logo
24 HAZİRAN 2026

'Net sıfır' hedefi nükleer enerji olmadan mümkün değil

Küresel bir salgın ortasında olunmasına rağmen iklim değişikliği kaygılarının ilk sırada yer aldığına dikkat çeken Seul Ulusal Üniversitesi Nükleer Termal-Hidrolik Mühendisliği Laboratuvarından Nükleer Enerji Yüksek Mühendisi Erol Biçer, 'Büyük bir çoğunluk endişeli ama buna rağmen çoğu insan nükleer enerjinin bu konuda bir çözüm olabileceğinin farkında bile değil' dedi

22.03.2021 13:57:00
'Net sıfır' hedefi nükleer enerji olmadan mümkün değil
'Net sıfır' hedefi nükleer enerji olmadan mümkün değil
Dünyadaki tüm ülkeleri etkileyen küresel salgının yanında, iklim değişikliği de küresel acil sorunların başında geliyor. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile Oxford Üniversitesinin yaptığı kapsamlı bir ankete göre, 50 ülkede nüfusun yaklaşık üçte ikisi, iklim değişikliği için harekete geçilmesini istiyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ise "Geri dönüşü olmayan noktaya çok yakınız" uyarısında bulunuyor.
'Salgını bitirmek iklim değişikliği sorununu çözmekten çok çok daha kolay' sözleri ise ABD'li iş insanı Bill Gates'e ait. Covid-19'dan önce küresel bir salgın olabileceği konusunda da öngörülerini dile getiren Gates, 'İklim hakkında bilinmesi gereken iki sayı var; 'elli bir milyar ve sıfır'. 51 milyon ton sera gazı, dünyanın yıllık olarak atmosfere saldığı miktar. Sıfır ise ulaşmamız gerek rakam' diyor.
Net sıfır hedefi, fosil emisyonlarını tamamen ortadan kaldırmayı ve tüm enerji ihtiyaçlarının çok düşük karbon seçenekleriyle karşılanmasının yollarını bulmayı gerektiriyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Dünya Nükleer Birliği (WNA) gibi kuruluşlar ise nükleer enerji olmadan net sıfır hedefinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını belirtiyor.

Hak ettiği saygıyı görecek mi'

Nükleer enerji, küresel düşük karbonlu elektrik üretiminin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Dünyayı net sıfıra götürecek bir yol için nükleer enerjinin tam potansiyeline ulaşması gerekiyor. İklim değişikliğine karşı savaştaki rolü, sürdürülebilir ve güvenilir şekilde elektrik üretimi ve enerji bağımsızlığı sağlaması, temiz havaya katkısı, ekonomik ve sosyal refaha katkıları ile dikkat çeken nükleer enerjinin şu anda yaklaşık yüzde 1'i elektrik dışı uygulamalar için kullanılıyor. Hidrojen üretmek, deniz suyunu tuzdan arındırmak ve binaları ısıtmak için nükleer enerjinin kullanılması ise iklim krizinin çözümünde nükleerin rolünü daha öteye taşıyacağını gösteriyor. Buna rağmen nükleer enerjinin hak ettiği saygıyı elde etmek için mücadele etmesi 'ironik' bulunuyor.

'Bilinmezden gelen korku, nükleer büyümenin önündeki ana engellerden biri'

Seul Ulusal Üniversitesi Nükleer Termal-Hidrolik Mühendisliği Laboratuvarından Nükleer Enerji Yüksek Mühendisi Erol Biçer'e göre, nükleer enerjinin toplumdaki kabulünün istenilen düzeye gelmemiş olmasının arkasında, 'bilinmezden gelen korku' yatıyor. Biçer'e göre bu korku, nükleer büyümenin önündeki ana engellerden biri. Toplumun nükleer enerjiye olan yaklaşımının eğitim ve kültür seviyesine göre değişiklik gösterdiğini hatırlatan Biçer, anketlerin nükleer hakkında olumsuz görüşe sahip olan kişilerin radyasyon konusundaki efsanelere inanan kesim olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Biçer, Akkuyu Nükleer Santrali ile ilk nükleer enerji santraline sahip olmak için gün sayan Türkiye'de de nükleer enerji ve etkileri konusunda çok fazla bilgi kirliliği, ön yargı ve şehir efsanesinin söz konusu olduğunu vurguladı.

