logo
18 EYLÜL 2026

Naylon çadırda hayat mücadelesi

01.03.2002 00:00:00
 
Muş'un Çöğürlü köyünde, kamış ve naylondan yapılmış çadırda kalan Arkacı ailesi, kendilerine uzanacak bir yardım eli bekliyor. Ilıca köyünden şehre gelen ve iki yıldır ailesi ile birlikte Çöğürlü köyünde kurduğu naylon çadırda komşularının yardımı ile geçinmeye çalışan aile, zor şartlar altında hayat mücadelesi veriyor. Agit ve Rukiyete Arkacı çifti, beş çocukları ile birlikte iki yıldır kaldıkları naylon çadırda kendilerine uzanacak yardım elini bekliyor. Kış mevsiminde çadırın yakınındaki ahıra bırakılan hayvanların çobanlığını yapan ve ayda 60 milyon lira geliri olan Agit Arkacı, çamur, soğuk ve kara rağmen naylon çadırda kalmaktan başka çarelerinin olmadığını belirtti. Agit Arkacı, çaresiz olduklarını belirterek "1993 yılında Ilıca köyünün boşaltılması sebebi ile Muş'a geldik. Uzun süre özel bir iş yerinde çalıştım. Oranın kalacak yeri de vardı. Ancak bacağımdan ameliyat olduktan sonra çalışamadım ve işten çıkarıldım. Daha sonra biz de gelip bu çadırı kurduk ve iki yıldır bu çadırda kalıyoruz. Yağmur, çamur, kar ve soğuk içinde yaşamaya çalışıyoruz. Kamış ve naylondan yaptığımız çadır kışın soğuk, yazın sıcak oluyor. Bu sebeple pek kullanışlı değil, ancak mecburuz. Ben kışın beş ay süre ile ayda 60 milyon liraya çobanlık yapıyorum. Başka da bir gelirim yok. Bizim tek isteğimiz başımızı sokacak bir evimiz olsun" dedi.

Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı

İstanbul merkezli dev uyuşturucu operasyonunda aralarında oyuncu, şarkıcı, iş insanı ve sosyal medya fenomenlerinin de bulunduğu 24 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasına göre şafak vakti düzenlenen baskınlarda birçok isim gözaltına alındı

18.09.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
 
Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı
Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı
İstanbul bugün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen büyük bir operasyon haberiyle sarsıldı. Toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucu madde ticareti ve kullanımıyla mücadele kapsamında, kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda ünlü isme yönelik eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Makul şüphe ve deliller düğmeye bastırdı

Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, kullanımını kolaylaştırdığı ya da yer temin ettiğine dair makul şüpheyi destekleyen somut delillere ulaşıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine verilen talimatla 24 şüpheli için arama, gözaltı ve biyolojik inceleme işlemleri başlatıldı.

Popüler isimler mercek altında

Operasyonun düzenlendiği adreslerde aralarında popüler oyuncular, ekran yüzleri, iş dünyasından isimler ve milyonlarca takipçisi bulunan sosyal medya fenomenlerinin yer aldığı öğrenildi. Şafak vakti gerçekleştirilen baskınlarda ev ve iş yerlerinde arama faaliyetleri yürütülürken, gözaltına alınan şüpheliler biyolojik inceleme ve ifadelerinin alınması amacıyla jandarma komutanlığına götürüldü.

İşlemleri tamamlanan şüphelilerin gün içinde adliyeye sevk edilerek Cumhuriyet Başsavcılığı'nda hazır edilmeleri bekleniyor. Genişletilerek devam eden soruşturmada yeni gözaltıların olabileceği belirtiliyor.

562 milyon liralık bahis trafiği bulunan şebekeye dev operasyon

Sakarya merkezli 3 ilde yasa dışı bahis ve kara para aklama suçlarına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 31 şüpheliden 26'sı tutuklandı. Yasa dışı bahis sitelerine banka hesabı temin eden şebekenin hesaplarında yaklaşık 562 milyon liralık işlem hacmi tespit edildi

18.09.2026 14:46:00 / Güncelleme: 18.09.2026 14:48:26
İHA
 
562 milyon liralık bahis trafiği bulunan şebekeye dev operasyon
562 milyon liralık bahis trafiği bulunan şebekeye dev operasyon
Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, 7258 sayılı futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkında kanuna muhalefet ile 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçları kapsamında projeli çalışma yürütüldü.

