logo
21 EYLÜL 2026

Onların Alemi

26.07.2006 00:00:00
 
Hz. Musa (as), bir münacaatında şöyle diyordu... - İlahî Âdem Sana nasıl şükretsin? Onu kudretinle yarattın. Canına ruhundan üfledin. Onu cennetine koydun. Meleklere emrettin. Ona secde ettiler.Şu cevabı aldı:- Ya Musa, Âdem, bütün bunları benden bildi; ona göre hamdini yaptı.* * *Bir kimse, Allah'a itaat ediyorsa, ona Allah'ın yardımı yetişir.Bir kimse, Allah'a asi oluyorsa, bu O'nun kudretini göremediğinden; yani O'nun kuvvet ve kudretini idrak edemediğindendir.İtaat edene, henüz o, taate başlamadan Allah'ın yardımı erişir.Asiye gelince... Allah'ın adalet sıfatı ile karşı karşıyadır. O masiyete girmeden, adalet sıfatı onun karşısındadır. Allah ona dilediğini yapar.* * *Hz. İbrahim (as) bir münacaatında şöyle diyordu:- Ya Rabbi, ben Senin ne olduğunu, Senin ihsanın olmasaydı nasıl bilirdim?..

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

20.09.2026 23:56:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması kapsamında 29 şüphelinin gözaltına alınmasına, 23 şirkete kayyum atanmasına karar verildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik "suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında yeni deliller elde edildi.
Soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş suç örgütüyle bağlantılı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen bazı kişiler ile şirketlerin, örgütün yurt içi ve yurt dışındaki para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği, kayıt dışı finansal transferleri kolaylaştırdığı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğu belirlendi.

Suçlamalar neler?
Kayıt dışı para ve menkul değer transferlerinin gerçekleştirildiği, örgütün resmi ve bürokratik süreçlerinde danışmanlık faaliyetleri yürütüldüğü, ihtiyaç duyduğu taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının düşük bedellerle temin edilmesine aracılık edildiği, ayrıca yurt dışına yapılan yardım sevkiyatları içine nakit para gizlenerek suçtan elde edilen gelirlerin lojistik şirketleri vasıtasıyla sevk edildiğine ilişkin deliller saptandı.
Soruşturmada, örgütün yurt dışına aktardığı maddi yardımların bir kısmının çevrim içi ödeme sistemleri üzerinden, önemli bir kısmının ise lojistik firmaları aracılığıyla kayıt dışı şekilde güvenilir kuryeler vasıtasıyla ulaştırıldığı, usule aykırı yürütülen bu işlemlerin görünürde yasal hale getirilmesi amacıyla bazı şirketler ve şahıslar tarafından danışmanlık hizmeti verildiği yönünde tespitlere ulaşıldı.

Seçi sürecini etkilemeye yönelik adımlar
Ayrıca soruşturmada elde edilen dijital materyaller, tanık beyanları, mali kayıtlar ve diğer deliller kapsamında, şüphelilerin yurtta gerçekleştirilen seçim süreçlerini etkilemeye yönelik organizasyonel ve finansal faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin bulgular da soruşturma dosyasına yansırken, bu konudaki inceleme devam ediyor.
Bu kapsamda, 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, şüphelilere ait ikamet ve iş yerlerinde arama gerçekleştirildi. Örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şirkete ise kayyum atanmasına karar verildi.
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınarak hakimliklere sevk edilen şüphelilerden 81'i tutuklanmış, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 dernek ve 55 şirkete el konulmuş, bu şirketlerden 50'sine kayyum atanmıştı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

20.09.2026 18:14:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabındaki paylaşımında, 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesi ve ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Gürlek, bu kapsamda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurdukları Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalarla iki cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu.

Gürlek, İstanbul Gaziosmanpaşa'da 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesine ilişkin dosyada, HTS, baz ve görüşme kayıtları ile iyileştirilen güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, olayın beşinci şüphelisinin tespit edildiğini, yakalanan şüphelinin, kasten öldürme suçundan tutuklandığını aktardı.

