logo
03 HAZİRAN 2026

Öğrenci müdür yardımcısını bıçakladı

10.03.2007 00:00:00
Okulda şiddet olaylarına bir yenisi daha eklendi. Ankara'daki Aydınlıkevler Ticaret Meslek Lisesi öğrencisi Güven O., sigara içmesi nedeniyle kendisini uyaran Müdür Yardımcısı Ali Bozkurt'u koridorda bıçakladı.

9. sınıf öğrencisi Güven O., 15.00 sıralarında ders arası teneffüste katlarda denetim görevini yapan Bozkurt'la karşılaştı. İddiaya göre, okulda disiplinsiz davranışlar içinde olduğu gerekçesiyle daha önce birkaç kez Güven O.'yu sert biçimde uyaran Bozkurt, yine aynı şekilde öğrencisini azarladı. Bir süre sonra Güven O. ve Bozkurt tartışmaya başladı.

Arkadaşlarının gözü önündeBozkurt, öğrencisini sigara içtiği gerekçesiyle uyarırken, Güven O. sinirlenerek Bozkurt'u cebinden çıkardığı bıçakla kalçasından bıçakladı. Bozkurt'un acıyla bağırıp tepki vermesi üzerine diğer öğretmenler olay yerine geldi. Arkadaşlarının şaşkın bakışları arasında Bozkurt'u bıçaklayan Güven O., okuldan çıkarak kayıplara karıştı. Bozkurt, tedavi amacıyla SSK Dışkapı Hastanesi'ne kaldırıldı.

Tepkiliydim bıçakladımOlay yerine gelen polis, firari öğrenciyi okul yakınındaki bir parkta otuturken gözaltına aldı. Aydınlıkevler Karakolu'na götürülen Güven O., kendisini daha önce de sert biçimde azarlayıp uyaran Bozkurt'a bu nedenle tepkili olduğunu söyledi. Güven O. soruşturma için Çocuk Şubesi'ne teslim edildi.

Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem

Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi

03.06.2026 13:41:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:46:25
İhlas Haber Ajansı
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ta 4.4 büyüklüğünde deprem
Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

AFAD Deprem Dairesi'nden alınan bilgiye göre, saat 13.12'de merkez üssü Pazarcık ilçesi olan 4.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntının 12.46 kilometre derinlikte oluştuğu ifade edildi.

Celil Kocataş’a Gazetecilik Başarı Ödülü

Gazetemizin köşe yazarı Celil Kocataş, 2025 Yılı Gazetecilik Başarı Ödülleri Yarışması’nda önemli bir başarıya imza attı

03.06.2026 13:40:00
Haber Merkezi
Celil Kocataş’a Gazetecilik Başarı Ödülü
Celil Kocataş’a Gazetecilik Başarı Ödülü
Gazetemizin köşe yazarı Celil Kocataş, Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC) ile Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu tarafından düzenlenen 2025 Yılı Gazetecilik Başarı Ödülleri Yarışması'nda önemli bir başarıya imza attı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde görev yapan basın mensuplarının eserlerinin değerlendirildiği yarışmanın sonuçları açıklanırken, toplam 25 farklı kategoride başarılı gazeteciler ödüle layık görüldü. Bu yıl merhum DAGC Onursal Başkanı Feridun Fazıl Özsoy anısına düzenlenen yarışmada, "Köşe Yazısı" kategorisinde yazarımız Celil Kocataş ödül kazanan isimler arasında yer aldı.

Celil Kocataş, toplumsal hafızayı, insan yaşamını ve günlük hayatın detaylarını etkileyici bir anlatımla ele aldığı "Bir Sabah Yürüyüşünden…" başlıklı köşe yazısıyla ödüle layık görüldü.

Gazetecilik mesleğine katkı sunan başarılı isimlerin ödüllendirileceği törenin önümüzdeki günlerde geniş katılımlı bir organizasyonla gerçekleştirilmesi bekleniyor.

Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir" dedi

03.06.2026 13:18:00
Haber Merkezi
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
Müsavat Dervişoğlu, mahkemenin "mutlak butlan" kararına sert çıktı
İyi Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, CHP'de yaşananları ilk günden itibaren dikkatle takip ettiklerini belirterek, "Gelinen noktanın, CHP'nin iç meselesi olmadığını, başından beri Türkiye'de siyasetin nasıl şekilleneceğine ilişkin daha büyük bir arayışın adımı olarak kurgulandığını görüyoruz. İmralı ile yapılan ihanet pazarlığına, nasıl ki gafiller ve ahmaklar gibi 'barış' deyip geçmiyorsak, CHP'ye cebren, kapılar kırılarak girilmesine de başına kayyım atanmasına da 'bir yargı kararıdır' deyip geçmiyoruz. Çünkü biliyoruz, hatırlıyoruz. Yargının siyasete yol açması, ona ram olması, her zaman lanetle hatırlanan dönemlerin ürünüdür. Ve bu kararlar, vicdanlarda yaralar açmış, milletimiz arasına her zaman nifak tohumları saçmıştır. Unutmayalım, 1960'taki Yassıada'da verilenler de yargı kararıdır. Yaraları halen kapanmamıştır. 1971 muhtırasının kırdığı kalemler de yargı kararıdır. 1980 sonrası yapılanlar, kapatılan partiler, hapisler, davalar, yasaklar, zindanlar, hepsi birer yargı kararıdır. Ve hepsinin açtığı yaraların izleri, bedenlerimizde, ruhlarımızda durmaktadır" dedi.

"Siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır"
İYİ Parti olarak, taraflarının da duruşlarının da net ve belli olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, "Biz bir kayyım cumhuriyeti istemiyoruz. Biz bir vesayet demokrasisi istemiyoruz. Biz, bir kişiye biat etmişlerin; birkaç hakimin, bürokratın, danışmanın değil, milletin sözü üstün olsun istiyoruz. Siyaseti mahkemelerin değil, sandığın belirlediği bir Türkiye istiyoruz. Biz saltanat değil, Cumhuriyet istiyoruz. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni tartışmalar, yeni sorun alanları değil, milletin ferasetine duyacağımız güvendir. Dahası, milletin siyasete duyacağı güvendir. Bugün siyasetin geldiği halden hangi seçmen memnundur? Hangi siyasetçi huzurludur? Vatandaşın dertleri siyasetin umurunda değil, fakat siyasetin sorunları vatandaşın sırtındadır. Soruyorum. AK Parti'lisi, MHP'lisi, milletvekili, il-ilçe başkanı, delegesi, bu yaşananlar ve yaşatılanlar, hiç mi sizleri yaralamıyor, hiç mi içinizi sızlatmıyor? Çarşıda, pazarda, sokakta yürürken baktığınız yüzlerde, size bakan gözlerde milletin öfkesini hiç mi görmüyorsunuz? Kimse kusura bakmasın ve herkes bilsin ki, ben zulme sessiz kalmam. Haksızlık karşısında dilsiz şeytan olmam. Kötü emsali örnek almam. Başkasını ithamla kendimi savunmam. Demokrasiye de darbe yaptırmam" diye konuştu.

"Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır"
Dervişoğlu, "Siyaseti mahkeme kararlarıyla, yasaklarla, birtakım demokrasi dışı müdahaleler ile dizayn etmeye çalışanlar geçici başarılar elde edebilir ama milletin iradesine rağmen kalıcı sonuçlar alamazlar. Sandığın çözeceği meseleleri, başka yollarla çözmeye çalışmak, Türkiye'ye sadece yeni krizler üretir. Hukuk devleti, demokrasinin rakibi değil, teminatıdır. Hukukun görevi, siyasi hayatı şekillendirmek değil, siyasi hayatın adil, şeffaf ve kurallar içinde işlemesini sağlamaktır. Bizler bu iktidarın, eski ve yeni ortaklarıyla, Cumhuriyeti, memleketi, milleti ve siyaseti 'Böl-parçala-yok et' stratejisinin en başından itibaren farkındayız. İktidar, milletin verdiği yetkiyi, kamu kurum ve kuruluşlarından yargı makamlarına kadar, müdahale edebildiği her organı bölüp-parçalayıp-yok etmek için kullanıyor. Ondan geriye kalanı da yutuyor, iç ediyor. Toplumu önce ikiye bölüyor, daha sonra tüm kesimleri de kendi içinde ayrıştırıyor. Böylece oraya buraya kayyım atamaya cüret ediyor. Hepimiz biliyoruz ki, bize devlet projesi diye yutturulmaya çalışılan çözüm süreci de şu anda yürütülen seçim stratejisi de iktidar hesabının bir parçasıdır. Milletin yüzde 90'ı terör hükümlüsü Öcalan'ı muhatap kabul eden bu sürece karşıyken, 'devlet aklı' masalı gündeme gelmiş ve halka rağmen bu söylemler devam ettirilmiştir. İlk kayyım bundan 10 sene önce atanacağı yere atanmıştır. O kayyım da terör hükümlüsü Öcalan'ı Kürtlere kayyım atamaya kalkmıştır. Şimdi de sıra Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelmiştir. Devleti, milleti, egemenliği yok sayan kayyımlığa karşı duruşumuz tavizsiz ve nettir. Atayan da atanan da bizim nazarımızda mutlak butlandır, sakattır, yok hükmündedir" ifadelerini kullandı.

YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP'ye reddin gerekçesini "Mahkeme kararını yetkili merci inceler, YSK temyiz mercii değildir. İddiaların tespitine yönelik YSK'nın görevi yoktur" diyerek açıkladı

03.06.2026 13:10:00 / Güncelleme: 03.06.2026 13:16:34
Haber Merkezi
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı: YSK'nın görevi yoktur
YSK, CHP'ye reddin gerekçesini açıkladı
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), CHP'ye reddin gerekçesini "Mahkeme kararını yetkili merci inceler, YSK temyiz mercii değildir. İddiaların tespitine yönelik YSK'nın görevi yoktur" diyerek açıkladı.
Gerekçede, "Bölge adliye mahkemesi kararı, devam eden bir kongre veya kurultaya ait değil, daha önce yapılmış olan kongre ve kurultaylara ilişkindir. Bu nedenle YSK tarafından seçim iş ve işlemlerinin yürütülmesine ya da devamına yönelik bu aşamada alınması gereken bir karar da bulunmamaktadır" denildi.

MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığının operasyonuyla Suriye-Lübnan sınırında yakalanarak Türkiye'ye getirilen Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı

03.06.2026 12:30:00
AA
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
MİT operasyonuyla yakalanan Önder Sığırcıkoğlu hakkında iddianame hazırlandı
Terör Suçları Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Önder Sığırcıkoğlu'nun, geçmiş dönemde MİT'teki görevinden dolayı tanıdığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) komutanları Yarbay Hüseyin Harmoush ve Binbaşı Mustafa Kassum'un kaçırılarak Esed rejimine teslim edilmesi eylemini planladığı ve hayata geçirilmesini sağladığı anlatıldı.

Sanığın, bu eylemleri nedeniyle 2012'de Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ve bu kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesince onandığı anımsatıldı.

Sığırcıkoğlu'nun 2014'te Osmaniye Açık Ceza İnfaz Kurumu'na nakledilirken kendisine verilen 10 saatlik yol iznini fırsat bilerek firar ettiği belirtilen iddianamede, sanığın 2014-2024 yılları arasında devrik Esed rejiminin himayesinde Suriye'nin çeşitli bölgelerinde yaşadığı bu sürede rejim ve Rusya istihbarat servislerine MİT hakkında bilgiler ilettiği aktarıldı.

MİT raporlarını rejim istihbaratına aktardığı belirlendi
İddianamede, sanığın 2014-2016 yılları arasında THKP-C/Acilciler örgütünün elebaşı Mihraç Ural ve Reyhanlı'daki terör saldırısının 2018'de yakalanan faili Yusuf Nazik ile birlikte hareket ettiği, o dönem röportajlar vererek Türkiye aleyhine kara propaganda çalışması yürüttüğü belirtildi.