Yürütülen çalışmalarda, internet ortamındaki yasa dışı bahis sitelerinde kullanılmak üzere banka hesapları toplayan ve kendisine ait hesap bilgilerini para karşılığında kullandırarak yasa dışı bahis oynatılmasına imkan sağlayan şüpheliler deşifre edildi. Şüphelilerin hesap hareketlerinde yapılan incelemelerde yaklaşık 562 milyon TL işlem hacmi bulunduğu tespit edildi.



3 ilde eş zamanlı operasyon

Soruşturma çerçevesinde Sakarya merkezli İstanbul ve Kocaeli'de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 31 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde gerçekleştirilen aramalarda, suçta kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda bankamatik kartı, GSM hattı ve dijital materyal ele geçirildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adli mercilere sevk edilen 31 şüpheliden 5'i hakkında adli kontrol tedbiri uygulanırken, 26 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.

CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi

CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi

18.09.2026 14:21:00
Haber Merkezi
 
 CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi
 CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi
CHP İstanbul İl Kongresi ile ilgili tedbir kararı kaldırıldı. Gürsel Tekin ve heyetinin görevine son verdi. Tekin, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirterek, atanmış sıfatıyla görevinin devam ettiğini söyledi.

İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2 Eylül 2025 tarihli ara kararda uygulanmasına karar verilen ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına hükmetti. Böylece Gürsel Tekin'in tedbiren yürüttüğü CHP İstanbul İl Başkanlığı görevi sona ermiş oldu. Kararın bir suretinin İstanbul İl Seçim Kuruluna, Sarıyer 1. İlçe Seçim Kuruluna ve İstanbul Valiliğine gönderilmesine karar verildi.

Kararın ardından gözlerin çevrildiği Gürsel Tekin'den açıklama geldi. Görevinin sona ermediğini ifade eden Tekin, mahkemenin tedbir kararından sonra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisini il başkanı olarak atadığını belirtti.

Gürsel Tekin şunları söyledi: "Tedbiren göreve gelmemiz üstüne verilen karar kalktığı için bu noktada görevimiz sonlandı. Kemal bey sonradan il başkanı olarak atadığı için 'atanmış' sıfatıyla görevim devam ediyor."

Gürsel Tekin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise şu ifadeleri kullandı:

"Bizim için görevler gelip geçicidir; Cumhuriyet Halk Partisi'ne olan sorumluluğumuz ve mücadelemiz kalıcıdır. Partimizin birliğini, hukukunu ve geleceğini korumak için üzerimize düşen her sorumluluğu, dün olduğu gibi bugün de yerine getirmeye devam edeceğiz."

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gözaltı kararı verilen Hasan Atilla Uğur havalimanında gözaltına alındı

Silivri Cezaevi'nde 2011 yılında hayatını kaybeden MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur, Kıbrıs dönüşü havalimanında gözaltına alındı

18.09.2026 09:00:00
İHA
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gözaltı kararı verilen Hasan Atilla Uğur havalimanında gözaltına alındı
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında gözaltı kararı verilen Hasan Atilla Uğur havalimanında gözaltına alındı
MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun 2011'de tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmesine yönelik yeniden açılan soruşturma kapsamında İstanbul ve Ankara'da eş zamanlı operasyon düzenlenmişti.

Operasyonda, Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, soruşturma hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar veren ve daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edilen dönemin başsavcısı Ali İşgören ile olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan, olay yeri incelemesine katılan ve daha sonra FETÖ kapsamında meslekten ihraç edilen eski Cumhuriyet savcısı Necip Doğan gözaltına alınmış, Kıbrıs'ta olduğu öğrenilen emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur hakkında gözaltı kararı verilmişti.


Havalimanında gözaltına alındı



Hasan Atilla Uğur Kıbrıs dönüşü saat 23.36'da uçağının havalimanına inmesinin ardından pasaport kontrolünde gözaltına alınarak Maslak Jandarma Komutanlığı'na götürüldü.