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasının ise HTS ve kamera kayıtları, tanık beyanları, kriminal incelemeler ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda yeniden kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Gürlek, "Şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulguların Ayşegül Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesinin ardından çalışmalar derinleştirildi. Şüphelinin yer göstermesi sonucu Ayşegül Yaşar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Şüpheli ile anne ve babası gözaltına alındı." açıklamasında bulundu.

Gürlek, bu iki dosyanın aydınlatılmasında özveriyle çalışan Gaziosmanpaşa ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılıklarına, İstanbul ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır." ifadesini kullandı.

Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı

Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

20.09.2026 18:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan Mali Veri İnceleme Raporu'nda para girişlerinin 69 milyon 649 bin 61 TL'lik, para çıkışlarının ise 106 milyon 524 bin 970 TL'lik bölümünün işlem açıklamaları ve Sarıkaya'nın mali profili yönünden "izaha muhtaç şüpheli para transferi" olarak değerlendirildiği belirtildi.

Kripto para ve şirket hesaplarına yönelik inceleme



İncelemede Sarıkaya'nın Paribu Teknoloji A.Ş. hesabından 499 işlemle 21 milyon 409 bin 825 TL aldığı, aynı platforma 320 işlemde 27 milyon 569 bin TL gönderdiği tespit edildi. Raporda, toplam 48 milyon 978 bin TL'lik bu hareket "şüpheli kripto para hareketi" olarak değerlendirildi.
Sarıkaya'nın Kıbrıs'ta faaliyet gösteren bazı otel şirketlerine yaptığı transferler de raporda yer aldı. Grand Sapphire Resort Ltd.'ye 23 işlemde 2 milyon 407 bin 400 TL, Merit Kıbrıs Turizm Limited'e ise 5 işlemde toplam 500 bin TL gönderildiği, Merit Kıbrıs'tan da Sarıkaya'nın hesabına 420 bin TL geldiği kaydedildi.

Eşinin ortak olduğu şirketlerde 560 milyon TL'lik hareket

Raporda ayrıca Sarıkaya'nın eşi Rabia Arslan Sarıkaya'nın ortaklığının bulunduğu iki şirketin hesap hareketleri de incelendi. 2020-2026 döneminde şirketlerin hesaplarında toplam 560 milyon 822 bin 423 TL'lik para hareketi tespit edildi. Raporda, şirketlerden Madamra Tekstil'in banka hareketleri ile son üç yıllık vergi matrahı arasında uyumsuzluk bulunduğu değerlendirilerek şirket hakkında ayrıca vergi incelemesi yapılması gerektiği belirtildi.

"Gazetecilik geliriyle bağdaşmıyor" değerlendirmesi

Mali Veri İnceleme Raporu'nun sonuç bölümünde, Sarıkaya'nın hesaplarındaki yüksek tutarlı para hareketlerinin önemli bölümünün işlem açıklamalarının yetersiz olduğu belirtildi. Raporda, tespit edilen para trafiğinin ücretli gazetecilik geliriyle bağdaşmadığı yönünde değerlendirmeye yer verilirken, kesin sonuca bankacılık veya mali bilirkişi incelemesiyle ulaşılabileceği kaydedildi.

Eurofighter Typhoon uçak bakım tesisleri incelendi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında uzman personelden oluşan heyetin İngiltere'deki Kraliyet Hava Kuvvetleri Coningsby Hava Üssü'nde uçak bakım tesislerini incelediğini bildirdi

20.09.2026 15:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eurofighter Typhoon uçak bakım tesisleri incelendi
Eurofighter Typhoon uçak bakım tesisleri incelendi
MSB, Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarik projesi kapsamında Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uçak Bakım Çalışma Grubu ve Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü personelinden oluşan heyetin, İngiltere'deki Coningsby Hava Üssü'nde uçak bakım tesislerini incelediğini açıkladı.

Konuya ilişkin Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Hava Kuvvetlerimizin modernizasyon çalışmaları kapsamında Birleşik Krallık ile yürütülen Eurofighter Typhoon tedarik projesi çalışmaları devam ediyor.

