomi Ödülü'ne aday gösterdiklerini hatırlatan Gürgenburan, şunları söyledi: "Milli Ekonomi Modeli, kapitalist ve liberal küresel sömürgeci güçlerin oyununu bozdu. Onların beslemesi yerli papağanların ve kopyacı aydınların ezberlerini bozdu. Bu model sadece küresel oyuncuların işini bozmadı, aynı zamanda Türkiye'de milliyetçi, muhafazakar veya halkçı diye geçinip milletimizin maddi ve manevi değerlerini IMF'ye, ABD'ye, AB veya Vatikan'a pazarlayan politikacıların oyunu bozdu."

Sorumsuz basın!Milli Ekonomi Modeli'nin milletimizi yabancıların kucağına sürükleyen tüm denenmiş ve denenmekte olan politikaları iptal ettiğini beyan eden Gürgenburan, şunları kaydetti: "Ülkenin gidişi konusunda en yetkili ve etkili vatanperverler ne yapalım bir şey söylersek ekonomide istikrar bozulur düşüncesi ile hareket ediyorlar. Ekonomide istikrar denilen ise vurgun, batış, çöküşte süreklilik, sürekli borç, faiz, sürekli işsizlik, darlık, sürekli fakirlik, açlık, yoksulluk ve yolsuzluktur. Sonuç olarak bu duruma ses çıkarmayanlar bir gün bakacaklar ki ortada vatan, millet, devlet ekonomi ve kaynak kalmayacak.

Türklüğe küfreden ve hükümet tarafından yargılanmasına izin verilmeyen roman yazarını, Nobel aday diye manşetlere çeken müstemleke basını,  bir Türk bilim adamının Nobel'e aday gösterilmesine yer vermeyeceğini biliyorduk. İstanbul ve Bakü'de yapılan Uluslararası Milli Ekonomi Konferansına Rusya ve Türkî Cumhuriyetlerin televizyonları yer verirken, TRT'nin dahi kamu hizmeti verdiğini unutarak haber vermemesi de ilginçtir. Vatan savunmasında görevini layıkı ile sürdüren Eskişehir basınına bu vesile ile teşekkür ediyoruz."

 

İstanbul'u sağanak vurdu: Metrekareye 240 kilogramı aşan yağış düştü

İstanbul'da son yılların en büyük yağışı etkili oldu. Kentin birçok noktasında metrekareye düşen yağış miktarı 240 kilogramı aşarken, 1985 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yağış değerlerinden birine ulaşıldı

15.10.2026 00:30:00
İHA
 
İstanbul'u sağanak vurdu: Metrekareye 240 kilogramı aşan yağış düştü
İstanbul'u sağanak vurdu: Metrekareye 240 kilogramı aşan yağış düştü
İstanbul genelinde Salı sabahından itibaren etkisini artıran sağanak yağış, özellikle Boğaz çevresi ile Avrupa Yakası'nın kuzey ve orta kesimlerinde hayatı olumsuz etkiledi. Son ölçümlere göre Beykoz'da metrekareye 242 kilogram, Eyüpsultan'da 190.5 kilogram, Sarıyer'de ise 187.9 kilogram yağış düştü. Kentin genelinde yağış miktarının 100 ila 230 kilogram aralığına ulaştığı bildirildi.


8 bini aşkın personel sahada, ihbar yağdı



Afet dalgasına karşı harekete geçen İBB, kent genelinde 8 bin 392 personel, 2 bin 246 araç ve iş makinesiyle sahada teyakkuza geçti. Çalışmaları İBB Afet İşleri Dairesi Başkanlığı AKOM'dan koordine eden İBB Başkanvekili Nuri Aslan, ekiplerin su tahliyesi, rögar taşmaları, dere taşmaları, yol çökmeleri ve ağaç devrilmelerine anında müdahale ettiğini belirtti. Saat 23.30 itibarıyla İBB birimlerine toplam 6 bin 937 ihbar ulaştığı, bu ihbarların 5 bin 711'inin İSKİ'ye yapıldığı öğrenildi.
Yoğun yağış nedeniyle dışarıda kalan ve olumsuz hava şartlarından etkilenen vatandaşlar için İBB'ye ait tüm sosyal tesislerinde kalabilecek.