'Nötr grup, nükleerin pozitif algısında çok büyük rol oynayabilir'

Biçer, nükleer enerjiye karşı olan insanlardaki bilgi eksikliklerinin hemen fark edebileceğini ifade ederek, 'ben nükleer enerjiden elektik üretimine karşıyım' yerine 'ben nükleer enerjiye karşıyım' cümlesinin daha sık duyulduğunu söyledi. Biçer, 'Bu da aslında insanların ne kadar az bilgilendirildiklerini ve popüler kültürün etkisiyle nükleerin sadece radyasyon yayan ve hastalık yapan bir olgu olduğunu düşündüklerini gösteriyor. Nükleer enerjinin kabulü konusunda yapılan anketlere bakıldığında neredeyse simetrik bir normal dağılım (Gauss Fonksiyonu) görülüyor. Kesinlikle karşı çıkanlar ve tamamen destek olanlar genellikle aynı seviyelerde dağılımın azınlık kısımlarını oluştururken, normal şekilde destekleyenler ve karşı olanlar grafiğin artan ve azalan kısımlarında yer alıyorlar. Nükleer enerjinin toplumlardaki kabul edilebilirliğinin en kilit noktası ise bu grafiğin tepe noktasında yer alan ve nükleer enerjiyi desteklemeyen ancak karşı da olmayan kısımdan oluşuyor. Nötr görüşe sahip olan bu geniş kitle, verilecek doğru ve güvenilir bilgiler sayesinde nükleerin pozitif algısında çok büyük rol oynayabilir' dedi.

'Nükleer enerjiye desteğin en yüksek olduğu yerler nükleer santrallerin bulunduğu bölgeler'

'Nükleer enerjinin gerçek potansiyeline ulaşması için yeniden odaklanmanın ve çıtayı daha da yükseğe koymanın zamanı geldi' diyen Biçer, insanların en çok önemsedikleri sorunları çözme potansiyeline sahip bir teknoloji hakkında doğru bilgilendirme yapılması gerektiğini kaydetti. Biçer, 'Nükleer hakkında konuşmalarımızı değiştirmekle işe başlamalıyız. Sadece 'nükleer enerji güvenli' demek yerine nükleer enerjinin topluma olan katkısının büyüklüğünü ve muadillerine göre faydalarını anlatmalıyız. Radyasyon ve kullanılmış yakıt konseptlerinin aslında ne anlama geldiğini kolay ve güncel yöntemlerle açıklamamız da önemli. Nükleer enerjinin ikinci en büyük düşük karbonlu elektrik kaynağı olduğu çoğunluğun farkında bile olmadığı bir gerçek. Dünyanın geleceğinde kritik bir rolü var ve halkın nükleer enerjiyi anladıkça onu daha çok desteklediğini biliyoruz. Nükleer enerjiye desteğin en yüksek olduğu yerler nükleer santrallerin bulunduğu bölgeler. Rusya'da 2019 yılında nükleer santrallere yakın 60 şehirde 10 bin kişi üzerinde araştırmada ankete katılanların yarısından fazlasının nükleer santrali büyük bir avantaj olarak kabul ettikleri gözlendi. Mersin'de inşaatı devam eden Akkuyu Nükleer Santralinin referans santrali olan Novovoronej NGS'nin bulunduğu Voronej bölgesinde destek oranı ise yüzde 75 olarak belirlendi. Fransa'da 2019 yılında nükleer enerji algısı için yapılan ankete göre, Fransız halkının yüzde 69'u nükleer enerjinin sera gazı üretimine ve iklim değişikliğine katkıda bulunduğunu, Fransa'daki düşük karbonlu enerjinin bir numaralı kaynağı olduğunu düşünüyor. Nükleer geri dönüşüm ve yeniden işleme tesisi bulunan La Hague yakınlarında ikamet edenlerin yüzde 71'i, nükleer santrallerin bulunduğu Tricastin / Melox çevresinde ikamet edenlerin yüzde 62'si nükleer hakkında olumlu bir görüşe sahip, istihdam ve ekonomik katkısı hakkında daha fazla bilgi sahibi. La Hague'de yüzde 77'si, Tricastin / Melox'da yaşayanların yüzde 68'i ise tesislerin güvenliğinden emin. Ancak dünyanın pek çok yerinde hala birçok yanlış anlamayla karşı karşıyayız. İnsanların nükleer enerji algısında filmler, TV veya kurgusal kitaplar gibi popüler kültür kaynakları rol oynuyor' diye konuştu.

