logo
20 OCAK 2026

Muktedir olmak için

24.12.2017 00:00:00
Maalesef ülkemizde iki kurum milli ve manevi olmaktan çıkmıştır. 
Birincisi siyaset kurumu ikincisi ise ticaret kurumu! 
Maalesef, her ikisi de yabancıların ya da yabancı hayranlarının veya işbirlikçilerinin işgali altındadır!
Ticaret, siyasetin egemenliği ve hükmü altında olduğundan, bu bahse girmeyerek, siyasetimiz üzerine bir analiz yapmaya çalışacağım.
Öncelikle politika ile siyaseti karıştırmamak lazım. 
Politika, Yunan mitolojisi kökeninden gelip, yalanı doğru gibi konuşabilmek iken, siyaset İmam Gazali'nin ifadesi ile "İnsana hizmet etme sanatı"dır.
Bizce siyaset insana hizmet sanatıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, fertlerin hiçbir söz hakkı olmayan saltanat idaresini kaldırmış ve bireylere "seçme" ve "seçilme" hakkı tanıyan, en ideal yönetim şekli olan Cumhuriyet sistemi ile yeni bir siyasi yapıya sahip bir devlet kurmuştur. 
Bu iki yeti yani, "seçme" ve "seçilme" hakkı ancak bilinçli bir fert ve toplum düzeninde millet yararına kullanılabilir. 
Aksi takdirde anılan fert ve toplumları, yabancılar için istilaya hazır insan sürüsü haline getiren birtakım mecburiyetlere mahkûm eden kısır bir döngünün içine hapsedecektir.
O halde fertlerin bu gücü kullanması için eğitilmesi ve öğretilmesi olmazsa olmazdır. 
Bu nedenle Gazi Paşa millete seçme ve seçilme hakkını verirken aynı zamanda onları yetiştirecek kurumları; Diyanet İşleri'ni, Türk Dil Kurumu'nu, Türk Tarih Kurumu'nu ve sair kamusal teşkilatları da kurarak, kayıtsız şartsız millet egemenliğini esas almıştır.
Peki, bugün ülkemizde durum nedir? Milletimiz kendisine verilen 'seçme' ve 'seçilme' hakkını, gerçekten bir hak olarak mı kullanıyor yoksa menfaat ve bir çıkar aracı olarak mı görüyor?
Bu soruya en güzel cevap ülkenin içinde bulunduğu haldir! 
Bugün ülkemizde; okul var ama eğitim-öğretim yok! Hastane var ama şifa yok! Adliye var ama adalet yok! Siyaset ve siyasetçi var ama riyaset yok!
Bu kurumların tamamında varlığı inkâr edilemez bir şekilde seçilerek veya atanarak iktidar olan insanlar var iken, yok olan ise "muktedir" olan, 'ideal insan'dır!
Muktedir olamayan bu sözde iktidarları var eden temel sebep ise seçme ve seçilme yetisinin bugün insanımız tarafından bir hak olarak değil de menfaat ve çıkar aracı olarak kullanıldığıdır. 
Milletimizin içine düştüğü bu yanılgının temel sebebi de ekonomik ihtiyaçların veya ihtirasların, en temel sosyal ihtiyaçların önüne geçmiş olmasıdır.
Kişinin karnını doyurması, iyi bir işe veya makama sahip olması, ev sahibi veya evler sahibi olması gibi yerine göre ihtiyaç yerine göre ihtiras olarak icra edilen birçok eylemi, millet olarak varlık iddiamızın ispatı olan hürriyet ve bağımsızlık gibi olmazsa olmaz en temel değerlerin önüne geçmiş ve bu kavramları itibarsızlaştırmıştır.
İhtiyaç ve ihtiras karmaşasının yarattığı bu bozulma, fertlerden başlayarak aileye oradan da topluma sıçramıştır.
Yeniçeri ocağını kapatan İslam'ın sözde Halifesi II. Mahmut'un Avrupai tarzda kurduğu, "Asakir-i Mansure-i Muhammediye" isimli ordunun başına komutan olarak tayin ettiği Prusya Subaylarından Hıristiyan (!) Moltke, 7 Nisan 1836'da; "Uzun zaman Avrupa ordularının görevi, Osmanlı egemenliğine set çekmekti. Bugün ise Avrupa politikasının tasası bu devletin kendi varlığını koruyabilmesidir" diyerek bu bozulma sürecini kontrol eden güçler hakkında bizlere ciddi ipuçları vermektedir!
