logo
02 MAYIS 2026

Öğrencilerden, Macron'a covid protestosu

Paris'te öğrenciler, hükümetin salgını yönetememesini protesto etti

09.05.2021 23:14:00
Öğrencilerden, Macron'a covid protestosu
Öğrencilerden, Macron'a covid protestosu
Fransa'nın başkenti Paris'te bir araya gelen liseli öğrenciler Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümetinin Covid-19 salgınını iyi yönetemediğini ifade ederek, hükümeti protesto etti.

Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan Menilmontant Meydanı'nda bir araya gelen liseli öğrenciler, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hükümetinin Covid-19 salgınını iyi yönetemediğini ifade ederek, hükümeti protesto etti.

Öğrenciler, Menilmontant Meydanı'nda Nation Meydanı'na yürüyüş gerçekleştirdi. Attıkları sloganlarla Macron'u istifaya çağıran öğrenciler, 'Hükümetin yanlış politikalarının cezasını bizler ödemek istemiyoruz' yazılı pankart taşıdılar.

Salgın nedeniyle Fransa'da öğrencilerin alım gücünün yüzde 40 oranında düştüğünü dile getiren protestocular, öğrencilerin kişi başı ortalama 274 euro gelir kaybına uğradıklarını dile getirdi.

Her 6 öğrenciden 1'inin okulu bıraktığını ifade eden göstericiler, uzaktan eğitimin durumu daha da kötüleştirdiğini aktardı. Öğrenciler olarak fedakar bir nesil olmak istemediklerini ifade eden göstericiler, çözümün ancak gerçek bir eğitim sistemiyle olacağını belirttiler.

Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı


 
İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı. Aktivistlerden Hüseyin Şuayb Ordu, "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre" dedi.

02.05.2026 05:50:00
HABER MERKEZİ/AA
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı

Haydut topluluk (topluluk izra devlet böyle bir şeyi yapmaz) İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı.
Uçakta yer alan 18'i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişiyi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz ve Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe apronda güller ve Filistin kefiyeleriyle karşıladı.
Havalimanı çıkışında aktivistler ve onları karşılayanlar, İsrail aleyhinde sloganlar attı.



İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayandı

Mavi Marmara Derneği Başkanı ve Özgürlük ve Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Beheşti İsmail Songür ise İsrail'in Filistin'in ve Orta Doğu'nun bir meselesi olmaktan çıktığını belirterek, "Şu an İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayanmıştır" dedi.
Songür, İsrail'in geçen yıl da uluslararası sularda aynı saldırıyı yaptığını hatırlatarak, "Şimdi yine Akdeniz'in ortasında Sumud Filosu'na yaptığı bu saldırının arkasındaki isim aynı terörist İsrail'dir." ifadelerini kullandı.
59 aktivistin geldiğini anımsatan Songür, şunları kaydetti:
"Bunlar iki gün önce terör güçlerinin saldırısıyla Girit Adası'nın açıklarında gemileri alıkonuldu. Amerika, İsrail ve Yunanistan işbirliğiyle tüm bu isimler hukuksuz bir şekilde Yunanistan'a bırakıldı. Aynı zamanda Sumud Filosu'na ait bir gemi batırıldı. Şu an açık denizlerde seyrüseferine devam eden 31 tane daha gemimiz bulunuyor. Halihazırda 11 Türk vatandaşımız ve 200'den fazla katılımcıyla Sumud Filosu'na ait diğer gemiler, Girit açıklarında bekliyor. Önümüzdeki günlerde, diğer ülkelerin limanlarından katılımlarla bu filo daha da büyüyerek devam edecektir. Şu an hem karadan hem de denizden İsrail'in bu hukuksuz ablukasına karşı, işlemiş olduğu insanlık suçlarına, soykırıma karşı dünya vicdanı Gazze'ye doğru hareketine devam ediyor."

