logo
08 AĞUSTOS 2026

Oğlum, Allah’ın rahmetinden ümidini kesme

Âdem aleyhisselâm, kendisine yasak edilen ağaçtan yedikten sonra üzerindeki elbiseler uçup gitti. Edep yeri açıldı. Sadece, başındaki taç ve alnında cevher kaldı

20.05.2026 00:57:00
Haber Merkezi
 
Oğlum, Allah’ın rahmetinden ümidini kesme
Oğlum, Allah’ın rahmetinden ümidini kesme
'Âdem aleyhisselâm, kendisine yasak edilen ağaçtan yedikten sonra üzerindeki elbiseler uçup gitti. Edep yeri açıldı. Sadece, başındaki taç ve alnında cevher kaldı. Bunları da kendisi kaldırmaktan utandı. Bunun üzerine Cebrail geldi; başındaki tacı ve alnındaki cevheri aldı.

Daha sonra, O'nun için ve Havva için şu nida geldi: "Onları yakınımdan atın. Bana asi gelen yakınımda duramaz."

Âdem Havva'ya utanarak baktı ve şöyle dedi: "İşlenen masiyetin ilk uğursuzluğu, bizi dostun civarından uzaklaştırdı. Rahat bir halde geçinip giderken, bizi; tövbe etmeye, yalvarmaya, ihtiyaç arz etmeye, düşkünlüğe ve zillete çıkardı."

O büyük mülk gitti; üstün insanlar kalmadı; izzet içinde nazlı nazlı salınıp gezmek de kalmadı; Allah'a en yakın, mekânların en temizi, yüksek mertebe de kalmadı.
Gerçek manada, şayet insanlar arasında tövbeye ihtiyacı olmayan, düşmandan, nefsin şumluğundan, şeytanın vesveselerinden ve hilelerinden emin bulunan biri olsaydı, Âdem aleyhisselâm olurdu.







Ne var ki, o bulunduğu yerin şerefine kandı; temizliğine ve Allah'a yakınlığına aldandı, sonunda tövbeye muhtaç duruma geldi. Allah-u Teâlâ da O'nun tövbesini kabul buyurdu.

Bu manayı şu ayet-i kerime bize anlatır: "Âdem, Rabb'inden bazı kelimeler belledi. Onlarla tövbe etti; Allah da tövbesini kabul buyurdu. O, tövbeyi kabul eden Rahîm'dir." 

İmam Ali'nin (r.a.) oğlu İmam Hasan (r.a.) şöyle anlattı: "Âdem aleyhisselâmın tevbesini Allah-u Teâlâ kabul buyurduktan sonra; melekler O'nu tebrik ettiler.

Bu arada, Cebrail, Mikail ve İsrafil de indiler ve şöyle dediler: "Gözün aydın ey Âdem, Allah tövbeni kabul buyurdu."

Âdem aleyhisselâm böyle dedi: "Ya Cebrail, bu tövbeden sonra, bir dileğim olduğu zaman, o dilek için yerim neresi olacaktır?"

Bunun üzerine, Allah-u Teâlâ O'na şöyle vahyetti: "Ey Âdem, sen zürriyetine yorulmak ve meşakkat bıraktın. Ben de onlara tövbeyi bıraktım. Onlardan her kim Bana dua eder ise senin duanı kabul ettiğim gibi onun duasını da kabul ederim. Onlardan her kim, Benden bağışlanmak isterse, cimrilik etmem; bağışlarım. Ben yakınım, duayı kabul ederim, ey Âdem…

Günahtan tövbe edenleri cennette toplarım. Onları kabirden çıkarırken, ferah, güleç yüzlü, sevinçli olarak çıkarırım." 







Rabb'imiz bize ibadet yerimizi göster; tövbemizi kabul buyur. Çünkü tövbeyi kabul buyuran Rahim'sin.

"Resulullah (s.a.v.) Efendimizin şöyle buyurduğunu dinledim: "Bir kimse, ölümünden yarım gün evvel tövbe eder, Allah-u Teâlâ onun tövbesini kabul buyurur."

