logo
09 TEMMUZ 2026

Necef durulacak mı?

28.08.2004 00:00:00
 
Necef'te varılan barış anlaşmasının ardından Şii lider Mukteda Sadr, yandaşlarına silahlarını bırakarak kenti terk etmelerini emretti.

Anlaşma gereği, Sadr'a bağlı direnişçilerin Hazreti Ali Türbesi'nin terk etmesinin ardından, türbe çevresinde kontrolü Irak polisi devraldı.

ABD ordusuna karşı 3 hafta önce yeni bir direniş başlatan Mukteda Sadr, direnişçilerinden silahlarını bırakarak Necef ve Kufe'den ayrılmalarını istedi. Hazreti Ali Türbesi'nin hoparlörlerinden yapılan bu çağrının ardından direnişçiler Sadr'ın kentteki ofisinin önüne silahlarını yığmaya başladı. Şii milislerin türbeyi terk etmesinin ardından türbe çevresinde güvenliği Irak polisi devraldı. Sadr, Büyük Ayetulah Ali Sistani'nin sunduğu 5 maddelik barış planını onaylayarak siyasi sürece katılmayı da kabul etti. Sadr daha önce siyasi sürece katılmayı reddediyor ve geçici hükümeti işgalcilerin güdümünde olmakla suçluyordu.

Sistani'nin hazırladığı ve Sadr'ın da kabul ettiği barış planı Necef ve Kufe'nin silahlardan arındırılmasını, bütün silahlı unsurların kenti terk etmesini öngörüyor. Plana göre ABD önderliğindeki koalisyon birlikleri de kentten çekilecek ve Necef'in güvenliğinden Irak polisi sorumlu olacak. Irak hükümeti de çatışmalarda zarar görenlere tazminat ödeyecek. Mukteda Es-Sadr hakkındaki gıyabi tutuklama kararı da kaldırılacak.

Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!

Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor

08.07.2026 20:16:00
İhlas Haber Ajansı
 
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Dev vurgunda firari hoca Paris’te, eşi gözaltında!
Antalya, sağlık dünyasını sarsan dev bir dolandırıcılık iddiasıyla çalkalanıyor. Akdeniz Üniversitesi'nde görevli Dr. Öğr. Üyesi Fatih A.'nın, "Amerikan borsasında yüksek kazanç" vaadiyle aralarında ünlü profesör ve cerrahların da bulunduğu çok sayıda sağlık çalışanını yaklaşık 225 milyon lira dolandırarak Paris'e kaçtığı iddia edildi.

Skandalın büyümesi üzerine Akdeniz Üniversitesi Rektörlüğü'nden jet hızıyla açıklama geldi: "Olay kurumsal değil, bireysel çıkar ilişkisidir."

"Siz iş yoğunluğundan anlamazsınız" diyerek tuzağa çekti



Edinilen bilgilere göre, üniversitede uzun yıllar anestezi teknikeri olarak çalıştıktan sonra akademik başarılarıyla öğretim görevliliğine kadar yükselen ve çevreye büyük güven veren Fatih A., kendi geliştirdiği bir borsa algoritması ve mobil aplikasyon olduğunu öne sürdü.

Şüpheli, sağlık çalışanlarına "Paranız enflasyonda erimesin. Gece işleyen döviz bazlı ABD borsası var. Siz yoğunluktan yapamazsınız, bu robot yazılım hiç kaybettirmiyor" diyerek milyonlarca lira ve döviz topladı.

Evinin tapusunu bile üzerine yaptırdı!

Vurgunun boyutu şikayetçi ifadeleriyle ortaya çıktı. Yatırım amacıyla sisteme dahil olan bazı hekimlerin yüksek kazanç hırsıyla bankalardan yüklü miktarda kredi çektiği veya evlerini ipotek ettirdiği öğrenildi. Mağdurlar arasında yer alan bir profesörün ise bürokratik işlemlerin uzun sürmemesi gerekçesiyle yeni satın aldığı gayrimenkulün tapusunu doğrudan şüpheli Fatih A.'nın üzerine tescil ettirdiği iddia edildi. Sisteme aktarılan paraların ardından Fatih A.'nın bir anda tüm sosyal medya hesaplarını kapatarak sırra kadem bastığı belirtildi.

Firari hoca Paris'te, eşi gözaltında!

Dolandırıldıklarını anlayan hekimlerin şikayeti üzerine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde "Nitelikli Dolandırıcılık" suçlamasıyla geniş çaplı soruşturma başlatıldı. İlk belirlemelere göre şüphelinin, topladığı nakit paralar ve üzerine geçirdiği gayrimenkullerle birlikte Fransa'nın başkenti Paris'e kaçtığı tespit edildi ve hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Antalya Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, şüphelinin Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli eşi F.A. gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen F.A., olayla bir ilgisi olmadığını iddia etmesinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Akdeniz Üniversitesi'nden dolandırıcılık iddialarına ilişkin açıklama



Akdeniz Üniversitesi, bir öğretim görevlisinin geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili, konunun bireysel ilişkilere dayandığını ve gerekli idari ve hukuki işlemlerin sürdüğünü açıkladı.