Bakanlığımız, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uçak Bakım Çalışma Grubu ve Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğümüzden oluşan uzman personelimizin katılımıyla 15-17 Eylül tarihleri arasında Kraliyet Hava Kuvvetleri Coningsby Hava Üssündeki uçak bakım tesisleri incelendi. Gerçekleştirilen bu stratejik ziyaret; bakım-idame süreçlerinin planlanması, teknik altyapı uyumu ve ortak iş birliğinin güçlendirilmesi yolunda önemli bir adım oldu" ifadelerine yer verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere "TUR" uçağıyla ABD'nin New York kentine hareket etti

20.09.2026 13:09:00
AA
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gitti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül ile AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir uğurladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, eşi Emine Erdoğan'ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da eşlik etti.

Kurulda 16. kez hitap edecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, yüksek düzeyli hafta olarak bilinen ve liderlerin konuşmalarının yer alacağı BM 81. Genel Kurulu'nun ilk günü olan 22 Eylül'de dördüncü sırada söz alması bekleniyor.

BM Genel Kurulu'na 16'ncı kez hitap edecek Erdoğan'ın konuşmasının ana gündem maddesinin İsrail'in Gazze'de uyguladığı soykırım, Filistin'in devlet olarak tanınması ve uluslararası alanda İsrail'e karşı atılacak adımlara ilişkin olması öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özellikle Gazze'deki duruma dikkati çekmesi, üye ülkelerden İsrail'in saldırılarına karşı durmalarını talep etmesi bekleniyor.

Zirve kapsamında devlet ve hükümet başkanlarıyla da görüşecek Erdoğan'ın, 23 Eylül'de de BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği'nde konuşma yapması planlanıyor.

Nasıl gözünüzden kaçtı?

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, SPK’nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL’sinin bulunduğunu belirterek dikkat çeken bir hesaplama yaptı

20.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Nasıl gözünüzden kaçtı?
Nasıl gözünüzden kaçtı?
515 bin yatırımcının parasının bulunduğu fonlarda tasfiye tartışması büyüyor. Turhan Çömez, 830 milyar TL'lik büyüklüğü "188 TIR" hesabıyla gündeme taşırken, eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın "Tera'yı şikâyet ettiğim için iki kez gözaltına alındım" açıklaması denetim tartışmasını daha da büyüttü.

Sermaye piyasalarında fon krizi tartışması büyürken, gözler SPK denetimleri, yatırımcıların korunması ve kamu kurumlarının daha önce yapılan uyarılara nasıl karşılık verdiği sorularına çevrildi.

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, SPK'nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL'sinin bulunduğunu belirterek dikkat çeken bir hesaplama yaptı.

Çömez'e göre 830 milyar TL, 200 TL'lik banknotlarla yaklaşık 4 milyar 150 milyon adet banknota denk geliyor. Banknot ağırlığı üzerinden yapılan hesaplamada ise yaklaşık 4 bin 690 tonluk bir ağırlık ortaya çıkıyor. Çömez, 25 ton taşıma kapasiteli TIR'lar üzerinden bunun yaklaşık 188 TIR edeceğini söyledi.

Nasıl gözünden kaçtı?

Çömez, sosyal medya paylaşımında doğrudan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i hedef alarak, "Bu paralar götürülürken nasıl gözünden kaçtı?" sorusunu yöneltti.

Çömez ayrıca yaklaşık 10 ay önce yapılan ve fon piyasasındaki manipülasyonların farkında olunduğuna ilişkin açıklamalara atıfta bulunarak, "Farkındaysanız neden önlem alınmadı?" sorusunu gündeme taşıdı.

Buradaki temel tartışma ise şu: Yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren böylesine büyük bir finansal risk neden daha erken tespit edilemedi ve kamu denetimi neden zamanında sonuç vermedi?

ESKİ MASAK YÖNETİCİSİNDEN ÇARPICI İDDİA

Tartışmanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın açıklamaları oldu.

Başak, Tera hakkında yaptığı şikâyetler ve yatırımcıları uyardığı paylaşımları nedeniyle iki kez gözaltına alındığını söyledi. Başak'ın kendi açıklamasına göre ilk işlemde kendisine banka itibarını zedeleme suçlaması yöneltildiğini, ikinci işlemde ise halkı yanıltıcı bilgi yayma ve piyasa manipülasyonu iddialarıyla gözaltına alındığını belirtti.

