11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi'nde tebliğ sunan bilim insanlarının sundukları tebliğleri özetle aktarmaya devam ediyoruz.
Bugünkü bölümde Malezya'dan katılan Dr. Muhammed Hafız Ali, Milli Ekonomi Modeli'nin milli paralarla ticaret sisteminin dünyaya etkisini verilerle anlatıyor. Türkiye'den katılan Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi, modelin, başta para olmak üzere tüm ekonomik unsurlarının insanların hizmetine sunduğunu belirtiyor. Endonezya'dan katılan Prof. Dr. Hafas Furqani ise, MEM'in sosyal devlet uygulamaları ile zekatı karşılaştırıyor ve oldukça dikkat çekici tespitlerde bulunuyor.
"Milli paralarla ticaret, MEM'in yıllar önce ortaya koyduğu temel ilkedir"
Dr. Muhammed Hafız Ali (Taylor's Üniversitesi – Malezya):
"Bugün dünya genelinde yaşanan de-dolarizasyon (ABD dolarının hakimiyetini azaltma) süreci ve milli paralarla ticaret sistemi, Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nde yıllar önce ortaya koyduğu temel ilkelerdir. Model, ülkelerin dış ticarette kendi milli paralarını kullanmasını ekonomik egemenliğin vazgeçilmez şartı olarak tanımlamış ve senyoraj hakkının önemini vurgulamıştır.
Bugün Çin'in dolar rezervlerini azaltıp altın rezervlerini iki katına çıkarması, Çin ticaretinde milli para tahsilat kullanımının 2010'da aylık %0.10'dan 2025 Haziran ayında &49.40'a yükselmesi, milli para ödeme kullanımının 2010'da aylık %0.38'den 2025 Haziran ayında %110'a yükselmesi Milli Ekonomi Modeli'nin öngörülerinin doğrulanmasıdır.
BRICS ülkelerinin ortak para birimi arayışı ve ASEAN bölgesinde yerel para swap (takas) anlaşmalarının yaygınlaşması, bu eğilimin küresel ölçekte ivme kazandığını göstermektedir. Küresel finansal sistemin yeniden şekillendiği bu dönemde, ülkelerin izlediği milli para politikaları aslında Milli Ekonomi Modelei'nin ilkelerinin hayata geçirilmesidir. Model, gelişmekte olan ülkelere ekonomik bağımsızlığın yol haritasını sunmaya devam etmektedir."
"MEM, para başta olmak üzere tüm ekonomik unsurları insanın hizmetine sunar"
Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi (Gaziantep Üniversitesi – Türkiye):
"Prof. Dr. Haydar Baş'ın insanı merkeze alan Milli Ekonomi Modeli, Batının kapitalist anlayışının tersine, para başta olmak üzere tüm unsurları insanın hizmetine sunmaktadır.
Baş'ın ifadesi ile, 'paranın belli ellerde toplanmasının' önüne geçilerek, paranın vücuttaki kılcal damarlar gibi harcayacak tüm kesime verilmesi, toplumsal barış ve dolayısı ile ülkelerin bekası açısından çok önemli bir bakış açısıdır.
Modelin önemli öngörülerinden birisi olan vatandaşlık maaşı, ev hanımı maaşı ve benzeri sosyal devlet projeleri, sadece ekonomik kalkınma değil, aynı zamanda vatandaşların ülkeye bağlılıklarını arttıracak bir uygumalardır.
Modelin önemli dinamiklerinin ampirik (deneysel) olarak ispat edildiği bu kongrenin başta ülkemiz adına olmak üzere tüm insanlığa kurtuluş kapısı olabileceğini düşünüyorum."
MEM'deki sosyal devlet uygulamalarının ve zekatın ekonomiyi büyüten çarpan etkisi
Prof. Dr. Hafas Furqani (Ar-Raniry Devlet İslam Üniversitesi – Endonezya):
"Çalışmalarımızda zekatın geleneksel kalıplarından sıyrılarak Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli (MEM) ile uyumlu, üretken bir sosyo-ekonomik enstrümana dönüşümünü analiz ettik.