Akdeniz Üniversitesi, bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan üniversitede öğretim görevlisi olarak görev yapan Fatih A.'nın geliştirdiğini öne sürdüğü robot yazılımıyla yüksek kazanç vaadiyle aralarında çok sayıda akademisyenin de bulunduğu kişileri yaklaşık 225 milyon lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili açıklama yaptı. Rektörlüğün sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların Akdeniz Üniversitesinin kurumsal yapısıyla değil, kişiler arasındaki çıkar ilişkileriyle ilgili olduğu belirtildi. Haberlere konu sürecin yalnızca üniversiteyle sınırlı olmadığı, farklı sağlık kuruluşlarından isimleri de kapsadığının anlaşıldığı ifade edilen açıklamada, "İddiaların mevcut yönetim dönemiyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır" denildi.

Açıklamada, iddiaların daha önce başlayan bireysel ilişkilere dayandığı kaydedilerek, konunun adli makamlarca yürütüldüğü, üniversitenin de görev alanı çerçevesinde gerekli idari ve hukuki işlemleri sürdürdüğü bildirildi.

Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, NATO Ankara Zirvesi'nin "son derece başarılı" geçtiğini belirterek "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da, taahhütler artık hayata geçiriliyor" dedi

 

08.07.2026 16:50:00
Anadolu Ajansı
 
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'
Rutte: 'Son derece başarılı bir zirveyi tamamladık'

Ankara'nın ev sahipliği yaptığı 36.' 'NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi sonrasında basın toplantısı düzenleyen Rutte, "Ankara'da son derece başarılı bir zirveyi tamamladık." diye konuştu.

"Bu zirvenin mesajı basit: NATO sonuç üretiyor." diyen Rutte, geçen yıl Lahey Zirvesi'nde müttefiklerin İttifak'ı güçlendirmek için tarihi kararlar aldığını anımsatarak, "Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'ın mükemmel ev sahipliği yaptığı Ankara'da bu taahhütler artık hayata geçiriliyor." şeklinde konuştu.

Savunma yatırımlarının artmaya devam ettiğini, yeni askeri kabiliyetlerin geliştirildiğini ve savunma sanayisinde üretimin artırıldığını belirten Rutte, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ortak güvenlik konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Rutte, müttefiklerin 2035'e kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 5'ini savunmaya ayırma hedefi doğrultusunda önemli ilerleme kaydettiğini, temel savunma harcamalarının ve güvenliği güçlendiren yatırımların artırılmaya devam ettiğini dile getirdi.

Bunun yalnızca daha fazla harcama yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Rutte, silahlı kuvvetlerin daha tehlikeli hale gelen dünyada ihtiyaç duyduğu imkanlara kavuşturulmasının amaçlandığını aktardı.

Rutte, üretimin hızlandırılması, savunma sanayisindeki engellerin kaldırılması, dayanıklılığın artırılması ve inovasyona yatırım yapılmasının öncelikler arasında yer aldığını vurgulayarak, NATO Zirvesi Savunma Sanayii Forumu kapsamında yalnızca bir günde 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik anlaşması imzalandığını kaydetti.

Müttefiklerin ayrıca "NATO Drone Edge" girişimini başlattığını ifade eden Rutte, gelecek 5 yılda insansız sistemlere 40 milyar dolarlık yatırım yapılacağını, bunun yanında NATO'nun yakıt tedarik zincirinin güçlendirilmesi amacıyla 27 milyar avroluk altyapı yatırımının da hayata geçirileceğini bildirdi.

Rutte, yapay zeka ve birlikte çalışabilir transatlantik savaş bulutu altyapısı gibi teknolojik alanlarda da yeni adımlar atıldığını belirtti.

Ukrayna'ya desteğin süreceğini vurgulayan Rutte, müttefiklerin bu yıl ve gelecek yıl Ukrayna'ya en az 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlama taahhüdünde bulunduğunu aktardı.

NATO'nun kolektif savunma ilkesinin yeniden teyit edildiğinin altını çizen Rutte, "Ankara'da müttefikler, kolektif savunmaya ve 5. Madde'ye olan sarsılmaz bağlılıklarını yeniden teyit etti." diye konuştu.

Rutte, liderlerin İttifak'ın modernizasyonu ve geleceğe hazırlanması konusunda da mutabakata vardığını belirterek, Avrupa'daki müttefikler ile Kanada'nın ABD ile birlikte İttifak'ın savunmasında daha fazla sorumluluk üstleneceğini kaydetti.

Genel Sekreter Rutte, "NATO 3.0'ın özü budur, uyum sağlamayı sürdüren ve 1 milyar insanın güvenliğini sağlamaya devam eden bir İttifak." değerlendirmesinde bulundu.