Başak, Tera ve bağlantılı olduğu iddia edilen para trafiği hakkında Vergi Denetim Kurulu, CİMER, SPK ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurular yaptığını da ifade etti.

"BEN UYARDIM, İKİ KEZ GÖZALTINA ALINDIM"

Başak'ın açıklamalarında dikkat çeken nokta, kamu kurumlarına yaptığı bildirimlerin ardından yaşadığını söylediği adli süreç.

Eski MASAK yöneticisi, yaptığı açıklamalarda kendisinin sorgulandığını ve hakkında adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı ve telefonuna el konulması gibi tedbirler uygulandığını belirtti. Bunlar Başak'ın kendi beyanlarıdır ve ilgili süreçlerin hukuki sonucunu ifade etmemektedir.

Başak ayrıca, kamu kurumlarına bildirdiğini söylediği iddialar hakkında yeterli işlem yapılmadığını savunarak, "Benim yaptığım şikâyetler dikkate alınmıyor, ama onların şikâyeti ile bana bunlar yaşatılıyor" şeklinde tepki gösterdi.

ASIL SORU: 515 BİN YATIRIMCI NASIL KORUNDU?

Fon krizinde tartışmanın merkezinde artık yalnızca fonların tasfiyesi değil, denetim mekanizmasının zamanında çalışıp çalışmadığı bulunuyor.

Çömez'in açıkladığı 515 bin yatırımcı ve 830 milyar TL rakamı, kamuoyunda "Bu büyüklükteki bir risk nasıl daha önce fark edilmedi?" sorusunu gündeme getirirken; Başak'ın iki kez gözaltına alındığını söylemesi de uyarıların ve ihbarların nasıl değerlendirildiği konusundaki tartışmayı derinleştiriyor.

Dolayısıyla iktidarın ve ilgili kamu kurumlarının önündeki soru yalnızca "Tasfiye nasıl yapılacak?" değil:

Yatırımcıların parasını korumakla görevli denetim mekanizmaları nerede devre dışı kaldı?

Ve daha önemlisi:

Daha önce yapılan uyarılar neden zamanında sonuç vermedi?

Fonlardaki süreç devam ederken yüz binlerce yatırımcının gözü artık SPK, MASAK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yargı makamlarından gelecek açıklamalarda.

İzmir'de 'galerici' görünümlü tefeci şebekesine operasyon

İzmir'de galericilik faaliyeti adı altında vatandaşlara yüksek faizle borç para verip, silah zoruyla senet imzalatarak yağma yaptıkları iddia edilen 10 şüpheliye yönelik operasyon düzenlendi. Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerden 8'i yakalanırken, 2'sinin cezaevinde olduğu belirlendi. Operasyonda 2 milyon TL nakit para ve çok sayıda silah ele geçirildi

19.09.2026 11:54:00 / Güncelleme: 19.09.2026 11:57:51
İHA
 
İzmir'de 'galerici' görünümlü tefeci şebekesine operasyon
İzmir'de 'galerici' görünümlü tefeci şebekesine operasyon
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından tefecilik suçuna yönelik geniş çaplı bir çalışma başlatıldı. Edinilen bilgiye göre, Otokent bölgesinde galericilik faaliyeti adı altında araç alım-satımı izi oluşturarak vatandaşlara yüksek faiz karşılığında borç para verdikleri değerlendirilen bir şebeke tespit edildi.

25'in üzerinde mağdur

Emniyet güçlerince gerçekleştirilen teknik ve fiziki takip, saha araştırmaları ve ilgili kurumlar nezdinde yapılan incelemeler sonucunda; şebeke üyelerinin çok sayıda vatandaşa yüksek faizle borç verdiği, alacaklarını tahsil etmek için mağdurları tehdit edip zorla senet imzalattıkları ve bazı mağdurlara yönelik silahla yağma eylemlerinde bulundukları ortaya çıktı. Yürütülen kapsamlı çalışmalar neticesinde 25'in üzerinde mağdur tespit edildi.



