Kerbela, sadece bir matem değil; hak ile batılın kıyamete kadar sürecek mücadelesinin adıdır. İmam Hüseyin (a.s.), İslam'ın özünü korumak, dedesi Resûlullah'ın emanet ettiği dini yeniden diriltmek ve ümmeti gafletten uyandırmak için canını ortaya koymuştur.
72 sadık yol arkadaşıyla, sayıca kendilerinden kat kat üstün bir orduya karşı gösterdiği direniş; cesaretin, teslimiyetin ve Allah rızası uğruna fedakârlığın en büyük nişanesi olmuştur. Onun mübarek kanı, İslam'ın üzerini örten karanlığı dağıtmış, zalimin maskesini düşürmüş ve hakikatin yeniden görünmesine vesile olmuştur.
Bugün Kerbela hâlâ konuşuluyor, Hüseyin hâlâ gönüllerde yaşıyorsa; bu, onun kıyamının amacına ulaştığının en büyük delilidir. Kerbela bize, şartlar ne kadar ağır olursa olsun haktan ayrılmamayı, yalnız kalsak da doğru bildiğimiz yolda yürümeyi ve Allah'ın rızasını her şeyin üstünde tutmayı öğretmektedir.
Bu sebeple kurtuluşun yolu; Allah'ın tertemiz kıldığı Ehl-i Beyt'i tanımaktan, sevmekten ve onların rehberliğine sarılmaktan geçmektedir. Kerbela'nın çağrısı bugün de aynıdır: Hakkın yanında dur, zulme boyun eğme ve tevhidin merkezinde buluş.
Kerbela'da birçok konuşma yapan İmam Hüseyin aleyhisselam tekrar tekrar seslenir...
"Yezid şarap içen, haksız yere adam öldüren, açık bir şekilde fisk-u fücur ve haram işleyen birisidir. Benim gibi birisi Yezid gibi zalim birisine asla biat etmez..."
Ve sonra şöyle buyurdu:
"Zina zade oğlu zina zade (İbn-i Ziyad), beni iki şey arasında muhayyer kılmıştır. Ya kılıç, ya da zillet! (Ya savaşıp ölmek, ya da biat edip zillete boyun eğmek) Heyhat! Zillet bizden uzaktır. Buna ne Allah razı olur, ne Resulü, ne müminler, ne de (bizi büyüten) temiz ve tathir kucaklar..."
İmam Hüseyin tekrar tekrar seslenir...
"Ey insanlar! Soyumu söyleyin, ben kimim? Sonra kendinize gelin, nefsinizi kınayın. Bakın, beni öldürmeniz, hürmetimi gözetmemeniz size caiz midir? Ben, Peygamberinizin kızının oğlu değil miyim? Ben, Peygamberinizin vasisi ve amcası oğlunun oğlu değil miyim? Ben, herkesten önce Allah'a iman eden ve Peygamber'in risaletini tasdik eden kimsenin oğlu değil miyim? Seyyid-uş Şüheda olan Hamza, babamın amcası değil midir? Cafer-i Tayyar amcam değil midir? Peygamber'in benim ve kardeşim hakkındaki: "Bu ikisi cennet gençlerinin efendileridir" sözünü duymamış mısınız? Yazıklar olsun size! Acaba öldürdüğüm bir kimse veya zayi ettiğim bir mal ya da size vurduğum bir yara karşılığında mı beni cezalandırmak istiyorsunuz?"
Kerbela'da birçok konuşma yapan İmam Hüseyin'e oğlu Ali Ekber sorar:
"Ey babam! Sizin sözleriniz bu güruha neden etki etmedi?"
Hz. Hüseyin ibretlik o cevabı verir:
"Çünkü onların karınları Yezid'in verdiği haram lokmalar ile doludur."
Kerbela'da İmam Hüseyin'in son sözleri:
"Sanmayın ki biz Kerbela çölünde yok olup gideceğiz. Ceddim İbrahim, dedem Muhammed, anam Fatıma bizim bugünümüzü görmüş ve ağlamışlardır. Şu anda sizi seyrettiğim gibi, Allah'a iman eden mü'min kulların kalplerini görüyorum. O kalplerin tam merkezinde Kerbela hüznü vardır. Ve bu hüzün intikamcımız Mehdi zuhur edene kadar devam edecektir. Biz; şehitlerin abdesti, abitlerin ibadeti, salavatın özüyüz. Bizi örnek alanlar, bizim yolumuzda olanlar nerede olursa olsunlar, orası Kerbela ve onların günü Aşuradır…"
Ve biz; Bedir'den Sıffine, Kerbela'dan Çanakkale ve Kurtuluş savaşına kadar boyun eğmeyen ve kıyamete kadar boyun eğmeyecek Hüseyni duruşun adıyız…
Son yüzyılın en büyük şecaatini ve Hüseyni duruşunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ortaya koymuştur. Bir ömür boyu batılla ve Haçlıyla savaşan Gazi Paşa hazretleri ülkemizi kurtararak, yapmış olduğu cihadıyla Hz. Peygamberi memnun eylemiştir. Şu gerçeği haykıralım ki, bugün Atatürk gibi bir yiğit komutan olsaydı Gazze'de hiçbir Müslüman kardeşimizin burnu kanamazdı...
