Bir insanın, bir neslin fıtratı istikametinde yetişmesine ve gelişmesine yardımcı olmak, maddi ve manevi ihtiyaçlarını temin etmek o insana ve o nesle elbette ki hizmettir.
Bir insanın ve bir neslin maddi ihtiyaçlarını, barınma ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayıp zihnen ve fikren fıtrattan sapmasına sebep olmak elbette ki iblise ve iblisin ordularına hizmettir.
İblisin ordularına nefer kazandırmak bir vebal ise, İslam fıtratı üzere doğmuş, büyümüş olan Müslüman çocuklarını o tarafa kaydırmak elbette ki bin vebaldir.
Adı Ahmet Mehmet, Ayşe Fatma…Müslüman ailede doğmuş büyümüş olan çocukları almışsınız, belki barınma ve beslenme ihtiyaçlarını karşılamışsınız ama bir İngiliz gibi, bir Amerikalı gibi düşünen, inanan bir şekle sokmuşsunuz. Sizin elinizde büyümüş ama İngiliz kültürünün adamı olmuş, sizin elinizde yetişmiş ama Amerikanın adamı olmuş…Kime hizmet etmiş oldunuz? Zihnen aynileştirdiğiniz milletlere. Kime ihanet etmiş oldunuz? Zihnen çocuklarını çaldığınız kendi milletinize.
“Kaynayan, köpüren Cehennem başkalarını da hak yoldan çıkaran hain düşünceler taşıyan azgınlar için hortlatılmıştır.
Onlara, 'Hani, taptıklarınız nerede?' denir.
Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıklarınız, size yardım edebiliyorlar mı? Veya kendilerine olsun, yardımları dokunuyor mu?
Artık o putlar ve başkalarını hak yoldan uzaklaştıran, hain düşünceler taşıyan o azgınlar, derin cehennem çukurlarına defalarca yüzüstü atılırlar.
İblisin askerî erkânı ve orduları da, toptan, tepetaklak, Cehenneme atılır.
Orada putlarıyla çekişerek: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak' derler.” (Şura: 91-102).
Özellikle 98. ayetin altını hasseten çizmek gerekiyor:
“Çünkü sizi âlemlerin Rabbi ile aynı düzeyde tutuyorduk."
Zihinlerde ve gönüllerde adeta ilahlaştırılan bazı güçleri haşa alemlerin Rabbi ile aynı düzeyde tutmak… Allah’ın bazı sıfatlarını onlara yamamaya çalışmak bu çağın hastalıklarından, bu çağın Müslümanlarının hastalıklarından biri belki en önemlisidir.
Bu gün adeta putlaştırılan, gençliğin zihinlerine ve gönüllerine de “asla yenilmez, sırtı yere gelmez, her şeyi görür, her şeyi yapar, bütün yaptıklarınızdan, hatta aklınızdan geçenlerden dahi haberdardır” şeklinde yerleştirilen güç odakları, “alemlerin Rabbi ile aynı düzeyde tutulan” putlardır, putlaştırılan güçlerdir.
Bu şekilde yanlış algılarla, bir takım vehimlerle yetiştirilen gençlik ise hakikatte yetiştirilmiş değil kaybedilmiş, heba edilmiş bir gençliktir. Nesiller heba oluyor anlayın artık.
Bir insanın ve bir neslin maddi ihtiyaçlarını, barınma ve beslenme ihtiyaçlarını karşılayıp zihnen ve fikren fıtrattan sapmasına sebep olmak elbette ki iblise ve iblisin ordularına hizmettir.
İblisin ordularına nefer kazandırmak bir vebal ise, İslam fıtratı üzere doğmuş, büyümüş olan Müslüman çocuklarını o tarafa kaydırmak elbette ki bin vebaldir.
Adı Ahmet Mehmet, Ayşe Fatma…Müslüman ailede doğmuş büyümüş olan çocukları almışsınız, belki barınma ve beslenme ihtiyaçlarını karşılamışsınız ama bir İngiliz gibi, bir Amerikalı gibi düşünen, inanan bir şekle sokmuşsunuz. Sizin elinizde büyümüş ama İngiliz kültürünün adamı olmuş, sizin elinizde yetişmiş ama Amerikanın adamı olmuş…Kime hizmet etmiş oldunuz? Zihnen aynileştirdiğiniz milletlere. Kime ihanet etmiş oldunuz? Zihnen çocuklarını çaldığınız kendi milletinize.
“Kaynayan, köpüren Cehennem başkalarını da hak yoldan çıkaran hain düşünceler taşıyan azgınlar için hortlatılmıştır.
Onlara, 'Hani, taptıklarınız nerede?' denir.
Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden taptıklarınız, size yardım edebiliyorlar mı? Veya kendilerine olsun, yardımları dokunuyor mu?
Artık o putlar ve başkalarını hak yoldan uzaklaştıran, hain düşünceler taşıyan o azgınlar, derin cehennem çukurlarına defalarca yüzüstü atılırlar.
İblisin askerî erkânı ve orduları da, toptan, tepetaklak, Cehenneme atılır.
Orada putlarıyla çekişerek: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak' derler.” (Şura: 91-102).
Özellikle 98. ayetin altını hasseten çizmek gerekiyor:
“Çünkü sizi âlemlerin Rabbi ile aynı düzeyde tutuyorduk."
Zihinlerde ve gönüllerde adeta ilahlaştırılan bazı güçleri haşa alemlerin Rabbi ile aynı düzeyde tutmak… Allah’ın bazı sıfatlarını onlara yamamaya çalışmak bu çağın hastalıklarından, bu çağın Müslümanlarının hastalıklarından biri belki en önemlisidir.
Bu gün adeta putlaştırılan, gençliğin zihinlerine ve gönüllerine de “asla yenilmez, sırtı yere gelmez, her şeyi görür, her şeyi yapar, bütün yaptıklarınızdan, hatta aklınızdan geçenlerden dahi haberdardır” şeklinde yerleştirilen güç odakları, “alemlerin Rabbi ile aynı düzeyde tutulan” putlardır, putlaştırılan güçlerdir.
Bu şekilde yanlış algılarla, bir takım vehimlerle yetiştirilen gençlik ise hakikatte yetiştirilmiş değil kaybedilmiş, heba edilmiş bir gençliktir. Nesiller heba oluyor anlayın artık.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Unutturamadıklarımızdan mısınız? / 15.05.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Masmavi Marmara mürekkep olsa / 14.05.2026
- Duyan olmadı / 13.05.2026
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026



























