İstanbul’da yarın kuvvetli yağış bekleniyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun büyük bölümünü etkisi altına alacak yağışlı hava dalgasına karşı uyardı; yarın İstanbul başta olmak üzere birçok ilde kuvvetli sağanak yağış beklenirken, hafta sonundan itibaren ise sıcaklıklar hızla tırmanışa geçecek

08.07.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
İstanbul’da yarın kuvvetli yağış bekleniyor
İstanbul’da yarın kuvvetli yağış bekleniyor
Türkiye genelinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyrettiği günlerin ardından, yeni bir yağışlı hava dalgası kapıya dayandı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun büyük bir kesimi ani sıcaklık düşüşleri ve gök gürültülü sağanak yağışların etkisi altına giriyor. Özellikle Marmara Bölgesi ve İstanbul için kritik uyarılar peş peşe geldi.

İstanbul'da yarın mesai saatine dikkat!

Tahminlere göre, yağışlı sistem yarın sabah saatlerinden itibaren İstanbul genelinde şiddetini artıracak. Kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde görülecek yağışların, özellikle ani sel, su baskını, yıldırım ve ulaşımda aksamalara yol açabileceği belirtiliyor. Yetkililer, İstanbulluları yarın gün boyu tedbirli olmaya, özellikle işe gidiş ve dönüş saatlerinde yaşanabilecek trafik yoğunluğunu göz önünde bulundurmaya çağırdı.

Yağışların Marmara'nın yanı sıra Ege, Batı Karadeniz ve İç Anadolu'nun kuzey kesimlerinde de yer yer etkili olması bekleniyor. Hava sıcaklıkları ise yağışla birlikte hissedilir derecede azalacak.

Hafta sonu termometreler fırlayacak

Yarınki kuvvetli yağışın ardından cuma günü yurdu terk etmeye başlayacak olan sistem, yerini sıcak hava dalgasına bırakacak. Hafta sonu planı yapanlara ise müjdeli haber geldi. Cumartesi gününden itibaren batı illerinden başlayarak hava sıcaklıkları hızla yükselecek.

Hafta sonu yurdun genelinde güneşli ve az bulutlu bir gökyüzü hakim olurken, sıcaklıkların mevsim normallerinin 3 ila 5 derece üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. İstanbul'da yarın serinleyecek olan hava, cumartesi ve pazar günleri yerini tamamen yaz sıcaklarına bırakacak.

Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı

Dünyadaki enerji krizine ve altyapı yetersizliğine radikal çözüm: Milyar dolarlık teknoloji devleri, yapay zekâ modellerini eğitmek ve çalıştırmak için yörüngede uydu veri merkezleri kurmaya başladı

08.07.2026 14:47:00
Eyüp Kabil
 
Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı
Yeryüzünde sunucu koyacak yer kalmadı
Yapay zekâ teknolojilerinin küresel çapta devasa bir hızla büyümesi, Dünya üzerindeki enerji şebekelerini ve su kaynaklarını tükenme noktasına getirdi. Edinilen bilgilere göre, milyar dolarlık uzay teknolojisi girişimi Starcloud, Dünya'nın üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla ilk yapay zekâ veri merkezlerini uzay yörüngesine fırlatmaya başladı. Bu radikal hamle, silikon vadisi ve küresel enerji otoriteleri tarafından teknoloji tarihinin en büyük altyapı dönüşümü olarak değerlendiriliyor.

Dünyadaki kaynaklar yapay zekâya yetmiyor

Gelişmiş yapay zekâ modellerinin (LLM) eğitimi ve milyarlarca kullanıcının anlık sorgularına yanıt verilmesi, Dünya genelindeki veri merkezlerinin elektrik tüketimini rekor seviyelere ulaştırdı. Sunucuları soğutmak için harcanan milyarlarca litre tatlı su ise iklim krizi çağında sürdürülemez bir boyuta ulaştı.

Uzayda kurulacak veri merkezleri, gezegenimizin kısıtlı kaynaklarını korumak adına benzersiz avantajlar sunuyor:

• Sonsuz Güneş Enerjisi: Atmosfer filtresi olmadan, uydular 7/24 kesintisiz ve yüksek verimli güneş enerjisi depolayabiliyor.

• Doğal Soğutma: Uzay boşluğunun mutlak soğukluğu, sunucuların aşırı ısınma problemini ve buna bağlı su tüketimini tamamen ortadan kaldırıyor.

• Vergi ve Arazi Muafiyeti: Karasal sınırlara tabi olmayan yörünge istasyonları, yüzlerce dönümlük arazi maliyetlerini sıfıra indiriyor.

"Uzayda veri" güvenli mi?

Yörüngedeki sunuculardan Dünya'ya veri aktarımı, gelişmiş lazer haberleşme teknolojileri ve yüksek frekanslı uydu ağları üzerinden gerçek zamanlı olarak sağlanıyor. Sektör analistleri, uzay tabanlı veri merkezlerinin karasal siber saldırılara ve fiziksel sabotajlara karşı çok daha korunaklı olduğunu belirtiyor. Ancak, uzay çöpleriyle çarpışma riski ve güneş fırtınalarının yaratabileceği elektromanyetik dalgalanmalar, bu teknolojinin önündeki en büyük teknik engeller olarak öne çıkıyor.