Bir başkası dahi, şöyle anlattı: "Bir kimse, can boğaza gelip de, gar gar edinceye kadar tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul buyurur." Muhammed b. Mutrif (r.h.) şöyle anlatır:

Allah-u Teâlâ şöyle buyurur: "Vay Âdemoğlunun haline; günah işler, bağışlanmasını diler, onu bağışlarım. Vay onun haline; yine döner günah işler, yine benden bağışlanmak ister. Ben de onu bağışlarım. Vay onun haline; bir türlü günahı terk edemez. Rahmetimden ümidini de kesemez. Şahid olunuz, ben onu bağışladım."







Günahlarınızdan tövbe edin, şirkinizden vazgeçin! Size dünya ve ahiretten dilediğiniz her şeyi versin!"  Tövbe ile af istemek gerekir. Tövbe edeceğiz, tövbe edeceğiz, tövbe edeceğiz.

Oğlum işlediğin bir günah sebebiyle Allah'ın rahmetinden ümidini kesme. Bunun yerine din elbisenin kirini tövbe suyuyla yıka, tövbende sebat et ve samimi ol ve din elbisene marifet kokusu sür.

İçinde bulunduğun bu yerden sakın. Çünkü sen nasıl ve ne tarafa dönersen dön yırtıcı hayvanlar senin etrafındadır ve sıkıntılar senin peşin sıra gelir. Bu dünyadan yüz çevir de kalbinle Hakk'a dön…

Tövbe, Hakk'ın kuluna karşı olan ıski inayetine nazar edip o inayeti kulun kalbine yerleştirmesi ve onu kendisine doğru kemâl-i şefkatle cezbetmesinden ibarettir.

İş bu durumu arz edince, kalp himmeti fasideden sıyrılıp ona yönelir. Ruh, kalp ve akıl birleşir ve böylece kul tarafından yapılan tevbe sahih olmuş olur. Ne var ne yok her şey böylece Allah'ın emri ile husul bulmuş olur.       

Kul, Allah'ın emri dışında hareket etmez hale gelir." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)

Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti

Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor

08.08.2026 00:18:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Medyada holdingleşme tarafsızlığı yok etti
Küresel çapta dev holdinglerin ve siyasi güç merkezlerinin medya sektöründeki hakimiyeti, haberciliğin temel ilkesi olan siyasal tarafsızlığı giderek daha fazla yıpratıyor.

Medya sahipliğinin birkaç merkezde toplanması, halkın haber alma hakkını ve demokratik çoğulculuğu riske atıyor.

Medya, tarihsel olarak demokrasilerin "dördüncü kuvveti" ve kamuoyunun denetim mekanizması olarak konumlandırılsa da son yıllarda mülkiyet yapılarında yaşanan dönüşüm bu işlevi tartışmalı hale getirdi.

Yayın organlarının bağımsız gazeteciler veya kamu odaklı kurumlar yerine; inşaat, enerji, finans ve savunma gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük sermaye gruplarının eline geçmesi, haber merkezlerindeki yayın çizgisini doğrudan etkiliyor.







Sermaye ilişkileri ve siyasal iklimin habere yansıması

Geleneksel gazetecilik ilkeleri; tarafsızlık, nesnellik ve kamu yararını her türlü çıkarın üzerinde tutmayı gerektirir. Ancak medya organlarının ticari ve siyasi ağlarla örülü mülkiyet yapıları, haberin mutfağında ciddi bir "filtreleme" sürecini beraberinde getiriyor.

Medya sahiplerinin devlet ihalelerine giriyor olması veya kamu düzenlemelerine bağımlı sektörlerde yatırım yapması, yayın organlarının siyasi iktidarlarla ve güç odaklarıyla çatışmaktan kaçınmasına yol açıyor. Bu durum, eleştirel haberciliğin yerini otosansüre ve tek sesliliğe bırakması riskini doğuruyor.







Çapraz sahiplik ve algı yönetimi

Medya sektöründe çapraz sahiplik (aynı sermaye grubunun gazete, televizyon, radyo ve dijital platformların tümüne sahip olması) yayın çeşitliliğini görünürde artırsa da, özünde aynı mesajın farklı kanallardan yinelemesine dayanıyor.