İsrail dünyanın teröristidir, dünyanın belasıdır

Filo katılımcılarından gazeteci ve aktivist Muhammed Özdemir, İsrail askerleri tarafından esir alınan ancak başlarını eğmeyen tüm filo katılımcılarına teşekkür etti.
Filodakilerin İsrail'in tehditlerine ve şiddetlerine boyun eğmediklerini belirten Özdemir, "İsrail bize yaptığı müdahaleyle şunu göstermiş oldu. İsrail dünyanın teröristidir, İsrail dünyanın belasıdır. Biz bu belayı inşallah adım adım, hızlı bir şekilde bitirmeye devam edeceğiz. Merak etmeyin" şeklinde konuştu.

Netanyahu'nun ibretlik sonunu göreceğiz

Küresel Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Ayçin Kantoğlu, İsrail'in filo katılımcılarına yaptıklarını kınadı.
İsrail'in Filistinlilere yaklaşık bir asırdır işkence çektirdiğini dile getiren Kantoğlu, şunları ifade etti: "Kendisini dünyanın efendisi zannedenlere söyleyecek bir çift sözümüz var, canları cehenneme. Filistin'i öyle YouTube üzerinden falan görmeyeceğiz, kendi gözlerimizle göreceğiz. Ama gördüğümüz bir şey daha olacak, Netanyahu'nun ibretlik sonunu da göreceğiz ve tüm dünya bunu ilelebet izleyecek inşallah."
Filonun katılımcılarından Hüseyin Şuayb Ordu, İsrail askerlerinin iki gün önce Akdeniz'in ortasında kendilerini kaçırarak işkence ettiğini söyledi. İsrail askerlerinin filo katılımcılarını bir konteynere yerleştirdiğini anlatan Ordu, şöyle devam etti: "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre. Bu aslında Avrupa'nın insan hakları, demokrasi dediği, Birleşmiş Milletler'in dediği şeyin göbeğine vurulmuş son baltadır, son darbedir. Daha bunun da üstüne hiçbir şey yapmayacaklarsa bu devletler, kendilerine medeni, insan, çağdaş deme hakkına sahip değildir. İsrail gelmiştir Avrupa'nın göbeğinde 'Buranın lideri benim, buranın kralı benim, canım ne isterse, canımın istediğine istediğimi yaparım, siz de hiçbir şey yapamazsınız' demiştir. Bir, öncelikle Avrupalıların bunu anlaması lazım. İkincisi, bize bunu yapan Filistinlilere neler neler yapıyor bunu defalarca kez gördük."


En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım

Filo katılımcılarından Katy Davidson, İngiltere'de yaşayan bir gıda mühendisi ve sıradan bir insan olduğunu belirterek ekranda izledikleri karşısında dayanamadığı, bir şeyler yapmak gerektiğini hissettiği için yola çıktığını anlattı.
İsrail'i kendilerine yaptıkları için kınayan Davidson, esir alınan 2 aktivistin serbest bırakılmasını isteyerek, şöyle konuştu:
"En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım. Bizi aldattılar, bize' Saif ve Thiago'nun ayrıldığını' söylediler. Biz gerekirse İsrail'e gidelim ama onları arkada bırakmayalım dedik. 'Onların zaten ayrıldığını' söylediler ve bizi aldattılar. Şimdi tıpkı 11 bin Filistinli gibi onlar da esir. Sadece Filistinliler değil, onlara yardım etmek isteyenler de esir. Eğer dünyadaki bütün ülkeler sizlerin ülkesi gibi olsaydı, halkları sizin ülkeleriniz gibi olsaydı bunlar böyle olmazdı. Bizim orada iki gündür karşılaştığımız şeylerden birisi de İsrail'in cezasızlıkla muamele edileceklerini bilerek pervasızca ve cüretkarca davranmasıydı. Eğer beni dinliyorsan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sana mesajım şudur: Türkiye'den öğren, bunu öğren, sana yazıklar olsun."