MEM'in kapsayıcı büyüme yaklaşımıyla zekatın sadece bir yardım aracı olmadığını, aksine mikro girişimciliği destekleyen ve yoksulluğu kalıcı olarak ortadan kaldıran stratejik bir kaldıraç olduğuna şahit olduk. Endonezya ve Malezya örnekleri üzerinden bu tezin önermelerini doğruladık.
MEM'in Sosyal Devlet vizyonu; mikro girişimciliği, KOBİ'leri, mesleki eğitimleri ve beşeri sermaye yatırımlarını entegre bir şekilde güçlendirmektedir. Dijitalleşme ve şeffaflık teması ise MEM'in devletin ekonomideki etkin yönetişim ve güven inşa etme rolüyle tam bir uyum içindedir.
Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ndeki Sıfır Vergi (vergi muafiyeti sınırı) uygulaması da çok önemlidir. Bu mekanizma, dar gelirli kesimin satın alma gücünü korumakta ve insan onurunu mali yüklerin üzerinde tutmayı amaçlayan kapsayıcı bir mali kalkan işlevi görmektedir.
MEM'in düşük gelir gruplarını vergi dışı bırakarak tüketim kabiliyetini tabanda tutma stratejisi, zekatın serveti tabana yayma fonksiyonuyla birleşerek ekonomiler için adil bir zemin oluşturmaktadır.
Ayrıca MEM'in en özgün tekliflerinden biri olan Vatandaşlık Maaşı, sosyal devlet desteği bir lütuf değil, anayasal bir hak olarak tanımlanmaktadır. Bu durum, zekatın aslında hak sahibine verilen bir borç olduğu gerçeğiyle de tam bir paradigma uyumu içindedir."
Murat Çabas / diğer yazıları
- Epstein sopasıyla İran savaşı! / 11.03.2026
- “Dünya savaşını engelleyebilecek tek güç Türk’ün gücü” / 10.03.2026
- ABD, İran savaşında yalnızlaşıyor mu? / 07.03.2026
- Trump’lı ABD uzun süre savaşamaz, vekil arıyor! / 06.03.2026
- İran’ı, Irak ve Suriye gibi bölmeyi planlıyorlar / 05.03.2026
- Tüm dünya ülkeleri bu hukuksuzluğa, bu zorbalığa dur demeli / 04.03.2026
- ABD’nin İran’a müdahalesi uluslararası hukuka göre suçtur / 03.03.2026
- MEM’in Milli Para sistemi, milli egemenliği korumak için bir zorunluluk / 28.02.2026
- “MEM, ulusal egemenliğin iktisadi karşılığını ortaya koyar” / 27.02.2026
- “Sorun kaynak yokluğu değil, talebi hesaba katmayan verimsiz sistemdir” / 26.02.2026
- “Dünya savaşını engelleyebilecek tek güç Türk’ün gücü” / 10.03.2026
- ABD, İran savaşında yalnızlaşıyor mu? / 07.03.2026
- Trump’lı ABD uzun süre savaşamaz, vekil arıyor! / 06.03.2026
- İran’ı, Irak ve Suriye gibi bölmeyi planlıyorlar / 05.03.2026
- Tüm dünya ülkeleri bu hukuksuzluğa, bu zorbalığa dur demeli / 04.03.2026
- ABD’nin İran’a müdahalesi uluslararası hukuka göre suçtur / 03.03.2026
- MEM’in Milli Para sistemi, milli egemenliği korumak için bir zorunluluk / 28.02.2026
- “MEM, ulusal egemenliğin iktisadi karşılığını ortaya koyar” / 27.02.2026
- “Sorun kaynak yokluğu değil, talebi hesaba katmayan verimsiz sistemdir” / 26.02.2026


























