Eş zamanlı operasyonla yakalandılar

Elde edilen deliller doğrultusunda, haklarında gözaltı kararı verilen 10 şüpheliye yönelik operasyon düğmesine basıldı. Şüphelilerden 2'sinin farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlenirken, 1 şüpheli Mersin'de yakalanarak İzmir'e getirildi. Diğer 7 şüpheli ise İzmir'de düzenlenen eş zamanlı baskınlarla gözaltına alındı.

Şüphelilerin ev, iş yeri ve araçlarında yapılan aramalarda adeta küçük bir cephanelik ve ciddi miktarda nakit para bulundu. Yapılan aramalarda 6 adet ruhsatsız tabanca, bu tabancalara ait çok sayıda fişek, mağdurlara zorla imzalatıldığı değerlendirilen çok sayıda çek ve senet ile yaklaşık 2 milyon TL nakit paraya el konuldu.

Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturmanın çok yönlü olarak devam ettiği bildirildi.

Renkler hastalık habercisi olabilir


 
 
Birçok hastalıkta vücudumuzun renkleri değişir. Hatta birçok hastalığın ilk belirtisi 'cildinizin renginin değişikliği' olabilir.

19.09.2026 04:20:00
Murat Çorbacı
 
 Renkler hastalık habercisi olabilir
 Renkler hastalık habercisi olabilir

Birçok hastalıkta vücudumuzun renkleri değişir. Hatta birçok hastalığın ilk belirtisi 'cildinizin renginin değişikliği' olabilir. Hekimler, vücudun hangi renklerde hangi hastalık ihtimallerinin olabileceğini ise şöyle sıralıyor:

Sarı/turuncu tonlar (sararma)

Ne anlatır? Genellikle karaciğer, safra yolları ve metabolizma ile ilişkilidir. Cildin renginin kırmızı ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları:
• Sarılık: Kanda bilirubin artışıyla cilt ve göz akları sararır. Karaciğer hastalıkları, safra yolu tıkanıklığı veya hepatit neden olabilir.
• Yeşilimsi sarılık: Bilirubin çok yükseldiğinde sarı renk yeşilimsi tona dönebilir.
• Karotenemi: Havuç, kabak gibi gıdaların fazla tüketimiyle oluşur. Deri sarı-turuncu olur, göz akı beyaz kalır (ayırt edici özellik).

Kırmızı tonlar

Dolaşım artışı, enflamasyon (yangı) veya bazı sistemik durumlar. Cildin renginin kırmızı ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları:
• Eritem: Ateş, egzersiz, güneş yanığı veya iltihabi hastalıklarda kızarıklık.
• Flushing (yüz kızarması): Alkol, ilaçlar, stres veya ince cilt yapısında geçici ya da kalıcı kızarma.
• Rosacea (gül hastalığı): Yüzde kalıcı kızarıklık ve hassasiyet.
• Polisitemi vera: Kanda kırmızı hücre artışı; yüzde dolgun kırmızı görünüm olabilir.
• Alkol flush reaksiyonu: Alkol sonrası ani kızarma.

Koyu kahverengi/siyah tonlar

Hormonlar, metabolizma, kronik hastalıklar öne çıkar. Cildin renginin kahverengi ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları;
• Addison Hastalığı: Böbreküstü bezi yetmezliğinde cilt koyulaşır.
• Böbrek Yetmezliği: Cilt 'toprak rengi' kahverengimsi görünüm alabilir.
• Acanthosis nigricans: Boyun ve koltuk altında koyulaşma, insülin direnci göstergesi olabilir.

Beyaz/soluk tonlar

Pigment eksikliği veya kan hastalıkları öne çıkar. Cildin renginin beyaz ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları şöyle:
• Anemi (kansızlık): Melanin pigmentinin yokluğudur. Normalde derinin rengini veren farklı miktarlardaki melanin pigmentidir. Genetik olarak doğumdan itibaren melanin yoksa genel olarak beyaz renkli bir ten rengi olur. Saçlar, kaşlar kirpiklerde beyaz renklidir.
• Vitiligo: Önceden varolan melanin pigmenti, çeşitli nedenlerle daha sonra bölgesel olarak kaybolursa buna vitiligo denir.
• Albinizm: Doğuştan melanin eksikliği... Saç, kaş, kirpikler beyazdır.

