logo
19 EKİM 2026

Milli Devlet’te madencilik -3-

Bugün küresel güçler, gelişmekte olan veya geri kalmış ülkelerdeki maden araştırmalarının önünü kesmeye çalışarak, yeraltı kaynaklarının açığa çıkmasını engellemek istemektedirler

19.10.2026 00:36:00
Haber Merkezi
 
Milli Devlet’te madencilik -3-
Milli Devlet’te madencilik -3-
Bugün küresel güçler, gelişmekte olan veya geri kalmış ülkelerdeki maden araştırmalarının önünü kesmeye çalışarak, yeraltı kaynaklarının açığa çıkmasını engellemek istemektedirler.

Madenleri, kendi menfaatleri doğrultusunda kullanabilecekleri ortamlar oluştuğunda ise, daha önce olmadığı söylenen kaynaklar bir anda bu güçlerin kullanımına açılmaktadır.

Dünya nüfusunun %14.6'sını oluşturan başta ABD ve AB olmak üzere gelişmiş kabul edilen ülkeler, alüminyum, bakır, kurşun ve çelik üretiminin %48.8 ila %61.5 arasında değişen oranlarda dışa bağımlıdırlar. 

Bu bağımlılığın neticesinde kendi sanayilerinde kullanılmak üzere dünyanın madence zengin ama gelir olarak fakir bırakılmış ülkeleri, global maden firmaları tarafından talan edilerek; kaynaklar, gelişmiş kabul edilen ülkelere aktarılmaktadır.

Maalesef durum ülkemiz içinde farklı değildir. Son yıllarda çıkartılan yasalar ile Global maden firmalarının deyimi ile "İncil'deki altın ülke" talan alanı haline getirilmiştir.

Yapılan araştırmalar neticesinde Türkiye, altın madeni bakımından zengin bir ülke olarak görülmektedir.  Ancak 80'li yıllar maalesef bazı profesörlerin "Türkiye'de altın yok" şeklinde açıklamalarına şahit olduğumuz yıllar oldu.  Yıllar sonra ülkemizin çok ciddi bir altın rezervine sahip olduğu anlaşılmıştır.

Ne hazin bir tecellidir ki; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, yeraltı kaynaklarımızın devlet eliyle çıkarılması ve değerlendirilmesi amacıyla Ekonomi Bakanlığı'na bağlı "Altın Arama ve İşletme İdaresi" kurumunu 1933 yılında kurmasına rağmen Cumhuriyet tarihimizin ilk altın madeni 2001 yılında İzmir-Bergama ilçesinde faaliyete geçmiştir.







Zengin maden kaynakları sayesinde, uygarlıklar tarihinde her zaman madenciliğin beşiği ve öncüsü olan Anadolu topraklarında dünyanın ilk altın parasının M.Ö. 700 yıllarında Salihli-Sart yöresinde hüküm süren Lidyalılar tarafından basılmasına rağmen ve altından yapılmış süs eşyalarının M.Ö. 5000 yıllarında kullanılmaya başlanmasına rağmen ve Osmanlılar dönemi boyunca işletilen altın ve gümüş madenlerinin hazine için zenginlik kaynağı olmasına rağmen  2001 yılına kadar ülkemizde herhangi bir altın madeninin devreye koyulmamış olması ve o tarihten sonra altın madeni ruhsatı alan firmaların büyük çoğunluğu yabancı global firmalar ya da onların yerli ortakları olması son derece manidardır.

Ülkemizde ilk altın madeni Eurogold firması tarafından işletilmektedir.  Eurogold firması, 1954 yılında çıkan 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu ile 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ve bu Kanunlara ilişkin Kararname ve Tebliğler çerçevesinde HDTM Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'nün İzinleri ile 29 Ağustos 1989 tarihinde ülkemizde kurulmuştur.   2001 yılında 1,4 ton olan altın üretimi, 2015 yılında 27,9 tona yükselmiştir. 2016 yılı raporlarına göre; 2015 yılında ülkemizde 9 projede 27,9 ton altın üretimi gerçekleştirilmiştir.  Ülkemizde 2017 itibariyle 1000'in üzerinden altın arama ruhsatı verilmiştir.

Petrol konusuna gelince; Shell firmasında genel müdürlük yapmış olan Antony Robinson'un dediği gibi, "Tüm Amerikan petrol şirketleri bilir ki, yapılan araştırmalar Türkiye'nin bir petrol denizi üzerinde olduğunu gösteriyor." Türkiye'de bu petrol yataklarının varlığı bilinmesine rağmen petrol aramak için ayrılan bütçenin çok az olması, bu kaynakların ortaya çıkmasını istemeyen küresel güçlerin etkinliğindendir.