Metro ve metrobüs seferleri uzatıldı



Metro İstanbul bünyesindeki 10 metro hattı (M1A, M1B, M2, M3, M4, M5, M6, M7, M8, M9), 3 tramvay hattı (T1, T4, T5) ve 2 feniküler hattı (F1, F4) olmak üzere toplam 15 raylı sistem hattında seferler saat 02.00'ye kadar uzatıldı. Yoğunluğun ve mağduriyetin önlenmesi amacıyla metrobüs seferlerinin ise sabaha kadar kesintisiz devam edeceği bildirildi.


Perşembe sabahına kadar kritik uyarı



İstanbul Valiliği ve AFAD ile tam koordinasyon içinde yürütülen çalışmalarda riskli dere yatakları yakın takibe alındı. Yağışların Anadolu Yakası ve Boğaz çevresinde şiddetini sürdüreceği, perşembe sabahı saat 10.00'dan itibaren bazı bölgelere 50 ila 75 kilogram ilave yağış düşebileceği tahmin ediliyor. Rüzgarın hızının ise saatte 50 ila 80 kilometreye ulaşması bekleniyor.

Adana'da okulda bıçaklı saldırı

Adana'da ortaokula giden bir kız öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek arkadaşını evden getirdiği ekmek bıçağıyla yaraladı

14.10.2026 18:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Adana'da okulda bıçaklı saldırı
Olay, merkez Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi Aliye İzzet Begoviç Ortaokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, 6. sınıfa giden ismi öğrenilmeyen kız öğrenci ile aynı sınıfa giden ismi öğrenilemeyen kız arkadaşı arasında dedikodu tartışması çıktı.

Teneffüste arkadaşının yanına giden öğrenci, "Sen benim dedikodumu yaptın" diyerek evden çantasına koyup okula getirdiği ekmek bıçağıyla arkadaşını kolundan yaraladı. Diğer öğrencilerin durumu öğretmenlerine bildirmesi üzerine okula polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kolundan hafif yaralanan öğrenci, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı. Saldırgan öğrenci ise polis ekiplerince Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Olay nedeniyle okulda eğitim-öğretime 1 günlüğüne ara verildi.

Şarkıcı Alpay vefat etti

"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarıyla tanınan Türk pop ve romantik folk müziğinin usta isimlerinden, şarkıcı ve besteci Alpay, 91 yaşında vefat etti

14.10.2026 17:49:00 / Güncelleme: 14.10.2026 17:56:34
AA
 
Şarkıcı Alpay vefat etti
Şarkıcı Alpay vefat etti
"Eylülde Gel", "Fabrika Kızı" ve "Kara Tren" adlı eserleriyle hafızalarda yer edinen Alpay, 91 yaşında hayatını kaybetti.

Şarkıcı Bora Gencer, sosyal medya hesabından yaptığı "Alpay abime Allah'tan rahmet, sevenlerine ve ailesine sabırlar dilerim." paylaşımıyla sanatçının vefatını duyurdu.

Yarım asrı aşan sanat yaşamında romantik ezgileri, Türkçe aranjmanları ve kendine özgü yorumuyla Türk müziğinin önemli isimlerinden olan usta sanatçı, arkasında onlarca albüm ve unutulmaz eserler bıraktı.

Ahmet Alpay Nazikioğlu, 17 Temmuz 1935'te Ankara'da dünyaya geldi.

Babası TCDD'de bürokrat, annesi ise parti başkatibesi olarak görev yapan Alpay, ilk ve ortaöğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra Ankara Atatürk Lisesinden mezun oldu.

Gençlik yıllarında spora duyduğu merakla futbol dünyasına adım atan Alpay, Ankara Demirspor ve Gençlerbirliği kulüplerinde forma giydi.

Başarılı performansıyla Genç Milli Futbol Takımı'na kadar yükselen sanatçı, yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladı.

Hukuk eğitiminin ardından müzik tutkusunun peşinden giden Alpay, profesyonel müzik kariyerine 1960'lı yılların başında adım attı.