Mavi/mor tonlar

Oksijen yetersizliği, dolaşım bozuklukları veya kanama öne çıkar. Cildin renginin maviı ile kendini ifade ettiği hastalıklardan bazıları:
• Siyanoz: Dudak, parmak uçlarında morarma; kalp veya akciğer hastalıklarını düşündürür.
• Kalp Yetmezliği / KOAH / Şok: Oksijenlenme ve dolaşım bozulduğunda mavi-mor renk oluşabilir.
• Hemoglobin hastalıkları: Oksijen taşıma kapasitesi azalır, morarma görülür.

Kandil’den bitmeyen şartlar!

Terörsüz Türkiye sürecinde Kandil'den peş peşe yeni talepler geliyor

18.09.2026 22:10:00
Haber Merkezi
 
Kandil’den bitmeyen şartlar!
Kandil’den bitmeyen şartlar!
Terörsüz Türkiye sürecinde Kandil'den peş peşe yeni talepler geliyor. KCK Eş Başkanı Cemil Bayık, Öcalan özgür bırakılmadan silah bırakmayacaklarını ve Türkiye'ye dönmeyeceklerini söyledi.

Bunun yanında siyasi faaliyet hakkı, yasal değişiklikler, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve KCK heyetinin İmralı'ya gitmesini istedi. Peki silah bırakma gerçekten bir hedef mi, yoksa her aşamada yeni şartların önüne konulduğu bir pazarlık başlığı mı?

ÖCALAN ÖZGÜR DEĞİLSE SİLAH YOK!

Bayık'ın açıklamasındaki en kritik ifade açık:

"Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye'ye gitmeyiz."

Bayık ayrıca silah bırakmaları halinde "demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkı" verilmesini ve yasaların değiştirilmesini istedi.

Bu açıklama, silah bırakmanın koşulsuz ve doğrudan bir taahhüt olarak değil, bir dizi siyasi ve hukuki talebe bağlandığını ortaya koyuyor.

TALEP LİSTESİ GENİŞLİYOR

Kandil'in açıklamasında yalnızca Öcalan'ın özgürlüğü yok.

Bayık;

Öcalan'ın süreci yürütebilmesi için daha geniş imkânlar sağlanmasını,

Mevcut yasal düzenlemelerin değiştirilmesini,

Siyasi tutukluların serbest bırakılmasını,

Terör listelerinde değişiklik yapılmasını,

Kayyım uygulamalarının sona ermesini,

Örgüt mensuplarının demokratik siyaset yapabilmesinin önünün açılmasını istedi.

"KCK da İmralı'ya gitsin"

Taleplerin bir diğer başlığı ise doğrudan İmralı.

Bayık, yalnızca gazetecilerin, akademisyenlerin ve siyasetçilerin değil, KCK yöneticilerinin de İmralı'ya giderek Öcalan'la görüşmesi gerektiğini savundu.

"Bizim de Apo'nun yanına gitmemiz gerekiyor. Bu olmazsa süreç sağlıklı ilerlemez" dedi.

Burada da kritik soru ortaya çıkıyor:

Silah bırakma sürecinin merkezinde neden sürekli yeni siyasi ve hukuki şartlar beliriyor?

YASA DA YETMEDİ

Bayık, TBMM'de kabul edilen çerçeve düzenlemesinin de örgütün taleplerini karşılamadığını savundu.

"Türkiye devleti bu yasayı daha çok kendi çıkarlarına göre çıkardı, bizim taleplerimize göre değil" diyen Bayık, mevcut düzenlemede Kürt sorununun çözümünün temellerinin bulunmadığını ileri sürdü.

Yani Meclis'ten geçen düzenleme bile Kandil açısından yeterli görülmüyor.

KAMUOYUNUN CEVAP BEKLEYEN SORUSU

Türkiye yıllardır terörün sona ermesini, silahların bırakılmasını ve örgüt mensuplarının silahsız şekilde siyasete dönmesini tartışıyor.