Soruşturmayla ilgili işlemlerin sürdüğü öğrenildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek. İki lider en son Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde görüşmüştü

17.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta bir araya gelecek. İki lider en son Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde görüşmüştü.
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın New York'ta görüşeceğini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, önümüzdeki hafta gerçekleşecek Birleşmiş Milletler Genel Kurul toplantısı için New York'a gidecek.

Heyetler arası görüşmenin ardından iki lider kameraların karşısına geçmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Trump, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde bir araya gelmişti.

7 Temmuz'da Beştepe'de bir araya gelen iki arasındaki görüşmeler verimli geçmiş, F-35 satışı, KAAN uçaklarının motorları ve CAATSA yaptırımlarına ilişkin önemli açıklamalar yapmıştı.

Beştepe'deki görüşmenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Trump, Türkiye ile ilişkilerin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söylemişti.

"Çok iyi dostuz, harika bir lidersiniz, saygı görüyorsunuz." ifadelerini kullanan Trump, "Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorlar Cumhurbaşkanı'na büyük saygım var. Erdoğan ile en başından beri çok uyumlu bir kimyamız var. NATO'dan büyük bir hayal kırıklığı içerisindeydim. Tabii bu zirve Türkiye'de olmasaydı katılmama durumumum olabilirdi. Çünkü katılmam gerektiğini düşündüm." demişti.

CAATSA YAPTIRIMLARI

Trump, ABD'nin Türkiye'ye uyguladığı CAATSA yaptırımlarını da kaldıracaklarını ifade edip "Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz." diye konuşmuştu.

F-35 konusunda da bir karar vereceklerini ifade eden Trump "Çok iyi bir ilişkimiz var ve sanıyorum ki birçok kişi neden bunu yapmıyoruz diye düşünüyorlar. Türkiye sadık bir dostumuz. F-35 harika bir uçak. Ve kesinlikle bu konuda bir şeyler düşüneceğiz." ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Abdullah Öcalan'a Terörsüz Türkiye sürecinde kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyon'unda görev verileceğini açıkladı

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Abdullah Öcalan'a Terörsüz Türkiye sürecinde kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyon'unda görev verileceğini açıkladı

17.09.2026 16:30:00
Haber Merkezi
 
 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Abdullah Öcalan'a Terörsüz Türkiye sürecinde kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyon'unda görev verileceğini açıkladı
 Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Abdullah Öcalan'a Terörsüz Türkiye sürecinde kurulan Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyon'unda görev verileceğini açıkladı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili önemli mesajlar verdi.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'la kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu'nun çalışmalarından bahseden Uçum, dört alt komisyon kurulduğunu bildirdi. Uçum, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu'nda terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'a görev verileceğini duyurdu.

Öcalan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan süreçte PKK'ya doğrudan kendini feshetme çağrısı yapmıştı. Süreç siyasetçilerin görüşmesiyle ilerlemiş, son aşamada çerçeve yasa teklifi Meclis'te rekor çoğunlukla kabul edilerek kanunlaşmıştı.

Kanunda 1 Haziran 2005 tarihinden önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet gerektirecek suçlar işleyenler, yasa kapsamı dışında tutuluyor.

Bu da Öcalan ve yönetim kadrosunun yasadan yararlanamayacağı anlamına geliyor.

Uçum, Öcalan'a verilecek görevin farklı şekilde değerlendirilmemesine işaret etti; İmralı'daki konutun cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildiğini söyledi.

Bunun Öcalan'ın süreçteki rolünü daha iyi icra edebilmesi için oluşturulmuş bir imkan olduğunu dile getiren Uçum, "Serbest bırakıldı." gibi bir sonucun çıkarılamayacağını sözlerine ekledi: "Öcalan ile yürütülen diyalog sürecidir. Hedef bedellidir. Terör örgütünün tasfiyesinin sağlanmasıdır."

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, terör meselesinde muhatabın Öcalan olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: "Örgütü kim kuruyorsa silahı kim kullandırdıysa fesh edecek de odur. Öbür türlü devlet güvenlik politikasıyla yapar diyalogda muhatap aldığı kişi bu görevini iyi yapması için bir komisyonda görevlendirilmesi daha rahat ortamda çalışması gerekliliktir sağlanan imtiyaz değildir. Görevin gerektirdiği ortam sağlamaktan ibarettir bunun dışındakiler doğru değildir."

