Şükrü Saraçoğlu Stadı'na koşar adımlarla gidiyorum. F.Bahçe'nin rakibi bu sefer hepten ciddi ve ilk iki haftanın lideri idi... Başkentin renkdaş ekibi Ankaragücü, taraflı-tarafsız her futbolseverle gönül bağı oluşturmuştu.. Öyle ki; bu bağ tribünlere dahi sıçramıştı!.. Sahaya çıkarlarken taşıdığı pankartla "şampiyonlar ligi size yakışır"... daha da gönül fethetmişlerdi Kadıköy'de!..
Maç başladı gol geldi; devamı da peşisıra geldi... Hoş ve güzeldi... Dikkatimi çeken tribündeki aile çokluğuydu!.. Yavaş yavaş futbolun temaşe, seyir, zevk olağanüstü, aileyi de davetkar bir oyun olduğunu zihnime yerleştirmeye çalışırken; Migros'un altındaki, pardon üstündeki tribünden bir gümbürtü koptu. Rezil, aşağılık, serfisefil ve ezeli rakibi çıldırtan küfürler; bir saçmanın saçtığı dengesizlik oluğundan fırlayıp, Mecidiyeköy'e doğru yol alıyordu!... Hep bir ağızdan koro halinde, çoluklu çocuklu tribün de dahil, içlerine sindirile sindirile G.Saray'a sövülüyordu!..
O arada hatayı bir-iki-üçe çıkartan hakem Serdar Tatlı'da o leş sözlerden nasibini alıyordu!..
Nerede yeni kurallar, nerede yürekli hakem, nerede futbol federasyonunun güzide yöneticileri, nerede ha nerede?.. demekten kendimi alamıyorum..
Ceza verilecekmiş, küfürü sürdüren takıma ve taraftarlarına... külahıma anlatsınlar onu!..
Şimdiye kadar methiye dizdiğim F. Bahçe taraftarını, artık kara kaplı defterime geçiriyorum; "Bu işin çözümü onlardı diyordum... Kendimi kandırmışım!.. Yazık ki, yazık!.. Bu yazıyı yazarken F.Bahçe'nin değerli yöneticileri, G.Saray'ın Kuruçeşme Adası'na yol alıyorlardı... ne yüzle, ne güçle, ne hırsla?.. Bu iade-i ziyaret neyle sonuçlanır biliyor musunuz laf salatalığı ve laf kalabalığıyla!.
Maç başladı gol geldi; devamı da peşisıra geldi... Hoş ve güzeldi... Dikkatimi çeken tribündeki aile çokluğuydu!.. Yavaş yavaş futbolun temaşe, seyir, zevk olağanüstü, aileyi de davetkar bir oyun olduğunu zihnime yerleştirmeye çalışırken; Migros'un altındaki, pardon üstündeki tribünden bir gümbürtü koptu. Rezil, aşağılık, serfisefil ve ezeli rakibi çıldırtan küfürler; bir saçmanın saçtığı dengesizlik oluğundan fırlayıp, Mecidiyeköy'e doğru yol alıyordu!... Hep bir ağızdan koro halinde, çoluklu çocuklu tribün de dahil, içlerine sindirile sindirile G.Saray'a sövülüyordu!..
O arada hatayı bir-iki-üçe çıkartan hakem Serdar Tatlı'da o leş sözlerden nasibini alıyordu!..
Nerede yeni kurallar, nerede yürekli hakem, nerede futbol federasyonunun güzide yöneticileri, nerede ha nerede?.. demekten kendimi alamıyorum..
Ceza verilecekmiş, küfürü sürdüren takıma ve taraftarlarına... külahıma anlatsınlar onu!..
Şimdiye kadar methiye dizdiğim F. Bahçe taraftarını, artık kara kaplı defterime geçiriyorum; "Bu işin çözümü onlardı diyordum... Kendimi kandırmışım!.. Yazık ki, yazık!.. Bu yazıyı yazarken F.Bahçe'nin değerli yöneticileri, G.Saray'ın Kuruçeşme Adası'na yol alıyorlardı... ne yüzle, ne güçle, ne hırsla?.. Bu iade-i ziyaret neyle sonuçlanır biliyor musunuz laf salatalığı ve laf kalabalığıyla!.
Osman Korkmazel / diğer yazıları
- Canaydın'a yapılan vefa mı, cefa mı? / 28.12.2005
- Kupa iştah kabartıyor da? / 25.12.2005
- Enfes görüntüler... / 19.12.2005
- Kimlik değiştirmeyin / 16.12.2005
- Ya sporcu olmasam!.. / 13.12.2005
- Yıla damga vurun / 10.12.2005
- Rus ruleti / 20.09.2002
- Özele, özel ilgi / 23.08.2002
- Onun yeri başka... / 14.08.2002
- Ben bulamadım..! / 19.06.2002
- Kupa iştah kabartıyor da? / 25.12.2005
- Enfes görüntüler... / 19.12.2005
- Kimlik değiştirmeyin / 16.12.2005
- Ya sporcu olmasam!.. / 13.12.2005
- Yıla damga vurun / 10.12.2005
- Rus ruleti / 20.09.2002
- Özele, özel ilgi / 23.08.2002
- Onun yeri başka... / 14.08.2002
- Ben bulamadım..! / 19.06.2002
























