Sığırcıkoğlu'nun 2024 Aralık ayında Esed rejiminin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, ardından Rusya'ya kaçtığı, bir süre Rusya'da yaşadıktan sonra Lübnan'a geri döndüğü ve Suriye-Lübnan sınırında MİT tarafından düzenlenen operasyonla yakalandığı kaydedildi.

Sanığın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güvenliği, iç ve dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri yabancı istihbarat servislerine aktardığı belirtilen iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Sığırcıkoğlu'nun 1993'te MİT bünyesinde göreve başladığı, 2012 tarihine kadar bu kurumda çalıştığı, Suriye iç savaşının çıkmasının ardından Hatay'ın Yayladağı ilçesindeki sığınmacı kamplarında görevlendirildiği anlaşılmıştır. Sanığın, görevinin sağladığı kolaylıkla topladığı ve devletin menfaatleri gereği gizli kalması gereken Esed rejimi muhalifi sığınmacıların bilgilerini, kurum çalışmalarını ve MİT raporlarını rejim istihbaratına aktarmaya başladığı belirlenmiştir.

Suriyeli bir aşiret lideriyle yaptığı görüşmeyi sesli ve görüntülü kayıt alabilen bir kalem vasıtasıyla kaydederek Suriye istihbaratına ulaştıran sanığın, görevi gereği irtibat kurduğu ÖSO komutanlarından Hormoush ve Kassoum'un 2011'de Hatay'dan kaçırılarak Suriye rejimine teslim edilmesini sağladığı tespit edilmiştir.

Türkiye'nin uluslararası pozisyonuna aykırı olan bu eylemle rejimin muhaliflere karşı güç gösterisi yapmasına ve sığınmacılar üzerinde psikolojik baskı oluşmasına sebebiyet veren şüphelinin, bu olay nedeniyle aldığı mahkumiyet kararının infazı sürerken, 2014'te açık cezaevine teslim olmak için verilen yol iznini fırsat bilerek Suriye'ye kaçtığı ve orada rejim istihbaratı tarafından karşılandığı saptanmıştır."

Sığırcıkoğlu'nun Suriye'ye kaçmasının Esed rejiminin kendisine tahsis ettiği imkanlarla Suriye'nin çeşitli yerlerinde istihbarat elemanı olarak faaliyet yürüttüğü belirtilen iddianamede, sanığın MİT hakkında gizli kalması gereken çeşitli bilgiler verdiği ve rejime bağlılığını ispatlamak amacıyla bir gazeteciye verdiği röportajda bazı MİT personelinin isimlerini açıkladığı aktarıldı.

İddianamede, şu tespitlere yer verildi: 
"Sanığın 2014-2024 yılları arasında dönemin Suriye istihbaratı ve Rus istihbarat servisleriyle birlikte hareket ederek MİT ve faaliyetleri hakkındaki devlet sırrı niteliğindeki bilgileri paylaşmaya devam ettiği belirlenmiştir. 2024 Aralık ayı itibarıyla Suriye'deki rejimin düşmesi sonrasında önce Lübnan'a, akabinde Rusya'ya kaçan ve bir süre Rusya'da yaşayan şüphelinin, daha sonra geri döndüğü Suriye ülkesinde yakalanarak ülkemize getirildiği anlaşılmıştır."

Müebbet ile 35 yıla kadar hapis talebi
Ankara 28. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanığın "devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal casusluk amacıyla temin etme" ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama" suçlarından müebbet ile 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Savcılık, ayrıca davanın devlet sırrı içeren niteliği gereği duruşmaların kapalı oturumlarla yürütülmesini istedi.