Uçum, "Hükümlü üzerinden diyalog yürütüyorsan terör örgütünün tasviyesine iliştin, bunun hukuka aykırı bir durumu yok. Rutin dışı süreçler rutin dışı yöntemlerle çözülür…Rutin yöntemlerle yönetemezsiniz." diye de ekledi.

Uçum, PKK üyeleri için altı aylık başvuru süresinin başlaması anlamına gelen Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararının ekim ya da kasım ayında çıkabileceğini söyledi: "Sürecin yürüdüğü, ilerlemenin olduğu tespit edilebilir. Irak Başbakanı açıklama yaptı, buradan sonuç çıkabilir. Dışişleri Bakanı Suriye'ye gitti. Pratik süreçlerin yürüdüğü, ilerlediği noktasında izlenimimiz var. Kasım ayına MGK kararının yetiştirilmesi, teyit ilanı saha süreçlerine göre olacağına göre ilerleme var ki bu işin olabileceği yönünde değerlendirme var."

Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası 5 Ocak'a ertelendi

FETÖ'ye finansman sağladığı iddiasıyla kayyum atanan Maydonoz Döner zincirine ilişkin 9 sanığın yargılandığı dava, 5 Ocak 2027 tarihine ertelendi

17.09.2026 12:56:00
İHA
 
Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası 5 Ocak'a ertelendi
Maydonoz Döner'e yönelik FETÖ davası 5 Ocak'a ertelendi
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Tahsin Özbay ile sanık avukatları katıldı. Mahkeme başkanı, bu celsede dinlenmesi gereken tanığın hazır bulunmadığını bildirdi.

Söz alan sanık Tahsin Özbay, tanıkla yalnızca ticari ilişkisinin bulunduğunu belirterek, "Tanıkla sadece ticari ilişkim var. Başka herhangi bir irtibatım yoktur" ifadelerini kullandı.

Sanık avukatları ise, müvekkilleri hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, dinlenmesi gereken tanığın bir sonraki celsede hazır edilmesine karar vererek, duruşmayı 5 Ocak 2027 tarihine erteledi.

Yeni nesil organize suçlar artıyor: Türkiye sanal risk altında

Geleneksel suç örgütlerinin katı hiyerarşisi, ailevi bağları ve mekâna bağlı gücü yerini; esnek, merkezsiz, dijitalleşmiş ve ağ tabanlı yeni nesil suç yapılanmalarına bırakıyor. Bu hibrit yapılar, lider odaklı piramit modeli yerine projelere göre bir araya gelen hücrelerden ve anonim aktörlerden oluşuyor. Eylemlerini taşeronlaştırarak riski dağıtıp, sokak şiddetini siber imkânlarla birleştiyorlar

17.09.2026 12:50:00 / Güncelleme: 17.09.2026 12:54:29
Hasan Gündoğdu
 
Yeni nesil organize suçlar artıyor: Türkiye sanal risk altında
Yeni nesil organize suçlar artıyor: Türkiye sanal risk altında

Oluşum mekanizmaları ve finansal kaynaklar



Yeni nesil suç yapıları, geleneksel mahalle mahremiyetinden ziyade dijital mecralarda kök salar ve küresel ölçekte iş birliği yaparlar.

Dijital Devşirme ve Taşeronlaşma: Suç örgütleri; oyun platformları, kapalı mesajlaşma uygulamaları (Telegram, Discord vb.) ve sosyal medya üzerinden gençleri "kolay para", "lüks yaşam" ve "statü" vaatleriyle manipüle eder. Eylemler parça başı ihale edilerek tetikçilik ve kuryelik gibi riskli işler suça sürüklenen çocuklara yaptırılır.

Finansal Gelir Kalemleri: Yasa dışı bahis ve kumar, siber dolandırıcılık, veri hırsızlığı, şantaj ve uyuşturucu ticareti ana gelir kaynaklarıdır.

Kripto Varlık ve Aklama: Elde edilen gelirler, finansal denetimlerin dışına çıkabilmek amacıyla kripto varlıklar, dijital cüzdanlar ve katmanlı katıksız para transferi (hesap kiralama/IBAN kuryeliği) yöntemleriyle saniyeler içinde taranıp aklanır.

