logo
26 ŞUBAT 2026


'Milli Ekonomi Modeli refah artışını toplumsal tabana yayar'

21.02.2026 00:00:00 / Güncelleme: 21.02.2026 01:05:25
Viyana Teknik Üniversitesi'nde gerçekleşen 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde tebliğ sunan bilim insanları, bir taraftan kapitalizmin çözümsüzlüğünü ve sebep olduğu felaketleri ifade ederken, diğer taraftan çözüm adına tek alternatifin Milli Ekonomi Modeli olduğunu vurguladılar.
 
"MEM, dünyadaki mevcut hastalıklı finansal yapıyı tedavi etmek için tek alternatif"
Prof. Dr. Ömer Eyercioğlu (Gaziantep Üniversitesi – Türkiye):
 
"Milli Ekonomi Modeli'nde para, emek ve üretimin karşılığı olarak tanımlanır ve uluslararası ticaretin milli paralar üzerinden yapılmasını savunur. Tüketim eksenli bir analiz ile insanların tüketim kabiliyetinin artırılmasını ve dolayısıyla üretim kapasitesinin yükseltilmesini hedeflemektedir. Bu yaklaşım sürekli büyüme ve tam istihdamı sağlamayı amaçlamaktadır.
 
Senyoraj hakkının devlet eliyle mevcut üretim ve kaynaklar karşılığında kullanılması, maliyetli parayı, yüksek faizli borçlanmayı ve yatırımın önündeki engelleri ortadan kaldırmaktadır. Dünyadaki mevcut hastalıklı finansal yapıyı tedavi etmek için Milli Ekonomi Modeli tek alternatif olarak görünmektedir. 
 
Adaletli bir gelir dağılımı için geniş halk tabakalarına paranın ulaşması ve dengeli bir ekonomi için sosyal devlet anlayışına dayalı bir sistem önerilmektedir. 
 
Son dönemde, dünyanın birçok ülkesinde de tartışmaya başlanan 'basic income', Milli Ekonomi Modeli'nde 'Vatandaşlık Maaşı' olarak tavsiye edilmektedir.
 
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin, yakın dönemde çok daha fazla irdelendiği ve geniş bir uygulama sahası bulacağı kanaatindeyim. Bu manada Prof. Dr. Haydar Baş'a insanlığa yaptığı bu hizmetlerden dolayı minnettarlığımı sunuyorum."
 
"MEM'in sosyal devlet yaklaşımı talep yetersizliğini gidermeyi amaçlar"
Prof. Dr. Nemanja Lojanica (Kragujevac Üniversitesi – Sırbistan):
 
"Milli Ekonomi Modeli perspektifine göre faiz, emeğin üretimden aldığı payı finansal sermayeye aktaran yapısal bir araçtır. 
 
Yüksek faiz yalnızca bir finansman maliyeti değil; aynı zamanda üretimi baskılayan, yatırımı azaltan ve servetin dar bir kesimde yoğunlaşmasına yol açan bir mekanizmadır. Bu süreç, gelir eşitsizliğini derinleştirmektedir.
 
Model, paranın spekülatif alanlar yerine reel üretime yönlendirilmesini ve devletin para basma hakkının borçlanma aracı olarak değil, mal ve hizmet karşılığı kullanılan toplumsal bir kaynak olarak değerlendirilmesini önerir. Böylece üretim desteklenirken dış finansmana bağımlılık azalır.
 
Milli Ekonomi Modeli'nin sosyal devlet yaklaşımı ise talep yetersizliğini gidermeyi amaçlar. Vatandaşlık Maaşı gibi uygulamalar, özellikle alt ve orta gelir gruplarının alım gücünü artırarak tüketimi canlı tutar. Bu canlanma, desteklendiğinde üretim kapasitesi genişler ve refah daha dengeli biçimde topluma yayılır.
 
Milli Ekonomi Modeli, faizin gelir dağılımı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmayı, reel üretimi desteklemeyi ve ekonomik büyümeyi toplumsal adaletle birlikte ele alan bütüncül bir çerçeve sunmaktadır."
 
"MEM, ekonomik kalkınmayı sürdürülebilir kılar, refah artışını toplumsal tabana yayar"
Prof. Dr. Neşe Köktürk (Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi – Türkiye): 
 
"Milli Ekonomi Modeli, küresel ekonomik dalgalanmalar karşısında ulusal üretimi, istihdamı, iç talebi, gelir dağılımını ve sosyal dengeyi önceleyen bir yaklaşımı öne çıkarmaktadır. Ekonomik büyümeyi dış kaynaklara ve borçlanmaya dayalı değil; milli paraya, yerli üretime ve güçlü bir iç talep yapısına dayandıran Milli Ekonomi Modeli, özellikle küresel finansal dalgalanmalara ve dış şoklara karşı ekonominin kırılganlığını azaltmayı hedeflemektedir.
 
Milli Ekonomi Modeli kapsamında uygulanan parasal egemenlik anlayışı, devletin para politikası üzerindeki kontrolünü güçlendirerek finansal istikrarın sağlanmasına katkı sunmaktadır. 
 
Milli para kullanımının teşvik edilmesi ve iç talebin desteklenmesi üretici kesimin yatırım isteğini artırarak; ekonominin tüm sektörlerinde istihdam artışını desteklemektedir. Böylece ekonomik büyümenin daha dengeli ve kapsayıcı bir yapıya kavuşması mümkün olmaktadır.
 
Ayrıca, gelir dağılımında adaletin sağlanmasını ve toplumsal refahın geniş kitlelere yayılmasını amaçlayan Milli Ekonomi Modeli ile; üretim ve tüketim arasındaki denge korunarak, sosyal politikalarla desteklenen ekonomik büyüme anlayışı ön plana çıkartılmaktadır. Bu sayede ekonomik kalkınma yalnızca makro göstergelerde değil, bireylerin yaşam standartlarında da somut karşılık bulmaktadır.
 
Milli Ekonomi Modeli, ekonomik kalkınmayı sürdürülebilir kılan, refah artışını toplumsal tabana yayan ve ülkelerin ekonomik bağımsızlığını güçlendiren bir yaklaşım olarak değerlendirilmektedir."
 
Devam edecek.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.