Filistin var, çünkü direniyor

Arjantinli Milletvekili Monica Schlotthauer ise kendilerini kaçıran İsrail askerlerinin işkencelerine maruz kaldıklarını anlatarak, "Aşağılandık, psikolojik tacize maruz kaldık ama yılmadık, yılmayacağız. Çünkü Filistinli kardeşlerimiz bunu misliyle yaşıyor. Filistin var, çünkü direniyor. Karşısında ise ölüm makinesi bir devletin askerleri var. ABD, Avrupa Birliği ve bütün ülkeler iki yüzlü politikalarıyla siyonist devletin bütün politikalarını meşru kılıyorlar" dedi.
Konuşmaların ardından havalimanından ayrılan aktivistler, İstanbul Adli Tıp Kurumuna götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi.



Sumud aktivistleri Adli Tıp'ta

İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayarak alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni düzenlendi. Havalimanı VIP Terminali çıkışında basın açıklaması yapan aktivistler, konuşmaların ardından otobüslerle Bahçelievler'deki Adli Tıp Kurumu Başkanlığına götürüldü. Burada sağlık kontrolünden geçirilen aktivistler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Adli Tıp Kurumu Başkanlığından ayrıldı.

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda izinli mitinglerle kutlandığını duyurdu

01.05.2026 20:21:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs bilançosunu açıkladı
İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda izinli mitinglerle kutlandığını duyurdu. Valilik, tedbir kararlarına uymayıp izinsiz gösteri yapan 575 kişinin gözaltına alındığını belirtti.

İstanbul Valiliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü kutlanmasına ilişkin açıklama yaptı. İzinli mitinglerin Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda coşkuyla kutlandığını belirten Valilik, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Valiliğimizce verilen izinle Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'nda düzenlenen mitinglerde coşkuyla kutlandı. Alınan kararlara uyarak bu özel günü hakkıyla - coşkuyla kutlayan tüm sendika, STK ve emekçilere; bununla birlikte, şehrimizin güvenliği, vatandaşlarımızın huzur ve refahı için gece gündüz görev yapan polisimize teşekkür ediyoruz.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün şehrimizde huzur içinde geçirilebilmesi için alınması gereken tedbirler de daha önce kamuoyuyla paylaşılmıştı. Bazı marjinal gruplar alınan tedbir kararlarını hiçe sayarak, her yıl olduğu gibi bu yılki 1 Mayıs'ta da, Emniyet birimlerimizle karşı karşıya gelmiştir. Bu gruplara İstanbul Emniyetimizin ilgili birimlerince gerekli müdahaleler yapılmıştır.

Alınan tedbir kararlarına uymayan bu marjinal gruplara yapılan müdahalelerde saat 18.00 itibariyle 575 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan şahısların işlemleri, emniyet birimlerinde devam etmektedir."

1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu

İstanbul'da 1 Mayıs'ta Taksim'e yürümek isteyen gruplara polis müdahalesi sonucu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltı sayısı İstanbul Valiliği tarafından 575 olarak ifade edilirken, Kadıköy ve Kartal'daki izinli kutlamalar sorunsuz tamamlandı

01.05.2026 16:55:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:40:25
Haber Merkezi
1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu
1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Türkiye'de, özellikle İstanbul'da yoğun güvenlik önlemleri altında kutlandı. Resmi izin verilen Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'ndaki mitinglere on binlerce kişi katıldı. Ancak Taksim Meydanı'na çıkmak isteyen gruplara polis müdahalesi sonucu yüzlerce kişi gözaltına alındı.

1 Mayıs öncesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "eylem yapma ihtimali" gerekçesiyle 62 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı. 28-29 Nisan'da düzenlenen eş zamanlı ev baskınlarında 39 kişi gözaltına alındı. Aramalarda dijital materyal ve dokümanlara el konuldu. Gözaltına alınanlar arasında sendika yöneticileri, öğrenci grupları, sol örgüt üyeleri ve gazeteciler yer aldı.

