logo
23 NİSAN 2024

Algı yönetimi

04.05.2023 00:00:00

Aziz Türk milleti 2002 yılından 2018 yılına kadar parlamenter sistemle, 2018'den bugüne kadar ise Başkanlık sistemi adı altında Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın keyfiyeti ile yönetilmektedir!

İlk günden bugüne bu keyfiyete karşı bir çözüm ortaya koyamayan muhalefet ise aslında bu çözümsüzlüğün muhalif kanadı olmaktan öteye gidememiştir.

2002'den buyana tek kişilik bu iktidar tiyatrosunu izleyen milletin başına gelenler ise pişmiş tavuğun başına gelmemiştir!

Sınır hattı BOP ekseninde kan ve gözyaşına boğulmuş, ülke her milletten mülteci memleketi olmuş, 15 Temmuz Fetö kalkışması, biten tarım-hayvancılık, baş edilemez bir hal alan döviz-faiz lobisi, yerli üretimin ekonomiden el çektirilmesi ile ithalata dayalı üretim-tüketim ekonomisi, artan işsizlik, yoksulluk ve dahası yangınlar, kuraklık, don, dolu, sel felaketleri, depremler derken tecrübe edilmeyen doğal afet de kalmamıştır!

Trilyonlarca dolarlık ekonomik iflaslar mı dersiniz yoksa kaybedilen yüz binlerce can mı!

Gelinen noktada Türk milleti bu vahim sürecin analizini doğru yapma zorunluluğu veya sorumsuzluğu ile 15 Mayıs Pazar günü sandık başına gidecektir.

Seçmenin kimi ya da hangi sistemi seçeceği hususunda doğru bir algı ile sandık başına gideceği kanaati bende henüz oluşmadı! Çünkü siyaset ricali özellikle muhalefet kanadı seçmende bu algıyı şuana kadar oluşturamadı.

Erdoğan'ın amentüsüne âmin diyen siyasi partiler bir yana muhalefetin bu seçimi kazanmak için en baştan yanlış bir yol izlediği aşikâr!

Muhalefet 3 parçaya bölünmüş halde bitmiş, tükenmiş Erdoğan'ın karşısına çıkarak onun bu tükenmişliğine adeta can simidi olmuştur.

Bu seçim 'iktidar olma' değil sadece ucube Başkanlık sisteminden parlamenter sisteme geçişin oylanacağı bir seçim olarak algılanması gerekirken CHP önderliğindeki 6'lı masa, muhalefeti senkronize edemedi. Muhalefet de haklı olarak Erdoğan'a karşı kurulan masayı samimi bul(a)madı!

Sayın Muharrem İnce, 'sol kesim CHP'ye mecbur değil' diyerek, Sayın Sinan Oğan ise 'gerçek milliyetçilerin bir adayı olmasın mı' diyerek adaylıklarını ilan ettiler. Kendilerince haklılar ise de bataklığı kurutmak yerine sineklerle mücadele etmekten öteye gitmeyecek bir seçim stratejisi içerisindeler!

Farz edelim ki, Erdoğan haricindeki üç adaydan biri seçimi kazansın! Parlamenter sisteme dönüş için gerekli milletvekili sayısını elde edebilecekler mi? Her biri en az bir dönem bu ucube sistem ile ülkeyi yönetme zorunluluğu ile baş başa kalacak. 

Bu hususta ortaya koyduğu etik ve stratejik siyaset anlayışı ile seçimlere katılmayarak muhalefetin meclis vekil aritmetiğini olumsuz yönde etkilememe kararı alan Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Sayın Hüseyin Baş Bey'i genç yaşına rağmen bu engin siyaset anlayışından dolayı tebrik ediyor ve kutluyorum. 

Bu manada Bağımsız Türkiye Partisi kadroları Türk milleti adına, ana muhalefet partisine seçimi kazanarak parlamenter sisteme dönme iddiasını yerine getirmesi hususunda tam destek verdiğini açıklamıştır. Bu karar BTP'nin merhum Genel Başkanı Sayın Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in 2018 yılındaki seçime girmeme kararı ile aynı esası temel alan bir karardır.

Erdoğan rejimine karşı sandık başına giden seçmen, bu seçimi rejim değişikliğine esas olarak algılamalı ve bu istikamette sistemi değiştirmek için gerekli olan 400 vekili bir kanatta toplamak üzere oy kullanmalıdır.

Neden? Çünkü adayların hiç biri yukarıda bahsettiğimiz buhranlardan toplumu kurtaracak ne ekonomik ne siyasi ne de sosyal çözümlere sahip değildir.

Mesela Sayın Sinan Oğan katıldığı bir programda; "Bu seçimin ara seçim olduğu kanaatindeyim. Esas seçimin 2 sene sonra olacağını düşünüyorum. Önümüzdeki süreçte bu seçimlerin son seçim olmadığını, Türkiye'nin siyaset elitleri değişimi sürecinde olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin erken seçime mecburen gideceğini düşünüyorum. Ben de kazansam bu ekonomik krizin mevcut şartlarda sürdürülebilir olmadığını, acı reçetenin uygulanması gerektiğini düşünüyorum" diyerek durumu çok güzel özetlemiştir.