Mobil firması, ülkemizde petrol üretiminin en çok gerçekleştirildiği Batman ilinde yer alan Şelmo petrol sahasındaki petrol üretim faaliyetlerini 1993 yılında "Daha fazla üretmek isterdik ama daha fazla petrol yok" diyerek dururken, tam 17 yıl sonra Amerikalı TransAtlantic firmasının Şelmo sahasında günlük 1700 varilin üzerinde petrol üretimine başlamış ve bölgede 800 milyon varilden fazla petrol olduğunu açıklamıştır.







Cumhuriyet döneminde petrol sektörü ile ilgili olarak yapılan ilk yasal düzenleme 1926 yılında çıkarılan ve ülke sınırları içinde bütün petrol arama ve işletme haklarını hükümete veren 792 sayılı Kanun'dur. 

"Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlık ile mümkündür" diyerek, Osmanlı'nın aksine milli bir madencilik politikası izleyen Atatürk, bütün petrol arama ve işletme haklarını bu kanun ile hükümete vermiş, yerli-yabancı özel teşebbüslerin ülkemizde petrol arama ve üretim faaliyetlerini yasaklamıştır.

Petrol arama ve işletmesine çok önem veren Atatürk, yeraltı kaynaklarımızın devlet eliyle çıkarılması ve değerlendirilmesi amacıyla, 1933 yılında Ekonomi Bakanlığı'na bağlı "Petrol Arama ve İşletme" kurumunu kurmuştur.
Pek mütevazı bir bütçenin imkânları içerisinde faaliyetlerini sürdüren MTA, ekonomik ve ticari anlamda ilk petrolü 1940 senesinde Raman'da bulmuş ve bu bölgede günümüze kadar aralıksız petrol üretimi gerçekleştirmiştir. 

7 Mart 1954 tarihinde 6326 sayılı yeni "Petrol Yasası" çıkarılmış, böylece izlenen petrol politikasında yeni bir dönem başlamış ve bu yasa ile aramaların yerli ve yabancı özel girişim eliyle yapılmasının önü açılmıştır.  Kanunun çıkmasından sadece 2 ay sonra tam 7 adet yabancı petrol firması ülkemize giriş yapmıştır.

California Asiatic Oil ve Texaco Overseas Petroleum, petrol yasasının çıkarılmasından tam 2 ay sonra 11.05.1954 tarihinde petrol aramak amacıyla ülkemize gelmiş ve sadece 4 yıl sonra kazılan Kahta-1 Kuyusunda Adıyaman Bölgesindeki ilk petrol keşfini gerçekleştirmiştir. TPAO ise, bugün en çok petrol üretimi yaptığı ikinci yer olan Adıyaman Bölgesindeki petrol keşfini 1971 yılında gerçekleştirmiştir.







Diyarbakır'da ise durum çok vahim. Diyarbakır ilinde yabancı sermayeli petrol hakkı sahibi 9 adet şirket faaliyet göstermektedir.  Bu dokuz firmadan biri olan ve 2014 yılı vergi rekortmenleri listesinde 40'ıncı sırada yer alan  Anglo-Fransız petrol şirketi Perenco, Diyarbakır'da günlük ortalama 8500 varil petrol çıkarırken ülkemizin yegâne milli petrol şirketi olan TP, bu bölgede herhangi bir üretim gerçekleştirmemektedir.

Adana Bulgurdağı'nda da durum maalesef aynıdır. Mobil, 1960 senesinde Adana Bulgurdağı'nda iyi kaliteli petrol bulmuştur.  Amerikalı Aladdin Middle East, Adana bölgesinde Bulgurdağ petrol sahası işletmesini 1994 yılında Mobil'den devralmış  ve hala üretime devam etmektedir. Ancak TPAO'nun bu bölgede herhangi bir petrol arama faaliyeti bulunmamaktadır.

Türkiye'nin en kaliteli petrolünün üretildiği Siirt'te de TPAO'nun herhangi bir faaliyeti bulunmamaktadır. Amerikalı Aladdin Middle East firması, Siirt'in Eruh ilçesinde petrolü ilk defa 2013 senesinde keşfetmiştir.  Firma, sahip olduğu 497 km² alan kaplayan petrol arama ruhsatı ile yüz ölçümü 1363 km² olan Eruh ilçesinin neredeyse yarısını kapatmış durumdadır. Aramalarına devam eden firma, 2017 senesinde yeni üretim kuyuları keşfetmiştir.  Firmanın bu bölgedeki petrol üretimi günlük ortalama 1000 varildir. 