Doğru Lastik Basıncı Hem Tasarruf Hem Güvenlik Sağlıyor

Araç sahipleri için gözden kaçan ama büyük önem taşıyan bir detay var: lastik basıncı. Çoğu sürücü yakıt verimliliğini motor performansı veya sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirirken, lastiklerin doğru basınçta olup olmadığı genellikle ihmal ediliyor

03.06.2026 11:53:00
Ahmet Turan Yiğit
Doğru Lastik Basıncı Hem Tasarruf Hem Güvenlik Sağlıyor
Doğru Lastik Basıncı Hem Tasarruf Hem Güvenlik Sağlıyor
Araç sahipleri için gözden kaçan ama büyük önem taşıyan bir detay var: lastik basıncı. Çoğu sürücü yakıt verimliliğini motor performansı veya sürüş alışkanlıklarıyla ilişkilendirirken, lastiklerin doğru basınçta olup olmadığı genellikle ihmal ediliyor. Oysa lastik basıncındaki küçük bir kayıp bile yakıt tüketimini artırarak hem cebinizi hem de çevreyi olumsuz etkileyebiliyor.

Uzmanlara göre lastik basıncındaki her 1 PSI'lık düşüş, yakıt verimliliğinde yaklaşık %0,2 kayba yol açabiliyor. Buna karşılık doğru şişirilmiş lastikler, yakıt tüketiminde %0,6 ile %3 arasında iyileşme sağlayabiliyor. Bu oranlar uzun vadede ciddi maliyet avantajı anlamına geliyor.

Düşük basınç, yuvarlanma direncini artırarak motorun daha fazla enerji harcamasına neden oluyor. Sonuçta aynı mesafe için daha fazla yakıt tüketiliyor. Bu durum yalnızca ekonomik kayıp değil, aynı zamanda çevresel maliyet demek. Düzenli kontrol ise hem güvenlik hem de tasarruf için kritik.

Uzmanlar, lastik basıncının ayda en az bir kez ve özellikle uzun yolculuklardan önce mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor. Doğru lastik basıncı yalnızca yakıt tasarrufu sağlamakla kalmıyor; lastik ömrünü uzatıyor ve sürüş güvenliğini artırıyor. Küçük gibi görünen bu detay, aslında sürüş kültürünün vazgeçilmez bir parçası olmalı.

Sonuç olarak, yakıt verimliliği yalnızca motor gücüyle değil, lastiklerin doğru basınçta olmasıyla da doğrudan ilişkili. Düzenli kontrol alışkanlığı, hem bütçenizi korur hem de güvenli bir sürüş sağlar.

Acun Ilıcalı'ya beraat

Acun Ilıcalı ile TV8 ve Exxen yöneticilerinin, "yasa dışı bahis reklamı yaparak kişileri bahis oynamaya teşvik etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada karar çıktı.

02.06.2026 22:50:00
İhlas Haber Ajansı
Acun Ilıcalı'ya beraat
Acun Ilıcalı'ya beraat
Acun Ilıcalı ile TV8 ve Exxen yöneticilerinin, "yasa dışı bahis reklamı yaparak kişileri bahis oynamaya teşvik etmek" suçlamasıyla yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, aralarında Acun Ilıcalı'nın da bulunduğu 8 sanığın kasıtlarının bulunmadığı gerekçesiyle beraatine hükmetti.

Acun Ilıcalı ile TV8 ve Exxen yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 8 sanığın, "kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı bahis veya şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçlamasıyla yargılandığı davanın karar duruşması İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya 5 yıl 3 aya kadar hapis talebiyle yargılanan Acun Ilıcalı katılmazken, sanık avukatları hazır bulundu. Duruşmada savcı, önceki celsede açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek değişiklik yapmadığını bildirdi.