Korunma yolları ve alınması gereken önlemler



Tehdit hem fiziksel hem sanal alana yayıldığı için mücadele de çok katmanlı olmak zorundadır.

Bireysel ve Ailevi Farkındalık: Dijital okuryazarlık ve siber güvenlik bilinci artırılmalıdır. Gençlerin sosyal medyadaki şüpheli ilişki ağları ve ani harcama değişiklikleri takip edilmeli; "IBAN kiralama" veya "hesap kullandırma" gibi tekliflerin doğrudan suça ortaklık olduğu topluma anlatılmalıdır.

Teknolojik ve Mali Denetim: Mülkiyet ve finansal takip mekanizmaları güncellenmelidir. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) benzeri kurumların kripto varlık akışlarını ve blokzincir işlemlerini anlık izleme kapasitesi artırılmalıdır.

Siber Kolluk ve Uluslararası İş Birliği: Kolluk kuvvetlerinin siber operasyon kabiliyetleri güçlendirilmeli, sınır ötesi dijital suç ağlarına karşı uluslararası adli ve istihbarı iş birliği kanalları hızlandırılmalıdır.

Türkiye'deki tehlikenin boyutu



Türkiye, yüksek genç nüfusu, dijitalleşme hızı ve stratejik coğrafi konumu nedeniyle bu dönüşümün doğrudan hedefinde yer almaktadır.

Son yıllarda sokaklarda sıkça görülen motosikletli infaz çeteleri, dijital platformlar üzerinden radikalleşen ve suça sürüklenen çocukların araçsallaştırılması, tehlikenin boyutunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bunun yanı sıra, uluslararası suç gruplarının Türkiye'yi finansal aklama sahası veya hesaplaşma alanı olarak kullanma arayışları güvenlik riskini artırmaktadır.

Suçun dijital mecralarda cazip hale getirilerek gençlere bir yaşam tarzı gibi sunulması, durumun sadece adli bir kolluk sorunu değil, acil müdahale gerektiren sosyolojik bir tehdit olduğunu göstermektedir.

Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti

Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti

17.09.2026 12:16:00
AA
 
 Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti
 Türk demokrasisi için unutulmayacak bir kara leke olarak tarih sayfalarına kazınan merhum Başbakan Adnan Menderes'in 17 Eylül 1961'de idam edilmesinin üzerinden 65 yıl geçti
Türk siyasi tarihinin simge isimlerinden Ali Adnan Menderes, 1899'da Aydın'da dünyaya geldi. Annesi Tevhide Hanım, babası Ethem Bey ve ablası Melike'yi verem hastalığından kaybeden Ali Adnan, okulunu bitirmesinin ardından dedesi Hacı Ali Paşazade'nin kendisine miras bıraktığı Çakırbeyli Çiftliği'nin başına geçti.

Siyasi kariyerine Serbest Cumhuriyet Fırkasında başlayan Menderes, partinin feshedilmesinin ardından CHP'ye katıldı.

Atatürk'ün keşfiyle milletvekilliğine giden yol
CHP il yönetiminde göreve başlayan Menderes, parti teşkilatını Aydın'da yeniden kurdu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Aydın'ı ziyareti kapsamında Menderes ile bir araya geldi ve soğuk başlayan görüşme 4 saat sürdü. Menderes'in görüşleri Atatürk'ün dikkatini çekti ve bunlardan bir rapor hazırlamasını istedi. Menderes, hazırladığı raporu Atatürk'e iletti.

1931 yılındaki erken seçimde aday olmadığı halde milletvekili seçilen Menderes, kendisini aday listesine Atatürk'ün koyduğunu öğrendi. Menderes, 1935, 1939, 1943 seçimlerinde CHP Aydın Milletvekili olarak aralıksız 14 yıl parlamentoda CHP grubunda görev aldı. Menderes, hükümetin Toprak Reformu Tasarısı'nın 1945'te Meclis'teki görüşmeleri sırasında sergilediği karşı duruş sonrasında siyaset sahnesinde tanınan bir isim haline geldi.