Unutulmaz ve özgün albümlere imza attı

Alpay, 1964'te kendi orkestrasını kurarak müzik çalışmalarını hızlandırdı. Kariyerinin ilk döneminde Fransız Chansonlarının ve İtalyan Napolitenlerinin Türkçe aranjmanlarını seslendiren sanatçı, İngilizce, İspanyolca, Fransızca ve İtalyanca eserleri de yorumladı.

Romantik folk, rock ve Anadolu pop türlerinde deneysel çalışmalara imza atan sanatçı, dönemin yenilikçi gruplarından Üç Hürel ile ortak projelere imza attı.

Fecri Ebcioğlu gibi dönemin önemli müzik adamlarıyla yakın dostluklar kuran Alpay, 1964'te yayımladığı "Girl in My Town"ın ardından "Kirpiklerini Ok Ok Eyle", "Cennet Yolu", "7 Dilde Alpay", "Güven Parkı" ve "Aşk"ın da aralarında olduğu 25'i aşkın albümle müzikseverlerle buluştu.

Toplumsal olaylara duyarsız kalmayan sanatçı, eserlerinde aşk, ayrılık ve insan hikayelerini odağına aldı.

Türk pop müziğinin gelişim sürecinde köprü rolü üstlenen Alpay, "Eylülde Gel", "Fabrika Kızı", "Kara Tren", "Gitme" ve "Ayrılık Rüzgarı" şarkılarını farklı kuşaklara sevdirdi.

Sanatçı, Antalya'da tedavi gördüğü hastanede hayata veda etti.

TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır

Türkiye, medya dünyasını sarsan şok bir operasyonla güne uyandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen mali soruşturma kapsamında Halk TV’nin İstanbul’daki merkez binasına şafak baskını düzenlendi. Şirket yönetimine TMSF kayyum olarak atanırken, kanalın canlı yayını kesilerek durduruldu. Soruşturma kapsamında aralarında kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu’nun da bulunduğu 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 11 şüpheli yakalandı

14.10.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır
TMSF kayyum atadı, suçlamalar ağır
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri, 14 Ekim 2026 sabahı saat 05.30 sıralarında, Halk TV'nin Zeytinburnu'nda bulunan merkez binasına operasyon başlattı.

Çevik kuvvet ekiplerinin bina çevresinde yoğun güvenlik önlemleri aldığı ve binayı abluka altına aldığı operasyonda, çalışanların içeri girmesine izin verilmedi. Polis aramalarının ardından, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) heyeti yönetimi devraldı ve kanalın canlı yayın akışı kesilerek bant yayınına geçildi.


Suçlamalar ağır: Rüşvet, ihaleye fesat ve kara para aklama


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamada, soruşturmanın odağında Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Cafer Mahiroğlu'nun şirketleri ve finansal hareketleri yer alıyor. Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından işlem yapıldığı bildirildi.

Soruşturma dosyasında, Mahiroğlu'nun belediye ihaleleri üzerinden 14,4 milyon liralık rüşvet ağı kurduğu, şirketlerinin 30 milyar lirayı aşan işlem hacmine sahip olduğu ve gelir-servet uyumsuzluğu bulunduğu iddia edildi. Ayrıca yurt dışı döviz transferleri ve İBB dosyası kapsamında aranma kaydı bulunduğu belirtildi. 17 kişilik listeden 11 şüpheli (Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı, Süleyman Özen) gözaltına alınırken, Mahiroğlu dahil 4 kişinin yurt dışında olduğu kaydedildi.

İngiltere'den tepki gösteren Mahiroğlu, kanalı geri alacaklarını ifade etti. Özgür Özel, DEM Parti, TİP ve TGS gibi siyasi ve mesleki örgütler ise operasyonu ve kayyum kararını kınayarak basın özgürlüğüne vurgu yaptı. Polis incelemelerinin ardından personel binaya kısmen alınmaya başlandı.