Sanık avukatları ise mahkemeye sundukları savunma dilekçelerinde, yayınlanan karşılaşmalardaki reklamların fiziksel saha reklamları olduğunu, yayıncı kuruluşların bu reklamlara müdahale etme veya alternatif yayın sinyali talep etme imkanlarının bulunmadığını savundu. Avukatlar, dosyaya sunulan bilirkişi raporları ile UEFA ve ilgili kuruluşlardan alınan yazıların da bu durumu ortaya koyduğunu belirterek tüm sanıkların beraatine karar verilmesini talep etti. Mahkeme, sanıkların suç işleme kastıyla hareket ettiğine ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığını değerlendirerek tüm sanıkların kasıt yokluğu nedeniyle beraatine karar verdi.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 19 Kasım 2024 tarihinde oynanan Karadağ-Türkiye futbol karşılaşmasının Exxen platformunda yayınlandığı, yayın sırasında stadyum reklam panolarında yasa dışı bahis sitelerine ait reklamların yer aldığı belirtildi. Savcılık, yayıncı kuruluşların yayınlanan içerikten sorumlu olduğunu değerlendirerek Acun Ilıcalı ile birlikte şirket yöneticileri ve yayın sorumlularından oluşan 8 sanık hakkında dava açtı. İddianamede sanıkların zincirleme şekilde "kişileri bahis veya şans oyunlarını oynamaya teşvik etmek" suçundan 1 yıl 3 aydan 5 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

Yerebatan Sarnıcı’nda resmi devir gerçekleşti

İstanbul’un simge yapılarından Yerebatan Sarnıcı, mülkiyet tartışmalarına son noktayı koyan mahkeme kararının ardından bugün saat 10.00'da Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Tahliye işlemi kapıda turistler beklerken yapılırken, sarnıç yeni gişe sistemi kurulana kadar geçici olarak ziyarete kapatıldı
 

02.06.2026 13:10:00
Haber Merkezi
Yerebatan Sarnıcı’nda resmi devir gerçekleşti
Yerebatan Sarnıcı’nda resmi devir gerçekleşti
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında aylardır süren mülkiyet krizi bugün resmi tahliye ile sonuçlandı. 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında tarihi sarnıcın vakıf mülkiyetine geçirilmesine karşı İBB'nin açtığı yürütmeyi durdurma talepli dava mahkeme tarafından reddedildi.

Mahkeme kararının ardından gönderilen resmi tebligat doğrultusunda, bugün saat 10.00 itibarıyla tarihi yapıda tahliye süreci tamamlandı ve yönetim tamamen Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne geçti.

Turistler kapıdayken tahliye edildi

Sabah saatlerinde sarnıcı ziyaret etmek için kapıda uzun kuyruklar oluşturan yerli ve yabancı turistler, tahliye işlemi nedeniyle içeri alınmadı. İBB'ye bağlı Kültür A.Ş. ekipleri tarihi sarnıçtaki gişe sistemlerini söktü. Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün kendi bilet ve gişe altyapısını kuracağı süre boyunca Yerebatan Sarnıcı'nın geçici olarak ziyarete kapalı kalacağı bildirildi.

"Kiracı sıfatıyla buradayız, devrediyoruz"

Devir teslim sürecine ilişkin açıklama yapan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Osman Cenk Akın, sabah saatlerinde kendilerine resmi tebligatın ulaştığını belirterek şunları söyledi:

"2022 yılında burayı restore etmiştik. Bu renovasyon sonrasında yaklaşık 11 milyon kişiyi ağırladık. 18 Nisan itibarıyla başlattığımız kampanya ile Türk vatandaşlarına giriş ücretini 1 TL yapmıştık ve bugüne kadar 500 bin vatandaşımız bu imkandan yararlandı. Biz burayı hakikaten iyi yönettik. Tabii ki hukuki süreçler devam ediyor ancak Kültür A.Ş. olarak burada kiracı sıfatıyla bulunuyorduk ve bugün itibarıyla devrimizi gerçekleştiriyoruz. Burası tamamen Vakıflar'ın sorumluluğuna geçiyor."

Mahkeme İBB'nin itirazını reddetti

Süreç, Nisan 2026'da Yerebatan Sarnıcı'nın tapuda İBB'den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesiyle başlamıştı. İBB'nin açtığı dava üzerine Mayıs ayında İstanbul 8. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermiş olsa da, savunmaların ardından yapılan değerlendirmede İBB'nin itirazı haksız bulundu ve yürütmeyi durdurma kararı kaldırılarak devrin önü açıldı.