'Çoğu insan nükleer enerjinin iklim değişikliğine çözüm olabileceğinin farkında bile değil'

Biçer, küresel bir salgın ortasında olunmasına rağmen iklim değişikliği kaygılarının ilk sırada yer almasıyla ilgili olarak da 'Büyük bir çoğunluk endişeli ama buna rağmen çoğu insan nükleer enerjinin bu konuda bir çözüm olabileceğinin farkında bile değil. Nükleer endüstri ön yargıları kırmak için iyi niyetle, şeffaf biçimde bu teknolojinin ne kadar güvenli olduğunu, insanların neden endişelenmemeleri gerektiğini anlattıkça, insanlar psikolojik olarak 'endişelenecek bir şey olması gerektiğini' düşünüyorlar. Nükleer enerjinin getirdiği önemli faydalara, çevreye katkılarına, dünyanın enerji ihtiyacı için güvenilir, ekonomik, düşük karbonlu yüksek kapasiteli elektrik üreten, çok sayıda yüksek kaliteli iş ve istihdam sağlayan, sürdürebilir kalkınma için önemli bir enerji kaynağı olma özelliğine odaklanılmalı' ifadelerini kullandı.

'Bilimi inananlar değiştirecek'

İnsanların yenilenebilir enerji fikrini sevdiklerini, iklim değişikliğine çözüm olarak güçlü bir şekilde desteklediklerini kaydeden Biçer, nükleer atık hakkında soru sormanın, nükleer enerjiyle ilgili endişeleri dile getirmenin yaygın olduğuna, ancak yenilenebilir kaynaklardan bahsederken bu soruların hiç sorulmadığına dikkat çekti. Biçer, "Güneş atığı, yenilenebilir enerji için arazi kullanımı, hava koşullarına bağlı üretim, henüz mevcut olmayan depolama çözümleri gibi sorular genel olarak sorulmuyor. Ön yargılarla oluşan endişeleri, şüpheleri sorgulamak daha kolay bir yöntem. Bir enerji kaynağı ile ilgili pozitif bir algı varsa zorluklarını kimse duymak bile istemiyor. Nükleer enerjinin yenilenebilir enerji ile birlikte temiz enerji karmasının en büyük gücü olduğu daha fazla kabul edildikçe, düşük karbonlu enerji seçeneği olarak nükleerin potansiyeli daha iyi anlaşıldıkça destek artıyor. Nükleere destek konusunda olumlu değişim de var. Özellikle yeni nesil genç insanlar bu konuda yeni bakış açıları da getiriyor. Destekleyen çevrecilerin sayısı artıyor, pro nükleer gösterileri yapılıyor. Sadece 2020 Eylül ayı boyunca Avustralya'dan Arjantin'e, İngiltere'den Kanada'ya, Almanya'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne, Finlandiya'dan Tayvan'a, Belçika'dan Sudan'a ve Hollanda'dan Güney Kore'ye kadar dünyanın farklı ülkelerinde 40'tan fazla şehirde tren istasyonlarında, parklarda, meydanlarda gösteriler gerçekleştirildi. Bizler de artık halkın kabulünden bahsetmekten ziyade bu teknolojinin insanlığa yararlarını, daha iyi bir dünya için önemli bir seçenek olduğunu anlatıyoruz" şeklinde konuştu.
Bilimsel gerçeklere dayalı bir nükleer yol hikayesi anlattıklarını belirten Biçer, sorgulayan ve bilimsel gerçeklere inanan insanların nükleer algısında pozitif değişimi oluşturacaklarına inandığını da sözlerine ekledi.İHA