Dünyanın dört bir yanında ve Gazze'de oluk oluk Müslüman kanı akarken biz maalesef mitingler yapmakla meşguldük. Bu yüce Türk milletine yakışan bir davranış mıdır? Dünyanın dört bir tarafında Kerbelalar yaşanırken safımızı seçmek ve Hz. Hüseyin'in yanında olduğumuzu haykırmak zorundayız.
Ve bu asırda da Hüseyni duruşuyla gönüllerde taht kuran, 2020 yılında ebediyete yürüyen Prof. Dr. Haydar Baş hocamız da hakkını teslim etmeden geçmeyelim. Muhterem hocamız bir ömür boyu kurtuluşun, gerçek İslam'ın, Müslümanlık ve dindarlığın Ehlibeyt olduğunu her zaman ve her zeminde haykırmıştır. 12 İmam'ın hayatlarını kaleme alıp kitaplaştırmanın yanı sıra, O yüce insanların ruhunu ve mücadelesini bizzat yaşayarak zalimin ve Yezitlerin her zaman karşısında olmuştur. Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt'tir diyerek ülkemizde kardeşliği kaim kılmıştır. Rabbim makamını âli eylesin.
Başta Kerbela şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun yüce Rabbim şefaatlerinden ayırmasın...
72 sadık yol arkadaşıyla, sayıca kendilerinden kat kat üstün bir orduya karşı gösterdiği direniş; cesaretin, teslimiyetin ve Allah rızası uğruna fedakârlığın en büyük nişanesi olmuştur. Onun mübarek kanı, İslam'ın üzerini örten karanlığı dağıtmış, zalimin maskesini düşürmüş ve hakikatin yeniden görünmesine vesile olmuştur.
Bugün Kerbela hâlâ konuşuluyor, Hüseyin hâlâ gönüllerde yaşıyorsa; bu, onun kıyamının amacına ulaştığının en büyük delilidir. Kerbela bize, şartlar ne kadar ağır olursa olsun haktan ayrılmamayı, yalnız kalsak da doğru bildiğimiz yolda yürümeyi ve Allah'ın rızasını her şeyin üstünde tutmayı öğretmektedir.
Bu sebeple kurtuluşun yolu; Allah'ın tertemiz kıldığı Ehl-i Beyt'i tanımaktan, sevmekten ve onların rehberliğine sarılmaktan geçmektedir. Kerbela'nın çağrısı bugün de aynıdır: Hakkın yanında dur, zulme boyun eğme ve tevhidin merkezinde buluş.
Kerbela'da birçok konuşma yapan İmam Hüseyin aleyhisselam tekrar tekrar seslenir...
"Yezid şarap içen, haksız yere adam öldüren, açık bir şekilde fisk-u fücur ve haram işleyen birisidir. Benim gibi birisi Yezid gibi zalim birisine asla biat etmez..."
Ve sonra şöyle buyurdu:
"Zina zade oğlu zina zade (İbn-i Ziyad), beni iki şey arasında muhayyer kılmıştır. Ya kılıç, ya da zillet! (Ya savaşıp ölmek, ya da biat edip zillete boyun eğmek) Heyhat! Zillet bizden uzaktır. Buna ne Allah razı olur, ne Resulü, ne müminler, ne de (bizi büyüten) temiz ve tathir kucaklar..."
İmam Hüseyin tekrar tekrar seslenir...
"Ey insanlar! Soyumu söyleyin, ben kimim? Sonra kendinize gelin, nefsinizi kınayın. Bakın, beni öldürmeniz, hürmetimi gözetmemeniz size caiz midir? Ben, Peygamberinizin kızının oğlu değil miyim? Ben, Peygamberinizin vasisi ve amcası oğlunun oğlu değil miyim? Ben, herkesten önce Allah'a iman eden ve Peygamber'in risaletini tasdik eden kimsenin oğlu değil miyim? Seyyid-uş Şüheda olan Hamza, babamın amcası değil midir? Cafer-i Tayyar amcam değil midir? Peygamber'in benim ve kardeşim hakkındaki: "Bu ikisi cennet gençlerinin efendileridir" sözünü duymamış mısınız? Yazıklar olsun size! Acaba öldürdüğüm bir kimse veya zayi ettiğim bir mal ya da size vurduğum bir yara karşılığında mı beni cezalandırmak istiyorsunuz?"