Sektörün geleceği yörüngede şekilleniyor

World Economic Forum raporlarına göre veri merkezlerinin uzaya taşınması, bilişim sektörünün karbon ayak izini kalıcı olarak azaltabilecek en önemli lojistik devrimlerden biri. Starcloud ve benzeri küresel girişimlerin başlattığı bu akım, önümüzdeki 5 yıl içinde bulut bilişim altyapısının en az %15'inin atmosfer dışına çıkacağını gösteriyor. Teknolojinin kalbi artık silikon vadilerinde değil, Dünya yörüngesindeki uydularda atıyor.

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı

08.07.2026 13:15:00
Haber Merkezi
 
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş ekonomi gündemi üzerine değerlendirmeler yaptı. 

Basın açıklaması ypan BTP lideri TÜİK'in Haziran ayı enflasyonunu yüzde 0,99 olarak açıklamasına böyle tepki gösterdi ve "Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı.
Bu fiyatlar  nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak!" ifadelerini kullandı. Hüseyin Baş'ın açıklaması şöyle:

"Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK Haziran ayına ilişkin enflasyon verilerini açıkladı. Memur ve emeklinin maaş zam oranını belirleyecek  oranlar beklendiği gibi düşük çıktı. TÜİK'e  göre enflasyon Haziran'da yüzde 0,99 artmış. Evet... sadece  yüzde 0,99! Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11. Çok merak ediyorum, TÜİK bu rakama nasıl ulaştı. Bu fiyatlar nerede ise bize de söylese de biz de alışverişlerimizi oradan yapsak!  TÜİK ne yazık ki uzun süredir halkın gerçeklerini yansıtan veriler açıklamıyor!  Halkın maruz kaldığı enflasyon ile TÜİK enflasyonu arasında dağlar kadar fark var. 

"Bu insafsız, vicdansız bir sistem"

Az önce de ifade ettiğimiz gibi TÜİK  emekli ve memur maaşlarının belirleneceği ayda yine  düşük bir rakam açıkladı. Olan  yine garibana oldu!  Açıklanan bu rakamla en düşük emekli maaşı 20 bin liradan 23 550 liraya çıktı. Üstelik bu da kök maaşa yapılacak özel zamla mümkün olabilecek.  Asgari ücrete ara zam beklentisi ise hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bu insafsız, vicdansız bir sistem! Soruyorum size; açlık sınırının yaklaşık 36 bin lira olduğu bir düzende emekli 23 bin 550 lirayla ne yapacak, asgari ücretli 28 bin lirayla ne yapacak? İstanbul'da kiralar 40- 45 bin liradan başlıyor ama emekli 23 bin 550 lira alacak, asgari ücretli 28 bin lira alacak! Bunu hangi matematikle, hangi vicdanla açıklayacaksınız?

"Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız!"

Çeyrek asırlık bir iktidarın Türk halkını getirdiği durum bu mu olmalıydı? Bu millete yazık oluyor, koca bir neslin umutları yok oluyor. Gençlerimiz ailesini, vatanını bırakıp yurt dışında bir gelecek aramak zorunda kalıyor. İnsanlarımız ekonomik şart nedeniyle önce köyünü, şehrini bırakıp büyükşehirlere getirildi şimdi de ülkesini terk etmeye zorlanıyor. Bilinçli, planlı bir fakirleştirme operasyonuyla karşı karşıyayız! Milyonlarca yabancının kontrolsüz bir şekilde doldurulduğu ülkemizde kendi insanımızın yaşayamaz hale gelmesi sizce düşündürücü değil mi?

"Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine  yüce Türk milletine akacak"

Türk milleti asil bir millettir, Türk halkı ebedi liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi  'Bir eli yağda bir eli balda yaşamayı hak eden bir millettir.  Ve bu hayatı yaşamak hayal değildir. Yeter ki bu ülkenin kaynaklarını bu ülke ve insanı için kullanın. İşte Bağımsız Türkiye Partisi bunu yapacak olan partidir.  Milli Ekonomi Modeli ile kaynaklarımız yabancıya ve yandaşa akmak yerine  yüce Türk milletine akacaktır. Böyle bir Türkiye'de insanımız geçim sıkıntısından uzak bir hayat yaşayacaktır. Bu bir hayal değil bir tercih meselesidir. Her türlü imkan , kaynak bu ülkede mevcuttur,  Yeter ki milletimiz yerli ve milli bir kadro olan Bağımsız Türkiye Partisine icazet versin."

