logo
07 MAYIS 2026

'Milli duruş'ta ittifak şart

15.05.2003 00:00:00
Türkiye'nin etrafında gelişen olaylar, artık AB ve ABD'de konusunda 'samimi ve köklü devlet politikaları'nın oluşturulmasını kaçınılmaz kılıyor.

Bölgemiz, ateş aldı. Ateş, bacayı sardı. Bu bakımdan devlet kurumları arasında, devlet ve millet arasında 'idare-i maslahat' nevinden ilişkilerin ötesine taşıp 'yürek birliği'ne kavuşmaktan gayrı yol karanlıktır, çıkmaz sokaktır.

ABD ve AB, mahallemizde ateşle oynuyor. Bizimle oynuyorlar. ABD, daha önce göç ettirilmiş Peşmergeleri, özellikle İsrail bağlantılı 'Kürt Yahudileri'ni, Türkmen kentleri olan Musul ve Kerkük'e yerleştiriyor. Musul ve Kerkük dışında hiçbir yerde rastlanmamış olan 'Tapu ve Nüfus idarelerinin yağmalanması'nın arka planı ortaya çıkıyor.

Bu arada Kerkük petrollerinin yönetiminin Peşmergelere verilmesinin altyapısı hazırlanıyor. Tam bu konjonktürde Wolfowitz, Grossman, Perle gibi ABD kurmayları, Türk askerini hedef alan küstahça çıkışlar yapıyor.

Devlet kurumlarımızdan 'ortak bir yürek' sesi çıkmıyor. Herkes kendince bir şeyler mırıldanıyor.

ABD'nin 'bizi içine attığı kazan'ın ateşini artırdığı bu süreçte topyekün millet-devlet olarak 'milli duruş'ta ittifak etmemiz şarttır.

Sivil-asker, genç-ihtiyar tek yürek olmamız lazım. Bu ittifakın ise, "ABD'nin eyaletine dönüşmek"te olamayacağı açıktır.

Dolayısıyla vakit, yepyeni bir milli duruş için beyinlerimizi, yüreklerimizi seferber etme vaktidir.

AB de bizi ateşle imtihan ediyor. AB'nin Kıbrıs'ımızı altımızdan kaydırma politikaları bir yana, içeride zayıf düşürülmüş ve 'terhis edilmiş bir ordu' talebi, Türk'ün ateşle imtihanıdır. Kıbrıs'ta Türk askerinin işgalci olduğu şeklindeki AB küstahlığı ise işin cabası. Bu noktada da 'milli duruş' ortaya koymak, bu duruşta ittifak etmek şarttır. Doğru; ama.

Devlet kurumları arasında böylesi bir ittifakın maalesef oluşmadığını, ilgililerimiz açıkça ifade etmektedir.

Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, "Devletin kurumları arasında AB hakkında görüş ayrılığı var. Buraya gelmek istiyor musunuz, istemiyor musunuz? Türkiye'de herkes kararını bir defa daha gözden geçirmeli" diyor önceki gün.

Demek ki AB konusunda ittifak yok. Bu noktada 'milli duruş'u sağlayacak devlet politikaları şart.

Yoksa, Kıbrıs'ı Rumlara vermede ittifak olmaz, dört yanı ateşle çevrili bir ülkede zayıf düşürülmüş ve AB kriterleri bahane edilerek terhis edilmiş bir ordu düzeninde ittifak olmaz. Siyasiler böylesi yanlışlarda ittifakı arzu ediyorlarsa; bu 'milli bir duruş' olmaz.

Başbakan Tayip Erdoğan'ın KKTC'yi ziyaretinde yaptığı konuşmada, devlet kurumlarının Kıbrıs hususundaki 'milli duruşta ittifak'ın söylemleri hakimdi. Bundan herkes memnun kaldı.

Ancak birkaç gün sonra Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün "Kıbrıs'ta kalıcı bir çözüm bulununca şüphesiz ki Türk askerlerinin Türkiye'ye çekilmesi mümkündür" beyanı, siyasi kanadın henüz bu politikaları sindirmediğinin işaretlerini veriyor. Önceki gün Bakan Çiçek, AB konusunda "Biz hükümet olarak bu işin Türkiye'nin lehine olduğu kararına çoktan vardık. Tarihi sorumluluğunu kim alacaksa alacak" diyor ve askerin de 'AB konusu'nda karar vermesi gerektiğine telmihte bulunuyor; ancak, her geçen gün yaşadığımız gelişmeler AB hususunda 'teslimiyette ittifak'ı değil, 'milli duruş'ta ittifakı şart kılıyor. Dolayısıyla bu bağlamda hizaya gelmesi gerekenler, daha ziyade siviller olarak görünüyor.

Aksi halde Kıbrıs da elden gider, Ege de, suriçi İstanbul da... Bunda ittifak edilebilir mi? Buna 'milli duruş' denilebilir mi?

O halde AB konusunda da 'milli duruş'u sağlayacak devlet politikalarını üreterek bu temel etrafında 'yürek birliği'ne varmak lazım. Bunda vakit kaybetmek, kuvvet kaybetmektir.

Türkiye'nin her alanda 'milli bir duruş' sergilemesi istiklal ve istikbali için hayati ehemmiyeti haiz. İşte bu duruş, Bağımsız Türkiye Partisi'nin yegane karakteridir. Türkiye, er veya geç bu çizgiye gelecek. Başka çıkış yolu yok çünkü. Bu bağlamda 'milli duruş'ta ittifakın en sağlam yolu, BTP'yle bütünleşmekten geçiyor. Gerisi vakit kaybı, kuvvet kaybı ve istismarlara açık gerilimlere davetiye çıkartacak xtürden 'politik dalaşlar'dır.
 
Misafir Kalem (K) / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.