Ben bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde yeni kabine toplanmış, milletvekillerinin her halinden çok heyecanlı oldukları gözlerinden okunuyordu. Saat 02.01...
Yeni alınan kararlar duyurulduktan hemen sonra, birazdan Meclis kürsüsünden oylamaya geçilecek. Dikkatle izliyor, bir yandan not ediyorum alınan kararları.
- Merkez Bankası yeniden devletleştirilecek. Acilen yeraltı ve yerüstü kaynaklarının rezervi miktarınca, milli para basılacak.
- Yabancılara daha önce özelleştirilmiş, madenler ve kamu iktisadi teşebbüsler derhal bedeli fazlasıyla ödenerek devletleştirilecek.
- Madenler, devlet-millet ortaklığıyla işletilecek.
- Milli kur politikasına geçilerek, dolarizasyondan çıkılacak. Dalgalı kur politikasına son verilecektir. Türk parasının değeri, Merkez Bankası eliyle korunacak, dolarizasyonu önleyecek tedbirler alınacaktır.
- İşçi ve memurdan vergi alınmayacaktır. Yıllık geliri 100.000 TL'nin altında olan vatandaşlarımızdan ve şirketlerimizden vergi alınmayacaktır.
- Uluslararası tahkim uygulamasına son verilecektir.
- Spekülatif para ve sermaye hareketlerine karşı tedbirler alınacaktır.
- Piyasanın talep ettiği kadar para, emisyon hacmi genişletilerek uzun vadeli ve faizsiz olarak piyasaya verilecek. Üreticinin sıfır maliyetle sermaye elde edebilmesi için, emisyonun genişletilmesi ve faiz giderlerinin kaldırılmasıyla elde edilecek kaynak, proje mukabili müteşebbise verilecektir.
- Asgari ücret 10.000 TL. olacak, T.C. vatandaşı olan her bireye vatandaşlık maaşı, yeni doğumlara doğum ikramiyesi, çocuk maaşı ve ev hanımlarına ev hanımı maaşı bağlanılarak emeklilik hakkı verilecektir.
- Sigorta, vergi ve enerji gelirleri aşağıya çekilerek, maliyetlerin düşürülmesi temin edilecek; bu sayede halkımıza dış piyasa koşullarında rekabet edebilecek mal sağlanmış olacaktır.
Kararlar Meclis kürsüsünden okunurken, milletvekilleri ayakta dinliyor, her madde okunduktan sonra büyük bir alkış tufanı kopuyor. Oylama devam ediyor.
- Yerli üretim sübvanse edilecek, gerek tarımda, gerek sanayide, gerek teknoloji imalatında dünyanın bir numaralı tedarikçisi haline geleceğiz. Dünya piyasalarında rekabet için kayıtsız şartsız üreticiye her türlü destek verilecektir.
- İhracat yapılan her türlü hammadde ve yarı mamullerin dış pazarlara mamul olarak pazarlanması sağlanılarak hem üreticinin, hem milletimizin en azami kazancı sağlaması için gerekli tedbirler alınacaktır.
- Gelişmekte olan ülkeleri sömürme mantığı dışında yatırım yaptığı ülkeyle 'ekonomik kader birliği' yapacak ve kazandığı paranın tamamını bu ülke içinde tekrar yatırıma dönüştürecek anlayışta olan yabancı sermayeye her türlü teşvik ve kolaylık sağlanacaktır.
- Tarım, ormancılık ve hayvancılığa ihtiyaç duyulan kadar, bütçeden pay verilip, uzun vadeli ve faizsiz kredilerle desteklenecektir. Üreticinin ürettiği her ürüne devlet tarafından satın alma garantisi verilecektir. Kurulacak kooperatifler aracılığıyla üretici ürününün değerini kendisi belirleyecek ve görevi sadece üretmek olacaktır. Her türlü afetlere karşı ürünler bedelsiz olarak devlet tarafından sigortalanacaktır. Tüm hazine arazileri çiftçiye üretim mukabili bedelsiz olarak dağıtılacaktır. Mazottan vergi sıfırlanacaktır.
- Türk iş gücü yetersiz kaldığı takdirde özellikle Avrupa'dan ve diğer milletlerden işgücü sağlanacaktır.
Anlaşılan o ki, bu Meclis'te vekiller ceylan derisi koltuklarda asla uyuma gibi bir rehavete kapılamayacaklardı.
Konuşmalar bu şekilde devam edip gidiyordu...
Tüm bunları yazarken bunların hepsi gözümün önünde teker teker canlandı.
Yukarıda yazdığım heyecanı ve mutluluğu bizatihi yaşattığı için, Sayın Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e ne kadar teşekkür etsem azdır. Rusya Duması (Millet Meclisi)'nda o tarihi anın canlı şahitlerinden birisi de benim. Bacaklarımdan rahatsız olmama rağmen 6 saat boyunca ayakta dinledim kendisini. Her madde okunduktan sonra, yukarıdaki yazdıklarımı Rus milletvekilleri yaptılar.
O an kürsüde konuşan Prof. Dr. Haydar Baş hoca değil, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tü!
Evet sevgili okurlar, kurtuluş mücadelesinde asker Atatürk'ün yanında olmak ne ise, bugün içinde bulunduğumuz şu zifiri karanlık günlerde Hoca Atatürk Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in yanında olmak odur.
Arz ederim.
- Bozkırın gönül eri: Neşet Ertaş / 21.03.2021
- İtirazım var / 14.03.2021
- Sığır / 07.03.2021
- Çokomel, piskevit ve Jason Stetham / 28.02.2021
- Uğursuz Safiye(!) / 21.02.2021
- Minik Kuş’um / 14.02.2021
- 7 yıl askerlik, 7 yıl hapis, bizim Recep / 07.03.2020
- Keser döner sap döner / 26.02.2020
- Ağlatan mutluluk / 25.02.2020
























