Devredilen tarihi yapıların son örneği

İBB Miras tarafından 13 milyon Euro maliyetle kapsamlı bir restorasyon ve deprem güçlendirmesinden geçirilen Yerebatan Sarnıcı; son dönemde mülkiyeti İBB'den alınarak Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen Taksim Gezi Parkı, Galata Kulesi, Pera Palas Oteli ve Selimiye Kışlası gibi tarihi yapıların son örneği oldu.

Yerebatan Sarnıcı'nın yeni gişelerin kurulmasının ardından, Vakıflar Genel Müdürlüğü idaresinde yeni bilet fiyat politikasıyla yeniden ziyarete açılması bekleniyor.

Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu

Türkiye'de ortalama eğitim süresi 2025'te 9,6 yıl olurken yükseköğretim mezunlarının oranı 25-34 yaş grubunda yüzde 45,6'ya yükseldi

02.06.2026 11:10:00 / Güncelleme: 02.06.2026 14:13:45
Anadolu Ajansı
Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu
Türkiye'de ortalama eğitim süresi 9,6 yıl oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı ulusal eğitim istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, 25-34 yaş grubu nüfusta yükseköğretim mezun oranı 2008'de yüzde 13,5 iken 2025'te yüzde 45,6'ya ulaştı. Bu dönemde söz konusu yaş grubundaki nüfusta yer alan kadınlarda yükseköğretim mezunu oranı yüzde 12,5'ten yüzde 50,3'e, erkeklerde yüzde 14,6'dan yüzde 41'e çıktı.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkelerine ilişkin en güncel veri yılı olan 2024'e göre 25-34 yaş nüfusta yükseköğretim mezunlarının oranı incelendiğinde, OECD ortalaması yüzde 48,7 iken Türkiye ortalamasının yüzde 44,9 olduğu tespit edildi.

OECD ülkeleri arasında yükseköğretim mezunu oranı en yüksek ülke yüzde 70,6 ile Güney Kore, en düşük ülke ise yüzde 29,1 ile Meksika oldu.

25 yaş ve üzerindeki ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının söz konusu yaş grubu içindeki oranı 2008'de yüzde 9,8 iken geçen yıl yüzde 26,1 olarak belirlendi. Söz konusu yaş grubu içindeki ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyelerinden mezun olanların oranı 2008'de yüzde 26,5 iken 2025'te yüzde 50,5 olarak hesaplandı.

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025'te 9,6 yıl oldu. Geçen yıl kadınların ortalama eğitim süresi 8,9 yıl iken erkeklerin ortalama eğitim süresi 10,3 yıl olarak kayıtlara geçti.

Ortalama eğitim süresi en yüksek il Ankara

25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresinin 2025'te en yüksek olduğu ilin 10,9 yılla Ankara olduğu belirlendi. Başkenti sırasıyla İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. Ortalama eğitim süresinin en düşük olduğu il ise 7,6 yılla Ağrı olarak tespit edildi. Söz konusu ili Şanlıurfa, Muş, Kastamonu ve Van izledi.

25 yaş ve üzeri nüfusun aldığı ortalama eğitim süresinin 2016-2025 yıllarında en yüksek artış gösterdiği 5 il yüzde 48,5 ile Şırnak, yüzde 40,4 ile Hakkari, yüzde 35,7 ile Muş, yüzde 35,5 ile Şanlıurfa ve yüzde 33,1 ile Van olarak sıralandı.

En düşük artış gösteren 5 il ise yüzde 13,2 ile Ankara, yüzde 14,5 ile Eskişehir, yüzde 14,6 ile Tekirdağ, yüzde 14,8 ile İzmir ve yüzde 15,1 ile İstanbul oldu.

2008'de 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 91,8 iken 2025'te yüzde 97,9 olarak hesaplandı. 2008-2025 yıllarında kadınlarda okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 86,9'dan yüzde 96,4'e, erkeklerde yüzde 96,7'den yüzde 99,3'e çıktı.