Ateş Serbest-2026 tatbikatı tamamlandı

Milli Savunma Bakanlığı, TSK'nın ateş gücünün sergilendiği "Ateş Serbest-2026" tatbikatının tamamlandığını bildirdi

 

14.10.2026 10:49:00
Anadolu Ajansı
 
Ateş Serbest-2026 tatbikatı tamamlandı
Ateş Serbest-2026 tatbikatı tamamlandı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ateş gücünün sergilendiği "Ateş Serbest-2026" tatbikatının tamamlandığını bildirdi.

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Ankara'nın Polatlı ilçesindeki General Nahit Şenoğlu Atış ve Tatbikat Bölgesi'nde düzenlenen "Ateş Serbest-2026" tatbikatı tamamlandı.

"Çelik irade, sarsılmaz disiplin, tam isabet. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin üstün ateş gücünü, yüksek koordinasyon kabiliyetini ve harekat etkinliğini ortaya koyduğu Ateş Serbest-2026 faaliyeti başarıyla tamamlandı." ifadelerinin kullanıldığı paylaşımda, tatbikata ilişkin görüntüler de yer aldı. 

Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı

Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı

14.10.2026 10:32:00
AA
 
 Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı
 Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı
Cafer Mahiroğlu'na yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 17 şüpheliden 11'i gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Başsavcılık koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, şüpheli Cafer Mahiroğlu hakkında "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından temin edilen veriler, gizli tanık beyanları, şüpheli ifadeleri ve dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği aktarıldı.

Bu kapsamda yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun İzmir Büyükşehir Belediyesi nezdindeki bağlantılarını kullanarak Bustech Araç Bakım Onarım Hizmetleri Anonim Şirketi'nin kurulmasını sağladığı kaydedilen açıklamada, Caferoğlu'nun şirketin yönetimini belirlediği kişilere devrettiği ve belediye ihaleleri kapsamında gerçekleştirilen işlemler üzerinden haksız menfaat temin edildiği yönünde bulgulara ulaşıldığı ifade edildi.

Açıklamada, dosya kapsamındaki beyan ve kayıtlar doğrultusunda, ihale süreçleriyle bağlantılı olarak 14 milyon 464 bin lira tutarında kayıtsız rüşvet ödemesi yapıldığı, ilgili şirket üzerinden alınan işlerde ihale bedellerinin üzerinde fahiş fiyatlarla ödemeler gerçekleştirildiği ve elde edilen gelirlerin şüpheliye ait veya şüphelinin ilişkili olduğu değerlendirilen şirketlere aktarıldığının tespit edildiği kaydedildi.

MASAK tarafından temin edilen veriler üzerinde yapılan incelemelerde, şüpheli Mahiroğlu'nun ortak veya yönetici sıfatıyla ilişkili olduğu şirketlerin toplam işlem hacminin 30 milyar 352 milyon 37 bin 389 lira 15 kuruş olduğu belirtilen açıklamada, şüphelinin şahsi banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde ise 459 ayrı işlemle toplam 1 milyar 62 milyon 260 bin 3 lira 28 kuruş para girişi, 564 ayrı işlemle toplam 1 milyar 118 milyon 591 bin 33 bin 88 kuruş para çıkışı gerçekleştiği belirlendiği bildirildi.

Ayrıca Mahiroğlu'nun yöneticisi olduğu şirketler üzerinden yurt dışına gerçekleştirilen para transferlerinin de incelemeye alındığı, ilgili finansal hareketlere ilişkin yüksek hacimli döviz bazlı işlemler tespit edildiği aktarılan açıklamada, Mahiroğlu'nun ve birinci derece yakınlarının şahsi banka hesapları ile ortaklık veya yöneticilik ilişkilerinin bulunduğu şirket hesaplarına yönelik incelemelerde, yüksek tutarlı uluslararası SWIFT para transferleri bulunduğu, malvarlığı edinimleri ile beyan edilen gelirler arasında uyumsuzluklar olduğunun anlaşıldığı ifade edildi.

Açıklamada, diğer taraftan Mahiroğlu hakkında İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yürütülen ayrı bir soruşturma kapsamında "ihaleye fesat karıştırma" suçundan aranma kaydının bulunduğu ve 10 Mart 2025'te yurt dışına çıkış yaptığına ilişkin tespitler de olduğu belirtildi.