Ankara'daki NATO Zirvesi'nde karar günü: Liderler dört konuya odaklanacak

Ankara'daki NATO Zirvesi'nde bugün liderler düzeyindeki resmi oturumlara geçiliyor. Liderler dört ana konuya odaklanacak. Tartışmaların seyrinde ABD Başkanı Donald Trump'ın ruh hali belirleyici olabilir

08.07.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde karar günü: Liderler dört konuya odaklanacak
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde karar günü: Liderler dört konuya odaklanacak
7 Temmuz'da yan etkinlikler ve bakanlar düzeyinde çalışma yemekleriyle başlayan zirvenin başarıyla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı bugünkü resmi oturumlarda belli olacak.

Zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için katıldığını gizlemeyen Trump'ın ilk mesajları, toplantının son ana kadar diken üstünde gidebileceğini gösterdi.

Trump, Erdoğan'la buluşmasında medyaya yaptığı açıklamalarda Grönland dosyasını yeniden açtı, İran'a yönelik saldırılar sırasında bazı Avrupa ülkelerinden destek görmemenin yarattığı rahatsızlığın sürdüğünü gösterdi ve Avrupa'daki Amerikan askerlerinin tamamını çekebileceğini yineledi.

NATO çevrelerinde, Trump'ın öngörülemezliği baştan beri hesaba katılıyor.

Zirve öncesi BBC Türkçe'ye konuşan önde gelen NATO ülkelerinden birinin üst düzey diplomatı "her şeyden önce zirvenin kazasız belasız bitirilmesi ve mutlu bir aile tablosu çizilebilmesi gerektiğini" söylemişti.

NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının resmi oturumlarda dört ana konuya odaklanmaları planlandı:

NATO 3.0 dönemi
ABD'nin, NATO'nun ilk dönemlerinde olduğunun aksine, Avrupa'yı savunmayı birincil önceliği olarak görmeyeceğini net şekilde ortaya koyması NATO 3.0 konseptini gündeme getirdi.

Önümüzdeki dönemde Avrupalı müttefikler daha aktif roller üstlenecek.

Kolektif savunma alanında, özellikle de konvansiyonel savunma bağlamında daha fazla sorumluluk alacak.

Nükleer şemsiye müttefiklerin güvenliğinin en üst garantisi olmayı sürdürecek. ABD, nükleer caydırıcılıkta ana rolü oynamaya devam edecek.

Zirve, NATO'da daha güçlü bir Avrupa için taşların döşenmeye başlandığı bir platform niteliğinde.

NATO yetkilileri, NATO 3.0'ı, Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği, savunma harcamalarının dengelendiği, ABD'nin de hâlâ sıkı şekilde bağlı olduğu bir yapı olarak özetliyor.

Ukrayna'ya destek
Zirvede Ukrayna'ya desteğin gerektiği sürece devam edeceği mesajı verilmeye çalışılacak.

NATO, Ukrayna'ya desteği sürdürürken, özellikle insansız hava araçlarının kullanımı ve insansız hava araçlarına karşı savunma teknolojisi konusunda bu ülkenin savaş alanındaki deneyimlerinden dersler çıkarmaya çalışıyor.

Ukrayna'nın olası NATO üyeliği konusunda ise mevcut tutumlarda değişiklik yok.

Kısa vadede bu yönde adım atılması mümkün gözükmüyor.

Zirve bildirisi kısa olacak
Zirve sonunda yayımlanacak bildirinin Lahey Zirvesi'nde olduğu gibi kısa olması bekleniyor.

Belgede öncelikli olarak, NATO'nun kurucu belgesi olan Washington Antlaşması'nın 5. maddesi temelinde şekillenen ortak savunma ilkesine müttefiklerin sarsılmaz şekilde bağlı oldukları vurgulanacak.

NATO'nun Avrupa kıtasındaki üyeleri ve Kanada'nın, Lahey Zirvesi'nde verdikleri savunma harcamalarını artırma taahhüdünü yerine getirdikleri de belgeye yansıtılacak.

İttifaktaki yük kaydırmasını simgeleyen NATO 3.0 da belgede yerini alacak. Bir son dakika değişikliği olmazsa bu konunun metinde şu ifadelerle yer alması öngörülüyor:

"Geleceği inşa ediyoruz: daha güçlü bir NATO'da daha güçlü bir Avrupa. Avrupa müttefikleri ve Kanada, ABD ile birlikte çalışarak İttifakın savunması için daha büyük sorumluluk üstleniyor."

Bildiride Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarı için uzun vadeli bir tehdit oluşturduğu vurgusunun yer alması öngörülüyor.

Özellikle Türkiye'nin özel hassassiyet gösterdiği "terörizmin NATO için süregelen bir tehdit olduğu" da bildiride altı çizilecek unsurlar arasında olacak.

Son dönemde ABD ile bazı Avrupalı müttefikler arasında ciddi gerginlik yaşanmasına neden olan İran konusu da bildiride değinilecek başlıklar arasında:

"Müttefikler, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineler ve İran'ı Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağırır."

Ukrayna'ya, 2026 ve 2027 için 70 milyar Euro seviyesinde askeri destek beyanının da bildiride yer alması öngörülüyor.