Dörtlü Takrir
İzmir Milletvekili Celal Bayar, Aydın Milletvekili Adnan Menderes, İçel Milletvekili Refik Koraltan ve Kars Milletvekili Fuat Köprülü, 7 Haziran 1945'te CHP Meclis Grubuna kanunlardaki ve parti tüzüğündeki demokratik olmadığını düşündükleri hükümlerin kaldırılmasını içeren bir önerge verdi.

Menderes ve arkadaşları, Türk siyasi hayatına "Dörtlü Takrir" olarak geçen bu önergenin verilmesinin ardından parti içi muhalefetten dolayı partiden ihraç edildi.

Demokrat Partinin kuruluşu
Demokrat Parti (DP) 7 Ocak 1946'da Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından kuruldu.

Demokrat Partinin kuruluşu üzerinden 4 ay geçmeden erken seçim kararı alınarak önce yerel, ardından genel seçim sürecine girildi. 26 Mayıs 1946'da yapılan yerel seçimlere girmeme kararı alan Demokrat Parti, partilileri sandığa gidip gitmemekte serbest bıraktı.

CHP'nin kazandığı 1946 genel seçimlerinde Menderes, memleketi Aydın'dan değil, Kütahya'dan milletvekili seçildi.

Demokrat Partinin 1950 seçimlerindeki zaferi
CHP Hükümeti, 1 Mart 1950'de genel seçimlerin 14 Mayıs 1950'de yapılmasına karar verdi. Halkın Demokrat Partiye ilgisi, aday listelerinde de kendisini gösterdi. Büyük bir seçim kampanyası başlatan Demokrat Partide milletvekili adaylığına yoğun talep oldu. Adnan Menderes de İstanbul'dan milletvekili seçildi.

Demokrat Parti, seçimleri yüzde 55 oy oranıyla kazandı.

Seçim sonuçlarının ardından Demokrat Parti Grubunda yapılan oylama sonucunda Bayar'ın Cumhurbaşkanı olmasına karar verildi.

Adnan Menderes, Bayar'ı evinde ziyaret ederek Fuat Köprülü'nün başbakan olmasını önerdi. Bunun üzerine Bayar, "Başvekil sizsiniz Adnan Bey" diyerek Menderes'in parti liderliğini de almasını istedi.

Menderes, Demokrat Partinin seçim zaferini, "14 Mayıs, bir devre son veren ve yeni bir devir açan müstesna ehemmiyette tarihi bir gün olarak daima anılacaktır. Bu tarihi günün hatırasını yalnız partimizin değil Türk demokrasisinin bir zafer günü olarak yad ediyoruz." ifadeleriyle yorumlamıştı.

Darbenin ayak sesleri "6-7 Eylül olayları"
Demokrat Partinin 1954'te kazandığı bu zaferin ardından, Kıbrıs'ta yaşanan sorunlar tüm ağırlığıyla hissedilmeye başlandı.

Kıbrıs konusunun müzakere edilmesi için 29 Ağustos 1955'te gerçekleştirilen Londra Konferansı'ndan, Türkiye'de yaşanan "6-7 Eylül olayları" nedeniyle bir sonuç alınamadı.

"Atatürk'ün evinin bombalandığı"na ilişkin bir haberle başlayan "6-7 Eylül olayları", sıkıyönetim ilan edilerek ancak bastırılabildi.

1957 genel seçimleri
Demokrat Parti, 27 Ekim 1957'de yapılan genel seçimlerde yüzde 48 oy aldı.

Menderes, seçimlerin ardından parti içinde bir öz eleştiriye giderek seçim sonuçlarını teşkilatın yeterince çalışmamasına, basında yer alan yalan haberlere bağladı.

İnönü'nün "şartlar tamam olduğunda ihtilal meşru haktır" sözü
18 Nisan 1960'ta TBMM'de "muhalefet ve basının faaliyetlerini incelemek" amacıyla Demokrat Partili 15 milletvekilinden oluşan Tahkikat Komisyonu kuruldu.

Bu komisyon nedeniyle, CHP yöneticileri, Demokrat Partiyi diktatörlüğe gitme amacında olmakla suçladı.

CHP Genel Başkanı merhum İsmet İnönü, "Şartlar tamam olduğu zaman milletler için ihtilal meşru bir haktır" şeklindeki meşhur sözünü, bu komisyonun kurulmasının hemen ardından ifade etmişti.

"Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var"
Basında yer alan iddialar, büyük öğrenci olaylarının yaşanmasına neden oldu.

İlk büyük öğrenci gösterisi 19 Nisan'da Kızılay'da düzenlendi.

Öğrenciler, bu olayların ardından "555K" koduyla, 5 Mayıs'ta saat 5'te Kızılay Meydanı'nda toplandı. Adnan Menderes, kendisine karşı eylem yapılan yere giderek, eylemcilerin arasına girdi. O sırada bir genç Menderes'in boğazını sıktı. "Ne istiyorsun?" diye sorduğu gençten "Hürriyet istiyorum" cevabını alan Menderes, "Bir başbakanın boğazını sıkıyorsun bundan ala hürriyet mi var?" ifadelerini kullandı.

27 Mayıs 1960 askeri darbesi
Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koydu.

Adnan Menderes, aynı gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da Albay Muhsin Batur tarafından gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle Yassıada'da hapsedildi.

Yassıada'daki yargılamalar, 14 Ekim 1960'ta başladı ve 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes 17 Eylül 1961'de idam edildi.

"Yeter söz milletindir" diyerek çıktığı siyaset yolunda güçlü Türkiye hayalini politikaları ve kalkınma atılımlarıyla gerçekleştirmeye çalışan Menderes, "demokrasi şehidi" olarak tarihine geçti.

TBMM tarafından 11 Nisan 1990'da kabul edilen bir kanunla Adnan Menderes ve onunla birlikte idam edilen arkadaşlarının itibarları iade edildi.

Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun naaşı, 17 Eylül 1990'da İmralı'dan alınarak devlet töreniyle İstanbul Vatan Caddesi'nde yaptırılan anıt mezara taşındı.

Yassıada'nın ismi 2013'te "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak değiştirildi. 2015'te de yeniden düzenleme faaliyetlerine başlanarak kültür ve kongre merkezi haline getirilmesine karar verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan proje kapsamında Yassıada, 60 yıl sonra "Demokrasi ve Özgürlükler Adası"na dönüştü. Demokrasi ve Özgürlükler Adası, 27 Mayıs 1960 darbesinin 60. yılında, demokrasi ve milli iradeyi yansıtacak müze, kütüphane, konferans salonu ve Demokrasi Feneri gibi birçok sembol yapıyla yenilenerek özel bir törenle halka açıldı.

Kayıp bebek soruşturmasında hakim karşısına çıkan anne ve baba tutuklandı

Sivas'ın Divriği ilçesinde 5 gündür aranan Büşra bebek soruşturmasında cinayetle suçlanan baba ve anne çıkartıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.09.2026 05:00:00
İHA
 
Kayıp bebek soruşturmasında hakim karşısına çıkan anne ve baba tutuklandı
Kayıp bebek soruşturmasında hakim karşısına çıkan anne ve baba tutuklandı
Sivas'ın Divriği ilçesi kırsalında hayvancılık yapan E.B., 5 gün önce jandarmayı arayarak 11 aylık bebekleri Büşra'nın kayıp olduğu ihbarında bulundu. İhbar üzerine AFAD ve jandarma ekipleri kırsalda arama çalışması başlattı. Aile ilk olarak bebeği yabani hayvanların kaçırabileceğini ileri sürdü. Ailenin çelişkili açıklamaları üzerine ifadesi alınan anne E.B. (27), bebeğin para karşılığı babası tarafından satıldığını iddia etmiş, ardından ifade değiştirerek babanın bebeği öldürdüğü iddiasında bulunmuştu.

Annenin iddiası üzerinde konumda yapılan tüm arama çalışmalarına rağmen bebeğin cesedine ulaşılamadı.

Soruşturma kapsamında 3 gündür gözaltında tutulan anne E.B., baba Y.B. ile olayla ilişkisi olduğu düşünülen K.D., M.D., M.R.B., R.B., Ö.B., İ.B., A.Ç. ve M.B. tamamlanan emniyet ve jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Savcılıkta ifade işlemleri devam ederken mahkemeye sevk edilen anne E.B. ve baba Y.B. cinayet suçlaması ile tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ayrıca bir kişi adli kontrol şartı ile serbest kalırken, 6 kişinin savcılık ta ki işlemleri sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.