Kerbela'da birçok konuşma yapan İmam Hüseyin'e oğlu Ali Ekber sorar:
"Ey babam! Sizin sözleriniz bu güruha neden etki etmedi?"
Hz. Hüseyin ibretlik o cevabı verir:
"Çünkü onların karınları Yezid'in verdiği haram lokmalar ile doludur."
Kerbela'da İmam Hüseyin'in son sözleri:
"Sanmayın ki biz Kerbela çölünde yok olup gideceğiz. Ceddim İbrahim, dedem Muhammed, anam Fatıma bizim bugünümüzü görmüş ve ağlamışlardır. Şu anda sizi seyrettiğim gibi, Allah'a iman eden mü'min kulların kalplerini görüyorum. O kalplerin tam merkezinde Kerbela hüznü vardır. Ve bu hüzün intikamcımız Mehdi zuhur edene kadar devam edecektir. Biz; şehitlerin abdesti, abitlerin ibadeti, salavatın özüyüz. Bizi örnek alanlar, bizim yolumuzda olanlar nerede olursa olsunlar, orası Kerbela ve onların günü Aşuradır…"
Ve biz; Bedir'den Sıffine, Kerbela'dan Çanakkale ve Kurtuluş savaşına kadar boyun eğmeyen ve kıyamete kadar boyun eğmeyecek Hüseyni duruşun adıyız…
Son yüzyılın en büyük şecaatini ve Hüseyni duruşunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ortaya koymuştur. Bir ömür boyu batılla ve Haçlıyla savaşan Gazi Paşa hazretleri ülkemizi kurtararak, yapmış olduğu cihadıyla Hz. Peygamberi memnun eylemiştir. Şu gerçeği haykıralım ki, bugün Atatürk gibi bir yiğit komutan olsaydı Gazze'de hiçbir Müslüman kardeşimizin burnu kanamazdı...
Dünyanın dört bir yanında ve Gazze'de oluk oluk Müslüman kanı akarken biz maalesef mitingler yapmakla meşguldük. Bu yüce Türk milletine yakışan bir davranış mıdır? Dünyanın dört bir tarafında Kerbelalar yaşanırken safımızı seçmek ve Hz. Hüseyin'in yanında olduğumuzu haykırmak zorundayız.
Ve bu asırda da Hüseyni duruşuyla gönüllerde taht kuran, 2020 yılında ebediyete yürüyen Prof. Dr. Haydar Baş hocamız da hakkını teslim etmeden geçmeyelim. Muhterem hocamız bir ömür boyu kurtuluşun, gerçek İslam'ın, Müslümanlık ve dindarlığın Ehlibeyt olduğunu her zaman ve her zeminde haykırmıştır. 12 İmam'ın hayatlarını kaleme alıp kitaplaştırmanın yanı sıra, O yüce insanların ruhunu ve mücadelesini bizzat yaşayarak zalimin ve Yezitlerin her zaman karşısında olmuştur. Tevhidin merkezi Ehl-i Beyt'tir diyerek ülkemizde kardeşliği kaim kılmıştır. Rabbim makamını âli eylesin.
Başta Kerbela şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun yüce Rabbim şefaatlerinden ayırmasın...
Adem Birinci / diğer yazıları
- Adım adım Kerbela -8- / 05.07.2026
- Adım adım Kerbela -7- / 04.07.2026
- Adım adım Kerbela -6- / 03.07.2026
- Kerbela’ya adım adım -5- / 01.07.2026
- Adım adım Kerbela -4- / 29.06.2026
- Adım adım Kerbela -3- / 28.06.2026
- Adım adım Kerbela -2- / 27.06.2026
- Adım adım Kerbela / 24.06.2026
- Harun'a yapılan ihanet, Ali'ye karşı tekrarlandı / 04.06.2026
- Ya Fatıma / 07.05.2026
- Adım adım Kerbela -7- / 04.07.2026
- Adım adım Kerbela -6- / 03.07.2026
- Kerbela’ya adım adım -5- / 01.07.2026
- Adım adım Kerbela -4- / 29.06.2026
- Adım adım Kerbela -3- / 28.06.2026
- Adım adım Kerbela -2- / 27.06.2026
- Adım adım Kerbela / 24.06.2026
- Harun'a yapılan ihanet, Ali'ye karşı tekrarlandı / 04.06.2026
- Ya Fatıma / 07.05.2026






















