Soruşturma kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, gerçekleştirilen eş zamanlı operasyon neticesinde 11 şüphelinin gözaltına alındığı bildirilen açıklamada, yapılan araştırmalarda şüphelilerden 4'ünün yurt dışında bulunduğu, 1'inin ceza infaz kurumunda olduğunun tespit edildiği, 1 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.

Açıklamada, şüpheli Mahiroğlu'nun ortağı, yöneticisi ya da ilişkili olduğu tespit edilen şirketlere Sulh Ceza Hakimliği kararıyla el konulduğu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyum olarak atanmasına karar verildiği aktarıldı.

Soruşturma kapsamında, şüpheliler Harika Akkaya, Hasan Özdemir, İbrahim Özdemir, Armağan Küçük, Mustafa Özdemir, Halit Akın, Ali Turan, Mediha Burumoğlu, Murat Koçak, Erkan Yağcı ve Süleyman Özen'in gözaltına alındığı öğrenildi.

Şüpheliler Cafer Mahiroğlu, Hakan Arıcan, Mehmet Necati Yağcı ve Sevim Kul'un yurt dışında olduğu bilgisine ulaşılan soruşturmada, şüpheli Doruk Bulut'un ise başka suçtan cezaevinde, şüpheli Fatih Yadoğlu'nun ise firari olduğu belirlendi.

ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?

Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi

13.10.2026 20:48:00
Haber Merkezi
 
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
ATATÜRK NEDEN ANKARA’YI SEÇTİ?
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, 13 Ekim 1923'te Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen kanunla başkent ilan edildi.

Cumhuriyet'in ilanından 16 gün önce alınan bu karar, yalnızca bir yönetim merkezinin değiştirilmesi değil, Millî Mücadele'nin merkezinde şekillenen yeni devletin yönünün belirlenmesiydi. Peki, Mustafa Kemal Atatürk neden İstanbul yerine Ankara'yı tercih etti? Bu tarihî karar nasıl alındı?

Ankara'nın başkent oluşunun bugün 103'üncü yıl dönümü. Millî Mücadele yıllarında Anadolu'nun ortasında bir direniş merkezi olarak öne çıkan kent, 13 Ekim 1923'te resmen Türkiye'nin başkenti oldu. Karar, Cumhuriyet'in ilanına giden sürecin en önemli adımlarından biri olarak tarihe geçti.

MİLLÎ MÜCADELE'NİN MERKEZİ ANKARA OLDU

Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye, 27 Aralık 1919'da Ankara'ya geldi. İstanbul'un işgal altındaki konumu ve Anadolu'daki bağımsızlık mücadelesinin yönetilmesi ihtiyacı, Ankara'yı öne çıkaran başlıca etkenler arasındaydı.

Anadolu'nun iç kesimlerinde bulunan Ankara, Batı Cephesi'ne ulaşım ve askerî gelişmelerin yönetimi bakımından stratejik bir konuma sahipti. Demir yolu bağlantısı da kentin önemini artırıyordu.

23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Ankara'da açılmasıyla kent, Millî Mücadele'nin siyasi ve idari merkezi hâline geldi. Kurtuluş Savaşı'nın sevk ve idaresine ilişkin önemli kararlar burada alındı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz'la zafere uzanan süreçte Ankara, yeni devletin yönetim merkezi olarak fiilen öne çıktı.

ATATÜRK NEDEN İSTANBUL'U DEĞİL ANKARA'YI SEÇTİ?



Ankara'nın başkent seçilmesinde coğrafi konumu, askerî güvenliği ve Millî Mücadele'de üstlendiği rol belirleyici oldu.

İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yüzyıllardır yönetim merkeziydi. Ancak işgal yıllarında Boğazlar üzerindeki konumu ve dış müdahalelere açıklığı, yeni devletin yönetim merkezinin Anadolu'da kurulması düşüncesini güçlendirdi.