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden sahte fatura ve hayali ihracat işlemlerinin yapıldığının tespit edilmesi üzerine düzenlenen operasyonda, 6 şirkete el konulduğunu, 10 şirkete kayyum atandığını, 27 zanlı hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi

23.06.2026 12:00:00
AA
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
6 şirkete el konuldu, 10 şirkete kayyum atandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada,  suç, kaçakçılık, vergi usulsüzlükleri ve kamu kurumlarını hedef alan nitelikli dolandırıcılıkla mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri, Hazine ve Maliye, Ticaret, Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarıyla eş güdüm içinde kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Jandarma Komutanlığı, Vergi Denetim Kurulu, MASAK, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, EPDK ve TMSF ile koordineli şekilde önemli bir operasyon gerçekleştirdiklerini belirten Gürlek, şunları kaydetti:

"Soruşturma kapsamında, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren bir şirket yapılanması üzerinden yıllık yaklaşık 350-400 bin ton LPG ithalatı gerçekleştirildiği, doğan ÖTV ve KDV yükümlülüklerinin sahte fatura organizasyonu ve hayali ihracat işlemleriyle bertaraf edilmeye çalışıldığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda bu sabah İstanbul, Ankara, Bursa, Kırıkkale, Kırşehir, Mardin, Konya, Hatay ve Niğde illerinde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, toplam 6 şirkete el konulmuş, 10 şirkete kayyum atanmış, 27 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmıştır. Devletimizin vergi güvenliğini, ekonomik düzenini ve kamu kaynaklarını hedef alan hiçbir organize yapıya müsamaha göstermeyeceğiz. Suçtan elde edilen gelirlerin izini sürecek, sahte fatura ve hayali ihracat düzenekleriyle kamu zararına sebep olan yapılara karşı hukuki süreçleri kararlılıkla işleteceğiz."

Gürlek, soruşturma ve operasyon sürecinde görev alan kurum ve kamu görevlilerine teşekkür etti.

Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı

Ankara'da seyir halindeki Berşan Yücel idaresindeki 06 FFA 414 plakalı otomobil, akaryakıt istasyonunun önünde park halindeki 04 AAV 432 plakalı kamyona çarptı. Feci kazada 4 kişi hayatını kaybetti

23.06.2026 10:30:00
Haber Merkezi
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Feci kazanın görüntüleri ortaya çıktı
Ankara'nın Polatlı ilçesinde otomobilin kamyona çarpması sonucu 4 kişi hayatını kaybetti.  

Kaza, Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi Borsa Yolu üzerinde meydana geldi.

Seyir halindeki bir otomobil henüz bilinmeyen bir nedenle önünde bulunan kamyona çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, araçta bulunan 4 kişiden Hasan Devran Kart (20), Berşan Yücel (24) ve Şükran Yanok (21) olay yerinde hayatını kaybetti. Kazada ağır yaralanan 1 kişi ise olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Araçtan ağır yaralı halde çıkarılan Raziye Yanok (21) ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edilirken ekipler olay yerinde güvenlik önlemleri aldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri yapılan incelemelerin ardından morga kaldırıldı.

Kaza anı güvenlik kamerasına da yansıdı.

Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.

Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara’da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi

22.06.2026 21:30:00
Haber Merkezi
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Öğretmenler direniyor, iktidar kulak tıkıyor!
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ile mülakat mağduru eğitimcilerin Ankara'da başlattığı açlık grevi eylemi 8. gününe girdi.

15 Haziran'dan bu yana taban maaş, güvenceli çalışma hakları ve mülakatların kaldırılması talebiyle direnen öğretmenler, sağlık sorunlarına ve polis müdahalelerine rağmen eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor.