1 Mayıs günü yaşananlar

İstanbul Valiliği, Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş'ta her türlü izinsiz gösteri, yürüyüş ve toplanmayı yasakladı. Taksim çevresi bariyerlerle kapatıldı, bazı metro ve metrobüs durakları devre dışı bırakıldı. Güvenlik için 52 bin 656 polis görev yaptı.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğündeki etkinlik Kadıköy'de yaklaşık 35 bin kişiyle, TÜRK-İŞ öncülüğündeki kutlama ise Kartal'da 30 bin kişiyle sorunsuz gerçekleşti. Katılımcılar dağıldı.

Taksim'e yürümek isteyen gruplar ise Mecidiyeköy, Beşiktaş, Barbaros Bulvarı gibi noktalarda polis tarafından engellendi. Biber gazı, tazyikli su ve fiziki müdahaleler yaşandı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) kriz masası verilerine göre gözaltı sayısı hızla arttı ve 370-421 arasında değişen rakamlar raporlandı. Son olarak İstanbul Valiliği gözaltı sayısını 575 olarak açıkladı.

Gözaltına alınanların bir kısmı emniyet işlemleri sonrası serbest bırakıldı.

Sendikalar Taksim yasağını eleştirdi, "emekçilerin hakkı" vurgusu yaptı. Muhalefet ve insan hakları grupları müdahaleleri "aşırı güç kullanımı" olarak nitelendirdi. Hükümet tarafı ise "huzur ve güvenin sağlandığını" savundu.

1 Mayıs kutlamaları Türkiye'nin diğer illerinde de yapıldı ancak İstanbul'daki girişimler ve gözaltılar gündemin odağı oldu.

TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

TÜRK-İŞ, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü Edirne'de kutladı

 

01.05.2026 15:33:00
Anadolu Ajansı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

Konfederasyona bağlı sendikaların üyeleri, Şükrüpaşa İlkokulu önünde toplanarak kortej oluşturdu. Katılımcılar, etkinliğin düzenleneceği Saraçlar Caddesi'ne yürüdü.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programa katılan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kalabalığı selamladı.

Tüm emekçilerin bayramını kutlayan Dervişoğlu, işçilerin sorunlarını bildiğini ve her zaman yanlarında olacağını söyledi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da yaptığı konuşmada, bugün yaşamını emeğiyle sürdürenlerin hak arama günü olduğunu belirtti.

Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu, Gazi Mustafa Kemal'in savaşı yönettiği, Osmanlı başkenti, Mimar Sinan'ın şehri Edirne'de olduklarını ifade eden Atalay, "Bizle uğraşanlar yakınımızda, o yüzden Trakya'dayız, o yüzden Edirne'deyiz." dedi.

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün büyüdüğünü savunan Atalay, taşeron işçiler ile kuryelerin yaşadığı sorunların çözümü için düzenleme yapılmasını, staj ve çıraklık sürecinin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesini talep etti.

Atalay, savaşların sadece sınırları değil, insanların hayatlarını da değiştirdiğine işaret ederek, "Savaşın olduğu yerde üretim durmakta, insanlar işsiz kalmakta, emek değersizleşmektedir. Özellikle 168 günahsız kız çocuğunu bombalayanlara lanet olsun." diye konuştu.

Toplumda sevginin üretilmesi gerektiğine dikkati çeken Atalay, "Toplumda sevgi üretilmediği zaman hiçbir güvenlik önlemi işe yaramayacaktır. Eğer sevgi üretmeyen bir toplum haline geldiysek, eğer saygıyı azalttıysak, eğer ayıbı, günahı unuttuysak, öfkeyi büyüttüysek hiçbir güvenlik önlemi tek başına yetmez." ifadelerini kullandı.

Atalay, Türkiye'nin başta komşuları olmak üzere kimseyle sorunu olmadığını ancak Yunan siyasetçilerin ve güvenlik güçlerinin açıklamalarla iki ülke arasındaki ilişkileri germeye çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:

"Yunanistan iki güne bir açıklama yapıyor, diyor ki, 'Kıbrıs bizim, Fransa yanımızda, Amerika yanımızda.' Bizim onlarla sorunumuz yok. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Yarın İsrail'i, ABD'yi bulamazsın. Onun için Edirne'den sesleniyorum, bizim sizle bir işimiz yok, toprağımıza, bayrağımıza, ülkemize göz dikmeyin, sonra zararlı çıkarsınız haberiniz olsun. Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz, silahsız polisiz. Biz bu ülkede nerede bir sıkıntı varsa oradayız, vatan yoksa parti yok, vatan yoksa sendika yok, vatan yoksa ailen yok. Birinci öncelik her zaman güvenlik ve vatan."