Ankara ise Anadolu'nun iç kesimlerinde yer alıyor, Batı Cephesi'ndeki gelişmelerin yönetilmesine imkân sağlıyor ve Millî Mücadele'nin siyasi merkezini temsil ediyordu. Böylece başkent tercihi, eski imparatorluğun merkezinden bağımsızlık mücadelesinin yürütüldüğü Anadolu'ya yönelişin simgesi oldu.

Atatürk, Nutuk'ta başkent seçimini anlatırken coğrafi durum ve askerî stratejinin önemini özellikle vurguladı. Başkentin belirlenmesiyle ülke içinde ve dışında süren belirsizliklerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Bütün düşünceler, yeni Türkiye Devleti'nin başkentinin Anadolu'da ve Ankara kenti olması gerektiğinde toplanıyordu. Devletin başkentini bir an önce saptayarak iç ve dış kararsızlıklara son vermek çok gerekli idi.'

ANKARA'NIN BAŞKENT OLMASI TARTIŞILDI

Ankara'nın başkent olması konusunda herkes aynı görüşte değildi. İstanbul'un tarihî ve ekonomik konumu nedeniyle başkent olarak kalmasını savunanlar vardı. Ankara'nın iklimi, ulaşım imkânları, mevcut tesisleri ve gelişme kapasitesi de tartışma konusu yapılıyordu.

İzmit'te 16-17 Ocak 1923'te gazetecilerle yaptığı görüşmede Atatürk, Ankara'nın başkent olması fikrini gündeme getirdi. Başkentlik tartışmaları 1923 boyunca basında ve siyasi çevrelerde devam etti.

Lozan Barış Antlaşması'nın ardından Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda kabul görmesi ve işgal kuvvetlerinin İstanbul'dan çekilme sürecinin tamamlanmasıyla yeni devletin başkentinin hukuken belirlenmesi gündeme geldi.

9 EKİM'DE TEKLİF EDİLDİ, 13 EKİM'DE KABUL EDİLDİ

Ankara'nın başkent ilan edilmesine ilişkin kanun teklifi, dönemin Dışişleri Bakanı İsmet Paşa ve 14 milletvekili tarafından 9 Ekim 1923'te TBMM'ye sunuldu.

Teklif, 13 Ekim 1923'te Meclis'te kabul edildi. Kanunun tek maddesinde şu hüküm yer aldı:

"Türkiye Devleti'nin makarr-ı idaresi Ankara şehridir."

Bu ifadeyle Ankara, Türkiye devletinin resmî yönetim merkezi oldu. 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesine daha 16 gün vardı.

KÜÇÜK BİR ANADOLU KENTİNDEN CUMHURİYET'İN BAŞKENTİNE

Ankara, başkent seçildiği dönemde bugünkü görünümünden oldukça uzaktı. Kentin imkânları sınırlı, yapılaşması yetersizdi. Buna rağmen Millî Mücadele'nin karargâhı olması ve yeni devletin siyasi merkezini temsil etmesi, Ankara'yı diğer şehirlerden ayırdı.

20 Nisan 1924'te kabul edilen Anayasa'da da başkentin Ankara olduğu hükme bağlandı. Cumhuriyet döneminde kent, yeni yönetim kurumlarının kurulması ve şehir planlamasıyla giderek büyüdü.

13 Ekim 1923'te alınan karar, Ankara'nın yalnızca başkent olmasını değil, Millî Mücadele'nin merkezinde doğan yeni devletin yönetim anlayışının da simgeleşmesini sağladı. Ankara, 103 yıldır Türkiye'nin başkenti olmayı sürdürüyor.

10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi

13.10.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
 
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
10 tonluk uyuşturucu trafiğine yönelik soruşturma
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kriptolu haberleşme programları üzerinden ülkeler arasında uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen suç örgütlerine yönelik operasyon düzenlendi. Yurt içinde 35 kez, toplam 10 tonun üzerinde uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği tespit edilen örgütlerle bağlantılı 60 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı çalışma başlatıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, kriptolu haberleşme programları kullanarak uluslararası uyuşturucu madde ithalatı ve ihracatı yapan suç örgütlerinin faaliyetleri tespit edildi.