Dünya üretilebilir petrol ve doğal gaz rezervlerinin yaklaşık %72'lik bölümü, ülkemizin yakın coğrafyasında yer almaktadır.  Bir ucu Suudi Arabistan'da bir ucu Mardin'de 4 bin metre derinlikte 300 trilyon varillik bir petrol denizi olduğu belgelerle ortaya konmuştur. Yani Türkiye uçsuz bucaksız bir petrol denizi üzerindedir.
Oysa ki, ülkemizde maalesef yeteri sayıda ve derinlikte arama sondaj kuyuları açılmamıştır. 2007-2016 yılları arasında ortalama yıllık 82 adet arama kuyusu açılmıştır.   Cumhuriyet tarihimiz boyunca ise sadece 4.776 adet kuyu açılmıştır.  







Sadece Teksas'da yıllık ortalama 20.000 arama kuyusunun açılıyor olması, ülkemizin petrol arama konusuna çok fazla önem vermediği ve gereken gayreti göstermediği anlaşılıyor.

Ekonomimiz büyüdükçe petrole olan ihtiyacımızın artışından ötürü petrol ile alakalı politikaları belirlerken ulusal çıkarları göz önünde bulundurmalı, petrol arama konusunda azami gayreti göstermeli ve ülkemizin sahip olduğu muazzam petrol kaynaklarını yeryüzüne çıkarmalıyız.

Milli Ekonomi Modeli tezinde madenler ile diğer yeraltı ve yerüstü zenginlikleri millete aittir. Bu kaynaklar, devlet–millet ortaklığı ile kurulacak şirketler tarafından çıkartılmalı ve işlenmelidir.

Şu ana kadar verilmiş olan ruhsatlar yabancıların elinden satış değerlerinin 3–4 misli paralar karşılığında geri alınacaktır. Böylece ülke kaynaklarının tamamı, yine millete ait hale gelecektir.

Madenler yerli sanayinin gelişmesinde kullanılacak hammadde olarak ihracına müsaade edilmeyecek, işlendikten sonra çok daha fazla bir karla satılması sağlanacaktır.

Bugün BOP adı altında devam eden işgallerin demokrasi için değil, bir yönüyle de Ortadoğu'nun kaynaklarına ulaşmak için yapıldığı aşikardır. Bu noktada "işlenmemiş zengin kaynaklara sahip Türkiye'miz de küresel bir tehdit ve tehlike altındadır. Bu bağlamda global maden firmalarına verilen ruhsatlarla devredilen maden yataklarının bu işgale yardım edeceği unutulmamalıdır.

Kendi topraklarında dilenci olmak yerine mutlu ve müreffeh bir yaşam sürmek elimizde, yeter ki ayağımızın altındaki 3 katrilyon dolar değerindeki servete sahip çıkalım. Bu zenginlik, sadece bize değil bütün insanlığa ikram etsek dahi bitmeyecek büyüklüktedir. Yeter ki talan edilmesine müsaade etmeyelim." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Bakırköy'de LNG yüklü tanker yan yattı: Yol trafiğe kapatıldı

İstanbul Bakırköy'de virajı alamayan LNG yüklü tankerin devrilmesi sonucu sürücü yaralandı. Tankerin dolu olması nedeniyle çevrede güvenlik önlemleri alınırken, yol trafiğe kapatıldı

17.10.2026 11:57:00
İHA
 
Bakırköy'de LNG yüklü tanker yan yattı: Yol trafiğe kapatıldı
Bakırköy'de LNG yüklü tanker yan yattı: Yol trafiğe kapatıldı
Kaza, sabah saatlerinde Bakırköy Yeni Havaalanı Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, LNG yüklü tanker, sürücüsünün virajı alamaması sonucu devrilerek yan yattı.






Kazada tanker sürücüsü yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Tankerin dolu olması nedeniyle çevrede güvenlik önlemleri alındı.
Kaza nedeniyle yol trafiğe kapatıldı. Polis ekipleri, bölgede trafik güvenliğini sağlamak amacıyla tedbir aldı.








Ekiplerin olay yerindeki çalışmaları sürüyor.