Kutlama programına, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile TÜRK-İŞ'e bağlı sendikaların temsilci ve üyeleri katıldı.

1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış annelerin 10 gün içinde başvuru yapmaları halinde 8 haftalık ek ilave izin hakkından yararlanabileceğini belirtti.
 

01.05.2026 10:30:00
AA
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
1 Nisan itibarıyla 24 haftayı tamamlamamış anneler ek ilave izin hakkından yararlanabilecek
Bakan Göktaş, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, doğum izni sürelerini artıran yeni düzenlemeyle annelerin ve ailelerin yanında olduklarını ifade etti.

Göktaş, paylaşımında şunları kaydetti:

"1 Nisan 2026 itibarıyla doğum yaptığı tarihin üzerinden 24 hafta geçmemiş anneler, çalıştıkları kuruma 10 iş günü içinde başvurmaları halinde 8 haftalık ilave doğum izni hakkından yararlanabiliyor. Aile ve Nüfus On Yılı'nda, iş-aile yaşamını dengesini sağlamaya yönelik uygulamalarla aile kurumumuzu güçlendirmeye ve her koşulda annelerimizi desteklemeye devam edeceğiz."

3 soruda 8 haftalık ek ilave doğum izni
Bakan Göktaş, ayrıca paylaşımında, "3 soruda" başlığıyla 8 haftalık ilave doğum iznine ilişkin merak edilenlere de yer verdi. Buna göre 3 soru ve cevapları şöyle:

Kimler yararlanabilir?

1 Nisan 2026 itibarıyla, doğum iznini tamamlamış, ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler bu haktan yararlanabilir.

8 haftalık ilave doğum izni nasıl hesaplanır?

Hedef tarih, 1 Nisan 2026 (Kanun'da esas alınan tarih). Hedef süre, 24 hafta eşittir 168 gün. 1 Nisan 2026'dan geriye doğru 168 gün sayılır. 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan anneler izinden yararlanabilir. Yasal şart, 1 Nisan 2026 itibarıyla 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış olan anneyi kapsar.

Başvuru süreci nasıl işler?

1 Nisan 2026 itibarıyla doğum iznini tamamlamış ancak doğumunun üzerinden 24 hafta geçmemiş olan tüm anneler yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren 10 iş günü içinde çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabilirler."

Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale

İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.

01.05.2026 10:12:00
İhlas Haber Ajansı
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
Beşiktaş'tan Taksim'e yürümek isteyen gruba müdahale
İstanbul'da 1 Mayıs nedeniyle Beşiktaş'tan Taksim'e çıkmak isteyen grup, polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmayınca gözaltına alındı.



1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle Beşiktaş'ta toplanan bir grup, Taksim'e yürümek istedi. Polis ekipleri, gruba dağılmaları yönünde uyarılarda bulundu.



Dağılmayarak çeşitli sloganlar atan göstericiler, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gözaltına alınan grup, polis minibüsüne bindirildi.

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen bölgeler ile kutlama alanları başta olmak üzere birçok noktada güvenlik önlemleri uygulanıyor

01.05.2026 10:08:00
AA
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri
İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü tedbirleri

İstanbul Emniyet Müdürlüğünce Taksim Meydanı çevresi başta olmak üzere kentte yoğun güvenlik önlemi alındı.

Beyoğlu'nda toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılmasına izin verilmeyen Taksim Meydanı'na çıkan sokaklar demir bariyerlerle kapatıldı, meydana çıkılan bazı yerlerde kontrol noktaları oluşturuldu.