Soruşturma kapsamında incelenen yazışmalarda, örgütlerin çeşitli ülkelerden temin ettikleri uyuşturucu maddeleri zaman zaman Türkiye'ye, zaman zaman da başka ülkelere naklettikleri belirlendi. Örgütlerin bu faaliyetlerden yüksek miktarda yasa dışı gelir elde ettiği ve söz konusu gelirleri çeşitli yöntemlerle aklamaya çalıştığı değerlendirildi.
Örgütlerin yurt içinde ve yurt dışında farklı tarihlerde toplam 35 uyuşturucu sevkiyatı gerçekleştirdiği, sevkiyatlara konu uyuşturucuların toplam ağırlığının 10 tonu aştığı tespit edildi.

168 şüphelinin kimliği belirlendi



Yürütülen çalışmalar sonucunda eylemlere iştirak ettiği değerlendirilen 168 şüphelinin kimlik bilgileri tespit edildi. Şüphelilerden 29'unun başka suçlardan cezaevinde bulunduğu, 74'ünün yurt dışında olduğu, 5'inin hayatını kaybettiği, 60'ının ise Türkiye'de bulunduğu belirlendi.

Türkiye'de bulunan 60 şüphelinin yakalanması amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Yurt dışında bulunduğu tespit edilen şüpheliler hakkında ise kırmızı bülten çıkarılmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Mal varlıklarına el konuldu

Soruşturma kapsamında suç örgütü üyelerinin suçtan elde ettikleri gelirlerle edindikleri ve aklama işlemine tabi tuttukları değerlendirilen mal varlıkları da tespit edildi. Bu çerçevede 163 gerçek kişiye ait tüm banka hesapları ve kripto varlıklar ile toplam 556 taşınmaz, 155 motorlu taşıt ve 71 şirketin ortaklık payına el konuldu.
Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.İHA

Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi

Ankara merkezli 5 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve zimmet suçlamalarıyla aralarında belediye başkan yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır'ın da bulunduğu 25 şüpheli yakalandı

13.10.2026 11:38:00
Haber Merkezi
 
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Etimesgut Belediyesi'nde ikinci dalga depremi
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen yolsuzluk soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Etimesgut Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen kamu ihaleleri ile ruhsat işlemlerindeki usulsüzlük iddialarına yönelik ikinci dalga operasyon başlatıldı.

Sabah saatlerinde düzenlenen eş zamanlı baskınlarda, belediye yönetiminin tepe isimleri de dahil olmak üzere çok sayıda şüpheli emniyete götürüldü.


5 ilde eş zamanlı baskınlar düzenlendi


Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Ankara merkezli 5 ilde operasyon düzenlendi.

Belirlenen adreslere yapılan şafak baskınlarında, Etimesgut Belediye Başkan Yardımcıları Fikret Gözüoğlu ve Gültekin Bayındır ile birlikte belediye çalışanlarının da yer aldığı 25 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ev ve iş yerlerinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.


Soruşturmanın detayları ve ilk operasyon


İhale usulsüzlükleri, imar ve ruhsat süreçlerinde haksız kazanç iddialarına dayanan soruşturmanın; Sayıştay raporları, şüpheli ifadeleri, MASAK ve HTS analizleri ile CİMER başvuruları gibi delillerin incelenmesiyle derinleştirildiği belirtildi. Şüphelilere örgüt kurma, zimmet, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlamalar yöneltiliyor.

30 Temmuz 2026'daki ilk dalga operasyonda dönemin belediye başkanı Erdal Beşikcioğlu dahil 40 kişi tutuklanmıştı. Emniyetteki işlemleri süren 25 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

7.6 milyar TL'lik servet çökertildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, kriptolu programlarla küresel uyuşturucu trafiğini yöneten uluslararası şebeke çökertildi. 2 bin polisin katıldığı baskınlarda 42 şüpheli yakalanırken; lüks araçlar, şirket payları ve yüzlerce taşınmazdan oluşan tam 7 milyar 657 milyon TL değerindeki devasa suç gelirine el konuldu

13.10.2026 10:36:00
Haber Merkezi
 
7.6 milyar TL'lik servet çökertildi
7.6 milyar TL'lik servet çökertildi
Türkiye, güne son yılların en büyük ve en kapsamlı nakit-finans odaklı narkotik operasyonlarından biriyle uyandı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, uluslararası düzeyde faaliyet gösteren, ülkeler arası uyuşturucu madde imalatı, sevkiyatı ve dağıtımını organize eden dev bir suç şebekesi deşifre edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, şafak vakti 13 ilde eş zamanlı düğmeye basıldı.