Gündem Belirleme Gücü: Farklı mecralara sahip gruplar, kamuoyunun neyi konuşup neyi konuşmayacağını tek elden yönlendirebiliyor.

Otosansör Mekanizması: Gazeteciler, bağlı bulundukları holdingin ticari veya siyasi çıkarlarıyla çelişen haberleri yapmaktan kaçınmak zorunda kalabiliyor.

Tiraz ve Reyting Kaygısı: Reklam verenlerle ve kamusal fonlarla kurulan ilişkiler, editoryal bağımsızlığın önüne geçebiliyor.







Dijital medya çözüm mü, yeni bir bağımlılık mı?

Geleneksel medyadaki bu tarafsızlık krizine karşı dijital yayıncılık ve bağımsız haber platformları alternatif bir kanal olarak öne çıksa da, dijitalleşme kendi zorluklarını beraberinde getiriyor. Algoritma bağımlılığı, fonlama sorunları ve dev teknoloji şirketlerinin tekelci yapısı, dijital haberciliğin de sürdürülebilirliğini ve tarafsızlığını sınamaktadır.







Uzmanlar, siyasal tarafsızlığın ve haber etiğinin korunabilmesi için şu adımların kritik olduğuna dikkat çekiyor:

Şeffaf Mülkiyet Yapısı: Medya organlarının nihai sahiplerinin ve finansman kaynaklarının kamuoyuna açıkça beyan edilmesi.

Editoryal Bağımsızlık Güvencesi: Yayın sahibi ile haber merkezi arasındaki sınırları koruyan yasal ve kurumsal güvencelerin oluşturulması.

Kamu Yayıncılığının Güçlendirilmesi: Siyasi baskılardan uzak, doğrudan halka hesap veren özerk kamu yayıncılığı modellerinin teşvik edilmesi.

Medya sahipliğinin şeffaflaşmadığı ve editoryal bağımsızlığın teminat altına alınmadığı bir düzende, siyasal tarafsızlık bir ilke olmaktan çıkıp yalnızca bir temenni olarak kalma riskiyle karşı karşıya.

Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama

Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı

03.08.2026 10:50:00
İhlas Haber Ajansı
 
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'daki kadın cinayetinde 13 tutuklama
Adana'da 24 yaşındaki kadını sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren zanlı, yaklaşık 750 saatlik kamera görüntülerinin incelemesinin ardından İstanbul'da saklandığı petshopta yakalandı. Şüphelinin ifadesinde cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdüğü öğrenilirken, olayla ilgili gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 15 şüpheliden 13'ü tutuklandı.






Olay, 24 Temmuz'da merkez Seyhan ilçesi Gülbahçesi Mahallesi 13362. Sokak'ta meydana geldi. İddiaya göre, Reyhan Acar (24) sokakta bir kişinin tabancayla açtığı ateş sonucu kanlar içerisinde yere yığılırken, saldırgan olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Acar, ambulansla kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, cinayeti aydınlatmak için yaklaşık 750 saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü mercek altına aldı. Yapılan çalışmalar sonucunda saldırıyı Bilal F.'nin (24) gerçekleştirdiği belirlendi. Şüphelinin eşi Öykü F. (22) ile birlikte İstanbul'a kaçtığını tespit eden ekipler, soruşturmayı derinleştirdi. Çalışmalarda Bilal F.'nin kaçmasına ve saklanmasına yardım ettiği öne sürülen 13 kişinin kimliği de belirlendi.







Yunanistan'a kaçma planı başarısız oldu

Yapılan araştırmalarda Bilal F. ile eşi Öykü F.'nin Edirne'ye giderek Yunanistan'a kaçmayı planladığı tespit edildi. Ancak polis uygulamasını fark eden şüphelilerin ayçiçeği tarlasına kaçarak izlerini kaybettirdiği, bir gece burada saklandıktan sonra yeniden İstanbul'a döndükleri öğrenildi.







Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi, petshopta yakalandı

Cinayet dedektifleri, şüphelilerin İstanbul Bahçeşehir'de bir sitede saklandığını belirledi. Özel Harekat polislerinin de desteğiyle düzenlenen operasyonda Öykü F. sitenin bahçesinde yakalanırken, Bilal F. adreste bulunamadı. Bölgedeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, zanlının yakalanmamak için yaklaşık 3 saatte bir adres değiştirdiğini belirledi. İzini süren polis, Bilal F.'yi siteye yakın bir petshopta saklanırken yakalayarak gözaltına aldı.

Bilal F.'nin yakalanmasının ardından harekete geçen ekipler, şüphelinin Adana'dan kaçmasına ve İstanbul'da saklanmasına yardım ettiği belirlenen 13 kişiyi de eş zamanlı operasyonlarla gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar arasında bulunan Fırat T.'nin cinayet suçundan 39 yıl, Şeyhmus Y.'nin ise yine cinayet suçundan 37 yıl kesinleşmiş hapis cezasıyla arandığı öğrenildi.









Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini öne sürdü

Emniyetteki sorgusunda Bilal F.'nin "Reyhan ile ilişkimiz vardı. Başkasıyla görüştüğünü düşündüğüm için kıskançlık krizine girdim. Bu nedenle saldırıyı gerçekleştirdim" dediği öne sürüldü.

Emniyetteki işlemlerinin ardından Bilal F. ve eşi Öykü F. ile birlikte 15 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan Bilal F. ve 12 şüpheli tutuklanırken, Bilal F.'nin eşi Öykü F. ile 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi, son yılların en büyük orman yangınlarıyla mücadele ederken, Balıkesir Valiliği'nin 5 Mayıs 2026 tarih ve 2026/1 sayılı Orman Yangınları ile Mücadele Komisyonu Kararı kapsamında, 15 Haziran-30 Eylül 2026 tarihleri arasında belirlenen mesire alanları ve izin verilen noktalar dışında ormanlara giriş yasaklanmasına rağmen özellikle Ayvalık'taki bazı koy ve ormanlık alanlarda vatandaşların denetimsiz şekilde ormana girmeye devam ettiği gözleniyor

01.08.2026 11:41:00 / Güncelleme: 01.08.2026 11:45:00
İHA
 
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Ayvalık'ta ormanlara giriş yasak ama denetim yetersiz
Balıkesir Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda, yangın sezonu boyunca yalnızca belirlenen orman parkları ve mesire alanlarında belirli kurallar çerçevesinde piknik yapılmasına izin verilirken, bunun dışındaki tüm ormanlık alanlara giriş 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yasak bulunuyor.






Geçtiğimiz yıl söz konusu yasaklar Jandarma ekipleri tarafından sıkı şekilde denetlenirken, bu yıl denetim görevinin Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine bırakıldığı öğrenildi. Ancak sahadaki görüntüler, denetimlerin yeterli düzeyde yapılmadığı yönünde eleştirilere neden oluyor.








Objektiflere yansıyan fotoğraflarda, çok sayıda vatandaşın ormanlık alan içerisindeki sahillere rahatlıkla girerek gün boyu vakit geçirdiği görülüyor. Özellikle yoğun sıcakların ve kuvvetli rüzgârın etkili olduğu günlerde bu durumun, oluşabilecek bir ihmal veya dikkatsizlik sonucu yeni orman yangınlarına zemin hazırlayabileceği değerlendiriliyor.








Son günlerde Ayvalık, Gömeç ve çevresinde binlerce hektarlık alanın kül olduğu büyük orman yangınlarının ardından, vatandaşlar denetimlerin artırılmasını ve yasakların sadece kâğıt üzerinde kalmayıp sahada da etkin şekilde uygulanmasını istiyor.

Uzmanlar ise orman yangınlarıyla mücadelede en etkili yöntemin, yangın çıkmadan önce riskleri ortadan kaldıracak önleyici tedbirlerin eksiksiz uygulanması olduğuna dikkat çekiyor.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.