TBMM'nin beş aylık sağlık faturası: Tam 90 milyon TL

Vatandaşın sağlık hizmeti alırken ödediği muayene katılım paylarına yüzde 246'ya varan zam yapılırken, milletvekillerinin sağlık giderleri için Hazine'den yılın ilk beş ayında 90 milyon 290 bin TL harcandı
 

08.07.2026 11:17:00
Haber Merkezi
 
TBMM'nin beş aylık sağlık faturası: Tam 90 milyon TL
TBMM'nin beş aylık sağlık faturası: Tam 90 milyon TL
2026'nın Ocak-Mayıs dönemini kapsayan Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, TBMM'de görev yapan 592 milletvekili ve kapsam dahilindeki hak sahiplerinin tedavi, sağlık malzemesi ve ilaç giderleri bütçeden karşılandı. Buna göre beş ayda bir milletvekili başına düşen ortalama sağlık harcaması 152 bin 516 TL olarak hesaplandı. Bu tutar, yaklaşık 5,4 asgari ücrete karşılık geliyor.

Milletvekillerinin sağlık giderleri kamu bütçesinden karşılanırken, vatandaşlar ise artan sağlık katkı paylarıyla karşı karşıya kaldı. Son düzenlemeyle muayene katılım paylarına yüzde 246'ya varan zam yapıldı.

Yeni tarifeye göre devlet hastanelerinde muayene katılım payı 50 TL'ye, eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinde 90 TL'ye, özel hastanelerde ise 100 TL'ye yükseltildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, beş aylık dönemde yapılan 90 milyon 290 bin TL'lik sağlık harcamasının 90 milyon 90 bin TL'sini tedavi ve sağlık malzemesi giderleri, 200 bin TL'sini ise ilaç harcamaları oluşturdu.

Geçen yıl milletvekillerinin sağlık giderleri için bütçeden toplam 231 milyon TL harcanmıştı. Böylece 2026'nın ilk beş ayında yapılan harcama, geçen yılın toplam sağlık harcamasının yaklaşık yüzde 39'una ulaştı.

AYLIK ORTALAMA 30 BİN 503 TL

Verilere göre milletvekili başına aylık ortalama sağlık harcaması 30 bin 503 TL olarak gerçekleşti. Bu rakam, 28 bin 75 TL olan asgari ücretin 2 bin 428 TL üzerinde bulunuyor. Öte yandan milletvekillerine sağlanan sağlık desteğinden birinci derece yakınları da yararlanabiliyor.

Trump ve liderler Anıtkabir'e gitmedi

36. NATO Liderler Zirvesi için Ankara'ya gelen ABD Başkanı Donald Trump’ın taslak programında yer alan Anıtkabir ziyareti, Beyaz Saray'ın yayımladığı kesinleşen son resmi takvimden çıkarıldı. Diplomatik kulisleri hareketlendiren bu kararın arkasındaki gerekçe netleşti

07.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Trump ve liderler Anıtkabir'e gitmedi
Trump ve liderler Anıtkabir'e gitmedi
Ankara'nın ev sahipliği yaptığı tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, savunma ve diplomasi başlıkları kadar çok konuşulacak bir protokol değişikliğine sahne oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde Ankara'daki ilk durağının geleneksel olarak Anıtkabir olması planlanıyordu. Ancak Beyaz Saray tarafından son paylaşılan resmi saatlik takvimde Anıtkabir ziyareti listeden tamamen çıkarıldı.

Gerekçe belli oldu

İlk taslak programlarda yer alan bu ziyaretin neden iptal edildiği diplomatik çevrelerde ve sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Yapılan son resmi güncellemeler ve edinilen kulis bilgileri, durumun Trump'ın şahsi bir tercihinden ziyade zirve genelindeki yoğunluk ve protokol kararlarından kaynaklandığını ortaya koydu.

Ankara'daki zirvenin oldukça kısıtlı bir zaman diliminde yapılması, liderlerin arka arkaya gerçekleştireceği kritik çalışma oturumları ve ikili görüşme trafikleri nedeniyle programda büyük bir sıkışıklık yaşandı.

Ankara genelinde bini aşkın heyet üyesi ve yüzlerce üst düzey devlet görevlisinin katılımıyla olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Şehir içi lojistik yükü ve güvenlik risklerini minimuma indirmek amacıyla liderlerin hareket alanı kısıtlandı.

Zirve kapsamında yalnızca Trump değil, Ankara'ya ayak basan diğer hiçbir devlet ve hükümet başkanı da Anıtkabir'e gitmedi.

Kurumsal temsil NATO heyetinde olacak

Diplomatik teamüller gereği Türkiye'ye resmi ziyarette bulunan devlet başkanlarının ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret ederek saygı duruşunda bulunması köklü bir gelenek. Geçmiş dönemlerde Türkiye'yi ziyaret eden ABD Başkanları Dwight D. Eisenhower, George H. W. Bush, Bill Clinton, George W. Bush ve Barack Obama bu geleneğe uyarak Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalamıştı.