Fert, aile ve toplum!
O halde varlığımız ile var olan bu üç basamakta ayaklarımızı yere sağlam basmalı, ideal ve aranan insan olmalıyız. 
Kendi selametini, kendi saadetini memleketin ve milletin selamet ve saadeti için feda edebilen vatan evlatlarını yetiştirmeliyiz. 
Yoksa tarihini bilmeyen, inancını bilmeyen, kendini tanımayan bireylerin; dindar, milliyetçi ya da bilmem neci gözüktüğü halde parti programlarında ve iktidar olduklarında AB ve ABD'den başka istikameti olmayan sözde siyasiler arasında gelip gitmesi, zamanı ve şartları okuyamaması yağlı ilmeği kendi elleriyle kendi boyunlarına geçirmelerinden başka bir şey değildir.
İşte tam bu sebeple, iktidar olma hırsı ile her türlü kutsalımızı ayaklar altına alanlar ile bir olmak yerine, dini ve milli değerlerine sahip çıkan muktedir fert ve millet olmak için Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in kaleme aldığı "Hoş Geldin Atatürk" eserini genç-yaşlı, kadın-erkek her fert mutlaka okumalıdır.
Böylece dirilişin TV dizilerinde değil de kendi içimizde başlayacağı anlaşılacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Mustafa Doğan / diğer yazıları
Dipte ise Hatay var
Konut fiyatları en çok o illerde arttı
Emekli maaşları eksik yatıyor
Zam farkı ne zaman ödenecek?
Grönland neden önemli?
ABD-Çin rekabetinin Arktik cephesi
İzmir merkezli 14 ilde uyuşturucu operasyonu
641 sokak satıcısı gözaltına alındı
2025 konut satış istatistikleri açıklandı
Geçen yıl konut satışları arttı
'Kürdistan' hayali kuranlara şok!
Rakka’da SDG’ye ait heykeller yerle bir edildi
Suriye'de anlaşma sağlanmadı
Haseke kuşatma altında
Son 30 yılın en yoğun kar yağışı
Bölgede acil durum ilan edildi
Toprak bütünlüğü vurgusu öne çıktı
Şara ve Trump telefonda görüştü
Bakan Tunç'tan "Suriye" paylaşımı
Provokatif paylaşımlarla ilgili resen soruşturma başlatıldı
"Başkan Trump, samimi ve içten bir şekilde Grönland'ı istiyor"
Danimarka Dışişleri Bakanı'ndan ilginç açıklama
1949'dan bu yana en düşük rakam
Çin nüfusu geri viteste
Haseke düşerse, YPG/SDG biter
Suriye ordusu, Haseke'ye dayandı
SDG'nin serbest bıraktığı 120 DEAŞ'lının 81'i yakalandı
Diğerleri aranıyor
Beşiktaş, 3 puanı 90 artı 5'te kurtardı
Yönetim istifaya davet edildi
Dipte ise Hatay var
Konut fiyatları en çok o illerde arttı
Emekli maaşları eksik yatıyor
Zam farkı ne zaman ödenecek?
Grönland neden önemli?
ABD-Çin rekabetinin Arktik cephesi
İzmir merkezli 14 ilde uyuşturucu operasyonu
641 sokak satıcısı gözaltına alındı
2025 konut satış istatistikleri açıklandı
Geçen yıl konut satışları arttı
'Kürdistan' hayali kuranlara şok!
Rakka’da SDG’ye ait heykeller yerle bir edildi
Suriye'de anlaşma sağlanmadı
Haseke kuşatma altında
Son 30 yılın en yoğun kar yağışı
Bölgede acil durum ilan edildi
Toprak bütünlüğü vurgusu öne çıktı
Şara ve Trump telefonda görüştü
Bakan Tunç'tan "Suriye" paylaşımı
Provokatif paylaşımlarla ilgili resen soruşturma başlatıldı
"Başkan Trump, samimi ve içten bir şekilde Grönland'ı istiyor"
Danimarka Dışişleri Bakanı'ndan ilginç açıklama
1949'dan bu yana en düşük rakam
Çin nüfusu geri viteste
Haseke düşerse, YPG/SDG biter
Suriye ordusu, Haseke'ye dayandı
SDG'nin serbest bıraktığı 120 DEAŞ'lının 81'i yakalandı
Diğerleri aranıyor
Beşiktaş, 3 puanı 90 artı 5'te kurtardı
Yönetim istifaya davet edildi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.