Gün geçmiyor ki şehir meydanlarımızın birisinde ipini sapını koparmış mültecilerin kapalı kamyon dorselerinden atlayıp sokaklarda koşturduklarını görmeyelim...
Tırlara doldurulan mültecilerin sokak meydanlarında dağıtıldığı ikinci bir ülke gösterebilir misiniz dünyada?
Adına ne derseniz deyin bu sığınmacılar gelirken devletin kolluk kuvvetleri nerededir? Genelkurmay başkanlığı nerededir? Milli Savunma Bakanlığı nerededir? Jandarma Genel Komutanlığı nerededir? Milli İstihbarat Kurumu nerededir? Hükümet nerededir?
Hiçbir devlet bu kadar sığınmacıyı ülkesine almazken biz ülke olarak kerizler ülkesi miyiz?
Dünyada 50 ülkenin nüfusundan fazla sığınmacı barındırıyoruz. Bundandır ki, kiralar ve ev fiyatları uçtu gitti. Tayin olan memurumuz, işçimiz, üniversite kazanan gençlerimiz kiralık ev bulamıyor.
Sığınmacılara verilen sosyal imkânlar nedeniyle bugün vatandaşlarımız kendi ülkelerinde ikinci sınıf vatandaş muamelesi görmektedir.
Eskiden vatandaşlık verilen kişiler resmi gazetede yayımlanırdı. Şimdi özel yetkilerle vatandaşlık dağıtılıyor. Böyle saçma sapan bir uygulama dünyada görülmüş müdür?
Bunlar gün gelip düğmeye basarsa; çoluğumuza çocuğumuza, kadınlarımıza musallat olursalar kim bunları durdurabilir, kim bunun hesabını verebilir?.. Ki bu tip olaylar başlamış durumda...
Dünyanın örneği olmayan bu garabete medya niçin susmaktadır? Muhalefet partileri niçin ses çıkarmamaktadır? Biz mülteci kabul edecek bir ülke hiç ama hiç değiliz...
Böyle büyük bir saçmalık, kontrolsüzlük dünyanın hangi ülkesinde vardır Allah aşkına söyler misiniz? Bu ülke yolgeçen hanı mıdır?
Dünya'da 193 tane devlet var. BM rakamlarına göre dünyadaki toplam kayıtlı sığınmacıların neredeyse %20'si yani 1/5'i Türkiye'de.
Bu kadar it ve uğursuzu ülkeye doldurmak neyin nesidir? Bu kadar uzun bir süre sığınmacılık mı olur, sığınmacıya vatandaşlık mı verilir?
Adına ne derseniz deyin; mülteci, sığınmacı, Suriyeli, Iraklı, Afganlı, ipsiz, sapsız, terörist... Kitleler halince bunca insanın deliler gibi hücum ettiği, elini kolunu sallayarak girdiği Türkiye'nin geleceği, iç düzeni, ulusal ve dahi vatandaşlarının kişisel güvenliği için oluşturduğu tehlikeyi görmek çok mu zor?
Hal böyle olmasına rağmen ve olaya müdahale edilmesi gerekirken; sığınmacı ve mülteciler her geçen gün daha fazla kalabalıklar halinde geliyorlar...
Evet, sevgili okurlar hükümet edenlerin bir çaresizlik ve zavallılıkla olayları seyrettiği, müdahale etmediği/edemediği zorlu bir süreçten geçmekteyiz. Allah yardımcımız olsun. İpler öyle kaptırılmış ki, isteseniz de doğru bir adım atamıyorsunuz!.. Muhalefet (yandaş partiler) ise sadece seyretmekle yetiniyor, bir şey yapmaya ne cesaretleri ne de istekleri var...
Ensar/muhacir ayaklarını bırakan Cumhurbaşkanımızın son beyanatı ise şöyle: "Türkiye'yi mülteci akınıyla köşeye sıkıştırma çabalarını boşa çıkarıyoruz."
Son söz ülkemizi aydınlık yarınlara taşıyacak olan Bağımsız Türkiye Partisi lideri Hüseyin Baş'ın olsun: "Atatürk'ü anlayabilirsek bu ülkede ne yaparız biliyor musunuz; gördüğünüz ve bu güne kadar oy verdiğiniz bütün siyasileri toplarsınız, İzmir'e kadar sürer, oradan denize dökersiniz..."
- Ekonomide Yeni Çağ: Viyana’da yazılan tarih / 10.02.2026
- Dünyanın beklediği model: MEM / 08.02.2026
- İmam Ali hakkında inen Adiyat Suresi / 04.02.2026
- İmam Musa Kazım / 15.01.2026
- "Allah’ın evinde doğan tek insan: Kâbe’nin oğlu İmam Ali” / 02.01.2026
- Kâbe’ye asılan zulüm vesikası ve Ebu Tâlib’in şahitliği / 31.12.2025
- Hz. Abdülkadir Geylânî / 24.12.2025
- Resûlullah’ın hırkası altında: Aşkın, vefanın ve rahmetin dünyası / 14.12.2025
- Ehl-i Beyt’in sır kâtibi: Cennetlik Selman-ı Fârisî / 06.12.2025



























