İstiklal Caddesi'nde yaya ve araç trafiğine izin verilmezken, Tarlabaşı Bulvarı'ndan İstiklal Caddesi'ne çıkan yollarda bölgedeki işletmelerde görev yapan çalışanların kontrollü olarak geçişlerine müsaade ediliyor.

Taksim Meydanı'na sadece Cumhuriyet Anıtı'na çelenk bırakmak isteyen sendikaların temsilcilerinin girmesine izin veriliyor.

Beşiktaş Meydanı ve Barbaros Bulvarı'nda ise polisler yol kenarında tedbir amaçlı bekleyişini sürdürüyor.

Şişli Mecidiyeköy'de Halaskargazi Caddesi trafiğe kapatılırken, polis ekipleri araçlarla güvenlik önlemi aldı. Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA) da çevrede hazır bulunuyor.

Emniyet ekipleri, Kadıköy'e yürüyüş yapacak grupların toplandığı Haydarpaşa Numune Hastanesi önünde ve çevresinde de yoğun güvenlik önlemi aldı. Grupların, Kadıköy Rıhtım Meydanı'na ineceği yol araç trafiğine kapatıldı.

Kutlama alanı olarak belirlenen Kadıköy Rıhtım Meydanı'na sendikaların gelmesi beklenirken, alanda sahne kuruldu, flamalar asıldı. Bölgede çok sayıda çevik kuvvet ekibi görev yaparken, TOMA'lar da belirlenen noktalarda hazır bekletiliyor.

İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bazı metro, tramvay ve füniküler seferlerinde düzenleme yapıldığı bildirildi

01.05.2026 00:49:00
AA
İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi
İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi

Metro İstanbul'un açıklamasında İstanbul Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda ikinci duyuruya kadar bugün yapılacak seferlere ilişkin şu bilgiye yer verildi:

"M2 Yenikapı-Hacıosman metro hattımızın Şişhane, Taksim, Osmanbey istasyonları işletmeye kapalı olacak ve araçlarımız bu istasyonlarda durmayarak seferine devam edecektir. F1 Taksim-Kabataş füniküler ile T3 Kadıköy-Moda tramvay hattımız işletmeye kapalı olacaktır. Ayrıca, Şişli-Mecidiyeköy istasyonunun Meydan çıkışı dışındaki tüm giriş çıkışları yolcu kullanımına kapatılacaktır." 

Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı

Anayasa Mahkemesi tarihi kararında, Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarına yasaklanmasının hak ihlali olduğuna hükmetti ve “Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır” diyerek sembolik önemini tescilledi

30.04.2026 20:48:00
Haber Merkezi
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi’nden tarihi 1 Mayıs kararı
Anayasa Mahkemesi (AYM), 12 Ekim 2023 tarihinde oy çokluğuyla aldığı ve 15 Aralık 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, 2014 ve 2015 yıllarında İstanbul Valiliği'nin Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamalarını engellemesini toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlali olarak değerlendirdi.

Kararın en dikkat çeken kısmı, Taksim Meydanı'nın işçi ve emekçiler açısından taşıdığı sembolik ve tarihsel öneme vurgu yapan gerekçesi oldu: "Taksim, emekçilerin ortak hafızasıdır."

Kararın temel gerekçesi

AYM, kararında özellikle 1977'deki 1 Mayıs katliamına atıfta bulunarak Taksim Meydanı'nın emek ve sendika hareketi için "ortak hafıza" ve "sembolik değer" taşıdığını belirtti. Mahkeme, şu ifadeleri kullandı:

"İşçi ve sendika kültürünün yapı taşlarından biri olan Taksim Meydanı yalnızca 1 Mayıs günü orada bulunanların dayanışmasını değil, aynı zamanda emekçilerin ortak hafızasının varlığını göstermektedir. Bu durumda kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişinin 1 Mayıs günlerinde Taksim Meydanı'nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için orada bulunma hakkı vardır. 1 Mayıs'ın Taksim Meydanı ile özdeşleşmesi nedeniyle anılan mekânın sınırlanması, aktarılmak istenen düşüncenin de sınırlanmasına neden olmaktadır."