Özenle paketlenmiş kutulardan cephanelik çıktı

Konya'da uygulama noktasında şüphe üzerine durdurulan iki araçta paketlenmiş kutular içerisinde 163 ruhsatsız tabanca ve 2 bin 458 adet silah parçası ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 6 şüpheliden 5'i tutuklandı

17.10.2026 11:41:00
İHA
 
Özenle paketlenmiş kutulardan cephanelik çıktı
Özenle paketlenmiş kutulardan cephanelik çıktı
Edinilen bilgiye göre, Konya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, silah kaçakçılarına yönelik çalışma yürüttü. Uygulama noktasında farklı günlerde şüphe üzerine durdurulan farklı araçta arama yapıldı. Aramalarda kutular içerisinde paketlenmiş tabancalar ve çok sayıda silah parçası bulundu.






2 bin 963 silah parçası ele geçirildi

Araçlarda yapılan aramalarda toplam 163 ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Ayrıca birleştirildiğinde 99 ruhsatsız tabanca oluşturabilecek 99 alt gövde, 100 üst sürgü, 100 yiv ve seti bulunan namlu, 101 icra yayı ve mili ile 2 bin 458 tabanca parçası bulundu.








5 şüpheli tutuklandı

Operasyonda yakalanan 6 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Şüphelilerden 5'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.






6,2 milyarlık para trafiğinde 29 şüpheli tutuklandı

Yasa dışı bahis ve kumar sitelerine para transferlerine aracılık ettikleri iddia edilen şüphelilere yönelik 16 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 34 şüpheliden 29'u tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin hesaplarında 2023-2025 yılları arasında 6 milyar 235 milyon 761 bin 905 liralık para hareketi tespit edildi

17.10.2026 01:00:00
İHA
 
6,2 milyarlık para trafiğinde 29 şüpheli tutuklandı
6,2 milyarlık para trafiğinde 29 şüpheli tutuklandı
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7258 Sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanlığının raporu doğrultusunda bazı şahısların kişisel ve şirket hesapları üzerinden yasa dışı bahis ve kumar siteleriyle bağlantılı para transferlerine aracılık ettikleri belirlendi.








Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen mali analiz ve incelemelerde, aralarında ortaklık bağı bulunmayan 11 şirketin sahibi olduğu belirlenen 36 şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin 2023-2025 yılları arasındaki kişisel ve şirket hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda 722 bin 235 işlemde toplam 6 milyar 235 milyon 761 bin 905 liralık para hareketi olduğu ortaya çıkarıldı.









Soruşturma kapsamında Kocaeli, İstanbul, İzmir, Antalya, Aydın, Bursa, Bingöl, Diyarbakır, Erzurum, Karaman, Karabük, Samsun, Mardin, Muş, Uşak ve Hakkari'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyalin yanı sıra 5 gram esrar ve 120 fişek ele geçirildi. Operasyonda 34 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 







Şüphelilerden birinin ceza infaz kurumunda bulunduğu, birinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Firari durumda bulunan şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürerken, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 29'u tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Arnavutköy'de yağış sonrası yol çöktü

Arnavutköy'de şiddetli yağışın ardından İSKİ tarafından altyapı çalışması yapılan ve yol düzenlemesinin henüz tamamlanmadığı belirtilen sokakta çökme meydana geldi. Çöken yolda bir hafif ticari araç mahsur kalırken, ihbar üzerine bölgeye gelen Arnavutköy Belediyesi ekipleri iş makineleriyle aracın kurtarılmasına yardımcı oldu. Olayda yaralanan olmadı

14.10.2026 12:24:00
İHA
 
Arnavutköy'de yağış sonrası yol çöktü
Arnavutköy'de yağış sonrası yol çöktü
Olay, Arnavutköy Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi Ören Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul'da etkili olan şiddetli yağışın ardından İSKİ ekiplerince daha önce çalışma yapılan ve yol düzenlemesinin tamamlanmadığı belirtilen sokakta çökme oluştu. Bu sırada sokaktaki bir ticari araç, çöken yolun içerisinde mahsur kaldı.






Altyapı çalışması yapılan yol yağışın ardından çöktü

Yağışın etkisiyle zeminde meydana gelen çökme nedeniyle hafif ticari araç bulunduğu yerden çıkamadı. Durumun bildirilmesi üzerine Arnavutköy Belediyesine bağlı ekipler iş makineleriyle olay yerine geldi.