10 tonu aşan uyuşturucu trafiği


İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube müdürlüklerinin aylar süren titiz takibi, uluslararası bir suç ağını ortaya çıkardı. Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Interpol-Europol Daire Başkanlığı'nın da dahil olduğu çalışmalarda, örgüt yöneticilerinin kimyasal maddelerin temininden uluslararası lojistik ve sevkiyat süreçlerine kadar her adımı bizzat yönettikleri belirlendi.

Zehir tacirlerinin deşifre olmamak amacıyla kendi aralarında özel kriptolu haberleşme programları kullandığı tespit edildi. Siber ve teknik ekiplerin şifreli veri trafiklerini çözmesiyle, şebekenin yurt içi ve yurt dışındaki farklı tarihlerde gerçekleştirdiği 35 ayrı uyuşturucu sevkiyatının haritası çıkarıldı. Eroin, esrar ve kokain ticaretini kapsayan bu devasa ağın, toplamda 10 ton 100 kilogram uyuşturucu madde ile doğrudan bağlantılı olduğu kanıtlandı.


13 ilde 2 bin personelle şafak baskını


Toplanan delillerin ardından operasyon için harekete geçildi. İstanbul merkezli olmak üzere Antalya, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Hakkari, Hatay, Kayseri, Kocaeli, Mersin, Sakarya, Samsun ve Van illerinde belirlenen onlarca adrese 2 bin emniyet personelinin katılımıyla eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Helikopterler ve narkotik dedektör köpeklerinin de destek verdiği operasyonlarda, örgüt kadrosunda yer alan 42 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

Soruşturma dosyasında adı geçen ve yurt dışında olduğu belirlenen diğer şebeke üyeleri hakkında ise kırmızı bülten çıkarılması için işlemler başlatıldı.


Zehrin saltanatına 7.6 milyar TL'lik kilit


Operasyonun en dikkat çekici boyutu ise suç gelirleriyle mücadele ayağında yaşandı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) mühendisleri ve uzmanlarının derinlemesine yaptığı incelemeler sonucunda, uyuşturucu ticaretinden elde edilen paraların nasıl aklandığı tek tek haritalandırıldı.

Suçtan elde edildiği kesinleşen ve güncel piyasa değeri tam 7 milyar 657 milyon TL olan devasa bir mal varlığı ağına mahkeme kararıyla el konuldu. El konulan varlıkların dökümü örgütün finansal gücünü gözler önüne serdi:

• 163 gerçek kişiye ait tüm banka hesapları ve kripto varlık cüzdanları

• 556 adet lüks taşınmaz (konut, arsa, villa)

• 155 adet motorlu taşıt (lüks otomobiller ve lojistik araçlar)

• 71 farklı şirketteki ortaklık payları


Bakanlıktan net mesaj: "Suçtan saltanat kurdurmayız"


Operasyonun ardından sosyal medya hesabından kararlılık mesajı yayınlayan İçişleri Bakanı, zehir tacirlerine gözdağı verdi. Kirli paranın arkasına saklananların dokunulmaz olmadığını vurgulayan Bakan, şu ifadeleri kullandı:

Bakan, uyuşturucu ticaretinden elde edilen kirli parayla kendilerini dokunulmaz zannedenlerin hesap vermekten kurtulamayacağını belirterek, suçun ve finansal kaynağın kökünü kurutacaklarını vurguladı. Bakanlığın açıklamasının tam metnine ilgili kaynaklardan ulaşabilirsiniz.

Gözaltına alınan 42 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü ve mali incelemelerin derinleştirilerek devam ettiği bildirildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.