Bu yılki NATO zirvesinde ise geleneksel protokolün sekteye uğramaması adına formül değiştirildi. Devlet başkanlarının yerine NATO üyesi ülkelerin daimi temsilcileri ile NATO Genel Sekreterliği bünyesindeki üst düzey yetkililerden oluşan resmi bir kurumsal heyet Anıtkabir'e giderek Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün mozolesine çelenk bıraktı.

Doğrudan Beştepe'ye geçti

Havalimanına iniş yapmasının ardından Anıtkabir programı bulunmayan Donald Trump, zırhlı makam aracı "The Beast" ile geniş güvenlik önlemleri altında doğrudan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçti. Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştiren Trump, akşam saatlerinde de diğer müttefik ülke liderleriyle birlikte NATO liderler yemeğine katılarak Ankara'daki temaslarını sürdürecek.

Turhan Çömez: 'Türkiye’ye yakışmadı'

İstanbul’da Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, 4 Temmuz 2026’da ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümü nedeniyle kırmızı, beyaz ve mavi renklerle ışıklandırıldı. Aynı tarih, 2003 yılında Irak’ın Süleymaniye kentinde yaşanan “Çuval Olayı”nın 23. yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle büyük tepki çekti. İYİ Parti Grup Başkanvekili Op. Dr. Turhan Çömez, Meltem TV’de yayınlanan “Parantez” programında olayı sert bir dille değerlendirdi

07.07.2026 15:30:00
Haber Merkezi
 
Turhan Çömez: 'Türkiye’ye yakışmadı'
Turhan Çömez: 'Türkiye’ye yakışmadı'
4 Temmuz 2003 tarihinde Irak'ın kuzeyindeki Süleymaniye'de ABD askerleri, Türk Özel Kuvvetleri'ne ait bir karargâha baskın düzenlemiş, 11 Türk askerinin başına çuval geçirerek gözaltına almıştı. Olay, Türkiye'de büyük infial yaratmış ve Türk-Amerikan ilişkilerinde ciddi bir krize yol açmıştı.

Tam 23 yıl sonra, 4 Temmuz 2026'da ise Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, ABD Bağımsızlık Günü kutlamaları kapsamında ABD bayrağının renkleriyle (kırmızı-beyaz-mavi) aydınlatıldı. Köprünün bu şekilde ışıklandırıldığına dair görüntüler kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve tartışma başlattı. Eleştirmenler, tarihin hassasiyetine dikkat çekerek bu uygulamanın "sembolik bir jest" olmaktan öteye geçtiğini savundu.

Meltem TV'de '23 yılda ne değişti?' tartışması

Meltem TV'de sunucu Kerim Aktacir'in konuğu olan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, program boyunca konuyu masaya yatırdı. Ekranda bir tarafta 2003 Çuval Olayı'nın arşiv görüntüleri, diğer tarafta ise 4 Temmuz 2026'da FSM Köprüsü'nün ABD renkleriyle aydınlatılmış hali yan yana gösterildi.

Programda Çömez'in öne çıkan açıklamaları şöyleydi:

"4 Temmuz ABD'nin Bağımsızlık Günü'dür. 4 Temmuz 2003, Irak'ın kuzeyinde Amerikan askerlerinin, orada görev yapan Türk askerlerinin başına çuval geçirdiği gündür! 4 Temmuz'da, Amerika'nın bağımsızlık gününde, ABD askerlerinin, askerimizin başına çuval geçirdiği günde, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü; kırmızı, beyaz ve mavi renklerle, yani ABD bayrağının renkleriyle ışıklandırıldı."

Çömez, devamında şu değerlendirmeyi yaptı: "Size yakışır, Trump'ın da hoşuna gider belki ama Türkiye'ye yakışmaz, Türk Milleti'nin hoşuna gitmez!" Çömez, olayın sembolik anlamını vurgulayarak Türk milletinin hafızasında yer eden hassasiyetlere dikkat çekti.

Tepkiler genişledi

Köprünün aydınlatılması sosyal medyada hızla gündem olurken, muhalefet partileri ve birçok kesimden eleştiriler yükseldi. İYİ Parti'den Turhan Çömez'in çıkışı, olayın siyasi boyutunu daha da öne çıkardı. Bazı yorumcular, bu tür uygulamaların "milli hafıza ve onur" açısından sorunlu olduğunu ifade etti.

Olay, Türkiye-ABD ilişkilerinin sembolik boyutunu bir kez daha gündeme taşıdı. 23 yıl önce yaşanan ve hala hafızalarda canlı olan Çuval Olayı ile aynı tarihte gerçekleştirilen ışıklandırma, kamuoyunda "tesadüf mü, yoksa mesaj mı?" tartışmalarına yol açtı.

Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı

Türk tiyatrosunun usta sanatçısı Zihni Göktay için veda töreni Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde yapıldı. Göktay'ın cenaze töreninde konuşan kızı Zeynep Göktay Dilbaz, tiyatroya başladığı yıllarda babasının kendisine yazdığı mektubu okudu, "Bu bir bayrak yarışıysa ben de sana yolun açık olsun diyorum güzel kızım. Yalnız, başa güreş amacın daima zirve olsun. En iyisini olmaya gayret göster. Yetenek yetmez sadece. Dürüst ahlak, sorumluluk duygusu, yığılmadan, yorulmadan, bıkmadan, azimle çalışmak gerek" dedi

07.07.2026 14:30:00
AA
 
Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı
Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı
Türk tiyatrosunda yarım asrı aşan sanat yaşamında, kendine özgü üslubu ve canlandırdığı karakterlerle hafızalarda yer edinen usta oyuncu Zihni Göktay için tören düzenlendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirilen törene, sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı.

Törende konuşan sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz, babasının mesleğine aşık ve ailesine çok bağlı olduğunu belirterek, oyunculuğa başlarken babasının kendisine yazdığı mektubu okudu.



"Bir kez olsun naifliğinden, mütevazılığından vazgeçmedi"

Törene katılan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Zihni Göktay'ın yaklaşık 66 yıl sahnede kaldığına işaret ederek, "Ömrünü sanata adadı. Hepimizin aklında, kalbinde yer edindi ve tüm bunları yaparken bir kez olsun naifliğinden, mütevazılığından vazgeçmedi. Büyük ustayı düşündüğümde aklıma meyve dolu ağaçlar geliyor. Çünkü ancak meyvesi olan ağacın başı eğiktir. Bilgisi, birikimiyle bize hep örnek olduğu için teşekkür ediyorum." dedi.

"Lüküs Hayat" oyununda da akla ilk Göktay'ın geldiğine dikkati çeken Aslan, şunları kaydetti:

"Pek çok filmde onun sesini duyduk. Onu sokakta gördüğümüzde 'ağabey' diye sarıldık. Nice karakterler onun nefesiyle can buldu. Nice kuşaklar tiyatro sevgisini ilk kez ondan öğrendi. Bizi bize anlattı. Onunla güldük, hüzünlendik, düşündük. Bizler onun karakterlerinde kendimizi, abimizi, babamızı, dostumuzu gördük. Tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları çatısı altında görev yaptı. Muhsin Ertuğrul'un açtığı o büyük yolda usta çırak geleneğinin en sadık korucularından biri olarak bu kuruma ömrünü verdi. Şehir Tiyatrolarının asırlık hafızası oldu."

Aslan, Göktay'ın Şehir Tiyatroları sahnesinde 72 farklı oyunda oynadığını söyleyerek, Ekrem İmamoğlu'nun başsağlığı mektubunu okudu.



"Genç sanatçılara çok şey öğretti"

İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem, Göktay'ın herkesin "Zihni abisi" olduğunu dile getirerek, "Bu tiyatroya ilk geldiğim zaman onun olduğu oyunlardan bir tanesi sahneleniyordu. Bana sahne üzerinde çok şey anlattı. Genç sanatçılara çok şey öğretti, yolumuza pusula oldu." diye konuştu.

Oyuncu Hikmet Körmükçü de 53 yıl oyunlarda Göktay'la birlikte rol aldıklarını söyleyerek, "Beraber ağladık, güldük, çok sevindik. Bazen mutsuz, bazen çok mutsuz olduk. Birbirimize hep destek olduk. Onun şakalarını, fıkralarını, sahnede beni deli etmelerini özleyeceğim. Onunla son oyunumuz 'Gidiş Dönüş Moskova'ydı" ifadelerini kullandı.

Oyuncu Hakan Altıner ise geçen hafta İBB Şehir Tiyatroları bünyesinde "Tiyatromuzun Çınarları" başlıklı bir projeye imza attıklarını belirterek, şu bilgileri verdi:

"Bu sezon Ahmet Kutsi Tecer'in 'Köşebaşı' oyununu sahneleyeceğiz. Emeklilerimiz de orada olacak. Onun için projenin adı 'Tiyatromuzun Çınarları'. Oyunda bekçi rolü var ve o rol için 'Zihni olsun' dedik. Olur, olmaz derken her şeye rağmen biz onun konforunu sağlarız diye düşündük. Hatta ezber zorluğu var mı yok mu tartışması yapılırken, ben dedim ki 'Ezberi boş verin. Zihni lafa başlar ve seyirci dinler. Onları büyüler, anlattığı her kelime bambaşka bir dünya açar.' Ne yazık ki oyunu onunla yapamıyoruz. Fakat 28 Ekim gecesi 'Köşebaşı' oyunu, Zihni Göktay için perde açacak. Ruhu şad olsun."

Şehir Tiyatrolarından emekli sanatçı Uğurtan Atakan, orkestra şefi ve müzisyen Ertan Ergül ve müzisyen Selim Atakan da törende Zihni Göktay ile ilgili duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Göktay'ın naaşı, öğle namazına müteakip Üsküdar Şakirin Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Karacahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.