Annesi yükseköğretim mezunu fertlerin yüzde 84,2'si yükseköğretimi tamamladı

25 yaş ve üzeri nüfusta, annesi yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 84,2'sinin yükseköğretim, yüzde 13,1'inin ortaöğretim ve yüzde 2,7'sinin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı belirlendi.

Söz konusu nüfusta, babası yükseköğretim mezunu olan fertlerin yüzde 80,4'ünün yükseköğretim, yüzde 16,2'sinin ortaöğretim ve yüzde 3,5'inin ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamladığı görüldü.

25 yaş ve üzeri nüfusta annesi ortaöğretim mezunu fertlerin yüzde 64,3'ünün, babası ortaöğretim mezunu fertlerin yüzde 56'sının yükseköğretim mezunu olduğu kaydedildi.

Annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 29,4'ünün, babası ortaöğretim altı eğitim düzeyini tamamlayan fertlerin yüzde 28,2'sinin yükseköğretim mezunu olduğu tespit edildi. 

Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede

CHP’nin olaylı 38. Olağan Kurultayı’na yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddiaları derinleşiyor. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği "mutlak butlan" kararının ardından sarsılan partide, tutuklu isimlerden Özkan Yalım ve iş insanı Turgut Koç ek ifade vermek üzere bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne getiriliyor. Soruşturma kapsamında delegelerin tüm banka hesap hareketleri inceleme altına alındı

02.06.2026 10:56:00
Haber Merkezi
Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede
Özkan Yalım ve Turgut Koç adliyede
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 38. Olağan Kurultay Soruşturması kapsamında, tutuklu bulunan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ile Özgür Özel ve Veli Ağbaba'ya yakınlığıyla tanınan tutuklu delegelerden iş insanı Turgut Koç'un ek ifadeleri soruşturmanın seyrini değiştirebilir.

İncelenen dosyalara yansıyan ilk bilgilere göre, siyasi partiler kanununa muhalefet ve rüşvet suçlamasıyla tutuklu olan Turgut Koç'un, kurultay günü Ankara Etimesgut delegesi bir isme Özgür Özel'i desteklemesi amacıyla banka kanalıyla 10 bin TL gönderdiğini beyan ettiği iddia edildi.

Başsavcılık talimatıyla, kurultayda oy kullanan tüm delegelerin ve birinci derece yakınlarının MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtları resmi olarak talep edildi.

Mahkemeden "mutlak butlan" kararı çıkmıştı

Sürecin fitilini ateşleyen gelişme, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı için "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) kararı vermesi oldu. Bu kararla birlikte Özgür Özel ve mevcut Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri tedbiren görevden uzaklaştırıldı.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile eski PM üyeleri, karar kesinleşene kadar tedbiren yeniden göreve iade edildi. Kurultay tarihinden sonra alınan tüm parti içi kararlar hukuken geçersiz sayıldı.

Dev isimler sanık kürsüsünde

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı ve kabul edilen iddianamede, Türk siyasetinin önemli aktörleri "oylamaya hile karıştırma" iddiasıyla sanık sıfatıyla yer alıyor.

Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu "mağdur", Lütfü Savaş ise "müşteki" sıfatıyla dosyada yer alıyor. Kılıçdaroğlu, "Partimi adliyede tartıştırmam" diyerek ifade vermeye gitmeyi reddetmişti.

Operasyonun geçmişi: 9 kişi tutuklanmıştı

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlarda rüşvet, siyasi partiler kanununa muhalefet ve mal varlığı değerlerini aklama şüphesiyle 13 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 4'ü adli kontrolle serbest bırakılırken, aralarında Özkan Deniz ve İbrahim Şahin'in de bulunduğu 9 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bugün Çağlayan Adliyesi'nde yapılacak yeni sorgulamaların, rüşvet ağının diğer ayaklarını ortaya çıkarmak olduğu belirtiliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.