Mahsur kalan aracın yardımına belediye ekipleri yetişti

Bölgeye ulaşan belediye ekipleri, iş makineleri yardımıyla çöken yolda mahsur kalan hafif ticari aracın çıkarılması için çalışma gerçekleştirdi. Olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadı.













Elazığ'da oluşan çukura ekiplerden önlem

Elazığ'ın Kovancılar ilçesinde yağışlardan sonra yaklaşık 15 metre derinliğinde çukur oluştu. İtfaiye ve zabıta ekipleri çukur etrafında önlem aldı

14.10.2026 12:10:00
İHA
 
Elazığ'da oluşan çukura ekiplerden önlem
Elazığ'da oluşan çukura ekiplerden önlem
Edinilen bilgiye göre, bölgede etkili olan yağışların ardından Kovancılar ilçesi İsmetpaşa Mahallesi'nde dün gece yaklaşık 15 metre derinliğinde bir çukur oluştu.






Çukuru gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine zabıta ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekipler çukurun etrafında ve üzerinde güvenlik önlemi alarak durum AFAD'a bildirildi. 






Yapılan ilk incelemelerde, yaklaşık 15 metrelik göçüğün eski bir su kuyusundan kaynaklanmış olabileceği değerlendirildi.








Olayın kesin nedeninin belirlenmesi için incelemelerin sürdüğü bildirildi.






Manisa Valisi Özkan'dan yaralılara ziyaret: 13 kişi taburcu edildi

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybettiği, 26 kişinin yaralandığı feci kazanın ardından hastanelerdeki 13 yaralı taburcu edildi. Kazada yaşamını yitirenlerin cenazeleri ise işlemlerinin tamamlanmasıyla ailelerine teslim edildi

12.10.2026 07:00:00
İHA
 
Manisa Valisi Özkan'dan yaralılara ziyaret: 13 kişi taburcu edildi
Manisa Valisi Özkan'dan yaralılara ziyaret: 13 kişi taburcu edildi
Manisa Valisi Vahdettin Özkan, tur otobüsü ile çekicinin çarpışması sonucu yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi ve Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi'nde ziyaret etti. Yaralıların sağlık durumları hakkında doktorlardan detaylı bilgi alan Vali Özkan, hastalarla ve hastanede bekleyen yaralı yakınlarıyla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.






Kazanın ardından çevredeki hastanelerde tedavi altına alınan 26 yaralıdan tedavisi tamamlanan 13 kişi taburcu edildi. Elim kazada yaşamını yitiren 11 kişinin cenazeleri ise kimlik tespiti ve adli işlemlerin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi.









Valilik kriz merkezi kuruldu

Öte yandan, kazanın hemen ardından Manisa Valiliği bünyesinde hızla bir kriz merkezi oluşturuldu. Kriz merkezi koordinasyonunda; Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı birimlerinden üçer kişilik özel destek ekipleri kuruldu.
 
Sahada görevlendirilen bu ekipler vefat edenlerin ve yaralananların aileleriyle anında iletişime geçerek, Manisa'ya gelen hasta ve cenaze yakınlarına ulaşım, konaklama ve psikososyal destek gibi tüm ihtiyaçlarında rehberlik edip destek sağladı.
 
 







Barınmadan ulaşıma her türlü destek sağlandı

Hastanede tedavisi tamamlanarak taburcu edilen yaralılardan 74 yaşındaki Bahriye Şener'in yakını, kaza sonrası süreçte devletin tüm kurumlarıyla yanlarında olduğunu belirtti. Bursa'dan geldiklerini ve kriz anından itibaren büyük bir destek gördüklerini ifade eden hasta yakını, Manisa Valisi ve İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin kendileriyle yakından ilgilendiğini; konaklama, yemek ve psikososyal destek gibi tüm ihtiyaçlarının eksiksiz karşılandığını kaydetti.
 
 







Hastanede çok iyi bir sağlık hizmeti aldıklarını aktaran Şener'in yakını, hastalarının sancıları bulunması nedeniyle Bursa'ya dönüşleri için kurumlar tarafından kendilerine özel bir sağlık aracı tahsis edildiğini dile getirdi. Tüm yetkililerin kendilerine iletişim numaralarını bırakarak sürekli irtibat halinde kaldığını ve kazazedelere ait şahsi eşya ile valizlerin jandarma ekiplerince bir hafta, on gün içinde tespit edilerek ailelere teslim edileceği bilgisini aldıklarını vurgulayan hasta yakını, süreçte emeği geçen Valilik, sağlık çalışanları ve jandarma ekiplerine teşekkür ederek kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.