Ancak bugünkü açıklama yeni bir tabloyu gündeme getiriyor:

Önce Öcalan'ın özgürlüğü…

Sonra yasal değişiklikler…

Ardından siyasi haklar…

Cezaevleri…

Terör listeleri…

İmralı'ya KCK heyeti…

Ve bütün bunların yanında: "Bunlar olmazsa silah bırakmayız."

Bu nedenle kamuoyunun sorması gereken soru açık:

Silah bırakmak için şartlar mı artıyor, yoksa silah bırakma hedefi yeniden mi tanımlanıyor?

Bayık'ın açıklaması, silah bırakmanın hangi somut ve doğrulanabilir koşullarda gerçekleşeceğine ilişkin tartışmayı yeniden gündemin merkezine taşıdı.

İsrail bağlantılı forex şebekesine operasyon!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT ve İstanbul Emniyeti, İsrail bağlantılı olduğu değerlendirilen uluslararası forex dolandırıcılığı şebekesinin Türkiye yapılanmasına operasyon düzenledi

18.09.2026 21:16:00
Haber Merkezi
 
İsrail bağlantılı forex şebekesine operasyon!
İsrail bağlantılı forex şebekesine operasyon!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, MİT ve İstanbul Emniyeti, İsrail bağlantılı olduğu değerlendirilen uluslararası forex dolandırıcılığı şebekesinin Türkiye yapılanmasına operasyon düzenledi. 31 firmaya ait 40'tan fazla ofisin hedef alındığı operasyonda, şebekenin Türkiye'deki yapılanması ve mağdurları dolandırmak için kullandığı yöntemler deşifre edildi.

Sahte yatırım, gerçek para

Soruşturma kapsamında şebekenin, paravan şirketler ve çağrı merkezleri kurarak farklı ülkelerin vatandaşlarını hedef aldığı belirlendi. Çalışanların yaklaşık bir hafta eğitimden geçirildiği, kendilerine kod adlar ve sahte hayat hikâyeleri verildiği tespit edildi.

Mağdurlar ise bulundukları ülkeye ait yerel telefon numaralarıyla aranıyordu. Gerçek yatırım şirketleri izlenimi oluşturmak için farklı isimlerde yatırım platformları kullanılırken, bu platformlara ait olduğu öne sürülen sahte lisansların da kullanıldığı aktarıldı.

Önce kazandırdılar, sonra parayı kilitlediler



Sistemin en dikkat çekici yöntemi ise mağdurun güvenini kazanmak üzerine kuruluydu. İlk aşamada bazı mağdurların hesaplarından para çekmesine izin verildi. Böylece güven oluşturulduktan sonra daha yüksek miktarlarda para yatırmaları sağlandı.

Ardından ekranda sahte kazanç ve kayıplar oluşturuldu. Gerçekte herhangi bir finansal işlem yapılmadığı, mağdurların yatırım yaptığını sandığı paraların gerçek piyasalarda değerlendirilmediği belirtildi. Para çekmek isteyen mağdurların hesapları ise bir anda zarar etmiş veya eksi bakiyeye düşmüş gibi gösterildi.

Ofislerde olağanüstü gizlilik

Şebekenin ofislerinde çalışanların telefon taşımasının yasak olduğu, dışarıdan konuşmaların duyulmaması için sürekli yüksek sesli müzik kullanıldığı ve İbranice konuşulmasının yasaklandığı tespit edildi. Çalışanların ayrıca belirli aralıklarla yalan makinesi testine tabi tutulduğu bildirildi.

İsrail vatandaşları hedef dışında tutuldu

Soruşturmadaki dikkat çekici tespitlerden biri de şebekenin İsrail vatandaşlarını hedef almama kuralı oldu. Buna karşılık Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerindeki kişilerin hedef seçildiği ve elde edilen suç gelirlerinin kripto para ve soğuk cüzdanlar üzerinden İsrail'e aktarıldığının değerlendirildiği bildirildi.

Soruşturma kapsamında ayrıca şebekenin uluslararası bağlantıları, finansal hareketleri ve farklı ülkelerdeki yapılanmaları mercek altına alındı. İsrail bağlantılarına ilişkin değerlendirmeler soruşturma makamlarının tespitleri olarak yer alırken, bunların yargısal süreçte kesinleşmiş hüküm olmadığı da önem taşıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.