Öğretmenlerin Hayati Mücadelesinde 8. Gün: Sağlık Durumları Kritik, Direniş Sürüyor

Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası genel merkezi önünde nöbet tutan öğretmenlerin açlık grevi eylemi birinci haftasını geride bırakarak 8. gününe ulaştı.

Günlerdir yalnızca su, şeker ve B12 vitaminiyle beslenen eğitimcilerin sağlık durumları giderek kritik bir aşamaya evriliyor. Süreç içerisinde ciddi sağlık sorunları yaşayan bazı öğretmenlerin hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.

Talepler Net: "Taban Maaş ve Güvenceli Çalışma"



Özel kurumlarda çalışan ve ataması yapılmayan öğretmenler, yaşam standartlarının iyileştirilmesi ve mesleki onurlarının korunması için şu temel talepleri öne sürüyor:

Özel sektördeki eğitim emekçileri için taban maaş uygulamasının yeniden yasal koruma altına alınması.

Atamalarda adaletsizliğe yol açtığı belirtilen mülakat sisteminin son bulması ve verilen sözlerin tutulması.
Kısa süreli sözleşme dayatmalarına son verilmesi ve eksiksiz sigorta primi yatırılması.

Baskı ve Engellemelere Rağmen Geri Adım Yok

Eylemin başından bu yana öğretmenler pek çok kez emniyet güçlerinin sert müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Geçtiğimiz günlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde açıklama yapmak isteyen 9 öğretmen gözaltına alınmış ve saatler sonra serbest bırakılmıştı.

Son olarak Ankara Kızılay'daki Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimcilerin önü polis barikatlarıyla kesildi ve öğretmenler biber gazlı müdahaleye maruz kaldı. İstanbul Taksim'de TÖZOK önünde destek eylemi yapan öğretmenlere de müdahale edilerek gözaltılar gerçekleştirildi.

Siyasi partilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların ziyaret ederek destek verdiği öğretmenler, "Milli Eğitim Komisyonu Toplansın" çağrısını yineleyerek talepleri karşılanana kadar Ankara'daki nöbet alanını terk etmeyeceklerini vurguluyor.

Tablo vahim!

76 ilde düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilo uyuşturucu madde ile 2 milyonun üzerinde hap ele geçirildi

22.06.2026 21:10:00 / Güncelleme: 22.06.2026 21:17:41
İhlas Haber Ajansı
Tablo vahim!
Tablo vahim!
İçişleri Bakanlığı, 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik polis ekiplerince düzenlenen operasyonlar sonucu 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini bildirdi.

İçişleri Bakanlığı, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 76 ilde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildiğini, operasyonlar kapsamında bin 926 şüphelinin yakalandığını açıkladı.



Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "76 ilde 'uyuşturucu madde satıcılarına' yönelik polisimiz tarafından son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda; 1 ton 707 kilogram uyuşturucu madde ile 2 milyon 156 bin 215 adet uyuşturucu hap ele geçirildi, bin 926 şüpheli yakalandı.

Şüphelilerden; 976'sı tutuklandı, 376'sı hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüklerince toplam 76 ilde 2 bin 889 ekip, 5 bin 455 personel, 25 hava aracı ve 53 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi.

Gençlerimizin geleceğini, ailelerimizin huzurunu ve toplumumuzun güvenliğini hedef alan zehir tacirlerine asla fırsat vermiyor, uyuşturucuya yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürüyoruz. Kahraman polislerimizi, Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi

22.06.2026 13:13:00
Haber Merkezi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
 Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, videolu paylaşımında gençlere seslendi. İmamoğlu, "Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz" dedi.
Tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı videolu paylaşımda, şunları söyledi:
"Sevgili gençler, bu filmi tam 10 yıl önce Cumhuriyet ve demokrasiye darbe girişiminde bulunanlara karşı, milletimize bir uyarı olarak paylaşmıştım. Ne yazık ki hala milli iradeye karşı yapılan darbelerle mücadele ediyoruz. Bugün en büyük değerlerimiz olan Cumhuriyet ve demokrasiyi koruyup geliştirmek için hep birlikte büyük azim ve kararlılıkla mücadele etmek şarttır."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.