Mahkeme, Valilik'in yasaklama kararının "ilgili ve yeterli gerekçe"ye dayanmadığını, kamu düzenini koruma amacının orantısız müdahaleyi meşru kılmadığını vurguladı. Kolluk kuvvetlerinin müdahalesini de eleştiren AYM, gösteri hakkının demokratik toplumdaki önemine işaret etti.

Bu karar, DİSK ve KESK'in bireysel başvuruları üzerine verildi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) benzer yöndeki daha önceki içtihatlarıyla da uyumlu bulundu.

AYM'nin 2023 kararı, 1 Mayıs tartışmalarının merkezinde yer almaya devam ediyor. Sendikalar ve emek örgütleri bu hükmü sıkça hatırlatarak Taksim'in 1 Mayıs alanı olduğunu savunuyor.

2024 ve 2025'te DİSK'in başvurusu üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, Valilik'in Taksim yasağını hukuka aykırı buldu ve iptal etti. Bu karar kesinleşti.

Bugün 1 Mayıs öncesinde ise tartışma yeniden alevlendi. İstanbul Valiliği'nin Taksim'i kapatma yönündeki idari kararları, AYM ve idare mahkemesi kararlarına rağmen devam ediyor. Sendikalar, sol ve emek örgütleri "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" vurgusuyla Taksim çağrısı yapıyor. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da partisinin 1 Mayıs'ta Taksim'de olacağını açıkladı.

Sosyal medyada ve basın açıklamalarında AYM kararının "dilek ve temenni değil, bağlayıcı" olduğu sıkça hatırlatılıyor. Eleştirmenler, hükümetin ve yerel idarenin yüksek mahkeme kararlarını uygulamamasını "hukuksuzluk" olarak nitelendiriyor. Öte yandan yetkililer, güvenlik ve kamu düzeni gerekçelerini öne çıkarıyor.

Kararın önemi

AYM'nin bu kararı, sadece 2014-2015 olaylarıyla sınırlı kalmayıp, toplantı ve gösteri özgürlüğünün kapsamı, sembolik mekanların anlamı ve hafıza aktarımı açısından emsal teşkil ediyor. Taksim Meydanı'nın 1 Mayıs ile özdeşleşmesini tarihsel ve kültürel bir gerçeklik olarak tescilleyen karar, gelecekteki benzer başvurularda da referans olacak nitelikte.

1 Mayıs 2026 yaklaşırken, AYM'nin "Taksim emekçilerin ortak hafızasıdır" ifadesi, emek hareketinin Taksim talebinin hukuki dayanağı olmaya devam ediyor. Tartışma, yargı kararlarının uygulanabilirliği ve ifade özgürlüğü sınırları etrafında şekilleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30’da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek.

30.04.2026 16:36:00
Haber Merkezi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi kabul edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek.
İletişim Başkanı Burhanettin Duran tarafından yapılan açıklamaya göre, görüşme saat 17.30'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilecek.

Bu yılın ikinci görüşmesini gerçekleştirecek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahçeli'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Beştepe'de kabul edecek. İlk görüşme 21 Ocak'taydı. İkinci görüşmenin de adresi yine Cumhurbaşkanlığı Külliyesi olacak. Yaklaşık 3 aylık bir aranın ardından Erdoğan-Bahçeli ikilisinin bir araya geldiğini söylememiz gerekiyor. Zaman zaman resepsiyonlarda, katıldıkları törenlerde görüşüyorlar ama bu baş başa görüşmenin bir önceki görüşmeden farklı olarak 3 ay aradan sonra gerçekleşmesi dikkat çekiyor.

Gündemde oldukça dikkat çekici başlıklar var. İç politikaya değinecek olursak, şüphesiz 'Terörsüz Türkiye' süreci ilk sırada geliyor. Devam eden silah bırakma faaliyetlerinde gelinen son durumu Erdoğan ve Bahçeli ikilisi tarafından ele alınması bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.