Kılıçdaroğlu ise yaşanan başta ekonomik buhrandan kurtuluş için yabancı yatırım ve teşvikleri esas alan, kendince kaynağı belli ve temiz olan 300 milyar dolarlık bir paket açıklayarak, muşamba dekor bir gelecek vaadi ile milli bir ekonomi anlayışından uzak olduğunu ortaya koymaktadır.

Diğer aday Muharrem İnce ise üretime dayalı bir ekonomik sistem vadetmektedir. Oysa piyasaların temel sorunu vatandaşların tüketim kabiliyetini kaybetmiş olmasıdır.

Nereden bakarsanız bakın bir tutarsızlık yumağı!

Özetle aile kurumunu esas alarak; vatandaşlık maaşı, ev hanımı maaşı, çocuk maaşı, yoksulluk sınırı üzerinde ve 23'ü devlet tarafından karşılanacak gerçek ücret tarifesinden gelir garantisi ile insana, tüketici kimliği kazandıran, onun doğumla kazandığı en temel haklarını Sosyal Devlet anlayışı ile ona doya doya yaşatacak milli bir ekonomi ve siyaset modelinin ürünü olan Bağımsız Türkiye Partisi ve kadroları seçmen tarafından idrak edilerek sandık başına gidilmelidir.

Aksi takdirde bugün Erdoğan'a karşı ittifak eden muhalefet yarın yeni Erdoğanlara karşı ittifak etmek mecburiyetinde kalabilir ve bu bozuk düzenin faturası her zaman vatandaşa kesilir.

 
Mustafa Doğan / diğer yazıları
Yükselirse, işi zor
Biden'ın geleceği petrol fiyatlarına bağlı
Vergileri indirin
Çin'in Ankara Büyükelçisi'nden tuhaf istek
Şampiyonluk yarışında önemli kayıp
Fenerbahçe son dakika penaltısı ile yıkıldı
Bahçeli’nin Mehmet Şimşek çıkışının şifreleri
Mesaj Erdoğan'a mı verildi?
Irak'la yeni dönem başladı
24 anlaşma imzalandı
Şimşek'e 'yerel halk' tepkisi
'Müfsit zihniyet'
AKP'nin IMF'siz IMF programına tepki gösterdi
'Anlamadıkları şey şu...'
Görüşmede İlber Ortaylı da hazır bulundu
İmamoğlu, Steinmeier'i ağırladı
Sosyal medya boykotu karşısında pes etti
Tunaoğlu özür dileyip istifa etti
'Tarihe, ecdada, vatana ve millete namus borcudur'
DEM Parti'nin kapatılmasını istedi
51 kişi hayatını kaybetmişti, bilirkişi raporu çıktı
Ana taşıyıcı kolon kesilmiş!
ABD'nin 'Filistin' vetosu BM'yi tartışmaya açtı
"BM'nin ne anlamı var?"
Gıda ihracatında yeni hedef Asya
"Ürünlerimizin kalitesine çok güveniyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Irak'ta Sudani karşıladı
İki ülke arasında anlaşmalar imzalanacak
AKP'nin 21 yılını tek yazıda özetledi
Kimdir bu doymak bilmeyen soysuz?
Yükselirse, işi zor
Biden'ın geleceği petrol fiyatlarına bağlı
Vergileri indirin
Çin'in Ankara Büyükelçisi'nden tuhaf istek
Şampiyonluk yarışında önemli kayıp
Fenerbahçe son dakika penaltısı ile yıkıldı
Bahçeli’nin Mehmet Şimşek çıkışının şifreleri
Mesaj Erdoğan'a mı verildi?
Irak'la yeni dönem başladı
24 anlaşma imzalandı
Şimşek'e 'yerel halk' tepkisi
'Müfsit zihniyet'
AKP'nin IMF'siz IMF programına tepki gösterdi
'Anlamadıkları şey şu...'
Görüşmede İlber Ortaylı da hazır bulundu
İmamoğlu, Steinmeier'i ağırladı
Sosyal medya boykotu karşısında pes etti
Tunaoğlu özür dileyip istifa etti
'Tarihe, ecdada, vatana ve millete namus borcudur'
DEM Parti'nin kapatılmasını istedi
51 kişi hayatını kaybetmişti, bilirkişi raporu çıktı
Ana taşıyıcı kolon kesilmiş!
ABD'nin 'Filistin' vetosu BM'yi tartışmaya açtı
"BM'nin ne anlamı var?"
Gıda ihracatında yeni hedef Asya
"Ürünlerimizin kalitesine çok güveniyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Irak'ta Sudani karşıladı
İki ülke arasında anlaşmalar imzalanacak
AKP'nin 21 yılını tek yazıda özetledi
Kimdir bu doymak bilmeyen soysuz?
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.